İkame Araç Bedeli: Aracınız Serviste Kaldıysa Kimden, Ne Kadar İsteyebilirsiniz?

📅 16 Aralık 2025 🔄 Son güncelleme: 26 Ağustos 2026

Trafik kazasından sonra araç onarıma alınmış olabilir. Hasar sigorta tarafından karşılanmış, araç sonunda eksiksiz biçimde tamir edilmiş olsa bile sahibinin günlerce aracını kullanamamış olması ayrı bir zarar doğurabilir. Özellikle işe araçla gidildiği, çocukların okula bırakıldığı veya aracın günlük yaşamın zorunlu bir parçası olduğu durumlarda, onarım süresince araçsız kalmanın ekonomik karşılığı bulunmaktadır.

Uygulamada bu zarar için çoğunlukla “ikame araç bedeli” denilse de iki farklı kavram birbirinden ayrılmalıdır. Kasko poliçesinde yer alan ikame araç hizmeti, sigorta şirketinin poliçe kapsamında geçici olarak başka bir araç sağlamasıdır. Trafik kazasına kusuruyla sebep olan kişiden istenen araç mahrumiyet bedeli ise haksız fiil nedeniyle doğan maddi zararın karşılanmasına yöneliktir.

Bu ayrım özellikle sigorta şirketinden, kusurlu sürücüden ve araç işleteninden hangi bedelin istenebileceğini belirler. Kasko şirketinin yedi gün araç vermesi, aracın onarımının daha uzun sürdüğü her olayda zararın tamamen karşılandığı anlamına gelmediği gibi; aracın fiilen otuz gün serviste kalması da otomatik olarak otuz günlük araç mahrumiyet bedeli alınacağı anlamına gelmez.

İçindekiler
  1. İkame Araç Bedeli ile Araç Mahrumiyet Bedeli Aynı Şey mi?
  2. Araç Mahrumiyet Bedelini Kim Öder?
  3. Zorunlu Trafik Sigortası İkame Araç Bedelini Öder mi?
  4. Kasko İkame Araç Vermek Zorunda mı?
  5. Kasko 7 Gün İkame Araç Verdi, Aracım 30 Gün Serviste Kaldı: Kalan Süreyi Kim Öder?
  6. Araç 30 Gün Serviste Kaldıysa 30 Günlük İkame Araç Bedeli Alınır mı?
  7. İkame Araç Bedelinde En Fazla 15 Günlük Sınır Var mı?
  8. Kiralık Araç Faturam Yok: Yine de Araç Mahrumiyet Bedeli Alabilir miyim?
  9. Araç Kiraladıysam Faturadaki Bedelin Tamamını Alabilir miyim?
  10. İkame Araç Bedeli Nasıl Hesaplanır?
  11. Makul Onarım Süresini Kim Belirler?
  12. Parça Beklendiği İçin Tamir Uzarsa Ne Olur?
  13. Kasko İkame Araç Vermedi: Araç Kiralarsam Parasını Kimden İsteyebilirim?
  14. İkame Araç Aldım, Yine de Araç Mahrumiyet Bedeli İsteyebilir miyim?
  15. Kasko İkame Araç Vermediyse Kusurlu Tarafın Sorumluluğu Azalır mı?
  16. Arıza Nedeniyle Serviste Kalan Araç İçin İkame Araç Bedeli Alınabilir mi?
  17. Araç Değer Kaybı ile İkame Araç Bedeli Birlikte İstenebilir mi?
  18. Ticari Araçlarda Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Değerlendirilir?
  19. Araç Mahrumiyet Bedelinde Kusur Oranı Nasıl Uygulanır?
  20. Araç Mahrumiyet Bedeli İçin Önceden Mahkeme Kararı Almak Şart mı?
  21. Araç Mahrumiyet Bedeli İçin Arabuluculuk Zorunlu mu?
  22. İkame Araç Bedeli Davası Hangi Mahkemede Açılır?
  23. İkame Araç Bedelinde Zamanaşımı Ne Kadar?
  24. İkame Araç Bedelinde Hangi Belgeler Önemlidir?
  25. İkame Araç Bedelinde Asıl Ölçüt Gerçek Zarardır

İkame Araç Bedeli ile Araç Mahrumiyet Bedeli Aynı Şey mi?

Günlük kullanımda iki ifade birbirinin yerine kullanılıyor. Mahkeme kararlarında dahi “ikame araç bedeli” ifadesinin araç mahrumiyet zararını anlatmak üzere kullanıldığı görülmektedir. Hukuki dayanakları ise farklı olabilir.

Kasko poliçesindeki ikame araç, sigortalının satın aldığı sigorta ürününün kapsamına bağlı bir hizmettir. Poliçede bu hizmet hiç bulunmayabilir veya olay başına yedi, on beş ya da otuz gün gibi bir süreyle sınırlandırılmış olabilir. Sigorta şirketinin yükümlülüğü poliçedeki teminat ve özel şartlara göre belirlenir.

Araç mahrumiyet bedelinde ise mesele, kazaya sebep olan kişinin başkasının malvarlığında meydana getirdiği zarardır. Araç tamir edilene kadar kullanılamamışsa, makul onarım süresi boyunca araçtan yoksun kalmanın ekonomik değeri kusurlu sürücü ve şartları varsa işleten bakımından tazminat konusu olabilir.

Bu nedenle “kaskom yok, ikame araç bedeli isteyemem” düşüncesi doğru değildir. Kasko bulunmasa dahi başka bir kişinin kusuruyla meydana gelen trafik kazasında araç mahrumiyet zararı doğabilir.

Araç Mahrumiyet Bedelini Kim Öder?

Trafik kazasından doğan araç mahrumiyet zararının haksız fiil sorumluları esas olarak kazaya kusuruyla sebep olan sürücü ile Karayolları Trafik Kanunu anlamında işleten sıfatını taşıyan kişidir.

Araç ruhsatında malik olarak görünen kişi çoğu durumda işleten olmakla birlikte, malik ile işletenin her olayda aynı kişi olduğu kabul edilmez. Uzun süreli kiralama, aracın işletilmesinin başka kişiye bırakılması veya kanunda düzenlenen diğer durumlarda işleten sıfatının ayrıca belirlenmesi gerekebilir.

Kazaya uğrayan kişinin de kusuru varsa tazminat miktarı kusur oranına göre azalır. Örneğin araç mahrumiyet zararının 30.000 TL olduğu ancak zarar gören sürücünün kazada yüzde 25 kusurlu bulunduğu bir olayda karşı taraftan zararın tamamının istenmesi mümkün olmaz.

Zorunlu Trafik Sigortası İkame Araç Bedelini Öder mi?

Araç mahrumiyet bedeli bakımından en fazla karıştırılan konulardan biri zorunlu trafik sigortasının sorumluluğudur.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesinde gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı dolaylı zararlar teminat dışında bırakılmıştır. Araçtan mahrum kalma nedeniyle talep edilen bedel de bu kapsamda değerlendirilir.

Bu sebeple kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısının araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olduğu şeklinde genel bir kabul kurulamaz. Araç hasarı ve değer kaybı bakımından sigorta şirketinin sorumluluğu bulunabilmesine rağmen araç mahrumiyet bedeli yönünden kusurlu sürücü ve işletene başvurulması gündeme gelir.

Kasko sigortası ise farklıdır. Kişinin kendi kasko poliçesinde ikame araç hizmeti varsa, bu hizmetin kapsamı poliçe hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

Kasko İkame Araç Vermek Zorunda mı?

Her kasko poliçesi sınırsız biçimde ikame araç teminatı sağlamaz. İkame araç çoğu poliçede asistans hizmetleri veya ek teminatlar içerisinde düzenlenmektedir.

Poliçede ikame araç hakkının hangi hasarlarda kullanılabileceği, aracın kaç saatten fazla serviste kalmasının gerektiği, yılda kaç kez hizmet verileceği, tahsis edilecek aracın sınıfı ve azami kullanım süresi ayrıca belirlenebilir.

Bu nedenle aracın serviste bulunması tek başına kasko şirketinin başka bir araç vermek zorunda olduğu anlamına gelmez. Öncelikle poliçe ve özel şartlar incelenmelidir.

Buna karşılık poliçede açıkça ikame araç hizmeti verilmiş, hizmet koşulları gerçekleşmiş ve sigorta şirketi buna rağmen yükümlülüğünü yerine getirmemişse sigorta sözleşmesinden doğan ayrı bir talep ortaya çıkabilir.

Kasko 7 Gün İkame Araç Verdi, Aracım 30 Gün Serviste Kaldı: Kalan Süreyi Kim Öder?

Kasko poliçesinin yalnızca yedi günlük ikame araç hakkı vermesi uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur. Araç ise parça temini, onarım veya servis süreci nedeniyle bundan çok daha uzun süre kullanılamayabilir.

Burada iki ayrı süre vardır. Birincisi kaskonun sözleşme gereği araç sağladığı süre, ikincisi kazadaki hasarın giderilebilmesi için gereken makul onarım süresidir.

Araç otuz gün serviste kaldı diye doğrudan yirmi üç günlük ek tazminat hesabı yapılmaz. Önce hasarın normal koşullarda kaç günde giderilebileceği teknik olarak belirlenir. Bilirkişi makul onarım süresini örneğin on sekiz gün olarak belirler ve kasko ilk yedi gün ikame araç sağlamışsa, aynı zararın iki defa karşılanmaması kaydıyla kalan on bir günlük dönem bakımından araç mahrumiyet bedeli gündeme gelebilir.

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2026 tarihli, 2025/495 E., 2026/343 K. sayılı kararında bunun somut bir örneği görülmektedir. Bilirkişi aracın makul onarım süresini on gün olarak belirlemiş, davacının kasko sigortacısının yedi gün ikame araç sağladığı tespit edilmiştir. Mahkeme, araç mahrumiyet zararını hesaplarken kaskonun araç sağladığı yedi günü dikkate almış ve davalıların yalnızca kalan üç günlük mahrumiyet zararından sorumlu olduğuna karar vermiştir.

Bu nedenle kaskonun verdiği ikame aracın hangi tarihler arasında kullanıldığı mutlaka belirlenmelidir.

Araç 30 Gün Serviste Kaldıysa 30 Günlük İkame Araç Bedeli Alınır mı?

Araç mahrumiyet bedelinin hesabında esas olan aracın servise giriş ve çıkış tarihleri arasındaki toplam süre değildir. Önemli olan, kaza sonucu oluşan hasarın olağan koşullarda ne kadar sürede onarılabileceğidir.

Servisin çok yoğun olması, parçanın siparişinin gereksiz biçimde geciktirilmesi veya araç üzerinde günlerce işlem yapılmaması nedeniyle fiilî servis süresi uzayabilir. Bu gecikmelerin tamamının kazaya sebep olan kişiye yüklenmesi her zaman mümkün değildir.

Yargıtay uygulamasında bu nedenle “makul tamir süresi” esas alınmaktadır. Araçta hangi parçaların değişeceği, kaporta ve boya işlemleri, mekanik hasar, parça bulunabilirliği ve yapılan işlemlerin niteliği teknik bilirkişi tarafından incelenir.

Örneğin araç kırk gün serviste kalmış ancak hasarın normal şartlarda on iki günde giderilebileceği belirlenmişse hesaplama kural olarak kırk gün üzerinden yapılmaz.

Bunun tersi de mümkündür. Ağır bir hasarın gerçekçi biçimde yirmi beş günlük onarım gerektirdiği bir olayda, ortada “en fazla on beş gün istenebilir” şeklinde genel bir kanuni sınır bulunmamaktadır.

İkame Araç Bedelinde En Fazla 15 Günlük Sınır Var mı?

Araç mahrumiyet tazminatı bakımından herkes için geçerli, kanunda öngörülmüş on beş günlük bir üst sınır yoktur.

On beş gün ifadesi bazı kasko poliçelerinde ikame araç hizmetinin sözleşmesel süresi olarak karşımıza çıkabilir. Bir poliçe yedi gün, başka bir poliçe on beş veya otuz gün ikame araç sağlayabilir. Bu süreler kasko şirketinin sözleşmeden doğan hizmet yükümlülüğüyle ilgilidir.

Kusurlu sürücü ve işletene yöneltilen araç mahrumiyet talebinde ise esas makul onarım süresidir. Hasarın giderilmesi teknik olarak beş gün gerektiriyorsa beş gün, yirmi gün gerektiriyorsa şartları varsa yirmi gün üzerinden değerlendirme yapılabilir.

Dolayısıyla kasko poliçesindeki ikame araç süresi ile haksız fiilden doğan araç mahrumiyet süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

Kiralık Araç Faturam Yok: Yine de Araç Mahrumiyet Bedeli Alabilir miyim?

Araç mahrumiyet bedeli talep edebilmek için kazadan sonra mutlaka araç kiralamış olmak gerekmez.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.09.2022 tarihli, 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı kararında, davacının araç kiraladığına ilişkin belge veya ödeme belgesi sunamaması nedeniyle araç mahrumiyet talebinin reddedilmesi doğru bulunmamıştır. Yargıtay, Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca hâkimin zararın miktarını belirleyebileceğini; aracın hasarının niteliğine göre makul tamir süresinin ve bu süre içinde ihtiyaçlar için kullanılacak ikame aracın bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini kabul etmiştir.

Bu kararın önemi, araç mahrumiyet zararının yalnızca yapılmış bir kiralama harcamasından ibaret olmadığını göstermesidir.

Araç sahibi onarım süresinde başka araç kiralamamış olabilir. Eşinin aracını kullanmış, toplu taşımayla ulaşım sağlamış, taksi kullanmış veya bir süre araçsız kalmış olabilir. Bunların hiçbiri tek başına aracını kullanamamasından doğan zararı ortadan kaldırmaz.

Fatura bulunmaması talebin reddi için tek başına yeterli olmadığı gibi, fatura bulunması da faturadaki bedelin tamamının mutlaka karşı taraftan alınacağı anlamına gelmez.

Araç Kiraladıysam Faturadaki Bedelin Tamamını Alabilir miyim?

Kiralama faturası araç mahrumiyet zararının ispatında önemli bir delildir; ancak hesabın tek ölçütü değildir.

Kaza yapan araç orta sınıf bir otomobilken onarım süresinde üst segment lüks bir araç kiralanmışsa aradaki bedelin tamamının kusurlu tarafa yüklenmesi beklenmez. Benzer şekilde araç teknik olarak on günde tamir edilebilecek durumdayken kırk günlük kiralama yapılmış olması da kırk günlük bedelin tamamının tazmin edileceği anlamına gelmez.

Hesaplamada hasarlı araca yakın özellikte emsal bir aracın kaza tarihindeki makul günlük kira bedeli ile makul onarım süresi esas alınır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.04.2016 tarihli, 2016/87 E., 2016/4902 K. sayılı kararında da araç mahrumiyet bedeli belirlenirken aynı nitelikteki aracın kira bedelinin yanında, araç kullanılmadığı için tasarruf edilen bakım ve amortisman benzeri giderlerin de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle araç mahrumiyet bedeli, yalnızca “gün sayısı × internette bulunan en yüksek kiralama fiyatı” şeklinde hesaplanmaz.

İkame Araç Bedeli Nasıl Hesaplanır?

Araç mahrumiyet bedeli hesabının iki temel unsuru vardır: makul onarım süresi ve emsal aracın makul kira bedeli.

Basit bir örnekte aracın onarımının on gün sürmesi gerektiği ve aynı sınıftaki bir aracın günlük makul kullanım bedelinin 1.500 TL olduğu kabul edilirse başlangıç noktası 15.000 TL olur.

Ancak bundan sonra kusur oranı, başka bir kaynaktan ikame araç sağlanıp sağlanmadığı ve araç kullanılmadığı dönemde tasarruf edilen giderler değerlendirilir.

Kazaya uğrayan kişinin yüzde 20 kusurlu olduğu, kasko tarafından da ilk üç gün araç sağlandığı bir olayda herhangi bir mahsup yapılmadan on günlük tam bedelin karşı taraftan alınması mümkün değildir.

Hesabın kazanın gerçekleştiği tarihteki piyasa koşullarına göre yapılması gerekir. Dava iki yıl sonra sonuçlanmış olsa dahi bugünkü günlük araç kiralama fiyatının geçmişteki zarar için doğrudan esas alınması doğru olmaz.

Makul Onarım Süresini Kim Belirler?

Taraflar makul onarım süresi konusunda anlaşamıyorsa bu konu teknik inceleme gerektirir.

Bilirkişi aracın hasarlı parçalarını, yapılması gereken kaporta, boya, mekanik ve elektrik işlemlerini, parçaların niteliğini ve normal bir onarımın iş akışını inceleyerek süre belirler. Servis kayıtları ve eksper raporları da bu değerlendirmede kullanılabilir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarihli, 2016/16080 E., 2019/8929 K. sayılı kararında da araç mahrumiyet bedeli bakımından makul tamir süresi ile ikame araç bedelinin ayrıntılı ve denetlenebilir bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu sebeple yalnızca servis formunda “araç 32 gün serviste kaldı” yazması tazminatın 32 günlük olmasını sağlamaz.

Parça Beklendiği İçin Tamir Uzarsa Ne Olur?

Günümüzde özellikle bazı marka ve modellerde yedek parça temini onarımın kendisinden daha uzun sürebilmektedir. Araç birkaç günlük işçilik gerektirmesine rağmen ithal parçanın gelmesi haftalar sürebilir.

Bu durumda her parça bekleme süresinin kendiliğinden karşı tarafa yüklenmesi veya tamamen hesaptan çıkarılması şeklinde değişmez bir kural kurulamaz. Parçanın normal tedarik süresi, aracın modeli, hasarın niteliği, onarımın gerçekten o parça gelmeden tamamlanıp tamamlanamayacağı ve zarar görenin zararın büyümesini önlemek için makul davranıp davranmadığı birlikte değerlendirilir.

Servisin organizasyonundan kaynaklanan gereksiz bekleme ile hasarın niteliği gereği kaçınılmaz olan tedarik süresi aynı değildir. Bu nedenle özellikle uzun servis sürelerinde yalnızca giriş ve çıkış tarihine dayalı hesap yerine teknik bilirkişi incelemesi önem kazanır.

Kasko İkame Araç Vermedi: Araç Kiralarsam Parasını Kimden İsteyebilirim?

Bu sorunun cevabı kaskonun neden araç vermediğine ve kazaya kimin sebep olduğuna göre değişir.

Poliçede ikame araç hizmeti bulunmasına ve bütün şartlar gerçekleşmesine rağmen kasko şirketi yükümlülüğünü yerine getirmemişse, sigorta şirketine karşı poliçeden doğan haklar ayrıca değerlendirilebilir.

Kazaya başka bir sürücünün kusuruyla sebep olunmuşsa, araç sahibinin makul onarım süresince araçtan mahrum kalmasından doğan zararı kusurlu sürücü ve işletene yöneltmesi de mümkündür.

Araç sahibi bu dönemde gerçekten araç kiralamışsa kira sözleşmesi ve ödeme belgeleri zararın miktarı bakımından dikkate alınır. Bununla birlikte kiralanan araç hasarlı araçla karşılaştırıldığında makul nitelikte olmalı ve kiralama süresi de kazanın gerektirdiği makul onarım süresini aşmamalıdır.

Aynı zarar hem kasko şirketinden hem kusurlu taraftan iki defa tahsil edilemez. Bir taraftan yapılan ödeme veya sağlanan hizmet diğer taraftan istenebilecek gerçek zarar belirlenirken dikkate alınır.

İkame Araç Aldım, Yine de Araç Mahrumiyet Bedeli İsteyebilir miyim?

Aracın kullanılamadığı dönemin tamamında ücretsiz ikame araç verilmişse aynı günler için bir de tam araç mahrumiyet bedeli istenmesi gerçek zarar ilkesiyle bağdaşmaz.

Araç sahibi o süre boyunca ulaşım ihtiyacını başka bir araçla karşılamış olduğundan, aynı kullanım mahrumiyetinin ikinci kez tazmin edilmesi mümkün değildir.

Buna karşılık ikame araç yalnızca onarım süresinin bir bölümünde verilmiş olabilir. Aracın makul onarım süresi on beş gün, kasko tarafından sağlanan araç süresi ise yedi günse kalan sekiz günlük mahrumiyet ayrıca değerlendirilir.

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2026 tarihli, 2025/495 E., 2026/343 K. sayılı kararındaki hesaplama da bu esasa dayanmaktadır. On günlük makul onarım süresinin yedi gününde kasko tarafından araç sağlandığından, kalan üç gün için araç mahrumiyet bedeline hükmedilmiştir.

İkame aracın hasarlı araçtan daha alt sınıfta verilmiş olması ise tek başına aynı günler için ikinci bir tam kira bedeli doğurmaz. Gerçekten ayrıca maddi zarar meydana geldiği ileri sürülüyorsa bu zararın somutlaştırılması gerekir.

Kasko İkame Araç Vermediyse Kusurlu Tarafın Sorumluluğu Azalır mı?

Kaza mağdurunun kaskosunun bulunması veya kasko poliçesinde ikame araç teminatının yer almaması, haksız fiili gerçekleştiren kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Zarar gören kişinin kendi malvarlığından ayrıca sigorta primi ödeyerek kasko yaptırmış olması, kural olarak kusurlu kişinin daha az sorumlu tutulmasının sebebi değildir. Bununla birlikte fiilen yapılan ödemelerin ve sağlanan ikame araç hizmetinin gerçek zararın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir.

Bu sebeple önce hangi zarar kaleminin hangi kişi veya kurum tarafından karşılandığı belirlenmeli, ardından karşılanmamış gerçek zarar hesaplanmalıdır.

Arıza Nedeniyle Serviste Kalan Araç İçin İkame Araç Bedeli Alınabilir mi?

Araç mahrumiyet bedelinin trafik kazasındaki hukuki dayanağı, başka bir kişinin kusurlu davranışıyla zarara yol açmasıdır. Aracın kendiliğinden mekanik arıza yapması hâlinde ise ortada bu anlamda kusurlu bir sürücü veya işleten bulunmaz.

Arıza durumunda ücretsiz ikame araç hakkı bulunup bulunmadığı kasko poliçesi, yol yardım veya asistans paketi, garanti sözleşmesi ya da servisle olan hukuki ilişkiye göre belirlenebilir.

Örneğin poliçe yalnızca kaza nedeniyle servise giren araçlar için ikame araç sağlıyorsa mekanik arıza aynı kapsamda olmayabilir. Buna karşılık satın alınan asistans paketinde arıza hâli açıkça teminat altına alınmışsa sözleşmedeki haklar kullanılabilir.

Bu nedenle “ikame araç” kavramı tek başına trafik kazasına özgü değildir; fakat araç mahrumiyet tazminatının kime yöneltileceği olayın hukuki sebebine göre değişir.

Araç Değer Kaybı ile İkame Araç Bedeli Birlikte İstenebilir mi?

Araç değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeli aynı zarar değildir.

Değer kaybı, araç onarılmış olmasına rağmen kaza geçmişi ve yapılan onarım nedeniyle ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmayı karşılar. Araç mahrumiyet bedeli ise aracın onarım süresince kullanılamamasından doğar.

Şartları oluşmuşsa aynı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli birlikte talep edilebilir. Birinin ödenmiş olması diğerinin kendiliğinden ortadan kalkmasına yol açmaz.

Ancak her zarar kalemi kendi şartları ve sorumluları bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle zorunlu trafik sigortacısının değer kaybından sorumlu olabildiği bir dosyada araç mahrumiyet bedelinin teminat dışında bulunması mümkündür.

Ticari Araçlarda Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Değerlendirilir?

Taksi, servis aracı, minibüs veya ticari faaliyette kullanılan başka bir araç kazadan sonra çalışamaz hâle gelmişse yalnızca başka bir araç kullanmanın bedeli değil, faaliyet kaybı da gündeme gelebilir.

Bununla birlikte araç mahrumiyet bedeli ile kazanç kaybının aynı zarar gibi iki defa hesaplanmaması gerekir. Ticari aracın günlük cirosu doğrudan net zarar değildir. Yakıt, sürücü giderleri ve aracın çalışmadığı dönemde yapılmayan diğer masraflar dikkate alınarak gerçek kazanç kaybının belirlenmesi gerekebilir.

Bu dosyalarda vergi kayıtları, önceki dönem gelirleri, çalışma düzeni ve aracın fiilen hangi ticari faaliyette kullanıldığı önem taşır.

Şahsi kullanım amacıyla kullanılan otomobilde ise kişinin gelir kaybını ayrıca ispatlaması gerekmeksizin, makul onarım süresindeki kullanım mahrumiyetinin ekonomik değeri hesaplanabilir.

Araç Mahrumiyet Bedelinde Kusur Oranı Nasıl Uygulanır?

Araç mahrumiyet zararında da trafik kazasındaki kusur oranı dikkate alınır.

Kazanın meydana gelmesinde diğer sürücü yüzde 100 kusurluysa, diğer şartların da gerçekleşmesi hâlinde hesaplanan zararın tamamından sorumluluk gündeme gelebilir. Zarar gören sürücünün de kusuru varsa talep bu oran ölçüsünde azalır.

Örneğin makul araç mahrumiyet zararı 20.000 TL olarak belirlenmiş ve karşı tarafın kusuru yüzde 75 ise, kusurlu tarafa yöneltilebilecek tutar kural olarak bu oran dikkate alınarak hesaplanır.

Kusur konusunda uyuşmazlık bulunuyorsa yalnızca kaza tespit tutanağındaki oranla yetinilmesi gerekmeyebilir. Mahkeme yargılamasında kazanın oluş şekline göre yeniden kusur incelemesi yapılabilir.

Araç Mahrumiyet Bedeli İçin Önceden Mahkeme Kararı Almak Şart mı?

Araç mahrumiyet alacağının doğması için önceden verilmiş bir mahkeme kararının bulunması gerekmez.

Mahkeme kararı, taraflar zararın varlığı veya miktarı konusunda anlaşamadığında uyuşmazlığı çözer. Alacağın hukuki kaynağı ise trafik kazası ve buna bağlı olarak meydana gelen gerçek zarardır.

Taraflar zarar miktarında anlaşırsa mahkeme sürecine gerek kalmadan ödeme yapılabilir. Anlaşma sağlanamazsa dava yoluna başvurulması gündeme gelir.

Bu nedenle “ikame araç bedeli ancak mahkeme kararı varsa istenir” şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Araç Mahrumiyet Bedeli İçin Arabuluculuk Zorunlu mu?

Her araç mahrumiyet uyuşmazlığında zorunlu arabuluculuk bulunduğu söylenemez.

Talebin yalnızca haksız fiile dayanarak kusurlu sürücü veya işletene yöneltildiği sıradan bir trafik kazasında görevli mahkeme ve dava şartları ile tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari iş niteliği taşıdığı olay aynı değildir.

Ticari dava niteliğinde olup bir miktar paranın ödenmesini konu alan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekebilir. Kasko poliçesinden doğan bir talepte ise tarafların sıfatı ve sigorta ilişkisinin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle araç mahrumiyet bedeli bakımından “arabuluculuk her zaman zorunludur” veya “hiçbir zaman zorunlu değildir” şeklinde tek bir cevap vermek doğru değildir.

İkame Araç Bedeli Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Görevli mahkeme, talebin kime karşı ve hangi hukuki sebebe dayanılarak ileri sürüldüğüne göre belirlenir.

Kusurlu sürücü ve işletene karşı haksız fiil hükümlerine dayanılan sıradan trafik kazası uyuşmazlıklarında genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bir ticari dava söz konusuysa asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.

Talebin kişinin kendi kasko sigortacısına karşı sigorta poliçesine dayanması hâlinde ise sigortalının tüketici olup olmadığı ve uyuşmazlığın niteliği ayrıca dikkate alınır.

Bu nedenle yalnızca talebin adına bakılarak görevli mahkeme belirlenmemelidir.

İkame Araç Bedelinde Zamanaşımı Ne Kadar?

Trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet taleplerinde Karayolları Trafik Kanunu’nun zamanaşımına ilişkin hükümleri dikkate alınır.

Maddi zarara ilişkin talepler kural olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir.

Trafik kazasına neden olan fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülüyorsa, kanundaki şartlarla daha uzun ceza zamanaşımı süresi de tazminat talebi bakımından uygulama alanı bulabilir.

Kasko şirketine karşı poliçeden doğan taleplerde ise sigorta sözleşmesine ilişkin zamanaşımı hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

İkame Araç Bedelinde Hangi Belgeler Önemlidir?

Araç kiralama faturası bulunması zorunlu olmamakla birlikte, araç mahrumiyet süresini ve zararın niteliğini ortaya koyabilecek belgelerin saklanması önemlidir.

Kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, eksper raporu, servis giriş ve çıkış kayıtları, onarım iş emirleri, değişen parçaları gösteren belgeler ve kasko tarafından ikame araç sağlanmışsa teslim ve iade tarihleri hesabın kurulmasına yardımcı olur.

Araç gerçekten kiralanmışsa kira sözleşmesi, fatura ve ödeme dekontları da sunulabilir. Ancak bu belgeler mevcut olsa dahi kiralama süresi ile ücretinin makul olup olmadığı ayrıca incelenebilir.

Özellikle aracın serviste çok uzun kaldığı dosyalarda hangi günlerde fiilen işlem yapıldığı ve gecikmenin neden kaynaklandığına ilişkin servis kayıtları önem kazanır.

İkame Araç Bedelinde Asıl Ölçüt Gerçek Zarardır

Araç mahrumiyet bedelinde ne aracın serviste kaldığı her gün otomatik olarak tazminata eklenir ne de araç kiralanmadığı için zarar yok sayılır.

Yargıtay uygulamasında belirleyici olan, hasarın giderilebilmesi için gereken makul onarım süresi ile bu süre içinde hasarlı araca denk bir aracın kullanımının ekonomik karşılığıdır. Kişinin kusuru, kasko tarafından sağlanan ikame araç günleri ve araç kullanılmadığı için tasarruf edilen giderler de hesaplamada dikkate alınır.

Bu nedenle kasko şirketinin yedi gün ikame araç sağladığı ancak aracın daha uzun süre serviste kaldığı dosyalarda önce makul onarım süresi belirlenmeli; daha sonra zaten karşılanmış günler mahsup edilmelidir. Araç hiç kiralanmamışsa da yalnızca fatura bulunmadığı gerekçesiyle araç mahrumiyet talebinin reddedilmesi mümkün değildir.

Araç mahrumiyet zararının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için kaza dosyasının, servis sürecinin, kusur oranının ve varsa kasko kapsamında sağlanan ikame araç hizmetinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Değerlendirme
İlginizi çekebilir:  İşe İade Davasını Kazandım: İşe Dönmezsem veya İşveren İşe Başlatmazsa Ne Olur?

Yorum yapın