Tapu iptali ve tescil davasını kazanmış olmakla kararın tapu siciline uygulanması, tapu harcı ve mülkiyetin hangi anda kazanıldığı aynı mesele değildir. Özellikle yüksek değerli taşınmazlarda, karar kesinleştikten sonra tapu müdürlüğünde tahakkuk ettirilen harç bazen davada ödenen harçtan dahi daha yüksek olabilir. Bunun sebebi her mahkeme kararının aynı tapu harcı rejimine tabi olmamasıdır.
Mahkeme kararı bir satışın yerine geçebilir, daha önce yapılmış geçersiz bir devri ortadan kaldırabilir, muvazaalı kaydı düzeltebilir, önalım hakkının kullanılmasının sonucu olabilir, taşınmazı eski malikine geri döndürebilir veya boşanma protokolünde kararlaştırılan bir edimin yerine getirilmesini sağlayabilir. Tapu harcı da kararın yalnızca “tapu iptali ve tescil” başlığını taşımasına göre değil, tescilin gerçek hukuki sebebine göre belirlenir.
Bu ayrımın gözden kaçırılması özellikle muvazaa, boşanma, mal rejimi tasfiyesi ve sözleşmenin feshi sonrasında verilen tapu iptali ve tescil kararlarında ciddi harç farkları doğurmaktadır.
- Mahkeme Kararının Tapuda Uygulanabilmesi İçin Kesinleşmesi Gerekir mi?
- Mahkeme Kararı Kesinleşince Mülkiyet Tapuya Gitmeden Önce Kazanılır mı?
- Kesinleşmiş Karar Varken Eski Malikin Tapuya Gelmesi Gerekir mi?
- Mahkeme Kararıyla Yapılan Tapu Tescili Harçsız mıdır?
- Mahkemede Harç Ödedim, Tapuda Tekrar Harç Alınabilir mi?
- Mahkeme “Harçsız Tesciline” Karar Verirse Tapu Harcı Alınmaz mı?
- Mahkeme Kararı Önceki Satışı Ortadan Kaldırıp Taşınmazı Eski Malikine Döndürüyorsa Ne Olur?
- Tapu Harcı İade Edilebiliyorsa Yıllar Sonra Başvuru Yapılabilir mi?
- Tapudaki Her Kayıt Değişikliği Yeni Bir Gayrimenkul Devri midir?
- Muvazaa Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Kararında Harç Ne Kadar?
- Aile Konutu Nedeniyle Muvazaalı Satış İptal Edilirse Hangi Harç Alınır?
- Muvazaalı İşlem İptal Edilip Taşınmaz Üçüncü Kişi veya Mirasçı Adına Tescil Edilirse I/19 Yine Uygulanır mı?
- Muris Muvazaası Kararlarının Hepsinde Binde 136,62 Harç Alınır mı?
- Önalım Davası Kazanıldığında Tapu Harcı Nasıl Alınır?
- Bedelini Daha Önce Ödediğim Taşınmaz Mahkeme Kararıyla Adıma Tescil Edilirse Harç Çıkar mı?
- Miras Taksim Sözleşmesine Dayalı Mahkeme Kararında Hangi Harç Uygulanır?
- Anlaşmalı Boşanmada Mahkeme Kararıyla Eşe Verilen Ev Harçsız mıdır?
- Mal Rejimi Tasfiyesinde Diğer Eş Taşınmazın Yarısına Otomatik Olarak Malik midir?
- Boşanma Kararıyla Eşe Devredilen Kişisel Maldan Tapu Harcı Alınır mı?
- Taşınmaz Maddi Tazminat Karşılığında Eşe Verilirse Harç Alınır mı?
- Evlilikte Bağışlanan Ev Boşanırken Bağışlayan Eşe Geri Verilirse Ne Olur?
- Boşanma Kararında Evin Satılıp Parasının Paylaşılmasına Karar Verilmişken Eşler Sonradan Birbirlerinin Payını Satın Alırsa Ne Olur?
- Özelge ile Yargıtay veya Danıştay Kararı Çelişirse Hangisi Esas Alınır?
- Tapu Müdürlüğü Yanlış Harç Çıkarırsa Ne Yapılabilir?
- Tapu Harcını Diğer Taraf Adına Ben Ödediysem İadesini Ben İsteyebilir miyim?
- Mahkeme Kararıyla Tapu Tescilinde Harcı Belirlemek İçin Neye Bakılmalıdır?
- Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Tapuya Nasıl Tescil Ettirilir?
- Web Tapu'ya Girmek İçin e-Devlet Şifresi Gerekir mi?
- Web Tapu İçin İki Aşamalı Giriş Açılmalı mı?
- Kesinleşmiş Kararla Web Tapu'dan Nasıl Başvuru Yapılır?
- Web Tapu'ya Hangi Mahkeme Kararı Yüklenmelidir?
- Mahkeme Tapuya Müzekkere Göndermişse Web Tapu'dan Yeniden Başvuru Yapmak Gerekir mi?
- Kesinleşmiş Kararda Ada, Parsel ve Pay Bilgileri Nasıl Olmalıdır?
- Eski Malik Tapuya Gelmezse Tescil Yapılabilir mi?
- Web Tapu Başvurusu Yapıldıktan Sonra Süreç Nasıl İlerler?
- Mahkeme Kararıyla Tescilde Tapuda İmza Atmak Gerekir mi?
- Avukat Web Tapu veya Tapu Müdürlüğünden İşlemi Takip Edebilir mi?
- Tescil Tamamlandıktan Sonra Ne Yapılmalıdır?
- Kesinleşmiş Tapu Kararı Elinde Olan Kişi Nereden Başlamalıdır?
Mahkeme Kararının Tapuda Uygulanabilmesi İçin Kesinleşmesi Gerekir mi?
Taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali ve tescil kararları kesinleşmeden tapuda mülkiyet değişikliği meydana getirecek şekilde uygulanamaz. HMK’nın 367. maddesi gereğince taşınmaz mal üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
Kararın kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından tapu müdürlüğüne müzekkere yazılabilir. Uygulamada kararın kendiliğinden tapu kaydına işlendiği dosyalar bulunmakla birlikte, lehine tescil kararı verilen kişinin süreci takip etmesi gerekir. Kesinleşme sonrasında tapuya müzekkere gönderilmemişse mahkemeden kararın infazı için müzekkere yazılması istenebilir; işlemin niteliğine göre ilgili tapu müdürlüğünde de başvuru yapılabilir.
Kararın tapuda uygulanabilmesi için hüküm fıkrasının tescile elverişli olması gerekir. Taşınmazın ada, parsel, bağımsız bölüm ve gerektiğinde pay bilgilerinin tereddüde yer bırakmayacak biçimde gösterilmesi; hangi kaydın iptal edilip kimin adına ne oranda tescil yapılacağının açık olması önemlidir.
Tapu müdürlüğü kesinleşmiş mahkeme kararının hukuki doğruluğunu yeniden yargılayamaz. Buna karşılık kararın sicilde infaz edilebilir olup olmadığını inceleyebilir. Hükümde taşınmaz bilgilerinin yanlış olması, mevcut tapu kaydıyla hükmün örtüşmemesi veya kimin adına hangi payla tescil yapılacağının belirlenememesi hâlinde mahkemeden açıklama veya ek müzekkere istenmesi gündeme gelebilir.
Mahkeme Kararı Kesinleşince Mülkiyet Tapuya Gitmeden Önce Kazanılır mı?
Doğrudan tapu iptali ve tescile hükmeden kesinleşmiş mahkeme kararlarında önemli bir ayrım bulunmaktadır.
TMK’nın 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu siciline tescille kazanılmakla birlikte, mahkeme kararı bu kuralın istisnaları arasındadır. Doğrudan mülkiyet kazandıran tapu iptali ve tescil hükmünün kesinleşmesiyle yeni malik mülkiyeti tescilden önce kazanabilir. Sonradan tapu sicilinde yapılan tescil bu durumda kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.12.2011 tarihli, 2011/7569 E., 2011/12687 K. sayılı kararında, daha önce kesinleşmiş bir tapu iptali ve tescil hükmü uzun süre tapuda infaz edilmemiş olmasına rağmen mülkiyet hakkının kararın kesinleşmesiyle yeni malike geçtiği kabul edilmiştir. Kararın tapuya yansıtılmamış olması, mahkeme kararıyla kazanılmış mülkiyet hakkını ortadan kaldırmamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.06.2019 tarihli, 2018/77 E., 2019/790 K. sayılı kararında da kesinleşmiş mahkeme kararıyla TMK 705 uyarınca tescilden önce mülkiyet kazanılabileceği kabul edilmiştir. Bununla birlikte tescilsiz olarak mülkiyeti kazanan kişinin tapu siciline bağlı bazı tasarruf işlemlerini yapabilmesi için hakkını sicile tescil ettirmesi gerekir.
Bu nedenle tapu kararını yıllarca infaz ettirmemek mülkiyet hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmasa da güvenli değildir. Taşınmazın sicilde eski malik adına görünmeye devam etmesi haciz, ipotek, miras intikali veya üçüncü kişilerle yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına yol açabilir.
Kesinleşmiş Karar Varken Eski Malikin Tapuya Gelmesi Gerekir mi?
Kesinleşmiş mahkeme kararında eski malikin tapusunun iptaliyle hak sahibi adına tescile açıkça hükmedilmişse eski malikin yeniden tapu müdürlüğüne gelerek satış veya devir iradesi açıklamasına gerek bulunmaz.
Mahkeme hükmü, tescil bakımından eski malikin iradesinin yerine geçer. Karşı taraf “tapuyu vermiyorum” diyerek kesinleşmiş hükmün uygulanmasını engelleyemez.
Ancak karar yalnızca taraflardan birinin ileride tapuyu devretmesi gerektiğinin tespitiyle yetiniyor ve açık bir tapu iptali ve tescil hükmü içermiyorsa durum farklıdır. Tapu müdürlüğünün tescil yapabilmesi için hükmün infaz kabiliyeti ayrıca incelenir.
Mahkeme Kararıyla Yapılan Tapu Tescili Harçsız mıdır?
Mahkeme kararının bulunması tek başına tapu harcı muafiyeti yaratmaz.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesi uyarınca, Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede sayılan tapu ve kadastro işlemleri harca tabidir. Mahkeme kararı mülkiyetin kime ait olduğunu belirleyebilir ancak tapudaki işlemin Harçlar Kanunu bakımından hangi tarife bendine girdiği ayrıca değerlendirilir.
Bu sebeple “mahkeme kararıyla kazandım, tapu harcı olmaz” şeklinde genel bir kural bulunmadığı gibi, “her mahkeme kararıyla tescilde normal satış harcı alınır” şeklinde bir kural da yoktur.
Tescilin gerçek hukuki sebebi belirlenmelidir.
Bir mahkeme kararı bedeli ödenmiş taşınmazın alıcısı adına tescilini sağlıyorsa ivazlı iktisap söz konusu olabilir. Başka bir karar geçersiz sözleşme nedeniyle taşınmazı eski malikine döndürüyor olabilir. Bir diğer karar muvazaalı tescili düzeltiyor, başka bir karar ise önalım hakkını kullanan paydaş adına hükmen tescil sağlıyor olabilir.
Mahkemede Harç Ödedim, Tapuda Tekrar Harç Alınabilir mi?
Tapu iptali ve tescil davasında mahkemeye ödenen karar ve ilam harcı ile kararın tapuda uygulanması nedeniyle doğabilecek tapu harcı farklı mali yükümlülüklerdir.
Dava sırasında ödenen harç yargılama hizmetine ilişkindir. Tapuda alınan harç ise Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı tarifede yer alan tapu işleminden kaynaklanır.
Danıştay 9. Dairesinin 11.11.2021 tarihli, 2018/3016 E., 2021/5433 K. sayılı kararında bu ayrım başka bir yönden açıkça görülmektedir. Tapu iptali ve tescil davasında hükmedilen karar ve ilam harcının tahsili için düzenlenen ödeme emri uyuşmazlık konusu olmuş; Danıştay, taşınmazın aynına ilişkin kararın infazı için kesinleşme gerekmesinin yargı harcının tahsilini de hükmün kesinleşmesine bağlamadığını kabul etmiştir.
Karar, tapu iptal ve tescil davasındaki yargılama harcı ile ayni hükmün infazının ayrı hukuki rejimlere tabi olduğunu göstermektedir.
Dava sırasında nispi karar ve ilam harcı ödenmiş olması, tapudaki işlemin ayrıca tarifede harca bağlanmış olması hâlinde tapu harcını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Dava harcının tapu harcından genel olarak mahsup edileceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Mahkeme “Harçsız Tesciline” Karar Verirse Tapu Harcı Alınmaz mı?
Vergi ve harç muafiyeti kanuni dayanak gerektirir. Tarafların boşanma protokolüne “devir harçsız yapılacaktır” yazması veya mahkemenin taraflar arasındaki uyuşmazlık bakımından “harçsız tescil” ifadesi kullanması, Harçlar Kanunu’nda bulunmayan yeni bir muafiyet yaratmaz.
Buna karşılık özel bir kanun belirli tapu işlemini açıkça harçtan istisna etmişse idare de bu istisnayı uygulamak zorundadır.
Danıştay 9. Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2021/4109 E., 2023/4954 K. sayılı kararına konu olayda Hazineye ait bir taşınmazın devrinde 4706 sayılı Kanun’da açık harç istisnası bulunmasına rağmen tapu harcı tahsil edilmiştir. Vergi Mahkemesinin, kanuni istisna nedeniyle tahsil edilen harcın iadesine ilişkin kabulü yargısal denetimde de korunmuştur.
Harçsızlığın kaynağı mahkeme kararı değil, kanundaki istisnadır.
Mahkeme Kararı Önceki Satışı Ortadan Kaldırıp Taşınmazı Eski Malikine Döndürüyorsa Ne Olur?
Bu ihtimal normal satıştan özellikle ayrılmalıdır.
Bir taşınmaz önce satılmış veya başka hukuki işlemle devredilmiş, daha sonra bu işlemin dayanağı mahkeme kararıyla tamamen ortadan kaldırılmış olabilir. Böyle bir durumda eski hukuki duruma dönüş ile yeni bir satış aynı işlem değildir.
Danıştay 9. Dairesinin 23.06.2022 tarihli, 2022/2376 E., 2022/3717 K. sayılı kararında belediye ihalesi sonucunda satın alınan taşınmazın devri sırasında tapu harcı ödenmiş, daha sonra ihale mahkeme kararıyla iptal edilerek taşınmaz yeniden belediye adına dönmüştür. Vergi Mahkemesi, ihalenin iptaliyle harca konu satışın hukuki dayanağının ortadan kalktığını kabul ederek ödenen harcın faiziyle iadesine karar vermiş; Bölge İdare Mahkemesinin bu yaklaşımı Danıştay tarafından onanmıştır.
Bu karar, mahkeme kararıyla eski hâle dönüşün vergi hukuku bakımından da önceki işlemin hukuki sebebi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığının 31.03.2020 tarihli, 60757842-140.04.01-E.6434 sayılı Van Defterdarlığı özelgesinde de benzer bir ayrım yapılmıştır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yükleniciye devredilen taşınmazın, yüklenicinin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle mahkeme kararıyla eski malikleri adına geri tesciline karar verilmiştir. İdare, bu geri tescili yeni bir satış saymamış ve işlemin (4) sayılı Tarifenin I/13-c bendi kapsamında kayıt tashihi olarak harçlandırılması gerektiğini kabul etmiştir.
Bu nedenle sözleşmenin feshi veya geçersizliği nedeniyle taşınmaz eski malikine dönüyorsa normal satış harcı çıkacağı peşinen kabul edilmemelidir.
Tapu Harcı İade Edilebiliyorsa Yıllar Sonra Başvuru Yapılabilir mi?
Harcın hukuka aykırı tahsil edilmiş olması süre meselesini ortadan kaldırmaz.
Danıştay 9. Dairesinin 07.04.2022 tarihli, 2019/4927 E., 2022/1296 K. sayılı kararına konu olayda belediye ihalesiyle alınan taşınmaz için 2011 yılında oldukça yüksek miktarda tapu harcı ödenmiş, ihale daha sonra mahkeme kararıyla iptal edilmiştir. Vergi Mahkemesi satışın hukuki sonuçlarının ortadan kalkması nedeniyle harcın iadesi gerektiği görüşündeyken, uyuşmazlık düzeltme başvurusunun süresi bakımından farklı sonuçlanmıştır. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Usul Kanunu’ndaki düzeltme zamanaşımının geçirilmiş olduğunu kabul etmiş; Danıştay da bu kararı onamıştır.
Karar, maddi hukuk bakımından geri alınabilecek bir harcın usul sürelerinin geçirilmesi nedeniyle iade edilemeyebileceğini göstermektedir.
Tapu harcının hatalı olduğu fark edildiğinde “nasıl olsa açık hata, her zaman geri alınır” düşüncesiyle hareket edilmemelidir.
Tapudaki Her Kayıt Değişikliği Yeni Bir Gayrimenkul Devri midir?
Tapu sicilinde kayıt değişikliği yapılması her durumda Harçlar Kanunu’nun I/20-a bendindeki ivazlı gayrimenkul devrinin gerçekleştiği anlamına gelmez.
Danıştay 9. Dairesinin 21.03.2022 tarihli, 2019/2950 E., 2022/919 K. sayılı kararına konu uyuşmazlıkta kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında arsa sahipleri adına bağımsız bölümler üzerinde kat irtifakı kurulması nedeniyle cezalı tapu harcı tarh edilmiştir. Vergi yargısı, somut işlemin gerçek bir mülkiyet devrini içermediğini dikkate alarak tarhiyatı hukuka aykırı bulmuştur.
Bu yaklaşım mahkeme kararına dayalı tesciller için de önem taşır. Sicilde kimin adının yazdığı değişiyor diye işlemin kendiliğinden satış olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Öncelikle tescilin hangi maddi hukuk ilişkisini yansıttığı belirlenmelidir.
Muvazaa Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Kararında Harç Ne Kadar?
Muvazaa bakımından Harçlar Kanunu özel ve oldukça ağır bir harç öngörmektedir.
(4) sayılı Tarifenin I/19. bendinde, muvazaa yoluyla yapılmış tescillerin hükmen düzeltilmesinde kayıtlı değer üzerinden binde 136,62 oranında harç alınması düzenlenmiştir.
Ancak yüksek oranlı bu harcın uygulanabilmesi için yalnızca tapu iptali ve tescil kararı verilmiş olması yeterli değildir.
Mahkeme kararında düzeltilen tescilin muvazaalı olduğu hukuki sonucuna ulaşılmış olması gerekir.
Gelir İdaresi Başkanlığının 28.05.2013 tarihli, 31523953-512-HK–4 sayılı Mardin Defterdarlığı özelgesinde de bu ölçüt açıkça benimsenmiştir. Mahkeme tapu kaydını iptal etmiş olmasına rağmen kararda işlemin muvazaalı olduğuna hükmedilmediği için I/19’un uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığının 13.08.2020 tarihli, 76071283-140.04.01-18517 sayılı Çorum Defterdarlığı özelgesinde de aynı ilke tekrarlanmıştır. Davalının yarı payının iptaliyle davacı adına tescile karar verilmiş, ancak yargı kararında muvazaa tespiti yapılmamıştır. İdare, I/19’un uygulanamayacağını kabul etmiş; buna karşılık davacının yeni bir pay iktisap etmesi nedeniyle somut işlemi I/20-a kapsamında ivazlı devir olarak değerlendirmiştir.
Bu iki özelge birlikte önemlidir. Mahkeme kararında muvazaa bulunmaması I/19’u ortadan kaldırır; ancak bu durum işlemi otomatik olarak maktu kayıt tashihine de dönüştürmez. Tescilin gerçek hukuki sebebi ayrıca belirlenir.
Aile Konutu Nedeniyle Muvazaalı Satış İptal Edilirse Hangi Harç Alınır?
Gelir İdaresi Başkanlığının 18.04.2013 tarihli, 97895701-140[57-2012/130]-599 sayılı özelgesinde, aile konutu niteliğindeki taşınmazın muvazaalı biçimde üçüncü kişiye satıldığı ve mahkemece tapu kaydının iptaliyle eski malik adına tescile ve aile konutu şerhi konulmasına karar verildiği bir olay değerlendirilmiştir.
İdare, mahkeme kararındaki muvazaa tespitini esas alarak tescil bakımından I/19 hükmünün uygulanacağını kabul etmiş; aile konutu şerhinin işlenmesi bakımından ise Harçlar Kanunu’nda özel bir harç düzenlemesi bulunmadığından ayrıca tapu harcı aranmayacağını belirtmiştir.
Bu özelge iki farklı tapu işleminin aynı mahkeme kararında yer alsa dahi ayrı ayrı harçlandırılabileceğini göstermektedir.
Tapu iptali ve tescil işlemi harca tabi olabilirken aile konutu şerhinin kendisi ayrıca harç doğurmayabilir.
Muvazaalı İşlem İptal Edilip Taşınmaz Üçüncü Kişi veya Mirasçı Adına Tescil Edilirse I/19 Yine Uygulanır mı?
Muvazaanın varlığı I/19’un her yeni hak sahibi bakımından otomatik uygulanacağı anlamına gelmez.
Gelir İdaresi Başkanlığının 07.09.2011 tarihli, B.07.1.GİB.4.34.18.01-003.01-1491 sayılı özelgesinde, muvazaalı işlem nedeniyle verilen mahkeme kararında taşınmazın muvazaanın taraflarından birine değil, farklı bir hukuki ilişki ve miras hakkına dayanarak üçüncü kişiler niteliğindeki mirasçılara tescili değerlendirilmiştir.
İdare, I/19’un amacının muvazaalı işlemi gerçekleştiren taraflardan birinin taşınmazı tekrar kendi adına hükmen tescil ettirmesi hâlini ağır biçimde harçlandırmak olduğunu belirtmiş; farklı hukuki hakka dayanarak üçüncü kişi adına yapılan tescilde I/19’un uygulanamayacağını kabul etmiştir.
Somut olayda tescil miras paylarına dayandığından miras taksimine ilişkin tarife hükmü uygulanmıştır.
Bu nedenle özellikle muris muvazaası davalarında mahkeme kararında “muvazaa” kelimesinin bulunması tek başına yeterli değildir. Tescilin kimin lehine ve hangi hukuki hakka dayanarak gerçekleştirildiği de incelenmelidir.
Muris Muvazaası Kararlarının Hepsinde Binde 136,62 Harç Alınır mı?
Muris muvazaası davalarında görünürdeki satışın mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığı kabul edilerek tapu iptali ve mirasçılar adına tescile karar verilebilir. Ancak buradan hareketle bütün mirasçılar bakımından I/19 oranının uygulanacağı sonucuna ulaşılamaz.
Muvazaalı işlemin tarafı olan kişinin yeniden malik olması ile miras hakkına dayanarak tescil isteyen mirasçının kazanımı aynı hukuki işlem değildir.
Gelir İdaresinin 07.09.2011 tarihli özelgesi de tam olarak bu ayrımı yapmaktadır.
Böyle bir dosyada mahkeme kararının gerekçesi, tescilin miras payına mı yoksa muvazaalı işlemin tarafları arasındaki eski hukuki duruma mı dayandığı ve adına tescil yapılan kişinin muvazaanın tarafı olup olmadığı birlikte incelenmelidir.
Önalım Davası Kazanıldığında Tapu Harcı Nasıl Alınır?
Önalım hakkı bakımından Harçlar Kanunu özel bir tarife hükmü düzenlemiştir.
(4) sayılı Tarifenin I/13-b bendine göre meşfu payın önalım hakkı sahibi tarafından ilama dayanılarak iktisabında kayıtlı değer üzerinden nispi harç alınır. Güncel oran binde 22,77’dir.
Gelir İdaresi Başkanlığının 09.08.2012 tarihli, B.07.1.GİB.4.34.18.01-003.01-2480 sayılı özelgesinde, taşınmazın yarı payını satın alan üçüncü kişiye karşı önalım davası açılmış ve payın tapusunun iptaliyle önalım hakkı sahibi paydaş adına tesciline karar verilmiştir. İdare, normal satışa ilişkin I/20-a yerine önalım için düzenlenmiş özel hüküm olan I/13-b’nin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir.
Bu örnek de mahkeme kararındaki tescilin hukuki sebebinin neden belirleyici olduğunu göstermektedir.
Kararda tapu iptali ve tescil yazması yeterli değildir; tescil önalım hakkından doğuyorsa önalıma özgü tarife hükmü uygulanır.
Bedelini Daha Önce Ödediğim Taşınmaz Mahkeme Kararıyla Adıma Tescil Edilirse Harç Çıkar mı?
Taşınmazın bedeli önceden ödenmiş ancak tapu devri gerçekleştirilmediği için mahkeme kararıyla tescil sağlanmışsa, karar çoğu zaman satıcının yerine getirmediği devir borcunun yerine geçmektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığının bu konudaki özelgelerinde, bedeli daha önce ödenerek satın alındığı mahkemece belirlenen taşınmazın hükmen alıcı adına tescilinde I/20-a kapsamında ivazlı gayrimenkul iktisabı bulunduğu kabul edilmektedir.
Bu tür dosyalarda “mahkeme kararı var, dolayısıyla satış yok” denilmesi doğru değildir. Mahkeme hükmü, maddi hukuk bakımından daha önce kurulmuş satış veya satış vaadi ilişkisinden doğan tescil borcunun yerine geçiyor olabilir.
Miras Taksim Sözleşmesine Dayalı Mahkeme Kararında Hangi Harç Uygulanır?
Gelir İdaresi Başkanlığının 05.11.2014 tarihli, 37009108-140[57-2014/2601]-121 sayılı Konya Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesinde, düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesi uyarınca elbirliği mülkiyetinin mahkeme kararıyla belirli paylar oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesi incelenmiştir.
İdare, bu işlemi yeni bir satış olarak görmemiş ve I/13-c kapsamında kayıt tashihi olarak değerlendirmiştir.
Buna karşılık taşınmazın mirasçı olmayan kişiye veya miras payını aşacak biçimde başka bir karşılık sonucu geçirilmesi hâlinde aynı sonuca otomatik olarak ulaşılamaz. Miras hakkından kaynaklanan tescil ile yeni bir mülkiyet iktisabı birbirinden ayrılmalıdır.
Anlaşmalı Boşanmada Mahkeme Kararıyla Eşe Verilen Ev Harçsız mıdır?
Anlaşmalı boşanma protokolüne “ev eşe bırakılacaktır” yazılması ve protokolün mahkeme tarafından onaylanması taşınmaz devrini kendiliğinden harçsız hâle getirmez.
Üstelik boşanma nedeniyle yapılan tesciller, mahkeme kararına dayalı tapu harçlarının en karmaşık alanlarından biridir. Taşınmazın mal rejimi alacağının aynen ödenmesi amacıyla mı, maddi tazminat karşılığında mı, bağış niteliğinde mi, kişisel malın devri şeklinde mi veya bağımsız bir satış karşılığında mı verildiği önem taşır.
Gelir İdaresi Başkanlığının farklı tarihli özelgelerinde de sonucun bu hukuki nitelendirmeye göre değiştiği görülmektedir.
Mal Rejimi Tasfiyesinde Diğer Eş Taşınmazın Yarısına Otomatik Olarak Malik midir?
Burada bazı eski Gelir İdaresi özelgelerinde kullanılan ifadeler dikkatle okunmalıdır.
Gelir İdaresinin 23.07.2010 tarihli ve 07.10.2015 tarihli özelgelerinde, 01.01.2002’den sonra edinilen bazı taşınmazlar bakımından diğer eşin 1/2 oranındaki hakkından hareket edilerek bu kısmın tescilinde kayıt tashihi harcı uygulanabileceği yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
Ancak mal rejiminin maddi hukuk yönü bakımından Yargıtay’ın yerleşik içtihadı farklı ve daha hassas bir esasa dayanmaktadır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli, 2017/8486 E., 2019/1291 K. sayılı kararında, mal rejiminin tasfiyesi sonucunda doğan katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağının kural olarak ayni hak değil şahsi alacak hakkı olduğu açıkça kabul edilmiştir. Eşlerden biri, taşınmaz edinilmiş maldır diye tapunun doğrudan yarısının kendi adına tescilini kural olarak isteyemez. Kanundaki istisnalar ve borçlu eşin aynen ödeme tercihi saklıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.06.2011 tarihli, 2010/6851 E., 2011/3476 K. sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşe tanınan hak doğrudan taşınmazın mülkiyetinin yarısı değil, hesaplama sonucunda ortaya çıkan şahsi alacaktır.
Bu nedenle eski tarihli özelgelerde yer alan “2002’den sonra alınmışsa yarısı diğer eşe aittir” biçimindeki ifadeler genelleştirilmemelidir.
Öncelikle mahkeme veya protokol sonucunda taşınmazın neden aynen devredildiği belirlenmelidir.
Boşanma Kararıyla Eşe Devredilen Kişisel Maldan Tapu Harcı Alınır mı?
Gelir İdaresinin daha yeni tarihli özelgeleri kişisel malların diğer eşe geçirilmesinde ivazlı devir yaklaşımını daha açık biçimde göstermektedir.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 28.07.2022 tarihli, 97895701-140.04.01[2021/1930]-832280 sayılı özelgesinde, eşlerden birinin miras yoluyla edindiği 1/3 taşınmaz payının boşanma kararı uyarınca diğer eş adına tescili incelenmiştir.
Miras yoluyla edinilen pay TMK bakımından kişisel mal niteliğinde olduğundan mal rejimindeki edinilmiş malların paylaşımı kapsamında değerlendirilmemiş; diğer eş adına tescil I/20-a kapsamında devir olarak kabul edilerek devreden ve devralan yönünden nispi tapu harcı aranması gerektiği belirtilmiştir.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 04.01.2017 tarihli özelgesinde de evlenmeden önce edinilmiş taşınmaz payının boşanma kararı uyarınca diğer eşe tescili benzer biçimde ivazlı devir hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Bu özelgelerin gösterdiği temel ayrım, taşınmazın yalnız boşanma kararında diğer eşe bırakılmış olmasının işlemi mal rejimi tasfiyesi hâline getirmediğidir.
Taşınmaz Maddi Tazminat Karşılığında Eşe Verilirse Harç Alınır mı?
Taşınmaz boşanmanın mali sonuçlarından biri olan maddi tazminat borcunun karşılığı olarak diğer eşe bırakılmışsa ortada karşılıksız bir kazandırmadan söz edilemez.
Gelir İdaresi Başkanlığının 23.07.2010 tarihli özelgesinde de boşanma karşılığı maddi tazminat olarak eşe verilen taşınmaz bakımından taşınmazın edinim dönemi ve devrin hukuki niteliği dikkate alınmıştır.
Özellikle kişisel malın tazminat karşılığında diğer eşe geçirilmesinde I/20-a kapsamında ivazlı devir harcı gündeme gelebilir.
Burada protokolün dili önemlidir. “Ev kadına bırakılmıştır” ifadesiyle “kadının 2.000.000 TL maddi tazminat alacağına karşılık taşınmaz kendisine devredilecektir” düzenlemesinin vergi hukuku bakımından aynı kabul edilmesi zorunlu değildir.
Evlilikte Bağışlanan Ev Boşanırken Bağışlayan Eşe Geri Verilirse Ne Olur?
Gelir İdaresi Başkanlığının 12.06.2014 tarihli, 76464994-140.04.01[2013/68]-147 sayılı Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi bu konuda ilginç bir örnektir.
Bir eş kendi taşınmazını evlilik sırasında diğer eşe bağışlamış, daha sonra anlaşmalı boşanma protokolünde taşınmazın yeniden bağışlayan eşe verilmesi kararlaştırılmıştır. İdare, dosyada bu devri mal rejimi tasfiyesi kapsamında değerlendirecek bir karar bulunmadığını dikkate alarak geri devri bağış niteliğinde kabul etmiş ve bağış işlemlerine özgü tarife hükmünün uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Böylece aynı taşınmazın eski sahibine dönmesi her zaman I/13-c kapsamında “kayıt tashihi” değildir. İlk devir ve geri dönüşün hangi hukuki sebebe dayandığı belirleyicidir.
Boşanma Kararında Evin Satılıp Parasının Paylaşılmasına Karar Verilmişken Eşler Sonradan Birbirlerinin Payını Satın Alırsa Ne Olur?
Gelir İdaresi Başkanlığının 16.01.2019 tarihli, 50426076-140[57-2018/20-400]-3847 sayılı özelgesinde, boşanma kararıyla taşınmazın satılıp bedelinin eşler arasında paylaştırılması öngörüldüğü hâlde tarafların sonradan bir eşin diğer eşe düşen yarı payı satın alması konusunda anlaşmaları incelenmiştir.
Burada artık mahkeme kararının doğrudan yarattığı bir mal paylaşımından değil, eşler arasında sonradan gerçekleştirilen pay satışından söz edilmektedir. Böyle bir devir, niteliğine göre I/20-a kapsamındaki normal ivazlı taşınmaz devri olarak harçlandırılır.
Boşanmış olmak eski eşler arasındaki sonraki satışları harçtan muaf hâle getirmez.
Özelge ile Yargıtay veya Danıştay Kararı Çelişirse Hangisi Esas Alınır?
Özelge bir mahkeme kararı değildir.
Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesi kapsamında verilen özelge, Gelir İdaresinin somut bir mükellef sorusuna ilişkin idari görüşünü ifade eder. Özelgenin kendisine verilmiş olduğu mükellef bakımından kanundaki şartlarla ceza ve gecikme faizi yönünden koruyucu etkisi bulunabilir.
Başka bir mükellefe verilmiş özelge ise üçüncü kişiler bakımından bağlayıcı değildir.
Bu nedenle internette bulunan bir GİB özelgesini alıp “Gelir İdaresi benim işlemimde de kesin böyle yapmak zorunda” demek doğru değildir.
Vergi Mahkemesi özelgeyle bağlı değildir. Danıştay da özelgenin yorumunu Harçlar Kanunu’na aykırı bulursa idari işlemin iptaline karar verebilir.
Özellikle mal rejimi konusunda eski özelgeler ile Yargıtay’ın ayni hak–şahsi alacak ayrımı birlikte düşünüldüğünde bu fark açıkça görülmektedir.
Özelge idarenin nasıl davranacağını öngörmek bakımından çok değerlidir; fakat kanunun ve yargı kararının önüne geçmez.
Tapu Müdürlüğü Yanlış Harç Çıkarırsa Ne Yapılabilir?
Mahkeme kararını tapuda uygulatmak isteyen kişi, kararın hukuki sebebiyle ilgisi bulunmayan bir tarife bendinden yüksek miktarda harç tahakkuk ettirildiğini düşünüyorsa uyuşmazlık vergi hukuku bakımından ayrıca incelenmelidir.
Örneğin sözleşmenin feshiyle eski malike geri dönüş niteliğindeki bir tescile I/20-a satış harcı veya I/19 muvazaa harcı çıkarılmış olabilir. Mahkeme muvazaaya hükmetmediği hâlde I/19 uygulanmış olabilir. Miras hakkına dayanan tescil normal satış gibi değerlendirilmiş olabilir.
Harç henüz tahakkuk aşamasındaysa buna karşı kullanılabilecek yol ile harç ödenmiş ve dava açma süresi geçmişse kullanılacak yol aynı değildir. Ödenmiş harç bakımından şartları varsa Vergi Usul Kanunu’nun vergi hatalarının düzeltilmesi ve şikâyet hükümleri gündeme gelir.
Danıştay 9. Dairesinin 2019/4927 E., 2022/1296 K. sayılı kararının gösterdiği üzere düzeltme zamanaşımı ayrıca önem taşımaktadır.
Yüksek miktarlı bir tapu harcı bakımından ödeme yapılıp yıllarca beklendikten sonra iade aramak ciddi hak kaybı doğurabilir.
Tapu Harcını Diğer Taraf Adına Ben Ödediysem İadesini Ben İsteyebilir miyim?
Normal ivazlı devirlerde I/20-a gereğince devreden ve devralan ayrı ayrı harç mükellefidir. Taraflar kendi aralarında bütün masrafı tek kişinin karşılayacağını kararlaştırabilir; fakat bu özel anlaşma vergi hukukundaki mükellefiyet sıfatını kendiliğinden değiştirmez.
Danıştay 9. Dairesinin 06.06.2023 tarihli, 2023/1282 E., 2023/2150 K. sayılı kararında alıcı, kendi adına tahakkuk eden harçla birlikte satıcı adına tahakkuk eden harcı da fiilen ödemiş ve iade talep etmiştir. Danıştay, alıcının kendi adına tahakkuk eden harç yönünden durumuyla satıcılar adına tahakkuk eden harç yönünden durumunu ayırmış; başkasının mükellef olduğu harcın fiilen alıcı tarafından ödenmiş olmasının bu tutarın alıcıya vergi iadesi yapılmasını kendiliğinden gerektirmediğini kabul etmiştir.
Bu ayrım özellikle anlaşmalı boşanma protokollerinde “bütün tapu harçlarını eşlerden biri ödeyecektir” şeklindeki hükümlerde önemlidir. Böyle bir anlaşma tarafların kendi aralarındaki masraf paylaşımını belirleyebilir; tapu harcının kanuni mükellefini değiştirmesi ise ayrı meseledir.
Mahkeme Kararıyla Tapu Tescilinde Harcı Belirlemek İçin Neye Bakılmalıdır?
Mahkeme kararına dayalı tescilde yalnız kararın başlığına bakılması yeterli değildir.
“TAPU İPTAL VE TESCİL” şeklinde aynı hüküm sonucuna sahip iki dava bambaşka harç doğurabilir.
Kararlardan biri muvazaalı satışın iptaline dayanıyorsa I/19 gündeme gelebilir. Diğeri önalım hakkına dayanıyorsa I/13-b uygulanabilir. Üçüncüsü yüklenicinin sözleşmeye aykırılığı nedeniyle eski malike geri dönüşse kayıt tashihi söz konusu olabilir. Bir başka karar bedeli ödenmiş bir satışın yerine geçiyorsa I/20-a kapsamında ivazlı iktisap bulunabilir. Boşanma kararındaki devir ise taşınmazın kişisel mal, mal rejimi alacağının aynen ifası, tazminat, bağış veya sonradan yapılan satış niteliğinde olmasına göre farklılaşabilir.
Bu nedenle mahkeme kararını tapuda uygulatmadan önce hüküm fıkrası kadar kararın hangi hukuki sebebe dayandığı da incelenmelidir.
Tapu harcı uyuşmazlıklarında yüksek oranlı bir tahakkukun yalnız “Tapu iptali ve tescil kararı var” denilerek kabul edilmesi de, “Mahkeme kararı var, hiç harç çıkmaz” denilmesi de aynı ölçüde hatalıdır.
Mahkeme mülkiyet uyuşmazlığını çözer. Harçlar Kanunu ise bu hükmün tapu sicilinde ne tür bir işlem olarak uygulanacağını ayrıca vergilendirir. Doğru harca ulaşabilmek için bu iki alanın birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Tapuya Nasıl Tescil Ettirilir?
Tapu iptali ve tescil davasında kararın kesinleşmesiyle birlikte taşınmaz üzerindeki hukuki uyuşmazlık sona ermiş olsa da tapu sicilindeki kayıt her dosyada aynı anda değişmez. Özellikle mahkemenin kesinleşme sonrasında tapu müdürlüğüne doğrudan müzekkere göndermediği dosyalarda, lehine tescil kararı verilen kişinin kararın tapuda uygulanmasını takip etmesi gerekir.
Bu aşamada ilk bakılacak yer mahkeme dosyasıdır. Kararın istinaf veya temyiz sürecinin tamamlanmış olması ve kesinleşme kaydının dosyaya işlenmesi gerekir. Tapu iptali ve tescile ilişkin ayni hak kararları kesinleşmeden tapuda mülkiyet değişikliği sağlayacak biçimde uygulanamaz.
Karar kesinleşmişse bundan sonra iki ihtimal vardır. Mahkeme, ilgili tapu müdürlüğüne kararın infazı için müzekkere göndermiş olabilir. Böyle bir durumda yeniden işlem açmadan önce müzekkerenin tapu müdürlüğüne ulaşıp ulaşmadığı ve tescilin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Mahkeme henüz tapuya yazı göndermemişse mahkemeye verilecek kısa bir dilekçeyle kesinleşmiş kararın infazı amacıyla ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılması istenebilir.
Kesinleşmiş kararın elde bulunması da hak sahibinin tapu işlemini takip etmesine engel değildir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tapu işlemleri için Web Tapu üzerinden elektronik başvuru yapılmasına imkân vermektedir. Web Tapu üzerinden gerekli belgeler müdürlüğe gönderilebilir ve başvurunun durumu elektronik ortamda takip edilebilir.
Web Tapu’ya Girmek İçin e-Devlet Şifresi Gerekir mi?
Web Tapu’ya vatandaş olarak girişte kimlik doğrulaması yapılır. En yaygın yöntem e-Devlet şifresidir. Bunun yanında e-Devlet Kapısı, Web Tapu hizmetine erişirken mobil imza, elektronik imza, T.C. kimlik kartı ve internet bankacılığı ile kimlik doğrulama seçeneklerini de kabul etmektedir.
Bu nedenle Web Tapu üzerinden mahkeme kararını tescil ettirmek isteyen kişinin öncelikle e-Devlet hesabına erişebiliyor olması gerekir. e-Devlet şifresi bulunmuyorsa PTT’den şifre alınabileceği gibi, desteklenen diğer kimlik doğrulama yöntemlerinden biri de kullanılabilir.
Tapu işlemlerinde e-Devlet şifresinin başka bir kişiye verilmemesi özellikle önemlidir. TKGM de Web Tapu ve e-Devlet şifrelerinin kişiye özel olduğunu, tapu personeli dâhil hiç kimseyle paylaşılmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Bir avukat veya başka bir temsilci işlem yapacaksa bunun yolu şifre paylaşmak değil, usulüne uygun temsil yetkisidir.
Web Tapu İçin İki Aşamalı Giriş Açılmalı mı?
Tapu işlemleri malvarlığının doğrudan ilgilendirdiği işlemler olduğu için e-Devlet hesabında iki aşamalı girişin açık tutulması son derece önemlidir. e-Devlet Kapısı da kişisel bilgilerin güvenliği amacıyla iki aşamalı giriş özelliğinin kullanılmasını önermektedir. İki aşamalı giriş açık olduğunda yalnız şifrenin bilinmesi hesaba erişmek için yeterli olmaz; kullanıcıdan ikinci bir doğrulama adımı daha istenir.
İki aşamalı girişi açabilmek için e-Devlet hesabında kimlikle doğrulanmış bir cep telefonu numarasının bulunması gerekir. Özellik, e-Devlet hesabında “Şifre ve Güvenlik Ayarlarım” bölümündeki “İki Aşamalı Giriş İşlemleri” kısmından etkinleştirilebilir. Mobil uygulamada da aynı ayar kullanılabilir.
İki aşamalı giriş açık olduğunda giriş sırasında kayıtlı cihazdan onay, mobil onay, karekod veya hesabın durumuna göre kimlikle doğrulanmış telefona gönderilen doğrulama kodu kullanılabilir.
Web Tapu hizmetine ilişkin güncel resmî sayfada iki aşamalı giriş bütün kullanıcılar bakımından ayrıca bir zorunluluk olarak gösterilmemektedir. Bu nedenle “iki aşamalı giriş açılmamışsa kesinleşmiş mahkeme kararı tapuya tescil edilemez” şeklinde bir hukuk kuralı yoktur. Bununla birlikte tapu kayıtları ve kişisel malvarlığı bilgileri söz konusu olduğundan, Web Tapu kullanılmadan önce iki aşamalı girişin etkinleştirilmesi güvenlik açısından yerinde olur.
Kesinleşmiş Kararla Web Tapu’dan Nasıl Başvuru Yapılır?
Mahkeme kararı kesinleşmiş ancak tescil henüz yapılmamışsa Web Tapu’ya e-Devlet üzerinden giriş yapılarak başvuru oluşturulabilir.
Sisteme girdikten sonra başvuru ekranından ilgili taşınmaz ve tapu müdürlüğü seçilir. İşlem seçenekleri arasında mahkeme kararına dayalı tescile uygun seçenek bulunuyorsa bu işlem üzerinden devam edilir. Web Tapu ekranındaki işlem isimleri ve seçenekleri zaman içerisinde değişebildiği için ekranda mutlaka belirli bir isim bulunacağını varsaymak doğru değildir.
Başvurunun açıklama kısmında hangi mahkeme kararının uygulanmasının istendiği açık şekilde yazılmalıdır. Örneğin açıklamada, mahkemenin adı, esas ve karar numarası, kararın kesinleşme tarihi, taşınmazın ada ve parsel bilgileri ile karar gereğince hangi tescilin yapılmasının istendiği belirtilir.
“… Aile/Asliye Hukuk Mahkemesinin … E., … K. sayılı ve … tarihinde kesinleşen kararı uyarınca … ili, … ilçesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın mevcut tapu kaydının iptaliyle adıma tesciline karar verilmiştir. Kesinleşmiş mahkeme kararının tapu sicilinde uygulanmasını talep ediyorum.” şeklindeki açıklama başvurunun neye ilişkin olduğunu ortaya koymak bakımından yeterince açıktır.
Burada uzun bir dava özeti yazmaya gerek yoktur. Tapu müdürlüğünün ihtiyacı, hangi kesinleşmiş kararın hangi taşınmaz bakımından uygulanmasının istendiğini tereddütsüz biçimde anlayabilmektir.
Web Tapu’ya Hangi Mahkeme Kararı Yüklenmelidir?
Başvuruya yalnız dava sonunda verilen kısa karar veya kararın ilk sayfasının yüklenmesi yeterli değildir. Tescilin dayanağı olan gerekçeli kararın tamamının ve kararın kesinleştiğini gösteren bilginin bulunması gerekir.
Mahkeme tarafından düzenlenmiş kesinleşme şerhli karar elinizdeyse bu belge sisteme yüklenebilir. Kararın elektronik ortamda kesinleşme bilgisi bulunuyorsa tapu müdürlüğü bunu resmi sistemlerden de kontrol edebilir. Mahkemenin tapu müdürlüğüne ayrıca tescil müzekkeresi düzenlemiş olması hâlinde bu belgenin de başvuruya eklenmesi işlemin daha kolay eşleştirilmesini sağlayabilir.
Eski tarihli dosyalarda veya kararın elektronik sistemlerden kolaylıkla doğrulanamadığı hâllerde mahkeme kaleminden kesinleşmiş karar örneğinin alınması yararlı olur.
Burada önemli olan belgenin üzerinde yalnızca “kesinleşmiştir” şeklinde bir yazı bulunması değildir. Kararın gerçekten kesinleşmiş olması ve kesinleşme durumunun mahkeme veya elektronik adli sistem üzerinden doğrulanabilmesi gerekir.
Mahkeme Tapuya Müzekkere Göndermişse Web Tapu’dan Yeniden Başvuru Yapmak Gerekir mi?
Mahkeme karar kesinleştikten sonra tapu müdürlüğüne doğrudan tescil müzekkeresi göndermişse önce mevcut işlemin sonucu araştırılmalıdır.
Bazı dosyalarda tapu müdürlüğü mahkemeden gelen müzekkere üzerine herhangi bir yeni başvuru beklemeksizin hükmü sicile uygular. Bazı dosyalarda ise işlem harç tahakkuku, belge eksikliği, kimlik veya temsil kontrolü gibi nedenlerle hak sahibinin başvurusunu ya da tamamlayıcı işlem yapmasını gerektirebilir.
Bu yüzden aynı karar için hemen ikinci bir işlem açmak yerine ilgili tapu müdürlüğüne müzekkerenin ulaşıp ulaşmadığı sorulabilir. Tescil zaten gerçekleştirilmişse Web Tapu’dan yeniden başvuru yapılmasının bir anlamı bulunmaz.
Mahkemenin “tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına” karar vermesi ile tapu sicilinin fiilen değiştirilmiş olması da aynı şey değildir. İşlem tamamlanıncaya kadar dosyanın takip edilmesi gerekir.
Kesinleşmiş Kararda Ada, Parsel ve Pay Bilgileri Nasıl Olmalıdır?
Tapu müdürlüğünün mahkeme kararını uygulayabilmesi için hüküm fıkrasının tescile elverişli olması gerekir.
Mahkemenin yalnızca “davanın kabulüne” karar vermesi yeterli değildir. Hangi taşınmazın tapusunun iptal edildiği, kimin adına tescil edileceği ve paylı mülkiyet söz konusuysa hangi oranda tescil yapılacağı hükümden anlaşılmalıdır.
Örneğin kararda ada veya parsel numarası yanlış yazılmışsa, bağımsız bölüm numarası tapu kaydıyla örtüşmüyorsa veya “davacı adına tesciline” denilmesine rağmen birden fazla davacının hangi paylarla malik olacağı belirlenemiyorsa tapu müdürlüğü hükmü kendi takdiriyle değiştiremez.
Sorun yalnız açık bir yazım hatasından kaynaklanıyorsa mahkemeden maddi hatanın düzeltilmesi; hükmün anlamı yeterince açık değilse şartlarına göre tavzih veya açıklayıcı müzekkere istenmesi gerekebilir.
Bu nedenle kesinleşme sonrasında Web Tapu başvurusu yapılmadan önce hüküm fıkrasıyla güncel tapu kaydını yan yana kontrol etmek faydalıdır.
Eski Malik Tapuya Gelmezse Tescil Yapılabilir mi?
Kesinleşmiş hüküm doğrudan mevcut tapunun iptaliyle hak sahibi adına tescili içeriyorsa eski malikin tapu müdürlüğüne gelerek yeniden devir iradesi açıklaması gerekmez.
Normal bir satış işleminde malikin tapuda devir iradesi bulunması gerekirken, hükmen tescilde kesinleşmiş mahkeme kararı bu iradenin yerini alır. Davalı tapuya gelmese, işlem yapmak istemese veya karara rağmen taşınmazı devretmeyeceğini söylese dahi kesinleşmiş hükmün uygulanmasına bu yolla engel olamaz.
Buna karşılık mahkeme kararı doğrudan tapu iptali ve tescil içermiyor, yalnızca tarafın taşınmazı diğer tarafa devretmekle yükümlü olduğunu belirtiyorsa kararın tapuda tek başına infaz edilip edilemeyeceği ayrıca incelenir. Özellikle anlaşmalı boşanma protokollerinde hüküm fıkrasının nasıl kurulduğu bu nedenle önem taşır.
Web Tapu Başvurusu Yapıldıktan Sonra Süreç Nasıl İlerler?
Başvuru ilgili tapu müdürlüğüne ulaştığında görevli personel önce başvurunun dayanağını ve belgeleri inceler. Mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediği, hükmün infaza elverişli olup olmadığı, taşınmaz bilgilerinin sicille örtüşüp örtüşmediği ve adına tescil yapılacak kişinin kimlik bilgileri kontrol edilir.
Belge eksikliği varsa tamamlanması istenir. Web Tapu’nun önemli kolaylıklarından biri, gerekli bilgi ve belgelerin elektronik ortamda müdürlüğe iletilebilmesidir. TKGM de Web Tapu üzerinden başvuru oluşturulabileceğini ve işlem için gerekli belgelerin elektronik ortamda gönderilebildiğini belirtmektedir.
Kararın tapuda uygulanması harca tabi bir işlem oluşturuyorsa ilgili harç ve döner sermaye tahakkuku ayrıca çıkarılır. Mahkeme kararının bulunması bütün hükmen tescilleri kendiliğinden harçsız yapmadığından, harcın türü kararın neden verildiğine göre belirlenir.
Ödeme veya başka bir işlem gerekiyorsa tapu müdürlüğü başvuru sahibine bildirim yapar. TKGM, tapu başvurusunun durumunun elektronik ortamdan takip edilebildiğini ve harç ile döner sermaye tutarlarının elektronik tahsilat kanallarından ödenebildiğini belirtmektedir.
Mahkeme Kararıyla Tescilde Tapuda İmza Atmak Gerekir mi?
Hükmen tescilde normal taşınmaz satışındaki gibi eski malik ile yeni malikin aynı anda tapu müdürlüğüne gidip resmî senet imzalaması gerekmez.
Mülkiyet değişikliğinin hukuki dayanağı kesinleşmiş mahkeme kararıdır. Tapu müdürlüğü işlem için başvuru sahibinin kimliğini veya temsil yetkisini kontrol edebilir ve işlemin niteliğine göre başvuruya ilişkin bir imza isteyebilir. Ancak bu, eski malik ile yeni malik arasında yeniden kurulan bir satış veya devir sözleşmesi değildir.
Mahkeme kararının yeniden tarafların iradesine bağlanması zaten hükmen tescilin niteliğiyle bağdaşmaz.
Avukat Web Tapu veya Tapu Müdürlüğünden İşlemi Takip Edebilir mi?
Mahkeme dosyasında vekil olan avukat, kararın kesinleşmesini takip edip mahkemeden tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasını isteyebilir.
Tapu müdürlüğündeki işlemin de avukat tarafından yürütülmek istenmesi hâlinde vekâletnamenin kapsamı ayrıca önem taşır. Tapu müdürlüğü, temsilcinin ilgili tescil işlemini talep etmeye ve tapu nezdindeki işlemleri takip etmeye yetkili olup olmadığını vekâletnameden değerlendirir.
Burada müvekkilin e-Devlet şifresinin avukata verilmesi doğru yöntem değildir. TKGM, Web Tapu ve e-Devlet şifrelerinin kişiye özel olduğunu ve hiçbir üçüncü kişiyle paylaşılmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir.
Tescil Tamamlandıktan Sonra Ne Yapılmalıdır?
Tapu müdürlüğünden işlemin tamamlandığı bilgisi geldiğinde yalnız SMS veya başvuru durumuna güvenmek yerine güncel tapu kaydının kontrol edilmesi gerekir.
e-Devlet veya Web Tapu üzerinden taşınmaz yeniden görüntülendiğinde öncelikle mahkeme kararında lehine tescile hükmedilen kişinin malik olarak görünüp görünmediğine bakılır. Karar taşınmazın tamamına değil belirli bir payına ilişkinse pay oranının da hükümle aynı olması gerekir. Ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgilerinin doğru taşınmaza ait olduğu ayrıca kontrol edilmelidir.
Mahkeme kararında belirli bir tapu kaydının veya şerhin kaldırılmasına da hükmedilmişse sicilde bu kısmın uygulanıp uygulanmadığı incelenir. Tescildeki sorun tapu müdürlüğünün işleminden kaynaklanıyorsa müdürlüğe düzeltme talebi yöneltilebilir. Hata kesinleşmiş mahkeme kararının hüküm fıkrasında bulunuyorsa tapu müdürlüğünün kararı değiştirme yetkisi olmadığından yeniden mahkemeye başvurulması gerekir.
Kesinleşmiş Tapu Kararı Elinde Olan Kişi Nereden Başlamalıdır?
Kesinleşmiş tapu iptali ve tescil kararı bulunan kişinin doğrudan tapuya gidip “kararı getirdim, tapuyu üzerime geçirin” demesinden önce mahkeme dosyasındaki infaz durumunu kontrol etmesi daha sağlıklıdır.
Kararın kesinleşme kaydı görülmeli, mahkemenin tapuya müzekkere gönderip göndermediği öğrenilmeli ve gönderilmişse tescilin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Henüz işlem yapılmamışsa mahkemeden müzekkere yazılması istenebileceği gibi, dosyanın durumuna göre Web Tapu üzerinden kesinleşmiş karar eklenerek başvuru da oluşturulabilir.
Web Tapu kullanılacaksa e-Devlet hesabına erişim önceden kontrol edilmeli, cep telefonu bilgileri güncel tutulmalı ve özellikle tapu gibi yüksek değerli malvarlığı işlemleri için iki aşamalı giriş etkinleştirilmelidir.
Başvurunun ardından tapu müdürlüğü mahkeme kararını ve mevcut sicili karşılaştırır; gerekli harç veya belgeler tamamlandıktan sonra hükmü tapuya işler. Doğrudan tapu iptali ve tescile ilişkin kesinleşmiş bir karar varsa eski malikin yeniden gelip devir vermesi aranmaz.
Tescilin tamamlanmasından sonra yapılacak son iş ise güncel tapu kaydını kontrol etmektir. Mahkeme kararının hangi taşınmaz ve hangi pay bakımından verildiği ne ise sicilde de bunun aynen görünmesi gerekir.
Merhaba,
Bir Tapu iptali ve Tescili davasında, ihtiyati tedbir uygulanmış birden çok taşınmazın mahkeme yaklaşık % 30 hissesini davacılar adına tescil edilmesine hükmetmiş ve dava kesinleşmiştir.
Davacı taraf kötü niyetle (tescil harcından kaçınmak için) tapuya başvuru yapmamakta ve davalı taraf da tescil harcını ödemek istemediğinden tapuya başvuru yapmak istememektedir.
Bu durumda hüküm harici kalan %70 kısım taşınmazın üzerindeki ihtiyati tedbir nasıl kaldırılabilir?
Tapu müdürlüğü iptal edilen %30 kısmı için %4 belediye rayiç üzerinden harç alınacağını belirtmektedir (Epey yüksek bedel çıkmaktadır). Davalı taraf iptal edilen %30 kısmın haricindeki kalan %70 hissenin üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını istemektedir. Bu konuda ne yapıla bilinir?