Boşanma Davası Sürerken Çocuğun Okulu Değiştirilebilir mi? Geçici Velayet, Okul Kaydı, İl Değişikliği ve BİLSEM

Boşanma davasının devam ettiği dönemde eşlerin ayrı yaşamaya başlaması, anne veya babadan birinin başka bir şehre taşınması ya da çocuğun fiilen ebeveynlerden yalnızca biriyle yaşamaya başlaması okul konusunda da uyuşmazlık yaratabilir. Özellikle eğitim öğretim yılının başlangıcında “Çocuğun okul kaydını kim yaptıracak?”, “Geçici velayet henüz verilmediyse okul nakli yapılabilir mi?”, “Geçici velayeti alan anne veya baba çocuğu istediği okula kaydettirebilir mi?”, “Çocuk başka şehre götürülebilir mi?” ve “BİLSEM kayıt hakkı ne olacak?” soruları önem kazanır.

Velayet yalnızca çocuğun kimin yanında yaşayacağını belirleyen bir kurum değildir. Çocuğun eğitimi, sağlık işlemleri, temsili ve günlük yaşamına ilişkin kararlar da velayet hakkının kapsamındadır. Bununla birlikte geçici velayetin bir ebeveyne verilmiş olması, çocuğun eğitim hayatına ilişkin sınırsız bir karar yetkisi vermez. Esas olan her durumda çocuğun üstün yararıdır.

İçindekiler
  1. Boşanma Davası Açılınca Çocuğun Velayeti Otomatik Olarak Anneye veya Babaya Geçer mi?
  2. Geçici Velayet Kararı Çıkmadan Mahkeme Okul Kaydı İçin Ara Karar Verebilir mi?
  3. Okul Kayıt Süresi Dolmak Üzereyse Mahkemeden Acil Karar İstenebilir mi?
  4. Velayet Uyuşmazlığı Devam Ederken Okul Anneye mi Babaya mı Göre İşlem Yapar?
  5. Geçici Velayeti Alan Anne veya Baba Çocuğun Okulunu Değiştirebilir mi?
  6. Geçici Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğu İstediği Devlet Okuluna Yazdırabilir mi?
  7. Geçici Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğu Başka Bir İle Götürebilir mi?
  8. Çocuk Başka İle Taşınırsa Okul Kaydı Nasıl Değişir?
  9. Diğer Ebeveyn Çocuğun Okul Değişikliğine Engel Olabilir mi?
  10. Çocuğun Görüşü Okul Değişikliğinde Dikkate Alınır mı?
  11. Geçici Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğu Özel Okula Verebilir mi?
  12. Özel Okula Kayıt Yaptıran Ebeveyn Okul Ücretini Ödemek Zorunda mıdır?
  13. Diğer Ebeveyn Özel Okul Ücretine Hiç Katılmaz mı?
  14. Geçici Velayeti Alan Ebeveyn Çok Pahalı Bir Özel Okul Seçip Ücretini Diğer Taraftan İsteyebilir mi?
  15. Boşanma Davası Sürerken BİLSEM Kaydı Nasıl Yapılır?
  16. BİLSEM'e Kayıt Hakkı Kazanan Çocuğun Kaydı Süresinde Yapılmazsa Ne Olur?
  17. Çocuk Başka İle Taşınırsa BİLSEM Hakkı Kaybolur mu?
  18. Normal Okul Nakli Yapılmadığı İçin BİLSEM Kaydı Yapılamıyorsa Ne Yapılabilir?
  19. Okul Mahkemenin Geçici Velayet veya Kayıt Kararına Rağmen İşlem Yapmazsa Ne Yapılabilir?
  20. Boşanma Davası Sürerken Çocuğun Eğitimine İlişkin Uyuşmazlıklarda Esas Ölçüt Nedir?
  21. Sık Sorulan Sorular

Boşanma Davası Açılınca Çocuğun Velayeti Otomatik Olarak Anneye veya Babaya Geçer mi?

Boşanma davasının açılmasıyla velayet kendiliğinden anneye veya babaya geçmez. Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesine göre evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine bırakabilir.

Boşanma davası devam ederken uygulamada buna “geçici velayet” veya “tedbiren velayet” denilmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, boşanma veya ayrılık davasının açılmasıyla hâkime çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri re’sen alma yetkisi vermektedir. Bu nedenle hâkim çocuğun dava süresince anne veya babadan hangisinin yanında kalacağına, diğer ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağına ve gerekli görülürse eğitimine ilişkin geçici tedbirlere karar verebilir.

Geçici velayet hakkında henüz karar verilmemiş olması ise çocuğun okul kaydının aylarca bekletilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Geçici Velayet Kararı Çıkmadan Mahkeme Okul Kaydı İçin Ara Karar Verebilir mi?

Mahkeme, geçici velayetin tamamı hakkında henüz karar vermemiş olsa dahi çocuğun eğitim hakkının zarar görmemesi amacıyla yalnızca okul kayıt veya nakil işlemlerine ilişkin geçici bir karar verebilir.

Özellikle okul kayıt süresinin sona erecek olması, eğitim yılının başlaması, çocuğun başka bir ilde yaşamaya başlaması veya süreye bağlı özel bir eğitim hakkının kaybedilme tehlikesi bulunması hâlinde mahkemeden eğitim konusunda ivedi tedbir alınması istenebilir.

Talep yalnız “geçici velayet tarafıma verilsin” şeklinde kurulmak zorunda değildir. Somut ihtiyaca göre müşterek çocuğun okul kayıt ve nakil işlemlerinin anne veya baba tarafından tek başına yürütülmesine izin verilmesi ve ilgili okul müdürlüğüne veya millî eğitim müdürlüğüne müzekkere yazılması da istenebilir.

Bu uygulamanın önemli bir örneği Anayasa Mahkemesinin M.M.E. ve T.E., B. No: 2013/2910, 05.11.2015 tarihli kararına yansımıştır. Karara konu olayda İstanbul 2. Aile Mahkemesinin 06.09.2013 tarihli ek kararıyla, çocuğun eğitimine devam edebilmesi amacıyla okul kaydının yaptırılması konusunda Zeytinburnu Yetiştirme Yurduna yetki verilerek eğitim tedbiri uygulanmıştır. Çocuğun geçici velayetinin anneye verilmesi ise daha sonra, 19.11.2013 tarihinde gerçekleşmiştir. Böylece çocuğun eğitim işlemi için velayet uyuşmazlığının tamamen çözülmesi beklenmemiştir.

Bu kararın olayında çocuk hakkında koruma ve eğitim tedbirlerinin de bulunduğu özel bir süreç söz konusudur. Bununla birlikte karar, çocuğun eğitim hakkının korunması gerektiğinde velayetin bütünü hakkında nihai veya geçici karar verilmesini beklemeden eğitime özgü bir tedbir alınabildiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Boşanma davasında da Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesindeki geniş geçici tedbir yetkisi çerçevesinde, somut olay gerektiriyorsa okul kaydı ve nakli konusunda ayrıca ara karar verilmesi mümkündür.

Okul Kayıt Süresi Dolmak Üzereyse Mahkemeden Acil Karar İstenebilir mi?

Çocuğun eğitim hakkının belirli bir süre içinde işlem yapılmasına bağlı olduğu hâllerde talebin ivediliği özellikle açıklanmalıdır. Okul kayıt döneminin sona ermesi, burs hakkının kaybedilecek olması, sınavla kazanılan bir okulun kesin kayıt süresinin dolması veya BİLSEM kayıt süresinin sona ermesi gibi durumlarda aylar sonra verilecek bir karar çocuğun zararını gidermeyebilir.

Bu nedenle dilekçede yalnızca ebeveynler arasındaki uyuşmazlık değil, kararın gecikmesinin çocuk bakımından doğuracağı somut sonuç ortaya konulmalıdır.

Örneğin geçici velayet hakkında sosyal inceleme raporu beklenirken BİLSEM kayıt süresinin iki gün sonra sona erecek olması hâlinde, velayetin tamamı hakkında karar beklenmeden yalnızca BİLSEM ve okul kayıt işlemlerini yapma yetkisinin geçici olarak verilmesi talep edilebilir.

Velayet Uyuşmazlığı Devam Ederken Okul Anneye mi Babaya mı Göre İşlem Yapar?

Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 17. maddesinde bu konu açıkça düzenlenmiştir. Öğrenci velayeti konusunda anlaşmazlık bulunması hâlinde yargı kararına göre işlem yapılır. Velayete ilişkin yargılama devam ediyorsa okul kayıtlarının esas alınacağı belirtilmiştir.

Bu nedenle okul müdürlüğünün anne ile baba arasındaki velayet uyuşmazlığını kendisinin çözmesi beklenemez. Geçici velayete veya okul işlemlerinin kim tarafından yürütüleceğine ilişkin açık bir mahkeme kararı varsa okulun bu karara göre işlem yapması gerekir.

Geçici velayet henüz karara bağlanmamış ve okul kayıtlarında mevcut veli olarak bir ebeveyn görünüyorsa uygulamada bu kayıt üzerinden işlem yürütülmesi mümkün olabilir. Ancak diğer ebeveyn itiraz ediyor ve çocuğun eğitim hayatını etkileyen ciddi bir uyuşmazlık bulunuyorsa, tereddüdün aile mahkemesinden alınacak açık bir ara kararla giderilmesi en güvenli yoldur.

Geçici Velayeti Alan Anne veya Baba Çocuğun Okulunu Değiştirebilir mi?

Çocuğun geçici velayetini kullanan ebeveyn, velayet hakkının doğal sonucu olarak çocuğun bakım ve eğitimine ilişkin kararları alma yetkisine sahiptir. Türk Medeni Kanunu’nun 339. maddesine göre anne ve baba çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini gözeterek gerekli kararları alır. Kanunun 340. maddesi de çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin korunmasını ve yetenekleri ile eğilimlerine uygun eğitimin sağlanmasını öngörür.

Bu nedenle geçici velayeti kullanan ebeveynin okul kayıt ve nakil işlemlerini yürütmesi mümkündür. Ancak bundan, “geçici velayet bende olduğu için çocuğu istediğim herhangi bir okula verebilirim” sonucu çıkmaz.

Çocuğun üstün yararı yanında okulun tabi olduğu kayıt ve nakil mevzuatı da dikkate alınır.

Geçici Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğu İstediği Devlet Okuluna Yazdırabilir mi?

Özellikle ilkokul ve ortaokul bakımından böyle serbest bir seçim hakkı bulunmamaktadır. Devlet okullarına kayıt esas olarak yerleşim yeri ve kayıt bölgesine göre e-Okul sistemi üzerinden yapılır.

Millî Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin genelgesinde de adrese dayalı kayıt sistemi doğrultusunda belirlenen kayıt bölgelerine uyulması ve kayıt bölgesi dışından öğrenci alınmaması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Dolayısıyla geçici velayeti alan anne veya baba çocuğun adresini ve fiilî yaşam yerini değiştirmiş olsa bile, “şu devlet okulunu istiyorum” diyerek kayıt bölgesi kurallarını aşamaz. İlgili eğitim mevzuatındaki istisnalar saklı olmak üzere çocuk, adresine göre belirlenen okul sistemine tabi olur.

Liselerde ise merkezi sınavla öğrenci alan okullar, yerel yerleştirme sistemi, kontenjan, puan ve nakil şartları ayrıca uygulanır. Geçici velayet kararı bu kuralları ortadan kaldırmaz.

Geçici Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğu Başka Bir İle Götürebilir mi?

Geçici velayeti kullanan ebeveynin çocukla birlikte Türkiye içinde başka bir ile taşınmasını her durumda diğer ebeveynin noter muvafakatine bağlayan genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte şehir değişikliği velayet hakkının çocuğun üstün yararına uygun biçimde kullanılması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Çocuğun başka bir şehre taşınması mevcut okulunu, sosyal çevresini, özel eğitim programlarını, sağlık takibini veya diğer ebeveynle kişisel ilişki düzenini ciddi biçimde etkiliyorsa konu aile mahkemesinin denetimine taşınabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesinde de anne veya babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin gerekli önlemleri alabileceği düzenlenmiştir. Velayeti kullanmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişkisinde de çocuğun özellikle sağlık ve eğitim bakımından yararları esas alınmaktadır.

Bu nedenle örneğin geçici velayeti anneye verilen çocuk Samsun’da anne yanında yaşarken annenin Ankara’ya atanması üzerine çocukla birlikte Ankara’ya taşınması gündeme gelebilir. Diğer ebeveynin salt “izin vermiyorum” demesi kendiliğinden mutlak bir veto hakkı yaratmaz. Ancak şehir değişikliği çocuğun yararına aykırıysa veya mevcut kişisel ilişki düzenini fiilen uygulanamaz hâle getiriyorsa diğer ebeveyn mahkemeden yeni tedbirler isteyebilir.

Şehir değişikliğinin yalnızca diğer ebeveynin çocukla görüşmesini güçleştirmek amacıyla yapılması da velayet görevinin kullanımı değerlendirilirken önem taşıyabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesi, anne ve babanın diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmasını zorunlu tutmaktadır.

Çocuk Başka İle Taşınırsa Okul Kaydı Nasıl Değişir?

İlkokul ve ortaokul kayıtlarında ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri bilgisi esas alınmaktadır. Çocuğun fiilen başka şehirde yaşayacak olması hâlinde adres ve e-Okul işlemlerinin de buna uygun hâle getirilmesi gerekir.

Bu noktada aile hukuku ile eğitim mevzuatı birlikte işler. Mahkeme çocuğun geçici velayetini anneye vermiş ve anne başka şehirde yaşıyorsa, çocuğun yeni yaşam düzenine göre okul nakli yapılması gerekebilir. Buna karşılık geçici velayet kararının bulunmadığı ve anne-babanın okul konusunda açık biçimde çekiştiği bir durumda okul yönetimi uyuşmazlığı çözmek yerine mahkeme kararını bekleyebilir veya mevcut kayıtları esas alabilir.

Bu nedenle özellikle eğitim yılı başlamadan önce okul kayıt ve nakil yetkisinin ara kararda açıkça belirtilmesi uygulamadaki birçok sorunu önleyebilir.

Diğer Ebeveyn Çocuğun Okul Değişikliğine Engel Olabilir mi?

Geçici velayetin açıkça anne veya babaya verilmiş olduğu durumda diğer ebeveynin yalnızca okula dilekçe vererek okul değişikliğini sürekli biçimde engellemesi mümkün olmamalıdır. Ancak diğer ebeveyn, okul değişikliğinin çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu düşünüyorsa aile mahkemesine başvurabilir.

Örneğin çocuk sınavla girdiği ve başarıyla devam ettiği bir okuldan objektif bir sebep olmaksızın alınmak isteniyorsa, önemli bir özel eğitim programını kaybedecekse veya okul değişikliği yalnızca anne-baba arasındaki husumetten kaynaklanıyorsa mahkemenin müdahalesi istenebilir.

Velayet hakkı ebeveyne çocuk üzerinde sınırsız bir tasarruf hakkı vermez. Eğitimle ilgili kararın da çocuğun yararına dayanması gerekir.

Çocuğun Görüşü Okul Değişikliğinde Dikkate Alınır mı?

Türk Medeni Kanunu’nun 339. maddesine göre anne ve baba, çocuğun olgunluğu ölçüsünde kendi hayatını düzenleyebilmesine imkân tanımalı ve önemli konularda mümkün olduğu ölçüde düşüncesini göz önünde bulundurmalıdır.

Bu nedenle özellikle yaşı ve gelişim seviyesi uygun bir çocuğun yıllardır devam ettiği okuldan alınması, başka bir şehre taşınması veya eğitim sisteminin tamamen değiştirilmesi söz konusuysa çocuğun görüşü önem taşıyabilir.

Ancak çocuğun “ben şu okulda okumak istiyorum” şeklindeki beyanı tek başına bağlayıcı değildir. Çocuğun görüşü, yaşı, olgunluğu, eğitim ihtiyaçları ve üstün yararıyla birlikte değerlendirilir.

Geçici Velayeti Alan Ebeveyn Çocuğu Özel Okula Verebilir mi?

Geçici velayeti kullanan ebeveyn, çocuğun eğitimi konusunda karar alma ve gerekli hukuki işlemleri yürütme yetkisine sahiptir. Bu kapsamda özel okul kaydı da gündeme gelebilir.

Ancak özel okul seçiminin iki ayrı hukuki boyutu vardır. Birincisi çocuğun hangi okulda eğitim göreceğidir. İkincisi ise özel okul ücretinin kimin tarafından ödeneceğidir.

Özellikle yüksek ücretli bir özel okulun tercih edilmesi, yalnızca velayet yetkisinin kullanılması değil aynı zamanda önemli bir mali yük doğuran sözleşmenin kurulması anlamına gelir.

Özel Okula Kayıt Yaptıran Ebeveyn Okul Ücretini Ödemek Zorunda mıdır?

Özel okul ile eğitim sözleşmesini yapan ebeveyn, sözleşme hükümleri çerçevesinde okulun karşısında ücret borçlusu hâline gelir. Geçici velayetin kendisinde bulunması tek başına ücret borcunu doğuran sebep değildir; borcun kaynağı yapılan eğitim sözleşmesidir.

Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarihli, 2022/3-132 E., 2023/100 K. sayılı kararı önemlidir.

Hukuk Genel Kurulu kararında, anne ve babanın çocuklarının eğitim giderlerinden sorumlu olması ile özel okul karşısındaki sözleşmesel sorumluluğun aynı şey olmadığı kabul edilmiştir. Somut olayda özel okul sözleşmesini baba imzalamış, anne sözleşmeye taraf olmamıştır. Kurul çoğunluğu, özel okula kayıt işleminin aile ekonomisine getirdiği yük ve kararın niteliği itibarıyla diğer eşi onun iradesi dışında otomatik olarak borçlandırabilecek olağan bir günlük ihtiyaç olarak değerlendirilemeyeceğini kabul etmiş; sözleşmeye taraf olmayan annenin yalnızca anne olması nedeniyle okula karşı diğer eşle birlikte müteselsilen sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşmıştır. (Karamercan Hukuk)

Bu nedenle geçici velayeti alan anne çocuğu özel okula kaydettirip eğitim sözleşmesini kendi adına imzalamışsa, okul karşısındaki sözleşmesel borcun muhatabı kural olarak kendisidir. Aynı durum sözleşmeyi baba yapmışsa baba bakımından geçerlidir. Her iki ebeveynin birlikte sözleşmeye taraf olduğu veya diğer ebeveynin ayrıca borç üstlendiği hâller ise farklı değerlendirilir.

Diğer Ebeveyn Özel Okul Ücretine Hiç Katılmaz mı?

Okulun ücret alacağı ile anne-babanın kendi aralarındaki çocuk giderlerine katılma yükümlülüğü birbirinden ayrıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 327. maddesi, çocuğun bakım, eğitim ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanmasını öngörmektedir. Nafaka miktarının belirlenmesinde de çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır.

Dolayısıyla okul sözleşmesini yalnızca anne imzaladığı için okulun babaya doğrudan başvuramaması, babanın çocuğunun eğitim giderlerine hiçbir biçimde katılmayacağı anlamına gelmez.

Çocuğa fiilen bakan ve geçici velayeti kullanan ebeveyn, boşanma davasında tedbir nafakası belirlenirken eğitim giderlerinin dikkate alınmasını isteyebilir. Mevcut nafakanın yetersiz kalması veya çocuğun eğitim giderlerinin değişmesi de somut olayın niteliğine göre ayrıca değerlendirilebilir.

Ancak özel okul ücretinin yarısının her durumda ve kendiliğinden diğer ebeveyne yüklenmesi şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Geçici Velayeti Alan Ebeveyn Çok Pahalı Bir Özel Okul Seçip Ücretini Diğer Taraftan İsteyebilir mi?

Geçici velayet hakkı bu konuda da sınırsız değildir.

Çocuk evlilik süresince sürekli devlet okulunda eğitim görmüşken tarafların ekonomik güçlerini ciddi biçimde aşan yüksek ücretli bir özel okula tek taraflı olarak kayıt yaptırılması ile çocuğun yıllardır devam ettiği özel okulda eğitimini sürdürmesi aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Çocuğun önceki eğitim hayatı, eğitim ihtiyacı, okul değişikliğinin yaratacağı sonuç, anne ve babanın gelir düzeyi, özel okul ücretinin aile ekonomisine oranı ve tarafların evlilik dönemindeki eğitim tercihleri birlikte önem taşır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/3-132 E., 2023/100 K. sayılı kararında da özel okul kaydının gerek ekonomik yükü gerekse kararın niteliği itibarıyla eşlerden birinin diğerini kendiliğinden borçlandırabileceği alelade bir işlem olmadığı özellikle vurgulanmıştır. (Karamercan Hukuk)

Boşanma Davası Sürerken BİLSEM Kaydı Nasıl Yapılır?

BİLSEM bakımından boşanma sırasındaki okul ve velayet uyuşmazlığı daha da önemli hâle gelebilir. Çünkü BİLSEM kayıt ve nakil sistemi, çocuğun örgün eğitim gördüğü okul ve bulunduğu kayıt bölgesiyle bağlantılıdır.

2026 yılı BİLSEM tanılama ve yerleştirme sürecinde eğitim almaya hak kazanan öğrencilerin 27 Temmuz-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında örgün eğitim kurumlarının bağlı olduğu il veya ilçenin sorumluluk alanındaki BİLSEM’e kayıt yaptırmaları öngörülmüştür. (MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü)

Bu nedenle boşanma sürecinde çocuğun örgün okulunun hangi ilde bulunduğu ve e-Okul kaydının nerede olduğu BİLSEM bakımından da sonuç doğurabilir.

BİLSEM’e Kayıt Hakkı Kazanan Çocuğun Kaydı Süresinde Yapılmazsa Ne Olur?

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 34. maddesine göre BİLSEM’e yerleştirme kararı alınan öğrencilerin kayıtları Bakanlığın yayımladığı tanılama kılavuzundaki takvime göre velileri tarafından yaptırılır. Kayıt yaptırılmaması hâlinde kayıt hakkı kaybedilir.

Dolayısıyla BİLSEM bakımından “velayet kararı daha sonra çıkar” denilerek kayıt süresinin geçirilmesi ciddi sonuç doğurabilir.

Anne ve baba arasındaki uyuşmazlık nedeniyle kayıt işlemi yapılamıyor ve sürenin dolması tehlikesi bulunuyorsa, aile mahkemesinden yalnızca BİLSEM kayıt işlemlerinin yürütülmesine ilişkin ivedi ara karar talep edilmesi özellikle önem kazanır.

Ara kararda gerektiğinde yalnız normal okul kayıt ve nakil işlemlerinin değil, BİLSEM kayıt, nakil, muvafakat ve buna bağlı başvuruların da belirli ebeveyn tarafından tek başına yapılabilmesine açıkça yer verilmesi uygulamadaki tereddütleri azaltabilir.

Çocuk Başka İle Taşınırsa BİLSEM Hakkı Kaybolur mu?

BİLSEM’e daha önce kayıt olmuş bir öğrencinin başka bir ile taşınması, tek başına BİLSEM öğrencisi olma hakkını sona erdirmez.

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre BİLSEM’e kayıtlı öğrencinin nakli, velinin ikamet adresi veya öğrencinin devam ettiği örgün eğitim okuluna göre kayıt bölgesindeki BİLSEM’e yapılır. Nakil talebi velinin yazılı başvurusu üzerine BİLSEM Modülü üzerinden gerçekleştirilir.

Öğrencinin ikamet adresinin değiştiği il veya ilçede BİLSEM bulunmaması durumunda ise Yönetmelikte belirtilen şartlarla BİLSEM öğrencisi olma hakkı saklı kalır. Ayrıca kayıt güncelleme işlemleri çocuğun e-Okul kaydı esas alınarak yapılır.

Burada ilk kez kayıt hakkı kazanan çocuk ile hâlihazırda BİLSEM öğrencisi olan çocuk birbirinden ayrılmalıdır. İlk kayıt hakkı kazanılmış fakat Bakanlığın belirlediği sürede kayıt yapılmamışsa kayıt hakkının kaybı gündeme gelir. Buna karşılık BİLSEM’e kayıtlı öğrencinin başka bir şehre taşınması esas olarak nakil hükümleri çerçevesinde çözülür.

Normal Okul Nakli Yapılmadığı İçin BİLSEM Kaydı Yapılamıyorsa Ne Yapılabilir?

Boşanma davası devam ederken çocuğun anneyle başka bir ile taşındığı, ancak okul kaydının hâlen eski şehirde göründüğü bir durumda BİLSEM kayıt bölgesi konusunda sorun yaşanabilir.

BİLSEM sisteminin örgün eğitim kurumu ve e-Okul kayıtlarıyla bağlantılı olması nedeniyle normal okul naklinin gecikmesi, BİLSEM işlemlerini de etkileyebilir. Yönetmelikte BİLSEM kayıt güncellemelerinin öğrencinin kayıtlı bulunduğu okuldaki e-Okul kaydı esas alınarak yapıldığı açıkça düzenlenmiştir.

Bu durumda okul kayıt ve naklinin gerçekleştirilmesiyle birlikte BİLSEM işlemlerinin de yürütülmesine izin verilmesi için aile mahkemesinden ivedi ara karar istenebilir. Özellikle kayıt hakkının belirli tarihte sona erecek olması, talebin aciliyetini gösteren önemli bir olgudur.

Okul Mahkemenin Geçici Velayet veya Kayıt Kararına Rağmen İşlem Yapmazsa Ne Yapılabilir?

Mahkeme kararında geçici velayetin kimde olduğu veya okul kayıt ve nakil işlemlerinin hangi ebeveyn tarafından yapılacağı açıkça belirtilmesine rağmen okul idaresinin işlem yapmaması hâlinde başvurunun sözlü görüşmelerle bırakılmaması önemlidir.

Mahkeme kararının örneğiyle okul müdürlüğüne yazılı başvuru yapılabilir. İşlem gerçekleştirilmezse ilçe veya il millî eğitim müdürlüğüne başvurulabilir. Bunun yanında aile mahkemesinden kararın ilgili okul müdürlüğüne veya millî eğitim müdürlüğüne müzekkere ile gönderilmesi talep edilebilir.

Kararın hüküm kısmı yeterince açık değilse, özellikle “okul kaydı”, “nakil”, “e-Okul işlemleri” veya “BİLSEM kayıt işlemleri” yönünden tereddüt çıkması hâlinde mahkemeden somut eğitim işlemini kapsayan ek tedbir talep edilmesi de gerekebilir.

Burada zaman önemlidir. Çocuğun kayıt hakkı, sınavla kazanılmış eğitim hakkı veya BİLSEM hakkı belirli bir tarihte sona erecekse, bu durum mahkemeye ve idareye yapılan başvurularda açıkça belirtilmelidir.

Boşanma Davası Sürerken Çocuğun Eğitimine İlişkin Uyuşmazlıklarda Esas Ölçüt Nedir?

Anne ve baba arasındaki uyuşmazlık ne kadar ağır olursa olsun okul seçimi, şehir değişikliği ve eğitimle ilgili diğer kararların amacı diğer ebeveyne üstünlük sağlamak değildir.

Velayet hakkının merkezinde çocuğun yararı bulunur.

Bu nedenle mahkeme önünde okul konusunda bir uyuşmazlık çıkması hâlinde çocuğun yaşına, mevcut okulundaki durumuna, akademik ve sosyal gelişimine, özel eğitim ihtiyaçlarına, yeni okulun özelliklerine, ulaşım koşullarına, ebeveynlerin yaşadığı yerlere ve diğer ebeveynle kişisel ilişkinin sürdürülebilirliğine birlikte bakılması gerekir.

Çocuğun eğitim hayatını kesintiye uğratabilecek bir kayıt sorunu varsa ise mahkemenin velayetin tamamını karara bağlamasını beklemek her zaman zorunlu değildir. Eğitim hakkının korunması için okul kayıt ve nakil işlemlerine özgü geçici tedbir alınması mümkündür.

Sık Sorulan Sorular

Geçici velayet kararı çıkmadan çocuğu okula kaydettirmek için mahkemeden karar alınabilir mi?

Eğitim hakkının zarar görme ihtimali varsa aile mahkemesinden okul kayıt ve nakil işlemlerinin belirli ebeveyn tarafından yürütülmesine ilişkin geçici ara karar istenebilir. Anayasa Mahkemesinin M.M.E. ve T.E., B. No: 2013/2910 sayılı kararına yansıyan olayda da okul kaydına ilişkin özel yetkilendirme, daha sonraki geçici velayet kararından önce verilmiştir.

Geçici velayet annedeyse okul kaydı için babanın imzası gerekir mi?

Mahkeme kararında geçici velayet açıkça anneye verilmişse, velayet kapsamındaki okul işlemlerinin anne tarafından yürütülmesi kuraldır. Ancak okul işleminin niteliği, mahkeme kararının hüküm şekli ve özel mevzuat nedeniyle tereddüt çıkarsa mahkemeden kayıt ve nakil yetkisinin açıkça belirtilmesi istenebilir.

Geçici velayet babadaysa anne çocuğun okul naklini durdurabilir mi?

Anne salt karşı çıkmak suretiyle mahkemenin geçici velayet kararını ortadan kaldıramaz. Okul değişikliğinin çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu düşünüyorsa aile mahkemesinden müdahale talep edebilir.

Geçici velayeti alan ebeveyn istediği devlet okulunu seçebilir mi?

Hayır. Geçici velayet, devlet okullarındaki adres, kayıt bölgesi, kontenjan, sınav veya yerleştirme kurallarını ortadan kaldırmaz. Özellikle ilkokul ve ortaokul kayıtlarında adrese dayalı sistem uygulanmaktadır. (Millî Eğitim Bakanlığı)

Geçici velayet sahibi çocuğu başka şehre götürebilir mi?

Türkiye içinde şehir değiştirilmesini her durumda diğer ebeveynin muvafakatine bağlayan genel bir kural bulunmamakla birlikte, taşınmanın çocuğun eğitimine, üstün yararına ve diğer ebeveynle kişisel ilişkisine etkisi mahkeme tarafından değerlendirilebilir.

Geçici velayet sahibi çocuğu özel okula kaydettirirse ücreti kim öder?

Özel okul sözleşmesini yapan ebeveyn okul karşısında sözleşmeden doğan borcun muhatabıdır. Diğer ebeveynin çocukların eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü bulunması, onu özel okul sözleşmesinin kendiliğinden borçlusu hâline getirmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarihli, 2022/3-132 E., 2023/100 K. sayılı kararında bu ayrım kabul edilmiştir.

Özel okul ücretinin yarısı diğer ebeveynden otomatik olarak alınabilir mi?

Her durumda otomatik olarak alınamaz. Çocuğun eğitim giderlerine anne ve babanın güçleri oranında katılması gerekir; ancak okul sözleşmesindeki borç ile anne ve babanın kendi aralarındaki bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü farklı hukuki ilişkilerdir.

BİLSEM kayıt hakkı kazanılmışsa velayet davasının bitmesi beklenebilir mi?

BİLSEM kayıtları süreye tabidir. Kayıt hakkı kazanıldığı hâlde Bakanlıkça belirlenen sürede kayıt yaptırılmaması kayıt hakkının kaybedilmesine yol açabilir. Bu nedenle velayet uyuşmazlığı kayıt işlemini engelliyorsa sürenin dolması beklenmeden aile mahkemesinden eğitime özgü tedbir istenmesi gerekebilir.

BİLSEM öğrencisi başka ile taşınırsa hakkı tamamen sona erer mi?

Hayır. Hâlihazırda BİLSEM’e kayıtlı öğrenciler bakımından Yönetmelikte nakil sistemi bulunmaktadır. Nakil, ikamet adresi veya örgün eğitim okuluna göre yeni kayıt bölgesindeki BİLSEM’e yapılabilir. Belirli şartlarda gidilen yerde BİLSEM bulunmaması hâlinde öğrencilik hakkının saklı kalması da mümkündür.

Çocuğun hangi okulda okuyacağı konusunda anne ve baba anlaşamazsa ne olur?

Geçici velayet veya eğitim konusunda verilmiş bir mahkeme kararı varsa bu karar esas alınır. Karar bulunmuyor ve uyuşmazlık çocuğun eğitimini etkiliyorsa aile mahkemesinden geçici tedbir talep edilebilir. Mahkeme, ebeveynlerin kişisel tercihinden önce çocuğun üstün yararını değerlendirir.

Boşanma sürecinde velayet uyuşmazlığının devam etmesi çocuğun eğitim hakkının askıda kalması anlamına gelmez. Okul kayıt veya nakil süresinin dolması, çocuğun başka bir ilde yaşamaya başlaması, sınavla kazanılmış bir okulun kayıt hakkının kaybedilecek olması veya BİLSEM gibi süreli bir eğitim hakkının tehlikeye girmesi hâlinde mahkemeden velayetin tamamına ilişkin karar beklenmeden eğitime özgü geçici tedbir alınması istenebilir. Geçici velayeti kullanan ebeveyn eğitim konusunda önemli yetkilere sahip olmakla birlikte bu yetkinin sınırını her zaman çocuğun üstün yararı, mahkeme kararının kapsamı ve eğitim mevzuatındaki kayıt ve nakil kuralları belirler.

Değerlendirme
İlginizi çekebilir:  Evliliğin İptali Nedir?

Yorum yapın