Evlendim, İşten Ayrılırsam Tazminat Alabilir miyim? Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadının Hakları

📅 27 Mart 2026 🔄 Son güncelleme: 22 Ağustos 2026

Evlilik nedeniyle işten ayrılmak isteyen kadın işçinin en çok dikkat etmesi gereken konu, işten ayrılma tarihidir. Çünkü birkaç günlük hata dahi yılların kıdem tazminatının kaybedilmesine neden olabilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli, 2024/4245 E., 2024/5687 K. sayılı kararında kadın işçi 28 Ocak 2022 tarihinde evlenmiş, ancak iş sözleşmesini “evlilik nedeniyle” 26 Ocak 2022 tarihinde, yani resmî nikâhtan yalnızca iki gün önce sona erdirmiştir. Yargıtay, kadın işçinin gerçekten iki gün sonra evlenmiş olmasını yeterli görmemiş; evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkının resmî nikâhla birlikte doğduğunu ve nikâhtan önce kullanılan fesih hakkının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini kabul etmiştir.

Bu karar yeni olmakla birlikte Yargıtay’ın yıllardır benimsediği yaklaşımın devamıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2016 tarihli, 2014/9-1136 E., 2016/968 K. sayılı kararında da kadın işçinin resmî nikâhtan yaklaşık on gün önce verdiği işten ayrılma dilekçesi incelenmiş ve aynı sonuca ulaşılmıştır. Hukuk Genel Kurulu, evlilik henüz gerçekleşmeden bu hakkın kullanılamayacağını ve nikâhtan önce verilen ayrılma dilekçesinin sonradan gerçekleşen evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkı doğurmayacağını kabul etmiştir.

Bu nedenle “Düğünüm zaten haftaya, şimdiden dilekçeyi vereyim” düşüncesi ciddi hak kaybına yol açabilir. Evlilik nedeniyle kıdem tazminatı alınacaksa fesih hakkı resmî nikâhtan sonra kullanılmalıdır.

İçindekiler
  1. Evlenen Kadın İşten Ayrılırsa Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
  2. Erkek İşçi Evlenince İşten Ayrılırsa Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
  3. Evlendikten Sonra Kaç Gün İçinde İşten Ayrılmak Gerekir?
  4. Nikâhtan Önce İstifa Edip Sonra Evlenirsem Tazminat Alabilir miyim?
  5. Evlenmeden Önce Dilekçe Verip İşten Ayrılma Tarihini Nikâhtan Sonraya Yazabilir miyim?
  6. Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılmak İçin Bir Sebep Göstermek Zorunda mıyım?
  7. Evlilik Tazminatını Alıp Hemen Başka İşe Girilebilir mi?
  8. Eski İşimden Ayrılmadan Önce Yeni Bir İş Bulmuşsam Tazminat Hakkım Yanıyor mu?
  9. İstifa Dilekçesinde “Evlilik Nedeniyle Ayrılıyorum” Yazmak Zorunlu mu?
  10. Evlilik Cüzdanını İşverene Vermek Zorunlu mu?
  11. Eşimle Aynı İşyerinde Çalışıyoruz, Evlilik Nedeniyle Ayrılabilir miyim?
  12. Evlilik Nedeniyle Ayrılırken İhbar Süresini Çalışmak Gerekir mi?
  13. Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İhbar Tazminatı Alabilir mi?
  14. İşveren “İstifanı Kabul Etmiyorum” Diyebilir mi?
  15. İkinci Kez Evlenen Kadın Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
  16. Boşanıp Eski Eşimle Yeniden Evlenirsem Evlilik Tazminatı Kesin Reddedilir mi?
  17. “Ailevi Nedenlerle İstifa Ediyorum” Yazdıysam Sonradan Evlilik Tazminatı İsteyebilir miyim?
  18. İşveren SGK Çıkışımı “İstifa” Olarak Gösterirse Ne Olur?
  19. Kıdem Tazminatı Almak İçin En Az Bir Yıl Çalışmak Gerekir mi?
  20. Aynı İşverenin Farklı Şubelerinde Çalıştıysam Bir Yıllık Kıdem Nasıl Hesaplanır?
  21. Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İşsizlik Maaşı Alabilir mi?
  22. Evlilik Nedeniyle Ayrılan Kadına Hangi Paralar Ödenir?
  23. Evlilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
  24. Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma Dilekçesi Nasıl Yazılmalıdır?
  25. İşveren Evlilik Nedeniyle Kıdem Tazminatını Ödemezse Ne Yapılır?
  26. Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılmada En Çok Yapılan Hata Nedir?

Evlenen Kadın İşten Ayrılırsa Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

1475 sayılı İş Kanunu’nun halen yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kadın işçi, resmî evlilik tarihinden itibaren bir yıl içerisinde kendi isteğiyle iş sözleşmesini sona erdirirse ve en az bir yıllık kıdemi bulunuyorsa kıdem tazminatına hak kazanır.

4857 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girerken 1475 sayılı Kanun’un diğer hükümleri yürürlükten kaldırılmış olmasına rağmen, kıdem tazminatını düzenleyen 14. madde yürürlükte bırakılmıştır. Bugün de evlenen kadın işçinin kıdem tazminatı hakkının hukuki dayanağı bu hükümdür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.11.2020 tarihli, 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararında bu sistem ayrıntılı biçimde açıklanmış; en az bir yıl çalışan kadın işçinin evlilik tarihinden itibaren bir yıl içerisinde iş sözleşmesini kendi iradesiyle sona erdirmesi hâlinde kıdem tazminatı hakkının doğduğu kabul edilmiştir.

Buradaki ödeme halk arasında “evlilik tazminatı” olarak anılsa da ayrı bir tazminat türü değildir. Kadın işçiye ödenen alacak kıdem tazminatıdır.

Erkek İşçi Evlenince İşten Ayrılırsa Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinde evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkı yalnızca kadın işçiye tanınmıştır. Erkek işçi yalnızca evlendiği gerekçesiyle kendi isteğiyle işten ayrıldığında bu hükme dayanarak kıdem tazminatı talep edemez.

Bu farklılığın Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesine başvurulmuş, Anayasa Mahkemesinin 19.06.2008 tarihli, 2006/156 E., 2008/125 K. sayılı kararıyla iptal istemi reddedilmiştir. Mahkeme çoğunluğu, kadın çalışanların toplum ve aile yaşamındaki konumu dikkate alınarak yapılan bu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Düzenlemenin günümüz bakımından isabeti öğretide tartışılmaya devam edilmekle birlikte hüküm halen yürürlüktedir ve evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkı kadın işçiler bakımından uygulanmaktadır.

Evlendikten Sonra Kaç Gün İçinde İşten Ayrılmak Gerekir?

Kanunda tanınan süre bir yıldır.

Bu bir yılın başlangıcı resmî nikâh tarihidir. Düğün tarihi, nişan tarihi, dini nikâh tarihi veya eşlerin birlikte yaşamaya başladıkları tarih esas alınmaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.11.2020 tarihli, 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararında da bu süre açık biçimde ele alınmış; hükümden yararlanabilmek için işçinin bir işverene bağlı olarak çalışırken evlenmiş olması ve resmî evlilik tarihinden itibaren bir yıl içerisinde iş sözleşmesini sona erdirmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Örneğin resmî nikâh 15 Ağustos 2026 tarihinde kıyılmışsa, kadın işçinin evlilik nedeniyle fesih hakkını kanundaki bir yıllık dönem içerisinde kullanması gerekir. Düğünün üç ay sonra yapılması sürenin başlangıcını değiştirmez.

Nikâhtan Önce İstifa Edip Sonra Evlenirsem Tazminat Alabilir miyim?

Nikâhtan önce kullanılan fesih hakkı sonradan yapılan evlilikle evlilik nedeniyle feshe dönüşmez.

Bu konuda Yargıtay’ın yaklaşımı son derece nettir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2016 tarihli, 2014/9-1136 E., 2016/968 K. sayılı kararında kadın işçi 9 Ekim 2006 tarihinde evlenecek olmasına rağmen işten ayrılma dilekçesini 30 Eylül 2006 tarihinde vermiştir. Arada yalnızca yaklaşık on günlük süre bulunmasına rağmen Hukuk Genel Kurulu, fesih tarihinde evlilik henüz gerçekleşmediğinden kıdem tazminatı talebini kabul etmemiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli, 2024/4245 E., 2024/5687 K. sayılı kararında ise süre on gün dahi değildir. İşçi 28 Ocak’ta evlenmiş, iş sözleşmesini 26 Ocak’ta sona erdirmiştir. İki günlük fark dahi sonucu değiştirmemiştir.

Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde, evlilik tarihine ne kadar az kalmış olduğunun önemi bulunmadığı görülmektedir. Hakkın doğması için resmî nikâhın gerçekleşmesi gerekir.

Evlenmeden Önce Dilekçe Verip İşten Ayrılma Tarihini Nikâhtan Sonraya Yazabilir miyim?

Burada fesih bildiriminin ne zaman sonuç doğurduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Evlilik nedeniyle fesih hakkının kullanılmasında esas olan, hakkın resmî evlilik gerçekleştikten sonra kullanılmasına ilişkin kanuni koşulun sağlanmasıdır.

Nikâhtan önce iş ilişkisinin sona ermesine yol açacak şekilde kesin fesih iradesi açıklamak ciddi risk taşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/9-1136 E., 2016/968 K. sayılı kararında da işçinin evlilikten önce iş sözleşmesini sona erdirmeye yönelik iradesi evlilik nedeniyle fesih kapsamında kabul edilmemiştir.

Bu nedenle nikâhtan önce hazırlanmış veya verilmiş belirsiz bir dilekçeyle hukuki risk yaratmak yerine, fesih bildiriminin resmî nikâhtan sonra açık biçimde yapılması çok daha güvenlidir.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılmak İçin Bir Sebep Göstermek Zorunda mıyım?

Kadın işçinin “eşim başka şehre taşındı”, “çocuk düşünüyoruz”, “çalışma saatlerim evliliğime uygun değil”, “ev işleri nedeniyle çalışamayacağım” gibi ayrıca bir mazeret ispatlaması gerekmez.

Kanun hakkı resmî evlilik olgusuna bağlamıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.01.2013 tarihli, 2010/37179 E., 2013/1571 K. sayılı kararı bu konuda önemlidir. İşçi evlilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettikten yaklaşık bir ay sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlamış, ilk derece mahkemesi bu durumu işçinin gerçekte evlilik nedeniyle ayrılmadığı ve hakkını kötüye kullandığı şeklinde değerlendirmiştir.

Yargıtay bu yaklaşımı kabul etmemiştir. Kadın işçinin evlilik nedeniyle işten ayrıldıktan sonra çalışma hayatına devam edebileceği, hatta evlilik hayatıyla daha kolay bağdaştırabileceği başka bir iş bulmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.

Kadın işçinin çalışma hayatını tamamen bırakması kanuni bir şart değildir.

Evlilik Tazminatını Alıp Hemen Başka İşe Girilebilir mi?

Evlilik nedeniyle işten ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmak, tek başına kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu konuda Yargıtay’ın uzun süredir devam eden yerleşik bir içtihadı bulunmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.1988 tarihli, 1988/9-225 E., 1988/369 K. sayılı kararında, kadın işçinin evlilik nedeniyle işinden ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmasının hakkını ortadan kaldırmadığı kabul edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kadının çalışma hayatı ile evliliğini daha kolay birlikte sürdürebileceği yeni bir iş bulabileceğini belirtmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.05.2012 tarihli, 2010/10705 E., 2012/16586 K. sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir. Kadın işçinin evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirdikten sonra başka bir işe girmesinin tek başına kötü niyet anlamına gelmeyeceği ve çalışma özgürlüğünün ortadan kaldırılamayacağı kabul edilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.01.2013 tarihli, 2010/37179 E., 2013/1571 K. sayılı kararında işçi yaklaşık bir ay sonra yeni işe başlamıştır. İlk derece mahkemesi kıdem tazminatını reddetmiş, Yargıtay ise başka işte çalışmanın hakkı ortadan kaldırmadığını belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20.05.2014 tarihli, 2012/10999 E., 2014/16076 K. sayılı kararında bu yaklaşım daha da açık ifade edilmiştir. İşçinin evlilik nedeniyle fesihten sonra kısa süre içerisinde, hatta ara vermeksizin başka bir işyerinde çalışmaya başlayabileceği; bunun çalışma hakkının doğal sonucu olduğu kabul edilmiştir.

Böylece işverenin “Kıdem tazminatını aldın ama üç hafta sonra başka işe girdin, parayı geri ver” şeklindeki talebi yalnızca yeni işe başlanmış olmasına dayanıyorsa yeterli değildir.

Eski İşimden Ayrılmadan Önce Yeni Bir İş Bulmuşsam Tazminat Hakkım Yanıyor mu?

Başka işte çalışmaya başlanmasının tek başına hakkın kötüye kullanılması kabul edilmemesi, her olayda kötüye kullanım incelemesinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/10999 E., 2014/16076 K. sayılı kararında da başka işte çalışmanın hakkın kötüye kullanımı oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Ancak Yargıtay’ın temel yaklaşımı açıktır: kadın işçiye evlilik nedeniyle işten ayrılma hakkı tanınırken, aynı zamanda Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkı ortadan kaldırılmamıştır. Bu nedenle sırf başka bir iş bulunması veya yeni işe kısa sürede başlanması kıdem tazminatının reddi için yeterli değildir.

Hakkın kötüye kullanıldığını ileri süren işverenin, yalnızca “başka işe başladı” olgusundan daha fazlasını ortaya koyması gerekir.

İstifa Dilekçesinde “Evlilik Nedeniyle Ayrılıyorum” Yazmak Zorunlu mu?

Uygulamada dilekçeye açıkça evlilik nedeniyle ayrılındığının yazılması son derece önemlidir. Ancak Yargıtay, her uyuşmazlığı yalnızca dilekçede “evlilik” kelimesinin bulunup bulunmamasına göre çözmemektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20.05.2014 tarihli, 2012/10999 E., 2014/16076 K. sayılı kararında kadın işçinin istifa dilekçesinde yalnızca artık işyerinde çalışmak istemediğine ilişkin ifade bulunmasına rağmen, işçinin evlilik tarihinden sonraki bir yıl içerisinde işten ayrıldığı ve dava sırasında fesih sebebinin evlilik olduğunu açıkladığı dikkate alınarak kıdem tazminatının kabulü gerektiğine karar verilmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02.11.2015 tarihli, 2015/18326 E., 2015/21063 K. sayılı kararı daha da dikkat çekicidir. Kadın işçi dilekçesinde açıkça “evlilik nedeniyle” dememiş, “şahsi-ailevi sebepler” ifadesini kullanmıştır. İşçi resmî evlilikten sonraki bir yıllık süre içerisinde ayrılmış ve dava sırasında çalışma hayatının evliliğini olumsuz etkilediğini açıklamıştır. Yargıtay, evliliğin de ailevi nedenlerden biri olduğunu belirterek kıdem tazminatının kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.11.2020 tarihli, 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararında da işçinin fesih dilekçesi bütün içeriğiyle değerlendirilmiştir. Kadın işçi, eşiyle aynı işyerinde bütün günü birlikte geçirmenin yarattığı zorluk nedeniyle işten ayrılacağını belirtmiştir. Hukuk Genel Kurulu bu ifadeyi, nüfus kaydı ve dosyanın tamamıyla birlikte değerlendirerek feshin evlilik nedeniyle yapıldığını kabul etmiştir.

Bu kararlar, dilekçenin mutlaka tek bir sihirli cümle içermesi gerektiğini göstermiyor. Bununla birlikte işçinin neden yıllarca dava ederek gerçek iradesini ispatlamak zorunda kalacağı da düşünülmelidir. Dilekçeye açıkça “1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca evlilik nedeniyle iş sözleşmemi sona erdiriyorum” yazılması çok daha güvenlidir.

Evlilik Cüzdanını İşverene Vermek Zorunlu mu?

Kanunda kıdem tazminatı hakkının doğması için fesih dilekçesine evlilik cüzdanı fotokopisi eklenmesini kurucu bir şart olarak öngören bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 02.11.2015 tarihli, 2014/17600 E., 2015/30741 K. sayılı kararına konu olayda işveren, kadın işçinin evlilik cüzdanını sunmadığını ve evlilik nedeniyle fesih iradesini usulüne uygun biçimde ortaya koymadığını savunmuştur. Yargıtay, dosyadaki nüfus kaydı ve fesih dilekçesinin içeriğini birlikte değerlendirerek işçinin evlilik nedeniyle ayrıldığı sonucuna ulaşmış ve kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Aynı uyuşmazlık daha sonra Hukuk Genel Kurulunun önüne gelmiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.11.2020 tarihli, 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararında da kadın işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir.

Bununla birlikte uygulamada evliliği gösteren belgenin fesih bildirimine eklenmesi tartışmayı baştan önlemek bakımından yararlıdır. Kanunen zorunlu olmaması, belgenin verilmemesinin her durumda iyi bir tercih olduğu anlamına gelmez.

Eşimle Aynı İşyerinde Çalışıyoruz, Evlilik Nedeniyle Ayrılabilir miyim?

Eşlerin aynı işyerinde çalışması evlilik nedeniyle fesih hakkını ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/17600 E., 2015/30741 K. sayılı kararına ve daha sonra aynı uyuşmazlık hakkında verilen Hukuk Genel Kurulunun 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararına konu olayda kadın işçi, eşiyle aynı işyerinde bütün gün birlikte çalışmanın yarattığı zorlukları gerekçe göstererek işten ayrılmıştır.

İlk derece mahkemesi bu açıklamayı evlilik nedeniyle fesih olarak kabul etmemiştir. Yargıtay ise işçinin evli olduğu, yasal bir yıllık süre içerisinde bulunduğu ve dilekçesinin evlilikle bağlantılı olduğu sonucuna ulaşmıştır. Hukuk Genel Kurulu da bu yaklaşımı benimsemiştir.

Kadın işçinin eşiyle aynı işyerinde çalışması kanunun tanıdığı hakkı ortadan kaldırmaz.

Evlilik Nedeniyle Ayrılırken İhbar Süresini Çalışmak Gerekir mi?

Kadın işçinin evlilik nedeniyle fesih hakkını kullanırken ihbar süresini beklemesi gerekmez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.05.2012 tarihli, 2010/10705 E., 2012/16586 K. sayılı kararında, kadın işçinin kanundan doğan fesih hakkını kullanması hâlinde işverenin kabulünün gerekmediği ve işçiye ihbar öneli verme zorunluluğu yüklenemeyeceği kabul edilmiştir.

Aynı ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2016 tarihli, 2014/9-1136 E., 2016/968 K. sayılı kararında da açıklanmıştır. Evlilik nedeniyle fesih hakkının kullanılmasında işçinin işverene ihbar öneli tanıma zorunluluğu bulunmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/17600 E., 2015/30741 K. sayılı kararında da kadın işçinin fesih bildirimini yaklaşık on gün önceden vermiş olması, sıradan bir istifa olarak değerlendirilmemiştir. Yargıtay, işçinin esasen ihbar öneli vermeksizin fesih hakkına sahip olduğunu vurgulamıştır.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İhbar Tazminatı Alabilir mi?

Evlilik nedeniyle iş sözleşmesini kendisi sona erdiren kadın işçinin ihbar tazminatı hakkı bulunmaz.

İhbar tazminatı ile kıdem tazminatı farklı hukuki kurumlardır. Kanun, kadın işçinin evlilik nedeniyle kendi iradesiyle ayrılmasına kıdem tazminatı sonucu bağlamış; ayrıca ihbar tazminatı hakkı tanımamıştır.

Buna karşılık işveren de “ihbar süresini çalışmadan çıktın” diyerek kadın işçiden ihbar tazminatı talep edemez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/10705 E., 2012/16586 K. sayılı kararı bu konuda açıktır. Evlilik nedeniyle fesihte ihbar öneli verme yükümlülüğünün bulunmadığı kabul edilmiştir.

Bu nedenle usulüne uygun evlilik nedeniyle fesihte kadın işçi kıdem tazminatını alır; ancak ihbar tazminatı alamaz ve işverene ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü de doğmaz.

İşveren “İstifanı Kabul Etmiyorum” Diyebilir mi?

Evlilik nedeniyle fesih işverenin kabulüne bağlı değildir.

Kadın işçinin kanundaki koşulları taşıması ve fesih iradesini işverene ulaştırması yeterlidir. İşverenin “yerine çalışan bulamadım”, “önümüzdeki ay çıkabilirsin”, “istifanı kabul etmiyorum” şeklindeki beyanları hakkın kullanılmasını engellemez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.05.2012 tarihli, 2010/10705 E., 2012/16586 K. sayılı kararında feshin işverence kabul edilmesinin gerekmediği açıkça kabul edilmiştir.

Bu sebeple burada teknik anlamda karşılıklı anlaşma değil, işçinin tek taraflı fesih hakkını kullanması söz konusudur.

İkinci Kez Evlenen Kadın Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Kanunda evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkının yalnızca ilk evlilikte kullanılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. İkinci bir gerçek evlilik de diğer koşulların bulunması hâlinde fesih hakkının doğmasına esas olabilir.

Buna karşılık özellikle aynı eşten boşanıp kısa süre sonra yeniden evlenilerek kıdem tazminatı talep edildiği dosyalarda Yargıtay dürüstlük kuralı bakımından ayrıca inceleme yapmaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 01.03.2010 tarihli, 2010/4176 E., 2010/5420 K. sayılı kararında kadın işçi 1 Kasım 2004 tarihinde eşinden boşanmış, yaklaşık beş ay sonra 5 Nisan 2005 tarihinde aynı kişiyle yeniden evlenmiş ve yalnızca altı gün sonra, 11 Nisan 2005 tarihinde iş sözleşmesini evlilik nedeniyle sona erdirmiştir.

Dosyada boşanma sürecinin şekli, tarafların beyanları ve yeniden evlilik birlikte değerlendirilmiş; Yargıtay somut olayda kıdem tazminatı hakkının kanunun amacı dışında kullanılmak istendiği sonucuna ulaşmış ve talebin reddedilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Bu karar “aynı kişiyle ikinci kez evlenen kadın hiçbir durumda kıdem tazminatı alamaz” şeklinde yorumlanmamalıdır. İncelenen husus ikinci evliliğin varlığından çok, somut olayda hakkın TMK m.2’deki dürüstlük kuralına aykırı kullanılıp kullanılmadığıdır.

Başka biriyle yapılan gerçek ikinci evlilikte veya aynı kişiyle yeniden evlenmenin muvazaalı olmadığı somut olaylarda değerlendirme farklı olabilir. Önemli olan işlemlerin yalnızca kıdem tazminatı elde etmek amacıyla kurgulanıp kurgulanmadığıdır.

Boşanıp Eski Eşimle Yeniden Evlenirsem Evlilik Tazminatı Kesin Reddedilir mi?

Kesin ve otomatik bir ret kuralı yoktur; ancak böyle bir dosyanın hakkın kötüye kullanılması yönünden incelenmesi kaçınılmazdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/4176 E., 2010/5420 K. sayılı kararındaki reddin nedeni yalnızca aynı kişiyle yeniden evlenilmiş olması değildir. Boşanma ile yeniden evlilik arasındaki çok kısa süre, boşanma dosyasının özellikleri, işçinin açıklamalarındaki çelişkiler ve feshin yeniden evlilikten hemen sonra yapılması birlikte değerlendirilmiştir.

Bu nedenle “Kanunda ikinci evlilik yasak değil, aynı eşle istediğim kadar boşanıp evlenerek kıdem alabilirim” şeklinde bir yaklaşım hukuken korunmaz.

Kanun bir hak tanır; TMK m.2 ise bu hakkın açıkça kötüye kullanılmasını engeller.

“Ailevi Nedenlerle İstifa Ediyorum” Yazdıysam Sonradan Evlilik Tazminatı İsteyebilir miyim?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02.11.2015 tarihli, 2015/18326 E., 2015/21063 K. sayılı kararı bu soruya doğrudan temas etmektedir.

Kadın işçi 2 Ekim 2013 tarihinde evlenmiş, 2 Mayıs 2014 tarihinde verdiği dilekçede “şahsi-ailevi sebeplerden dolayı” ayrıldığını bildirmiştir. İşveren, dilekçede açıkça evlilik yazmadığı için kıdem tazminatı ödememiştir.

Yargıtay, evliliğin de ailevi nedenler kapsamında bulunduğunu, feshin evlilikten sonraki bir yıllık süre içerisinde gerçekleştirildiğini ve işçinin dava sırasında da fesih sebebinin evlilik olduğunu açıkladığını dikkate alarak kıdem tazminatının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu karar işçiye belirsiz dilekçe yazmasını tavsiye etmez. Tam tersine, yıllar süren uyuşmazlığın neden çıktığını gösterir. İşçi başlangıçta açık şekilde “evlilik nedeniyle feshediyorum” yazmış olsaydı bu tartışmanın önemli bir kısmı hiç doğmayabilirdi.

İşveren SGK Çıkışımı “İstifa” Olarak Gösterirse Ne Olur?

Kadın işçinin evlilik nedeniyle işten ayrılması hâlinde SGK işten ayrılış nedenleri arasında bu durum için 13 numaralı “kadın işçinin evlenmesi” kodu bulunmaktadır.

İşverenin yanlış çıkış kodu kullanması, gerçekte evlilik nedeniyle ve kanuni koşullara uygun yapılmış feshi tek başına sıradan istifaya dönüştürmez. İşçilik alacağı uyuşmazlığında gerçek fesih sebebi dosyadaki bütün deliller üzerinden değerlendirilir.

Yargıtay’ın 2012/10999 E., 2014/16076 K.; 2014/17600 E., 2015/30741 K. ve Hukuk Genel Kurulunun 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararlarında da fesih iradesinin yalnızca tek bir belge veya sözcük üzerinden değerlendirilmediği görülmektedir.

Bununla birlikte kadın işçinin yazılı fesih bildiriminin bir örneğini saklaması ve teslim edildiğini ispatlayabilecek durumda olması son derece önemlidir.

Kıdem Tazminatı Almak İçin En Az Bir Yıl Çalışmak Gerekir mi?

Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için aynı işverene bağlı çalışma süresinin en az bir yıl olması gerekir.

Burada iki ayrı bir yıllık süre birbirine karıştırılmamalıdır.

İlk süre işçinin kıdemidir. Kadın işçinin işveren yanında en az bir yıllık çalışma süresinin bulunması gerekir.

İkinci süre ise evlilik tarihinden sonra fesih hakkının kullanılabileceği bir yıllık dönemdir.

Örneğin altı aydır çalışan kadın işçi evlenip ertesi gün işten ayrılsa, feshi evlilikten sonraki bir yıllık süre içerisinde olmasına rağmen kıdem tazminatı için gerekli bir yıllık çalışma süresini tamamlamadığı için kıdem tazminatı alamaz.

Beş yıldır çalışan kadın işçi ise resmî nikâhtan altı ay sonra evlilik nedeniyle ayrıldığında her iki süre şartını da sağlamaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararında da kıdem tazminatı bakımından en az bir yıllık çalışma şartı ile evlilik sonrası bir yıllık fesih süresi ayrı ayrı açıklanmıştır.

Aynı İşverenin Farklı Şubelerinde Çalıştıysam Bir Yıllık Kıdem Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı hesabında yalnızca son şubede geçirilen süreye bakılmaz. Aynı işverene ait bir veya değişik işyerlerinde geçen çalışma süreleri kıdem hesabında kanundaki koşullarla birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle aynı şirketin bir şubesinde sekiz ay, başka bir şubesinde altı ay çalışan kadın işçi bakımından “son şubede yalnızca altı aydır çalışıyor” denilerek kıdem şartının bulunmadığı sonucuna ulaşılması doğru olmaz.

Belirleyici olan fiziksel işyeri değişikliğinden çok işveren ve çalışma sürelerinin hukuki bütünlüğüdür.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İşsizlik Maaşı Alabilir mi?

Evlilik nedeniyle iş sözleşmesini kadın işçi kendi iradesiyle sona erdirmektedir. Kanun bu feshe özel olarak kıdem tazminatı hakkı bağlamış olsa da işsizlik ödeneğinin şartlarını değiştirmemiştir.

İşsizlik ödeneğinde kişinin kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalmış olması aranır. Evlilik nedeniyle fesihte ise fesih iradesi işçiden geldiğinden, yalnızca bu fesih sebebine dayanılarak işsizlik ödeneği alınmaz.

Kıdem tazminatı hakkının bulunması, işsizlik maaşı hakkının da bulunduğu anlamına gelmez. İki kurumun koşulları farklıdır.

Evlilik Nedeniyle Ayrılan Kadına Hangi Paralar Ödenir?

Kanundaki şartları taşıyan kadın işçiye kıdem tazminatı ödenir. Bunun yanında iş sözleşmesi sona erdiğinde henüz ödenmemiş ücretleri, kullanılmayan yıllık izin ücretleri ve şartları oluşmuşsa fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri de ayrıca talep edilebilir.

Evlilik nedeniyle fesih, işçinin daha önce doğmuş ücret alacaklarını ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/37179 E., 2013/1571 K. sayılı kararında da uyuşmazlık yalnız kıdem tazminatından ibaret olmayıp fazla çalışma ve genel tatil ücretlerine ilişkin talepler ayrıca incelenmiştir. Yargıtay, her bir işçilik alacağının kendi ispat koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Evlilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatında işçinin her tam çalışma yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücreti esas alınır. Bir yıldan artan süreler de oranlanarak hesaba dahil edilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.11.2020 tarihli, 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararında da 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki sistem açıklanırken her tam yıl için 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödeneceği ve artan sürelerin orantılı biçimde hesaplanacağı belirtilmiştir.

Düzenli yol, yemek ve para ile ölçülebilir bazı menfaatler şartları varsa giydirilmiş ücret hesabına girer. Kıdem tazminatı hesabında yürürlükteki kıdem tazminatı tavanı ayrıca uygulanır.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma Dilekçesi Nasıl Yazılmalıdır?

Yargıtay kararlarından, fesih dilekçesinde mutlaka belirli bir kalıp kullanılmadığı hâllerde dahi işçinin gerçek iradesinin araştırılabildiği görülmektedir.

Dilekçede resmî evlilik tarihinin yazılması, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında evlilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğinin açıkça belirtilmesi ve kıdem tazminatı ile doğmuş diğer işçilik alacaklarının talep edilmesi gerekir.

Evlilik belgesinin bir örneğinin eklenmesi de ileride çıkabilecek ispat tartışmalarını azaltır.

Fesih bildiriminin işverene ulaştığının ispatlanması ayrıca önemlidir. Elden teslim edilmiş bir dilekçenin teslim edildiğine ilişkin hiçbir kayıt bulunmaması hâlinde yıllar sonra “Ben böyle dilekçe almadım” savunmasıyla karşılaşmak mümkündür.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/17600 E., 2015/30741 K. ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararları, fesih iradesinin nasıl ifade edildiği konusunda yaşanan uyuşmazlığın uzun yıllar sürebileceğini gösteren iyi örneklerdir.

İşveren Evlilik Nedeniyle Kıdem Tazminatını Ödemezse Ne Yapılır?

İşverenin kadın işçinin fesih hakkını kabul etmemesi veya tazminatı ödememesi hâlinde işçilik alacağı uyuşmazlığı doğar.

İşverene noter ihtarnamesi gönderilmesi her durumda dava şartı değildir; ancak fesih sebebinin ve ödeme talebinin açık şekilde kayıt altına alınması bakımından önemli olabilir.

İşçi alacağı ve tazminatı taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararı, işverenin “bu evlilik nedeniyle fesih değildi” savunmasının yıllar sonra dahi uyuşmazlığın merkezinde bulunabileceğini göstermektedir. Bu nedenle fesih aşamasındaki belgelerin düzgün hazırlanması, dava aşamasından çok önce başlayan bir ispat meselesidir.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılmada En Çok Yapılan Hata Nedir?

En ağır hata nikâhtan önce fesih yapılmasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/9-1136 E., 2016/968 K. sayılı kararında yaklaşık on günlük erken fesih nedeniyle kıdem tazminatı reddedilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/4245 E., 2024/5687 K. sayılı güncel kararında ise fark yalnızca iki gündür. Buna rağmen kıdem tazminatı hakkı doğmamıştır.

Buna karşılık kadın işçinin evlilik nedeniyle işten ayrıldıktan sonra başka işe başlaması Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1988/9-225 E., 1988/369 K.; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/10705 E., 2012/16586 K.; 2010/37179 E., 2013/1571 K. ve 2012/10999 E., 2014/16076 K. sayılı kararlarında tek başına hakkın kötüye kullanılması sayılmamıştır.

Dilekçede “evlilik” kelimesinin kullanılmaması da her dosyada hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/18326 E., 2015/21063 K. sayılı kararında “ailevi nedenler” ifadesi yeterli bulunmuş; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/17600 E., 2015/30741 K. ve Hukuk Genel Kurulunun 2016/1871 E., 2020/822 K. sayılı kararlarında da fesih dilekçesinin gerçek anlamı dosyanın bütünü üzerinden belirlenmiştir.

Yargıtay’ın bu kararlarından çıkan tablo nettir. Kadın işçi evlilik nedeniyle kıdem tazminatı alabilmek için çalışma hayatından tamamen çekilmek, başka işe girmeyeceğini taahhüt etmek veya evliliğin çalışmasını neden imkânsız hâle getirdiğini ispatlamak zorunda değildir. Buna karşılık resmî nikâh gerçekleşmeden bu hakkı kullanamaz ve kanundaki bir yıllık süreyi geçiremez.

Evlilik nedeniyle işten ayrılmayı düşünen kadın işçinin en önemli işi, “istifa ediyorum” şeklinde sıradan bir dilekçe verip sonrasını düşünmek değil; resmî nikâh tarihini, kıdem süresini ve fesih iradesini daha işten ayrılmadan doğru şekilde belirlemektir. Birkaç günlük tarih farkının dahi yılların kıdem tazminatını ortadan kaldırabildiği Yargıtay’ın 2024 tarihli kararıyla bir kez daha görülmüştür.

5/5 - (1 vote)
İlginizi çekebilir:  Trafik Kazasında Ne Kadar Tazminat Alınır? Maddi ve Manevi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Yorum yapın