Son zamanlarda yurtdışında süreli/süresiz projelerde çalışmaya giden Türk işçilerin sayısı artmaktadır. Türk işçilerin iş sözleşmelerinde genellikle “rekabet yasağı” maddesi yer aldığından, işçiler iş sözleşmeleri sona erdikten sonra bu yasağı ihlal edebilmekte ve işveren tarafından kendilerine dava açılmaktadır. İşçinin rekabet yasağı, özellikle işçilerin dikkat etmesi gereken, işverenin menfaatini ile işçinin ekonomik geleceğinin dengelendiği hukuk bir yasaktır. İşçinin rekabet yasağı Yargıtay kararlarıyla da şekillenen bir konudur.
REKABET YASAĞI NEDİR ?
İşe başlayan işçi, iş sözleşmesinin içerisinde yer alan bir maddeyle veya ayrıca imzalatılan bir sözleşmeyle, çalıştığı yerle rekabet etmeme taahhüdünde bulunabilir. Bu durum, İş Hukuku kapsamında rekabet yasağı olarak adlandırılır. İşçi, çalışma hayatının doğası gereği, işiyle alakalı birçok bilgi ve/veya ticari sır edinir. İşveren, edinilen bu bilgi veya ticarı sırların kendi zararına kullanılmasını istemez. Bu sebeple de rekabet yasağı maddesi veya rekabet yasağı sözleşmesi uygulama alanı bulur. Zamansal olarak işçinin rekabet yasağı, işçinin iş sözleşmesi sonlandıktan sonra başlar.
REKABET YASAĞININ KOŞULLARI NELERDİR ?
İşçinin rekabet yasağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 6. bölümü olan “Hizmet Sözleşmeleri” başlığı altındaki 444 ve devam maddelerinde düzenlenmiştir.
Rekabet Yasağının Düzenleme Şartı
Rekabet yasağı, ancak yazılı şekilde düzenlenmesi halinde geçerlidir. Bir başka anlatıma, ister işçilik sözleşmesinde yer alan bir maddeyle, ister ayrıca bir sözleşmeyle, yazılı şekil şartı uygulanmak suretiyle rekabet yasağı geçerli hale getirilir.
Rekabet Yasağı Kimler İçin Geçerlidir ?
1. Fill Ehliyetine Sahip İşçiler
Yasağa belirtildiği haliyle rekabet yasağı, “fiil ehliyetine sahip” işçiler için geçerli olan bir yasaktır. Fiil ehliyeti, kişilerin özgür iradeleriyle hukuk işlem gerçekleştirebilme ve borçlanabilme yeteneğidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 10. maddesine göre, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlanmış olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetine sahip olduğu kabul edilir.
a. Ayırt Etme Gücü
Kişi, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yaşıyorsa ya da sarhoşluk veya buna benzer başkaca bir durum sebebiyle akla uygun şekilde davranmıyorsa, ayırt etme gücünün kalmadığı sonucuna ulaşılır. İşçi, iş sözleşmesini imzalarken ayırt etme gücün sahipken, ilerleyen zamanda akıl hastalığı yaşayabilir ve sözleşmesinin sona ermesinden sonra akıl hastalığı nedeniyle rekabete yasağını ihlal edebilir. Bu durumda, kişi fiil ehliyetine sahip olmadığından, işçinin rekabet yasağı maddesi veya sözleşmesi tartışılmalıdır.
b. Kişinin Ergin Olması
Fiil ehliyetinin varlığının kabulü için kişinin ergin olması veya mahkemece ergin kılınması gerekmektedir. Kural olarak kişinin ergin sayılabilmesi için on sekiz yaşını doldurması aranır. İstisnai olarak, Türk Medeni Kanunu‘nun 12. maddesine göre on beş yaşını doldurmuş çocuk, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme tarafından ergin kılınabilir. Mahkemece ergin kılınan kişi, fiil ehliyeti yönünden “ergin olma” şartını sağlar. Türkiye’de on beş yaşını doldurmuş olan çocukların, belirli sınırlamalarla çalışmasına müsade edilmektedir. Söz gelimi, 16 yaşındaki bir işçinin rekabet yasağı sözleşmesi imza etmiş olması, hakkında mahkemece verilmiş bir erginlik kararı bulunmuyorsa, geçersiz sayılacaktır.
c. Kısıtlılık
Benzeri şekilde, kişinin fiili ehliyetine sahip olduğunun kabulü için hakkında verilmiş bir kısıtlanma kararının olmaması gerekir. Kısıtlılık, kişinin fiil ehliyetinin mahkeme tarafından sınırlandırılmasıdır. Kısıtlılık, akıl hastalığı, bağımlılık veya malvarlığını kötü yönetim gibi nedenlerden kaynaklanır. İşçinin kumar alışkanlığı sebebiyle mahkeme tarafından kısıtlanması halinde, rekabet yasağı maddesi veya sözleşmesi uygulanmaz.
İşçinin Rekabet Yasağı Ne Zaman Uygulanır ?
İşçinin rekabet yasağı, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren anlam kazanır. İş sözleşmesinin nasıl sonlandığı hususu da işçinin rekabet yasağına tabi olup olmadığı konusunda önem arz eder. Türk Borçlar Kanunu‘nun 447. maddesine göre, iş sözleşmesi işçi tarafından işverene yüklenebilir bir nedenle veya işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedilirse, rekabet yasağı sona erer. Dolayısıyla, işçinin iş sözleşmesinin nasıl sonlandırıldığı, rekabet yasağının uygulanabilirliği açısından belirleyici olacaktır.
Rekabet Yasağı Ne Kadar Süre Geçerlidir ?
Türk Borçlar Kanunu‘nun 445. maddesine göre rekabet yasağı özel durumlar ve koşullar hariç olmak üzere en fazla iki yıl süreyle geçerlidir.
Rekabet Yasağının Konusu Nedir ?
İşçi, işi gereği üretim faaliyetlerine, müşteri çevresine ya da işverenin yaptığı işlere dair bilgi sahibi olabilir. Bahse konu bilgilerin edinilmesi, işçi ile işveren arasındaki hizmet ilişkisinin zorunlu bir sonucudur. İşverenin yaptığı işlere veya müşteri çevresine ya da üretim faaliyetlerine ilişkin bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacaksa, işçinin rekabet yasağı geçerlidir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, işverenin somut bir zarara uğraması aranmaz. İşçinin, elde ettiği bilgileri, yeni başladığı işte kullanmaya başlaması halinde, önceki işverenin zarar görme ihtimalinin bulunması yeterlidir (Yargıtay, 11 HD, 2019/1828 E., 2020/287 K., 13/01/2020). Verilen örnekten anlaşıldığı üzere, işçinin rekabet yasağı Yargıtay kararları sayesinde daha da kapsamlı bir konu haline gelmektedir.
Rekabet yasağıyla işçi, sözleşmenin sona ermesinden sonra; işverenle herhangi bir şekilde rekabet etmemeyi; kendi adına rakip bir işletme açmamayı; rakip bir işletmeyle çalışmamayı veya rakip işletmeyle herhangi bir menfaat ilişkisine girmemeyi üstlenir.
Rekabet Yasağının Sınırlandırılması
Türk Borçlar Kanunu‘nun 445. maddesine göre, rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmemelidir. Bir diğer anlatımla, uygulanan rekabet yasağının hakkaniyetle ölçüşmesi şarttır. Yer, zaman ve iş türü kısıtlamanın ana hatlarını oluşturur. Kanun açıkça, yer-zaman-iş türü yönünden “uygunluk” ölçütü koymuş ve rekabet yasağı uygulamasında aşırılığa kaçmayı yasaklamıştır. Söz gelimi, rekabet yasağına tabi bir işçinin, “tüm dünya” üzerinde benzeri bir iş yapmasının yasaklanması makul değildir.
Rekabet yasağının “uygunluk” ölçütüne aykırı şekilde düzenlenmesi halindeyse rekabet yasağı maddesi veyahut sözleşmesi geçerliliğini yitirmeyecektir. Zira 445/2 maddesi gereğince hakimin rekabet yasağına ilişkin koşulları serbestçe değerlendirme takdiri bulunmaktadır. Buna göre, sözleşmede yer alan ve “uygunluk” ölçütüne aykırı düşen maddenin hakim tarafından sınırlandırılması mümkündür. Bu durum, sözleşmenin veya maddenin tamamının geçerliliğini etkilemez.
REKABET YASAĞI NE ZAMAN SONA ERER ?
Rekabet yasağı, işçinin iş sözleşmesinin, işverene yüklenebilen bir sebeple işçi tarafından ya da işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedilmesi halinde uygulanmaz. Kanunen işçinin rekabet yasağı için maksimum 2 yıllık süre hesap edildiğinden, bu sürenin belirlenmiş olması halinde iş sözleşmesinin sonlanmasını takip eden 2 yılın geçmesi halinde rekabet yasağı da sona ermiş olacaktır.
Av. Enes BAKİ
