Engelli Aracının Parasını Ben Ödedim: Kardeşler Reddi Miras Yaparsa Araç Bana Kalır mı?

📅 25 Nisan 2026 🔄 Son güncelleme: 26 Ağustos 2026

Engelli aile büyüğü adına ÖTV istisnasıyla alınan aracın parasını çoğu zaman çocuklardan biri ödemekte ve otomobili fiilen aynı kişi kullanmaktadır. Aile içinde de “Araç zaten onun parasıyla alındı; anne veya baba öldüğünde diğer kardeşler reddi miras yapar, otomobil de parayı ödeyen kardeşe kalır” şeklinde bir çözüm düşünülmektedir.

Ancak reddi miras, miras payını seçilen bir kişiye bırakma yöntemi değildir. Kardeşlerden biri mirası reddettiğinde onun payı doğrudan aracın parasını ödeyen kardeşe geçmez. Reddeden kardeş, mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir ve onun yerine çocukları mirasçı olur.

Çocuklar 18 yaşından büyükse her biri ayrı ayrı reddi miras yapmalıdır. Küçükler varsa anne veya babanın onlar adına doğrudan ret beyanında bulunması çoğu zaman yeterli olmaz. Menfaat çatışması nedeniyle çocuklara temsil kayyımı atanır ve mirasın reddi yargısal denetime girer.

Bu nedenle “Bütün kardeşler reddeder, araç bana kalır” planı, özellikle kardeşlerin çocukları varsa sanıldığından çok daha karmaşıktır.

Engelli Aracının Hukuki Sahibi Kimdir?

Aracın bedelini ödemek ile aracın maliki olmak aynı şey değildir.

ÖTV istisnasından yararlanılarak alınan araç engelli aile büyüğü adına tescil edilmişse hukuken aracın sahibi odur. Krediyi çocuğunun çekmesi, taksitleri onun ödemesi veya aracın sürekli onun tarafından kullanılması mülkiyeti kendiliğinden ödeme yapan kişiye geçirmez.

Araç sahibi öldüğünde otomobil onun terekesine girer ve diğer malvarlığı değerleri gibi mirasçılarına geçer. Aracın bütün parasını ödeyen kardeş de kural olarak yalnızca kendi yasal miras payına sahip olur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/46 E., 2025/3443 K. sayılı kararında, ÖTV istisnasından yararlanmak amacıyla engelli kişi adına tescil edilen aracın mülkiyetinin bedeli ödeyen kişiye ait olduğunun “inançlı işlem” iddiasıyla tespit edilemeyeceği kabul edilmiştir.

Karara göre bedeli ödeyen kişi, şartları oluşmuş ve ödemesini ispatlamışsa verdiği paranın iadesini isteyebilir. Ancak yalnızca araç bedelini ödediği gerekçesiyle otomobilin kendisine ait olduğunu ileri süremez.

Kardeşler Reddi Miras Yaparsa Araç Parayı Ödeyen Kardeşe Kalır mı?

Kardeşlerin çocukları varsa araç doğrudan parayı ödeyen kardeşe kalmaz.

Türk Medeni Kanunu’nun 611. maddesine göre yasal mirasçılardan biri mirası reddettiğinde onun payı, kendisi mirasbırakandan önce ölmüş gibi hesaplanır. Reddeden mirasçının çocukları varsa miras payı bu çocuklara geçer.

Mirası reddeden kişi “Ben miras payımı aracın parasını ödeyen kardeşim lehine reddediyorum.” şeklinde bir yönlendirme yapamaz. Reddi miras kayıtsız ve şartsızdır. Mirasçı, reddettiği payın kime geçeceğini belirleyemez.

Dört kardeşli bir ailede sonuç nasıl olur?

Engelli araç sahibinin dört çocuğu bulunduğunu düşünelim. Çocuklardan biri aracın bütün bedelini ödemiş olsun. Diğer üç kardeş de araç ona kalsın diye mirası reddetsin.

Normal şartlarda her kardeşin miras payı dörtte birdir. Mirası reddeden üç kardeşin ikişer çocuğu bulunuyorsa her kardeşin dörtte birlik payı kendi iki çocuğu arasında paylaşılır.

Sonuçta araç üzerinde:

  • Parayı ödeyen kardeş dörtte bir,
  • Birinci kardeşin iki çocuğu ayrı ayrı sekizde bir,
  • İkinci kardeşin iki çocuğu ayrı ayrı sekizde bir,
  • Üçüncü kardeşin iki çocuğu ayrı ayrı sekizde bir oranında hak sahibi olur.

Üç kardeş reddi miras yaptığı hâlde araç tek kişiye kalmaz. Tam tersine, başlangıçta dört olan mirasçı sayısı yediye çıkar. Araç sahibinin sağ kalan eşi varsa onun miras payı da ayrıca hesaba katılır.

İlginizi çekebilir:  Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali

Reddeden Kardeşlerin Çocukları da Reddi Miras Yapmalı mı?

Araç parayı ödeyen kardeşe bırakılmak isteniyorsa reddeden kardeşlerin çocuklarının da ayrı ayrı mirası reddetmesi gerekir.

Bu çocuklar erginse anne veya babalarının ret beyanı onlar bakımından sonuç doğurmaz. Her biri kendi adına reddi miras beyanında bulunmalıdır. Aile içinde daha önce söz vermiş olmaları veya aracın parasını amcalarının ödediğini kabul etmeleri yeterli değildir.

Ergin çocuklardan biri mirası reddetmezse araç üzerinde pay sahibi olur. Kimse reddi miras yapmaya zorlanamayacağı için yıllar önce aile içinde yapılan sözlü anlaşmanın bağlayıcı bir güvencesi bulunmaz.

Miras, önceki mirasçının reddi nedeniyle altsoya geçmişse üç aylık ret süresi, altsoyun bu durumu öğrendiği tarihe göre ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle bütün ret işlemlerinin aynı gün ve tek dilekçeyle tamamlanabileceği düşünülmemelidir.

Reddeden Kardeşin Çocuğu Küçükse Ne Olur?

Asıl sorun, reddeden kardeşlerin 18 yaşından küçük çocuklarının bulunması hâlinde ortaya çıkar.

Anne veya baba kendi mirasını reddettiğinde onun payı çocuğa geçer. Ardından aynı ebeveynin “Çocuğum adına da mirası reddediyorum” demesi menfaat çatışması doğurur. Çünkü ebeveynin yaptığı işlem sonucunda mirasçı olan çocuk, değerli bir malvarlığı hakkından mahrum bırakılmak istenmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesine göre yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatışıyorsa küçüğe temsil kayyımı atanması gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 7 Şubat 2011 tarihli, 2010/11840 E., 2011/1757 K. sayılı kararında annenin hem kendi adına hem de küçük çocuğu adına mirası reddettiği olay incelenmiştir. Yargıtay, anne ile çocuğun hukuki menfaatlerinin çatıştığını ve küçüğe kayyım atanması gerektiğini kabul etmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 4 Mart 2013 tarihli, 2012/12868 E., 2013/5514 K. sayılı kararında da gerçek ret işleminde anne ile çocukların hukuki yararlarının çatıştığı belirtilmiştir. Çocuklara temsil kayyımı atanması ve kayyımdan mirasın reddine ilişkin beyan alınması gerektiğine karar verilmiştir.

Dolayısıyla ebeveynin kendi mirasını reddetmesiyle süreç bitmez. Küçük çocuk bakımından:

  • Temsil kayyımı atanması,
  • Terekenin mal ve borçlarının araştırılması,
  • Reddi mirasın küçüğün yararına olup olmadığının incelenmesi,
  • Vesayet makamından izin alınması,
  • Gerektiğinde denetim makamının da onayının alınması,
  • Kayyım tarafından usulüne uygun ret beyanında bulunulması gündeme gelir.

Hâkim Küçük Çocuğun Mirası Reddetmesine İzin Vermeyebilir mi?

Kayyım atanması, küçüğün mirasının mutlaka reddedileceği anlamına gelmez.

Çocuğun miras payı üzerinde yapılacak işlemde temel ölçüt çocuğun menfaatidir. Tereke borca batıksa mirasın reddedilmesi çocuğu borçlardan koruyacağı için yararına olabilir. Ancak terekede borç bulunmuyor ve değerli bir otomobil varsa durum farklıdır.

Çocuğun otomobil üzerindeki miras payından karşılıksız vazgeçmesi onun malvarlığını azaltır. Üstelik reddin amacı, aracın başka bir yetişkin mirasçıya kalmasını sağlamaksa işlem çocuğun değil, o mirasçının menfaatine hizmet eder.

Mahkeme böyle bir durumda terekenin borçlu olup olmadığını, aracın değerini, çocuğa düşen payı ve ret işleminin çocuğa sağlayacağı yararı araştırabilir. Terekenin yalnızca değerli bir araçtan oluştuğu olayda küçüğün miras payından vazgeçmesinin onun yararına olduğu kolaylıkla kabul edilemez.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 20 Ekim 2015 tarihli, 2015/1790 E., 2015/14806 K. sayılı kararında da küçükler adına mirasın reddi konusunda denetim makamının delilleri toplaması, gerektiğinde duruşma yapması ve bütün şartları değerlendirerek karar vermesi gerektiği belirtilmiştir.

İlginizi çekebilir:  Evlatlıktan ret hukuken mümkün mü?

Bu nedenle “Kardeşim reddeder, küçük çocukları adına da imza atar” şeklindeki plan hukuken güvenli değildir.

Altsoy da Reddi Miras Yaparsa Bu Defa Torunlar mı Ortaya Çıkar?

Reddeden kişinin yerine, miras açıldığında kendisi hayatta değilmiş gibi kim geçecekse ret sonucunda da aynı kişiler geçer.

Reddeden kardeşin çocuğu da mirası reddederse ve bu çocuğun kendi altsoyu varsa mirasçılık bir sonraki kuşağa ilerleyebilir. Böylece başlangıçta birkaç kardeşle çözüleceği düşünülen işlem çocuklara, oradan torunlara kadar uzayabilir.

Araç parasını ödeyen kardeşin tek başına malik olabilmesi için ilgili miras kollarındaki bütün hak sahiplerinin geçerli şekilde devre dışı kalması gerekir. Tek bir kişinin mirası reddetmemesi veya küçük adına gerekli iznin verilmemesi planın sonuçsuz kalmasına yeterlidir.

Herkes Reddi Miras Yaparsa Araç Ne Olur?

Araç parasını ödeyen kardeş mirası kabul eder, diğer miras kollarındaki herkes geçerli şekilde reddederse onun payının büyümesi mümkün olabilir. Ancak bunun için altsoy dâhil bütün hak sahiplerinin ayrı ayrı reddi gerekir.

Araç parasını ödeyen kardeş de diğer en yakın yasal mirasçılarla birlikte mirası reddederse farklı bir sonuç doğar. Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesine göre en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi hâlinde tereke, sulh hukuk mahkemesi tarafından iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.

Bu durumda otomobil, parayı ödeyen kişiye verilmez. Tereke borçlarının ödenmesi için araç satılabilir ve tasfiye sonucunda kalan değer kanundaki esaslara göre değerlendirilir.

Dolayısıyla:

  • Parayı ödeyen kardeş mirası kabul ederse reddedenlerin altsoyları ortaya çıkar.
  • Parayı ödeyen kardeş de herkesle birlikte reddederse resmî tasfiye gündeme gelir.

Reddi mirasın aracı tek kişiye bırakmak amacıyla kullanılması bu nedenle oldukça risklidir.

Reddi Miras Sadece Otomobildeki Pay İçin Yapılabilir mi?

Mirasın reddi terekenin tamamı için yapılır. Mirasçı yalnızca otomobildeki payını reddedip bankadaki para, taşınmaz veya diğer hakları kabul edemez.

Aynı şekilde “Araçtaki hakkımı kardeşime bırakmak şartıyla mirası reddediyorum.” biçiminde şartlı bir ret beyanı da geçerli değildir.

Mirasçı aracı belirli kişiye bırakmak istiyorsa reddi miras yerine mirasın paylaşılması veya miras payının devri işlemleri değerlendirilmelidir.

Aracın Parasını Ödeyen Kardeş Parasını Terekeden İsteyebilir mi?

Araç bedelinin ödenmesi mülkiyet sağlamasa da şartları varsa bir alacak hakkı doğurabilir.

Bedel engelli aile büyüğüne bağışlanmışsa geri istenemez. Ancak para borç olarak verilmiş, daha sonra iade edileceği kararlaştırılmış veya araç sahibi bedel kadar sebepsiz zenginleşmişse ödeme yapan kişi alacak talebinde bulunabilir.

Bunun için ödemenin bağış olmadığının ispatlanması gerekir. Banka dekontları, kredi sözleşmeleri, taksit kayıtları, mesajlaşmalar, borç ikrarı ve tarafların yazılı anlaşmaları önem taşır.

Araç sahibi öldükten sonra ispatlanan alacak tereke borcu olarak ileri sürülebilir. Fakat alacağın kabul edilmesi aracı doğrudan ödeme yapan kardeşe kazandırmaz. Bu kişi otomobilin maliki değil, terekenin alacaklısı olur.

Mirasçılar Aracı Tek Kardeşe Bırakabilir mi?

Bütün mirasçılar mirası kabul eder ve anlaşırsa araç, miras paylaşımı kapsamında bir mirasçıya bırakılabilir. Bunun için bütün gerçek mirasçıların işleme katılması gerekir.

Ergin mirasçılardan biri imza vermeye zorlanamaz. Küçük mirasçı bulunuyorsa onun araç payının başka bir mirasçıya bırakılması da mahkeme denetimine girer. Küçüğün değerli bir paydan karşılıksız vazgeçmesine izin verilmesi beklenmemelidir.

İlginizi çekebilir:  Nüfusta Kardeşim Ama Babamın Çocuğu Değil: Mirastan Çıkarılabilir mi?

Ayrıca terekede yalnızca engelli aracı bulunuyorsa ÖTV sonucu da ayrıca hesaplanmalıdır.

Terekede Yalnızca Araç Varsa Tek Mirasçıya Devirde ÖTV Çıkar mı?

Engelli kişinin ölümü üzerine aracın bütün mirasçılar adına tescil edilmesi nedeniyle ÖTV aranmaz. Bu işlem veraset yoluyla intikal sayılır.

Ancak terekede yalnızca araç varsa ve diğer mirasçılar paylarını tek bir mirasçıya bırakırsa devralan kişinin kendi miras payı dışındaki kısım veraset yoluyla intikal kabul edilmez. Bedel ödenmişse satış, karşılıksız bırakılmışsa bağış söz konusu olur.

Aracın ilk iktisabından itibaren beş yıl dolmamışsa devredilen diğer hisseler oranında ÖTV ödenmesi gerekebilir. Gelir İdaresi Başkanlığının güncel açıklaması bu yöndedir. GİB’in engelli aracının miras yoluyla intikaline ilişkin açıklaması

Bu nedenle terekede yalnızca araç bulunan olaylarda, diğer mirasçıların noter belgesi vermesi aracın her durumda vergisiz şekilde tek kişiye geçmesini sağlamaz.

Araç Beş Yılı Doldurmuşsa Devir Kolaylaşır mı?

Aracın ilk iktisabından itibaren beş yıl geçmişse, ÖTV istisnasından yararlanamayan kişiye yapılan devirde kural olarak ilk alımda ödenmeyen ÖTV aranmaz. Ancak bütün mirasçıların onayı ve araç devir işlemleri yine gereklidir.

Engelli kişinin yeni bir ÖTV istisnalı araç alması bakımından uygulanan on yıllık süre ile mevcut aracın ÖTV ödenmeden satılmasına ilişkin beş yıllık süre birbirine karıştırılmamalıdır. GİB engelliler için güncel vergi avantajları

Araç Sahibi Hayattayken Daha Güvenli Bir İşlem Yapılabilir mi?

Araç sahibi hayattaysa ve otomobilin ileride parasını ödeyen kişiye geçmesi isteniyorsa işlemi reddi miras zincirine bırakmak yerine önceden hukuken yapılandırmak daha güvenlidir.

Beş yıllık süre dolmuş ve araç sahibinin işlem ehliyeti bulunuyorsa gerçek bir satış işlemi yapılabilir. Araç sahibi vesayet altındaysa gerekli mahkeme izinleri alınmalıdır.

Diğer bir ihtimal mirastan feragat sözleşmesidir. Ancak bu sözleşmenin mirasbırakan ile mirasçı arasında, kanundaki resmî şekle uygun yapılması ve altsoya etkisinin açıkça düzenlenmesi gerekir. Sadece kardeşler arasında imzalanan sıradan bir kâğıt mirastan feragat sözleşmesi sayılmaz.

Araç hemen devredilemiyorsa en azından ödeme yapan kişinin alacağı yazılı bir borç ikrarıyla güvence altına alınabilir. Böylece ölümden sonra aracın mülkiyeti değilse bile ödenen bedel terekeye karşı daha kolay talep edilebilir.

Sonuç: Reddi Miras Aracı Bir Kardeşe Bırakmanın Güvenli Yolu Değildir

Engelli aracının parasını bir kardeşin ödemesi, aracın hukuken ona ait olduğu anlamına gelmez. Araç, adına tescil edilen engelli kişinin malvarlığına dâhildir ve ölümle birlikte mirasçılarına geçer.

Diğer kardeşlerin reddi miras yapması da payların otomatik olarak parayı ödeyen kardeşe geçmesini sağlamaz. Reddeden kardeşlerin yerine çocukları, gerektiğinde torunları mirasçı olur. Bu kişiler küçükse temsil kayyımı atanır ve mirasın reddi hâkim denetiminden geçer.

Özellikle terekenin borçsuz ve yalnızca değerli bir araçtan oluştuğu olaylarda, küçüğün miras payından başka bir yetişkin yararına vazgeçmesi onun menfaatine görülmeyebilir.

Bu nedenle “Kardeşler reddi miras yapar, araç bana kalır” planı yerine; araç sahibi hayattayken gerçek devir, usulüne uygun mirastan feragat sözleşmesi veya ödeme bedelini güvenceye alan yazılı bir borç ilişkisi değerlendirilmelidir. Ölümden sonra ise bütün mirasçıların katıldığı paylaşım işlemi ve doğabilecek ÖTV yükü birlikte hesaplanmalıdır.

5/5 - (1 vote)

Yorum yapın