Çekişmeli boşanma davası; dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme, delillerin incelendiği tahkikat, sözlü yargılama ve karar aşamalarından geçer. Kararın ardından tebligat, istinaf ve şartları varsa temyiz işlemleri yürütülür. Evlilik, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona erer.
Davanın sonucu yalnız duruşmada anlatılanlara bağlı değildir. Hangi olayların süresinde ileri sürüldüğü, bu olaylar için hangi delillerin gösterildiği, mahkemenin verdiği kesin sürelerin yerine getirilip getirilmediği ve karara hangi yönlerden itiraz edildiği de sonucu belirler. İlk duruşmayı beklerken cevap süresini geçirmek veya delilleri sonradan sunacağını düşünmek, haklı bir iddianın ispatlanmasını engelleyebilir.
Çekişmeli yargılama, eşlerden birinin boşanmayı istememesiyle sınırlı değildir. Eşler boşanmak istese de nafaka, tazminat veya çocukların durumu konusunda anlaşamıyorsa uyuşmazlığın mahkeme tarafından çözülmesi gerekir. Mal paylaşımı ise boşanmanın zorunlu olarak aynı dosyada karara bağlanan bir sonucu değildir; bu konudaki taleplerin ayrıca dava konusu yapılması gerekir.
Çekişmeli boşanma davası hangi mahkemede ve nasıl açılır?
Boşanma davası aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu işle görevlendirilmiş asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur.
Yetkili yer, Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri beraber oturdukları yer mahkemesidir. Dilekçede boşanma sebebi, bu sebebi oluşturan olaylar, dayanılan deliller ve mahkemeden istenen kararlar açıklanır. Başvuru harcı, karar harcının peşin alınan kısmı ve gider avansı yatırılır; şartları bulunan kişi adli yardım ister.
Dava dilekçesinde “şiddetli geçimsizlik yaşıyoruz” denilmesiyle yetinilmemelidir. Evliliği hangi davranışların sürdürülemez hâle getirdiği, olayların zamanı ve bunların nasıl ispatlanacağı belirtilmelidir. Boşanma yanında nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet ve kişisel ilişki talepleri de hukuki niteliklerine uygun biçimde ortaya konulmalıdır.
Mahkeme, açılan davayı bir esas numarasına kaydeder ve ilk işlemleri gösteren tensip tutanağını düzenler. Tebligat, eksiklerin tamamlanması ve gerekli kayıtların getirtilmesi gibi işlemler bu aşamada başlar. Tensip tutanağının düzenlenmiş olması, boşanma talebinin kabul edildiğini göstermez.
Dava dilekçesi geldiğinde cevap süresi ne zaman başlar?
Davalının cevap süresi, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Davanın açıldığı gün veya karşı tarafın dava açtığını haber verdiği tarih, bu sürenin başlangıcı değildir.
Cevabın iki hafta içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, aynı süre dolmadan ek süre istenmelidir. HMK 127 uyarınca mahkeme bir defaya mahsus olmak üzere en fazla bir ay ek süre verir. Verilen ek süre, normal cevap süresinin bitiminden itibaren işler. Talepte bulunulması kendiliğinden bir aylık ek süre kazanıldığı anlamına gelmez; mahkemenin kararı takip edilmelidir.
Cevap dilekçesinde, davacının iddialarına karşı açıklamaların yanında davalının dayandığı olaylar ve deliller de gösterilir. Eşe kusur olarak yüklenmesi istenen davranışların ilk kez tanık tarafından duruşmada anlatılmasına güvenilmemelidir. Tanık, usulüne uygun ileri sürülen bir olayın ispatını sağlar; eksik bırakılmış vakıa anlatımını kendiliğinden tamamlamaz.
Yetki itirazı da cevap dilekçesinde yapılmalıdır. Boşanma davalarında yer bakımından yetki kesin değildir. Yetkisiz mahkemede dava açıldığını düşünen davalı, süresinde itiraz ederek yetkili gördüğü mahkemeyi belirtmelidir. İlk duruşmaya kadar beklemek, bu itiraz hakkının kaybına yol açar.
Cevap dilekçesi verilmezse davalı hangi haklarını kaybeder?
Süresinde cevap vermeyen davalı, HMK 128 uyarınca dava dilekçesindeki olayları inkâr etmiş sayılır. Bu nedenle cevap verilmemesi, davanın kabulü veya davacının bütün iddialarının ispatlanması anlamına gelmez. Davacı, dayandığı boşanma sebebini yine ispatlamalıdır.
Ancak inkâr edilmiş sayılmak, davalıya sonradan istediği olayları ileri sürme ve istediği delilleri bildirme serbestliği sağlamaz. Davalı duruşmaları takip eder, mevcut delilleri tartışır ve karşı tarafın iddialarının ispatlanmadığını savunur; süresinde yapılmayan usul işlemlerinin sonuçları ise devam eder.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2016 tarihli, 2014/2-695 E., 2016/522 K. sayılı kararında, süresinde cevap vermeyen ve delil bildirmeyen davalıya ön incelemede yeniden delil bildirme süresi verilmesinin gerekip gerekmediği incelenmiştir. Kurul, cevap verilmemesinin inkâr sonucunu doğurduğunu; buna karşılık delil bildirme sürelerini ortadan kaldırmadığını kabul etmiştir. Dilekçede gösterilen delilin sonradan dosyaya sunulması ile daha önce hiç dayanılmayan delilin bildirilmesi ayrılmış, somut dosyada geç bildirilen delillerin kabul edilmemesi uygun bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.10.2023 tarihli, 2023/1541 E., 2023/4480 K. sayılı kararında da süresinde cevap ve delil bildirmeyen davalının sonradan tanık dinletme talebinin reddine ilişkin itirazı kabul edilmemiştir. Dosyada tedbir kararına yönelik bir itiraz dilekçesinin bulunması, süresinde verilmiş cevap dilekçesinin yerini almamıştır. Karar başka bir konuda bozulmuş olsa da tanıkların dinlenmemesine ilişkin usul itirazı yerinde görülmemiştir.
Bu sonuçların dışında, kusuru olmaksızın süreyi kaçıran tarafın eski hâle getirme talebi ve HMK 145 kapsamındaki sonradan delil gösterme şartları ayrıca önem taşır. Bu yollara başvurulacaksa engelin veya gecikmenin sebebi somut olarak açıklanmalı ve belgelenmelidir.
Davalı da boşanmak istiyorsa karşı dava açmalı mı?
Davalı, kendi ileri sürdüğü sebeplere dayanılarak da boşanma kararı verilmesini istiyorsa bu talebini karşı dava veya ayrı dava yoluyla ileri sürmelidir. Yalnız “ben de boşanmak istiyorum” demek, bağımsız bir boşanma talebinin usulüne uygun dava konusu yapılması yerine geçmez.
Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır. Gerekli harç işlemleri tamamlanır. HMK 133, süresinden sonra açılan karşı davanın ayrılmasını öngörür. Cevap süresinin geçmiş olması, kişinin kendi boşanma davasını açma hakkını tamamen ortadan kaldırmaz; açılan davaların bağlantısı ve birleştirilmesi ayrıca ele alınır.
Karşı davanın önemi, asıl davanın reddedilmesi ihtimalinde de ortaya çıkar. Davacının boşanma sebepleri ispatlanamazken davalının karşı davasındaki sebepler ispatlanmışsa, karşı dava üzerinden boşanmaya karar verilir.
Boşanmanın eki niteliğindeki nafaka ve tazminat talepleri bakımından ise “karşı dava açılmadıysa hiçbir talep ileri sürülemez” denilemez. Davalı, görülmekte olan boşanma davasında bu taleplerini usulüne uygun biçimde ileri sürer. Kendi sebeplerine dayanarak ayrıca boşanma hükmü istemekle, diğer eşin açtığı davada boşanmanın mali sonuçlarını talep etmek farklı işlemlerdir.
Dilekçeler aşaması ne zaman tamamlanır?
Davalının cevap dilekçesi davacıya tebliğ edilir. Davacı, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi verir. Bu dilekçenin davalıya tebliğinden itibaren de iki haftalık ikinci cevap süresi başlar.
Bu aşamada taraflar, karşı tarafın açıklamalarına cevap verir; dayandıkları olayları, savunmalarını ve taleplerini usulün izin verdiği kapsamda tamamlar. HMK 141, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde iddia ve savunmaların serbestçe genişletilmesine veya değiştirilmesine izin verir. Dilekçeler aşamasının bitmesiyle bu serbestlik sona erer.
Davalı hiç cevap vermemişse, dosyanın mutlaka dört dilekçeyle tamamlanması gerekmez. Sonradan verilen bir dilekçeye “cevaba cevap” veya “ikinci cevap” başlığının yazılması, geçmiş süreleri yeniden başlatmaz.
Dilekçeler tamamlandıktan sonra değişiklik yapılması gerekiyorsa karşı tarafın açık muvafakati ve ıslah hükümleri incelenir. Islahın kapsamı, zamanı ve aynı davada kaç kez kullanılabileceği kanunla sınırlıdır. Her eksikliğin duruşmada yapılacak sözlü açıklamayla giderilmesi mümkün değildir.
İlk duruşmadan önce nafaka ve çocuk hakkında karar alınır mı?
TMK 169 uyarınca hâkim, dava devam ederken eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması için gerekli geçici önlemleri alır. Tedbir nafakası ve çocuğun dava süresince kimin yanında kalacağı hakkında karar verilmesi için bütün tanıkların dinlenmesi beklenmez.
Talepte, tarafların gelirleri ve zorunlu giderleri, çocuğun mevcut yaşam düzeni, okul ve sağlık ihtiyaçları açıklanmalıdır. Çocukla görüşmenin engellenmesi veya güvenlik riski bulunması hâlinde, olaylar ve istenen geçici düzenleme açıkça belirtilmelidir.
Dava sırasında verilen geçici karar, nihai velayet veya nafaka hükmü değildir. Gelirin değişmesi, çocuğun ihtiyaçlarının artması veya mevcut düzenin çocuğa zarar vermesi gibi yeni olgular ortaya çıktığında ara kararın değiştirilmesi istenir.
Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan dosyalarda 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma başvuruları da ayrıca yürütülür. Boşanma davasındaki ilk duruşmanın yapılmamış olması, koruma kararı istenmesine engel değildir.
Ön inceleme davetiyesi geldiğinde hangi süreye dikkat edilmelidir?
Ön inceleme davetiyesi, duruşma gününü bildirmenin yanında delillerin tamamlanmasına ilişkin kesin süre ihtarı da içerir. HMK 139 uyarınca, dilekçelerde gösterilmiş fakat henüz sunulmamış belgelerin sunulması veya başka yerden getirilecek belgeler için gerekli açıklamaların yapılması amacıyla davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilir.
Bu süre, dilekçelerde hiç dayanılmamış delilleri sınırsız biçimde ekleme hakkı vermez. Örneğin hastane kaydına dayanılmışsa hastanenin adı ve ilgili tarih; başka dava dosyasına dayanılmışsa mahkeme ve dosya bilgileri açıklanmalıdır. Mahkemenin kayda ulaşması için gerekli bilgiler verilmezse ilgili delilden vazgeçilmiş sayılma sonucu doğar.
Tanık deliline dayanılmasıyla tanıkların isim ve adreslerinin bildirilmesi de ayrılmalıdır. Dilekçede tanık delili gösterilmişse, isim ve adresler mahkemenin bu konuda verdiği usulüne uygun süre içinde bildirilir. Dilekçede tanık deliline hiç yer verilmemiş olması ise farklı bir eksikliktir.
Boşanma davasında delillerin bildirilmesi ve dosyaya getirtilmesi bakımından süre, delilin türü ve hangi olayın ispatı için kullanılacağı baştan belirlenmelidir.
Çekişmeli boşanmanın ilk duruşmasında ne yapılır?
İlk esas duruşma çoğunlukla ön inceleme duruşmasıdır. Hâkim, dava şartlarını ve ilk itirazları inceler; tarafların hangi olay ve taleplerde anlaşamadığını belirler. Boşanma sebepleri, kusur iddiaları, mali talepler ve çocuklara ilişkin uyuşmazlıkların sınırları ortaya konulur.
Ön inceleme, evlilik boyunca yaşanan bütün olayların tanıkları dinlenerek ispatlandığı aşama değildir. HMK 137 uyarınca ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez. Tanıkların hangi gün dinleneceği, mahkemenin tahkikat programına göre belirlenir.
Ön inceleme sonunda uyuşmazlık konuları tutanağa geçirilir. Bu tutanak, sonraki incelemenin hangi olaylar üzerinde yürütüleceğini gösterir. Dilekçede birden fazla boşanma sebebine dayanılmışsa her bir talebin kapsamının açıklığa kavuşturulması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.05.2024 tarihli, 2023/4970 E., 2024/3523 K. sayılı kararına konu dosyada, farklı boşanma sebeplerine dayanan asıl ve birleşen davalarda ön incelemenin kapsamı önem taşımıştır. Dosyada daha önce verilen kaldırma kararında, birleşen davadaki boşanma sebeplerinin açıklattırılmaması, somutlaştırılmaması ve dayanılan deliller yönünden usulüne uygun ön inceleme yapılmaması eksiklik olarak gösterilmiştir. Yeniden yürütülen yargılamada bu davaya ait delillerin toplanması öngörülmüş; sonraki hükme ilişkin temyiz itirazları Yargıtay tarafından reddedilmiştir.
Bu dosya, bir eşin asıl davada cevap vermemesinin, usulüne uygun açtığı ayrı davanın delillerinin de yok sayılmasını gerektirmediğini gösterir. Her davanın iddia ve delil kapsamı belirlenmeden kusur incelemesine geçilmemelidir.
Duruşmaya bizzat katılmak gerekir mi, katılınmazsa ne olur?
Çekişmeli davada avukatla temsil edilen tarafın bütün duruşmalara şahsen katılması zorunlu değildir. Ancak mahkeme tarafın bizzat dinlenmesine veya isticvabına karar vermişse gönderilen davetiyenin gereği yerine getirilmelidir. İsticvap, tarafın belirli olaylar hakkında mahkemece sorgulanmasıdır ve özel usul sonuçları vardır.
Usulüne uygun çağrıldığı hâlde davalı veya vekili duruşmaya gelmezse, davacı yargılamanın sürdürülmesini ister ve mahkeme gerekli şartlar varsa yoklukta devam eder. Davalının gelmemesi, tanıkların dinlenmesini veya karar verilmesini engellemez. Davacının iddialarını ispat yükü devam eder.
Davacı veya vekili gelmezse, hazır bulunan davalı yargılamanın sürdürülmesini isteyebilir. Davalı da takip etmezse yahut usulüne uygun çağrılan her iki taraf da duruşmaya katılmazsa dosya HMK 150 uyarınca işlemden kaldırılır.
İşlemden kaldırılan dava üç ay içinde yenilenmezse açılmamış sayılır. İlk bir ay geçtikten sonra yapılan yenileme talebinde yeniden harç alınır. Yenilenen dosyanın tekrar takipsiz bırakılmasının da ayrıca sonuçları vardır; yenileme hakkı sınırsız değildir.
Mazeret dilekçesi sunulması ise otomatik erteleme sağlamaz. Mazeretin kabul edilip edilmediği ve duruşmada verilen ara kararlar takip edilmelidir.
Tanıklar ve diğer deliller hangi aşamada incelenir?
Ön incelemenin ardından tahkikat başlar. Bu aşamada tanıklar dinlenir, istenen kurum kayıtları incelenir, gerekli bilirkişi veya uzman incelemeleri yapılır ve taraflara deliller hakkında açıklama imkânı verilir.
Davacı tanıklarının mutlaka ikinci, davalı tanıklarının mutlaka üçüncü celsede dinleneceğine ilişkin sabit bir sıra yoktur. Tanıkların sayısı, adresleri, başka mahkeme aracılığıyla dinlenip dinlenmeyecekleri ve duruşma programı işlemlerin hangi gün tamamlanacağını belirler.
Tanık listesinde isim, adres ve tanığın hangi olay için gösterildiği açıklanır. HMK 240 uyarınca ikinci tanık listesi verilmesi yasaktır. Bu nedenle ilk listenin eksik hazırlanması, daha sonra yeni isim eklenerek serbestçe giderilemez. Kanunda yer alan özel durumlar, örneğin liste için süre verilmişken duruşmada hazır bulundurulan tanığın dinlenmesine ilişkin hüküm, kendi şartları içinde uygulanır.
Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretsiz gelmeyen tanık hakkında zorla getirme ve kanundaki diğer yaptırımlar uygulanır. Mahkeme, aynı olay hakkında yeterli bilgi edinmişse HMK 241 kapsamında kalan tanıkları dinlemeyebilir; ancak bu yetki, sonucu etkileyen farklı olaylara ilişkin delilleri gerekçesiz dışlama hakkı vermez.
Tanık sayısı bakımından boşanma için zorunlu bir alt sınır bulunmaz. Anlatımın hangi bilgiye dayandığı, olayın somutluğu ve diğer delillerle uyumu önemlidir. Tanığın akraba olması beyanını kendiliğinden geçersiz kılmaz.
Sonradan bulunan delil veya dava sırasında yaşanan yeni olay dosyaya nasıl girer?
Daha önce ileri sürülmüş bir olayı ispatlayan yeni delille, dava açıldıktan sonra gerçekleşen yeni olay farklıdır.
HMK 145, süresinden sonra delil gösterilmesini belirli şartlara bağlar. Delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde gösterilememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme delilin sunulmasına izin verebilir. Başvuruda delilin ne zaman ve nasıl elde edildiği, daha önce neden sunulamadığı açıklanmalıdır. Delilin dosyaya eklenmiş olması, mahkemenin onu kabul ettiği anlamına gelmez.
Dava açıldıktan sonra gerçekleşen yeni şiddet, hakaret veya sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışın belgesini sunmak ise yeni olayı mevcut davanın kapsamına kendiliğinden sokmaz. Yeni olaya dayanılarak ayrı boşanma davası açılması ve bağlantılı dosyaların birleştirilmesinin istenmesi gerekebilir. Önceden mevcut olup dilekçede açıklanmayan olayla, dava tarihinden sonra gerçekleşen olayın usulî durumu aynı değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.01.2026 tarihli, 2025/9183 E., 2026/99 K. sayılı kararında, boşanma hükmü henüz kesinleşmemişken eşler arasında başka bir boşanma davası bulunduğunun bildirilmesi üzerine bağlantı nedeniyle birleştirme gerektiği kabul edilmiştir. İncelenen dosyada ilk dava temyiz aşamasındadır ve boşanma hükmü de kanun yoluna taşınmıştır. İkinci davanın varlığı, kusur ile maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin sonucunu etkilemektedir.
Yargıtay, bağlantılı davalardaki olayların ayrı dosyalarda parçalı biçimde karara bağlanmasını uygun bulmamış ve birleştirme sağlanarak hüküm kurulması için kararı bozmuştur. Kararın dayanağı, boşanmanın henüz kesinleşmemiş olması ve davalar arasındaki bağlantıdır. Aynı olay ve taleple tekrar açılan davanın derdestlik sorunu ile yeni olaylara dayanan bağlantılı dava birbirine karıştırılmamalıdır.
Velayet incelemesi ve başka dava dosyaları süreci nasıl etkiler?
Çocuk hakkında nihai karar verilirken üstün yararı esas alınır. Sosyal inceleme, ebeveynlerin yaşam koşullarını, çocukla ilişkilerini ve bakım imkânlarını ortaya koyar. Görüşünü açıklayabilecek olgunluktaki çocuğun görüşü de uygun yöntemle alınır.
Raporun yalnız bir ebeveynle görüşülerek hazırlanması, önemli yaşam koşullarını incelememesi veya güncelliğini kaybetmesi hâlinde eksiklikler mahkemeye bildirilir. Ek rapor veya yeni inceleme talebi, hangi eksikliğin çocuğun durumunu etkilediği açıklanarak yapılmalıdır. Mahkeme rapordaki öneriyi gerekçesiz biçimde hükme dönüştürmez; nihai kararı kendisi verir.
Şiddet iddiasına ilişkin savcılık veya ceza dosyası da boşanma davasında delil olarak getirtilir. Başka bir dosyanın bulunması, boşanma yargılamasının onun bitimine kadar mutlaka durmasını gerektirmez. Bekletici mesele kararı için diğer dosyadaki sonucun boşanma uyuşmazlığının çözümüne etkisi belirlenmelidir.
Bu incelemeler devam ederken çocuğun günlük yaşamı ve geçimi belirsiz bırakılamaz. Geçici velayet, kişisel ilişki ve tedbir nafakası kararları, nihai incelemeden ayrı olarak uygulanır.
Çekişmeli boşanma kaç celse sürer, duruşmalar arasında ne kadar zaman olur?
Kanunda çekişmeli boşanmanın belirli sayıda celsede bitirilmesini zorunlu kılan bir hüküm yoktur. Duruşma sayısı; dinlenecek tanıklara, getirilecek belgelere, uzman incelemelerine ve giderilmesi gereken usul eksikliklerine bağlıdır.
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle HMK 147’ye eklenen hüküm, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağını düzenlemiştir. Bilirkişi incelemesinin uzaması, başka mahkeme aracılığıyla tahkikat işlemi yapılması veya benzeri zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun süre belirler.
Bu düzenleme, boşanma davasının toplam üç ayda tamamlanacağı anlamına gelmez. Birden fazla duruşma yapılması, gerekçeli kararın hazırlanması ve kanun yolu incelemesi toplam süreyi etkiler. İlk duruşmaya kadar dilekçeler ve tebligat işlemlerinin tamamlanması da ayrıca zaman alır.
Dosyanın gereksiz uzamasını önlemek için tanık adreslerinin doğru verilmesi, delil giderlerinin yatırılması, kurum kayıtlarının açık bilgilerle istenmesi ve kesin sürelerin yerine getirilmesi gerekir. Karşı tarafın duruşmaya gelmemesi veya sürekli mazeret sunması, yargılamayı sınırsız süre durdurma hakkı sağlamaz.
Taraflar dava sırasında anlaşırsa süreç nasıl değişir?
Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu konusunda anlaşmışsa çekişmeli dava, TMK 166/3 şartlarıyla anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılır.
Hâkim eşleri bizzat dinlemeli, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Çocuklar veya tarafların menfaatleri için gerekli gördüğü değişiklikler eşler tarafından kabul edilmezse anlaşmalı boşanma şartları oluşmaz.
Yalnız “ikimiz de boşanmak istiyoruz” denilmesi yeterli değildir. Nafaka veya tazminatta anlaşmazlık sürüyorsa ya da çocuk hakkında kabul edilen düzenleme mahkemece uygun bulunmuyorsa çekişmeli inceleme devam eder. Anlaşma şartları sağlanmışsa kusur olaylarını ispatlamak için bütün tanıkların dinlenmesine gerek kalmaz.
Tanıklar dinlendikten sonra karar nasıl verilir?
Son tanığın dinlenmesi, tahkikatın mutlaka bittiğini göstermez. Beklenen kurum cevabı, incelenmemiş delil veya tamamlanması gereken uzman raporu varsa bu işlemler sonuçlandırılır.
HMK 184 uyarınca hâkim, hazır bulunan taraflara tahkikatın bütünü hakkında açıklama yapmaları için söz verir. Araştırılacak husus kalmadığında tahkikatın sona erdiğini bildirir. Bu açıklamalar, dosyadaki olay ve delillerin neden talebi desteklediğini gösterir; yeni vakıaları serbestçe ileri sürme dönemi değildir.
Ardından sözlü yargılamaya geçilir. HMK 186 uyarınca taraflardan biri isterse duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Sözlü yargılama için ayrıca yeni davetiye gönderilmez; duruşmaya katılmamanın sonuçları ve HMK 150 hükümleri saklıdır.
Mahkeme, boşanma talebi hakkında karar verirken çocukların velayeti ve kişisel ilişkisi ile şartları ve talepleri bulunan nafaka ve tazminat konularını da hükme bağlar. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında karar kurar.
Boşanma sebebi ispatlanmamışsa dava reddedilir. Davalının duruşmaya katılmamış olması veya tarafların uzun zamandır ayrı yaşaması, dayanılan hukuki sebebin şartlarını araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Gerekçeli karar ve istinaf süresi nasıl takip edilir?
Duruşmada hüküm sonucunun açıklanmasına tefhim denir. Yalnız kısa karar açıklanmışsa gerekçeli kararın bir ay içinde yazılması gerekir. Gerekçeli karar, hangi olayların ispatlandığını, kusurun nasıl belirlendiğini ve taleplerin neden kabul veya reddedildiğini gösterir.
İstinaf süresi, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Kararın UYAP’a yüklenmesi veya duruşmada sonucun öğrenilmesi, tebligatın yerine geçmez. Vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasına ilişkin kurallar dikkate alınır.
Elektronik tebligatta, evrakın UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ gerçekleşmiş sayılır. Kanun yolu süresi bu kanuni tebliğ tarihi esas alınarak hesaplanır. Belgenin erken açılması, beşinci günün yerine okuma tarihinin geçirilmesini gerektirmez.
İstinaf dilekçesinde hangi hükme, hangi hukuki veya maddi hatalar nedeniyle itiraz edildiği açıkça gösterilmelidir. Kusur belirlemesi, nafaka, tazminat, velayet ve boşanma hükmü bakımından başvurunun kapsamı sonraki incelemeyi etkiler.
Çekişmeli boşanmada istinafta dava yeniden mi görülür, Yargıtaya ne zaman gidilir?
Bölge adliye mahkemesi, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar çerçevesinde ilk derece kararını inceler. Başvuruyu esastan reddeder, kanundaki şartlarla kararı kaldırıp dosyayı geri gönderir veya gerekli incelemeyi yaparak yeniden hüküm kurar.
İstinaf, ilk derece mahkemesinde kaçırılan bütün süreleri yeniden başlatmaz. Yeni iddia ve savunmalarla yeni delillerin ileri sürülmesi HMK 357’deki sınırlamalara tabidir. İlk derece mahkemesine usulüne uygun gösterildiği hâlde incelenmeyen deliller ile mücbir sebeple gösterilemeyen delillerin durumu ayrıca düzenlenmiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararının temyize açık olması hâlinde, tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtaya başvurulur. Boşanma hükmünün niteliği ile yalnız parasal hükümlere ilişkin kesinlik sınırları aynı değildir. Temyiz imkânı, itiraz edilen hüküm bölümü ve yürürlükteki kanun hükümlerine göre belirlenir.
Yargıtay bozması, davanın bütün aşamalarının yeniden yapılmasını zorunlu kılmaz. Bozmanın sebebi ve kapsamı hangi işlemlerin tamamlanacağını belirler. Daha önce kesinleşmiş bir hüküm bölümü, başka bir bölümün bozulması nedeniyle kendiliğinden yeniden açılmaz.

Nafaka veya tazminata itiraz edilirken boşanma kesinleşir mi?
Boşanma hükmüne karşı başvuru yapılmayıp yalnız mali sonuçlar kanun yoluna taşınmışsa boşanma yönünden kısmi kesinleşme gerçekleşir. Bu nedenle nafaka veya tazminat incelemesinin devam etmesi, eşlerin mutlaka evli kalacağı anlamına gelmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.01.2024 tarihli, 2023/3086 E., 2024/419 K. sayılı kararında, boşanma hükmü istinaf edilmediği için kesinleştirilmiş ve nüfus kayıtlarına işlenmiştir. Kanun yolu incelemesi kusur ve boşanmanın mali sonuçları üzerinden devam etmiştir.
Kararda ayrıca istinafın kapsamının kusur incelemesine etkisi açıklanmıştır. Bazı kusur tespitlerinin istinaf edilmemesi, sonraki incelemenin sınırlarını belirlemiştir. Yargıtay, incelenebilen davranışlar yönünden kusur değerlendirmesini hatalı bularak tazminat hükümlerini bozmuş; buna karşılık kesinleşmiş boşanmayı yeniden yargılama konusu yapmamıştır.
Bu ayrım, boşanmanın kesinleşmesini isteyen ancak tazminat veya nafaka sonucunu kabul etmeyen kişi için önemlidir. Başvurunun kapsamı açık kurulmalı; boşanma hükmüne itiraz edilip edilmediği belirsiz bırakılmamalıdır.
Boşanma ne zaman kesinleşir ve sonrasında hangi işlem yapılır?
Boşanma hükmü, gerekli tebligatlar yapılıp kanun yolu süreleri başvurusuz geçtiğinde veya başvurulan kanun yolları tamamlandığında kesinleşir. Tarafların kanun yoluna başvurma hakkından geçerli biçimde feragat etmesi de kesinleşmeyi sağlar. HMK 349 uyarınca ilam tebliğ edilmeden istinaf hakkından feragat edilemez.
Kesinleşme şerhinde hangi hüküm bölümlerinin kesinleştiği kontrol edilmelidir. Boşanma kesinleşmişken nafaka veya tazminat yönünden dosya devam ediyorsa medeni hâl ile devam eden mali uyuşmazlıklar ayrılır.
Kesinleşen boşanma nüfus müdürlüğüne bildirilir. Boşanma hükmü kesinleşmeden yeni resmî evlilik yapılamaz. Kararın tebliğ edilmemesi veya nüfus kaydının güncellenmemesi gibi sorunlarda boşanma kararının tebliği ve kesinleşmesi süreci ayrıca takip edilmelidir.
Boşanmanın kesinleşmesi, mal paylaşımı, ödenmeyen nafakanın tahsili veya sonradan değişen şartlara dayalı velayet taleplerinin de kendiliğinden çözüldüğünü göstermez. Her talep, kendi şartları ve başvuru yolu içinde yürütülür.
Dava boyunca hangi süreler kaçırılmamalıdır?
| İşlem | Süre | Sürenin başlangıcı veya önemli şart |
|---|---|---|
| Cevap dilekçesi | İki hafta | Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği |
| Cevap için ek süre talebi | İlk iki haftalık süre içinde | Mahkeme bir defaya mahsus en fazla bir ay verir; ek süre normal cevap süresinin bitiminden işler |
| Karşı dava | Cevap süresi içinde | Cevap dilekçesiyle veya ayrı dilekçeyle açılır |
| Cevaba cevap | İki hafta | Cevap dilekçesinin davacıya tebliği |
| İkinci cevap | İki hafta | Cevaba cevap dilekçesinin davalıya tebliği |
| Ön inceleme davetiyesindeki belge tamamlama süresi | İki hafta | Davetiyenin tebliği; dilekçelerde gösterilen belgeler ve bunların getirtilmesine ilişkin açıklamalar için |
| İşlemden kaldırılan davanın yenilenmesi | Üç ay | İşlemden kaldırılma tarihi; bir ay geçtikten sonra yenilemede yeniden harç alınır |
| İstinaf | İki hafta | Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği |
| Temyiz | İki hafta | Temyize açık bölge adliye mahkemesi kararının tebliği |
Tablodaki sürelerin son günü hesaplanırken resmî tatil, adli tatilin uygulanıp uygulanmadığı, elektronik tebligat ve usulsüz tebligat hükümleri dikkate alınır. Süreler, yalnız evrak üzerindeki karar tarihinden hareketle hesaplanmaz.
Dilekçelerin hazırlanmasından kanun yolu ve kesinleşme işlemlerine kadar boşanma davasının hukuki takibi hakkında bilgi ve iletişim için Avukat Ayşe Deniz Oral sayfasına başvurulabilir.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166, 168, 169, 174, 175, 182 ve 184: Boşanma, yetkili mahkeme, geçici önlemler, mali talepler, çocukların durumu ve boşanmaya özgü yargılama hükümleri.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 2, 4 ve 5: Görevli mahkeme ve uzman desteği.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 19, 27, 90–95, 103–104, 119–150, 166–177, 184–186, 189–194, 240–245, 294, 297, 334 ve devamı, 345, 349, 353, 355–357, 361–362 ve 370–373: Dilekçeler, süreler, ön inceleme, deliller, duruşmaya katılmama, bağlantılı davalar, hüküm ve kanun yolları.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 7/a ve 11: Elektronik tebligat ve vekile tebligat.
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 3–5 ve 8: Şiddet ve şiddet tehlikesine karşı koruma başvuruları.
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 21 ve 26: Duruşmalar arasındaki süreye ilişkin düzenleme ve yürürlük.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2016 tarihli, 2014/2-695 E., 2016/522 K. sayılı kararı: Süresinde cevap ve delil bildirmeyen tarafın sonradan delil gösterme talebi.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.10.2023 tarihli, 2023/1541 E., 2023/4480 K. sayılı kararı: Süresinde cevap verilmemesi ve sonradan bildirilen tanıkların dinlenmemesi.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.05.2024 tarihli, 2023/4970 E., 2024/3523 K. sayılı kararı: Asıl ve birleşen boşanma davalarında ön inceleme, dava sebeplerinin somutlaştırılması ve delillerin kapsamı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.01.2026 tarihli, 2025/9183 E., 2026/99 K. sayılı kararı: Kesinleşmemiş boşanma davasıyla bağlantılı diğer boşanma davasının birleştirilmesi.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.01.2024 tarihli, 2023/3086 E., 2024/419 K. sayılı kararı: İstinafın kapsamı, kusur incelemesi ve boşanma hükmünün kısmen kesinleşmesi.

