Mahkeme kararıyla tapu tescili, yalnızca kesinleşmiş kararın tapu müdürlüğüne sunulmasından ibaret değildir. Kararın tapuda uygulanabilmesi için hüküm fıkrasının tescile elverişli olması, taşınmazın ada, parsel, bağımsız bölüm ve pay bilgilerinin açıkça gösterilmesi, gerekli hâllerde mahkemeden tapu müdürlüğüne müzekkere yazılması ve ilgili tapu müdürlüğüne usulüne uygun başvuru yapılması gerekir. Tescil sırasında hangi belgelerin isteneceği, karşı tarafın tapuya gelmesinin gerekip gerekmediği ve tapu harcı alınıp alınmayacağı ise mahkeme kararının hukuki niteliğine göre değişir. Satış, önalım, anlaşmalı boşanma, mal rejiminin tasfiyesi, muvazaa, miras taksimi veya eski malike geri dönüş gibi farklı nedenlerle verilen kararlar aynı harç rejimine tabi değildir. Bu yazıda mahkeme kararının tapuda nasıl uygulatılacağı, başvuru aşamaları, gerekli belgeler, kesinleşme şartı, yargılama harcı ile tapu harcı arasındaki fark ve tescil sırasında karşılaşılabilecek harç türleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
- Mahkeme Kararını Tapuda Uygulatmak İçin Ne Yapılması Gerekir?
- Mahkeme Kararının Kesinleşmesi Gerekir mi?
- Mahkeme Tapu Müdürlüğüne Kendiliğinden Yazı Yazar mı?
- Tapu Müdürlüğüne Nasıl Başvuru Yapılır?
- Başvuruda Hangi Belgeler Gerekir?
- Avukat Tapu Tescil Başvurusunu Yapabilir mi?
- Tapu Müdürlüğünde Tarafların İkisi de Hazır Bulunmalı mı?
- Tapu Müdürlüğü Mahkeme Kararını İnceler mi?
- Taşınmaz Dava Sırasında Başkasına Devredilmişse Karar Uygulanır mı?
- Harç ve Döner Sermaye Nasıl Ödenir?
- Tescil İçin Tapuda İmza Atılması Gerekir mi?
- İşlem Tamamlandığında Nasıl Kontrol Edilir?
- Anlaşmalı Boşanmada Tapu Harcı Ödemeden Taşınmaz Devri Yapılabilir mi?
- Anlaşmalı Boşanmada Mahkeme Kararı Tapu Harcı Muafiyeti Sağlar mı?
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Taşınmaz Nasıl Düzenlenmelidir?
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Tapu Çocuk Adına Devredilebilir mi?
- Taşınmaz Mal Rejiminin Tasfiyesi Kapsamında Devredilirse Harç Alınır mı?
- Taşınmaz Tazminat Karşılığında Verilirse Harç Alınır mı?
- Taşınmaz Karşılıksız Olarak Eşe Verilirse Harç Çıkmaz mı?
- Tapu Harcı Hangi Oranda Alınır?
- Eski Eşe Yapılan Devir Bağış Sayılır mı?
- Taşınmaz Zaten Eşlerin Ortak Mülkiyetindeyse Ne Olur?
- Tapu Devri Duruşmada mı Gerçekleşir?
- Tapu İptali ve Tescil Kararı Tapuda Uygulanmazsa Zamanaşımına Uğrar mı?
- Tapu Harcını Hangi Eş Öder?
- Çekişmeli Boşanma Davasında Tapu Harcını Hangi Eş Öder?
- Tapu Harcı Ödemeden Devir Yapılabilecek Bir İstisna Var mı?
- Yargılama Sırasında Harç Ödenip Tapuda Ayrıca Harç Alınır mı?
- Mahkemede Ödenen Yargılama Harcı Nedir?
- Tapuda Alınan Harç Nedir?
- Bu Durum Aynı İşlemden İki Defa Harç Alınması Sayılır mı?
- Mahkeme kararı bir satışın yerine geçiyorsa harçlandırma
- Taşınmaz eski malikine geri dönüyorsa
- Muvazaalı tescil düzeltiliyorsa
- Davayı Kazanan Kişi Hem Dava Harcı Hem Tapu Harcı mı Öder?
- Mahkeme “Harçsız Tescile” Karar Verebilir mi?
- Tapu Harcı Yanlış Hesaplanırsa Ne Yapılabilir?
- Muvazaa Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Kararından Sonra Tapu Harcı Ne Kadar?
- Muvazaa Nedeniyle Tapu Harcının Güncel Oranı Nedir?
- Muvazaa Tapu Harcı Nasıl Hesaplanır?
- I/19 Harcı Hangi Durumlarda Uygulanır?
- Mahkeme Kararında “Muvazaa” Yazması Gerekir mi?
- Taşınmaz Kimin Adına Tescil Edilirse Muvazaa Harcı Alınır?
- Muris Muvazaası Davalarında da Aynı Harç Alınır mı?
- Tapu İptali ve Tescil Davalarının Tamamında Yüzde 13,662 Harç Alınır mı?
- Muvazaa Harcı Maktu mu, Nispi midir?
- Kayıtlı Değer Ne Anlama Gelir?
- Birden Fazla Davacı Varsa Harcı Kim Öder?
- Davada Ödenen Harç Tapu Harcından Düşülür mü?
- Aile Konutu Şerhi İçin Ayrıca Harç Ödenir mi?
- Mahkeme Kararı ile Devredilen Taşınmaz ile İlgili Tapu Harcına Dair Özelgeler
- Tazminat Niteliğinde Mal Devrinde Tapu Harcı Hakkında Özelge
- Özelge mi Dikkate Alınır, Emsal Yargı Kararı mı?
- Özelge Nedir ve Kimi Bağlar?
- Başkasına Verilmiş Özelge Sizin İçin Bağlayıcı mıdır?
- Emsal Yargı Kararı Bağlayıcı mıdır?
- Özelge ile Yargı Kararı Çelişirse Hangisi Üstündür?
- Tapu Harcı Konusunda Hangisine Göre Hareket Edilir?
Mahkeme Kararını Tapuda Uygulatmak İçin Ne Yapılması Gerekir?
Tapu iptali ve tescil davasının kazanılmasıyla taşınmaz tapu sicilinde mahkemenin yazacağı müzekkere ile her zaman kendiliğinden davacı adına geçirilmez. Mahkeme kararı kesinleşmiş olsa bile kararın tapuda uygulanması için ilgili tapu müdürlüğüne bir tescil talebi yöneltilmesi gerekir.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü de lehine karar verilen kişinin ilgili tapu müdürlüğüne başvurarak tescil isteminde bulunması gerektiğini belirtmektedir.
Mahkeme Kararının Kesinleşmesi Gerekir mi?
Tapu kaydının iptali ve bir başkası adına tesciline ilişkin kararların tapuda uygulanabilmesi için muhakkak kararın kesinleşmiş olması gerekir.
İstinaf veya temyiz yolu açık olan ve henüz kesinleşmeyen bir tapu iptali ve tescil kararıyla doğrudan mülkiyet değişikliği yapılamaz. Kararın kesinleşmesinden sonra mahkeme kaleminden veya UYAP üzerinden kesinleşme durumu kontrol edilir ve karar üzerine kesinleşme şerhi işlenir.
Tapu müdürlüğüne sunulan kararın; mahkemenin adı, esas ve karar numarası, karar tarihi, hüküm bölümü, kesinleşme tarihi bakımından açık olması gerekir.
Kararın yalnızca boşanma, sözleşmenin feshi veya bir hakkın tespitiyle ilgili olması yeterli değildir. Tapu müdürlüğünün tescil yapabilmesi için hüküm bölümünde hangi taşınmazın kaydının iptal edildiği ve kimin adına hangi payla tescil edileceği tereddütsüz biçimde anlaşılmalıdır.
Mahkeme Tapu Müdürlüğüne Kendiliğinden Yazı Yazar mı?
Bazı mahkemeler karar kesinleştikten sonra ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere gönderebilir. Ancak mahkemenin karar vermesi, tescil işleminin mutlaka kendiliğinden tamamlanacağı anlamına gelmez.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü uygulamasında mahkeme kararının tapuda uygulanabilmesi için kararın infazına yönelik talep bulunması gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle lehine tescil kararı verilen kişinin dosyanın kendiliğinden sonuçlanmasını beklemek yerine mahkeme kaleminden tapuya müzekkere yazılıp yazılmadığını kontrol etmesi gerekir.
Mahkeme henüz yazı göndermemişse, mahkemeye bir dilekçe verilerek kesinleşmiş kararın infazı amacıyla ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılması istenebilir.
Tapu Müdürlüğüne Nasıl Başvuru Yapılır?
Başvuru, taşınmazın kayıtlı olduğu tapu müdürlüğüne yapılır. Başvuru doğrudan tapu müdürlüğüne gidilerek veya işlemin türü sistemde uygun şekilde seçilebiliyorsa Web Tapu üzerinden başlatılabilir.
Web Tapu hizmetine e-Devlet kimlik doğrulamasıyla erişilebilmektedir. Başvurunun ardından tapu müdürlüğü belgeleri inceler, eksik belge varsa başvuru sahibine bildirir ve işlem için gerekli harç ile döner sermaye tahakkukunu oluşturur.
Mahkeme kararına dayalı hükmen tescil işlemlerinde, işlem türünün ve mahkeme kararının sisteme doğru tanımlanması önemlidir. Web Tapu üzerinden işlem oluşturulamıyorsa ilgili tapu müdürlüğünden başvuru alınması veya yönlendirme istenmesi gerekir.
Başvuruda Hangi Belgeler Gerekir?
Uygulamada temel olarak şu belgeler istenir:
Kesinleşme şerhli mahkeme kararı: Kararın tamamı, hüküm bölümü ve kesinleşme bilgisi bulunmalıdır.
Mahkemenin tapu müdürlüğüne yazdığı müzekkere: Mahkeme kararı doğrudan elektronik ortamda gönderilmişse ayrıca fiziki belge istenmeyebilir. Kimi durumlarda tapu ekstra bir işlem gerekmeden tescili de kendiliğinden gerçekleştirebilir.
Kimlik belgesi: Tescil lehine karar verilen kişinin geçerli kimliği gerekir.
Temsil belgesi: İşlem avukat, vasi, kayyım veya vekil aracılığıyla yürütülüyorsa temsil yetkisini gösteren belge sunulmalıdır.
Taşınmaza ve taraflara ilişkin ek belgeler: Mahkeme kararındaki kimlik veya taşınmaz bilgilerinin tapu kaydıyla eşleşmemesi hâlinde nüfus kayıt örneği, veraset belgesi, kadastro tescil bildirimi veya başka belgeler istenebilir.
Fotoğraf istenmez. Fotoğraf istenmesi eski bir uygulamadır. Şu an sadece tapu satış yetkisi veren vekalet fotoğraflı olur. Tapu satış ve mahkeme kararı tescil işleminde fotoğraf gerekmez.
Tapu Müdürlüğü, kararın uygulanması için yeterli ve infaz edilebilir olup olmadığını inceler. Tapu Sicili Tüzüğü çerçevesinde tescil talebinin hukuki sebebini ve belgelerin eksiksizliğini kontrol eder.

Avukat Tapu Tescil Başvurusunu Yapabilir mi?
Evet. Avukat, vekâletnamesindeki yetkiler yeterliyse mahkeme kararının tapuda uygulanması için başvuru yapabilir.
Ancak vekâletnamede yalnızca dava takip yetkisi bulunması ile tapuda tescil isteme yetkisi aynı şekilde değerlendirilmeyebilir. Tapu müdürlüğü, vekâletnamenin tescil talebinde bulunma ve tapu işlemlerini takip etme yetkisini kapsayıp kapsamadığını inceler. TKGM kararlarında da dava takipçisi avukatın tescil talebindeki temsil yetkisinin ayrıca değerlendirildiği görülmektedir.
Bu nedenle vekâletnamenin tapu işlemleri yönünden açık ve yeterli olması gerekir. Yoksa vatandaş kendisi imzaya gider.
Tapu Müdürlüğünde Tarafların İkisi de Hazır Bulunmalı mı?
Mahkeme kararı kesinleşmiş ve tapu iptali ile tescile açıkça hükmedilmişse, kaydı iptal edilen eski malikin yeniden tapu müdürlüğüne gelerek devir iradesi açıklaması gerekmez.
Mahkeme kararı, eski malikin tescil iradesinin yerine geçer. Karşı taraf başvuruya katılmasa veya tescile rıza göstermese de kesinleşmiş ve infaz edilebilir karar uygulanır.
Ancak karar yalnızca taraflardan birinin ileride tapuda devir yapmayı taahhüt ettiğini belirtiyor, doğrudan tapu iptali ve tescil hükmü içermiyorsa tapu müdürlüğü bu kararı tek başına tescil için yeterli görmeyebilir. Bu durumda ilave mahkeme kararı, tavzih veya ayrı bir tescil davası gerekebilir.
Tapu Müdürlüğü Mahkeme Kararını İnceler mi?
Tapu müdürlüğü mahkeme kararının hukuki doğruluğunu yeniden yargılayamaz ve kesinleşmiş hükmü değiştiremez. Ancak kararın tapu sicilinde uygulanabilir olup olmadığını kontrol eder.
Örneğin kararda;
- ada ve parsel numarası yanlışsa,
- bağımsız bölüm açıkça belirtilmemişse,
- tescil edilecek pay oranları belli değilse,
- hüküm ile mevcut tapu kaydı arasında çelişki varsa,
- karar tarihinde malik olan kişiyle güncel tapu maliki farklıysa,
- karar yalnızca tespit içeriyor ve açık tescil emri taşımıyorsa
- tapu müdürlüğü doğrudan işlem yapmayabilir ve mahkemeden açıklama, tavzih veya ek müzekkere isteyebilir. TKGM uygulamasında mahkeme kararının tapu kaydıyla çelişmesi veya infazının belirsiz olması hâllerinde kararın açıklığa kavuşturulması gerektiği kabul edilmektedir.
Taşınmaz Dava Sırasında Başkasına Devredilmişse Karar Uygulanır mı?
Bu durum ayrıca incelenir. Dava sırasında taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmuşsa veya dava yeni malike ihbar edilmiş ve hüküm onu da kapsıyorsa karar uygulanabilir.
Ancak mahkeme kararı yalnızca eski malik hakkında verilmiş, taşınmaz karar kesinleşmeden önce üçüncü kişiye devredilmiş ve yeni malik hükmün tarafı değilse tapu müdürlüğü kararın mevcut malik hakkında doğrudan uygulanamayacağını değerlendirebilir. TKGM kararlarında, tapu maliki değişmiş taşınmazlarda mahkeme kararının infazı için kararın güncel sicil durumunu karşılaması gerektiğine işaret edilmektedir.
Bu durumda yeni malike karşı ayrıca dava açılması veya kararın kapsamına göre başka bir hukuki işlem yapılması gerekebilir.
Harç ve Döner Sermaye Nasıl Ödenir?
Tapu müdürlüğü mahkeme kararının hukuki niteliğini inceledikten sonra uygulanacak harcı belirler. İşlem;
- hükmen satış,
- muvazaa nedeniyle kayıt düzeltmesi,
- eski malike geri tescil,
- kayıt tashihi,
- mal paylaşımı veya başka bir iktisap niteliğinde olabilir. Bu nedenle her mahkeme kararında aynı harç çıkmaz.
Harç veya döner sermaye bedeli tahakkuk ettirilirse başvuru sahibine ödeme numarası gönderilir. Tapu harcı ve döner sermaye bedeli e-Devlet üzerinden sorgulanıp internet bankacılığı üzerinden ödenebilir.
Harç ödendikten ve evrak tamamlandıktan sonra tapu müdürlüğü yevmiye numarası vererek tescil işlemini gerçekleştirir.
Tescil İçin Tapuda İmza Atılması Gerekir mi?
Mahkeme kararına dayanan hükmen tescilde normal satış işlemindeki gibi iki tarafın birlikte resmî senet imzalaması gerekmez.
Tescil, kesinleşmiş mahkeme kararı ve başvuru belgeleri esas alınarak yapılır. Ancak başvuru sahibinden işlem istem belgesi veya başvuru formu imzalaması istenebilir. Buradaki imza yeni bir satış sözleşmesi değil, kararın tapu sicilinde uygulanmasına yönelik talep niteliğindedir.
İşlem Tamamlandığında Nasıl Kontrol Edilir?
Tescil tamamlandıktan sonra yeni malik, e-Devlet üzerinden Tapu Bilgileri Sorgulama hizmetine girerek taşınmazın adına kaydedilip kaydedilmediğini kontrol edebilir.
Tapu kaydındaki pay, bağımsız bölüm, şerh ve takyidatlar incelenmelidir. Mahkeme kararıyla kaldırılması gereken bir kayıt kaldırılmamış veya tescil yanlış pay üzerinden yapılmışsa gecikmeden tapu müdürlüğüne düzeltme başvurusu yapılmalıdır.
Anlaşmalı Boşanmada Tapu Harcı Ödemeden Taşınmaz Devri Yapılabilir mi?
Kural olarak hayır. Anlaşmalı boşanma protokolüne “ev eşe devredilecektir” şeklinde hüküm yazılması ve bu protokolün mahkeme tarafından onaylanması, tapu devrini kendiliğinden harçsız hâle getirmez.
Tapu harcının alınıp alınmayacağı, taşınmazın neden devredildiğine ve devrin hukuki niteliğine göre belirlenir. Taşınmaz; maddi tazminat, nafaka, mal paylaşımı veya boşanmanın diğer mali sonuçları karşılığında eşlerden birine bırakılıyorsa işlem çoğunlukla ivazlı devir kabul edilir. Bu durumda 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı Tarifenin I/20-a maddesine göre nispi tapu harcı alınır.
Gelir İdaresi Başkanlığı da boşanma kararıyla eşlerden biri adına tescil edilen taşınmaz payının tazminat niteliğinde olması durumunda işlemin ivazlı sayılacağını ve I/20-a kapsamında tapu harcı aranacağını kabul etmektedir.
Anlaşmalı Boşanmada Mahkeme Kararı Tapu Harcı Muafiyeti Sağlar mı?
Hayır. Mahkeme kararının bulunması tek başına tapu harcı muafiyeti sağlamaz.
Anlaşmalı boşanma protokolü mahkemece onaylandığında kararın bir parçası hâline gelir ve taşınmaz devrinin tapuda gerçekleştirilmesine dayanak oluşturabilir. Ancak mahkeme kararının tescile dayanak olması ile işlemin harçtan muaf olması farklı konulardır.
Harçlar Kanunu’nda anlaşmalı boşanma protokolü kapsamında yapılan taşınmaz devirlerinin tamamını harçtan muaf tutan genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle protokole “tapu harcı alınmadan devredilecektir” yazılması da vergi idaresini veya tapu müdürlüğünü bağlamaz. Harç muafiyeti ancak kanunda açıkça düzenlenmişse uygulanabilir.
Harç Anlaşmalı Boşanma İle Devredilen Taşınmazın Mal Rejimi Tasfiye Alacağına mı Yoksa Tazminata Mahsuben mi Devredildiğine Göre de Değişir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Taşınmaz Nasıl Düzenlenmelidir?
Taşınmazın yalnızca “eşe bırakıldığı” yazılmamalıdır. Protokolde;
- taşınmazın il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri,
- taşınmazın tamamının mı yoksa belirli bir payının mı devredileceği,
- devrin hangi eş adına yapılacağı,
- devir işleminin hangi süre içinde tamamlanacağı,
- tapu harcı ve döner sermaye giderlerinin hangi tarafça karşılanacağı,
- taşınmaz üzerindeki kredi, ipotek ve diğer takyidatların durumu açıkça gösterilmelidir.
Mahkeme kararının hüküm bölümünde de taşınmazın tapu kaydının iptaliyle diğer eş adına tesciline açıkça karar verilmesi, tapudaki uygulama sırasında yaşanabilecek sorunları azaltır. Yalnızca “protokolün onaylanmasına” karar verilmesi bazı durumlarda tapu müdürlüğünün açıklama veya tavzih kararı istemesine neden olabilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Tapu Çocuk Adına Devredilebilir mi?
Anlaşmalı boşanma protokolünde bir taşınmazın müşterek çocuk adına devredilmesi kararlaştırılabilir. Çocuğun 18 yaşından küçük olması taşınmaz edinmesine engel değildir. Küçük çocuk tapuda malik olabilir; ancak işlemi kendisi yapamayacağı için kanuni temsilci aracılığıyla temsil edilir.
Evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Boşanma kararıyla ise velayetin hangi ebeveyn tarafından veya ortak olarak kullanılacağı mahkemece belirlenir. Bu nedenle tapu işlemi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yapılacaksa tapu müdürlüğü, boşanma kararının kesinleşme şerhini ve çocuğu temsil edecek velinin kim olduğunu gösteren hükmü isteyebilir
Taşınmaz Mal Rejiminin Tasfiyesi Kapsamında Devredilirse Harç Alınır mı?
Taşınmazın edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi kapsamında eşlerden birine bırakılması da otomatik olarak harçsız değildir. Tasfiye sonucunda bir eşin diğer eşe ait taşınmazı edinmesi, boşanma ve mal paylaşımından kaynaklanan bir karşılık içerdiği için ivazlı işlem olarak değerlendirilebilir.
Özellikle bir eş;
- katılma alacağından,
- değer artış payından,
- maddi tazminattan,
- nafaka veya başka bir para alacağından vazgeçmesi karşılığında taşınmazı alıyorsa karşılıksız bir kazandırmadan söz edilemez.
Bu nedenle “mal paylaşımıdır, satış değildir; dolayısıyla harç çıkmaz” şeklindeki değerlendirme doğru değildir.
Taşınmaz Tazminat Karşılığında Verilirse Harç Alınır mı?
Evet.
Gelir İdaresi Başkanlığının 4 Ocak 2017 tarihli özelgesinde, boşanma kararı gereğince eşlerden birine devredilen taşınmaz payının tazminat niteliğinde olması nedeniyle ivazlı işlem sayıldığı ve Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı Tarifenin I/20-a maddesine göre harca tabi olduğu belirtilmiştir.
Dolayısıyla protokolde “maddi tazminat karşılığında taşınmazın eşe devredileceği” yazıyorsa veya anlaşılıyorsa devir işlemi kural olarak tapu harcına tabidir.
Taşınmaz Karşılıksız Olarak Eşe Verilirse Harç Çıkmaz mı?
Karşılıksız devir yapılması da işlemin tamamen vergisiz ve masrafsız olacağı anlamına gelmez.
Bir eşin taşınmazını diğer eşe hiçbir karşılık almadan vermesi bağış veya ivazsız intikal niteliğinde değerlendirilebilir. Bu durumda satış harcı yerine bağış işlemine ilişkin tapu harcı ile veraset ve intikal vergisi gündeme gelebilir. Dolayısıyla “karşılıksız yazarsak harç ödemeyiz” düşüncesi doğru değildir.
Tapu Harcı Hangi Oranda Alınır?
İşlem ivazlı devir kabul edilirse normal satışlarda uygulanan I/20-a hükmü gündeme gelir. Bu hükme göre taşınmazın emlak vergisi değerinden düşük olmamak üzere devir ve iktisap bedeli üzerinden devreden ve devralan için ayrı ayrı nispi harç hesaplanır.
Tarafların kendi aralarında bütün harcı eşlerden birinin ödeyeceğini kararlaştırması mümkündür. Ancak bu anlaşma, kanundan doğan harç yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; yalnızca masrafın taraflar arasında kimin üzerinde kalacağını belirler.
Eski Eşe Yapılan Devir Bağış Sayılır mı?
Boşanma kararının kesinleşmesiyle tarafların eş sıfatı sona erer. Bu nedenle taşınmazın hangi tarihte ve hangi hukuki sebebe dayanılarak devredildiği önemlidir.
Devir, boşanmanın mali sonuçlarını düzenleyen ve mahkeme tarafından onaylanan protokol gereğince yapılıyorsa çoğunlukla boşanma karşılığı ivazlı işlem olarak değerlendirilir. Buna karşılık boşanmadan bağımsız şekilde, hiçbir alacak veya yükümlülüğün karşılığı olmadan yapılan devir bağış niteliği taşıyabilir.
Tapu harcından kaçınmak amacıyla işlemin gerçek niteliğine aykırı biçimde “bedelsiz” gösterilmesi sonradan eksik harç, vergi cezası ve gecikme faizi çıkarılmasına neden olabilir.
Taşınmaz Zaten Eşlerin Ortak Mülkiyetindeyse Ne Olur?
Taşınmaz eşlerin yarı yarıya paylı mülkiyetindeyse ve boşanma sonucunda tamamı eşlerden birine bırakılıyorsa, devredilen kısım yalnızca diğer eşin payıdır.
Örneğin taşınmaz eşler adına yarı yarıya kayıtlıyken tamamı eşlerden biri adına tescil edilecekse harç hesabı, kural olarak devredilen yarı payın değeri üzerinden yapılır. Eşin zaten kendi adına kayıtlı bulunan payını yeniden edinmesi söz konusu değildir.
Bununla birlikte protokolde borçların üstlenilmesi, kredi ödemeleri, tazminat ve diğer karşılıklar varsa harcın matrahı ve işlemin türü ayrıca değerlendirilmelidir.
Tapu Devri Duruşmada mı Gerçekleşir?
Hayır. Aile mahkemesinin protokolü onaylaması veya tapunun eş adına tesciline karar vermesi, tapu sicilindeki işlemin tamamlandığı anlamına gelmez.
Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra kesinleşme şerhli karar ve gerekli belgelerle tapu müdürlüğüne başvurulmalıdır. Tapu müdürlüğü kararı inceleyerek tescil işlemini gerçekleştirir ve işlemin niteliğine göre harç tahakkuk ettirir.
Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılır. Ancak mahkeme kararıyla kazanımda mülkiyet tescilden önce doğar. Uygulamada bu an, doğrudan tescile hükmeden kararın kesinleştiği andır. Sonradan tapu siciline yapılan kayıt kurucu değil, mevcut mülkiyet durumunu açıklayan bildirici tescil niteliğindedir. Bununla birlikte, tescilden önce malik olan kişi taşınmaz üzerinde tapuya bağlı tasarruf işlemleri yapabilmek için tescili gerçekleştirmelidir.
Tapu İptali ve Tescil Kararı Tapuda Uygulanmazsa Zamanaşımına Uğrar mı?
Kesinleşmiş tapu iptali ve tescil kararı, yalnızca uzun süre tapu müdürlüğünde uygulanmadığı için kural olarak zamanaşımına uğramaz. Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyeti mahkeme kararıyla tescilden önce kazanılır. Tapu iptali ve tescil hükmünün kesinleşmesiyle hak sahibi mülkiyeti kazanır; daha sonra tapu sicilinde yapılan tescil açıklayıcı niteliktedir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 39. maddesinde ilama dayalı takipler için öngörülen on yıllık zamanaşımı, taşınmazın aynına ilişkin kesinleşmiş tapu iptali ve tescil hükümlerine kural olarak uygulanmaz. Ancak aynı ilamda bulunan tazminat, ecrimisil, yargılama gideri ve vekâlet ücreti gibi para alacakları bakımından on yıllık ilam zamanaşımı gündeme gelebilir.
Bununla birlikte kararın zamanaşımına uğramaması, tapu tescilinin geciktirilmesini güvenli hâle getirmez. Taşınmazın eski malik adına görünmeye devam etmesi haciz, ipotek, miras intikali veya üçüncü kişiye devir gibi yeni uyuşmazlıklar doğurabilir. Bu nedenle kesinleşmiş kararın mümkün olan en kısa sürede tapu müdürlüğünde uygulanması gerekir.
Tapu Harcını Hangi Eş Öder?
Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde harç ve masrafların kimin tarafından ödeneceğini serbestçe kararlaştırabilir.
Çekişmeli Boşanma Davasında Tapu Harcını Hangi Eş Öder?
Çekişmeli boşanma davası veya mal rejiminin tasfiyesi sonucunda bir taşınmazın eşlerden biri adına tesciline karar verilmişse tapu harcını kimin ödeyeceği, yalnızca eşlerin kusur durumuna göre belirlenmez. Mahkeme kararının taşınmaz devrini hangi hukuki sebebe dayandırdığı ve Harçlar Kanunu’nda ilgili işlem için kimin mükellef gösterildiği dikkate alınır.
Taşınmazın tazminat, katılma alacağı, değer artış payı veya başka bir malvarlığı hakkı karşılığında devredilmesi ivazlı işlem sayılırsa 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı Tarifenin I/20-a fıkrası uygulanır. Bu durumda tapu harcı devreden ve devralan eşten ayrı ayrı alınır. Mahkemenin yargılama giderlerini kusurlu eşe yüklemiş olması, tapu harcının kanuni mükellefini kendiliğinden değiştirmez.
Mahkeme hükmünde tapu harcı ve tescil masraflarının belirli bir eş tarafından karşılanacağı açıkça düzenlenmişse bu karar taraflar arasındaki nihai masraf paylaşımı bakımından bağlayıcı olabilir. Ancak tapu müdürlüğü tahakkuku yine Harçlar Kanunu’na göre yapabilir. Bu nedenle bir eşin tapuda harcı ödemesi, mahkeme kararı gereğince diğer eşe rücu etmesine engel değildir.
Tapu Harcı Ödemeden Devir Yapılabilecek Bir İstisna Var mı?
Mahkemenin krarı müzekkere ile gönderildiğinde tapu harç almadan işlemi yapabilir veya harç almak için işlemi bekletip taraflardan birinin web tapu üstünden işlem yapmasını isteyebilir.
Tapu sicilindeki maddi hata veya yanlış kayıt mahkeme kararıyla düzeltiliyorsa ve yapılan işlem yeni bir taşınmaz devri oluşturmuyorsa normal satış harcı alınmaz. Bu tür işlemler, niteliğine göre Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı Tarifenin I/13-c fıkrası kapsamında kayıt tashihi kabul edilerek maktu harca tabi tutulabilir. Ancak “maddi hata düzeltmesi” adı altında gerçekte mülkiyet el değiştiriyorsa maktu harç değil, işlemin gerçek hukuki sebebine uygun nispi harç uygulanabilir.
Yargılama Sırasında Harç Ödenip Tapuda Ayrıca Harç Alınır mı?
Evet, alınabilir. Tapu iptali ve tescil davasında mahkemeye ödenen yargılama harcı ile kesinleşen kararın tapuda uygulanması sırasında alınan tapu harcı, hukuken birbirinden farklı iki harçtır.
Davada harç ödenmiş olması, tapu müdürlüğünde ayrıca harç alınmasına otomatik olarak engel olmaz. Ancak tapudaki tescil işleminin ayrıca harca tabi olup olmadığı ve hangi oranda harç alınacağı, mahkeme kararının hukuki sebebine göre belirlenir.
Mahkemede Ödenen Yargılama Harcı Nedir?
Tapu iptali ve tescil davası, taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir davadır. Harçlar Kanunu’na göre gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davalarında taşınmazın değeri dikkate alınır.
Davacı, dava açarken taşınmazın veya dava konusu payın değeri üzerinden peşin karar ve ilam harcı öder. Yargılama sırasında taşınmazın gerçek değerinin daha yüksek olduğu belirlenirse eksik harcın tamamlanması istenebilir. Davanın sonunda da hükmedilen sonuca göre bakiye karar ve ilam harcı hesaplanır.
Bu harç, mahkemenin uyuşmazlığı incelemesi ve karar vermesi karşılığında alınan yargılama harcıdır. Harçlar Kanunu, tapu iptali ve tescil gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmaz değerinin esas alınacağını açıkça düzenlemektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı
Tapuda Alınan Harç Nedir?
Mahkeme kararı kesinleştiğinde tapu müdürlüğü, karar gereğince mevcut kaydı iptal eder ve hak sahibi adına yeni tescil yapar. Tapuda alınabilecek harç ise mahkeme yargılaması için değil, tapu sicilinde gerçekleştirilen tescil işlemi nedeniyle doğar.
Harçlar Kanunu’nun 57. maddesine göre, Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yer alan tapu ve kadastro işlemleri ayrıca tapu ve kadastro harcına tabidir. Bu nedenle mahkeme kararının tapuda uygulanması, işlemin niteliğine göre ikinci ve ayrı bir harç yükümlülüğü doğurabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı
Başka bir ifadeyle mahkemede ödenen harç, dava harcıdır. Tapuda alınan harç ise tescil işlemi harcıdır.
Bu Durum Aynı İşlemden İki Defa Harç Alınması Sayılır mı?
Hukuki olarak hayır. Çünkü harcı doğuran işlemler farklıdır.
Mahkeme harcının konusu yargılama hizmetidir. Tapu harcının konusu ise tapu sicilinde yapılan devir, iktisap, hükmen tescil veya kayıt düzeltme işlemidir.
Bu nedenle dava sırasında taşınmaz değeri üzerinden nispi karar ve ilam harcı ödenmiş olsa bile, mahkeme kararının tapuda uygulanması ayrıca nispi veya maktu tapu harcına tabi olabilir.
Dava sırasında ödenen harcın tapu harcından kendiliğinden mahsup edilmesine ilişkin genel bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Mahkeme kararı bir satışın yerine geçiyorsa harçlandırma
Satış vaadi, önalım hakkı veya bedeli ödenmiş bir taşınmazın alıcı adına hükmen tescili gibi durumlarda karar, tarafın tapuda vermesi gereken devir iradesinin yerine geçer. Bu tür işlemlerde nispi tapu harcı alınabilir.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün hükmen satış uygulamasında da mahkeme kararına dayanılarak yapılan tescilde tapu harcı tahsil edileceği belirtilmektedir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
Taşınmaz eski malikine geri dönüyorsa
Bir sözleşmenin feshi veya yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle tapu kaydı iptal edilerek taşınmaz önceki malik adına geri tescil ediliyorsa işlem yeni bir satış olarak değil, kayıt tashihi olarak değerlendirilebilir.
Van Defterdarlığının 31 Mart 2020 tarihli özelgesinde, kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle devredilen taşınmazın yüklenicinin edimini yerine getirmemesi üzerine eski maliklere geri tescili, (4) sayılı Tarifenin I/13-c fıkrası kapsamında maktu harca tabi kabul edilmiştir.
Muvazaalı tescil düzeltiliyorsa
Mahkeme kararı muvazaa yoluyla yapılmış bir tescili düzeltiyorsa, (4) sayılı Tarifenin I/19. fıkrasındaki özel nispi harç gündeme gelebilir.
Bu nedenle yalnızca “Mahkeme kararını tapuya götürdüm” denilerek harcın maktu, nispi veya harçsız olduğu belirlenemez. Kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası incelenmelidir.
Davayı Kazanan Kişi Hem Dava Harcı Hem Tapu Harcı mı Öder?
Uygulamada ödeme aşamasında bu durumla karşılaşılabilir; ancak nihai yükün kimin üzerinde kalacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava sırasında harç çoğunlukla davacı tarafından peşin yatırılır. Davanın kabulü hâlinde yargılama giderlerinin ve harçların davalıya yükletilmesine karar verilebilir. Davacı başlangıçta ödediği dava harcını yargılama gideri kapsamında karşı taraftan tahsil edebilir.
Tapuda alınan harç ise uygulanacak tarife hükmüne göre lehine tescil yapılan kişiden, devredenden veya her iki taraftan alınabilir. Mahkemenin yargılama giderlerini davalıya yüklemiş olması, tapu müdürlüğünün kanuna göre tahsil edeceği tapu harcının mükellefini değiştirmez.
Mahkeme “Harçsız Tescile” Karar Verebilir mi?
Mahkemenin hüküm fıkrasına “harçsız olarak tesciline” yazılması, kanunda bulunmayan bir tapu harcı muafiyeti meydana getirmez.
Vergi ve harç muafiyeti ancak kanunla düzenlenebilir. Mahkeme, taraflar arasındaki mülkiyet uyuşmazlığını çözer; tapu müdürlüğü ise tescil işleminin Harçlar Kanunu bakımından tabi olduğu harcı ayrıca değerlendirir.
Bununla birlikte özel bir kanunda açık muafiyet varsa veya tescilin niteliği tarifede harca bağlanmamışsa harç alınmayabilir.
Tapu Harcı Yanlış Hesaplanırsa Ne Yapılabilir?
Tapu müdürlüğü mahkeme kararının hukuki niteliğini yanlış değerlendirerek yüksek oranda harç çıkarmış olabilir. Örneğin sözleşmenin feshi nedeniyle eski malike geri dönüş niteliğindeki bir tescili, yeni bir satış veya muvazaalı işlem gibi değerlendirebilir.
Bu durumda mahkeme kararının gerekçesi ve hüküm bölümüyle birlikte yazılı düzeltme talebinde bulunulabilir. Harç ödenmişse Vergi Usul Kanunu kapsamındaki düzeltme ve şikâyet yolları ile şartları oluştuğunda vergi mahkemesinde dava gündeme gelebilir.
Muvazaa Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Kararından Sonra Tapu Harcı Ne Kadar?
Tapu iptali ve tescil davasının kazanılması, tapuda yapılacak tescil işleminin her durumda harçsız olduğu anlamına gelmez. Mahkeme kararı, daha önce muvazaalı olarak gerçekleştirilen bir tapu devrini iptal ederek taşınmazın yeniden muvazaalı işlemin taraflarından biri adına tesciline hükmediyorsa özel bir tapu harcı gündeme gelir.
Bu harç, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı Tarifenin I/19. fıkrasında düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre muvazaa yoluyla yapılan tescillerin mahkeme kararıyla düzeltilmesinde taşınmazın kayıtlı değeri üzerinden nispi tapu harcı alınır.
Burada maktu, yani sabit bir harç söz konusu değildir. Harç, taşınmazın harca esas değeriyle belirlenen oranın çarpılması sonucunda hesaplanır.
Muvazaa Nedeniyle Tapu Harcının Güncel Oranı Nedir?
Eski tarihli özelgelerde I/19 kapsamındaki harç oranının binde 118,8, yani yüzde 11,88 olduğu görülmektedir. Ancak bu oran, özelgenin verildiği dönemde uygulanan orandır.
Güncel Harçlar Kanunu tarifesinde I/19 kapsamında uygulanacak oran binde 136,62, başka bir ifadeyle yüzde 13,662’dir. Gelir İdaresi Başkanlığının yayımladığı güncel tarifede, “muvazaa tarikiyle vaki tescillerin hükmen düzeltilmesinde” kayıtlı değer üzerinden binde 136,62 oranında harç alınacağı belirtilmektedir.
Bu nedenle eski özelgelerde yer alan binde 118,8 oranı güncel bir tapu işlemi için doğrudan kullanılmamalıdır. Tescil tarihinde yürürlükte bulunan tarife esas alınır.
Muvazaa Tapu Harcı Nasıl Hesaplanır?
Harç hesabı şu şekilde yapılır:
Taşınmazın kayıtlı değeri × 0,13662
Örneğin taşınmazın harca esas kayıtlı değeri 1.000.000 TL ise:
1.000.000 × 0,13662 = 136.620 TL
Farklı taşınmaz değerlerine göre örnek hesaplama şöyledir:
| Taşınmazın kayıtlı değeri | Binde 136,62 oranında harç |
|---|---|
| 500.000 TL | 68.310 TL |
| 1.000.000 TL | 136.620 TL |
| 2.000.000 TL | 273.240 TL |
| 3.000.000 TL | 409.860 TL |
| 5.000.000 TL | 683.100 TL |
Bu tutar, normal taşınmaz satışında alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı alınan binde 20 oranındaki satış harcından oldukça yüksektir. Normal satışlarda alıcı ve satıcı ayrı ayrı binde 20 harç öderken muvazaa nedeniyle hükmen düzeltme işleminde I/19’a özgü yüksek oran uygulanır.
I/19 Harcı Hangi Durumlarda Uygulanır?
I/19 harcının uygulanabilmesi için yalnızca tapu iptali ve tescil kararı verilmiş olması yeterli değildir. Mahkeme kararının, daha önce gerçekleştirilen tapu işleminin muvazaalı olduğunu kabul etmesi ve bu muvazaalı kaydı hükmen düzeltmesi gerekir.
Muvazaa, tarafların gerçek iradeleriyle tapuda gösterdikleri işlem arasında bilerek oluşturdukları uyumsuzluğu ifade eder. Örneğin kişi taşınmazını alacaklılarından kaçırmak amacıyla güvendiği bir kişiye gerçekte satmadığı hâlde tapuda satış yapılmış gibi devredebilir. Daha sonra bu işlemin muvazaalı olduğu mahkeme kararıyla tespit edilerek taşınmaz yeniden devreden kişi adına tescil edilirse I/19 harcı gündeme gelir.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, yüksek oranlı bu harcın muvazaalı işlemin taraflarının taşınmazı daha sonra yeniden kendi adlarına tescil ettirmeleri hâlinde uygulanacağını açıklamaktadır. Düzenlemenin amacı, muvazaalı tapu işlemlerinin önüne geçmektir.
Mahkeme Kararında “Muvazaa” Yazması Gerekir mi?
Uygulamada en önemli noktalardan biri budur. I/19 kapsamında yüksek oranlı harç alınabilmesi için mahkeme kararında tapu işleminin muvazaalı olduğunun açık biçimde tespit edilmiş olması gerekir.
Mahkeme tapu kaydını sözleşmenin geçersizliği, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi, ehliyetsizlik, vekâlet görevinin kötüye kullanılması veya başka bir hukuki nedenle iptal etmişse yalnızca tapu iptali kararı bulunmasına dayanılarak muvazaa harcı uygulanmamalıdır.
Gelir İdaresi uygulamasında da binde 118,8 oranının geçerli olduğu dönemde, bu oranın uygulanabilmesi için yargı kararında işlemin muvazaalı olduğuna açıkça hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu temel ölçüt günümüzde de işlemin I/19 kapsamına girip girmediğinin belirlenmesi bakımından önemini korur.
Taşınmaz Kimin Adına Tescil Edilirse Muvazaa Harcı Alınır?
Mahkeme kararıyla taşınmaz, muvazaalı işlemi gerçekleştiren taraflardan biri adına geri tescil ediliyorsa I/19 harcı uygulanabilir.
Örneğin taşınmazını alacaklılarından kaçırmak amacıyla arkadaşına devreden kişi, daha sonra işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapuyu yeniden kendi adına tescil ettirirse yüksek oranlı muvazaa harcı gündeme gelir.
Buna karşılık muvazaalı işleme taraf olmayan bir üçüncü kişinin başka bir hukuki hakka dayanarak taşınmazı kazanması hâlinde I/19 otomatik olarak uygulanmaz. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne göre üçüncü kişi adına yapılacak tescilde harç, o kişinin hakkının dayandığı satış, satış vaadi, miras, taksim veya saklı pay gibi hukuki sebebe göre ayrıca belirlenmelidir.
Muris Muvazaası Davalarında da Aynı Harç Alınır mı?
Muris muvazaası davalarında görünürdeki satış işleminin gerçekte mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıyan bağış niteliğinde olduğu ileri sürülür. Mahkeme davayı kabul ederek tapunun iptaline ve mirasçılar adına tesciline karar verebilir.
Ancak bu tür davalarda harç uygulaması somut kararın içeriğine göre incelenmelidir. Tescilin muvazaalı işlemin tarafı adına mı, yoksa miras hakkına dayanan üçüncü kişiler niteliğindeki mirasçılar adına mı gerçekleştirildiği önemlidir.
Tapu İptali ve Tescil Davalarının Tamamında Yüzde 13,662 Harç Alınır mı?
Hayır. Her tapu iptali ve tescil kararında I/19 harcı uygulanmaz.
Tapu kaydı;
- kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi,
- satış sözleşmesinin geçersizliği,
- vekâlet görevinin kötüye kullanılması,
- ehliyetsizlik,
- irade sakatlığı,
- yolsuz tescil,
- yüklenicinin borcunu yerine getirmemesi,
- satış vaadi sözleşmesi,
- önalım hakkı gibi nedenlerle iptal edilmiş olabilir.
Bu davaların her birinde tescilin hukuki niteliği farklıdır. Örneğin yüklenicinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi üzerine taşınmazın önceki malik adına geri tescili, bazı özelgelerde yeni bir satış değil kayıt tashihi olarak değerlendirilmiş ve maktu harca tabi tutulmuştur.
Dolayısıyla “Mahkeme tapuyu iptal ettiyse yüzde 13,662 harç ödenir” şeklinde genel bir sonuca varmak yanlıştır. Yüksek oranlı I/19 harcı yalnızca muvazaalı tescilin hükmen düzeltilmesi şartları gerçekleştiğinde uygulanır.
Muvazaa Harcı Maktu mu, Nispi midir?
Muvazaa nedeniyle tapu tescilinde alınan I/19 harcı nispi harçtır.
Maktu harç, taşınmazın değerinden bağımsız olarak her yıl belirlenen sabit bir tutardır. Nispi harç ise taşınmazın değerine göre hesaplanır. Taşınmazın değeri arttıkça ödenecek harç da aynı oranda artar.
Bu nedenle 1.000.000 TL değerindeki taşınmaz ile 10.000.000 TL değerindeki taşınmaz için aynı harç ödenmez. Her taşınmazın kayıtlı değeri esas alınarak ayrı hesaplama yapılır.
Harçlar Kanunu’nun 60. maddesi de tapu ve kadastro harçlarının işlemin niteliğine göre değer esası üzerinden nispi veya maktu olarak alınacağını düzenlemektedir.
Kayıtlı Değer Ne Anlama Gelir?
I/19 metninde harcın “kayıtlı değer üzerinden” alınacağı belirtilmektedir. Bu nedenle normal satışlardaki gibi tarafların serbestçe bildirdikleri satış bedelinden ziyade taşınmazın tapu ve vergi kayıtları bakımından harca esas değeri dikkate alınır.
Tapu müdürlüğü, mahkeme kararını ve taşınmazın kayıtlı değerini inceleyerek harç tahakkukunu oluşturur. Birden fazla taşınmaz veya pay söz konusuysa her taşınmaz ve hak sahibi yönünden kayıtlı değer ile tescil edilen pay oranı dikkate alınabilir.
Örneğin taşınmazın tamamı değil yalnızca yarı payı bir kişi adına tescil edilecekse, harç hesabında o kişiye tescil edilen payın değeri esas alınmalıdır.
Birden Fazla Davacı Varsa Harcı Kim Öder?
Birden fazla kişi adına paylı tescil yapılacaksa her kişinin adına tescil edilen pay oranı önem taşır. Harç, kural olarak her hak sahibinin kazandığı paya isabet eden kayıtlı değer üzerinden hesaplanır.
Eski tarihli Gelir İdaresi özelgelerinde de muvazaa nedeniyle iptal edilen taşınmazın hissedarlar adına tescili sırasında her hissedarın kendi payı oranında harç ödemesi gerektiği kabul edilmiştir.
Örneğin 2.000.000 TL kayıtlı değere sahip taşınmaz iki kişi adına eşit paylarla tescil edilecekse, her kişi açısından 1.000.000 TL’lik pay üzerinden harç hesaplanabilir.
Davada Ödenen Harç Tapu Harcından Düşülür mü?
Tapu iptali ve tescil davası açılırken ödenen mahkeme harcı ile kararın tapuda uygulanması sırasında alınan tapu harcı farklı mali yükümlülüklerdir.
Dava harcı, mahkemede yürütülen yargılama nedeniyle alınır. Tapu harcı ise mahkeme kararı sonucunda tapu sicilinde yapılan tescil işlemi nedeniyle doğar.
Bu nedenle dava açılırken taşınmaz değeri üzerinden harç ödenmiş olması, tapuda I/19 kapsamında doğan harcın kendiliğinden ortadan kalkmasını veya dava harcının tapu harcından mahsup edilmesini sağlamaz.
Aile Konutu Şerhi İçin Ayrıca Harç Ödenir mi?
Mahkeme kararı hem tapu kaydının iptal ve tesciline hem de taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasına ilişkin olabilir.
Bu durumda iki işlem birbirinden ayrılır. Muvazaa nedeniyle yapılan tescil I/19 kapsamında nispi harca tabi olabilir. Buna karşılık aile konutu şerhinin işlenmesi için Harçlar Kanunu’nda özel bir harç düzenlenmediğinden şerh işlemi nedeniyle ayrıca tapu harcı alınmaz.
Dolayısıyla “aile konutu şerhi harçsızdır” sonucu, aynı kararda yer alan tapu iptali ve tescil işleminin de harçsız olduğu anlamına gelmez.
Mahkeme Kararı ile Devredilen Taşınmaz ile İlgili Tapu Harcına Dair Özelgeler
T.C.
VAN VALİLİĞİ
| Sayı | : | 60757842-140.04.01-E.6434 | 31.03.2020 | |
| Konu | : | Mahkeme tarafından verilen tapu iptali ve tescil kararına istinaden tapuda yapılacak tescil işlemi sırasında tahsil edilecek tapu harçları. | ||
| İlgi | : | 17/06/2019 tarih ve 36963 kayıtlı Özelge Talep Formunuz. |
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, Van ili, … ilçesi, … ada, 11 no.lu parsel üzerindeki taşınmazların kat karşılığı inşaat sözleşmesi karşılığında gerçekleşen tapu devrinin iptali talebiyle Van … Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde Muhammed … …, Ahmet …, Münevver … …, İclal … ve Hüsameddin … tarafından açılan davada verilen E:2014/…, K:2015\768 sayılı karar ile … ada … nolu parselin tapu kaydının iptaline ve davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği belirtilerek, söz konusu karar gereği tapuda yapılacak işlemde alınacak harç hakkında görüş talep edildiği anlaşılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların, tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu; Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin “I-Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün 13/c fıkrasında, (a) fıkrası dışında kalan her nevi cins ve kayıt tashihinde (her bir işlem için) maktu harç alınacağı; 20/a fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri icra şuyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı nispi harç alınacağı hükme bağlanmıştır.
Özelge talep formu ekinde yer alan Van …. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2014/…, K:2015/… sayılı kararında; davacılardan Hüsameddin …’ın diğer davacılara da vekaleten davalı … İnşaat Gıda Turizm Tarım ve Hayvancılık Petrol Ürünleri Pazarlama İthalat İhracat Ticaret Sanayi ve Limited Şirketi ile imzaladığı tarihsiz sözleşme ile davacılar adına kayıtlı … ada 11 numaralı parselin davalı … isimli şirkete devrine karşılık … İlim İş Merkezindeki 1. kat, dükkan üstü güney cephesindeki bir adet orta büro, … İlim İş Merkezindeki 1. kat dükkan üstü güneydoğu cephesindeki bir adet büro, iki adet Kültür Sarayının yanındaki Divan evlerindeki daireler, bir adet Karayolları yanında Necat …’ün yaptığı binanın 3. katındaki güney cepheli orta daire ve bir adet … 2 İnşaat B blok 5. kat güneybatı cepheli dairelerin davacılara devrinin kararlaştırıldığı, sözleşme uyarınca 11 no.lu parseldeki davacılar adına kayıtlı hisselerin 17/1/2012 tarihinde davalı şirketin çalışanı olan diğer davalı Mehmet … …’ye devrinin yapıldığı, bu hisselerin 11/4/2011 tarihinde Mehmet … … tarafından dava dışı Muhammed … …’ya devredildiği, bu şahsın da 21/09/2012 tarihinde davacılardan Münevver …’a ait hisseyi Mevlüt …’ya, İclal … ait hisseyi Salih …’ya, Muhammed … …’a ait hisseyi Abdülnasır …’ya, Ahmet …’a ait hisseyi Turgut …’ya devrettiği, bu hisselerin son olarak 12/6/2013 tarihinde satış ve birleştirme sonucu davalı Abdülnasır …’da toplandığı, davacıların tapu kaydını devrederek sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirdikleri, ancak davalı şirketin sözleşmede yer alan yükümlüklerini yerine getirmediği, sözleşmede belirtilen taşınmazların davacılara devrinin sağlanmadığı, davalı şirketin temsilcilerinden Emrah … isimli kişinin intihar ettiği, diğer yetkili kişinin de artık şirket faaliyetleriyle ilgilenmediği, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre davacılara devri öngörülen bir adet dairenin bulunduğu, … 2 İnşaatın sadece kaba inşaatının bitirildiği, yine davacılara iki adet dairenin verileceği … Evleri isimli inşaatın karkas halinde bulunduğu, davacılara iki adet büronun verileceği … İlim İş Merkezi isimli binanın tamamlandığı, ancak girişinin tapu kaydı maliki tarafından beton perde ile kapatıldığı, tapu kaydının davalı şirkete devredilmediği, projeye aykırı yapıldığından ruhsatının alınamadığı, Karayollarının yanında bulunan Necat … tarafından yapılan binalarının tamamlandığı, ancak buradan da davacılara daire verilmediği, dairelerde başkalarının oturduğu, sözleşmede dairelerin hangi tarihte teslim edileceği belirtilmemiş ise de davacılar tarafından 11 no.lu parselin 11/4/2011 tarihinde devredildiği, o tarihten beri dairelerinin tesliminin gerçekleşmediği, bir kısım yerlerin hala inşaat halinde bulunduğu, bir kısımla ilgili projeye aykırılıktan dolayı hukuki sorunların bulunduğu, davalı şirketin fiili olarak faaliyetlerini sona erdirdiği de göz önünde bulundurularak bu tarihten sonra yükümlüklerini yerine getirmesinin mümkün görülmediği, davalı şirket tarafından taşınmazların devredilmediğinin dosya arasına alınan davacılara ilişkin tapu kayıtları, tanık beyanları ve davalı Mehmet … …’nin beyanlarından da anlaşıldığı, davalı yüklenici şirketin sözleşmeye ve mevzuata uygun bir biçimde edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle olayda sözleşmenin feshi ve davalılara devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali şartlarının oluştuğu belirtilerek, davanın kabulüne, Van İli … İlçesi, … Mahallesi … ada, 11 numaralı parselin tapu kaydının iptali ile, davacı Hüsameddin …’ın söz konusu taşınmazı Mehmet … … isimli davalıya devrinden önceki payları gözönüne alınarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, sahipleri tarafından kat karşılığı inşaat yapılmak üzere yüklenici şirket çalışanına devredilen ve devralan kişinin de başka kişilere devrettiği … ada … numaralı parselde bulunan taşınmazın tapu kaydının, yüklenici şirketin sözleşmeye ve mevzuata uygun bir biçimde edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle Van …. Asliye Hukuk Mahkemesince iptal edilerek, taşınmazın eski malikleri olan davacılar adına tescil edilmesine hükmedildiği dikkate alındığında, mahkeme kararına istinaden taşınmazın eski malikleri adına kayıt ve tesciline ilişkin olarak tapuda yapılacak işlemin 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin I/13-c fıkrasına göre harca tabi tutulması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
| T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIKONYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞIMÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GRUP MÜDÜRLÜĞÜ | ||||
| Sayı | : | 37009108-140[57-2014/2601]-121 | 05/11/2014 | |
| Konu | : | Mahkeme Kararı’na istinadentapuda yapılacak tescil işleminden hangi oranda harç alınacağı hk. | ||
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, İlimiz … parselde bulunan gayrimenkullere ilişkin olarak açılan “Tapu İptali ve Tescil (Miras Taksim Sözleşmesine Dayalı)” davası sonucu mahkeme tarafından verilen gerekçeli karara istinaden tapuda yapılacak tescil işlemi sırasında tapu harcı tahsil edilip edilmeyeceği hususunda görüş talep edildiği anlaşılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, “Tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.” hükmüne; 64 üncü maddesinde ise; “Tapu ve Kadastro harçları (4) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır…” hükmüne yer verilmiş olup, (4) sayılı tarifenin “I-Tapu İşlemleri” başlıklı kısmının 3/a maddesinde, “Terekeye dahil taşınmaz malların kanuni ve atanmış mirasçılar arasında aynen veya ifrazen yapılacak taksiminde kayıtlı değer üzerinden” nispi oranda; 13/c maddesinde ise, “(a) fıkrası dışında kalan her nevi cins ve kayıt tashihinde (her bir işlem için)” maktu tutarda tapu harcı tahsil edileceği belirtilmiştir.
Özelge talep formu ekinde yer alan … Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin … tarihli ve Esas No: … , Karar No: … sayılı gerekçeli kararının incelenmesinden, … İli … İlçesi … Mahallesi 676 ada, 43 parselde ve 676 ada, 44 parselde; … İli … İlçesi … Mahallesi 318 ada, 10 parselde; … İli … İlçesi 22 Mahalle 16717 ada, 19 parselde; … İlçesi … Mahallesi 13134 ada, 10 parselde … adına kayıtlı bulunan söz konusu gayrimenkuller üzerindeki iştirak halindeki mülkiyetin … 3. Noterliğinin … tanzim … yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklindeki Rıza-i Miras Taksim Sözleşmesi” doğrultusunda ¼ hissesinin davacı … adına, ¼ hissesinin … … adına, ¼ hissesinin … adına ve ¼ hissesinin … … adına tapuya kayıt ve tescil edilmek suretiyle müşterek mülkiyete çevrilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, bahsedilen mahkeme kararına istinaden tapuda yapılacak elbirliği halindeki mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi işleminden, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin I/13-c bendine göre harç alınması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
| Sayı | : | 97895701-140[57-2012/130]-599 | 18/04/2013 | |
| Konu | : | Tapu harcı hk. | ||
İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden, … ilçesi, … mahallesinde … , … bulunan tarla vasıflı gayrimenkulün … hissesinin … adına kayıtlı iken muvazaalı olarak … ‘ya satılması üzerine gayrimenkulün satışının iptali ve aile konutu şerhi konulması talebiyle davalı … vekili Av. … tarafından … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinden açılan dava üzerine, davalılardan … tarafından davanın kabulü üzerine anılan Mahkemece verilen … tarihli ve Esas No: … , Karar No: … sayılı kararda tapu kaydının iptaline ve gayrimenkulün tapuda … … adına kayıt ve tescil edilmesine ve gayrimenkul üzerine aile konutu şerhi konulmasına hükmedilmesi nedeniyle tapuda yapılacak tescil ve şerh işleminden hangi oranda harç alınacağı hususunda oluşan tereddüt üzerine Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların, tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu; Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin “I- Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün 19 uncu fıkrasında ise, muvazaa tarikiyle vaki tescillerin hükmen düzeltilmesinde kayıtlı değer üzerinden binde 118,8 oranında harç alınacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Bu itibarla, söz konusu gayrimenkulün mahkeme kararına istinaden tapuda adınıza yapılacak tescil işleminde 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I/19 uncu fıkrası uyarınca harç aranılması gerekirken, aile konutu şerhine yönelik 492 sayılı Kanunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından taşınmaz üzerine aile konutu şerhi işlenmesi işleminden harç aranılmaması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
| T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIİSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) | ||||
| Sayı | : | B.07.1.GİB.4.34.18.01-003.01-1491 | 07/09/2011 | |
| Konu | : | Mahkeme kararına istinaden muvazaalı işlem nedeniyle alınacak tapu harcı | ||
İlgi’de kayıtlı özelge talep formunuzda, müvekkilleriniz hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen … tarihli ve Esas No: … , Karar No: … sayılı Kararın infazı sırasında tapu harcının ne şekilde uygulanacağı hususunda bilgi verilmesi istenilmektedir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 57’nci maddesinde “Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’a bağlı (4) sayılı tarifenin 3’üncü bendinin (a) fıkrasında, terekeye dahil taşınmaz malların kanuni ve atanmış mirasçılar arasında aynen veya ifrazen yapılacak taksiminde kayıtlı değer üzerinden binde 19,8 oranında, 19’uncu bendinde ise, muvazaa tarikiyle vaki tescillerin hükmen düzeltilmesinde kayıtlı değer üzerinden binde 118,8 oranında harç alınacağı hükme bağlanmıştır.
Muvazaalı işlemlerin tarafları arasında muvazaalı işlem nedeniyle ihtilaf doğması zaman zaman kaçınılmaz hale gelebilmektedir. Alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla mallarını güven duyduğu birine satış suretiyle devreden kişinin malları, borçluluk durumunun sona ermesinden sonra alıcı tarafından iade edilmek istenmemesi buna örnek olarak gösterilebilir. Böyle bir durumda satıcı durumundaki kişi mahkemeye işlemin muvazaalı olduğunu ispat ederek gayrimenkulünün adına tescilini mahkemeden talep edebilir. Mahkeme satışın muvazaalı olduğuna kanaat getirmesi durumunda satışın iptali ve davacı adına tesciline karar verebilmektedir.
Bazı durumlarda muvazaalı işlem nedeniyle muvazaayı yaratan tarafların dışında üçüncü kişilerin de hak talebi olabilmektedir. Üçüncü kişinin hakkına kavuşabilmesi, muvazaalı işleme taraf olanlar arasındaki hukuksal ilişkinin iptal edilmesine bağlı olmaktadır. Bu itibarla, muvazaayı yaratan taraflardan biri adına yapılacak tescil ile üçüncü kişiler lehine yapılacak tescilin harç uygulaması açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemenin, gayrimenkul devir ve iktisabının muvazaalı olduğuna ilişkin kararında ihtilaflı gayrimenkulün muvazaanın taraflarından biri adına değil de, farklı bir hukuksal ilişki ve hakka dayalı olarak üçüncü bir kişi adına tesciline hükmedilmiş ise bu karara istinaden yapılacak tapu işleminde 492 sayılı Kanun’a bağlı (4) sayılı tarifenin I-19’uncu maddesinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının tetkikinden; … Mahallesinde kain ve tapuda … ada … parselde kayıtlı … no.lu taşınmazın tapusunun iptaline ve 1/3′ er pay şeklinde olmak üzere, aynı zamanda taşınmazın mirasçıları bulunan davalı ve davacılar adına tapuya tesciline hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, mahkeme kararında, daha önce gerçekleştirilmiş olan satış işlemi iptal edilerek gayrimenkulün 1/3’er pay itibariyle … ve … adına tesciline karar verilmiş bulunduğundan, müvekkilleriniz adına tapuda yapılacak tescil işleminden Kanun’a bağlı (4) sayılı tarifenin 3/a fıkrası uyarınca; taşınmazın kayıtlı değerinin, her bir mirasçının miras paylarına isabet eden miktarı üzerinden binde 19,8 oranında harç tahsil edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
| T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIİZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞIMükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü | ||||
| Sayı | : | B.07.1.GİB.4.35.17.02-032-568 | 25/10/2011 | |
| Konu | : | Şuf’a davası kararına istinaden tapuda yapılacak tescil işleminde harç oranı hk. | ||
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, üzerinde üst hakkı kurulu gayrimenkule ilişkin olarak açılan şufa davası sonucu mahkeme tarafından verilen karara istinaden yapılacak tapu tescil işleminde harcın hangi oran üzerinden alınacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 57’nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu; 58’inci maddesinde, tapu ve kadastro harçlarının Kanuna bağlı tarifelerde belirtilen kişilerin; tarifede belirtilmeyen işlemlerde taraflar aksini kararlaştırmamış ise Kanunda (6) bent halinde sayılan kişilerce ödeneceği; 63’üncü maddesinde de, bu Kanunda sözü edilen “kayıtlı değer” veya “emlak vergisi değeri” deyiminin 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29’uncu maddesine göre belirlenen vergi değerini ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin tapu işlemleri başlıklı birinci bölümünün 13/b fıkrasında ise meşfu payın şüf’a hakkı sahibi tarafından ilama müsteniden iktisabında kayıtlı değer üzerinden harç alınacağı belirtilmiştir. Söz konusu harç oranı 29/12/2009 tarih ve 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01/01/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere binde 19,8 olarak belirlenmiştir.
Özelge talebinize konu olayda, açılan şüf’a davası sonucu Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesince verilen … tarihli ve Esas No : …/…, Karar No:…/… sayılı kararın tetkikinde; … ili, … ilçesi, … mah., … mevkiinde kain … ada, … parsel üzerine kurulu üst hakkındaki … … adına kayıtlı …/… hissenin ve … … … adına kayıtlı 26/80 hissenin tapudaki harç ve masraflarla birlikte satış bedeli karşılığında iptali ile adınıza kayıt ve tesciline karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, açılan şüf’a davası sonucu mahkemece verilen söz konusu karara istinaden adınıza yapılacak tapu tescil işleminde, gayrimenkulün emlak vergisi değeri üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin 1’inci bölümünün 13/b fıkrası gereği binde 19,8 oranında harç ödemeniz gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Tazminat Niteliğinde Mal Devrinde Tapu Harcı Hakkında Özelge
| T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) | ||||
| Sayı | : | 97895701-140.04.01[2016/104]-2768 | 04.01.2017 | |
| Konu | : | Evlenme tarihinden önce edinilen gayrimenkulün boşanma kararı gereği tescilinde tapu harcı oranı | ||
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, açılan boşanma davası sonucunda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarihli Esas No:… , Karar No:… sayılı kararı gereği, … ve …’ın ½’şer hisseli olarak malik oldukları … ili, …ilçesi, …Mahallesinde kain ve tapuda … ada, … parsel sayılı E tip i… kat … no.lu bağımsız bölüm olarak kayıtlı bulunan konut niteliğindeki gayrimenkulde …. adına kayıtlı olan ½ hissenin … adına tesciline hükmedildiği belirtilerek, yapılacak tescil işleminden alınacak harç oranı hakkında Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı belirtilmiştir.
492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin “I-Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün 20/a fıkrasında, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında, gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (cebri icra ve şüyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı binde 20 oranında harç alınacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 202 nci maddesinde, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanmasının asıl olduğu belirtilmiş, evlenmeden önce veya sonra, malvarlığının paylaşımı konusunda yazılı seçimlik mal rejimlerinden birini sözleşme yaparak seçmemiş olan eşlerin kanunen tabi oldukları sistemin “yasal mal rejimi” olacağı hüküm altına alınmıştır. Edinilmiş mallara katılma rejimine göre, evlilik içerisinde alınan mallar üzerinde her iki tarafta hak iddia edebilmektedir. 4721 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce evlenme akdi gerçekleşen eşlerden birisinin mal edinimi 01/01/2002 tarihinden sonra ise, edinilen taşınmaz mallar üzerinde diğer eş ½ oranında hak sahibi olacaktır. Aksi durumda eşlerden birisinin mal edinimi 01/01/2002 tarihinden önce gerçekleşmiş ise, bu durumda eşler arasındaki mal rejimi, mal ayrılığı rejimi olacaktır.
Aynı Kanunun 218 inci maddesinde, edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsadığı, 219 uncu maddesinde ise; edinilmiş malın, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerini ifade ettiği belirtilerek kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımına gidilmiştir. Kişisel mallar Kanuna göre mal paylaşımı konusu olmamaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, boşanmada mal paylaşımının esası evlilik içerisinde elde edinilen malların paylaşılması olduğundan, boşanma sonucu paylaşılan gayrimenkullerin, boşanan kişilerce bu gayrimenkulleri ilk iktisap ettikleri tarih ile mal rejiminin devamı süresinde (evlilik içerisinde) edinilip edinilmediği hususlarına bakılarak bir ayrıma tabi tutulması gerekecektir.
Özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, tarafların 19/09/2010 tarihinde evlendiği ancak söz konusu gayrimenkulün 27/07/2010 tarihinde edinildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarihli Esas No:… , Karar No:.. sayılı kararına göre, … ili, … ilçesi, … Mahallesinde kain ve tapuda … ada, … parsel sayılı E tipi … kat … no.lu bağımsız bölüm olarak kayıtlı bulunan tarafların evlenme tarihinden önce edinilmiş konut niteliğindeki gayrimenkulde … adına kayıtlı olan ½ hissenin iptali ve davacı … adına tescili işleminden, tazminat niteliğinde olması nedeniyle ivazlı bir işlem olarak kabul edileceğinden 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I-20/a fıkrasına göre harç aranılması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Özelge mi Dikkate Alınır, Emsal Yargı Kararı mı?
Bir uyuşmazlık mahkemeye taşınmışsa öncelikle kanun ve yargı kararı dikkate alınır. Özelge, mahkemeyi bağlamaz.
Özelge, Gelir İdaresinin belirli bir mükellefin belirli bir olayına ilişkin vergi uygulaması hakkındaki görüşüdür. Yargı kararı ise somut uyuşmazlık hakkında yargı yetkisi kullanılarak verilen hukuki karardır. Bu nedenle özelge ile yargı kararı çatıştığında, uyuşmazlığı çözen mahkeme özelgeye değil kanuna ve kendi hukuki değerlendirmesine göre karar verir.
Özelge Nedir ve Kimi Bağlar?
Özelge, mükellefin vergi durumuyla ilgili tereddüdünü Gelir İdaresine sorması üzerine verilen yazılı görüştür. Hukuki dayanağı Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesidir. GİB tarafından yayımlanan özelgelerde de özelgenin, talepte bulunan kişinin sunduğu bilgi ve olaya göre verildiği açıkça belirtilir.
Özelge genel ve soyut bir hukuk kuralı değildir. Yönetmelik veya tebliğ gibi herkese uygulanmak üzere çıkarılmaz. Bu nedenle bir başkası adına verilmiş özelge, benzer durumda olan başka bir kişi bakımından doğrudan bağlayıcı değildir.
Özelgenin asıl koruyucu etkisi, özelgeyi bizzat talep eden mükellef yönündendir. Mükellef kendisine verilen özelgeye uygun işlem yaparsa, idarenin daha sonra farklı bir yorum benimsemesi hâlinde vergi aslı doğabilse bile kural olarak vergi cezası kesilmemesi ve gecikme faizi hesaplanmaması yönünde korumadan yararlanabilir. GİB özelgelerinin dipnotlarında bu sonuç açıkça belirtilmektedir.
Ancak özelge talebinde olay eksik veya yanlış anlatılmışsa ya da konu zaten inceleme, yargı veya uzlaşma aşamasındaysa özelge geçersiz olabilir.
Başkasına Verilmiş Özelge Sizin İçin Bağlayıcı mıdır?
Hayır. Başka bir mükellefe verilmiş özelge, sizin tapu veya vergi işleminiz bakımından kazanılmış hak oluşturmaz.
Bununla birlikte özelge tamamen değersiz de değildir. Vergi idaresinin belirli bir hükmü nasıl yorumladığını gösterir ve tapu müdürlüğü, vergi dairesi veya dava dosyasında destekleyici hukuki görüş olarak kullanılabilir. Özellikle aynı olay tipi hakkında birden fazla tutarlı özelge bulunması idari uygulamayı göstermesi bakımından önemlidir.
Fakat sizin olayınızdaki sözleşme, mahkeme hükmü veya tapu tescil sebebi özelgedeki olaydan farklıysa sonuç da farklı olabilir.
Emsal Yargı Kararı Bağlayıcı mıdır?
Burada “emsal karar” ile “kesin hüküm” birbirinden ayrılmalıdır.
Bir mahkemenin başka bir dosyada verdiği karar, kural olarak sizin dosyanızda kesin hüküm oluşturmaz. İlk derece mahkemesi veya tekil bir Danıştay dairesi kararı, başka bütün mahkemeleri kanun gibi mutlak biçimde bağlamaz. Buna rağmen yüksek mahkeme kararları, özellikle aynı konuda yerleşmiş içtihat varsa, özelgeden çok daha güçlü bir hukuki kaynaktır.
Aynı kişiler, aynı konu ve aynı hukuki sebep hakkında verilmiş kesinleşmiş mahkeme kararı ise taraflar bakımından bağlayıcıdır. İdare de somut olaya ilişkin kesinleşmiş yargı kararını uygulamak zorundadır.
Özetle:
| Kaynak | Hukuki etkisi |
|---|---|
| Kanun | Herkes için bağlayıcıdır |
| Somut olay hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı | Tarafları ve ilgili idareyi bağlar |
| Yerleşik Danıştay veya yüksek mahkeme içtihadı | Çok güçlü emsal niteliğindedir |
| Başka dosyada verilmiş tekil mahkeme kararı | Destekleyici emsaldir, mutlak bağlayıcı değildir |
| Kişinin kendisine verilmiş özelge | İdari uygulamada ve ceza-faiz korumasında önemlidir |
| Başkasına verilmiş özelge | Yalnızca destekleyici idari görüştür |
Özelge ile Yargı Kararı Çelişirse Hangisi Üstündür?
Yargı kararı üstün tutulur.
Özelge bir idari yorumdur. Mahkeme ise işlemin kanuna uygun olup olmadığını denetler. Mahkeme, Gelir İdaresinin özelgedeki yorumunu yanlış bulabilir ve idari işlemi iptal edebilir. Özelge, hâkimi bağlayan bir mevzuat hükmü değildir.
Ayrıca GİB özelgelerinin kendi metinlerinde de konu inceleme veya yargıya taşınmışken yanlış bilgi verilmişse özelgenin geçersiz olduğu belirtilmektedir. Bu da özelgenin yargısal kararın yerine geçmediğini gösterir.
Tapu Harcı Konusunda Hangisine Göre Hareket Edilir?
Tapu müdürlüğü ilk aşamada Harçlar Kanunu’nu, güncel tarifeyi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü talimatlarını ve Gelir İdaresinin uygulamasını dikkate alır. Bu nedenle uygulamada özelgeler tapu müdürlüklerinin yaklaşımını tahmin etmek açısından önemlidir.
Ancak tapu müdürlüğünün tahakkuk ettirdiği harcın kanuna aykırı olduğu düşünülüyorsa uyuşmazlık vergi yargısına taşınabilir. Vergi mahkemesi, özelgeyle bağlı olmadan Harçlar Kanunu’nu ve olayın gerçek hukuki niteliğini değerlendirir.
Örneğin mahkeme kararıyla yapılan tapu tescilinin:
- muvazaalı kaydın düzeltilmesi,
- yeni bir ivazlı iktisap,
- eski malike geri dönüş,
- kayıt tashihi,
- mal rejimi tasfiyesi veya tazminat karşılığı devir
olup olmadığı yalnızca işlem başlığına göre değil, kararın gerekçesi ve hüküm fıkrasına göre belirlenir. Başka bir olay için verilmiş özelge doğrudan uygulanamaz.