Ortak Velayet Ne İşe Yarar? Avantajları, Sorumlulukları ve Anlaşmazlıkların Çözümü

Ortak velayet, anne ve babanın çocuğun bakımına, eğitimine, sağlığına ve geleceğine ilişkin velayet yetkilerini paylaşmasıdır. Boşanma sonrasında ortak velayet kararı verildiğinde, çocuk ağırlıklı olarak bir ebeveynin yanında yaşasa da diğer ebeveyn önemli kararlarda söz sahibi olmaya devam eder.

Bu düzenleme, çocuğun her iki evde eşit süre kalmasını, nafakanın kaldırılmasını veya ebeveynlerin birbirlerinin yaşamına sınırsız müdahale etmesini gerektirmez. Ortak velayetin sağladığı hakların karşılığında bilgi paylaşma, önemli kararlarda uzlaşma, bakım sorumluluğunu yerine getirme ve çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini koruma yükümlülükleri bulunur.

Evlilik devam ederken çocuğun velayeti anne ve babaya aittir

Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesine göre evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti ortak kullanır. Bunun için ayrıca ortak velayet davası açılması veya protokol hazırlanması gerekmez.

Eşlerin ayrı yaşamaya başlaması ya da boşanma davası açılması, velayeti kendiliğinden çocuğu yanında bulunduran ebeveyne geçirmez. Mahkeme, ayrı yaşam veya boşanma sürecinde çocuğun korunması için velayetin kullanımını geçici olarak ebeveynlerden birine bırakabilir. Böyle bir karar verilmişse tarafların yetkileri bu karara göre belirlenir.

Çocuğun fiilen annesinde veya babasında bulunması ile hukuken velayet yetkisine sahip olmak farklıdır. Çocuğu yanında bulunduran ebeveyn, bu fiilî durumdan hareketle diğer ebeveynin velayet hakkını ortadan kaldıramaz.

Anlaşmalı boşanmada ortak velayet nasıl kurulur?

Anne ve baba, anlaşmalı boşanma protokolünde ortak velayeti kabul eder; Hâkim, düzenlemeyi çocuğun menfaatine uygun bulursa ortak velayete karar verir. Tarafların anlaşması önemlidir; çocuğa ilişkin hükümler üzerinde mahkemenin denetimi devam eder.

Protokolde yalnızca “velayet ortak olacaktır” denilmesi, uygulamadaki sorunları çözmez. Çocuğun ağırlıklı olarak hangi ebeveynle yaşayacağı, diğer ebeveynde kalacağı dönemler, tatiller, teslim saatleri, okul ve sağlık bilgilerinin paylaşılması, giderler ve önemli kararlarda izlenecek yöntem açıklanmalıdır. Bu düzenlemelerin uygulanabilir şekilde mahkeme kararına yansıması gerekir.

Boşanma kararında velayet bir ebeveyne verilmişse, tarafların sonradan kendi aralarında ortak velayet konusunda anlaşması mevcut hükmü değiştirmez. Yeni düzenleme için aile mahkemesine başvurulur.

Ortak velayeti yalnız anlaşmalı boşanmayla sınırlamak da doğru değildir. Boşanmanın mali sonuçlarında uyuşmazlık yaşanırken çocuk konusunda uzlaşma bulunabilir. Çekişmeli boşanma davasında da ortak velayet konusu incelenebilir; ancak ebeveynlerin çocukla ilgili kararları sürdürülebilir biçimde alabilmesi ve düzenlemenin çocuğa yarar sağlaması gerekir.

Yargıtay ortak velayeti Türk kamu düzenine aykırı görmemektedir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.02.2017 tarihli, 2016/15771 E., 2017/1737 K. sayılı kararında, İngiliz vatandaşı ebeveynlerin evlilik dışında doğan çocukları bakımından ortak velayet talebinin, Türk kamu düzenine aykırılık gerekçesiyle reddedilemeyeceği kabul edilmiştir.

Uyuşmazlıkta uygulanacak yabancı hukukun ortak velayete izin vermesi karşısında, bu düzenlemenin Türk hukukunun temel değerlerini açıkça ihlal etmediği belirtilmiştir. Talebin esasının incelenmesi ve uygulanacak hukuk çerçevesinde karara bağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Karar, ortak velayetin her boşanmada zorunlu olduğu veya ebeveynlerin anlaşmasının mahkemeyi bağladığı anlamına gelmez. Ortak velayetin sırf niteliği nedeniyle kamu düzenine aykırı sayılmasını engelleyen bir içtihattır.

Almanya’daki ortak velayet sistemiyle Türkiye’deki uygulama aynı mı?

Almanya’da mevcut ortak velayet, ayrılık veya boşanma sonrasında kural olarak devam eder. Kanundaki şartlar gerçekleştiğinde velayetin tamamının veya belirli bir bölümünün bir ebeveyne bırakılması istenebilir.

Çocuğun yaşayacağı şehre de her durumda mahkeme karar vermez. Ebeveynler anlaşırsa yerleşim düzenini kendileri belirler. Önemli bir konuda anlaşma sağlanamazsa aile mahkemesinden ilgili karar yetkisinin bir ebeveyne verilmesi istenir. Türkiye’de boşanma sonrası ortak velayet açıklanırken Alman hukukundaki devamlılık esası doğrudan uygulanamaz.

Ortak velayetin avantajları nelerdir?

Ortak velayetin en belirgin avantajı, çocuğun yanında sürekli yaşamayan ebeveynin eğitim, sağlık ve gelecek planlamasında velayet yetkisini korumasıdır. Çocuğun günlük bakımını üstlenen ebeveyn açısından ise diğer ebeveynin sorumluluğunun somutlaştırılmasına ve bakım yükünün paylaşılmasına imkân sağlar.

Sağladığı imkânUygulamadaki karşılığı
Önemli kararlara katılmaOkul seçimi, önemli tedaviler ve kalıcı yerleşim değişikliklerinde iki ebeveynin de söz sahibi olması
Bakım sorumluluğunu paylaşmaOkul takibi, sağlık kontrolleri ve çocuğun günlük ihtiyaçlarının belirlenen düzende üstlenilmesi
Çocuğun yaşamına düzenli katılmaEbeveynliğin yalnız görüşme günleriyle sınırlanmaması
Bilgiye erişim ve bilgi paylaşımıEğitim ve sağlık gelişmelerinin her iki ebeveyn tarafından takip edilmesi
Çocuğun iki ebeveynle bağını korumaÇocuğun bakım ve yetiştirilmesinde her iki ebeveynin devam eden sorumluluğunun görünür olması

Bu yararlar, ebeveynlerin kararı uygulamasıyla ortaya çıkar. Okul ve sağlık işlerinin tamamını bir ebeveyn yürütürken diğerinin yalnız onay vermemesi, sorumluluğun paylaşılması anlamına gelmez.

Ortak velayet ebeveyne ne kaybettirir, hangi yükleri getirir?

Ortak velayeti kabul eden ebeveyn, çocuğun hayatını esaslı biçimde etkileyen konuları diğer ebeveyni dışlayarak yönetemez. Çocuğun yanında yaşaması, önemli kararların tamamını kendisinin alacağı anlamına gelmez.

KonuOrtak velayetin getirdiği sorumluluk
Okul ve yerleşim değişikliğiDiğer ebeveynin velayet yetkisini gözetme ve önemli değişikliklerde uzlaşma
Sağlık kararlarıÖnemli müdahaleler hakkında bilgi paylaşma ve karar sürecine katılım sağlama
Çocuğun kalacağı dönemlerMahkemece belirlenen teslim ve bakım düzenine uyma
GiderlerNafaka ve gider paylaşımına ilişkin yükümlülükleri yerine getirme
İletişimÇocuğu aracı yapmadan gerekli bilgileri diğer ebeveyne iletme
AnlaşmazlıklarÇocuğun ihtiyacını engellemek yerine uygun hukuki yola başvurma

Ortak velayet kabul edildiğinde nafaka, mal paylaşımı veya diğer boşanma talepleri kendiliğinden ortadan kalkmaz. Bu haklarda değişiklik yapılacaksa ayrıca açık bir düzenleme gerekir.

Ortak velayet nafakayı kaldırır mı?

Ortak velayet, iştirak nafakasını kendiliğinden kaldırmaz. İştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak için ödenir. Velayetin ortak olması, çocuğun barınma, beslenme, eğitim ve sağlık giderlerini sona erdirmez.

Çocuk ağırlıklı olarak bir ebeveynle yaşıyor ve günlük bakım yükünü o ebeveyn üstleniyorsa diğer ebeveynin nafaka ödemesi kararlaştırılabilir. Çocuğun her iki evde kaldığı düzende de ebeveynlerin gelir farkı, sabit giderler ve fiilen karşılanan ihtiyaçlar önem taşır. Bütün giderlerin yarı yarıya paylaşılmasını zorunlu kılan genel bir kural yoktur.

Mevcut nafaka kararı, ortak velayete geçildiği gerekçesiyle kendiliğinden ödenmez hâle gelmez. Nafakanın indirilmesi veya kaldırılması isteniyorsa değişen bakım ve ekonomik koşullar gösterilerek mahkemeden karar alınmalıdır.

Ortak velayette çocuk kimde kalır, süreler eşit olmak zorunda mı?

Ortak velayette çocuğun bir ebeveynin yanında ağırlıklı olarak yaşaması mümkündür. Diğer ebeveynin velayet yetkisi devam ederken çocuğun okul günlerini bir evde, belirli hafta sonlarını ve tatilleri diğer evde geçirmesi düzenlenebilir.

Sürelerin eşit olması zorunlu değildir. Çocuğun yaşı, okul saatleri, evler arasındaki mesafe, bakım ihtiyaçları ve mevcut yaşam düzeni dikkate alınır. Ebeveynler arasında sayısal eşitlik kurulması, çocuğun her hafta yorucu yolculuklar yapmasını veya okul düzeninin bozulmasını haklı kılmaz.

Kararda hafta içi ve hafta sonu düzeninin yanında bayramlar, yarıyıl ve yaz tatili, teslim saatleri ve ulaşım sorumluluğu da belirlenmelidir. “Taraflar istedikleri zaman görüşür” şeklindeki belirsiz ifadeler tercih edilmemelidir.

Çocuğun kalacağı yer ve süreler sonradan değiştirilebilir mi?

Çocuğun okula başlaması, bakım ihtiyacının değişmesi, ebeveynlerden birinin taşınması veya çalışma saatlerinin farklılaşması, kalış düzeninin yeniden belirlenmesini gerektirebilir. Bunun için her zaman ortak velayetin sona erdirilmesi gerekmez; ortak velayet korunarak yerleşim ve süreler değiştirilebilir.

Tarafların belirli bir hafta için karşılıklı anlaşarak farklı bir düzen uygulaması ile mahkeme kararının kalıcı olarak değiştirilmesi farklıdır. Sürekli uygulanacak ve gerektiğinde resmî yoldan yerine getirilecek yeni düzen için mahkeme kararı alınmalıdır.

Başka bir şehre taşınmak, çocuğun okulunu ve diğer ebeveynle ilişkisini esaslı biçimde etkiliyorsa ortak velayet yetkisinin kapsamına girer. Çocuğu yanında bulunduran ebeveyn, taşınma kararının diğer ebeveynin hakları ve çocuğun düzeni üzerindeki etkisini yok sayamaz.

Ortak velayette her karar için iki ebeveynin onayı mı gerekir?

Çocuğun günlük yemek, uyku, ödev ve olağan bakım düzeni ile okul değiştirme, önemli tıbbi müdahale veya başka ülkede yaşamaya başlama aynı nitelikte değildir. Çocuğun yanında bulunduğu ebeveyn, günlük bakımı yürütür. Çocuğun geleceğini ve yaşam koşullarını esaslı biçimde etkileyen kararlar ise ortak velayet yetkisini ilgilendirir.

Türk Medeni Kanunu’nun 342. maddesinde, iyi niyetli üçüncü kişilerin ebeveynlerden birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilmesi düzenlenmiştir. Bu hüküm, diğer ebeveynin bilinen itirazını etkisiz kılmaz. Bir kurumun işlemi tek imzayla yapması, ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın hukuken çözüldüğü anlamına gelmez.

Her görüş ayrılığı ortak velayetin sona ermesini gerektirmez. Belirli bir okul veya tedavi konusunda çıkan uyuşmazlık için o ihtiyaca yönelik mahkeme tedbiri istenir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını sürekli aksatan ve ortak karar alınmasını imkânsızlaştıran çatışmada ise velayet düzeninin değiştirilmesi gerekir.

Ortak velayette okul konusunda anlaşma sağlanamazsa ne yapılır?

Okul seçimi veya değişikliği konusunda anlaşma sağlanamıyorsa aile mahkemesine başvurularak eğitim ihtiyacını karşılayacak somut bir düzenleme istenir. Kayıt veya nakil süresi dolmak üzereyse, başvuruda bu tarih belirtilerek geçici tedbir talep edilir.

Mahkemeye yalnız “okul konusunda anlaşamıyoruz” denilmesi yeterli değildir. Tercih edilen okul, mevcut okulun durumu, ulaşım süresi, eğitim ihtiyacı, ücretler, çocuğun uyumu ve diğer ebeveynin itirazı açıklanmalıdır. Talep; kayıt işleminin yapılabilmesi, mevcut eğitimin korunması veya belirli değişikliğin önlenmesi gibi uygulanabilir bir sonuca yönelmelidir.

Mahkemenin başvuran ebeveynin istediği okulu seçmesi zorunlu değildir. Karar, çocuğun eğitimine en uygun çözümü sağlamalıdır. Daha pahalı okulun her zaman daha uygun olduğu kabul edilemeyeceği gibi ebeveynlerden birinin özel okulu tercih etmesi de diğerini kendiliğinden ücretin yarısından sorumlu kılmaz.

Tedavi ve ameliyat konusunda anlaşma sağlanamazsa ne yapılır?

Önemli ve planlı tıbbi müdahalelerde çocuğun tanısı, müdahalenin gerekliliği, alternatifleri ve beklemenin doğuracağı riskler açıklığa kavuşturulmalıdır. Uyuşmazlık, ebeveynlerin kişisel tercihlerinden önce tıbbi ihtiyaç üzerinden çözülür.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 24. maddesine göre kanuni temsilcinin rıza vermediği, ancak müdahalenin tıbben gerekli olduğu hâllerde mahkeme kararıyla müdahale yolu düzenlenmiştir. Başvuruya hekim görüşü ve tıbbi belgeler eklenerek gerekli koruyucu karar istenir.

Hayati tehlike veya organ kaybı gibi mevzuatta belirtilen acil durumlarda, gerekli müdahale ebeveynler arasındaki tartışmanın bitmesi için geciktirilmez. Çocuğun anlayabilecek yaş ve olgunlukta olması hâlinde, bilgilendirilmesi ve tedavi sürecine katılımı da sağlanmalıdır.

Ortak velayette ebeveynlerden biri sünnete karşı çıkarsa ne olur?

Sünnet, çocuğun beden bütünlüğünü etkileyen cerrahi bir müdahaledir. Bu nedenle yemek, kıyafet veya günlük bakım tercihi gibi ele alınamaz. Ortak velayet sahibi ebeveynlerden birinin açık itirazı bulunuyorsa, diğer ebeveynin onayıyla uyuşmazlığın ortadan kalktığı kabul edilemez.

Tıbbi zorunluluk bulunduğu ileri sürülüyorsa bunun hekim raporuyla ortaya konulması gerekir. Tıbbi gereklilik, müdahalenin zamanı ve beklemenin sonuçları esas alınarak aile mahkemesinden koruyucu karar istenir.

Tıbbi zorunluluk bulunmayan, dinî veya kültürel gerekçeyle planlanan sünnette ise acil müdahale hükümlerine dayanılmaz. İtiraz eden ebeveyn, işlem yapılmadan önce aile mahkemesinden tedbir isteyebilir. İncelemede çocuğun yaşı, görüşünü açıklama olgunluğu, sağlık durumu ve işlemin ertelenmesinin etkisi önem taşır. Ortak velayet, ebeveynlerden birine bu konuda sınırsız karar yetkisi vermez.

Ortak velayette çocuk muvafakat olmadan yurt dışına çıkarılabilir mi?

Pasaport çıkarılması, sınırdan geçiş ve çocuğun başka ülkede yaşamaya başlaması farklı işlemlerdir.

Ortak velayet altında bulunan küçük için pasaport başvurusunda

her iki ebeveynin muvafakati aranır. Bir ebeveynin onay vermemesi hâlinde, mevcut mahkeme kararının kapsamı ve istenen işlemin niteliği üzerinden yargısal çözüm aranır.

Geçerli pasaportu bulunan çocuğun Türkiye’den çıkışında ise her seyahat için yeniden noter muvafakatnamesi istendiği söylenemez. Emniyet Genel Müdürlüğünün açıklaması, pasaport düzenlenirken muvafakat alındığından pasaportla çıkışta yeniden muvafakat aranmadığı yönündedir. Kimlikle seyahatin kuralları farklıdır; gidilecek ülke, vize makamı veya taşıyıcı şirket ayrıca belge isteyebilir.

Sınır kontrolünden geçilebilmesi, seyahatin velayet kararına uygun olduğunu göstermez. Mahkemece belirlenen kalış süresini ihlal eden, çocuğun okulunu aksatan veya geri dönmesini engelleyen davranışlar ayrıca hukuki sonuç doğurur.

Çocuğun başka ülkede sürekli yaşamaya başlaması, kısa süreli tatilden farklıdır. Diğer ebeveynin velayet hakkını ihlal ederek çocuğun yurt dışına götürülmesi veya seyahat sonunda geri getirilmemesi, uygulanma şartları varsa uluslararası çocuk iadesi sürecine konu olur. Türkiye’deki velayet davası ile çocuğun mutat meskenine, yani hayatının olağan merkezine iadesi süreci aynı inceleme değildir.

Ortak velayet diğer ebeveyne habersiz eve gelme hakkı verir mi?

Ortak velayet, diğer ebeveynin evine izinsiz girme veya çocuğu her istenildiğinde teslim alma yetkisi vermez. Mahkemenin belirlediği bakım ve görüşme düzeni uygulanır. Teslim yeri ve saati belirlenmişse taraflar buna uymalıdır.

Çocuğun okuluna veya hastanesine ilişkin bilgi alma yetkisi de kurumun işleyişini bozacak, çocuğu baskı altında bırakacak ya da yürürlükteki tedbir kararını ihlal edecek davranışları haklı kılmaz. Yaklaşmama, iletişim kurmama veya gizlilik kararı varsa ortak velayet bu kararları etkisiz hâle getirmez.

Çocuğu telefonla görüştürmek zorunlu mu?

Çocuğun diğer ebeveynle makul iletişiminin sürekli engellenmesi, ortak velayetin gerektirdiği iş birliğiyle bağdaşmaz. Ancak bu yükümlülük, her aramanın derhâl açılması veya çocuğun günün her saatinde telefon başına getirilmesi anlamına gelmez.

Mahkeme kararında telefon veya görüntülü görüşme günleri ve saatleri belirlenmişse bu düzene uyulur. Böyle bir hüküm bulunmuyor ve sürekli uyuşmazlık yaşanıyorsa çocuğun yaşı, okul ve uyku saatleri gözetilerek iletişim düzeninin mahkemece belirlenmesi istenir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 tarihli, 2023/9546 E., 2024/1122 K. sayılı kararında, ortak velayete geçilmesi ve alternatif olarak kişisel ilişkinin genişletilmesi taleplerini içeren uyuşmazlık incelenmiştir. Telefon ve görüntülü görüşme ile okul ve hastanede görüşme talepleri de dosyanın kapsamındadır. Kişisel ilişkinin genişletilmesi talebinin reddi, mevcut düzenin çocuğun yaşına ve ebeveynle bağını sürdürmesine elverişli olması gerekçesiyle onanmıştır.

Kararda ortak velayete ilişkin temyiz başvurusu ise kesinlik nedeniyle reddedilmiştir. Bu nedenle karar, ortak velayet konusunda Yargıtayın esastan verdiği genel bir kabul veya ret hükmü olarak aktarılamaz. Kişisel ilişki bakımından gösterdiği husus, her ek görüşme talebinin otomatik kabul edilmeyeceğidir.

Ortak velayette çocuk teslim edilmezse hangi kuruma başvurulur?

Mahkeme kararında çocuğun kimde kalacağı ve hangi dönemlerde diğer ebeveyne teslim edileceği düzenlenmişse, kararın yerine getirilmesi için çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurulur. Müdürlüğün bulunmadığı yerde bu görev, belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğünce yürütülür.

Başvuruya mahkeme kararı ve ihlali gösteren bilgiler sunulur. Müdürlük, kararın niteliğine göre bildirim ve teslim emri işlemlerini yürütür. Çocuk teslimi işlemleri icra dairesinden yapılmaz.

Kararda yalnız ortak velayet yazıyor, fakat çocuğun kalacağı yer ve teslim yükümlülüğü belirlenmiyorsa polis bu boşluğu kendi kararıyla dolduramaz. Aile mahkemesinden uygulanabilir bir düzenleme ve gerekiyorsa geçici teslim kararı alınmalıdır.

Görüşme gününde çocuğu göstermemek ile geri getirmemek aynı yaptırıma mı tabidir?

Çocuk Koruma Kanunu, kişisel ilişkiyi engelleme ile görüşme sonunda çocuğu geri getirmeme arasında ayrım yapar.

İhlalKanunda öngörülen yaptırım
Kişisel ilişki kurulmasına ilişkin teslim emrine aykırı davranılması veya yerine getirilmesinin engellenmesiBir ay içinde şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsi
Kişisel ilişki için teslim alınan çocuğun süre sonunda belirlenen yere getirilmemesiBir ay içinde şikâyet üzerine üç aya kadar disiplin hapsi
Çocuk teslimine ilişkin teslim emrine aykırı davranılması veya yerine getirilmesinin engellenmesiBir ay içinde şikâyet üzerine üç aya kadar disiplin hapsi

Şikâyeti, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi inceler. Ortak velayet dosyasında yaptırım uygulanırken ihlal edilen mahkeme hükmünün ve teslim işleminin niteliği belirlenmelidir. Mahkeme kararına bağlanmamış özel bir çizelgeye uyulmaması, doğrudan bu yaptırımların uygulanması için yeterli değildir.

Çocuğun geri alınmasında polis veya jandarma görev yapar mı?

Çocuk teslimine ilişkin kararın uygulanmasında gerektiğinde kolluk yardımı alınır. Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/B maddesi, teslim yükümlülüğü yerine getirilmediğinde çocuğun bulunduğu yerden alınarak hak sahibine teslim edilmesini düzenler. Süreci müdürlük yürütür; polis ebeveynler arasındaki velayet uyuşmazlığını kendisi karara bağlamaz.

Görüşme gününde çocuğun getirilmemesi ise kişisel ilişki kararının uygulanmasına ilişkin usule tabidir. Her görüşme ihlalinde doğrudan eve gidilerek çocuğun zorla alınacağı söylenemez. Kararın uygulanması, ihlalin belgelenmesi ve disiplin hapsi şikâyeti kendi şartları içinde yürütülür.

Ortak velayet sahibi olmak, çocuğu süresiz yanında tutma hakkı sağlamaz. Çocuğun geri verilmesini sağlayacak işlem ile ihlal nedeniyle uygulanacak yaptırım birbirinden ayrıdır.

Evlilik devam ederken bir ebeveyn çocuğu alıp götürürse ne yapılır?

Velayetin kullanımını değiştiren bir mahkeme kararı yoksa evlilik devam ederken her iki ebeveyn de velayet hakkına sahiptir. Polis, yalnız diğer ebeveynin isteğine dayanarak çocuğun kimde yaşayacağını belirleyemez.

Çocuğun kalacağı yerin ve ebeveynlerle ilişkisinin düzenlenmesi için aile mahkemesine başvurulur. Boşanma davası varsa geçici velayet ve teslim talepleri o dosyada ileri sürülür. Boşanma davası açılmamışsa ayrı yaşam sırasında Türk Medeni Kanunu’nun 197 ve 336. maddeleri kapsamında gerekli tedbirler istenir.

Türk Ceza Kanunu’nun 234/1. maddesindeki çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda anne veya baba bakımından velayet yetkisinin elinden alınmış olması aranır. Velayet hakkı devam eden ebeveynin çocuğu yanında götürmesi, başka şartlar incelenmeden bu suç kapsamında gösterilemez.

Çocuğun kayıp olması, bulunduğu yerin bilinmemesi veya şiddet ve istismar tehlikesi bulunması hâlinde derhâl kolluğa ve savcılığa başvurulur. Çocuğun bulunması ve güvenliğinin sağlanması, ebeveynler arasındaki velayet düzenlemesinden ayrı bir koruma ihtiyacıdır.

Ortak velayet hangi durumlarda sona erdirilir?

Çocuğun eğitim veya tedavisinin sürekli engellenmesi, gerekli bilgilerin saklanması, teslim düzeninin devamlı ihlali, şiddet, baskı ve çocukla ilgili temel kararların alınamaması, ortak velayetin değiştirilmesini gerektiren nedenlerdir. İncelemenin odağında, çatışmanın çocuğun bakımına ve gelişimine etkisi bulunur.

Bir okul tercihindeki geçici anlaşmazlıkla bütün karar süreçlerinin sürekli tıkanması aynı değildir. Belirli uyuşmazlık uygun tedbirle çözülebiliyorsa ortak velayet devam edebilir. İş birliği kalıcı biçimde ortadan kalkmış ve çocuk zarar görüyorsa velayetin bir ebeveyne bırakılması istenir.

Anayasa Mahkemesinin 16.09.2025 tarihli, B. No: 2021/32488 sayılı kararında, boşanma sırasında anneye verilen velayetin sonradan ortak velayete dönüştürülmesi talebiyle bağlantılı uyuşmazlık ele alınmıştır. Ebeveynler ve aileleri arasındaki çatışma, çocukla ilgili konularda sağlıklı iletişimin bulunmaması ve ortak karar düzeninin işlememesi önemsenmiştir.

Mahkeme, ortak velayetin uygulanmamasına ilişkin gerekçeleri anayasal güvenceler bakımından yeterli bulmuş; aile hayatına saygı hakkı yönünden başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun olduğu için kabul edilemez saymıştır. Karar, ebeveynin ortak velayet istemesinin, çocuğun yararına işlemeyen bir düzenin kurulmasını zorunlu kılmadığını göstermektedir.

Ebeveynlerden biri ortak velayete karşı çıkarsa mahkeme neyi inceler?

İtirazın çocuğun bakım ve karar süreçlerine etkisi açıklığa kavuşturulmalıdır. Mahkeme, ebeveynler arasındaki çatışmayı görmezden gelerek ortak velayetin yararlı olacağını varsayamaz.

Anayasa Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli, B. No: 2018/27658 sayılı kararında, başvurucunun ortak velayete açık itirazına rağmen uyuşmazlığın bu düzenlemenin sürdürülebilirliğine ve çocuğun psikolojik gelişimine etkisinin yeterince incelenmemesi, aile hayatına saygı hakkının ihlali olarak kabul edilmiştir.

Kararda, çocuğun mevcut yaşam düzeninin değiştirilmesini haklı kılan nedenlerin ve ortak velayetin somut yararının ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır. Ortak velayet konusunda ebeveynlerin tutumları, aralarındaki anlaşmazlığın boyutu ve çocuğun ihtiyaçları hakkında ilgili ve yeterli gerekçe kurulmalıdır.

Ortak velayet sona ererse velayet anneye mi babaya mı verilir?

Velayet, davayı ilk açan veya ortak velayete ilk itiraz eden ebeveyne otomatik olarak verilmez. Çocuğun bakımını fiilen kimin sağladığı, güvenliği, eğitim ve sağlık düzeni, ebeveynlerin bakım yeterliliği ve çocuğun diğer ebeveynle bağını koruma tutumu incelenir. Daha yüksek gelir, diğer bakım koşullarını önemsiz hâle getirmez.

Anayasa Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli, B. No: 2022/57145 sayılı kararında, ortak velayetin değiştirilerek çocukların velayetinin babaya verilmesi bakımından yapılan inceleme yetersiz bulunmuştur. Çocukların psikolojik tedavileri, kullanılan ilaçlar, beyanlarındaki çelişkiler ve uzman raporuna yönelik sonuca etkili itirazlar yeterince araştırılmamıştır.

Mahkeme, çocukların görüşlerine ağırlık verilirken bu görüşlerin oluştuğu psikolojik koşulların ve velayet değişikliğinin tedavi sürecine etkisinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtmiştir. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.

Bu karar, çocuğun görüşünün önemsiz olduğunu değil, yaşına ve olgunluğuna uygun biçimde alınması ve sağlık durumu ile yaşam koşulları içinde incelenmesi gerektiğini gösterir. Velayet, yalnız “çocuk annesini istiyor” veya “babasını istiyor” denilerek belirlenemez.

Ortak velayetin değiştirilmesi için hangi davada ne istenir?

Ortak velayetin sona erdirilip velayetin bir ebeveyne bırakılması için aile mahkemesinde velayetin değiştirilmesi talebiyle dava açılır. Talep yalnız kalış sürelerine ilişkinse bakım ve kişisel ilişki düzeninin yeniden belirlenmesi istenir. Devam eden boşanma davasında çocuğa ilişkin geçici önlemler aynı dosyada talep edilir.

Başvuruda sorunun sonucu somutlaştırılmalıdır. Tedaviye onay verilmemesi nedeniyle işlem gecikmişse tıbbi belgeler; okul kaydı engellenmişse kayıt tarihleri ve yazışmalar; teslim düzeni ihlal edilmişse müdürlük tutanakları sunulur. Çocuğun güncel durumunu ortaya koyan sosyal inceleme ve uzman değerlendirmesi önem taşır.

Dava açılması mevcut kararı kendiliğinden durdurmaz. Yargılama sürerken çocuğun nerede kalacağı, nasıl teslim edileceği veya hangi acil ihtiyacının karşılanacağı konusunda ayrıca geçici tedbir istenmelidir.

Ortak velayetin sona erdirilerek velayetin bir ebeveyne verilmesi, Türk Medeni Kanunu’nun 348. maddesindeki ağır koşullara bağlı velayetin kaldırılması kurumuyla aynı değildir. Başvuruda istenen düzenlemenin açık kurulması, uygulanacak hukuki yolun belirlenmesi açısından önemlidir.

Velayet düzenlemesi, çocuk teslimi ve bu konulardaki yargısal başvurulara ilişkin hizmet kapsamı Samsun aile hukuku avukatı sayfasında; büro ve iletişim bilgileri Avukat Ayşe Deniz Oral ana sayfasında yer almaktadır.

Kaynakça

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.02.2017 tarihli, 2016/15771 E., 2017/1737 K. sayılı kararı: Yabancı hukuk kapsamında ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı sayılmaması.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 tarihli, 2023/9546 E., 2024/1122 K. sayılı kararı: Kişisel ilişkinin genişletilmesi talebi ve ortak velayete ilişkin temyiz incelemesinin usulî sınırı.
  • Anayasa Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli, B. No: 2018/27658 sayılı kararı: Ortak velayete itirazın, ebeveyn çatışmasının ve çocuğun menfaatinin yeterli gerekçeyle incelenmesi.
  • Anayasa Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli, B. No: 2022/57145 sayılı kararı: Ortak velayetin değiştirilmesinde çocukların psikolojik durumunun, beyanlarının ve uzman raporuna itirazların araştırılması.
  • Anayasa Mahkemesinin 16.09.2025 tarihli, B. No: 2021/32488 sayılı kararı: Ebeveynler arasındaki çatışma ve iş birliği eksikliğinin ortak velayet bakımından etkisi.
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166/3, 169, 182, 183, 197, 323, 324, 327–330, 336, 339, 340, 342, 346 ve 348: Anlaşmalı boşanma, geçici önlemler, velayet, bakım ve eğitim, nafaka, kişisel ilişki ve çocuğun korunması.
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 41/A–41/F: Çocuk teslimi, kişisel ilişki kararlarının uygulanması ve disiplin hapsi.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 234: Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması.
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 4–6: Aile mahkemelerinin görevleri, uzman incelemesi ve koruyucu önlemler.
  • Hasta Hakları Yönetmeliği, m. 24: Küçüklerin tıbbi müdahaleye rızası, mahkeme kararı ve acil müdahale.
  • 5682 sayılı Pasaport Kanunu, m. 17: Küçüklerin pasaport işlemlerinde muvafakat.
  • Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi, m. 3, 4, 12 ve 13; 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanun: Hukuka aykırı götürme veya alıkoyma nedeniyle çocuk iadesi.
  • Alman Medeni Kanunu, § 1628, § 1671 ve § 1687: Ayrılık sonrasında ortak velayet, önemli kararlarda uyuşmazlık ve karar yetkisinin düzenlenmesi.
  • Emniyet Genel Müdürlüğü, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı açıklamaları: Küçüklerin pasaport ve kimlikle yurt dışına çıkışında muvafakat uygulaması.

Bu içeriği paylaş
WhatsAppLinkedInXE-posta
İLGİLİ İÇERİKLER

Bu Konuda Devam Edin

WhatsApp'tan Yazın