Aile Konutu Nedir?
Aile konutu, eşlerin ve varsa çocukların birlikte yaşamlarını sürdürdükleri, ailenin düzenli olarak kullandığı konuttur.
Bir evin aile konutu sayılması için mutlaka tapuda aile konutu şerhi bulunması gerekmez. Eşlerin fiilen birlikte yaşadığı ve aile hayatının devam ettiği konut, kanundan kaynaklanan korumadan yararlanır.
Aile konutu eşlerden birinin üzerine kayıtlı olabilir. Konutun diğer eş adına tapulu olması, aile konutu niteliğini ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde aile konutu kiralık bir ev de olabilir.
Burada önemli olan mülkiyet durumu değil, konutun ailenin ortak yaşam merkezi olarak kullanılıp kullanılmadığıdır.
- Aile Konutu Nedir?
- Tarafların Birden Fazla Evi Varsa Hangisi Aile Konutu Sayılır?
- Eşler Ayrı Şehirlerde Yaşıyorsa Aile Konutu Olur mu?
- Aile Konutu Şerhi Olmadan Ev Satılabilir mi?
- Kiralık Ev Aile Konutu Olur mu?
- Kiraya Veren Aile Konutunda Tahliye İçin Kime Bildirim Yapmalıdır?
- Tahliye Taahhüdünde Eşin Rızası Gerekir mi?
- Aile Konutu Şerhi Nasıl Konulur?
- Aile Konutu Şerhi Nasıl Kaldırılır?
- Aile Konutu Şerhi Mal Kaçırmayı Önler mi?
- Aile Konutu Şerhi Boşandıktan Sonra Devam Eder mi?
- Aile Konutu Satılınca Satış Bedelinin Yarısı Diğer Eşe Verilir mi?
- Aile Konutu Şerhi Olan Ev İcradan Satılabilir mi?
- Mal Rejimi Davasında Konulan Tedbir Evin Satılmasını Engeller mi?
- Eşler Ev Alırken Tapuyu Yarı Yarıya Almak Zorunda mıdır?
- Eşim Yarı Pay Sahibi Olduğu Evi Satabilir mi?
- Tapuda Tarla Görünen Üzerinde Ev Bulunan Yer Aile Konutu Sayılır mı?
- Kaçak veya Tapuya Kayıtlı Olmayan Ev Aile Konutu Olabilir mi?
- Taraflar Almanya’da Yaşıyorsa Türkiye’deki Tek Evleri Aile Konutu Sayılır mı?
- Aile Konutu Eşlerden Biri Tarafından Kiraya Verilmişse Aile Konutu Şerhi Kaldırılabilir mi?
- Eşlerden Biri Evi Terk Ederse Aile Konutu Koruması Sona Erer mi?
- Aile Konutu İpotek Ettirilebilir mi?
- Aile Konutu Şerhi Olmayan Ev Mal Kaçırma Amacıyla Satılırsa Ne Olur?
- Eş Evini Gerçekten Sattıysa Mal Kaçırma Amacı Yoksa da Satış İptal Edilir mi?
- Aile Konutu Olan Ev Eşlerden Birinin Borcu Nedeniyle Haczedilebilir mi?
- Aile Konutunun Satışının İptali Davasında Mahkeme Neleri İnceler?
- Aile Konutu Şerhi Konulmadan Önce Yapılan Satış Geçerli midir?
- Aile Konutu Şerhi Varken Tapuda Satış Yapılırsa Ne Olur?
- Aile Konutu Şerhi Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Konulabilir mi?
- Aile Konutu Şerhi Konulması İçin Eşin İzni Gerekir mi?
- Aile Konutu Şerhi Kaç Günde Konulur?
- Aile Konutu Şerhi ile Mal Rejimi Davası Arasındaki Fark Nedir?
- Aile Konutu Miras Kalan Ev Olabilir mi?
- Aile Konutu Olarak Kullanılan Ev Kentsel Dönüşüme Girerse Ne Olur?
- İçtihatlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/20910 E ve 2016/14532 K sayılı kararına göre "
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2009/21405 E. 2010/3267 K.
- Yargıtay Hukuk Genel kurulu 2019/318 E ve 2019/1238 K numaralı kararı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/5010 E. 2019/2298 K.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2011/9066 E., 2012/4360 K.
Tarafların Birden Fazla Evi Varsa Hangisi Aile Konutu Sayılır?
Eşlerin birden fazla taşınmazının bulunması mümkündür. Ancak her ev aile konutu kabul edilmez.
Örneğin eşlerin sürekli yaşadığı şehirdeki ev aile konutu niteliğindedir. Yazlık olarak kullanılan, yılın belirli dönemlerinde gidilen evler veya yatırım amacıyla alınan taşınmazlar aile konutu olarak değerlendirilmez.
Aynı şekilde başka bir kişiye kiraya verilen bir taşınmaz da eşler bakımından aile konutu değildir.
Aile konutu bakımından esas alınan nokta, eşlerin günlük yaşamlarını sürdürdükleri ve aile birliğinin merkezi olan konuttur.
Eşler Ayrı Şehirlerde Yaşıyorsa Aile Konutu Olur mu?
Aile konutundan söz edilebilmesi için eşlerin o konutta ortak yaşam sürdürmesi gerekir.
Eşlerin fiilen tamamen ayrı şehirlerde yaşaması ve ortak bir yaşam alanlarının bulunmaması hâlinde aile konutu niteliğinden bahsetmek mümkün olmayabilir.
Örneğin eşlerden biri Türkiye’de, diğeri Almanya’da sürekli yaşıyorsa ve ortak kullanılan bir konut bulunmuyorsa, aile konutu korumasının uygulanıp uygulanmayacağı somut olaya göre değerlendirilir.
Aile Konutu Şerhi Olmadan Ev Satılabilir mi?
Aile konutu şerhi bulunmasa bile aile konutu koruması ortadan kalkmaz.
Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi gereğince eşlerden biri, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Bu nedenle aile konutu olarak kullanılan bir taşınmazın satılması, ipotek edilmesi veya aile yaşamını sona erdirecek şekilde işlem yapılması hâlinde diğer eşin hukuki koruma talep etmesi mümkündür.
Tapudaki aile konutu şerhi ispat ve tapuda işlem engelleme bakımından önemli bir güvence sağlar.
Kiralık Ev Aile Konutu Olur mu?
Aile konutu sadece tapulu taşınmazlardan ibaret değildir. Kiralanan bir ev de aile konutu olabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 349. maddesi gereğince, aile konutu olarak kullanılan kiralık taşınmazlarda kiracı eş, diğer eşin açık rızası olmadan kira sözleşmesini sona erdiremez. Tahliye taahhüdü verilemez.
Ayrıca kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirim yaparak kira sözleşmesinin tarafı hâline gelebilir.
Bu durumda diğer eş de kira sözleşmesinden doğan sorumluluklara katılır. Yani taraflar sözleşmeye müşterek müteselsil halde taraf konumuna gelirler.
Örneğin evden ayrılmak istemeyen eş, kiraya verene gerekli bildirimi yaparak kira ilişkisinin devamını sağlayabilir.
Kiraya Veren Aile Konutunda Tahliye İçin Kime Bildirim Yapmalıdır?
Kiracı olmayan eş, kira sözleşmesinin tarafı hâline gelmişse kiraya veren artık yalnızca diğer eşe karşı işlem yapamaz.
Kira sözleşmesinin sona erdirilmesi, fesih bildirimi veya tahliye sürecinde her iki eşin de dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle aile konutu olarak kullanılan kiralık taşınmazlarda eşlerin kira ilişkisine dahil olup olmadığı önem taşır.
Tahliye Taahhüdünde Eşin Rızası Gerekir mi?
Aile konutu olarak kullanılan kiralık taşınmazlarda tahliye taahhüdü bakımından da eşin korunması gündeme gelir.
Eşlerden birinin diğer eşin rızası olmadan aile konutunun kaybedilmesine yol açacak işlemler yapamaz. Eşin açık rızası olmadan verilen tahliye taahhüdü de geçersizdir.
Aile Konutu Şerhi Nasıl Konulur?
Aile konutu şerhi genellikle tapu müdürlüğüne yapılan başvuru ile konulur.
Eşlerden biri, konutun aile konutu olduğunu gösteren belgelerle tapuya başvurabilir.
Evlilik cüzdanı ile başvuru gerekmemektedir. Tapu kağıdı gerekmemektedir. Evin tapu bilgileri tapudan öğrenilebilir. Ada parsel bilgileri olmaksızın adres bilgisi ile başvuru da kabul edilebilmektedir.
Başvuru için vukuatlı nüfus kaydı ikametgah ve güncel nüfus cüzdanı gerekir. Başvuru web tapudan yapılır.
Bazı durumlarda mahkeme kararıyla da aile konutu şerhi konulması mümkündür.
Aile konutu şerhi özellikle tapu kayıtlarında taşınmazın aile konutu olarak bilinmesini sağlar ve eş açısından güvence oluşturur.

Aile Konutu Şerhi Nasıl Kaldırılır?
Aile konutu şerhi çeşitli nedenlerle kaldırılabilir.
Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte aile konutu niteliği sona erer. Bunun yanında şerhin konulmasını isteyen eşin talebiyle veya mahkeme kararıyla da kaldırılması mümkündür.
Örneğin eşlerin yıllardır ayrı yaşadığı, taşınmazın artık aile yaşamının merkezi olmadığı veya yanlışlıkla başka taşınmazlara da aile konutu şerhi konulduğu durumlarda kaldırma talebi gündeme gelebilir.
Aile Konutu Şerhi Mal Kaçırmayı Önler mi?
Aile konutu şerhi yalnızca aile olarak kullanılan konutu korur.
Boşanma aşamasında eşlerden birinin mal kaçırmasını engeller. Tapuda satışı engeller.
Eşin üzerine kayıtlı başka taşınmazlar, arsalar, araçlar, banka hesapları veya diğer mal varlıklarının korunması için mal rejiminin tasfiyesi davası kapsamında tedbir talep edilmesi gerekir.
Yani aile konutu şerhi ile korunan şey yalnızca aile yaşamının sürdürüldüğü konuttur. Diğer mallar için ayrıca hukuki yollar kullanılmalıdır.
Aile Konutu Şerhi Boşandıktan Sonra Devam Eder mi?
Aile konutu şerhi, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte kendiliğinden otomatik olarak tapudan silinmez.
Boşanma kararı kesinleştikten sonra aile konutu niteliği sona erse bile tapu kaydında bulunan şerhin kaldırılması için ayrıca işlem yapılması gerekir.
Bu nedenle kesinleşmiş boşanma kararı ile birlikte tapu müdürlüğüne başvurularak aile konutu şerhinin kaldırılması sağlanabilir.
Ancak boşanmanın kesinleşmiş olması, tapudaki şerhin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Aile Konutu Satılınca Satış Bedelinin Yarısı Diğer Eşe Verilir mi?
Aile konutu olarak kullanılan bir evin satılması, satış bedelinin otomatik olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılacağı anlamına gelmez.
Toplumda sıkça düşünülenin aksine, “bu ev aile konutuydu, satıldı, paranın yarısı benimdir” şeklinde otomatik işleyen bir sistem bulunmamaktadır.
Aile konutu olan taşınmaz; ortaklığın giderilmesi davasıyla satılmış olabilir, icra yoluyla satılmış olabilir veya eşlerden biri tarafından çeşitli yollarla elden çıkarılmış olabilir. Bu satıştan elde edilen para kendiliğinden diğer eşe ödenmez. Ödenmesi de gerekmez
Eşlerin evlilik süresince edindikleri mallarla ilgili hakları, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirilir. Bu davada aile konutu da paylaşıma dahildir.
Bu nedenle şartları varsa ayrıca mal rejimi tasfiyesi davası açılarak taşınmazın değeri üzerinden talepte bulunulması gerekir.
Aile Konutu Şerhi Olan Ev İcradan Satılabilir mi?
Aile konutu şerhi, taşınmazı tamamen satışa kapatan bir işlem değildir.
Aile konutu şerhi bulunan bir taşınmaz hakkında icra takibi yapılabilir ve şartları oluştuğunda taşınmaz icra yoluyla satılabilir.
Aynı şekilde ortaklığın giderilmesi davası sonucunda da satış gündeme gelebilir.
Haciz durumda halşne müsaip ev itirazında bulunulabilir.
Aile konutu şerhinin amacı, eşlerden birinin diğer eşin rızası olmadan aile yaşamını etkileyen işlemler yapmasını engellemeye yönelik bir koruma sağlamaktır. Ancak taşınmaz üzerindeki tüm hukuki işlemleri tamamen ortadan kaldırmaz.
Mal Rejimi Davasında Konulan Tedbir Evin Satılmasını Engeller mi?
Mal rejiminin tasfiyesi davasında mahkeme tarafından verilen tedbir kararları, tapu sahibi eşin taşınmazı devretmesini engellemeye yöneliktir.
Ancak bu tedbir, taşınmazın her türlü satış ihtimalini tamamen ortadan kaldıran bir güvence değildir.
Örneğin taşınmaz üzerinde haciz bulunması hâlinde icra yoluyla satış gündeme gelebilir. Benzer şekilde ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satış yapılması da mümkündür.
Eşler Ev Alırken Tapuyu Yarı Yarıya Almak Zorunda mıdır?
Türk hukukunda eşlerin ev veya arsa alırken tapuyu mutlaka yarı yarıya yapma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Bazı ülkelerde özellikle ortak mülkiyet anlayışı nedeniyle eşlerin taşınmazları eşit paylarla aldığı görülmektedir. Ancak Türkiye’de böyle bir zorunluluk yoktur.
Eşler aile konutunu yarı yarıya malik olmuşsa da aile konutu niteliğindeki evde pay satışının iptali istenebilir.
Eşim Yarı Pay Sahibi Olduğu Evi Satabilir mi?
Eşlerden biri, tapuda kendi adına kayıtlı olan pay üzerinde kural olarak tasarruf hakkına sahiptir.
Örneğin eşler bir evi yarı yarıya satın almışsa, eşlerden biri kendi %50 payını satabilir.
Bu satışın engellenmesi için aile konutu şerhi koruma sağlayabilir.
Eşin payını satması hâlinde somut olayın özelliklerine göre satışın iptali, önalım (şufa) hakkının kullanılması veya başka hukuki yollar gündeme gelir.
Ancak satış üzerinden uzun süre geçmiş olması veya payın birçok kez el değiştirmesi hâlinde eski hâle getirme konusunda sorunlar yaşanabilir.
Tapuda Tarla Görünen Üzerinde Ev Bulunan Yer Aile Konutu Sayılır mı?
Bir taşınmazın tapuda tarla olarak görünmesi, orada yaşayan ailenin korunmasını tamamen ortadan kaldırmaz.
Aile konutu açısından önemli olan tapu niteliğinden çok, taşınmazın fiilen aile yaşamının sürdürüldüğü yer olup olmadığıdır.
Eşler gerçekten o taşınmaz üzerinde yaşıyor ve aile düzenini burada devam ettiriyorsa, tarla vasfında olsa bile aile konutu niteliği gündeme gelir.
Kaçak veya Tapuya Kayıtlı Olmayan Ev Aile Konutu Olabilir mi?
Evet, olabilir.
Bir yapının tapuda ayrıca kayıtlı olmaması veya yapı ruhsatı, iskan gibi eksikliklerinin bulunması, o yerde aile yaşamının sürdürülmediği anlamına gelmez.
Aile konutu değerlendirmesinde önemli olan fiili kullanımdır.
Eşler yıllardır o taşınmazda yaşıyor, çocuklar burada büyüyor ve aile hayatı burada devam ediyorsa, taşınmazın hukuki niteliği ayrıca değerlendirilerek aile konutu korumasından yararlanması mümkün olabilir.
Tapu müdürlüğü tarafından şerh işlemi yapılmazsa, şartları oluştuğu takdirde mahkeme yoluyla aile konutu niteliğinin tespiti ve gerekli korumanın sağlanması istenebilir.
Taraflar Almanya’da Yaşıyorsa Türkiye’deki Tek Evleri Aile Konutu Sayılır mı?
Evet, bazı durumlarda sayılabilir.
Eşlerin sürekli olarak Almanya’da yaşıyor olması, Türkiye’de bulunan bir taşınmazın hiçbir şekilde aile konutu olamayacağı anlamına gelmez.
Örneğin eşlerin tatil dönemlerinde geldikleri, Türkiye’deki aile yaşamlarının devam ettiği ve ortak kullandıkları tek bir ev bulunuyorsa, bu taşınmaz aile konutu olarak değerlendirilebilir.
Her iki eşin de Türkiye’deki resmi adresinin bu konutta bulunması hâlinde tapu müdürlüğüne başvurarak aile konutu şerhi konulması mümkün olabilir.
Ancak eşlerin MERNİS adresleri bu taşınmazda görünmüyorsa, tapu müdürlüğü doğrudan şerh işlemi yapmayabilir. Bu durumda aile konutu niteliğinin tespiti için mahkeme yoluna başvurulması gerekebilir.
Burada önemli olan taşınmazın tapuda hangi ülkede yaşayan kişiye ait olduğu değil, eşlerin bu konutu aile yaşamlarının merkezi olarak kullanıp kullanmadığıdır.
Ancak taşınmaz kiraya verilmişse ve eşler fiilen burada yaşamıyorsa, ev sahibi kendi adına aile konutu şerhi koyduramaz.
Aile Konutu Eşlerden Biri Tarafından Kiraya Verilmişse Aile Konutu Şerhi Kaldırılabilir mi?
Aile konutu şerhinin devam edip etmeyeceği değerlendirilirken taşınmazın gerçekten aile yaşamının sürdürüldüğü yer olup olmadığı önemlidir.
Eşlerin yaşadığı konutun sonradan tamamen terk edilerek üçüncü kişiye kiraya verilmesi hâlinde, artık aile konutu niteliğinin devam edip etmediği tartışma konusu olabilir.
Yargıtay uygulamasında da fiilen aile yaşamının devam etmediği, üçüncü kişiye kiralanmış taşınmazlarda aile konutu korumasının uygulanamayacağı yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
Bu nedenle yalnızca geçmişte aile konutu olarak kullanılmış olması her zaman şerhin devam edeceği anlamına gelmez. Somut olayda taşınmazın kullanım şekline bakılır.
Eşlerden Biri Evi Terk Ederse Aile Konutu Koruması Sona Erer mi?
Hayır.
Eşlerden birinin ortak konutu terk etmesi, aile konutu korumasını ortadan kaldırmaz.
Evlilik birliği devam ettiği sürece, eşlerin aile konutuna ilişkin hakları korunmaya devam eder.
Örneğin eşlerden biri kavga nedeniyle başka bir yerde yaşamaya başlamışsa veya boşanma süreci nedeniyle evi terk etmişse, bu durum otomatik olarak diğer eşin aile konutu üzerindeki korumasını ortadan kaldırmaz.
Ancak terk edilen konutun artık aile yaşamının merkezi olmadığı, tamamen başka amaçlarla kullanıldığı veya aile bağının fiilen sona erdiği durumlarda farklı değerlendirme yapılabilir.
Aile Konutu İpotek Ettirilebilir mi?
Aile konutu niteliğindeki bir taşınmaz, diğer eşin açık rızası olmadan ipotek edilemez.
Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi gereğince eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Burada önemli olan rızanın açık olmasıdır. Genel, belirsiz veya önceden verilmiş ifadeler her zaman yeterli kabul edilmez.
Bu nedenle aile konutu üzerine ipotek kurulurken diğer eşin açık rızasının alınması gerekir.
Aile Konutu Şerhi Olmayan Ev Mal Kaçırma Amacıyla Satılırsa Ne Olur?
Boşanma sürecinde bazı eşler, ileride yapılacak mal paylaşımından kaçınmak amacıyla taşınmazlarını yakınlarına veya üçüncü kişilere devretmeye çalışabilir.
Mal kaçırma amacıyla olsun olmasın eşin satışa açık rızası yoksa satış mahkeme kararıyla iptal edilir.

Eş Evini Gerçekten Sattıysa Mal Kaçırma Amacı Yoksa da Satış İptal Edilir mi?
Hayır. Her satış mal kaçırma değildir.
Evet Eşin açık rızası olmaksızın satıldıysa iptal edilir.
Aile Konutu Olan Ev Eşlerden Birinin Borcu Nedeniyle Haczedilebilir mi?
Aile konutu şerhi, taşınmazı her türlü satışa karşı koruyan bir güvence değildir. Eşlerden birinin kişisel borcu nedeniyle taşınmaz hakkında haciz işlemi yapılması mümkündür.
Aile konutu korumasının amacı, eşlerden birinin diğer eşin rızası olmadan aile yaşamını etkileyen işlemler yapmasını engellemektir. Ancak bu koruma, üçüncü kişilerin alacak haklarını tamamen ortadan kaldırmaz.
Aile Konutunun Satışının İptali Davasında Mahkeme Neleri İnceler?
Aile konutu olarak kullanılan bir taşınmazın diğer eşin açık rızası olmadan satılması hâlinde, şartları oluşuyorsa hukuki yollara başvurulabilir.
Mahkeme evin aile konutu niteliğinde olup olmadığını ve diğer eşin satışta açık rızasının olup olmadığını değerlendirir. Ev aile konutu olup satışta açık rıza yoksa tapu iptali tescil kararı çıkar.
Aile Konutu Şerhi Konulmadan Önce Yapılan Satış Geçerli midir?
Aile konutu şerhi, taşınmazın aile konutu niteliğini oluşturan bir işlem değildir. Bir taşınmaz, şerh bulunmasa bile fiilen aile konutu olabilir.
Bu nedenle şerh konulmadan önce yapılan satışlarda yalnızca tapu kaydına bakılmaz. Satış tarihinde taşınmazın aile konutu olup olmadığı ve diğer eşin rızasının bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Aile Konutu Şerhi Varken Tapuda Satış Yapılırsa Ne Olur?
Aile konutu şerhi varsa tapu satış işlemini gerçekleştirez.
Aile Konutu Şerhi Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Konulabilir mi?
Evet. Boşanma davası devam ederken de şartları oluşuyorsa aile konutu şerhi talep edilebilir.
Boşanma sürecinde eşlerden birinin ortak kullanılan evi satma veya üzerinde işlem yapma ihtimali olsa da olmasa da diğer eş kendisini korumak amacıyla aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir.
Boşanma davası açılmış olması aile konutu korumasını ortadan kaldırmaz.
Aile Konutu Şerhi Konulması İçin Eşin İzni Gerekir mi?
Hayır.
Aile konutu şerhi konulması için diğer eşin ayrıca izin vermesi gerekmez. Şartları taşıyan eş, gerekli belgelerle tapu müdürlüğüne başvurabilir.
Ancak aile konutu üzerinde satış, ipotek veya benzeri hak sınırlayıcı işlemler yapılırken diğer eşin açık rızası önem taşır.
Aile Konutu Şerhi Konulunca Diğer Eşe Bilgi Gider mi?
Tapuda idari işlemle konulursa bilgi gitmez ama mahkemeden yargılama ile konuluyorsa ilgili eşe tebligat gider.
Aile Konutu Şerhi Kaç Günde Konulur?
Aile konutu şerhi için gerekli belgeler tamamlanmışsa tapu işlemi kısa sürede sonuçlanır.
Ancak tapu müdürlüğü tarafından taşınmazın aile konutu olup olmadığı konusunda tereddüt oluşması veya uyuşmazlık bulunması hâlinde mahkeme süreci gerekebilir.
Aile Konutu Şerhi ile Mal Rejimi Davası Arasındaki Fark Nedir?
Aile konutu şerhi ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
Aile konutu şerhi, eşlerin birlikte yaşadığı evin korunmasına yöneliktir. Diğer eşin rızası olmadan bazı işlemler yapılmasını engellemeye çalışır.
Mal rejiminin tasfiyesi ise evlilik süresince edinilen malların paylaşımıyla ilgilidir.
Bir eve aile konutu şerhi konulmuş olması, diğer eşe otomatik olarak mülkiyet hakkı veya evin yarısı üzerinde hak vermez.
Evlilik birliği içinde edinilmemiş ve mal rejimi tasfiyesine tabi olmayan ev de aile konutu statüsünde olabilir.
Aile Konutu Miras Kalan Ev Olabilir mi?
Evet, olabilir.
Eşlerden birine miras yoluyla kalan bir taşınmaz, eğer aile yaşamının sürdürüldüğü konutsa aile konutu olarak değerlendirilebilir.
Aile Konutu Olarak Kullanılan Ev Kentsel Dönüşüme Girerse Ne Olur?
Aile konutu niteliğindeki taşınmazın kentsel dönüşüme girmesini engelleyen bir hukuki koruma yoktur. Ev aile konutu niteliğinde olup mahkeme vasıtasıyla eşlerden birine özgülenmiş olsa dahi kentsel dönüşümden yıkım gerçekleşebilir.
İçtihatlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/20910 E ve 2016/14532 K sayılı kararına göre “
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Eşlerin fiil ehliyetine getirilen sınırlama aile konutuna şerhin konulması ya da konulmaması koşuluna bağlanmadığı gibi işlem tarafı olan üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmamasının da herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir.
Eş söyleyişle eşin “açık rızası alınmadan” yapılan işlemin “geçersiz olduğunu” kabul etmek zorunludur. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.”
Yani evin aile konutu olduğu ve rızanın olmadığı ıspatlandığı takdirde tapu iptali ve tescil davası acılıp evin satıcı eşin üstüne geri geçirilmesi sağlanabilir. Bu durumda alıcı, evin parasını dava yoluyla geri alabilir. Evi elinden kaçıran alıcıya ödediği para otomatikman geri verilmez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2009/21405 E. 2010/3267 K.
“Takibin kesinleşmesi ile borçlu adına kayıtlı gayrimenkulün haczi ile satışına karar verilmesi üzerine; şikayetçi borçlu eşi, Türk Medeni Kanunu ‘nun 194. maddesine dayalı olarak, aile konutu şerhi bulunan ve iki çocuğuyla birlikte oturduğu gayrimenkul üzerindeki haczin kaldırılmasını, satışın durdurulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, gayrimenkul üzerine aile konutu şerhi konduktan sonra eşin muvafakati alınmadan haciz konduğu ve bu yerin şikayetçi eş ile iki çocuğunun ikametine özgülendiğinden T.M.K.194.maddesi gereğince haczin kaldırılması ile satışın durdurulmasına karar verilmiştir.
T.M.K’nun 194.maddesi aynen “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz” hükmünü içermektedir. Yasal bu düzenleme, aile konutunun tapu sicilinde maliki olan borçlunun borcundan dolayı alacaklıların yapacakları icra takibi sonucu satışına engel teşkil etmez.
İ.İ.K’nun 82/12.maddesinden faydalanma hakkı sadece icra takip borçlusuna aittir. Somut olayda, şikayetçinin lehine taşınmaz üzerine aile konutu şerhi verilmiş bulunması, takipte taraf olmayan şikayetçinin bu hakka dayanarak haczedilmezlik şikayetinde bulunmasına, İ.İ.K’nun 82/12.maddesi imkan tanımamaktadır.
O halde, haczedilmezlik şikayetinin aktif dava ehliyetsizliği nedeniyle reddi yerine işin esasına girilerek yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.”
Yargıtay Hukuk Genel kurulu 2019/318 E ve 2019/1238 K numaralı kararı
na göre “taşınmazın satın alındığı tarihten itibaren aile konutu olarak kullanıldığı, ekspertiz incelemesinin yapıldığı, ekspertiz incelemesinde taşınmazın iç mekanının gezildiği ve raporda konut olarak kullanıldığının da belirtildiği, aile konutu olarak kullanıldığı tespit edilmesine rağmen davacının açık rızası alınmadan şirketin kullanmış olduğu krediye teminat olmak üzere davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, davalı banka tarafından dava dışı şirket ve davalı banka aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı ve bu takip dosyasında dava konusu taşınmaza ilişkin alınan kıymet takdir raporunun tebliği için davalı eşe çıkarılan tebligatın tebliği ile davacının ipotek işleminden haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından eldeki davadan önce ipoteğin kaldırılması davası açılmasına rağmen davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibi sonucunda dava konusu taşınmaz alacağına mahsuben davalı bankaya 07.04.2015 tarihinde ihale edilmiş ve 25.05.2015 tarihinde de tapuya tescil edilmiştir. Davalı banka tarafından çekişmeli taşınmazın aile konutu olduğu yapılan ekspertiz incelemesi ile öğrenilmiş olduğu hâlde davacının açık rızası alınmamış, TMK’nın 194. maddesinde öngörülen açık hükme uyulmayarak banka lehine ipotek tesis edilmiştir. Sonrasında yapılan icra takibi sonucu taşınmazın mülkiyeti alacağa mahsuben cebri ihaleyle bankaya geçmiş ise de, davalı bankanın TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı açıktır. Nitekim illilik prensibi gereğince asıl işlem olan ipotek baştan itibaren geçersiz olduğu için buna bağlı olarak banka adına cebri ihale sonucu yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğinde olduğundan ihalenin feshi davasının açılıp açılmamasının da bir önemi bulunmamaktadır. Bu itibarla, aile konutu niteliğinde olduğu hususunda duraksama bulunmayan taşınmaz için davacının açık rızası alınmadan, tesis edilen ipotek işleminin bağlayıcılığı bulunmadığından cebri icra sonucu davalı banka adına ihale edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/5010 E. 2019/2298 K.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 194/1. maddesine göre, “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi “konulmuş olmasa da” eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiili ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira dava konusu taşınmaz şerh konulmasa da aile konutudur. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh “kurucu” değil “açıklayıcı” şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, “emredici” niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir. Türk Medeni Kanununun 193. maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte Türk Medeni Kanununun 194. madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerini diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek, eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, “aile birliğinin korunması” amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin “açık rızası bulunmadıkça” aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunu ipotek edilmesi gibi “tek başına“ bir ayni hakla sınırlayamaz. Bu sınırlandırma “ancak diğer eşin açık rızası alınarak” yapılabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak da verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin “açık” olması gerekir.
Somut olayda, taşınmaz aile konutu niteliğindedir. Davalı eş dava konusu aile konutunun bulunduğu taşınmaz üzerinde diğer davalı banka lehine ipotek tesis etmiş, bu işlem sırasında davacı eşin açık rızası alınmamıştır. Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarih ve 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar sayılı kararında açıkça ifade edildiği ve Dairemizce de aynen benimsendiği üzere eşin açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçerli olduğunu kabul etmek imkansızdır. Eş söyleyişle eşin “açık rızası alınmadan” yapılan işlemin “geçersiz olduğunu” kabul etmek zorunludur.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2011/9066 E., 2012/4360 K.
“Toplanan delillerle dava konusu taşınmazın taraflarca aile konutu olarak kullanıldıktan sonra, davalı kocanın konuttan ayrıldığı, davacı kadının da bir süre konutta oturmaya devam ettikten sonra konutu boşaltıp üçüncü kişilere kiraya verdiği, davanın açıldığı tarihte de bu durumda olduğu anlaşılmaktadır. Davalı koca tarafından da kullanılmayan aile konutunu, davacı kadının da kullanmayıp başkalarına kiraya vermiş olması, konutun aile konutu olma niteliğini ortadan kaldırmıştır. Artık, davacı Türk Medeni Kanununun 194. maddesindeki aile konutu korumasından yararlanma olanağını yitirmiştir. ” Buna kıyas yoluyla şerhin kaldırılmasının da talep edilebileceği düşünülebilir. Bu kararda evi kiraya vernin de tapu sahibi olmayan taraf olduğuna da dikkat edilmelidir.
Kolay Gelsin
Eşim Mavi Kartlı Alman Vatandaşı ve Almanya Kanunlarına göre Evlendik ve Almanya Kanunlarına göre Ayrıldık Kesinleşmiş Kararım elimde Noter Tasdikli Elçilikten.
Mal Paylaşımı yapmadık.
Eşimin Hesabında Yüklü Para var ve bende Sadece Yazlık var ve Ona Aile Şerhi Koydurdu. İkimizde Yazlık olarak kulanıyoruz. Almanyada Eşim Çalışıyor Yaşıyor. Bu durumda Aile Konutu Şerhini kaldırabilirmiyim.
Yazlığı Aldığımda Gayrimenkul Şirketim vardı o Şirket üzerinden Teminatı yatırdım ve Ödemeyi Yaptım, kendi Şahşı Adıma Tapu.
Türkiyedeki Yazlıktan başka bişey istemiyorum yeterki Kabus bitsin.
Tapudaki Şerhi kaldırabilirmiyim Hızlı bir şekilde acil Paraya ihtiyaçım var.
merhaba babamın üstünde tapusu olan evde oturuyorum babam tapuyu bana devredecek şerh koydurursa tapuya tapu bende olunca eşim eve ortak olurmu