Eski Eşimin Yeni Sevgilisi Var, Nafakayı Kaldırtabilir miyim?

Eski eşin yeni bir sevgilisinin olması, yoksulluk nafakasının kendiliğinden sona ermesini sağlamaz. Nafakanın bu nedenle kaldırılabilmesi için ilişkinin evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama niteliğinde olması ve bu durumun mahkemede kanıtlanması gerekir. İmam nikâhıyla sürdürülen ortak yaşam, hiçbir nikâh olmadan kurulan evlilik benzeri birliktelik ve yalnızca sevgililik ilişkisi aynı şekilde değerlendirilmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin üçüncü fıkrasında, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ile evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması farklı sonuçlara bağlanmıştır. Resmî evlilikte aylık yoksulluk nafakası kendiliğinden sona ererken fiilî birliktelikte mahkeme kararıyla kaldırılır. Bu ayrım, nafakanın hangi tarihten itibaren sona ereceğini ve geçmiş ödemelerin geri istenip istenemeyeceğini de etkiler.

Eski eşimin sadece sevgilisi varsa yoksulluk nafakası kaldırılır mı?

Nafaka alan eski eşin sevgilisinin bulunması, görüşmesi veya yeni bir duygusal ilişki kurması, fiilen evliymiş gibi yaşadığını göstermez. Kaldırma talebinin kabulü için ilişkinin evlilik benzeri ortak hayat niteliğine ulaştığının ortaya konulması gerekir.

Birlikte yemek yemek, fotoğraf paylaşmak, seyahate çıkmak veya birbirini sevgili olarak tanıtmak ilişkinin varlığını gösterebilir. Ancak bu olguların ortak yaşam kurulduğunu da kanıtlayıp kanıtlamadığı ayrıca incelenir. Boşanma sonrasında yeni bir ilişki kurulması üzerinden otomatik olarak nafaka hakkının kaybedildiği kabul edilemez.

Eski eşim imam nikâhıyla başka biriyle yaşıyorsa nafaka kaldırılır mı?

İmam nikâhıyla başka biriyle fiilen evlilik hayatı sürdürüldüğü kanıtlanırsa yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilir. İmam nikâhı resmî evlilik olmadığından nafaka kendiliğinden sona ermez; nafaka borçlusunun kaldırma davası açması gerekir. İnceleme, dinî tören iddiasının yanında tarafların sürdürdüğü hayatı da kapsar.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.12.2010 tarihli, 2010/3-634 E., 2010/677 K. sayılı kararında, nafaka alacaklısının imam nikâhlı birlikteliğine ilişkin yakınlarının ve oğlunun anlatımları, karşılıklı ziyaretler, para gönderilmesi ve fotoğraflarla desteklenen ilişki bakımından yoksulluk nafakasının kaldırılması gerektiği kabul edilmiştir. Tanık anlatımlarının tümüyle duyuma dayalı sayılamayacağı ve fotoğrafların anlatımları doğruladığı değerlendirilmiştir.

Bu karar, imam nikâhı iddiasının somut delillerle desteklenmesi gerektiğini gösterir. “İmam nikâhı yaptığını duydum” şeklindeki bir iddia ile kanıtlanan evlilik benzeri birliktelik aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Eski eşim imam nikâhı olmadan sevgilisiyle birlikte yaşıyorsa nafaka kesilir mi?

Nafakanın kaldırılması için imam nikâhı yapılmış olması şart değildir. TMK 176/3, herhangi bir dinî tören aramadan evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşamayı kaldırma sebebi sayar.

Nikâhsız birliktelikte de ortak yaşamın niteliği araştırılır. Aynı konutun ortak hayatın merkezi olarak kullanılması, gündelik yaşamın paylaşılması ve ilişkinin devamlılığı bu incelemede önem taşır. Ev arkadaşlığı, geçici misafirlik veya zaman zaman birlikte kalma ile evlilik benzeri hayatın birbirinden ayrılması gerekir.

Fiilî ortak hayat kanıtlandığında “Resmî nikâhımız da imam nikâhımız da yok” savunması, nafakanın devamını sağlamaz. Buna karşılık deliller yalnızca sevgililik ilişkisini gösteriyorsa bu sebebe dayanan kaldırma talebi kabul edilmez.

Birlikte tatile gitmek veya aynı otelde kalmak nafakanın kaldırılması için yeterli mi?

Birlikte tatil yapılması ve otel kayıtları, ilişkinin niteliğine ilişkin delil oluşturabilir. Ancak bu kayıtlar her uyuşmazlıkta fiilen evliymiş gibi yaşamayı kanıtlamaz. Konaklamaların sıklığı, tarihleri ve diğer delillerle ortaya çıkan yaşam düzeni önemlidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.06.2020 tarihli, 2020/1980 E., 2020/3397 K. sayılı kararında, tanıklarla doğrulanan sosyal medya paylaşımları, çeşitli otel kayıtları, fotoğraflar ve birlikte Kıbrıs’a tatile gitme olguları bulunan bir uyuşmazlık incelenmiştir. Daire, dosyadaki delillerin evlenme olmaksızın fiilen birlikte yaşandığını somut ve inandırıcı biçimde ortaya koymadığını kabul etmiş; nafakanın kaldırılması yönündeki hükmü bozmuştur.

Kararda benimsenen ölçüt, evlilik gibi ortak bir hayat kurulmasıdır. Bu nedenle otel kaydının bulunmasıyla davanın mutlaka kazanılacağı söylenemez.

Bölge adliye mahkemesi sevgililik nedeniyle nafakanın kaldırılması hakkında ne diyor?

İstinaf incelemesinde de ilişkinin varlığı ile fiilen evliymiş gibi yaşama arasındaki fark önem taşır. İlk derece mahkemesinin yeterli bulduğu deliller, ortak yaşamı kanıtlamadığı gerekçesiyle istinafta farklı değerlendirilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli, 2024/4819 E., 2024/6122 K. sayılı kararında aktarılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi değerlendirmesinde, sık konaklama kayıtları ve ilişkiye ilişkin haberlerin bulunduğu uyuşmazlıkta, evlenmeden fiilen birlikte yaşamaya ilişkin somut ve inandırıcı delil bulunmadığı kabul edilmiştir. Nafakanın kaldırılması talebi reddedilmiş; ekonomik koşullar çerçevesinde yoksulluk nafakasının artırılmasına karar verilmiştir.

Bu dosyada Yargıtay, nafakaya ilişkin temyiz başvurusunu parasal kesinlik sınırı nedeniyle reddetmiştir. Ortak yaşamın kanıtlanmadığı yönündeki değerlendirme BAM’a aittir; bu bölüm hakkında Yargıtay’ın esastan onama yaptığı söylenemez.

Eski eşimin başka biriyle ilişkisi olduğunu ispatlarsam nafaka kesin kaldırılır mı?

İlişkinin varlığının kanıtlanması, kaldırma kararı için her zaman yeterli değildir. TMK 176/3 kapsamında ileri sürülen sebep fiilen evliymiş gibi yaşama ise ispatın da bu ortak hayatı ortaya koyması gerekir. Mahkeme, sevgililik ilişkisinin kanıtlanmasıyla yetinerek nafakayı kaldıramaz.

Buna karşılık evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşama hukuka uygun delillerle kanıtlandığında, bu durum yoksulluk nafakasının kaldırılması için kanuni sebeptir. Nafaka alacaklısının çalışmaması veya kendi adına düzenli gelirinin bulunmaması, kanıtlanan fiilî birlikteliği etkisiz hâle getirmez. Kanunda fiilen evliymiş gibi yaşama ile yoksulluğun ortadan kalkması ayrı kaldırma sebepleri olarak düzenlenmiştir.

Sevgililik nedeniyle nafakanın kaldırılması davası hangi durumlarda reddedilir?

Davanın reddedilmesinin başlıca nedeni, ileri sürülen ilişkinin evlilik benzeri ortak yaşam düzeyinde olduğunun kanıtlanamamasıdır. Tanıkların yalnızca tarafların görüştüğünü bilmesi, fotoğrafların romantik ilişkiyi göstermesi veya konaklama kayıtlarının belirli buluşmaları ortaya koyması, ortak hayatın varlığını açıklamıyorsa kaldırma için yetersiz kalabilir.

Delillerin güvenilirliği ve elde edilme biçimi de sonucu etkiler. Sosyal medya hesabının nafaka alacaklısına ait olduğu belirlenemiyorsa, görüntünün bağlamı açıklanamıyorsa veya delil hukuka aykırı biçimde elde edilmişse buna dayanılarak iddia ispatlanamaz. Geriye kalan deliller de ortak yaşamı göstermiyorsa dava reddedilir.

Ayrıca eski eş için ödenen yoksulluk nafakası ile çocuk için ödenen iştirak nafakası birbirinden ayrılmalıdır. Ebeveynin yeni ilişkisinden hareketle çocuğun nafakasının kaldırılmasının istenmesi, yoksulluk nafakasına ilişkin hükmün yanlış talebe uygulanması anlamına gelir.

Eski eşimin sevgilisiyle yaşadığını hangi delillerle kanıtlayabilirim?

İspat yükü, bu sebebe dayanarak nafakanın kaldırılmasını isteyen taraftadır. İddianın hangi adresi, dönemi ve yaşam düzenini kapsadığı açıklanmalı; tanıkların hangi olayları doğrudan bildiği belirtilmelidir. Adres bilgileri, mahkeme aracılığıyla yapılacak araştırmalar, görgüye dayalı anlatımlar ve hukuka uygun dijital içerikler ortak yaşamın ortaya konulmasında kullanılabilir.

Tanığın yalnızca “Sevgilisi var” demesi ile konutun birlikte kullanıldığını, günlük hayatın nasıl sürdürüldüğünü ve gözlemlerinin hangi döneme ilişkin olduğunu açıklaması farklı ispat değerine sahiptir. Benzer şekilde aynı adrese kayıtlı olmak ile fiilen ortak yaşam sürdürmek her zaman örtüşmez.

Delillerin amacı eski eşin özel hayatının bütün ayrıntılarını ortaya çıkarmak değil, davada ileri sürülen kanuni kaldırma sebebini kanıtlamaktır. Araştırma taleplerinin ilgili kişi, dönem ve olaylarla bağlantılı kurulması gerekir.

WhatsApp mesajları ve sosyal medya fotoğrafları nafakanın kaldırılmasında delil olur mu?

Dijital içeriklerin kullanılabilmesi için hukuka uygun elde edilmeleri, ilgili kişiye ait olmaları ve iddia edilen olguyla bağlantılarının açıklanması gerekir. Bir ekran görüntüsü, hesabın sahibini veya paylaşımın gerçekliğini kendiliğinden kanıtlamaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 07.03.2017 tarihli, 2016/14742 E., 2017/2577 K. sayılı kararında, hukuka aykırı elde edilen klip görüntüleri ve nafaka alacaklısına ait olduğu kanıtlanamayan hesaplardan yapılan paylaşımlar ele alınmıştır. Hukuka aykırı elde edilen veya oluşturulan deliller dışarıda bırakıldığında fiilî birliktelik başka delillerle kanıtlanamadığından, kaldırma davasının reddedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

HMK 189/2 gereğince hukuka aykırı elde edilmiş deliller vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Eski eşin hesabına izinsiz erişmek veya onun adına sahte içerik oluşturmak, nafaka davası için geçerli bir delil toplama yöntemi değildir.

Anlaşmalı boşanmada kabul edilen nafaka yeni birliktelik nedeniyle kaldırılabilir mi?

Anlaşmalı boşanma protokolünde aylık yoksulluk nafakası ödenmesinin kabul edilmiş olması, kanuni kaldırma sebeplerinin sonradan uygulanmasını engellemez. Ancak protokoldeki yükümlülükten kurtulmak için yalnızca yeni bir ilişki bulunduğunu ileri sürmek yeterli değildir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.06.2020 tarihli, 2020/1980 E., 2020/3397 K. sayılı kararında, sözleşmeye dayanan nafakanın da şartları gerçekleştiğinde indirilebileceği veya kaldırılabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte kanuni koşullar oluşmadan protokolle üstlenilen yükümlülüğün kaldırılmasının istenmesi uygun bulunmamıştır.

Nafakanın kaldırılması davası açınca ödeme yapmayı bırakabilir miyim?

Fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasıyla dava açılması, nafaka ödemesini kendiliğinden durdurmaz. Mevcut nafaka kararının etkisi devam eder. Yalnızca sevgililik veya birlikte yaşama iddiasına dayanarak ödeme kesilmesi, borç birikmesine ve icra takibine neden olabilir.

Kaldırma talebi aile mahkemesine yöneltilir. Dilekçede mevcut nafaka hükmü, kaldırma sebebini oluşturan olaylar, dayanılan deliller ve nafakanın hangi tarihten itibaren kaldırılmasının istendiği açıklanmalıdır.

Eski eşim sevgilisiyle yaşamaya başladığından beri ödediğim nafakaları geri alabilir miyim?

Fiilî birlikteliğin geçmişte başlaması, o tarihten sonraki bütün ödemelerin geri alınmasını sağlamaz. Bu sebepte mahkeme kararı aranması, geçmiş ödemelerin iadesi bakımından belirleyicidir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.10.2012 tarihli, 2012/15227 E., 2012/21528 K. sayılı kararında, fiilen evliymiş gibi yaşama nedeniyle nafakanın dava tarihinden itibaren kaldırılması gerektiği kabul edilmiştir. Dava öncesindeki bir yıllık dönemde ödenen nafakaların geri verilmesine hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.

Bu nedenle nafakanın kaldırılmasını gerektiren olayın öğrenilmesi ile dava açılması arasında geçen dönem önem taşır. Kararın etkisi, birlikteliğin başladığı tarihe kendiliğinden geri götürülemez.

Eski eşimin yeni sevgilisi olması çocuk nafakasını kaldırır mı?

İştirak nafakası çocuğun bakım, eğitim ve diğer ihtiyaçları için ödenir. Velayeti kullanan annenin yeni bir ilişki kurması, imam nikâhıyla yaşaması veya yeniden evlenmesi, babanın çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez.

Yoksulluk nafakasının kaldırılması kararı da iştirak nafakasını ortadan kaldırmaz. Çocuk nafakasında değişiklik isteniyorsa çocuğun ihtiyaçları ve anne babanın mali koşulları üzerinden bu nafakaya özgü sebepler ortaya konulmalıdır.

Eski eşim resmî nikâhla evlenirse nafaka için ayrıca dava açmam gerekir mi?

Aylık yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının resmî olarak yeniden evlenmesiyle kanun gereği kendiliğinden sona erer. Bu sonuç için fiilî birliktelikte olduğu gibi nafakayı kaldıran bir mahkeme kararı aranmaz. Bununla birlikte devam eden icra takibi veya evlilik tarihinden sonraki tahsilatlar varsa ilgili işlemlerin ayrıca ele alınması gerekir.

Resmî evlilikten önce doğmuş nafaka borçları ise evlilik nedeniyle silinmez. Sona erme tarihi belirlenirken nüfus kaydındaki evlilik tarihi ile talep edilen nafaka dönemleri karşılaştırılır.

Kaynakça

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 6, 176, 182, 327 ve 331: İspat yükü, yoksulluk nafakasının sona ermesi ve değiştirilmesi, çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğü.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 189/2 ve 190: Hukuka aykırı delillerin değerlendirme dışı bırakılması ve ispat yükü.
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 4: Aile mahkemelerinin görev alanı.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.12.2010 tarihli, 2010/3-634 E., 2010/677 K. sayılı karar: İmam nikâhlı fiilî birlikteliğin tanık anlatımları ve fotoğraflarla kanıtlanması üzerine yoksulluk nafakasının kaldırılması.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.06.2020 tarihli, 2020/1980 E., 2020/3397 K. sayılı karar: Sosyal medya, otel ve tatil kayıtlarına rağmen evlilik benzeri ortak yaşamın yeterince kanıtlanamaması; anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan nafakanın kaldırılma koşulları.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 19.09.2024 tarihli, 2024/4819 E., 2024/6122 K. sayılı karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesinin ortak yaşamın ispatına ilişkin değerlendirmesinin aktarıldığı dosya; nafakaya ilişkin temyiz başvurusunun parasal kesinlik sınırı nedeniyle reddi.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 07.03.2017 tarihli, 2016/14742 E., 2017/2577 K. sayılı karar: Hukuka aykırı görüntüler ve aidiyeti kanıtlanamayan sosyal medya paylaşımlarının nafakanın kaldırılmasına dayanak oluşturamaması.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.10.2012 tarihli, 2012/15227 E., 2012/21528 K. sayılı karar: Fiilî birliktelik nedeniyle kaldırmanın dava tarihinden itibaren etkili olması ve dava öncesi ödemelerin iadesi talebi.

Bu içeriği paylaş
WhatsAppLinkedInXE-posta
İLGİLİ İÇERİKLER

Bu Konuda Devam Edin

WhatsApp'tan Yazın