Boşanma davasının açılması, eşlerden birine diğer eşin müşterek konuttaki adres kaydını doğrudan sildirme yetkisi vermez. Dava dilekçesi ve tensip zaptı, evlilik hakkında bir yargılama başladığını gösterir; diğer eşin artık o konutta yaşamadığını veya yeni bir yerleşim yeri edindiğini tek başına ispatlamaz.
Müşterek konutta kalmaya devam eden eş, diğer eşin evden ayrıldığını belirterek ilçe nüfus müdürlüğüne başvurabilir. Tensip zaptı, konutun kendisine tahsis edildiğini gösteren ara karar, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma kararı, tapu kaydı, kira sözleşmesi, abonelik belgeleri ve taşınmaya ilişkin tutanaklar bu başvuruda sunulabilir. Ancak nüfus müdürlüğü, yalnızca boşanma davasının açılmış olmasına veya uzaklaştırma kararının varlığına dayanarak aynı anda silme işlemi yapmak zorunda değildir.
Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nin 13. maddesine göre kayıtlı adres beyanı, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Sunulan belgeler kişinin artık konutta yaşamadığı konusunda yeterli görülmezse mülki idare amirinin yazılı emriyle kolluk araştırması yapılabilir. Araştırma sonucunda diğer eşin müşterek konuttan sürekli biçimde ayrıldığı ve kaydın fiilî durumu yansıtmadığı belirlenirse adresi eski adres konumuna getirilerek arşivlenebilir. Yeni adresi bilinmiyorsa kişinin yerine başka bir yerleşim yeri adresi yazılmaz.
Tensip zaptı ile uzaklaştırma kararı bu işlemi kendiliğinden gerçekleştiren belgeler değil, adres kaydının incelenmesini sağlayabilecek delillerdir. Özellikle uzaklaştırma kararının kısa süreli olması, kişinin müşterek konuttaki yerleşim yerini kesin olarak terk ettiğini göstermeyebilir. Tedbir süresince başka bir yerde geçici olarak kalması ile yeni bir yerde sürekli kalma niyetiyle yerleşmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Müşterek konutta yaşamaya devam eden kişinin adresini sırf boşanma davası açıldığı için sildirmeye çalışmak ise gerçeğe aykırı adres işlemine yol açabilir. Eşler arasındaki uyuşmazlık, mülkiyetin yalnızca bir eşe ait olması veya evliliğin fiilen sona ermiş bulunması, kişinin o konutta gerçekten yaşadığı dönemde adres kaydının kaldırılmasını haklı hâle getirmez.
Uzaklaştırma Kararı Şiddet Uygulayanın MERNİS Adresini Değiştirir mi?
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen müşterek konuttan uzaklaştırma kararı, şiddet uygulayanın belirli bir süre boyunca konuta girmesini ve yaklaşmasını yasaklar. Kararda müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi de mümkündür. Buna karşılık bu tedbir, şiddet uygulayanın MERNİS adresini doğrudan değiştirmez.
Uzaklaştırma kararı geçici niteliktedir. Türk Medeni Kanunu’nun 20. maddesine göre yerleşim yerinin değiştirilmesi yeni bir yerleşim yerinin edinilmesine bağlıdır. Hakkında bir aylık veya birkaç aylık uzaklaştırma kararı verilen kişinin tedbir süresince başka bir yerde kalması, her durumda müşterek konuttaki yerleşim yerini kaybettiği anlamına gelmez. Kişinin tedbir bittikten sonra konuta dönme iradesi bulunuyorsa kayıtlı adresin korunması mümkündür.
Korunan eş, uzaklaştırma kararıyla birlikte kişinin artık müşterek konutta yaşamadığını gösteren başka belgeler sunarsa nüfus müdürlüğü adresin güncelliğini inceleyebilir. Tedbirin art arda uzatılması, konutun boşanma davasında korunan eşe tahsis edilmesi, şiddet uygulayanın eşyalarını alarak ayrılması, başka bir konutta sürekli yaşamaya başlaması veya kolluk araştırmasında müşterek konutta oturmadığının belirlenmesi kaydın eski adres konumuna getirilmesini sağlayabilir.
6284 sayılı Kanun kapsamında korunan kişi hakkında ayrıca müşterek yerleşim yerinden ayrı bir yerleşim yeri belirlenmesine karar verilebilir. Bu karar korunan kişinin adresine ilişkindir; şiddet uygulayanın adres kaydını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesine ilişkin özel tedbirler de adres silme işleminden farklıdır.
Evli Eşlerin MERNİS Adresleri Farklı Olabilir mi?
Eşlerin evli olması, aynı MERNİS adresinde kayıtlı bulunmalarını zorunlu kılmaz. Her eşin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle fiilen oturduğu yere göre belirlenir. Eşler boşanma davası açılmadan önce fiilen ayrılmışsa her biri kendi yaşadığı adresi bildirebilir. Ayrı adres kaydı için diğer eşin izni, açılmış bir boşanma davası veya mahkemece verilmiş ayrılık kararı aranmaz.
Kişi müşterek konuttan ayrılarak ailesinin yanına, kiraladığı bir eve veya kendisine ait başka bir konuta yerleşmişse adresini yirmi iş günü içinde değiştirmelidir. Bildirilecek konut boş görünüyorsa işlem e-Devlet üzerinden yapılabilir. Konutta başka kişilerin kaydı bulunuyorsa muvafakat veya kira sözleşmesi, tapu kaydı ve abonelik belgesi gibi doğrulayıcı belgeler gerekebilir. Bu şartlar kişinin evli olmasından değil, kaydolacağı konutun Adres Kayıt Sistemi’ndeki durumundan kaynaklanır.
Boşanma davası açılmadan hemen önce yapılan adres değişikliği, davanın nerede açılacağı bakımından tek başına kesin sonuç doğurmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Yetkiye itiraz edilirse mahkeme yalnızca MERNİS kaydına değil, kişinin yeni adreste gerçekten yaşayıp yaşamadığına ve orada sürekli kalma niyetinin bulunup bulunmadığına da bakabilir.
E-Devlet’te Eşlerin Adresi Birlikte mi Taşınır?
E-Devlet’teki adres değişikliği hizmetinde kişinin kendisiyle birlikte taşınacak eşini ve çocuklarını aynı işleme ekleyebilmesi, bütün aile fertlerinin birlikte taşınmasının zorunlu olduğu anlamına gelmez. Aynı adreste kayıtlı ergin aile fertlerinin birbirleri adına bildirim yapabilmesi, işlemleri kolaylaştırmak amacıyla tanınmış bir yetkidir.
Adres değişikliğini yapan kişi yalnızca kendi kaydını yeni adrese taşıyabilir. Eş gerçekten eski konutta kalmaya devam ediyorsa onun adresinin de aynı işlemle değiştirilmesi gerekmez. Eşlerin boşanma davası açılmadan önce veya dava devam ederken farklı adreslerde kayıtlı olması mümkündür.
E-Devlet ekranında aile fertlerinin gösterilmesi, bunların tamamının seçilmesini zorunlu kılmaz. Sistem, kişi aile fertleri adına da bildirim yapmak istiyorsa aradaki aile bağını ve kişilerin işlem anında aynı adreste kayıtlı olup olmadığını kontrol eder. Birlikte taşınacak eş veya çocuk bulunmuyorsa kişi kendi adına işlem yapabilir.
Elektronik sistem bazı adresleri belge incelemesi gerektirdiği, taşınma tarihi yirmi iş gününü geçtiği, yeni konut dolu göründüğü veya işlem güvenliği bakımından ek araştırma gerektiği için kabul etmeyebilir. Bu durum eşlerin ayrı adres alamayacağı anlamına gelmez. E-Devlet üzerinden tamamlanamayan adres bildirimi, gerekli belgelerle ilçe nüfus müdürlüğünde yapılabilir.
Uzaklaştırılan Kişiye Ortak Konutta Yapılan Tebligat Geçerli midir?
Uzaklaştırma kararı devam ederken müşterek konuta gönderilen tebligatın geçerliliği, yalnızca bu adresin MERNİS’te kayıtlı olmasına göre belirlenemez. Tebligatın hangi hükme göre yapıldığı, tebligatı çıkaran makamın uzaklaştırma kararını bilip bilmediği, dosyada farklı bir adres bulunup bulunmadığı ve tebliğ mazbatasındaki işlemler birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.09.2021 tarihli, 2021/3540 E., 2021/7663 K. sayılı kararında, borçlunun aile mahkemesi kararıyla müşterek konuttan bir ay süreyle uzaklaştırıldığı dönemde bu konuta Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca yapılan ödeme emri tebliği usulsüz kabul edilmiştir. Tebliğ tarihinde borçlunun mahkeme kararı gereğince adreste bulunmasının yasak olması dikkate alınmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.02.2018 tarihli, 2016/12716 E., 2018/2683 K. sayılı kararında da boşanma davasından önce müşterek konuttan uzaklaştırılan erkeğe dava dilekçesinin kadının yaşadığı ortak MERNİS adresinde tebliğ edilmesi hukuki dinlenilme hakkına aykırı bulunmuştur. Koruma dosyasında erkeğin farklı adresi bildirilmiş olmasına rağmen tebligatların uzaklaştırıldığı konuta gönderilmesi bozma sebebi sayılmıştır.
Boşanma davasını açan eş, diğer eşin müşterek konuttan uzaklaştırıldığını ve farklı bir yerde kaldığını biliyorsa dava dilekçesinde bu durumu açıklamalıdır. Bilinen farklı adresin ve uzaklaştırma kararının mahkemeye bildirilmemesi, tebligatların korunan eşin yaşadığı müşterek konuta gönderilmesine ve yargılamanın diğer eşin yokluğunda yürütülmesine yol açabilir.
Her uzaklaştırma kararında müşterek konuta gönderilen bütün tebligatlar kendiliğinden geçersiz değildir. Tebligatın kişiye başka bir yerde bizzat yapılması, bilinen yeni adresine gönderilmesi veya şartları varsa elektronik tebligat yolunun kullanılması mümkündür. Uzaklaştırıldığı konuta muhtar yoluyla yapılan tebligatlarda ise tedbir kararının süresi, makamın bildiği diğer adresler ve tebligatın şekli özellikle incelenir.