Ayıpsız Misliyle Değiştirilecek Ürün Artık Üretilmiyorsa Ne Olur? Bedel Nasıl Hesaplanır, Karar Nasıl İcraya Konulur?

Ayıplı ürünün yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesine rağmen aynı ürün artık temin edilemiyorsa, değişim kararı İcra ve İflas Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca bedel tahsil edilerek yerine getirilir. Bunun için tüketicinin yeniden ayıplı mal davası açması gerekmez. Değişim kararına dayanılarak başlatılan icra dosyasında ürünün teslimi istenir; teslim edilemediğinde kanundaki değer belirleme usulü uygulanır ve belirlenen tutar aynı dosyadan tahsil edilir.

Tahsil edilecek tutar, firmanın teklif ettiği eski fatura bedeliyle sınırlı değildir. İlamın içeriği, değerlemede esas alınacak tarih ve teslimine karar verilen ürünün teknik özellikleri hesaplamayı belirler. Üretimi sona eren ürün için uygun bir güncel model karşılaştırmaya alınırsa, iki ürün arasındaki fiyatı etkileyen donanım farkları parasal olarak ayrıştırılır.

Tüketicinin de ayıplı ürünü mahkeme kararına uygun biçimde iade etmesi gerekir. Ürünü elinde tutarak hem yenisini hem de değişim yerine belirlenen bedeli almak mümkün değildir.

Üretimin sona ermesi değişim hakkını ortadan kaldırır mı?

Ürünün üretimden kaldırılması, satıcının ayıplı maldan doğan sorumluluğunu sona erdirmez. Aynı modelin üretimi bitmiş olsa da kullanılmamış stokları bulunabilir. Bu nedenle firmanın “üretimi durdu” açıklaması ile ayıpsız mislin gerçekten temin edilememesi ayrılmalıdır.

Henüz değişim kararı verilmemişse, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 11. maddesindeki şartlar incelenir. Malın ayıplı olması, değişimin mümkün bulunması ve satıcı bakımından orantısız güçlük doğurmaması gerekir. Orantısızlık incelenirken malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik hakların tüketici bakımından doğuracağı sorunlar esas alınır.

Değişim kararı verilmiş ve icra edilebilir durumdaysa, firma üretimin sona erdiğini bildirerek dosyayı kapattıramaz. Aynen teslim mümkün değilse İİK m. 24 uygulanır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2005 tarihli, 2005/4-309 E., 2005/391 K. sayılı kararında, model yılı eski olan ayıplı aracın aynı nitelikte sıfır kilometre yenisiyle değiştirilmesine ilişkin hüküm uygun bulunmuştur. Aracın modelinin eskimesinin değişim istemini karşılamamak için gerekçe oluşturmayacağı; infaz sırasında hükme konu mal bulunamazsa İİK m. 24’ten yararlanılacağı kabul edilmiştir. Karar 4077 sayılı Kanun dönemine ait olduğundan, günümüzde açılacak davalarda 6502 sayılı Kanun’un değişime ilişkin şartları da aranır.

Henüz karar yoksa nereye başvurulur, hangi talepte bulunulur?

Kişisel kullanım amacıyla satın alınan ayıplı bir ürünün değiştirilmesi için uyuşmazlığın değerine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulur.

2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Başvuru, tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki yetkili hakem heyetine yapılır. e-Devlet üzerinden TÜBİS kullanılarak başvuru yapılması da mümkündür. Hakem heyetine başvurmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu yoktur.

Uyuşmazlık değeri 186.000 TL veya üzerindeyse önce dava şartı arabuluculuğa başvurulur. Anlaşma sağlanamazsa ayıplı malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemiyle tüketici mahkemesinde dava açılır. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerde dava, tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Tüketici kendi yerleşim yerinde de dava açabilir.

Başvuruya fatura veya satın almayı gösteren belgeler, servis kayıtları, arıza bildirimleri, değişim talebine verilen cevaplar ve ürünün özelliklerini gösteren belgeler eklenir. Değişim isteniyorsa talep bölümünde ürünün marka, model, kapasite, donanım ve paket içeriği açıkça belirtilmelidir. Telefon için depolama kapasitesi, robot süpürge için istasyon ve aksesuarlar, araç için motor, şanzıman ve donanım paketi uyuşmazlığın kapsamını belirler.

Değişim talebi satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilebilir. Üretici ve ithalatçının kanundaki sorumluluktan kurtulma şartları saklıdır. Başvuruda doğru şirket unvanının gösterilmesi önemlidir; servis, satıcı, ithalatçı ve internet alışveriş platformu her zaman aynı tüzel kişi değildir.

Değişim istemekle satış bedelini geri istemek arasında ne fark vardır?

Sözleşmeden dönerek bedel iadesi isteyen tüketici, ödediği satış bedelinin geri verilmesini talep eder. Ayıpsız misliyle değişim isteyen tüketici ise sözleşmeye uygun ürünün teslimini ister. Değişim kararı icrada yerine getirilemediğinde hesaplanan bedel, teslim edilemeyen ürünün İİK m. 24 kapsamındaki parasal karşılığıdır.

Örneğin 20.000 TL’ye satın alınan bir cihaz için mahkeme yalnız 20.000 TL’nin faiziyle iadesine hükmetmişse, icra müdürlüğü bu para alacağını kendiliğinden güncel cihaz fiyatına yükseltemez. Karar ayıpsız misliyle değişime ilişkinse ve ürün teslim edilemiyorsa, değer tespiti İİK m. 24’e göre yapılır.

Bu ayrım dava talebinin kurulmasında önemlidir. Değişim kararıyla para iadesi kararının icrası aynı değildir. İcra müdürlüğü mahkemenin verdiği hükmü uygular; tüketicinin seçtiği hakkı veya mahkemenin hükmettiği edimi değiştiremez.

Üretimi biten ürün yerine en yeni model verilir mi?

Ayıpsız misliyle değişim kararı, tüketiciye üreticinin en pahalı veya en yeni ürününü seçme hakkı vermez. Teslim edilecek ürün, hükümde belirtilen nitelikleri karşılamalıdır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 05.02.2013 tarihli, 2012/23313 E., 2013/2288 K. sayılı kararında, ayıpsız misliyle değişim istemi üzerine teslim tarihindeki “son model” aracın verilmesine hükmedilmesi, taleple bağlılık ilkesine aykırı bulunmuştur. Kararın dayanağı, hâkimin tüketicinin talebini aşarak farklı kapsamda bir teslim yükümlülüğü kuramamasıdır.

Taraflar belirli bir yeni modelin tesliminde anlaşırsa değişim bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Anlaşmada model kodu, kapasite, aksesuarlar, teslim tarihi ve varsa tüketicinin ayrıca seçtiği üst donanımın bedeli yazılmalıdır.

Anlaşma sağlanamaz ve hükümdeki ürün teslim edilemezse çözüm, tüketiciyi firmanın seçtiği başka bir ürünü almaya zorlamak değildir. İİK m. 24 kapsamında bedel belirlenir.

Daha düşük donanımlı yeni ürün kabul edilmek zorunda mı?

Tüketici, hükümdeki özellikleri karşılamayan bir ürünü değişim borcunun tam olarak yerine getirilmesi sayarak kabul etmek zorunda değildir. Ürünün daha yeni olması, eksik bir temel özelliği gidermiş sayılmaz.

256 GB kapasiteli telefon yerine 128 GB kapasiteli telefon önerilmesi, depolama kapasitesi bakımından eksik teslimdir. Robot süpürgenin satış paketinde otomatik boşaltma ve mop yıkama istasyonu bulunuyorsa, yalnız süpürge gövdesinin verilmesi paketin tamamının teslimi değildir. İki batarya ve motorlu başlıklarla satılan dikey süpürgede bu parçaların eksik bırakılması da aynı sorunu doğurur. Otomatik şanzımanlı araç karşılığında manuel şanzımanlı araç teklif edilmesi, kararlaştırılan kullanım niteliğini değiştirir.

İcra sırasında böyle bir ürün sunulursa, tüketici eksik özellikleri model ve katalog bilgileriyle açıklayarak icra dosyasına bildirir. Teslim tutanağında önerilen ürünün tam modeli ve kabul edilmeme nedeni gösterilmelidir. İcra müdürlüğü eksik ürünü ilama uygun kabul ederse, bu işlem icra hukuk mahkemesine şikâyet edilir.

Yeni modeldeki teknik gelişmelerin eski üründeki bir eksikliği karşılayıp karşılamadığı tartışmalıysa, karşılaştırma uzman incelemesiyle çözülür. Tüketicinin tercihine bırakılmayan bu teknik uyuşmazlıkta firmanın “muadil ürün” açıklaması kesin sonuç doğurmaz.

Değişim için tüketiciden fiyat farkı istenebilir mi?

Mahkeme kararındaki değişim yükümlülüğünün yerine getirilmesi için tüketiciden yeni satış yapılıyormuş gibi fiyat farkı istenemez. Yargılama boyunca ürün fiyatlarının yükselmesi, değişim borcuna ek ücret eklenmesini haklı kılmaz. Seçimlik hakkın yerine getirilmesi nedeniyle doğan masraflar, 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca bu hakkı yerine getiren tarafa aittir.

Tüketici kendi isteğiyle hükümdeki edimin dışında daha üst bir ürün seçerse taraflar ayrıca bedel kararlaştırabilir. Örneğin aynı kapasitedeki telefonla değişim yerine daha yüksek depolama kapasiteli farklı bir cihaz alınması için yapılan açık anlaşma bu kapsamdadır.

Bedel hesabında yeni modelin ilave özelliklerinin değerinin düşülmesi ise tüketiciden fiyat farkı alınması değildir. Bu işlem, eski üründeki özelliklere karşılık gelen ayıpsız değerin bulunması için yapılır.

Değişim kararı hangi icra dairesinde ve nasıl takibe konulur?

Ayıpsız misliyle değişim kararı için taşınır teslimine ilişkin ilamlı icra takibi başlatılır. İİK m. 34 uyarınca ilamın icrası herhangi bir icra dairesinden istenebilir; yalnız kararı veren mahkemenin bulunduğu yerde takip açılması zorunlu değildir.

Mahkeme kararı takip talebine eklenir. Talepte alacaklı ve borçlunun bilgileri, kararın mahkemesi, tarihi ve numarası ile teslimine hükmedilen ürün açıkça gösterilir. İlamda tüketiciye yüklenen iade borcu da belirtilir. Ürünün bulunduğu adres ve teslim için hazır olduğu bilgisi dosyaya sunulur. İlamda hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücreti gibi para alacakları ayrıca gösterilir.

İcra müdürlüğü, taşınır teslimine ilişkin Örnek No. 2 icra emrini borçluya gönderir. Borçluya, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmedilen ürünü teslim etmesi bildirilir.

Satım sözleşmesinden doğan ayıpsız misliyle değişim kararının icrası için kesinleşme beklenmez. Firmanın istinaf veya temyize başvurması icrayı kendiliğinden durdurmaz. İcranın geri bırakılmasına ilişkin karar alınmışsa takip bu kararın kapsamına göre durur. Tüketici hakem heyeti kararları da ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümler uyarınca icraya konulur; karara itiraz edilmesi, ayrıca durdurma kararı verilmedikçe icrayı durdurmaz.

Yedi günlük süre geçmesine rağmen teslim yapılmazsa tüketici, icra dosyasına dilekçe vererek aynen teslim işlemlerinin yürütülmesini; mal veya misli borçlunun elinde bulunmuyorsa İİK m. 24 uyarınca değerinin belirlenmesini ister.

Firma ürünü teslim etmezse icra müdürlüğü ne yapar?

Hükmedilen ürün veya misli borçlunun elindeyse icra müdürlüğü aracılığıyla alınarak tüketiciye teslim edilir. Firma, elinde bulunan ve hükme uygun ürünü vermek yerine istediği bir tutarı ödeyerek yükümlülüğünden kurtulamaz.

Ürün borçlunun elinde bulunmuyorsa bedel aşamasına geçilir. Değer ilamda yazılı değilse veya ihtilaflıysa, icra müdürlüğü kanundaki usulle rayiç değeri belirler. Belirlenen bedel ödenmezse aynı takip dosyasında borçlunun banka hesapları, alacakları ve haczi mümkün diğer malvarlığı üzerinde haciz istenir. Bunun için tüketicinin yeni bir bedel davası açması veya ayrı bir takip başlatması gerekmez.

Takip, kararda borçlu olarak gösterilen kişi veya şirkete yöneltilir. Davada taraf olmayan bağımsız bir bayinin malları, aynı markayı satması nedeniyle hüküm borçlusunun malı sayılamaz.

Eski ürünü iade etmeden yeni ürün veya para alınabilir mi?

Karar karşılıklı iade ve değişim öngörüyorsa tüketici de kendi teslim borcunu yerine getirmelidir. İcra dosyası açılırken ürünün iadeye hazır olduğu bildirilir ve iadenin dosya üzerinden gerçekleştirilmesi istenir. Yalnız yeni ürünün veya parasının tahsilini istemek, tüketicinin iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 21.04.2022 tarihli, 2021/12358 E., 2022/5006 K. sayılı kararında, ayıplı aracın iadesi ile ayıpsız aracın teslimini aynı anda öngören ilam bakımından tüketicinin kendi edimini yerine getirmesi gerektiği kabul edilmiştir. İadeyi gösteren belge sunulmadığı ve aracın teslimi için icra müdürlüğüne başvurulmadığı durumda, tüketici edimini yerine getirinceye kadar takibin durdurulması gerektiği belirtilmiştir.

İcra dosyasına verilecek teslim dilekçesinde ürünün marka, model ve seri numarası, bulunduğu adres, teslim edilecek aksesuarlar ve varsa firmanın teslimden kaçındığını gösteren belgeler yer almalıdır. Talep, ürünün ilam gereğince borçluya teslimi için gerekli işlemlerin yapılmasına yöneltilmelidir.

Ürün zaten servisteyse servis formu dosyaya sunulur. Servisin hangi şirket adına ürünü kabul ettiği ve ürünün onarım amacıyla mı yoksa mahkeme kararına dayanan iade kapsamında mı tutulduğu açıklığa kavuşturulur.

Firma eski ürünü teslim almıyorsa hangi işlem yapılır?

Önce icra dosyasına teslim talebi verilir. Borçluya teslim için bildirim yapılması, ürünün mevcut durumunun ve aksesuarlarının tutanakla belirlenmesi, borçlunun kabulden kaçınmasının kayda geçirilmesi istenir. Taşıma veya muhafaza işlemi gerekiyorsa icra müdürlüğünün belirlediği gider avansı yatırılır.

Teslim sorunu bu yolla çözülemez ve ürünün hukuken belirlenmiş bir yerde muhafazaya bırakılması gerekirse, TBK m. 106 ve 107 uyarınca tevdi mahalli belirlenmesi istenir. Başvuru, ifa yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır. Dilekçeye değişim kararı, icra dosyası bilgileri, ürünün kimliği, teslim teklifleri ve firmanın kabulden kaçındığını gösteren kayıtlar eklenir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.10.2016 tarihli, 2016/4690 E., 2016/8860 K. sayılı kararında, ilamdan doğan ödemenin kabul edilmemesi üzerine istenen tevdi mahalli belirlenmesinin çekişmesiz yargı işi olduğu ve sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği kabul edilmiştir. Karar para borcuna ilişkindir; ürün iadesinde tevdi şartlarının oluşup oluşmadığı ayrıca TBK m. 106 ve 107 çerçevesinde incelenir.

Mahkemenin yer belirlemesiyle işlem tamamlanmaz. Ürün belirlenen yere teslim edilir, teslim belgesi alınır ve icra dosyasına sunulur. Ürünü mağaza kapısına bırakmak veya firmanın onayı olmadan herhangi bir depoya göndermek, usulüne uygun tevdi yerine geçmez.

İade edilen ürün için nasıl teslim belgesi düzenlenir?

Teslim belgesinde ürünün hangi kararın uygulanması için, kim tarafından ve hangi şirket adına teslim alındığı açıkça yazılmalıdır. Telefonda IMEI ve seri numarası; süpürgede model kodu, seri numarası, batarya ve başlıklar; robot süpürgede istasyon ve aksesuarlar belirtilir. Araçta plaka, şasi numarası, anahtarlar ve teslim anındaki durum kayda geçirilir.

Kargo kullanılacaksa firmanın yetkili teslim adresi ve gönderim talimatı yazılı olarak alınmalıdır. Kargo teslim kaydının yanında paket içeriğini gösteren liste ve ürünün kimliğini belirleyen belgeler saklanmalıdır. Yalnız “bir paket teslim edildi” kaydı, hangi ürünün ve hangi parçaların iade edildiği tartışmasını çözmeyebilir.

İcra müdürlüğü huzurunda yapılan teslimde bu bilgiler tutanağa geçirilir. Ürün önceden firmaya verilmişse imzalı teslim belgesi dosyaya sunularak iade borcunun yerine getirildiğinin kayda alınması istenir.

Araç iadesinde yediemine bırakmak yeterli mi?

Araçta fiziki teslimin yanında mülkiyet devrinin de tamamlanması gerekir. Anahtarın verilmesi, aracın servise park edilmesi veya yediemin deposuna bırakılması, tescil işlemi yapılmamışsa iade yükümlülüğünü tamamlamaz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.11.2015 tarihli, 2014/17814 E., 2015/19465 K. sayılı kararında, ayıplı aracın icra müdürü huzurunda yediemine bırakıldığı ve değişim yerine belirlenen bedelin tüketiciye ödendiği uyuşmazlıkta, araç şirket adına tescil edilmediği için iadenin tamamlanmadığı kabul edilmiştir. Tüketiciye devir için süre verilmesi; devir yapılmazsa ödenen paranın İİK m. 361 uyarınca geri isteneceğinin bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle araç teslim talebinde yalnız yediemine bırakma değil, ilama uygun devir ve tescil işlemlerinin tamamlanması da istenmelidir. Araç üzerinde rehin veya haciz varsa bunların kaldırılması için gerekli işlemler yürütülür. Değişim kararı, üçüncü kişilerin araç üzerindeki haklarını kendiliğinden sona erdirmez.

Ürün bulunamazsa bedel hangi tarihe göre hesaplanır?

İİK m. 24, değerin ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu durumda haciz tarihindeki rayicin esas alınmasını öngörür. Ancak karşılıklı teslim içeren değişim dosyalarında, bu tarihin belirlenmesi için eski ürünün iadesi ile borçlunun aynen teslim edemediğini bildirdiği tarih incelenir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.04.2016 tarihli, 2016/5373 E., 2016/7660 K. sayılı kararında, ayıplı aracın teslimi sağlanmışsa borçlunun ayıpsız aracın elinde bulunmadığını bildirdiği tarihin haciz tarihi kabul edilerek değer tespiti yapılması gerektiği açıklanmıştır.

Örneğin ayıplı ürün 1 Haziran’da usulüne uygun iade edilmiş, firma 15 Haziran’da icra dosyasına ayıpsız mislin elinde bulunmadığını bildirmişse, anılan kararın koşullarında değerleme 15 Haziran itibarıyla yapılır. Raporun eylül ayında hazırlanması, eylül fiyatının esas alınmasını gerektirmez. Bilirkişi, belirlenen tarihteki fiyatı araştırır.

Tüketicinin ürünü henüz iade etmediği veya teslimin hukuken tamamlanmadığı dosyada ise firmanın daha önce söylediği “stok yok” sözü doğrudan değerleme tarihi kabul edilmemelidir. İcra müdürlüğünden, değer araştırmasına esas aldığı tarihi ve bunun dayanağını açıkça göstermesi istenir.

Üretimi biten ürünün bedeli nasıl hesaplanır?

Hesabın konusu, hükümde teslimine karar verilen ayıpsız ürünün değeridir. Sıfır ürünün teslimine hükmedilmişse, tüketicinin yıllardır kullandığı ayıplı ürünün ikinci el fiyatı hesaplamaya esas alınmaz.

Aynı ürünün kullanılmamış örnekleri için güvenilir piyasa verisi bulunuyorsa bunlardan yararlanılır. Aynı model artık bulunamıyorsa, teknik açıdan uygun emsal belirlenir. Emsal ürünün esas alınan tarihteki fiyatından, eski üründe bulunmayan ek özelliklerin belgelenmiş parasal karşılığı çıkarılır. Emsalde eksik kalan özellikler varsa bunların fiyat etkisi de açıklanır; önemli işlev farklılıkları bulunan uygunsuz bir ürün sırf fiyatı biliniyor diye emsal seçilmez.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11.02.2026 tarihli, 2025/8594 E., 2026/842 K. sayılı kararında, üretimi bulunmayan kumaş kesim makinesinin değerinin yalnız satış bedelinin Yİ-ÜFE artışıyla güncellenerek hesaplanması yeterli bulunmamıştır. Eski ve yeni makinelerin teknik belgelerinin toplanması, üstün ve eksik özelliklerin parasal karşılıklarının belirlenmesi ve yeni makinedeki ilave aksamın değerinin düşülmesi gerektiği kabul edilmiştir. Karar, İİK m. 24 kapsamındaki değer tespitine ilişkindir.

Örneğin üretimi sona eren robot süpürgenin karşılaştırılmasına uygun yeni modelin değerleme tarihindeki fiyatı 60.000 TL olsun. Teknik inceleme, yeni modelde eski üründe bulunmayan iki ek özelliğin toplam fiyat etkisini 8.000 TL olarak belirlemiş ve diğer özelliklerin karşılığı olduğunu doğrulamışsa, hesap 60.000 TL’den 8.000 TL çıkarılarak 52.000 TL’ye ulaşır.

Buradaki 8.000 TL tahminle belirlenemez. Paketler arasındaki fiyat farkları, üretici verileri, teknik donanım ve piyasa araştırmasıyla açıklanmalıdır. “Yeni model daha gelişmiş olduğu için yüzde yirmi düşüldü” biçiminde gerekçesiz bir kesinti yeterli değildir.

Araçta da aynı yöntemle, örneğin uygun güncel emsalin 2.400.000 TL’lik fiyatından eski araçta bulunmayan donanımların ispatlanan 180.000 TL’lik karşılığı çıkarıldığında 2.220.000 TL bulunur. Bu örnekler hesap yöntemini gösterir; gerçek dosyada emsalin uygunluğu ve donanım değerleri uzman incelemesiyle belirlenir.

Bedeli kim belirler, tüketici hangi belgeleri sunmalıdır?

Bedeli firmanın müşteri hizmetleri veya tüketici kendi başına kesinleştirmez. İİK m. 24 uyarınca değer belirleme işlemini icra müdürlüğü yürütür. Kanun, borsa veya ticaret odalarından; bunların bulunmadığı yerlerde icra müdürünün seçeceği bilirkişiden alınacak bilgiye göre değer tespitini düzenler.

Tüketici, icra dosyasına ürünün tam modelini ve donanımını gösteren katalogları, faturayı, paket içeriğini, üretimin sona erdiğine ilişkin firma cevabını ve uygun emsallerin tarihli fiyat belgelerini sunar. Talebinde, hükümdeki ayıpsız ürünün belirtilen tarih itibarıyla değerinin araştırılmasını ister.

Raporun denetlenebilmesi için kullanılan emsal, fiyatın tarihi, sıfır veya ikinci el oluşu, aksesuarların hesaba katılıp katılmadığı ve teknik farkların parasal karşılığı açıklanmalıdır. Vergi dâhil tüketici satış fiyatıyla vergi hariç ticari fiyatın karıştırılması da hatalı sonuca yol açar.

Eski fatura bedelinin TÜFE veya Yİ-ÜFE ile artırılması, teknik karşılaştırmanın yerine geçirilmemelidir. Aynı şekilde internette bulunan en yüksek fiyatlı tek ilanın doğrudan kabul edilmesi de gerçek rayici ortaya koymaz.

İcra müdürlüğü düşük bedel belirlerse nereye başvurulur?

İcra müdürlüğünün değer tespitine karşı, işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde ilgili icra hukuk mahkemesine şikâyet başvurusu yapılır. Dilekçede icra dosyası, şikâyet edilen işlem, öğrenme tarihi ve hesap hataları belirtilir. Talep, hatalı değer tespitinin kaldırılması veya düzeltilmesi ve uygun uzman incelemesiyle değerin belirlenmesi yönünde kurulur.

Örneğin raporda sıfır ürün yerine ikinci el ilanlarının kullanıldığı, yanlış modelin emsal alındığı, depolama kapasitesinin düşük tutulduğu, süpürge istasyonunun hesaba katılmadığı veya hatalı tarihteki fiyatın esas alındığı somut belgelerle gösterilir. Yalnız “bedel çok düşük” denilmesi, teknik itirazın yerine geçmez.

2026 tarihli, 2025/8594 E., 2026/842 K. sayılı Yargıtay kararında da icra müdürlüğünün belirlediği değerin icra mahkemesince uzman bilirkişi incelemesiyle denetlenmesi gerektiği açıklanmıştır.

Şikâyet, ayrıca durdurma kararı verilmedikçe icrayı durdurmaz. İcra müdürlüğünün bir hakkı hiç yerine getirmemesi veya işlemi sebepsiz sürüncemede bırakması için süresiz şikâyet hükümleri vardır; ancak verilmiş bir değer tespitine itiraz ederken yedi günlük süre geçirilmemelidir.

Belirlenen bedele hangi tarihten faiz işler?

İlamda faiz ve başlangıç tarihi düzenlenmişse bu hüküm uygulanır. İlam yalnız değişime ilişkin olup faiz hakkında hüküm içermiyorsa, değişim yerine belirlenen bedel için borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarih esas alınır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.06.2012 tarihli, 2012/3703 E., 2012/19079 K. sayılı kararında, aynen teslimi mümkün olmayan aracın İİK m. 24 uyarınca değeri belirlendikten sonra, bu bedelin ödenmesi için borçluya gönderilecek muhtıranın tebliğinden itibaren faiz isteneceği kabul edilmiştir. İlamda faiz bulunmadığı hâlde satış tarihinden faiz yürütülmesi uygun görülmemiştir.

Bu durumda tüketici, değer tespitinden sonra icra müdürlüğünden bedelin ödenmesi için borçluya muhtıra gönderilmesini ister. Faiz hesabı tebliğ kaydına göre yapılır. İade borcunun yerine getirilmesi gereken dosyalarda teslim sürecinin de tamamlanmış olması gerekir.

Basit faiz hesabında anapara, uygulanacak yıllık oran ve faiz işleyen gün sayısı kullanılır. Örneğin yalnız hesap yöntemini göstermek üzere, 52.000 TL’ye yıllık yüzde 24 oranıyla 100 gün faiz yürütüldüğü varsayılırsa, 52.000 × 24 × 100 ÷ 36.500 işlemiyle 3.419,18 TL bulunur. Gerçek hesapta uygulanacak faiz türü, oranı ve dönem içindeki oran değişiklikleri esas alınır; farklı oranların geçerli olduğu dönemler ayrı hesaplanır.

Kullanım, kaza veya ürünün satılması tahsilatı nasıl etkiler?

Firma, tüketicinin dava boyunca ürünü kullanmış olmasını gerekçe göstererek kendi belirlediği kullanım bedelini kesemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2005 tarihli, 2005/4-309 E., 2005/391 K. sayılı kararında, o tarihteki tüketici mevzuatı kapsamında kullanımdan doğan yararın bedelden düşülmesi kabul edilmemiştir.

Olağan kullanım ile tüketicinin sorumluluğundaki ayrı hasar aynı değildir. Ayıptan bağımsız kaza, kırılma veya aksesuar kaybının iade edilen ürün üzerindeki etkisi belirlenmelidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19.11.2024 tarihli, 2023/5269 E., 2024/3729 K. sayılı kararında, tüketicinin sorumluluğundaki kazadan kaynaklanan değer kaybının değişim kapsamında karşılanmasını içeren hüküm korunmuştur. Bu, firmaya belgesiz ve tek taraflı kesinti yetkisi vermez.

Ürünün üçüncü kişiye satılması daha ağır sonuç doğurur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11.03.2024 tarihli, 2023/2983 E., 2024/1070 K. sayılı kararında, dava sırasında aracını devreden tüketicinin misliyle değişim hakkını yitirdiği kabul edilmiştir. Buna karşılık diğer seçimlik haklarına yönelik talebinin incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Değişim istenen malın elde tutulması ve iade edilebilir durumda korunması bu nedenle önemlidir.

Hangi durumda yeni ürün alınamaz, hangi durumda para tahsil edilemez?

Hükümdeki ürün gerçekten temin edilemiyorsa firma üretimi yeniden başlatmaya zorlanamaz; değişim kararının parasal karşılığı İİK m. 24 kapsamında tahsil edilir. Tüketicinin en yeni veya en pahalı modeli seçmesi, bu yöntemin yerine geçmez.

Henüz karar verilmemiş bir uyuşmazlıkta ayıp ispatlanamazsa veya kanundaki değişim şartları oluşmazsa değişim talebi kabul edilmez. Değişimin orantısız güçlük doğurduğu durumda sözleşmeden dönme ve bedel indirimi seçenekleri gündemdedir; hangi hakkın istendiği yargılamada açıkça ortaya konulmalıdır.

İade yükümlülüğü yerine getirilmiyorsa karşılıklı teslim içeren ilamın tahsiline devam edilemez. İcra edilebilir karar yalnız satıcı hakkında verilmişse, davada taraf olmayan ithalatçıdan aynı dosyayla tahsilat yapılamaz.

Bedel belirlenip haciz aşamasına geçilmesine rağmen borçlunun haczedilebilir malvarlığı bulunamaması da fiilî tahsilatı engeller. Mahkeme kararı ve değer tespiti alacağı ortaya koyar; borçlunun ödeme gücünü garanti etmez. Bu nedenle değişim talebinin hangi sorumlulara yöneltileceği, yalnız dava kazanmak açısından değil, kararın uygulanabilmesi açısından da önem taşır.

Kaynakça

  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun; m. 8–12, 68, 70, 73 ve 73/A. Ayıplı mal, değişim hakkı, başvuru yolları ve tüketici kararlarının icrası.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu; m. 8, 16, 22, 24, 34–36, 59 ve 361. Taşınır teslimi, değer tespiti, şikâyet, takip giderleri ve yanlış ödenen paranın geri alınması.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; m. 106–107. Teslimin kabul edilmemesi ve tevdi.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; m. 26, 350, 367, 382 ve 383. Taleple bağlılık, kararların icrası ve tevdi mahalli belirlenmesinde görev.
  • 23.12.2025 tarihli, 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tüketici hakem heyeti parasal sınırlarına ilişkin Tebliğ; m. 3. 2026 yılı başvuru sınırı.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2005 tarihli, 2005/4-309 E., 2005/391 K. sayılı kararı. Eski model ürünün değişimi, İİK m. 24 ve kullanım bedeli.
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 05.02.2013 tarihli, 2012/23313 E., 2013/2288 K. sayılı kararı. Değişim talebi üzerine talep aşılarak son model araç verilmesi.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 21.04.2022 tarihli, 2021/12358 E., 2022/5006 K. sayılı kararı. Karşılıklı teslim içeren ilamda tüketicinin iade yükümlülüğü.
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.10.2016 tarihli, 2016/4690 E., 2016/8860 K. sayılı kararı. Tevdi mahalli belirlenmesinde görevli mahkeme.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.11.2015 tarihli, 2014/17814 E., 2015/19465 K. sayılı kararı. Araç iadesinde tescil işlemi ve erken ödenen bedelin geri alınması.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.04.2016 tarihli, 2016/5373 E., 2016/7660 K. sayılı kararı. Karşılıklı teslimde değerleme tarihinin belirlenmesi.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11.02.2026 tarihli, 2025/8594 E., 2026/842 K. sayılı kararı. Üretimi sona eren malın teknik karşılaştırma ve donanım farklarıyla değerlenmesi.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.06.2012 tarihli, 2012/3703 E., 2012/19079 K. sayılı kararı. İİK m. 24 kapsamında belirlenen bedelde faiz başlangıcı.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19.11.2024 tarihli, 2023/5269 E., 2024/3729 K. sayılı kararı. Ayıptan bağımsız kazanın doğurduğu değer kaybı.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11.03.2024 tarihli, 2023/2983 E., 2024/1070 K. sayılı kararı. Dava sırasında malın devrinin değişim hakkına etkisi.

Bu içeriği paylaş
WhatsAppLinkedInXE-posta
İLGİLİ İÇERİKLER

Bu Konuda Devam Edin

WhatsApp'tan Yazın