Telefonunuza her gün farklı mağazalardan kampanya mesajları geliyor, hiç tanımadığınız şirketler sizi arıyor veya bir kez alışveriş yaptığınız firma aylar sonra bile reklam SMS’leri göndermeye devam ediyor olabilir. Böyle bir durumda yalnızca numarayı telefondan engellemek zorunda değilsiniz. Ticari elektronik ileti mevzuatı, istemediğiniz reklam mesajlarını durdurabilmenize ve kurallara aykırı gönderimleri Ticaret Bakanlığına şikâyet edebilmenize imkân tanıyor. Telefon numaranızın veya e-posta adresinizin reklam amacıyla hukuka aykırı kullanılması hâlinde ise ayrıca KVKK kapsamında haklarınız bulunabilir.
Burada önemli olan, İleti Yönetim Sistemi (İYS), Ticari Elektronik İleti Şikâyet Sistemi (TİSS) ve KVKK yollarını birbirine karıştırmamaktır. İYS, hangi firmalara SMS, e-posta veya arama izni verdiğinizi görmenizi ve istemediğiniz izinleri kapatmanızı sağlar. TİSS, ticari elektronik ileti kurallarına aykırı olduğunu düşündüğünüz mesaj veya aramayı Ticaret Bakanlığına şikâyet etmek için kullanılır. KVKK ise özellikle şirketin telefon numaranızı nereden elde ettiği ve hangi hukuki sebeple reklam amacıyla kullandığıyla ilgilidir. Aynı reklam mesajı bazı durumlarda hem ticari elektronik ileti mevzuatını hem de kişisel verilerin korunmasına ilişkin kuralları ilgilendirebilir.
Sürekli Reklam Mesajı Geliyorsa İlk Olarak Ne Yapmalıyım?
Sürekli reklam mesajı alan bir kişi için en pratik yol şu sırayla ilerlemektir:
- Mesajı hemen silmeyin; gönderen bilgisi, tarih, saat ve mesaj içeriğini saklayın.
- İYS üzerinden ilgili firma için SMS, arama veya e-posta izniniz bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- İletişim almak istemiyorsanız ilgili kanal için ret hakkınızı kullanın.
- Ret bildiriminizden sonra şirketin ticari iletiyi durdurması için öngörülen üç iş günlük sürenin geçmesini bekleyin.
- Mesaj veya reklam araması devam ederse TİSS üzerinden şikâyet edin.
- Şirketle hiçbir ilişkiniz olmadığı hâlde numaranızı nereden bulduğunu bilmiyorsanız veya kişisel verinizin reklam amacıyla hukuka aykırı kullanıldığını düşünüyorsanız ayrıca KVKK yolunu değerlendirin.
İleti Yönetim Sistemi bugün vatandaşların farklı şirket ve markalara verdikleri ticari elektronik ileti izinlerini tek yerden görmelerine, değiştirmelerine ve ret hakkını kullanmalarına imkân veriyor. Ret bildirimi şirkete ulaştıktan sonra hizmet sağlayıcının ticari elektronik ileti göndermeyi üç iş günü içinde durdurması gerekiyor.
Ancak her SMS’in reklam mesajı olmadığını ve her istenmeyen mesajın otomatik olarak hukuka aykırı sayılamayacağını da bilmek gerekir.
Her İstenmeyen SMS Hukuka Aykırı mıdır?
Bir mesajdan rahatsız olmanız ile o mesajın hukuken “izinsiz ticari elektronik ileti” olması aynı şey değildir.
Bir şirketin kendi mal veya hizmetini tanıtması, kampanya duyurması, indirim bildirmesi, sizi yeniden alışverişe yönlendirmesi veya işletmesinin tanınırlığını artırmak amacıyla SMS, e-posta ya da telefon yoluyla iletişime geçmesi ticari elektronik ileti kurallarının kapsamına girer. Yönetmelik, mal ve hizmet tanıtımı, pazarlama ve işletmenin tanınırlığını artırmaya yönelik iletilerde kural olarak önceden onay alınmasını arıyor.
Buna karşılık satın aldığınız ürünün kargoya verildiğini bildiren SMS ile “Yeni sezon ürünlerinde %40 indirim başladı” mesajı aynı değildir.
Örneğin:“Siparişiniz kargoya teslim edilmiştir. Takip numaranız: 123456.”şeklindeki bir mesaj mevcut alışverişiniz hakkında bilgi verir.
Buna karşılık:“Siparişiniz kargoya teslim edilmiştir. Yeni sezon ürünlerimizde %40 indirim başladı, hemen alışveriş yapın.”şeklindeki mesajda teslimat bilgisinin yanına yeni bir ürün veya hizmetin tanıtımı eklenmiştir.
Yönetmelik; devam eden abonelik ve üyeliklere, tahsilata, borç hatırlatmaya, bilgi güncellemeye, satın alma ve teslimata ilişkin bazı bildirimlerde önceden ticari ileti onayı aranmayacağını düzenliyor. Ancak aynı hüküm, bu tür bilgilendirme mesajları içerisinde başka bir mal veya hizmetin özendirilemeyeceğini ve tanıtımının yapılamayacağını da açıkça söylüyor.
Dolayısıyla şirketin “Bu yalnızca bilgilendirme SMS’iydi” demesi tek başına belirleyici değildir. Mesajın içeriğine bakmak gerekir.
Hangi Mesajlar İçin Önceden Reklam İzni Gerekmez?
Kişi, kendisiyle iletişim kurulması amacıyla iletişim bilgisini vermişse, satın aldığı mal veya hizmette meydana gelen değişiklikler ile kullanım ve bakıma ilişkin bazı iletiler ayrıca onay alınmadan gönderilebilir. Devam eden abonelik veya üyelik, tahsilat, borç hatırlatma, bilgi güncelleme, satın alma ve teslimat bildirimlerinde de ayrıca reklam onayı aranmayabilir. Kanundan kaynaklanan zorunlu bildirimler de aynı şekilde reklam iznine bağlı değildir.
Fakat bu istisnaların ortak noktası şudur: Bilgilendirme yetkisi, reklam yapma yetkisine dönüştürülemez.
Örneğin bankanın sözleşmeniz veya hesabınız hakkında yapmak zorunda olduğu bir bildirim ile bankanın yeni kredi kampanyasını tanıtan mesajı aynı hukuki nitelikte değildir. Bir mağaza siparişinizin teslim tarihini bildirebilir; bu, aynı mesajın devamında başka ürünleri pazarlama hakkını kendiliğinden vermez.
Bu ayrım özellikle “Ben bu firmaya numaramı zaten vermiştim” denilen durumlarda önemlidir. Bir işlem için telefon numarasının şirkette bulunması ile o numaraya reklam gönderme yetkisinin bulunması farklı meselelerdir.
Esnafa ve Şirket Telefonuna Reklam Mesajı Göndermek İçin de İzin Gerekir mi?
Burada tüketici ile tacir ve esnaf arasında önemli bir fark bulunuyor.
Yönetmeliğe göre tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine ticari elektronik ileti gönderilmesi için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir veya esnaf ret hakkını kullandıktan sonra, yeni bir onay alınmadıkça ticari elektronik ileti gönderilmeye devam edilemez.
Bununla birlikte bir kişinin tacir veya esnaf olması, reklam mesajını sonsuza kadar kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Ret hakkını kullandığında gönderimin buna uygun biçimde durdurulması gerekir.
Bir Kez İzin Verdiysem Reklam Mesajlarını Artık Durduramaz mıyım?
Ticari elektronik ileti onayı geri alınabilir.
İYS’nin önemli işlevlerinden biri de budur. Vatandaş, farklı hizmet sağlayıcı ve markalar bakımından sahip olduğu onayları görebilir ve ileti almak istemediği firmalar için ret hakkını kullanabilir.
Örneğin yıllar önce bir giyim mağazasının kampanyalarını almak için SMS izni vermiş olabilirsiniz. Bugün artık bu mesajları almak istemiyorsanız geçmişte verdiğiniz izin nedeniyle reklamları almaya devam etmek zorunda değilsiniz.
Yönetmelik, ret bildiriminin kolay ve ücretsiz biçimde yapılabilmesini ve gönderilen ticari elektronik iletilerde ret imkânının bulunmasını öngörüyor. Ret talebiniz şirkete ulaştıktan sonra hizmet sağlayıcının ticari elektronik ileti göndermeyi üç iş günü içinde bırakması gerekiyor.
Reklam Mesajının Altında “İPTAL Yaz Gönder” Olması Mesajı Hukuka Uygun Hâle Getirir mi?
Bir reklam mesajının altında “İPTAL yazıp gönderin”, “çıkış için tıklayın” veya benzeri bir ret seçeneğinin bulunması mevzuatın gerektirdiği ret hakkıyla ilgilidir. Fakat reklam mesajı bakımından önceden onay alınması gereken bir durumda, sonradan ret imkânı sunulması başlangıçta gerekli olan onayın yerini tutmaz.
Başka bir ifadeyle mevzuat iki ayrı aşama düzenliyor: Önce ticari elektronik ileti göndermeye imkân veren geçerli bir onayın bulunması gerekir; daha sonra da kişi bu onayı geri alabilmelidir. Yönetmeliğin bir taraftan onayın ileti gönderilmeden önce alınmasını, diğer taraftan her iletide ret imkânının bulunmasını düzenlemesi bu ayrımı gösteriyor.
Bu nedenle şirketin yalnızca “Mesajın altında iptal seçeneği vardı” demesi, gerekli onayın gerçekten bulunup bulunmadığı tartışmasını ortadan kaldırmaz.
Şirket Bana Reklam SMS’i Gönderip “İzin Vermek İçin EVET Yazın” Diyebilir mi?
Ticaret Bakanlığının yayımladığı mevzuat açıklamasında ve Yönetmelikte, alıcının elektronik iletişim adresine ticari elektronik ileti gönderilerek onay talep edilemeyeceği açıkça belirtiliyor.
Bunun nedeni açıktır. Ticari ileti gönderebilmek için gereken izni, izin alınmadan gönderilen bir ticari ileti aracılığıyla istemek sistemi anlamsız hâle getirirdi.
Bu nedenle daha önce hiçbir ilişkiniz bulunmayan bir firmanın “Kampanyalarımızdan haberdar olmak için EVET yazın.” şeklinde telefonunuza pazarlama amaçlı bir mesaj göndermesi hâlinde, “Ben sadece izin istiyordum” savunması her durumda yeterli olmaz.
Reklam İzni Verip Vermediğimi Nasıl Kontrol Edebilirim?
İYS üzerinden hangi marka veya hizmet sağlayıcıların size SMS, arama veya e-posta yoluyla ticari ileti göndermesine ilişkin kayıt bulunduğunu görebilir ve istemediğiniz ileti türleri için ret hakkınızı kullanabilirsiniz. İYS, vatandaşların ticari elektronik ileti onay ve retlerini merkezi biçimde yönetmeleri için kurulmuş ulusal sistemdir.
Burada önemli bir ayrıntı var. İYS’de bir “ONAY” kaydı görülmesi, şikâyet hâlinde şirketin onayı her şartta hukuka uygun aldığının tartışılamayacağı anlamına gelmez.
İYS’nin kendi açıklamasında da temel hizmetler kapsamında kayıtların hizmet sağlayıcının beyanına göre oluşturulabildiği ve şikâyet hâlinde onayın usulüne uygun alındığına ilişkin ispat yükümlülüğünün hizmet sağlayıcıya ait olduğu belirtiliyor.
Bu nedenle İYS kaydı önemli olmakla birlikte, özellikle “Ben böyle bir izin vermedim” veya “Bana bunun reklam izni olduğu söylenmedi” şeklindeki uyuşmazlıklarda onayın nasıl alındığı ayrıca önem kazanabilir.
“Ben Reklam İzni Vermedim” Dersem İzin Verdiğimi Kim İspatlayacak?
Ticari elektronik ileti şikâyetlerinde bu soru vatandaş açısından oldukça önemlidir.
Yönetmeliğin 13. maddesi, şikâyet konusu işlemlerde ispat yükümlülüğünü hizmet sağlayıcıya ve/veya aracı hizmet sağlayıcıya yüklüyor. Şirket yalnız “Sistemimizde izinli görünüyor” demekle yetinmemeli; şikâyet konusu olduğunda mevzuata uygun bir onayın bulunduğunu gösterebilmelidir.
Örneğin kişi: “Ben bu şirkete hiçbir zaman reklam izni vermedim.” diyorsa, tüketicinin yıllar önce yapmadığı bir işlemi ispatlamasını beklemek yerine şirketin dayandığı onay kaydını ortaya koyması gerekir.
Aynı nedenle onay ve ileti kayıtlarının saklanmasına ilişkin yükümlülükler de mevzuatta ayrıca düzenlenmiştir.
İYS’den Ret Verdim Ama Reklam Mesajları Hâlâ Geliyor, Ne Yapmalıyım?
Ret bildiriminizin ardından hemen birkaç saat içinde yeni bir mesaj gelmesi ile günler sonra reklamların devam etmesi aynı şekilde değerlendirilmez. Yönetmelik, hizmet sağlayıcıya ret talebi ulaştıktan sonra gönderimi durdurması için üç iş günü tanıyor.
Bu süre geçmesine rağmen aynı firma SMS, e-posta veya ticari aramaya devam ediyorsa TİSS üzerinden şikâyet edebilirsiniz.
Örneğin pazartesi günü İYS’den SMS iznini kapattınız ve sonraki hafta aynı mağaza yeniden indirim mesajı gönderdi. Bu durumda ret kaydınız ile yeni reklam mesajının tarihini birlikte saklamanız şikâyetin açıklanmasını kolaylaştırır.
İzinsiz Reklam SMS’i ve Araması Nereye Şikâyet Edilir?
Ticari elektronik ileti kurallarına aykırı olduğunu düşündüğünüz SMS, e-posta ve ticari aramalar Ticari Elektronik İleti Şikâyet Sistemi (TİSS) üzerinden Ticaret Bakanlığına şikâyet edilebilir. Başvuru e-Devlet üzerinden de yapılabiliyor. Ayrıca mevzuatta yazılı olarak kişinin ikametgâhının bulunduğu yerdeki Ticaret İl Müdürlüğüne başvuru imkânı bulunuyor.
Burada süreyi kaçırmamak önemlidir. Yönetmeliğe göre şikâyet, ticari elektronik iletinin gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde yapılmalıdır.
Bu nedenle yıllardır reklam mesajı aldığınız bir şirket hakkında şikâyet etmek istiyorsanız yalnız çok eski mesajları değil, son dönemde gönderilen iletileri de saklamak önemlidir.
TİSS Şikâyetinde Ekran Görüntüsü Şart mı?
Yönetmelik SMS şikâyetinde kişinin telefon numarası, operatör bilgisi, gönderen numara veya marka/işletme bilgisi, iletinin tarih ve saati ile mesaj içeriğinin tamamı gibi bilgilerin verilmesini arıyor ve varsa iletinin görsel örneğinin başvuruya eklenmesini öngörüyor. E-posta şikâyetinde ise iletinin bir örneğinin başvuruya eklenmesi gerekiyor. Sesli aramalarda da arayan numara, tarih, saat ve aramanın içeriği gibi bilgiler önem taşıyor.
Bu nedenle SMS’in ekran görüntüsünü almak yine de çok faydalıdır; fakat mevzuatı “ekran görüntüsü yoksa başvuru kesinlikle yapılamaz” şeklinde aktarmak doğru olmaz.
Pratikte mesajın tamamını, gönderici başlığını veya numarasını, tarih ve saati; varsa İYS’deki ret tarihini saklamak en güvenli yoldur.
TİSS’e Şikâyet Edince Şirket “İzin Vermişti” Derse Ne Olur?
Ticaret İl Müdürlüğü şikâyet üzerine gerekli bilgi ve belgeleri şirketten isteyebilir. Yönetmeliğe göre hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı, kendilerinden talep edilen belgeleri belirtilen süre içinde sunmakla yükümlüdür. Şikâyet konusu işlemlerdeki ispat yükünün de hizmet sağlayıcı ve/veya aracı hizmet sağlayıcıya ait olması nedeniyle, şirketin dayandığı onayın gerçekten mevcut olup olmadığı ve usulüne uygun şekilde alınıp alınmadığı incelenebilir.
Dolayısıyla vatandaş açısından TİSS şikâyetinin mantığı: “Ben hiçbir zaman izin vermediğimi nasıl ispat edeceğim?” sorusuna sıkışmak değildir.
Şirket: “Bu kişi bize reklam izni verdi.” diyorsa, dayandığı onayı gösterebilmelidir.
Buradan sonra ise ikinci ve ayrı bir mesele başlar: Şirket ticari elektronik ileti açısından bir onay kaydı ileri sürse bile, telefon numaranızın kişisel veri olarak hangi hukuki sebeple elde edildiği ve pazarlama amacıyla kullanılmasının KVKK’ya uygun olup olmadığı ayrıca incelenebilir.
Özellikle hiç müşterisi olmadığınız bir şirketin sizi araması, “arkadaşınız numaranızı verdi” denilmesi, mağazada yalnızca ödeme için söylediğinizi düşündüğünüz SMS kodunun reklam iznine dönüştürülmesi veya bir sağlık kuruluşuna verdiğiniz iletişim bilgisinin daha sonra kampanya mesajları için kullanılması tam da bu ikinci alanla ilgilidir.
Günümüzde SMS, e-posta, WhatsApp, çağrı ve diğer elektronik iletiler üzerinden gönderilen ticari ve tanıtım mesajları oldukça yaygındır. Ancak bu iletilerin büyük kısmı alıcının açık rızası olmaksızın gönderiliyorsa hukuka aykırıdır ve şikâyet edilebilir. Özellikle Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (İYS) ve KVKK ile düzenlenen süreç, hem tüketici haklarını korur hem de istenmeyen elektronik ileti akışını sınırlamayı amaçlar.
Telefon Numaranızın Şirkette Bulunması Reklam Gönderilebileceği Anlamına Gelmez
Telefon numarası veya e-posta adresi bir şirkete hukuka uygun bir nedenle verilmiş olabilir. Siparişin teslim edilmesi, randevu oluşturulması, sözleşmenin yürütülmesi veya faturanın gönderilmesi için iletişim bilgisine ihtiyaç duyulması olağandır. Ancak kişisel verinin belirli bir işlem için hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması, aynı verinin daha sonra reklam ve pazarlama amacıyla kullanılmasını kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 2022/31 sayılı kararında da kişisel verinin elde edilmesi ile daha sonra hangi amaçla kullanıldığı birbirinden ayrılmıştır. Kurul, sağlık sektöründe faaliyet gösteren veri sorumlusunun ilgili kişiye ait e-posta adresini hukuka uygun şekilde elde etmiş olmasına rağmen, bu adresi elde edilme amacıyla bağlantılı olmayan reklam ve pazarlama faaliyetinde kullanmasını hukuka aykırı bulmuş ve 100.000 TL idari para cezasına karar vermiştir.
Bu ayrım günlük hayatta önemlidir. Hastaneye randevu için verilen telefon numarası, mağazaya sipariş bilgisi için bırakılan e-posta adresi veya başka bir hizmetin yürütülmesi amacıyla paylaşılan iletişim bilgisi, ayrıca hukuki dayanak bulunmaksızın reklam listesine dönüştürülemez. KVKK bakımından yalnız verinin şirkete nasıl geçtiğine değil, daha sonra hangi amaçla kullanıldığına da bakılır.
Telefon Numaranız Başka Bir Kişiden Alınmışsa
Bir başka kişinin telefon numaranızı şirkete vermiş olması da şirket açısından sınırsız bir pazarlama yetkisi doğurmaz. Bu konu 2026 yılında Kişisel Verileri Koruma Kurumunun özellikle üzerinde durduğu alanlardan biri hâline gelmiştir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 10.06.2026 tarihli ve 2026/1183 sayılı kararında, “marka elçiliği” programı kapsamında mevcut müşterilerden üçüncü kişilere ait iletişim numaralarının temin edilmesi ve bu numaraların pazarlama amacıyla kullanılması incelenmiştir. Kurum tarafından yayımlanan karar özetinde, şikâyete konu telefon numarasının veri sorumlusuna bir marka elçisi tarafından aktarıldığı, bu numaraya pazarlama amacıyla SMS gönderildiği ve sesli arama gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Kurul, incelemesi sonunda veri işleme faaliyetinin geçerli bir işleme şartına dayanmadığı sonucuna ulaşmış ve veri sorumlusu hakkında 1.000.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.
Kurum ayrıca 21 Temmuz 2026 tarihli kamuoyu duyurusunda, referans, tavsiye, marka elçiliği ve benzeri yöntemlerle üçüncü kişilerden elde edilen telefon numarası ve e-posta adreslerinin reklam ve pazarlamada kullanılmasını ayrıca ele almıştır. Bu tür bir veri edinme yöntemi, kişisel verinin pazarlama amacıyla kullanılabilmesi için gereken hukuki şartın bulunduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle telefon numarasını şirkete bizzat vermemiş bir kişi bakımından yalnız “Mesaj almak istemiyorum” denilmesiyle yetinmek zorunda değildir. Numaranın hangi kaynaktan alındığının ve reklam amacıyla hangi hukuki sebebe dayanılarak işlendiğinin açıklanması da istenebilir.
Pazarlama Aramasını Dinlemek Açık Rıza Yerine Geçmez
Bir şirketin reklam veya pazarlama amacıyla yaptığı telefon görüşmesinin devam etmiş olması da tek başına KVKK anlamında açık rıza bulunduğunu göstermez.
2026/1183 sayılı kararın yayımlanan özetinde veri sorumlusunun, ilgili kişinin yapılan aramada bilgi almaya devam ettiğine ve görüşmenin içeriğine ilişkin bazı hususları açık rıza bakımından ileri sürdüğü görülmektedir. Kurul ise veri işleme faaliyetinin KVKK m. 5 kapsamındaki bir işleme şartına dayanmadığı sonucuna varmıştır.
KVKK bakımından açık rızanın belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan bir rıza olması gerekir. Bu nedenle kişinin kendisine yapılan aramayı dinlemesi veya ürün hakkında bilgi alması ile telefon numarasının reklam ve pazarlama amacıyla işlenmesine rıza göstermesi aynı hukuki işlem değildir.
Reklam Mesajındaki “İPTAL” Seçeneği Önceki Veri Kullanımını Hukuka Uygun Hâle Getirmez
Reklam SMS’lerinin altında “İPTAL” seçeneğinin bulunması, kişinin mesajları bundan sonra almak istemediğini bildirebilmesi açısından önemlidir. Ancak ret imkânı sunulması ile telefon numarasının reklam amacıyla başlangıçta hukuka uygun biçimde işlenmiş olması birbirinden farklıdır.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 04.06.2021 tarihli ve 2021/545 sayılı kararında, sağlık sektöründe faaliyet gösteren veri sorumlusu tarafından cep telefonu numarasının SMS gönderimi amacıyla kullanılması incelenmiştir. Karar özetinde veri sorumlusunun, SMS’lerde ücretsiz iptal seçeneği bulunduğunu ve bu seçeneği kullanmayan kişilerin mesajların devamını zımnen kabul ettiğini ileri sürdüğü belirtilmektedir. Kurul bu savunmaya rağmen telefon numarasının KVKK m. 5’te yer alan bir işleme şartına dayanmaksızın kullanıldığı sonucuna ulaşmış ve idari yaptırım uygulamıştır.
Dolayısıyla kişinin daha önce gelen mesajlara “İPTAL” cevabı vermemiş olması tek başına reklam amaçlı kişisel veri kullanımına açık rıza verdiği şeklinde değerlendirilemez.
Kasada Söylenen SMS Kodu Reklam İzni Olarak Kullanılabilir mi?
Mağazada ödeme veya alışveriş sırasında telefon numarası istenmesi ve ardından SMS ile doğrulama kodu gönderilmesi artık oldukça yaygın bir uygulamadır. Sorun, tüketicinin alışveriş işlemi için verdiğini düşündüğü kodun aynı zamanda reklam ve pazarlama izni için kullanılması hâlinde ortaya çıkmaktadır.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 10.06.2025 tarihli ve 2025/1072 sayılı İlke Kararı bu uygulamaya ilişkindir. Kurul; ödeme işleminin tamamlanması, fatura oluşturulması, üyelik sözleşmesinin kurulması, açık rıza alınması ve ticari elektronik ileti onayı gibi farklı işlemlerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirtmiştir. Açık rıza gerektiren farklı veri işleme faaliyetleri bakımından ilgili kişiye ayrı ayrı seçenek sunulması ve SMS kodunun hangi amaçla istendiğinin açık biçimde anlaşılabilmesi gerekir.
Bu nedenle yalnız “Telefonunuza gelen kodu söyler misiniz?” denilmiş olması reklam izninin geçerli biçimde alındığını göstermeye yetmez. Kişinin kodu verirken hangi işleme onay verdiğini bilmesi gerekir. Kurul ayrıca reklam ve pazarlamaya ilişkin açık rızanın ürün veya hizmetten yararlanmanın zorunlu şartı hâline getirilmemesi gerektiğini de vurgulamaktadır.
Hizmet Almak İçin Reklam İzni Vermek Zorunlu Tutulabilir mi?
Bir şirketin hizmet sunabilmesi için gerçekten ihtiyaç duyduğu kişisel veriler ile reklam ve pazarlama faaliyetinde kullanmak istediği veriler birbirinden ayrılmalıdır. Kişinin yalnız bir hizmet hakkında bilgi alabilmek için gelecekte gönderilecek reklam ve kampanyalara da rıza vermeye zorlanması açık rızanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığı sorununu doğurur.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 08.08.2024 tarihli ve 2024/1361 sayılı kararında, veri sorumlusunun internet sitesindeki iletişim bölümünde yer alan bir düzenleme de bu yönüyle incelenmiştir. Kurumun yayımladığı karar özetine göre iletişim formunun altında, formda verilen iletişim bilgilerinin reklam, promosyon ve çeşitli kampanyalar dâhil olmak üzere bilgilendirme amacıyla kullanılmasına ilişkin bir onay bulunmakta ve formun iletilebilmesi bu onaya bağlanmaktadır. Kurul kararında reklam ve pazarlama amaçlı açık rızanın hizmetin ön şartı hâline getirilmesi KVKK bakımından değerlendirilmiştir.
Buradan hareketle, şirketin kişinin talep ettiği hizmet için gerçekten gerekli olmayan reklam ve pazarlama iznini aynı işlemin zorunlu parçası hâline getirmesi hukuken ayrıca incelenmelidir. 2025/1072 sayılı İlke Kararında da ürün ve hizmet sunumu sırasında açık rıza ile ticari elektronik ileti onayının diğer işlemlerden ayrılması gerektiği yönündeki yaklaşım sürdürülmüştür.
Hiç Tanımadığınız Bir Firmadan Reklam Mesajı Geliyorsa
Şirketle daha önce herhangi bir ilişkiniz bulunmaması, telefon numaranızın kaynağına ilişkin soruyu daha önemli hâle getirir. Böyle bir durumda İYS’deki kayıtların kontrol edilmesinin yanında, numaranın hangi şekilde elde edildiğinin açıklanması da istenebilir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 31.05.2019 tarihli ve 2019/162 sayılı kararında, reklam amaçlı SMS gönderilen kişinin telefon numarasının nasıl ve nereden temin edildiğine ilişkin veri sorumlusundan bilgi istediği, başvurusuna yasal süresi içinde cevap verilmediği ve yapılan incelemede reklam mesajı gönderiminin KVKK’daki herhangi bir veri işleme şartına dayandırılamadığı belirtilmiştir. Kurul bu nedenle veri sorumlusu hakkında 50.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.
Burada yaptırıma sebep olan hususu yalnız “bir reklam SMS’i gönderilmiş olması” şeklinde okumamak gerekir. Kurul, cep telefonu numarasının reklam amacıyla kullanılmasını bir kişisel veri işleme faaliyeti olarak değerlendirmiş ve bu işlemenin KVKK m. 5 veya 6’daki şartlardan birine dayanması gerektiğini belirtmiştir. Somut incelemede böyle bir işleme şartı ortaya konulamamıştır.
Bu ayrım önemlidir; çünkü KVKK bakımından her kişisel veri işlemesinin mutlaka açık rızaya dayanması gerektiği söylenemez. Kanunda açık rıza dışında başka hukuki işleme şartları da vardır. Ancak şirket bunlardan birine dayanıyorsa, reklam ve pazarlama kullanımının gerçekten o şartın kapsamına girip girmediği ayrıca değerlendirilir.
İYS’de Onay Bulunması KVKK Bakımından Her Tartışmayı Bitirir mi?
İYS’deki ticari elektronik ileti onayı ile kişisel verilerin KVKK’ya uygun biçimde işlenmesi birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte aynı hukuki mesele değildir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 10.02.2022 tarihli ve 2022/107 sayılı kararında, bir tasarruf finansman şirketinin ilgili kişinin telefon numarasını işlemesi ve bu numaraya reklam içerikli SMS göndermesi incelenmiştir. Kurumun karar özetinin başlığı da doğrudan telefon numarasının “herhangi bir veri işleme şartına dayanmaksızın işlenmesi” üzerinedir.
Bu nedenle İYS bakımından bir onay kaydının bulunması, telefon numarasının KVKK kapsamında hangi kaynaktan ve hangi hukuki sebeple işlendiği konusunu her durumda ortadan kaldırmaz. Ticari elektronik ileti mevzuatındaki onay ile KVKK’daki kişisel veri işleme şartlarının somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.
Şirkete Telefon Numaramın Nereden Alındığını Sorabilir miyim?
KVKK kapsamındaki başvurunun yalnız reklam mesajlarının durdurulmasına ilişkin olması gerekmez. İlgili kişi, kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenebilir; işlenmişse buna ilişkin bilgi isteyebilir, işleme amacını ve verilerin amaca uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenebilir ve verilerin aktarıldığı üçüncü kişiler hakkında bilgi talep edebilir.
Bunun yanında veri sorumlusunun KVKK m. 10 kapsamında kişisel verilerin hangi amaçla işlendiği, kimlere aktarılabileceği, verinin toplanma yöntemi ve hukuki sebebi hakkında aydınlatma yükümlülüğü vardır. Özellikle telefon numarasının doğrudan ilgili kişiden değil başka bir kişiden elde edildiği pazarlama faaliyetleri bakımından Kurumun 2026 tarihli açıklamaları da aydınlatma yükümlülüğünün önemini vurgulamaktadır.
Bu nedenle bilinmeyen bir şirketten reklam alan kişi, veri sorumlusuna yapacağı başvuruda telefon numarasının hangi kaynaktan elde edildiğinin, hangi amaçla işlendiğinin ve reklam veya pazarlama faaliyetinde hangi hukuki sebebe dayanılarak kullanıldığının açıklanmasını isteyebilir.
Reklam Mesajlarının Daha Sonra Durdurulması Geçmişteki Kullanımı Kendiliğinden Hukuka Uygun Hâle Getirmez
Şirket kişinin talebi üzerine mesaj göndermeyi bırakabilir. Bu işlem yeni reklamların gelmesini önler; ancak telefon numarasının daha önce hangi hukuki sebebe dayanılarak işlendiği konusunda ortaya çıkmış bir uyuşmazlığı geçmişe dönük olarak ortadan kaldırmaz.
2026/1183 sayılı kararın yayımlanan özetinde de veri sorumlusunun başvurunun ardından ilgili kişinin iletişim numarasına yönelik işlemleri sonlandırdığına ilişkin açıklamalara yer verilmesine rağmen Kurul, numaranın pazarlama amacıyla işlendiği dönem bakımından veri işleme şartlarının bulunup bulunmadığını ayrıca incelemiş ve hukuka aykırılık sonucuna ulaşmıştır.
Aynı nedenle KVKK bakımından yalnız “Artık mesaj geliyor mu?” sorusuna değil, gerekiyorsa “Mesaj gönderildiği dönemde telefon numarası hangi hukuki sebebe dayanılarak kullanılıyordu?” sorusuna da cevap aranır.
KVKK Kuruluna Şikâyetten Önce Veri Sorumlusuna Başvurmak Gerekir
Kişisel verilerin reklam amacıyla hukuka aykırı kullanıldığını düşünen kişi bakımından KVKK yolu, TİSS şikâyetinden farklı bir usule sahiptir. Kurula şikâyet yoluna gidilmeden önce kural olarak veri sorumlusuna başvurulması gerekir.
Bu başvuruda reklam gönderiminin durdurulmasının yanında, kişisel verinin işlenmesine ilişkin bilgi talep edilebilir ve şartları mevcutsa verinin silinmesi veya yok edilmesi istenebilir. Veri sorumlusunun başvuruyu Kanunda öngörülen süre içerisinde cevaplandırması gerekir. Bu aşamadan sonra cevap verilmemesi, talebin reddedilmesi veya verilen cevabın yeterli bulunmaması hâlinde Kurula şikâyet yolu gündeme gelir.
Bu nedenle aynı reklam mesajı bakımından iki farklı yol kullanılabilir: TİSS başvurusunda ticari elektronik iletinin gönderilme kuralları, KVKK başvurusunda ise telefon numarası veya e-posta adresinin kişisel veri olarak hangi hukuki sebeple işlendiği incelenir. Bunlardan birinin kullanılması diğerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
KVKK Başvurusu Nasıl Yapılır?
Telefon numarasının veya e-posta adresinin reklam amacıyla hukuka aykırı kullanıldığını düşünen kişinin Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyetten önce veri sorumlusuna başvurması gerekir. Bu nedenle doğrudan Kuruma gönderilen bir şikâyet dilekçesi yerine, öncelikle reklamı gönderen şirketin veri sorumlusu sıfatıyla muhatap alınması önemlidir. Kurum da şikâyet yolunun kullanılabilmesi için önce KVKK m. 13 kapsamında veri sorumlusuna başvurulmuş olmasını aramaktadır.
Başvuruda yalnız reklamların durdurulması istenmek zorunda değildir. Telefon numarasının veya e-posta adresinin hangi amaçla işlendiği, kimlere aktarıldığı, işleme amacının devam edip etmediği sorulabilir; KVKK m. 11’deki şartların bulunması hâlinde verinin silinmesi veya yok edilmesi de talep edilebilir. Hiç tanınmayan bir şirketten reklam geliyorsa numaranın hangi kaynaktan elde edildiği ve reklam amacıyla hangi hukuki sebebe dayanılarak kullanıldığı da başvuruda açıkça sorulabilir.
Başvurunun usulüne de dikkat etmek gerekir. Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ uyarınca başvuru yazılı olarak yapılabileceği gibi KEP, güvenli elektronik imza, mobil imza, kişinin veri sorumlusuna daha önce bildirdiği ve şirketin sisteminde kayıtlı bulunan e-posta adresi veya başvuru amacıyla oluşturulmuş bir sistem üzerinden de iletilebilir. Kurum, daha sonra Kurula şikâyet edilecek dosyalarda ilk başvurunun şirkete ulaştığını gösteren belgelerin saklanmasına özellikle dikkat çekmektedir.
Bu nedenle posta ile başvuru yapılmışsa teslim belgesinin, KEP kullanılmışsa KEP delilinin, elektronik başvuru yapılmışsa gönderim ve teslim kaydının saklanması gerekir. Şirketin verdiği cevap da aynı şekilde muhafaza edilmelidir. Şikâyet süresi bu tarihlere göre hesaplanacağı için, sonradan yalnız dilekçenin bir örneğinin bulunması her zaman yeterli olmayabilir.
Şirket KVKK Başvurusuna Kaç Gün İçinde Cevap Vermelidir?
Veri sorumlusunun başvuruyu en geç 30 gün içinde sonuçlandırması gerekir. Ancak Kurula şikâyet süresini hesaplarken yalnız bu 30 günlük süreye bakılmaz.
Şirket 30 günlük süre içerisinde cevap verir ve verilen cevap yeterli bulunmazsa, cevabın öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde Kurula şikâyet edilebilir. Bununla birlikte ilk başvurudan itibaren 60 günlük üst süre hiçbir durumda aşılmamalıdır. Şirket hiç cevap vermezse, 30 günlük cevap süresinin dolmasının ardından ve ilk başvuru tarihinden itibaren 60 gün geçmeden şikâyet yapılmalıdır. Kurulun 2019/9 sayılı kararında da bu sürelerin uygulanması ayrıca açıklanmıştır.
Şirketin 30 gün geçtikten sonra cevap vermesi de 60 günlük süreyi yeniden başlatmaz. Kurumun açıklamasına göre kişi geç verilen cevabı beklemek zorunda değildir; 30 günlük cevap süresi dolduğunda Kurula başvuru imkânı doğar ve ilk başvurudan itibaren 60 günlük süre işlemeye devam eder.
Bu nedenle KVKK başvurusu yapıldıktan sonra tarihlerin ayrıca not edilmesi gerekir. Özellikle şirket hiç cevap vermiyorsa dosyanın aylarca bekletilmesi, Kurula şikâyet süresinin kaçırılmasına neden olabilir.
TİSS’e Şikâyet Etmek KVKK Başvurusunun Yerine Geçer mi?
Geçmez. Aynı SMS veya reklam araması iki ayrı hukuki sorunu ortaya çıkarabilir.
TİSS üzerinden yapılan şikâyette ticari elektronik iletinin 6563 sayılı Kanuna ve ilgili Yönetmeliğe uygun gönderilip gönderilmediği incelenir. KVKK başvurusunda ise telefon numarasının veya e-posta adresinin kişisel veri olarak hangi hukuki şartla işlendiği önem taşır. Ticaret Bakanlığının ticari elektronik ileti sistemi SMS, e-posta ve telefon araması gibi elektronik ileti araçlarıyla yapılan ticari iletilere ilişkin ayrı bir denetim mekanizmasıdır.
Örneğin bir firmaya daha önce ticari ileti onayı verilmiş olması, telefon numarasının başka amaçlarla sınırsız şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez. Bunun tersine, kişisel verinin belirli bir hukuki sebeple şirkette bulunması da ayrıca ticari reklam gönderme şartlarının gerçekleştiğini göstermez.
Bu nedenle uyuşmazlık iki alanı birden ilgilendiriyorsa TİSS ve KVKK yollarının birlikte değerlendirilmesi mümkündür.
Kurula Şikâyet Etmeden Mahkemede Tazminat İstenebilir mi?
KVKK kapsamında verilen idari para cezaları kişiye ödenmez. Kurulun şirkete uyguladığı para cezası bir tazminat değildir ve şikâyetçinin hesabına aktarılmaz.
Kişinin kişilik haklarının hukuka aykırı veri işleme nedeniyle ihlal edildiğini ve bundan dolayı zarar gördüğünü düşünmesi hâlinde tazminat konusu ayrı bir yargısal talep olarak gündeme gelebilir. KVKK m. 14/3, kişilik hakları ihlal edilenlerin genel hükümlere göre tazminat haklarını saklı tutmaktadır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu da 2020/43 ve 2020/41 sayılı kararlarında, tazminata ilişkin taleplerin Kurul tarafından karara bağlanmayacağını ve bu taleplerin genel mahkemeler önünde ileri sürülmesi gerektiğini belirtmiştir.
Kuruma şikâyet ile tazminat davasını da birbirine bağlamamak gerekir. Kurumun kendi açıklamasında, veri sorumlusuna başvurunun zorunlu olduğu; buna karşılık Kurula şikâyetin ihtiyari olduğu ve şartları oluştuğunda kişinin yargı yoluna da başvurabileceği belirtilmektedir.
Bununla birlikte her reklam SMS’inin kendiliğinden manevi tazminat doğuracağı söylenemez. Tazminat bakımından hukuka aykırılık yanında kişilik hakkına yönelik ihlalin ve talep edilen tazminatın koşullarının somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Görevli mahkeme de uyuşmazlığın taraflarına ve hukuki niteliğine göre belirlenir; kişisel veri ihlali bulunduğu iddiası bütün uyuşmazlıkları tek bir mahkeme türünün görevine sokmaz.
Kurul Şirkete Ceza Verirse Tazminat Davası Otomatik Olarak Kazanılır mı?
Kurulun ihlal kararı ile mahkemede istenecek maddi veya manevi tazminat aynı hukuki sonuç değildir. Kurul, KVKK kapsamındaki idari yükümlülükleri ve Kanunda düzenlenen yaptırımları inceler. Mahkeme ise önüne getirilen tazminat talebinin şartlarını ayrıca değerlendirir.
Bu nedenle Kurulun şirkete idari para cezası uygulamış olması tazminat davası bakımından önemli bir hukuki veri oluşturabilse de, kişiye otomatik olarak belirli bir miktar tazminat ödenmesi sonucunu doğurmaz. Nitekim Kurulun tazminat taleplerine ilişkin kararlarında bu taleplerin kendi görev alanında olmadığı ve genel mahkemelerde ileri sürülmesi gerektiği belirtilmektedir.
Aynı şekilde Kurula hiç şikâyet yapılmamış olması da tek başına kişilik haklarına dayanan bir talebin ileri sürülemeyeceği anlamına gelmez. Ancak hangi başvuru yolunun izleneceği, somut olayın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
WhatsApp’tan Gelen Reklam Mesajları da Şikâyet Edilebilir mi?
Reklamın SMS yerine WhatsApp veya benzeri bir mesajlaşma uygulamasından gönderilmesi, kişisel veri ve ticari ileti kurallarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ticaret Bakanlığı ticari elektronik iletiyi, gerçek veya tüzel kişilerin ticari faaliyetleri doğrultusunda mal veya hizmetlerini tanıtmak, pazarlamak veya işletmesinin tanınırlığını artırmak amacıyla elektronik iletişim araçlarıyla yapılan ticari iletişim olarak açıklamaktadır. Bu tanımdan hareketle, bir işletmenin doğrudan kişiye gönderdiği WhatsApp mesajının hukuki niteliği de kullanılan uygulamanın adından çok mesajın amacı ve içeriğine göre değerlendirilmelidir.
KVKK bakımından da sonuç değişmez. Bir şirket telefon numarasını kullanarak WhatsApp üzerinden kişiye ulaşmışsa telefon numarasının hangi hukuki işleme şartına dayanılarak kullanıldığı yine önem taşır. SMS yerine internet tabanlı bir mesajlaşma uygulamasının tercih edilmiş olması, kişisel veri işleme faaliyetini kendiliğinden KVKK kapsamı dışına çıkarmaz.
Bu nedenle daha önce hiçbir ilişkiniz bulunmayan bir işletmenin WhatsApp’tan kampanya mesajları göndermesi hâlinde, numaranın kaynağı ve pazarlama amacıyla kullanılmasının hukuki dayanağı ayrıca sorgulanabilir.
Bireysel Bir WhatsApp Mesajı ile Şirket Reklamı Aynı Şey Değildir
Her WhatsApp mesajını da ticari elektronik ileti olarak değerlendirmemek gerekir. Bir kişinin arkadaşına veya tanıdığına gönderdiği kişisel mesaj ile bir işletmenin mal veya hizmet satışını artırmak için oluşturduğu pazarlama mesajı arasında fark vardır.
Ticari elektronik ileti mevzuatının merkezinde ticari faaliyet doğrultusunda gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama bulunur. Bu nedenle mesajın kim tarafından, hangi sıfatla ve hangi amaçla gönderildiğine bakılmalıdır.
Aynı ayrım sosyal medya üzerindeki bireysel yazışmalar bakımından da önem taşır. Yalnızca kullanılan aracın elektronik olması, her iletiyi 6563 sayılı Kanun kapsamındaki reklam mesajına dönüştürmez.
Dolandırıcılık Mesajı ile İzinsiz Reklam Mesajı Aynı Şekilde Şikâyet Edilmez
İstenmeyen her mesajın ticari reklam olmadığı gibi, suç şüphesi taşıyan her mesajı da yalnız TİSS üzerinden çözmeye çalışmak doğru değildir.
Gerçek bir mağazanın indirim kampanyası için gönderdiği izinsiz SMS ile banka, kargo şirketi veya kamu kurumu görüntüsü verilerek kişiden para, kart bilgisi ya da şifre istenen mesajın hukuki niteliği farklıdır. İkincisinde dolandırıcılık veya başka bir suç şüphesi bulunabilir.
Adalet Bakanlığının mağdur bilgilendirme sisteminde dolandırıcılık mağdurlarının en yakın kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabileceği belirtilmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü de internet ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarında polis birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edilebileceğini açıklamaktadır.
Bu nedenle “Kargonuz teslim edilemedi, kart bilgilerinizi girin”, “Hakkınızda icra dosyası açıldı, ödeme için bu bağlantıya tıklayın” veya benzeri içeriklerde yalnız reklam engelleme yöntemleriyle yetinilmemelidir. Mesajın suç şüphesi taşıdığı düşünülüyorsa bağlantıya tıklamadan içeriğin, gönderen bilgisinin ve diğer delillerin saklanması önemlidir. Emniyet Genel Müdürlüğünün siber suçlara ilişkin bilgilendirmelerinde de elektronik delillerin korunmasına ve gerektiğinde kolluk veya Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edilmesine dikkat çekilmektedir.
Mesajı Sildiyseniz Şikâyet Hakkınız Tamamen Kaybolur mu?
Mesajın silinmiş olması her durumda başvurunun imkânsız hâle geldiği anlamına gelmez; ancak ispatı zorlaştırabilir.
Ticari elektronik ileti şikâyetlerinde gönderen bilgisi, tarih, saat ve mesaj içeriği önemlidir. Ticaret Bakanlığının açıklamalarında SMS şikâyeti bakımından gönderici numarası veya marka bilgisi, gönderim tarihi ve saati ile ileti içeriği gibi bilgiler aranmaktadır.
Bu nedenle düzenli reklam mesajı alan kişinin en azından birkaç örneği ekran görüntüsüyle saklaması, İYS üzerinden ret verdiyse ret tarihini kaydetmesi ve şirkete KVKK başvurusu yaptıysa başvurunun ulaştığı tarihi gösteren belgeleri muhafaza etmesi faydalıdır.
KVKK şikâyetlerinde de başvuru ve cevap tarihlerinin belgelenmesi ayrıca önem taşır. Kurum, şikâyetlerde sık yapılan hatalara ilişkin açıklamasında veri sorumlusuna yapılan başvurunun ulaştığını gösteren belgelerin sunulmasına özellikle dikkat çekmektedir.
Sürekli Reklam Mesajları Hakkında Sık Sorulan Sorular
İYS’den ret verdim, mesajların aynı gün kesilmesi gerekir mi?
Ticari elektronik ileti bakımından hizmet sağlayıcının ret bildiriminin ardından gönderimi durdurması için üç iş günlük süre bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda aynı işletmeden reklam mesajları gelmeye devam ediyorsa TİSS şikâyeti değerlendirilebilir.
Şirket “Sistemde reklam izniniz var” diyorsa yapabileceğim bir şey yok mu?
İYS kaydı ticari elektronik ileti bakımından önemlidir; ancak özellikle onayın hiç verilmediği veya hangi işlem sırasında alındığının bilinmediği iddia ediliyorsa şirketin dayandığı onayın ayrıca değerlendirilmesi mümkündür. Ticari elektronik ileti şikâyetlerinde ispat yükümlülüğünün hizmet sağlayıcıya ait olduğu Ticaret Bakanlığının uygulama açıklamalarında da belirtilmektedir. KVKK bakımından ise telefon numarasının hangi hukuki işleme şartına dayanılarak elde edildiği ve kullanıldığı ayrıca önem taşır.
Bir mağazaya yalnız fatura için telefon numarası verdim. Sonradan reklam gönderebilir mi?
Telefon numarasının belirli bir işlem için alınması, aynı numaranın reklam ve pazarlama amacıyla kullanılmasına kendiliğinden dayanak oluşturmaz. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 2022/31 sayılı kararında da hukuka uygun biçimde elde edilmiş iletişim bilgisinin daha sonra elde edilme amacıyla bağlantısız biçimde reklam ve pazarlama amacıyla kullanılması ayrıca değerlendirilmiş ve ihlal sonucuna ulaşılmıştır.
Kasada SMS kodunu söyledim. Bu kod reklam izni olabilir mi?
Kodun hangi amaçla istendiğinin kişiye açık şekilde bildirilmesi gerekir. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 2025/1072 sayılı İlke Kararı, ödeme, fatura, üyelik, açık rıza ve ticari elektronik ileti onayı gibi farklı işlemlerin tek bir doğrulama kodunda birleştirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Arkadaşım telefon numaramı bir firmaya vermiş. Bu yeterli midir?
Bir üçüncü kişinin telefon numarasını şirkete aktarması, şirketin bu numarayı pazarlama amacıyla kullanabilmesi için gereken hukuki şartı kendiliğinden sağlamaz. Kişisel Verileri Koruma Kurumunun 2026 tarihli duyurusu ile 2026/1183 sayılı Kurul kararı, referans ve benzeri yollarla üçüncü kişilerden edinilen iletişim bilgilerinin reklam kullanımını bu yönüyle ele almaktadır.
Hiç tanımadığım bir firma numaramı nereden aldığını söylemek zorunda mı?
Veri sorumlusunun KVKK kapsamında aydınlatma ve ilgili kişinin başvurusuna cevap verme yükümlülükleri vardır. Kişi, kendi kişisel verilerinin işlenmesine ilişkin bilgi isteyebilir; verinin hangi yöntemle toplandığı ve hukuki sebebi de aydınlatma yükümlülüğünün kapsamındadır. Başvuru usulüne uygun yapılmasına rağmen şirketin cevap vermemesi hâlinde Kurula şikâyet yolu değerlendirilebilir.
KVKK’ya başvurursam para alır mıyım?
Kurulun verdiği idari para cezası başvuru sahibine ödenmez. Kişilik hakkının ihlal edildiği ve tazminat koşullarının oluştuğu düşünülüyorsa tazminat ayrıca mahkemede istenir. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 2020/43 ve 2020/41 sayılı kararlarında da tazminat talebinin genel mahkemelerde ileri sürülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tazminat için önce KVKK Kurulundan karar almak zorunda mıyım?
KVKK’nın kendi açıklamasında veri sorumlusuna başvurunun zorunlu, Kurula şikâyetin ise ihtiyari olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle Kurul şikâyeti ile yargı yolunu aynı şey olarak görmek doğru değildir. Tazminat talebinin koşulları ve görevli mahkeme somut uyuşmazlığa göre ayrıca değerlendirilmelidir.
WhatsApp’tan gelen şirket reklamları da hukuka tabi midir?
Mesajın WhatsApp üzerinden gönderilmesi tek başına reklam ve kişisel veri kurallarını ortadan kaldırmaz. Ticaret Bakanlığının tanımı elektronik iletişim araçlarıyla yapılan ticari tanıtım ve pazarlama iletilerini kapsar. Dolayısıyla mesajın hukuki niteliği kullanılan uygulamanın adından ziyade gönderenin sıfatı, mesajın amacı ve içeriği dikkate alınarak belirlenir.
Dolandırıcılık mesajını TİSS’e mi şikâyet etmeliyim?
Mesaj yalnız ticari reklam niteliğinde değil de dolandırıcılık veya başka bir suç şüphesi taşıyorsa adli başvuru yolları ayrıca değerlendirilmelidir. Adalet Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü dolandırıcılık mağdurlarının kolluk veya Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edebileceğini belirtmektedir.
Kaynakça – Yazıda Kullanılan Başlıca KVKK Kararları
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 10.06.2026 tarihli ve 2026/1183 sayılı Karar: Üçüncü kişilerden referans/marka elçiliği yöntemiyle elde edilen telefon numarasının reklam ve pazarlama amacıyla kullanılmasının hukuki dayanağı.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 10.06.2025 tarihli ve 2025/1072 sayılı İlke Kararı: Ürün ve hizmet sunumu sırasında SMS doğrulama kodunun farklı açık rıza ve ticari ileti işlemleriyle birlikte kullanılması.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 08.08.2024 tarihli ve 2024/1361 sayılı Karar: Hizmet hakkında bilgi alma ile reklam ve pazarlama amacıyla açık rızanın birbirine bağlanması.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 10.02.2022 tarihli ve 2022/107 sayılı Karar: Telefon numarasının veri işleme şartı bulunmaksızın kullanılması ve reklam içerikli SMS gönderimi.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 18.01.2022 tarihli ve 2022/31 sayılı Karar: Hukuka uygun elde edilmiş iletişim bilgisinin elde edilme amacı dışında reklam ve pazarlama amacıyla kullanılması.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 04.06.2021 tarihli ve 2021/545 sayılı Karar: Reklam SMS’inde iptal imkânının bulunmasının, telefon numarasının hukuka uygun işlenmesi şartının yerine geçmemesi.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 31.05.2019 tarihli ve 2019/162 sayılı Karar: Telefon numarasının reklam SMS’i gönderilmesi amacıyla işlenmesinde geçerli bir veri işleme şartının bulunmaması.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 24.01.2019 tarihli ve 2019/9 sayılı Karar: Veri sorumlusuna başvuru ile Kurula şikâyette 30 ve 60 günlük sürelerin uygulanması.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 16.01.2020 tarihli ve 2020/43 sayılı Karar: KVKK kapsamında ileri sürülen manevi tazminat talebinin Kurulun değil genel mahkemelerin görev alanında bulunması.
Nasıl Yapılır?
1. İzin Yönetim Sistemi (İYS) ile Mesajları Engel
İYS, ticari elektronik iletiler için kurulan merkezi bir kayıt ve izin sistemidir. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve Ticari İletişim Yönetmeliği ile yürürlüğe konmuştur. Mesaj göndermeden önce şirketlerin alıcıdan onay alması ve bu onayı İYS’ye kaydetmesi zorunludur. Bu sistem üzerinden kendi numaranı görerek istemediğin ticari mesajlara izin vermeyi kapatabilirsin. Bu işlem, istenmeyen SMS ve e-posta akışını ciddi ölçüde keser.

2. Ticari Elektronik İleti Şikâyet Sistemi (TISS)
İYS’de izinleri kapattıktan sonra hâlâ izinsiz mesaj alıyorsan veya gönderici İYS’de kayıtlı değilse, Ticaret Bakanlığı’nın Ticari Elektronik İleti Şikâyet Sistemi (TISS) üzerinden şikâyet edebilirsin. Bu şikâyet aracılığıyla Ticaret İl Müdürlükleri, izinsiz veya mevzuata aykırı ticari iletilerle ilgili idari para cezası uygulayabilir. Şikâyet için sistemde iletinin ekran görüntüsünü, gönderici bilgilerini ve mesaj tarihini yüklemek gerekir; ekran görüntüsü olmadan başvurular genellikle işleme alınmaz.
İlgili sisteme şu adresten ulaşabilirsin:
➡ https://tiss.gtb.gov.tr

3. KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) Şikâyeti
E-posta, SMS, WhatsApp gibi elektronik iletiler için numaran, adresin veya diğer kişisel verilerin işleniyorsa, bu veri işleme KVKK kapsamında açık rızaya bağlanmıştır. Açık rıza olmadan ticari mesaj gönderilmesi, KVKK açısından kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi olarak değerlendirilir. Bu durumda KVKK’ya ayrı bir şikâyet yapabilir ve veri sorumlusu firmanın para cezalarına çarptırılmasını talep edebilirsin. KVKK ihlalleri için şikâyet sayfası şurada:
➡ https://ihlalbildirim.kvkk.gov.tr/
Not: KVKK kapsamında ceza alındığında bu para devlete aktarılır, mağdura ödeme yapılmaz.
4. BTK Hakların — Elektronik Haberleşme Hukuku
Elektronik haberleşme kanunları da abonenin izinsiz ileti almasını engellemeye yönelik haklar tanır. BTK, izinsiz pazarlama SMS’leri hakkında abonelere ret/engelleme hakkı verir ve operatörler Hukuka aykırı iletileri engellemekle yükümlüdür. Ayrıca 1 Ocak 2025 itibarıyla yabancı kaynaklı izinsiz SMS/MMS ve aramalar da engellenmeye başlamıştır.
5. Dolandırıcılık Amaçlı Mesajlar İçin Ayrı Adımlar
İzinsiz reklam içerikli mesajların dışında gelen dolandırıcılık amaçlı SMS, e-posta veya aramalar için Ticaret Bakanlığı’nın sistemleri yeterli olmayabilir. Bu durumda savcılığa suç duyurusunda bulunmak gerekir. Örneğin dolandırıcılık, sahte siteler, karakol veya savcılığa şikayet edilerek cezaî soruşturma başlatılabilir.
6. Akıllı Telefon İçinden Engelleme ve Filtreler
Teknik olarak mesajların tamamen kesilmesi için kendi telefonunda SMS engelleme veya “Spam filtreleme” ayarlarını da kullanabilirsin. Örneğin Android telefonlarda belirli numaraları veya kodları engellemek mümkündür; bu teknik engelleme, hukuki engellemeden bağımsızdır ama günlük rahatsızlığı azaltır.

