Personel Eksikliği ve Fazla İş Yükü İşçiye Haklı Fesih Hakkı Verir mi?

İşyerinde personel sayısının azalması, işten ayrılan çalışanların yerine yeni personel alınmaması veya aynı işin daha az sayıda çalışanla yürütülmesi işçinin çalışma şartlarını önemli ölçüde ağırlaştırabilir. Bununla birlikte işyerinde eleman eksikliği bulunması tek başına işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı vermez. Hukuki değerlendirmede personel eksikliğinin işçi üzerindeki somut sonucu önem taşır.

İşten ayrılan personelin görevlerinin kalan işçiye sürekli biçimde yüklenmesi, işçinin aynı çalışma süresi içerisinde belirgin biçimde daha fazla iş yapmak zorunda bırakılması, normal çalışma süresinin aşılması, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, görev tanımının esaslı biçimde değiştirilmesi veya çalışma koşullarının işçinin sağlığını ve güvenliğini tehdit edecek ölçüde ağırlaşması halinde haklı fesih gündeme gelebilir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli, 2017/15606 E., 2018/22321 K. sayılı kararı bu konuda özellikle önemlidir. Kararda, aynı bölümde çalışan personelin işten ayrılmasının ardından kalan işçinin iş yükünün artması iddiası bakımından yalnız çalışma saatlerine bakılmasının yeterli olmadığı; ayrılan personelin yaptığı işlerin, kalan işçinin görevlerinin, bölümde başka çalışan bulunup bulunmadığının, normal çalışma süresinin aşılıp aşılmadığının ve işçinin aynı zaman diliminde daha fazla miktarda iş üstlenmek zorunda kalıp kalmadığının araştırılması gerektiği kabul edilmiştir.

İçindekiler
  1. Personel Eksikliği Tek Başına Haklı Fesih Sebebi midir?
  2. İşten Ayrılan Personelin İşi Kalan İşçiye Yüklenebilir mi?
  3. Eskiden İki Kişinin Yaptığı İşi Tek İşçiye Yaptırmak Haklı Fesih Sebebi midir?
  4. Çalışma Saati Artmasa Bile Fazla İş Yükü Haklı Fesih Sebebi Olabilir mi?
  5. Personel Eksikliği Nedeniyle Sürekli Fazla Mesai Yaptırılabilir mi?
  6. Fazla Mesai Ücreti Ödenmiyorsa İşçi Haklı Feshedebilir mi?
  7. Fazla Mesai Ücreti Ödeniyor Ancak İşçi Sürekli Fazla Çalıştırılıyorsa Ne Olur?
  8. İşçi Fazla Çalışma Onayını Geri Alabilir mi?
  9. Bir Çalışanın Görevleri Diğer Çalışana Verilirse İş Kanunu m.22 Uygulanır mı?
  10. Görev Tanımında “İşverenin Vereceği Diğer İşler” Yazıyorsa Her İş Yüklenebilir mi?
  11. Geçici Personel Eksikliği ile Sürekli Personel Eksikliği Aynı mıdır?
  12. Aşırı İş Yükü İşçinin Sağlığını Bozuyorsa Haklı Fesih Mümkün mü?
  13. Aşırı İş Yükü Mobbing Sayılır mı?
  14. İşveren İşçiye Yetişmeyecek Kadar İş Verirse Ne Olur?
  15. İş Yükü Arttığı İçin İşçi İşi Yetiştiremezse İşten Çıkarılabilir mi?
  16. İşçi Personel Alınmasını Talep Etmek Zorunda mı?
  17. İş Yükünün Fazla Olduğu Nasıl İspatlanır?
  18. İşçi İş Yükü Nedeniyle Haklı Fesih Yaparsa Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
  19. Personel Eksikliği Nedeniyle Haklı Fesih İhtarnamesinde Ne Yazılmalıdır?
  20. Personel Eksikliği Nedeniyle İstifa Eden İşçi İhbar Süresi Vermek Zorunda mı?
  21. İş Yükü Nedeniyle Haklı Fesihte Kıdem Tazminatı Alınır mı, İhbar Tazminatı Alınır mı?
  22. İş Yükü Arttığında İşçi Hemen Fesih Yapmalı mı?
  23. İş Yükü Nedeniyle Fesihte Arabuluculuk Zorunlu mu?
  24. Personel Eksikliği ve Fazla İş Yükünde Haklı Fesih Nasıl Değerlendirilir?
  25. Personel Eksikliği ve Fazla İş Yükü Hakkında Sık Sorulan Sorular

Personel Eksikliği Tek Başına Haklı Fesih Sebebi midir?

İşyerinde çalışan sayısının azalması tek başına İş Kanunu anlamında haklı fesih nedeni değildir. İşveren iş organizasyonunu ve personel sayısını işletmesel ihtiyaçlarına göre belirleyebilir. Buna karşılık bu yönetim hakkı sınırsız değildir. Personel azaltılması sonucunda kalan işçinin çalışma koşulları sözleşme ve kanuna aykırı biçimde ağırlaştırılamaz.

Örneğin beş kişinin çalıştığı bir bölümde iki kişinin işten ayrılması ve kalan personelin aynı çalışma saatleri içerisinde daha yoğun çalışması her olayda haklı fesih sonucunu doğurmaz. Buna karşılık ayrılan çalışanların bütün görevleri tek bir işçiye bırakılmış, işçi çalışma saatleri içerisinde yetişmeyecek miktarda işle karşı karşıya kalmış, sürekli fazla mesai yapmak zorunda bırakılmış veya görevin gerektirdiği sorumluluk önemli ölçüde artırılmışsa farklı bir değerlendirme gerekir.

Bu nedenle “işyerinde eleman az” şeklindeki genel bir açıklamadan çok, personel eksikliğinin işçinin günlük çalışma düzenini nasıl değiştirdiğinin ortaya konulması gerekir.

İşten Ayrılan Personelin İşi Kalan İşçiye Yüklenebilir mi?

İşveren, yönetim hakkı kapsamında iş organizasyonunda değişiklik yapabilir ve işçinin sözleşmesinden kaynaklanan görevleri içerisinde bazı düzenlemelere gidebilir. Ancak işten ayrılan bir çalışanın işlerinin başka bir işçiye aktarılması, kalan işçinin çalışma koşullarını esaslı veya sürekli biçimde ağırlaştırıyorsa işverenin yönetim hakkının sınırları gündeme gelir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli, 2017/15606 E., 2018/22321 K. sayılı kararındaki uyuşmazlıkta işçi, beraber çalıştığı kişinin işten ayrılması nedeniyle iş yükünün arttığını ve yeni personel alınması talebine rağmen eksikliğin giderilmediğini ileri sürmüştür. Yargıtay, işçinin iddiasının soyut biçimde reddedilmesi yerine ayrılan personelin hangi işi yaptığı, kalan işçinin hangi görevleri üstlendiği ve bu durumun çalışma şartlarını gerçekten ağırlaştırıp ağırlaştırmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Bu yaklaşım, her personel eksikliğinin haklı fesih sayılmadığını ancak iş yükündeki artışın somut sonuçlarının incelenmesi gerektiğini göstermektedir.

Eskiden İki Kişinin Yaptığı İşi Tek İşçiye Yaptırmak Haklı Fesih Sebebi midir?

İki kişinin yaptığı işin personel ayrıldıktan sonra sürekli biçimde tek işçiye bırakılması, iş yükünün ağırlaşması bakımından önemli bir göstergedir. Ancak yalnız çalışan sayısındaki değişiklik yeterli değildir. İki kişinin yaptığı işin niteliği, görevlerin gerçekten tek kişide birleşip birleşmediği ve bunun işçinin çalışma koşullarına etkisi belirlenmelidir.

Örneğin diğer çalışanın yaptığı iş teknolojik değişiklik veya organizasyon değişikliği nedeniyle ortadan kalkmışsa yalnız personel sayısındaki düşüşten hareketle çalışma koşullarının ağırlaştığı kabul edilemez. Buna karşılık aynı iş miktarı devam ediyor, ayrılan çalışanın bütün görevleri kalan işçiye devrediliyor ve işçi öncekine göre belirgin biçimde daha fazla iş yapmak zorunda kalıyorsa çalışma şartlarında ağırlaşma söz konusu olabilir.

Yargıtay’ın 2017/15606 E., 2018/22321 K. sayılı kararındaki “aynı zaman diliminde daha fazla iş üstlenme” ölçütü bu noktada önem taşır. Haklı fesih değerlendirmesi yalnız işçinin işyerinde kaç saat kaldığı üzerinden yapılmaz.

Çalışma Saati Artmasa Bile Fazla İş Yükü Haklı Fesih Sebebi Olabilir mi?

İş yükünün artması ile fazla çalışma aynı kavram değildir. İşçi haftalık 45 saati aşmadan da önceki çalışma düzenine göre çok daha yoğun ve ağır bir iş temposuna maruz bırakılabilir.

Bir çalışanın sekiz saat içerisinde eskiden iki kişinin yaptığı işi yapmaya zorlanması halinde günlük çalışma süresi değişmemiş olsa bile iş yoğunluğu önemli ölçüde artmış olabilir. Bu nedenle yalnız puantaj kayıtlarında fazla çalışma görünmemesi, çalışma koşullarının ağırlaşmadığını göstermeye yetmez.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/15606 E., 2018/22321 K. sayılı kararında normal çalışma süresinin aşılmasının yanında, işçinin aynı çalışma süresi içerisinde daha fazla sayıda veya miktarda iş üstlenip üstlenmediğinin de araştırılmasını istemesi bu ayrımı açık biçimde ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte her yoğun çalışma dönemi haklı fesih nedeni değildir. İşin dönemsel olarak yoğunlaşması ile personel eksikliğinin kalıcı hale getirilerek işçinin çalışma koşullarının sürekli ağırlaştırılması birbirinden ayrılmalıdır.

Personel Eksikliği Nedeniyle Sürekli Fazla Mesai Yaptırılabilir mi?

Personel eksikliğinin en sık ortaya çıkardığı sorunlardan biri, kalan çalışanların sürekli fazla çalışma yapmak zorunda bırakılmasıdır.

4857 sayılı İş Kanunu uyarınca haftalık 45 saati aşan çalışmalar kural olarak fazla çalışma niteliğindedir. Fazla çalışma yaptırılması kanundaki sınırlamalara ve Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğine tabidir.

Personel eksikliğinin kalıcı hale gelmesi, işverenin normal personel ihtiyacını sürekli fazla çalışmayla karşılamasını hukuken sınırsız hale getirmez. Özellikle uzun süre devam eden çalışma düzeninin kanuni sınırları aşması veya fazla çalışma karşılıklarının ödenmemesi halinde işçi açısından farklı haklar doğabilir.

Fazla Mesai Ücreti Ödenmiyorsa İşçi Haklı Feshedebilir mi?

İşçinin yaptığı fazla çalışmanın ücretinin ödenmemesi, personel eksikliğinden bağımsız olarak haklı fesih bakımından güçlü bir nedendir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 31.01.2011 tarihli, 2009/3622 E., 2011/1522 K. sayılı kararında işçinin fazla çalışma yaptığı ancak fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği belirlenmiş ve bu nedenle gerçekleştirilen fesih İş Kanunu m.24/II-e kapsamında haklı kabul edilmiştir.

Dolayısıyla işyerindeki personel eksikliği nedeniyle işçi sürekli fazla çalışıyor ve bu çalışmalarının karşılığı ödenmiyorsa uyuşmazlık artık yalnız “iş yükünün artması” meselesinden ibaret değildir. Ödenmeyen fazla çalışma ücreti ayrıca haklı fesih sebebi oluşturabilir.

Örneğin üç kişilik bölümde iki çalışan ayrılmış, kalan işçi haftanın altı günü geç saatlere kadar çalışmaya başlamış ve bu çalışmalar bordrolara yansıtılmamışsa, personel eksikliğinin yanında ücretin eksik ödenmesi de fesih bakımından değerlendirilir.

Fazla Mesai Ücreti Ödeniyor Ancak İşçi Sürekli Fazla Çalıştırılıyorsa Ne Olur?

Fazla çalışma ücretinin eksiksiz ödenmesi, işverenin işçiyi sınırsız biçimde fazla çalıştırabileceği anlamına gelmez. Fazla çalışmanın kanuni sınırları, işçinin dinlenme hakkı ve iş sağlığı ve güvenliği hükümleri ayrıca uygulanır.

İşverenin sürekli personel eksikliğini fazla çalışmayla kapatması, işçinin çalışma düzenini kalıcı biçimde ağırlaştırabilir. Özellikle fazla çalışma süresinin kanuni sınırları aşması veya çalışma düzeninin işçinin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye düşürmesi halinde yalnız ücretin ödenmiş olması bütün hukuki sorunları ortadan kaldırmaz.

İşçi Fazla Çalışma Onayını Geri Alabilir mi?

Fazla çalışmaya önceden onay vermiş olmak, işçinin bu onayını süresiz biçimde geri alamayacağı anlamına gelmez. Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği uyarınca işçi fazla çalışma onayını otuz gün önceden yazılı bildirimde bulunarak geri alabilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.02.2026 tarihli, 2026/692 E., 2026/1453 K. sayılı kararında, fazla çalışma onayını usulüne uygun biçimde geri alan işçinin daha sonra fazla çalışma yapmamasının işverene haklı veya geçerli fesih imkânı vermediği kabul edilmiştir. Kararda onayın geri alınmasının işverenin kabulüne bağlı olmadığı da belirtilmiştir.

Bu karar personel eksikliğinin fazla mesaiyle karşılandığı işyerleri bakımından önemlidir. İşveren, eksik personel nedeniyle sürekli fazla çalışma ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek işçinin usulüne uygun şekilde geri aldığı fazla çalışma onayını etkisiz hale getiremez.

Bir Çalışanın Görevleri Diğer Çalışana Verilirse İş Kanunu m.22 Uygulanır mı?

Personel eksikliği bazen yalnız iş miktarının artmasına değil, işçinin görev kapsamının da değişmesine neden olur. Örneğin muhasebe bölümünde çalışan işçiye işten ayrılan depo personelinin sürekli görevlerinin verilmesi veya teknik bir pozisyondaki çalışanın tamamen başka bir pozisyonun sorumluluklarını da üstlenmesinin istenmesi çalışma koşullarında esaslı değişiklik tartışmasını gündeme getirebilir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesine göre işveren, iş sözleşmesiyle veya işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı değişikliği işçiye yazılı olarak bildirmeli ve değişiklik işçi tarafından kanunda öngörülen şekilde kabul edilmelidir.

Buna karşılık aynı meslek ve görev kapsamı içinde kalan, işin niteliğini esaslı biçimde değiştirmeyen her görev dağılımı İş Kanunu m.22 anlamında esaslı değişiklik sayılmaz. Burada işçinin eski ve yeni görevleri, sorumluluk düzeyi, çalışma koşulları ve değişikliğin kalıcı olup olmadığı karşılaştırılmalıdır.

Görev Tanımında “İşverenin Vereceği Diğer İşler” Yazıyorsa Her İş Yüklenebilir mi?

İş sözleşmelerinde sıklıkla “işveren tarafından verilecek diğer görevleri yerine getirir” veya benzeri genel hükümler bulunur. Bu tür kayıtlar işverenin yönetim hakkını genişletebilirse de işverenin işçinin mesleği, pozisyonu ve çalışma koşullarıyla ilgisiz her işi sınırsız biçimde yaptırabileceği anlamına gelmez.

Sözleşmedeki genel görev kaydı kullanılarak işçinin fiilî pozisyonu değiştiriliyor, sorumluluk seviyesi önemli ölçüde artırılıyor veya işçi başka bir personelin işini sürekli olarak üstlenmek zorunda bırakılıyorsa somut değişikliğin İş Kanunu m.22 kapsamında esaslı değişiklik oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenmelidir.

Geçici Personel Eksikliği ile Sürekli Personel Eksikliği Aynı mıdır?

Personelin hastalık, yıllık izin, doğum izni veya kısa süreli iş yoğunluğu nedeniyle geçici olarak azalmasıyla, ayrılan çalışanların yerine aylarca veya yıllarca yeni personel alınmaması aynı şekilde değerlendirilmez.

Çalışma hayatında dönemsel yoğunluklar ortaya çıkabilir ve işçinin sözleşme kapsamındaki işlerde geçici olarak daha yoğun çalışması tek başına haklı fesih oluşturmaz. Buna karşılık işveren personel maliyetini azaltmak amacıyla kalıcı olarak daha az işçiyle aynı işi yürütmeye başlamış ve bu nedenle kalan işçinin çalışma koşulları sürekli ağırlaşmışsa haklı fesih iddiası daha güçlü hale gelir.

Bu nedenle uyuşmazlıklarda personel eksikliğinin ne kadar süredir devam ettiği ve işverenin eksikliği gidermek için herhangi bir düzenleme yapıp yapmadığı da önem taşır.

Aşırı İş Yükü İşçinin Sağlığını Bozuyorsa Haklı Fesih Mümkün mü?

İş yükünün ağırlaşması işçinin sağlığını etkileyen bir çalışma düzenine dönüşmüşse iş sağlığı ve güvenliği hükümleri de gündeme gelir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 19.02.2019 tarihli, 2017/20315 E., 2019/3657 K. sayılı kararında işyerinin devrinden sonra çalışma koşullarının ağırlaştığını ve sağlık sorunları yaşadığını ileri süren işçinin durumu değerlendirilmiştir. Dosyadaki çalışma koşullarının iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun olmadığı ve sağlıklı çalışma ortamının sağlanmadığı kabul edilerek işçinin feshinin haklı nedene dayandığı sonucuna varılmıştır.

Bu karar yalnız “fazla iş yükü sağlık sorununa yol açtı” şeklinde okunmamalıdır. Somut olayda işyerinin fizikî çalışma koşulları ve sağlık bakımından diğer olumsuzluklar da bulunmaktadır. Bununla birlikte iş yükünün iş sağlığı ve güvenliği bakımından tehlikeli bir çalışma düzeni oluşturması halinde haklı fesih değerlendirmesinin yalnız çalışma saatleriyle sınırlı kalmayacağını göstermektedir.

Aşırı İş Yükü Mobbing Sayılır mı?

Her aşırı iş yükü mobbing değildir. İşverenin personel eksikliği, organizasyon bozukluğu veya yoğun dönem nedeniyle çalışanlara fazla iş vermesi tek başına psikolojik taciz sonucunu doğurmaz.

Mobbing değerlendirmesinde davranışların sistematik, süreklilik gösteren ve işçiyi yıldırma, dışlama veya işyerinden uzaklaştırma amacı taşıyan bir bütün oluşturması önemlidir. İş yükünün özellikle belirli bir çalışana diğer çalışanlardan farklı biçimde ve yıldırma amacıyla yüklenmesi ise diğer olgularla birlikte mobbing iddiasında dikkate alınabilir.

Bu nedenle “bana çok iş veriliyor” iddiası ile “diğer çalışanlara verilmeyen işler sistematik biçimde bana yükleniyor, yetiştiremediğim için sürekli aşağılanıyor ve işten ayrılmaya zorlanıyorum” iddiası aynı değildir.

İşveren İşçiye Yetişmeyecek Kadar İş Verirse Ne Olur?

İşçinin mesai süresi içinde objektif olarak yetiştirmesi mümkün olmayan miktarda işle görevlendirilmesi, ardından işlerin yetişmemesi nedeniyle sürekli uyarılması veya performans düşüklüğüyle suçlanması uyuşmazlığın özelliklerine göre iş yükünün ağırlaştırıldığını gösterebilir.

Böyle bir durumda yalnız işçinin “iş çok fazla” şeklindeki beyanı yeterli olmayabilir. Geçmiş dönem iş miktarları, personel sayısı, görev dağılımları, günlük işlem sayıları, üretim hedefleri, e-posta kayıtları ve diğer çalışanların çalışma düzenleri karşılaştırılabilir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/15606 E., 2018/22321 K. sayılı kararında aynı çalışma süresi içerisinde daha fazla miktarda iş üstlenilip üstlenilmediğinin araştırılmasını istemesi bu tür uyuşmazlıklarda somut iş miktarının önemini göstermektedir.

İş Yükü Arttığı İçin İşçi İşi Yetiştiremezse İşten Çıkarılabilir mi?

İşveren performans ve iş görme borcuna aykırılık iddiasıyla feshe başvurabilir. Ancak işçinin performansındaki düşüşün gerçek nedeni işverenin personel sayısını azaltarak objektif olarak yetiştirilemeyecek bir iş yükü oluşturmasıysa, fesih değerlendirilirken bu durum göz ardı edilemez.

Bir personelin üç kişinin görevlerini üstlenmesi sağlandıktan sonra yalnız işleri yetiştiremediği gerekçesiyle performans düşüklüğünden sorumlu tutulması, somut olayın özelliklerine göre fesih bakımından sorun yaratabilir. İşverenin belirlediği hedeflerin objektif, makul ve ulaşılabilir olup olmadığı ile işçiye işi yapabilmesi için gerekli personel ve organizasyon imkânlarının sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilmelidir.

İşçi Personel Alınmasını Talep Etmek Zorunda mı?

Haklı fesih hakkının doğabilmesi için her durumda işçinin önceden “yeni eleman alın” şeklinde başvuru yapmasını zorunlu kılan genel bir kural bulunmamaktadır. Bununla birlikte böyle bir bildirimin yapılması özellikle ispat bakımından önemlidir.

İşçi iş yükünün ağırlaştığını, işleri mevcut çalışma süresinde yetiştiremediğini veya personel ihtiyacı bulunduğunu e-posta, mesaj, dilekçe ya da kurum içi sistem üzerinden bildirmişse işverenin çalışma koşullarındaki sorundan haberdar olduğu daha kolay ortaya konulabilir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/15606 E., 2018/22321 K. sayılı kararındaki olayda da işçinin artan iş yükü nedeniyle personel talebinde bulunduğu iddiası uyuşmazlığın unsurları arasında yer almıştır.

Özellikle iş yükünün giderilebilir nitelikte olduğu durumlarda işçinin durumu önceden yazılı olarak bildirmesi, sonradan ortaya çıkabilecek ispat sorunlarını azaltabilir.

İş Yükünün Fazla Olduğu Nasıl İspatlanır?

Aşırı iş yükü iddiası yalnız tanık anlatımlarıyla sınırlı değildir. İşyerinin özelliklerine göre farklı deliller kullanılabilir.

İşçinin çalışma saatlerini gösteren giriş-çıkış kayıtları, kart basma kayıtları, elektronik sistem kayıtları, e-postalar, WhatsApp yazışmaları, iş dağılım listeleri, görev tanımları, üretim veya işlem sayıları, hedef tabloları, personelin işten ayrıldığı tarihler, işçi tarafından yapılan personel talepleri ve fazla mesai kayıtları uyuşmazlığın ispatında önem taşıyabilir.

Özellikle personel sayısındaki düşüşün ardından işçiye verilen iş miktarının artması elektronik kayıtlarla ortaya konulabiliyorsa, “aynı sürede daha fazla iş yapma” iddiasının somutlaştırılması kolaylaşır.

İşçi İş Yükü Nedeniyle Haklı Fesih Yaparsa Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

İşçinin feshi İş Kanunu m.24 kapsamında haklı nedene dayanıyorsa ve kıdem tazminatı için gerekli diğer şartlar mevcutsa kıdem tazminatına hak kazanması mümkündür.

Ancak “çok çalışıyordum, istifa ettim” şeklindeki genel bir ayrılma beyanıyla, çalışma koşullarının uygulanmaması veya ücretlerin ödenmemesi nedeniyle yapılan haklı fesih aynı değildir. Fesih iradesinin ve dayandığı hukuki olayların açık biçimde ortaya konulması önem taşır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 07.05.2024 tarihli, 2024/3413 E., 2024/7893 K. sayılı kararında da işçinin fesih bildiriminde açıkladığı sebeplerle bağlı olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda fazla çalışma ücretinin ödenmemesi fesih bildiriminde belirtilmediği için sonradan bu hususun haklı fesih sebebi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı belirtilmiş; fesih bildiriminde yer alan başka bir ücret alacağı nedeniyle haklı fesih sonucu korunmuştur.

Bu nedenle haklı fesih yapılacaksa fesih tarihinde mevcut nedenlerin açık biçimde bildirilmesi önemlidir.

Personel Eksikliği Nedeniyle Haklı Fesih İhtarnamesinde Ne Yazılmalıdır?

Fesih bildiriminde yalnız “iş yüküm fazla olduğu için ayrılıyorum” şeklinde soyut bir açıklama yerine çalışma koşullarının nasıl ağırlaştığı somutlaştırılmalıdır.

Ayrılan çalışanların ardından hangi görevlerin işçiye verildiği, personel eksikliğinin ne zamandan beri devam ettiği, çalışma saatlerinin nasıl değiştiği, fazla çalışma yapılmışsa ücretlerinin ödenip ödenmediği, işverene daha önce yapılan bildirimler ve görev kapsamındaki değişiklikler somut olayın özelliklerine göre fesih bildiriminde açıklanabilir.

Haklı fesih sebebinin olayla uyuşmayan hukuk maddelerinin sıralanması yerine, gerçekte yaşanan çalışma koşullarının doğru biçimde ortaya konulması daha önemlidir.

Yargıtay’ın fesih bildirimindeki sebeplerle bağlılığa ilişkin yaklaşımı nedeniyle, fesih tarihinde bilinen ve dayanılmak istenen nedenlerin ihtarnamede yer alması sonradan çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından önem taşır.

Personel Eksikliği Nedeniyle İstifa Eden İşçi İhbar Süresi Vermek Zorunda mı?

İşçinin feshi gerçekten İş Kanunu m.24 kapsamında haklı nedene dayanıyorsa iş sözleşmesi bildirim süresi beklenmeden sona erdirilebilir. Haklı nedenle fesihte işçinin ihbar süresi verme yükümlülüğü bulunmaz.

Buna karşılık haklı fesih sebebi ispatlanamaz ve işçinin ayrılması normal istifa olarak değerlendirilirse ihbar süresi ve işverenin ihbar tazminatı talebi bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle “haklı fesih” ifadesinin kullanılması tek başına feshin hukuken haklı hale gelmesini sağlamaz; dayanak olayların ispatlanması gerekir.

İş Yükü Nedeniyle Haklı Fesihte Kıdem Tazminatı Alınır mı, İhbar Tazminatı Alınır mı?

İşçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshederse kıdem tazminatı şartlarının bulunması halinde kıdem tazminatı isteyebilir. Ancak sözleşmeyi sona erdiren taraf işçi olduğundan kural olarak ihbar tazminatı talep edemez.

İhbar tazminatı, haklı fesih halinde işçinin kıdem tazminatıyla birlikte otomatik olarak hak kazanacağı ikinci bir tazminat değildir.

İş Yükü Arttığında İşçi Hemen Fesih Yapmalı mı?

İş Kanunu m.24/II kapsamındaki bazı haklı fesih nedenlerinde İş Kanunu m.26’daki sürelerin uygulanıp uygulanmayacağı ve devam eden ihlallerde sürenin nasıl hesaplanacağı somut fesih sebebine göre değerlendirilmelidir.

Örneğin ödenmeyen ücret veya sürekli şekilde uygulanmayan çalışma şartlarında ihlal devam ettiği sürece hukuki durum, tek seferlik geçmiş bir olaydan farklıdır. Bununla birlikte işçinin uzun süre hiçbir itiraz ileri sürmeden çalışması, somut olayın özelliklerine göre çalışma koşullarının kapsamı ve ispatı bakımından tartışma yaratabilir.

Bu nedenle personel eksikliği geçici bir sorun olmaktan çıkıp kalıcı çalışma düzenine dönüşmüşse işçinin durumu yazılı olarak bildirmesi ve feshe dayanacağı olayları belgelendirmesi önem taşır.

İş Yükü Nedeniyle Fesihte Arabuluculuk Zorunlu mu?

Haklı fesih gerçekleştirildikten sonra kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret veya diğer işçilik alacaklarının tahsili isteniyorsa iş mahkemesinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir.

Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamazsa işçi görevli iş mahkemesinde dava açabilir. Davada feshin haklı olup olmadığı ile talep edilen işçilik alacakları deliller çerçevesinde değerlendirilir.

Personel Eksikliği ve Fazla İş Yükünde Haklı Fesih Nasıl Değerlendirilir?

Personel eksikliği nedeniyle haklı fesih değerlendirmesinde tek bir ölçüt bulunmaz. İşyerindeki çalışan sayısının azalmasının işçinin çalışma koşullarında gerçekten nasıl bir değişiklik meydana getirdiği belirleyicidir.

Ayrılan personelin işlerinin kalan işçiye verilmesi, işçinin aynı sürede belirgin biçimde daha fazla iş yapmak zorunda bırakılması, çalışma sürelerinin artması, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, işçinin görev alanının esaslı biçimde genişletilmesi veya iş yükünün sağlık ve güvenlik açısından kabul edilemeyecek bir çalışma düzenine dönüşmesi haklı fesih değerlendirmesinde birlikte ele alınabilir.

Buna karşılık yalnız işlerin geçici olarak yoğunlaşması, işçinin sözleşme kapsamındaki görevlerinde makul ölçüde iş artışı yaşanması veya personel sayısının azalmasına rağmen işçinin çalışma koşullarında esaslı bir ağırlaşma meydana gelmemesi haklı fesih için yeterli olmayabilir.

Yargıtay’ın yaklaşımı da “işyerinde kaç kişi vardı, şimdi kaç kişi kaldı?” şeklindeki basit bir sayı karşılaştırmasından ziyade, işçinin çalışma süresinin, görevlerinin, sorumluluğunun ve aynı süre içinde yapmak zorunda olduğu iş miktarının fiilen nasıl değiştiğinin araştırılması yönündedir.

Personel Eksikliği ve Fazla İş Yükü Hakkında Sık Sorulan Sorular

İşyerinde eleman az olması haklı fesih sebebi midir?

İşyerinde personel sayısının az olması tek başına haklı fesih nedeni değildir. Personel eksikliği nedeniyle işçinin çalışma şartlarının ağırlaşıp ağırlaşmadığı belirlenmelidir.

İki kişinin işi tek kişiye verilebilir mi?

İşveren iş organizasyonunda değişiklik yapabilir; ancak iki kişinin yaptığı işin kalıcı biçimde tek çalışana yüklenmesi sonucu çalışma süresi, iş miktarı veya sorumluluk önemli ölçüde artıyorsa çalışma şartlarının ağırlaşması gündeme gelebilir.

Mesai saatim değişmedi ama iş yüküm iki katına çıktı, haklı fesih yapabilir miyim?

Çalışma süresinin değişmemiş olması tek başına haklı fesih ihtimalini ortadan kaldırmaz. Yargıtay, işçinin aynı zaman diliminde daha fazla sayıda veya miktarda iş yapmak zorunda bırakılıp bırakılmadığının da araştırılması gerektiğini kabul etmektedir.

Personel eksikliği nedeniyle fazla mesai yapmak zorunda mıyım?

Fazla çalışma İş Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine tabidir. Personel eksikliği işverene kanuni sınırları aşan veya gerekli koşulları bulunmayan sınırsız fazla çalışma yaptırma hakkı vermez.

Fazla mesai ücretim ödenmiyorsa işten ayrılıp kıdem tazminatı alabilir miyim?

Fazla çalışma yapıldığı halde ücretinin ödenmemesi İş Kanunu m.24/II-e kapsamında haklı fesih sebebi oluşturabilir. Fesih sebebinin ve fazla çalışmanın ispatlanması gerekir.

Fazla mesai onayımı geri alabilir miyim?

Fazla çalışma onayı yazılı bildirimle geri alınabilir. Yönetmelikte öngörülen süre sonunda geri alma hüküm doğurur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.02.2026 tarihli, 2026/692 E., 2026/1453 K. sayılı kararında da usulüne uygun biçimde onayını geri alan işçinin fazla çalışma yapmaması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedilemeyeceği kabul edilmiştir.

İşten ayrılan arkadaşımın bütün görevleri bana verildi, ne yapabilirim?

Öncelikle verilen görevlerin mevcut iş sözleşmesi ve görev kapsamı içinde bulunup bulunmadığı, iş yükünün ne ölçüde arttığı ve çalışma süresine etkisi değerlendirilmelidir. İş yükünün kalıcı biçimde ağırlaşması halinde çalışma koşullarının uygulanmaması veya esaslı değişiklik hükümleri gündeme gelebilir.

Patron yeni eleman almıyor diye doğrudan işi bırakabilir miyim?

Yeni personel alınmaması tek başına haklı fesih sebebi değildir. Personel alınmamasının çalışma koşullarında yarattığı sonuçların haklı fesih düzeyine ulaşıp ulaşmadığı belirlenmelidir. Haklı neden bulunmadan işin bırakılması kıdem ve ihbar tazminatı bakımından işçi aleyhine sonuç doğurabilir.

Aşırı iş yükü mobbing midir?

Her ağır iş yükü mobbing değildir. İş yükünün belirli bir çalışanı yıldırmaya yönelik sistematik uygulamanın parçası olması halinde mobbing değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

İş yüküm sağlığımı bozuyorsa haklı fesih yapabilir miyim?

İş yükü ve çalışma ortamı iş sağlığı ve güvenliği bakımından sağlıksız koşullar oluşturuyorsa haklı fesih gündeme gelebilir. Sağlık durumu ile çalışma koşulları arasındaki bağlantının somut delillerle ortaya konulması önem taşır.

Haklı fesih yapmadan önce işverene yazılı bildirim yapmak zorunlu mu?

Her haklı fesih sebebi bakımından önceden personel talebinde veya şikâyette bulunmayı zorunlu kılan genel bir kural yoktur. Ancak iş yükünün ağırlaştığının daha önce yazılı olarak bildirilmiş olması hem sorunun giderilmesine imkân verir hem de sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkta önemli delil oluşturabilir.

Haklı fesih yapan işçi kıdem tazminatı alır mı?

İşçinin feshi İş Kanunu m.24 kapsamında haklı nedene dayanıyor ve kıdem tazminatı için gerekli diğer şartlar bulunuyorsa kıdem tazminatı talep edilebilir.

Değerlendirme
İlginizi çekebilir:  Toptan Ödeme Nedir?

Yorum yapın