Terme Boşanma Avukatı | Ayşe Deniz Oral

terme boşanma avukatı
terme boşanma avukatı

Boşanma davasında tarafların yalnızca evliliği sona erdirme iradesi değil; hangi olayların boşanmaya sebep olduğu, bunların nasıl ispatlanacağı, müşterek çocukların durumu, nafaka ve tazminat talepleri ile eşlerin ekonomik ilişkileri birlikte değerlendirilir. Terme’de boşanma sürecine giren eşler bakımından da uygulanacak hukuk Türkiye’nin diğer yerlerinden farklı değildir. Bununla birlikte tarafların yaşam biçimi, gelir kaynakları ve aile ilişkileri dosyanın içeriğini doğrudan etkileyebilir.

Terme ve çevresindeki boşanma uyuşmazlıklarında uzun süredir ayrı yaşayan eşler, tarım ve hayvancılıktan elde edilen gelirler, aile içinde birlikte yürütülen ticari faaliyetler, eş veya yakın akrabalar üzerinde bulunan malvarlığı, aile apartmanında yaşam, yurt dışında çalışan eşler ve fiilen başka bir kişiyle kurulan birliktelikler sık karşılaşılan meseleler arasındadır.

Terme boşanma avukatı olarak dava açılmadan önce boşanma sebebinin ve ispat imkânlarının değerlendirilmesi, anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması, çekişmeli boşanma davalarının takibi, geçici nafaka ve velayet talepleri ile boşanmadan kaynaklanan tazminat ve malvarlığı uyuşmazlıklarının birbirinden ayrılması önem taşır.

Her boşanma dosyasının başlangıcında bütün evlilik hayatını dava dilekçesine aktarmak yerine hukuken önem taşıyan olayların belirlenmesi gerekir. Çünkü boşanma davasının sonucu, tarafların birbirleri hakkında ne kadar çok iddia ileri sürdüğünden değil, hangi vakıaların usulüne uygun biçimde ileri sürülüp ispatlanabildiğinden etkilenir.

Terme’de Boşanma Davası Nerede Açılır?

Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davası eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.

Eşlerden birinin yerleşim yeri Terme ise diğer eş Samsun merkezde, başka bir şehirde veya yurt dışında yaşıyor olsa bile şartları bulunduğunda dava Terme’de açılabilir. Tarafların her ikisi de başka yerlere taşınmış olsa dahi davadan önce son defa en az altı ay birlikte yaşadıkları yer Terme ise yine Terme mahkemelerinin yetkisi gündeme gelebilir.

Buna karşılık nüfus kaydının Terme’de olması, kişinin anne ve babasının Terme’de yaşaması veya geçmişte Terme’de oturmuş bulunması tek başına yetki sağlamaz. Özellikle eşlerin yıllardır ayrı yaşadığı dosyalarda dava açılmadan önce güncel yerleşim yerlerinin ve son ortak yaşam yerinin belirlenmesi gerekir.

Yetki kurallarının yanlış değerlendirilmesi davanın esasına girilmeden önce yetki tartışmasına ve zaman kaybına neden olabilir.

Terme’de Boşanma Davasına Hangi Mahkeme Bakar?

Terme’de müstakil bir aile mahkemesi bulunmadığından aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar, bu konuda görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Aile Mahkemesi sıfatıyla görülmektedir.

Yakın tarihli Yargıtay kararlarında da Terme 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla boşanma davalarında ilk derece mahkemesi olarak yer almaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.02.2025 tarihli, 2024/5374 E., 2025/2130 K. sayılı kararında incelenen karşılıklı boşanma davasının ilk derece yargılaması Terme 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinde yapılmıştır.

Bu nedenle Terme bakımından yetki şartları mevcut olan boşanma davalarının sırf Samsun merkezde aile mahkemeleri bulunduğu gerekçesiyle Samsun merkezde açılması gerektiği söylenemez.

Terme’de Anlaşmalı Boşanma

Eşlerin boşanma konusunda ve boşanmanın sonuçlarında anlaşabilmesi hâlinde anlaşmalı boşanma yoluna başvurulabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesine göre anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir.

Anlaşmalı boşanmada hazırlanacak protokol yalnızca “taraflar boşanmayı kabul ediyor” şeklindeki bir belge değildir. Müşterek çocuk varsa velayet ve kişisel ilişki, çocuk ve eş için nafaka, maddi ve manevi tazminat ile yargılama giderleri gibi hususların açık biçimde düzenlenmesi gerekir.

Mal rejiminden doğan alacaklar, taşınmazlar, araçlar ve ziynet eşyaları bakımından ise kullanılan ifadelerin kapsamına özellikle dikkat edilmelidir. Protokolde yer alan geniş bir “tarafların birbirlerinden hiçbir hak ve alacağı yoktur” hükmü, ileride başka bir malvarlığı talebi ileri sürülmek istendiğinde uyuşmazlık doğurabilir.

Tarafların protokolü imzalamış olması da tek başına boşanmayı kesinleştirmez. Hâkim eşleri bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve özellikle çocukların durumu ile boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin düzenlemeyi denetler.

Terme’de Çekişmeli Boşanma Davası

Taraflardan biri boşanmak istemiyorsa veya eşler boşanmayı kabul etmekle birlikte velayet, nafaka, tazminat ve diğer sonuçlarda anlaşamıyorsa boşanma davası çekişmeli yürür.

Çekişmeli boşanmada mahkeme eşlerin evlilik boyunca yaşadığı bütün olayları kendiliğinden araştırmaz. Tarafların dayandıkları vakıaları usulüne uygun şekilde ileri sürmeleri ve delilleriyle ortaya koymaları gerekir.

Hakaret, fiziksel şiddet, ekonomik baskı, ilgisizlik, sadakat yükümlülüğünün ihlali veya ailelerin evliliğe müdahalesi gibi iddiaların yalnız genel ifadelerle yazılması yeterli olmayabilir. Hangi davranışın ne zaman ve nasıl gerçekleştiğinin mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir.

Karşı tarafça boşanma davası açılmışsa cevap süresi geçirilmeden dosyanın incelenmesi ayrıca önemlidir. Davalı eşin yalnızca mevcut davanın reddini istemesi ile kendi boşanma sebeplerine dayanarak karşı dava açması aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Yıllardır Ayrı Yaşayan Eşler Nasıl Boşanabilir?

Terme’de karşılaşılan dosyalardan bir bölümü, fiilen uzun yıllar önce sona ermiş olmasına rağmen hukuken devam eden evliliklerdir. Eşlerden biri Terme’de yaşamaya devam ederken diğer eş Samsun merkezine, başka bir ile veya yurt dışına taşınmış olabilir.

Eşlerin beş, on veya yirmi yıldır ayrı yaşıyor olması evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Resmî evlilik boşanma kararı kesinleşmedikçe devam eder.

Uzun süre ayrı yaşayan eşlerin zaman zaman “davayı önce o açsın” düşüncesiyle beklediği görülmektedir. Oysa boşanma davasını ilk açan eş sırf davacı olduğu için kusurlu sayılmaz; nafaka veya tazminat talep etme hakkını da bu sebeple kaybetmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 166/4. maddesi de bu konuda sıkça yanlış anlaşılmaktadır. 2024 yılında yapılan değişiklikle daha önce üç yıl olan süre bir yıla indirilmiştir. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle bir boşanma davasının açılmış, bu davanın reddedilmiş ve ret kararının kesinleşmiş olması gerekir. Kesinleşmeden sonra bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa kanundaki özel boşanma sebebi gündeme gelir.

Hiç dava açılmadan yalnızca bir yıl ayrı yaşamak aynı sonucu doğurmaz.

Boşanma davasını hangi eşin açmasının hukuki sonuçları Boşanma Davasını Kim Açmalı? başlıklı yazıda ayrıca açıklanmaktadır.

Terme’de Aldatma ve Başka Biriyle Birlikte Yaşama

Eşlerden birinin evlilik devam ederken başka biriyle duygusal veya cinsel ilişki kurması boşanma davasında önemli bir kusur iddiası olabilir. Ancak hukuki anlamda zina ile diğer sadakat yükümlülüğü ihlalleri birbirinden ayrılmalıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen zina özel boşanma sebebidir ve kendine özgü hak düşürücü süreleri bulunmaktadır. Diğer eşin zina eylemini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde eylemin üzerinden beş yıl geçmesiyle zina sebebine dayanma hakkı düşer. Affeden taraf da zina sebebiyle dava açamaz.

Buna karşılık başka biriyle yoğun mesajlaşma, duygusal yakınlık, gizli görüşme veya sadakati sarsan başka davranışlar her olayda zina olarak kabul edilmese de evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı davada kusur olarak değerlendirilebilir.

Terme ve çevresinde halk arasında “kuma” şeklinde ifade edilen, eşin başka bir kişiyle fiilen ikinci bir aile hayatı kurması da bu kapsamda değerlendirilir. Başka kişiye ev açılması, onunla birlikte yaşanması veya bu ilişkinin çevre önünde açıkça sürdürülmesi, olayın ispat durumuna göre zina veya ağır sadakat ihlali bakımından önem taşıyabilir.

Bu konunun ayrıntıları ve zina davasındaki süreler Zina Nedeniyle Boşanma başlıklı yazıda incelenmektedir.

Terme’de Boşanma Davasında Nafaka

Boşanma davasında nafaka yalnız tek bir ödeme türünden oluşmaz. Dava devam ederken eş ve müşterek çocuklar bakımından tedbir nafakası; boşanma sonrasında şartları varsa eş için yoksulluk nafakası ve çocuk için iştirak nafakası gündeme gelebilir.

Nafaka miktarı belirlenirken yalnız bordroda görünen maaşa bakılması her dosyada yeterli olmaz. Tarafların gerçek ekonomik durumları, düzenli gelirleri, malvarlıkları ve yaşam koşulları birlikte değerlendirilir.

Bu konu Terme bakımından özellikle önemlidir. Tarım, hayvancılık, esnaflık veya aile işletmesinden gelir elde eden kişinin resmî bordrosu ekonomik gücünü tam olarak yansıtmayabilir. Tarla gelirleri, ticari faaliyet, kullanılan araçlar, taşınmazlar ve diğer ekonomik göstergeler somut dosyanın şartlarına göre değerlendirmeye alınabilir.

Boşanma davasını açan kişinin nafaka alamayacağı yönünde de bir kural bulunmamaktadır. Yoksulluk nafakasında önemli olan davacı veya davalı olmak değil, kanunda aranan ekonomik ve kusura ilişkin şartlardır.

Terme’de Boşanma Davasında Velayet

Müşterek çocuk bulunan boşanma davalarında velayet bakımından temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Çocuğun küçük olması, ebeveynlerden birinin daha yüksek gelire sahip bulunması veya taraflardan birinin köyde diğerinin Samsun merkezinde yaşaması tek başına velayetin sonucunu belirlemez.

Çocuğun günlük bakımını kimin üstlendiği, mevcut eğitim ve yaşam düzeni, ebeveynlerle ilişkisi, sağlık ihtiyaçları, güvenliği ve bakım kapasitesi birlikte değerlendirilir.

Terme merkezde veya kırsal mahallede yaşamak velayete engel değildir. Bununla birlikte çocuğun okuluna, sağlık hizmetlerine ve sosyal çevresine erişim koşulları somut dosyanın özellikleri içinde dikkate alınabilir.

Velayetin bir ebeveyne verilmesi diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkiyi sona erdirmez. Mahkeme, çocuğun yararına uygun şekilde diğer ebeveynle kişisel ilişki kurulmasına da karar verir.

Velayet uyuşmazlıklarının ayrıntıları 20 Soruda Velayet başlıklı yazıda ayrıca açıklanmaktadır.

Terme’de Tarım Gelirleri ve Mal Paylaşımı

Terme boşanma dosyalarını Samsun merkezdeki pek çok dosyadan ayırabilen konulardan biri tarımsal malvarlığı ve gelirlerdir.

Eşlerden birine miras kalan tarla kural olarak kişisel maldır ve sırf evlilik devam ederken miras kaldığı için diğer eş tarlanın yarısını isteyemez. Buna karşılık kişisel malın evlilik sırasında elde edilen gelirleri mal rejimi bakımından farklı değerlendirilebilir.

Örneğin miras kalan tarla kişisel mal niteliğinde kalırken, evlilik süresince tarladan elde edilen ürün gelirleri somut olayın şartlarına göre edinilmiş mal hesabında önem taşıyabilir.

Traktör, tarımsal araç, hayvan varlığı veya tarımsal gelir kullanılarak alınmış başka mallarda da yalnız ruhsatta veya tapuda yazan isme bakılmaz. Malın ne zaman ve hangi kaynak kullanılarak edinildiği incelenir.

Özellikle zina veya hayata kast nedeniyle verilen boşanma kararlarında Türk Medeni Kanunu’nun 236/2. maddesinin mal rejimi üzerindeki özel etkisi de bulunabilir. Bu husus Zina ve Hayata Kast Nedeniyle Boşanmada Mal Rejimi başlıklı yazıda ayrıca incelenmektedir.

Eş Gelirini veya Mallarını Yakınlarının Üzerinde Tutuyorsa

Terme ve çevresinde tarım veya ticari faaliyetin kardeşler ve diğer aile bireyleriyle birlikte yürütülmesi, boşanma sırasında gerçek ekonomik durumun belirlenmesini zorlaştırabilir.

Bir eş ticareti fiilen yürütmesine rağmen aracın, işletmenin veya bazı malvarlığı değerlerinin kardeşi üzerinde görünmesi mümkündür. Ancak yalnızca “bu mallar aslında eşimin” demek üçüncü kişinin mülkiyetini ortadan kaldırmaz.

Malın satın alma bedelinin kim tarafından ödendiği, fiilen kimin kullandığı, para transferleri, tarafların gelirleri ve ticari kayıtlar önem taşır.

Bu durum yalnız mal rejimi bakımından değil, nafaka ve tazminat açısından gerçek ekonomik gücün belirlenmesinde de etkili olabilir.

Üçüncü kişiler üzerinde tutulan malvarlığına ilişkin uyuşmazlıklar Başkası Üstüne Alınan Mal başlıklı yazıda ayrıca değerlendirilmektedir.

Aile Apartmanında veya Eşin Ailesiyle Yaşamak Boşanma Sebebi midir?

Terme ve çevresinde eşlerin aile büyükleriyle aynı evde veya aynı bina içerisinde yaşaması sık görülen bir yaşam biçimidir. Bu durum kendi başına boşanma sebebi değildir.

Hukuken önemli olan, aile bireylerinin evlilik ilişkisine müdahalesi ve diğer eşin buna karşı tutumudur.

Kayınvalide veya kayınpederin eşe sürekli hakaret etmesi, evliliğin mahremiyetine ağır biçimde müdahale etmesi veya eşleri sürekli karşı karşıya getirmesi hâlinde diğer eşin kendi ailesinin davranışlarına karşı nasıl hareket ettiği kusur değerlendirmesinde önem kazanabilir.

Eşlerden birinin hiçbir haklı sebep bulunmadığı hâlde bağımsız bir ortak hayat kurmayı sürekli reddetmesi ve diğer eşi ailesiyle birlikte yaşamaya zorlaması da somut olayın bütünlüğü içerisinde değerlendirilebilir.

Ancak “kayınvalideyle yaşamak her zaman boşanma sebebidir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Terme’de Aile Konutu ve Boşanma

Boşanma süreci başladığında ortak konutun kimin kullanımında kalacağı, evin satılıp satılamayacağı veya eşlerden birinin eve alınmaması gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca boşanma davasının açılmasıyla hâkim, dava süresince eşlerin barınmasına ve çocukların bakımına ilişkin gerekli geçici tedbirleri alabilir.

Aile konutu eşlerden yalnız biri adına tapulu olsa bile Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi malik eşin tasarruf yetkisini belirli ölçüde sınırlandırmaktadır. Diğer eşin açık rızası olmaksızın aile konutunun devredilmesi veya konut üzerindeki hakların sınırlandırılması hâlinde hukuki uyuşmazlık doğabilir.

Aile konutunun korunması ve tapu işlemlerine ilişkin ayrıntılar Aile Konutu başlıklı yazıda ayrıca ele alınmaktadır.

Boşanma Davası Açılmadan Önce Deliller Nasıl Hazırlanmalıdır?

Çekişmeli boşanma davasının en önemli bölümlerinden biri delillerdir.

Tanık anlatımları, taraflar arasındaki mesajlar, banka kayıtları, sağlık ve kolluk belgeleri, sosyal medya içerikleri, ceza soruşturması dosyaları ve somut olaya göre diğer kayıtlar kullanılabilir.

Ancak bir delilin gerçeği gösteriyor olması tek başına mahkemede hukuka uygun şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez. Özellikle eşin telefonuna veya şifreli hesabına gizlice girilmesi, gizli ses kaydı alınması veya üçüncü kişilerin özel yazışmalarının ele geçirilmesi gibi durumlarda delilin elde edilme biçimi ayrıca değerlendirilmelidir.

Tanık bakımından da önemli olan tanığın eşlerden hangisine yakın olduğu değil, hangi olaya doğrudan şahit olduğudur. Taraflardan yalnızca duyduğu olayları anlatan kişi ile olayı bizzat gören veya duyan tanığın anlatımının ispat değeri aynı olmayabilir.

Dava açılmadan önce hangi vakıanın hangi delille ispatlanacağının belirlenmesi, sonradan ortaya çıkabilecek ispat sorunlarının azaltılması bakımından önemlidir.

Terme Dışında Yaşayan Eşlerin Boşanma Süreci

Terme nüfusuna kayıtlı olmak veya aile büyüklerinin Terme’de bulunması, tek başına davayı Terme’de açmaya yetmez. Bununla birlikte eşlerden biri hâlen Terme’de yerleşikse veya TMK m.168’deki son ortak yerleşim şartları bulunuyorsa Terme mahkemelerinin yetkisi doğabilir.

Özellikle Almanya, Hollanda, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan kişiler bakımından Türkiye’deki boşanma davalarında vekâletname, tebligat ve duruşmaya katılım meseleleri ayrıca planlanmalıdır.

Tarafın yurt dışında yaşaması Türkiye’de boşanma davası açmasına veya açılmış davada avukatla temsil edilmesine engel değildir.

Yabancı ülkede daha önce boşanma kararı alınmışsa ise yeni bir boşanma davası açılması yerine yabancı kararın Türkiye’de hukuki sonuç doğurması için tanıma veya ilgili diğer prosedürlerin uygulanması gündeme gelebilir.

Terme Boşanma Avukatı Dava Sürecinde Ne Yapar?

Boşanma davasında avukatın görevi yalnız duruşmaya katılmak değildir.

Dava açılmadan önce olayların hukuki olarak değerlendirilmesi, hangi boşanma sebebine dayanılacağının belirlenmesi, görev ve yetkinin kontrol edilmesi, taleplerin ve delillerin hazırlanması sürecin başlangıcını oluşturur.

Dava devam ederken nafaka, barınma ve müşterek çocukla ilgili geçici tedbirlerin talep edilmesi, karşı tarafın dilekçelerine süresinde cevap verilmesi, tanıkların ve kurumlardan getirilecek belgelerin belirlenmesi, bilirkişi veya sosyal inceleme raporlarının değerlendirilmesi gerekir.

Boşanmaya eşlik eden ziynet, mal rejimi, aile konutu veya üçüncü kişiler üzerindeki malvarlığı uyuşmazlıklarının boşanma dosyasının içerisinde mı yoksa ayrı dava ve taleplerle mi yürütüleceği de ayrıca belirlenmelidir.

Terme’de görülen boşanma davalarında davanın yerel mahkemede takip edilmesi yanında, istinaf aşamasında dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesindeki süreci de hukuki temsil kapsamındadır.

Terme Boşanma Avukatı Ayşe Deniz Oral

Terme’de anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, nafaka, velayet, boşanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, aile konutu ve boşanmaya bağlı diğer aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sağlanmaktadır.

Boşanma sürecine giren eş bakımından dava açılmadan önce olayların ve mevcut belgelerin birlikte değerlendirilmesi; hangi taleplerin boşanma davasında, hangilerinin ayrı bir hukuki süreçte ileri sürülmesi gerektiğinin belirlenmesi önem taşır.

Terme’de yaşayan veya boşanma davası bakımından Terme mahkemelerinin yetkisine tabi olan kişilerin dosyaları Terme Adliyesinde takip edilmektedir.

Avukat Ayşe Deniz Oral
Zafer Mahallesi, Bahariye Caddesi No:52 Kat:3 İlkadım / Samsun
0530 327 37 84

5/5 - (4 votes)