Ev Sahibinin Hapis Hakkı Nedir? Ödenmeyen Kira İçin Kiracının Eşyalarına El Konulabilir mi?

📅 25 Ağustos 2023 🔄 Son güncelleme: 22 Temmuz 2026

Kiraya verenlerin en önemli sorunlarından biri, ödenmeyen kira bedellerinin nasıl güvence altına alınacağıdır. Kiracı kira borcunu ödemediğinde ev sahibi icra takibi başlatabilir, şartları varsa tahliye talep edebilir ve alacağını genel haciz yoluyla tahsil etmeye çalışabilir. Bunun yanında kanun, belirli şartlar altında kiraya verene, kiralanan taşınmazda bulunan bazı eşyalar üzerinde hapis hakkı da tanımaktadır.

Hapis hakkı, ev sahibinin kiracının eşyalarını kendi başına alıp götürmesi veya satması anlamına gelmez. Bu hak, kira alacağının güvence altına alınmasını sağlayan kanuni bir rehin hakkıdır. Hakkın kullanılabilmesi için icra dairesine başvurulması, hapis hakkına tabi eşyaların tespit edilmesi ve işlemlerin kanuni usule göre yürütülmesi gerekir.

İçindekiler
  1. Kiraya Verenin Hapis Hakkının Hukuki Dayanağı Nedir?
  2. Hapis Hakkı Hangi Kira Borçlarını Kapsar?
  3. Hangi Eşyalar Üzerinde Hapis Hakkı Kullanılabilir?
  4. Evdeki Koltuk, Buzdolabı ve Çamaşır Makinesi Üzerinde Hapis Hakkı Var mıdır?
  5. Eşyalar Başkasına Aitse Hapis Hakkı Kullanılabilir mi?
  6. Alt Kiracının Eşyaları da Hapis Hakkına Girer mi?
  7. Ev Sahibi Kiracının Eşyalarını Kendi Başına Kilitleyebilir mi?
  8. Hapis Hakkı Nasıl Kullanılır?
  9. Kiracı Eşyaları Kaçırmak Üzereyse Ne Yapılabilir?
  10. Hapis Hakkına Tabi Eşyaların Kaçırılmasının Cezası Var mıdır?
  11. Kiracı Eşyaları Daha Önce Götürmüşse Hapis Hakkı Biter mi?
  12. Hapis Hakkı İçin Mahkeme Kararı Gerekir mi?
  13. Hapis Hakkı Tahliye Davasının Yerine Geçer mi?
  14. Hapis Hakkı ile Haciz Aynı Şey midir?
  15. Kiracının Borcu Ödemesi Hâlinde Eşyalar Ne Olur?
  16. Ev Sahibinin Hapis Hakkı Konutlarda mı, İş Yerlerinde mi Daha Etkilidir?
  17. Hapis Hakkı Defteri Tutulduktan Sonra 15 Günlük Süre Neden Önemlidir?
  18. Hapis Hakkı İçin Hangi İcra Takibi Başlatılır?
  19. Malların Satışı Kendiliğinden Yapılır mı?
  20. Kiracı Eşyaları Kaçırırsa Ne Olur?
  21. On Günlük Süre Geçirilirse Ne Olur?
  22. Kolluk Kuvvetleri Eşyaları Kendiliğinden Geri Getirir mi?
  23. Eşyalar Henüz Kiralanandan Çıkarılmadan Önce Ne Yapılabilir?
  24. İcra Dairesi Eşyaları Hemen Muhafaza Altına Alır mı?
  25. Kiracı Malların Kendisine Ait Olmadığını Söylerse Ne Olur?
  26. Eşyaları Kaçıran Kiracıya Ceza Verilir mi?
  27. Süreler Nasıl Hesaplanmalıdır?
  28. Otel – Pansiyon- Otopark Sahibinin Hapis Hakkının Şartları Nelerdir?
  29. Hangi Eşyalar Üzerinde Kullanılabilir?
  30. Ne Kadarlık Alacak İçin Hapis Hakkı Kullanılabilir?
  31. İşletmeci Eşyayı Doğrudan Satabilir mi?
  32. Otopark İşletmesi Ücret Ödenmediğinde Aracı Bırakmayabilir mi?
  33. Öncelikle Kira Borcu ve Hapis Hakkının Kapsamı Kontrol Edilmelidir
  34. Ev Sahibine Yazılı İhtar Gönderilebilir
  35. İcra Müdürlüğünün İşlemine Karşı Şikâyet Yoluna Başvurulabilir
  36. Kira Borcuna ve Hapis Hakkına İtiraz Edilebilir
  37. Eşyalar Üçüncü Kişiye Aitse İstihkak İddiasında Bulunulabilir
  38. Ev Sahibi Eşyalara Kendi Başına El Koymuşsa İade Talep Edilebilir
  39. Kilit Değiştirilmişse Kiracı Ne Yapmalıdır?
  40. Borç Ödenerek veya Teminat Gösterilerek Eşyalar Kurtarılabilir mi?
  41. Kiracı Eşyaları Gizlice Götürebilir mi?
  42. Kiracının Başvurabileceği Hukuki Yollar Nelerdir?

Kiraya Verenin Hapis Hakkının Hukuki Dayanağı Nedir?

Kiraya verenin hapis hakkı, Türk Borçlar Kanunu’nun 336 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre taşınmaz kiralarında kiraya veren, kiralananda bulunan ve taşınmazın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan bazı taşınırlar üzerinde kira alacağının güvencesi olarak hapis hakkına sahiptir.

Kanundaki düzenleme yalnızca konut kiralarını değil, iş yeri, mağaza, depo, atölye ve benzeri taşınmaz kiralarını da kapsar. Bununla birlikte haczedilemeyen eşyalar üzerinde hapis hakkı kullanılamadığı için bu kurumun uygulamadaki önemi özellikle iş yeri kiralarında daha fazladır.

Bir evde bulunan temel ev eşyalarının önemli bir bölümü haczedilemez nitelikte olabilir. Bu nedenle “Kiracı kirayı ödemezse evdeki bütün eşyalara el konulur” şeklindeki bir düşünce doğru değildir.

Hapis Hakkı Hangi Kira Borçlarını Kapsar?

Kiraya verenin hapis hakkı sınırsız değildir. Kanuna göre bu hak; işlemiş bir yıllık kira bedeli ile
işlemekte olan altı aylık kira bedelini güvence altına alır.

Buradaki işlemiş bir yıllık kira, geçmiş döneme ait ve ödenmemiş en fazla on iki aylık kira borcudur. İşlemekte olan altı aylık kira ise içinde bulunulan kira döneminin henüz vadesi gelmemiş altı aylık kısmını ifade eder.

Örneğin kiracının iki yıllık kira borcu varsa hapis hakkı iki yıllık borcun tamamını güvence altına almaz. Hapis hakkının sınırını aşan alacak için kiraya veren ayrıca genel haciz yoluyla icra takibi veya uygun başka bir hukuki yol izlemelidir.

Hapis hakkı kural olarak kira bedeli alacağına yöneliktir. Aidat, elektrik, su, hasar bedeli, cezai şart veya başka alacakların bu kapsamda olup olmadığı her somut olayda alacağın niteliğine ve kira sözleşmesine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Hangi Eşyalar Üzerinde Hapis Hakkı Kullanılabilir?

Hapis hakkı, kiralananda bulunan her eşya üzerinde kullanılamaz. Eşyanın; kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına hizmet etmesi, kiralananda fiilen bulunması, haczedilebilir nitelikte olması gerekir.

İş yeri kiralarında masa, sandalye, raf, vitrin, makine, üretim aracı, ticari demirbaş ve işletmenin kullanımına ayrılmış bazı taşınırlar hapis hakkı kapsamında değerlendirilebilir.

Buna karşılık kiracının üzerinde taşıdığı cep telefonu, cüzdan, kişisel takı veya kiralananın döşenmesi ve kullanılmasıyla ilgisi olmayan mallar sırf taşınmazın içinde bulunduğu için hapis hakkına tabi hâle gelmez.

Eşyanın taşınmazda geçici olarak bulunması da her zaman yeterli değildir. Malın kiralananın kullanımına özgülenmiş olup olmadığı incelenir.

Evdeki Koltuk, Buzdolabı ve Çamaşır Makinesi Üzerinde Hapis Hakkı Var mıdır?

Konut kiralarında hapis hakkının uygulama alanı oldukça sınırlı olabilir. Çünkü Türk Borçlar Kanunu, kiracının haczedilemeyen malları üzerinde hapis hakkı kullanılamayacağını açıkça belirtmektedir.

Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli olan lüzumlu ev eşyaları kural olarak haczedilemez. Aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya bulunması hâlinde ise fazlalık teşkil eden eşyalar bakımından farklı değerlendirme yapılabilir.

Bu nedenle ailenin tek buzdolabı, tek çamaşır makinesi, temel yatakları veya zorunlu mutfak eşyalarının kira borcu nedeniyle hapis hakkı kapsamında tutulması çoğu durumda mümkün değildir. Buna karşılık aynı işlevi gören birden fazla ve zorunlu ihtiyaç sınırını aşan eşyanın haczedilebilir olup olmadığı icra müdürlüğünce somut duruma göre değerlendirilir.

Hapis hakkının konut kiralarında kanunda bulunması, evdeki bütün eşyaların alınabileceği anlamına gelmez.

Eşyalar Başkasına Aitse Hapis Hakkı Kullanılabilir mi?

Kiralananda bulunan eşyanın mutlaka kiracıya ait olması gerekmez; ancak üçüncü kişilere ait mallar bakımından özel kurallar vardır.

Kiraya veren eşyanın kiracıya ait olmadığını biliyor veya durumun özelliklerine göre bilmesi gerekiyorsa, kural olarak üçüncü kişinin mülkiyet hakkı kiraya verenin hapis hakkından önce gelir. Çalınmış, kaybolmuş veya sahibinin elinden iradesi dışında çıkmış mallar bakımından da gerçek malikin hakkı korunur.

Örneğin kiralanan iş yerindeki bir makinenin finansal kiralama şirketine ait olduğu kiraya verene bildirilmişse veya eşyanın üzerindeki kayıt ve belgelerden bu durum açıkça anlaşılıyorsa, kiraya verenin o mal üzerinde hapis hakkı ileri sürmesi mümkün olmayabilir.

Kiraya veren, eşyanın kiracıya ait olmadığını kira ilişkisi devam ederken öğrenirse ve sözleşmeyi en yakın fesih döneminde sona erdirmezse üçüncü kişinin hakkına karşı hapis hakkını kaybedebilir.

Alt Kiracının Eşyaları da Hapis Hakkına Girer mi?

Kiralananın alt kiraya verilmiş olması hâlinde, alt kiracının taşınmaza getirdiği ve kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan eşyalar da belirli ölçüde hapis hakkına tabi olabilir.

Ancak kiraya verenin alt kiracıya ait eşyalardaki hapis hakkı, alt kiracının asıl kiracıya olan kira borcunu aşamaz.

Örneğin alt kiracı asıl kiracıya bütün kira borçlarını ödemişse, üst kiraya verenin asıl kiracının borcu nedeniyle alt kiracının eşyalarına sınırsız biçimde yönelmesi mümkün değildir.

Ev Sahibi Kiracının Eşyalarını Kendi Başına Kilitleyebilir mi?

Hayır. Kiraya verenin kanuni hapis hakkı bulunması, eve veya iş yerine kendi başına girerek eşyaları alabileceği, başka bir yere taşıyabileceği veya kapıyı değiştirerek kiracının kullanımını engelleyebileceği anlamına gelmez.

Kiraya veren; yedek anahtarla izinsiz içeri giremez, kiracının eşyalarını sokağa çıkaramaz, malları kendi deposuna götüremez, eşyaları doğrudan satamaz, kiralananın elektriğini veya suyunu keserek baskı kuramaz.

Konut veya iş yerine izinsiz girilmesi konut dokunulmazlığının ihlali başta olmak üzere ceza hukuku sorumluluğu doğurabilir. Eşyaların hukuka aykırı biçimde alınması da ayrıca hukuki ve cezai sonuçlara yol açabilir.

Hapis hakkı mutlaka icra hukuku kuralları çerçevesinde kullanılmalıdır.

Hapis Hakkı Nasıl Kullanılır?

Kiraya veren, hapis hakkına tabi eşyaların güvence altına alınması için taşınmazın bulunduğu yerdeki icra dairesine başvurarak hapis hakkı defteri tutulmasını talep edebilir.

İcra müdürlüğü talebi uygun görürse kiralanana giderek hapis hakkına tabi olabilecek eşyaları tespit eder ve tutanak altına alır. Bu işlem sırasında eşyanın niteliği, kime ait olduğu, haczedilebilir olup olmadığı ve kiralananın döşenmesine veya kullanımına hizmet edip etmediği değerlendirilir.

Defter tutulması, eşyaların kendiliğinden ev sahibine teslim edilmesi anlamına gelmez. Amaç malların belirlenmesi ve kiraya verenin kanuni rehin hakkının korunmasıdır.

Kiraya veren, bundan sonra kira alacağının tahsili için kanunda öngörülen süre içinde icra takibini yürütmeli ve hapis hakkına konu eşyaların paraya çevrilmesini istemelidir. Yalnızca defter tutulmasını talep edip takip işlemlerini devam ettirmemek, alacağın kendiliğinden tahsil edilmesini sağlamaz.

Kiracı Eşyaları Kaçırmak Üzereyse Ne Yapılabilir?

Kiracı taşınmaya hazırlanıyor, iş yerindeki malları boşaltıyor veya kira borcu devam ederken hapis hakkına tabi eşyaları gizlice başka bir yere götürüyorsa kiraya verenin hızlı davranması gerekir.

Kiraya veren, icra dairesine başvurarak hapis hakkına tabi malların defterinin tutulmasını ve gerekli koruma işlemlerinin yapılmasını talep edebilir. Eşyaların götürülmesi hâlinde kanuni şartlar varsa malların geri getirilmesi de istenebilir.

Ancak ev sahibinin bunu kendi başına güç kullanarak yapması mümkün değildir. Taşınma aracının önünü kesmek, kiracıyı tehdit etmek veya mallara zorla el koymak hukuka aykırıdır. Müdahale icra dairesi aracılığıyla yapılmalıdır.

Hapis Hakkına Tabi Eşyaların Kaçırılmasının Cezası Var mıdır?

İcra dairesince hapis hakkı defterine kaydedilmiş malların gizlenmesi veya kaçırılması hâlinde İcra ve İflas Kanunu kapsamında cezai sorumluluk doğabilir.

Ancak ceza sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için yalnızca kiraya verenin “Bu eşyalarda hapis hakkım var” demesi yeterli değildir. Malların usulüne uygun şekilde tespit edilmiş olması, failin işlemden haberdar bulunması ve eşyaların kaçırılması veya gizlenmesi yönünde kasıtlı davranışın ispatlanması gerekir. İcra ve İflas Kanunu, hapis hakkı tanınmış ve usulüne uygun şekilde defteri tutulmuş malların kaçırılması veya gizlenmesi bakımından yaptırım öngörmektedir.

Bu nedenle eşyaların götürüleceği fark edildiğinde olayın yalnızca fotoğrafının çekilmesiyle yetinilmemeli, gecikmeden icra dairesine başvurulmalıdır.

Kiracı Eşyaları Daha Önce Götürmüşse Hapis Hakkı Biter mi?

Kiracının eşyaları kiralanandan çıkarması, her durumda kiraya verenin hakkını anında ve kesin olarak ortadan kaldırmaz. Kanunda öngörülen şartlar ve süreler içinde çıkarılan eşyaların geri getirilmesi talep edilebilir.

Ancak kiraya verenin durumu bilmesine rağmen uzun süre hareketsiz kalması, malların üçüncü kişilere geçmesi veya eşyanın yerinin belirlenememesi hakkın kullanılmasını güçleştirebilir.

Bu nedenle hapis hakkı, kira borcu aylarca biriktikten ve iş yeri tamamen boşaltıldıktan sonra hatırlanması gereken bir yol değildir. Kiracının malları çıkarmaya hazırlandığı öğrenildiğinde süratle hukuki işlem yapılmalıdır.

Hapis Hakkı İçin Mahkeme Kararı Gerekir mi?

Hapis hakkı doğrudan kanundan kaynaklanır. Hakkın doğması için önceden bir mahkeme kararı alınması zorunlu değildir.

Bununla birlikte kiracı borca, eşyanın kendisine ait olduğuna, malın haczedilemez nitelikte bulunduğuna veya hapis hakkının kapsamına itiraz edebilir. Üçüncü kişiler de eşya üzerinde mülkiyet hakkı ileri sürebilir. Böyle bir uyuşmazlık doğduğunda icra mahkemesi veya görevli hukuk mahkemesi önünde yargılama yapılması gerekebilir.

Dolayısıyla hapis hakkının kanundan doğması, kiraya verenin her iddiasının incelemesiz kabul edileceği anlamına gelmez.

Hapis Hakkı Tahliye Davasının Yerine Geçer mi?

Hayır. Hapis hakkı ile tahliye birbirinden farklı hukuki yollardır.

Hapis hakkı, kira alacağının taşınırlar üzerinden güvence altına alınmasını amaçlar. Tahliye ise kiracının taşınmazdan çıkarılmasına yöneliktir.

Kiraya veren, ödenmeyen kira nedeniyle icra takibi başlatıp tahliye talep edebilir ve şartları varsa aynı zamanda hapis hakkını da kullanabilir. Ancak eşyaların hapis hakkı kapsamında tutulması, kiracının kendiliğinden tahliye edildiği anlamına gelmez.

Aynı şekilde kiracının tahliye edilmiş olması da birikmiş kira borcunu ortadan kaldırmaz.

Hapis Hakkı ile Haciz Aynı Şey midir?

Hapis hakkı ve haciz aynı kurum değildir.

Hapis hakkı, kanundan doğan bir rehin hakkıdır ve belirli eşyalara bağlı olarak kira alacağını güvence altına alır. Haciz ise kesinleşmiş bir icra takibi kapsamında borçlunun malvarlığına yönelen cebrî icra işlemidir.

Kiraya veren hapis hakkı sayesinde, kanunda belirtilen mallar üzerinde diğer adi alacaklılara karşı öncelik elde edebilir. Ancak malların satılması ve bedelin kiraya verene ödenmesi yine icra dairesi aracılığıyla gerçekleşir.

Ev sahibi hapis hakkını ileri sürerek eşyanın mülkiyetini kazanmaz.

Kiracının Borcu Ödemesi Hâlinde Eşyalar Ne Olur?

Kiracı kira borcunu, takip masraflarını ve şartları varsa ferilerini öderse hapis hakkının güvence işlevi sona erer. Borçtan daha yüksek değerde eşyanın tutulması veya paraya çevrilmesi mümkün değildir.

Hapis hakkı bir cezalandırma aracı değil, alacağı teminat altına alan hukuki bir güvencedir. Bu nedenle borç sona erdiğinde eşya üzerindeki kısıtlamanın da kaldırılması gerekir.

Ev Sahibinin Hapis Hakkı Konutlarda mı, İş Yerlerinde mi Daha Etkilidir?

Hapis hakkı bütün taşınmaz kiralarında düzenlenmiş olmakla birlikte uygulamada iş yeri kiralarında daha etkili sonuç doğurur.

Konutlarda bulunan temel ev eşyalarının çoğu, kiracı ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olduğundan haczedilemez. Haczedilemeyen eşya üzerinde de hapis hakkı kullanılamaz.

İş yerlerinde ise ticari mal, makine, ekipman, raf, masa, sandalye ve işletme demirbaşları gibi haczedilebilir mallar bulunabilir. Bu nedenle yüksek miktarda kira borcu bulunan ve iş yerini boşaltmaya hazırlanan kiracılar bakımından hapis hakkı önemli bir güvence sağlayabilir.

Bununla birlikte her iş yeri eşyası da otomatik olarak kapsama girmez. Üçüncü kişiye ait mallar, kiralananın kullanımına hizmet etmeyen eşyalar ve kanunen haczedilemeyen mallar bakımından ayrıca inceleme yapılır.


Hapis Hakkı Defteri Tutulduktan Sonra 15 Günlük Süre Neden Önemlidir?

Kiraya verenin icra dairesine başvurarak hapis hakkına konu eşyaların defterinin tutulmasını sağlaması, kira alacağının kendiliğinden tahsil edilmesini sağlamaz. Defter tutulması, kiralananda bulunan ve hapis hakkına konu olabilecek taşınırların belirlenmesini ve geçici olarak güvence altına alınmasını sağlayan ilk aşamadır.

İcra dairesi, eşyaların defterini tuttuktan sonra kiraya verene rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatması için 15 günü geçmemek üzere uygun bir süre verir. Dolayısıyla süre her olayda mutlaka 15 gün değildir; icra müdürlüğünün verdiği süre daha kısa olabilir, ancak 15 günü aşamaz. Kiraya verenin kendisine verilen bu süreyi dikkatle takip etmesi gerekir. 

Kiraya veren, verilen süre içinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmazsa tutulan hapis hakkı defteri hükümsüz hâle gelir. Teknik olarak burada doğrudan “kanundan doğan hapis hakkı tamamen ve sonsuza kadar ortadan kalkar” demek yerine, yapılan defter tutma işleminin sağladığı geçici korumanın sona erdiğini söylemek daha doğrudur. Kiracı da artık eşyaların bu deftere dayanılarak tutulmasına karşı çıkabilir. 

Bu nedenle kiraya verenin yalnızca hapis hakkı defteri tutulmasını istemesi yeterli değildir. Defterin tutulmasının ardından icra müdürlüğünün verdiği süre içinde asıl icra takibinin de başlatılması gerekir.

Hapis Hakkı İçin Hangi İcra Takibi Başlatılır?

Kiraya veren, deftere kaydedilen malların paraya çevrilmesi için kural olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatır. Takip talebine, icra dairesi tarafından düzenlenen hapis hakkı defteri veya tutanak eklenir.

Kiracıya gönderilen ödeme emrinde, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca ve hapis hakkına itiraz edebileceği; borcun süresi içinde ödenmemesi hâlinde hapis hakkına konu malların satılabileceği bildirilir. Kiracı itiraz ederse takip durur ve kiraya verenin itirazın kaldırılması veya iptali için hukuki yola başvurması gerekir. İtiraz edilmez veya yapılan itiraz kaldırılırsa takip kesinleşir. 

Hapis hakkı, kiraya verene eşyaları doğrudan satma yetkisi vermez. Eşyaların satışı yalnızca icra dairesi tarafından, cebrî icra hükümlerine göre gerçekleştirilebilir. Satış sonucunda elde edilen bedelden takip giderleri ve kanuni sıralama dikkate alınarak kira alacağı karşılanır.

Malların Satışı Kendiliğinden Yapılır mı?

Hayır. Takibin kesinleşmesi, malların icra dairesi tarafından kendiliğinden satışa çıkarılacağı anlamına gelmez. Kiraya verenin ayrıca süresi içinde satış talebinde bulunması gerekir.

İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrasında haczedilen taşınır ve taşınmaz mallar yönünden satış isteme süresi kural olarak bir yıldır. Bu nedenle eski kaynaklarda yer alan “takibin kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde satış istenmelidir” açıklaması güncel düzenleme bakımından kullanılmamalıdır. Sürenin başlangıcı ve takipte yapılan işlemlerin etkisi somut icra dosyasına göre ayrıca kontrol edilmelidir. 

Satış talebi süresinde yapılmazsa takip ve defterin sağladığı güvence bakımından hak kaybı yaşanabilir. Bu nedenle süreçte üç ayrı aşama birbirine karıştırılmamalıdır:

Hapis hakkı defterinin tutulması,
icra müdürlüğünün verdiği en fazla 15 günlük süre içinde takibin başlatılması,
takip kesinleştikten sonra kanuni süre içinde satışın istenmesi.

Kiracı Eşyaları Kaçırırsa Ne Olur?

Kiraya verenin hapis hakkına konu olabilecek eşyaların kiralanandan çıkarılması, uygulamada sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Kiracı, kira borcunu ödemeden iş yerini veya evi boşaltmaya başlayabilir; makineleri, ticari malları ya da demirbaşları gece saatlerinde başka bir yere taşıyabilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 338. maddesine göre kiracı, hapis hakkına tabi eşyaları gizlice veya zorla kiralanandan götürürse kiraya verenin hakkı hemen ortadan kalkmaz. Kiraya veren, malların götürülmesinden itibaren 10 gün içinde icra dairesine başvurarak bunların kolluk kuvvetinin yardımıyla kiralanana geri getirilmesini isteyebilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 271. maddesinde de aynı yönde düzenleme bulunmaktadır. 

Bu on günlük süre kısa ve hak düşürücü niteliktedir. Kiraya veren, eşyaların götürüldüğünü öğrendiği tarihten değil, kural olarak götürülme tarihinden itibaren süresi içinde başvurmalıdır. Bu nedenle eşyanın ne zaman çıkarıldığının belirlenmesi önemlidir.

Kamera kayıtları, komşu veya çalışan beyanları, taşıma şirketi bilgileri, araç plakaları, iş yerinin boşaltıldığına ilişkin tutanaklar ve mesajlar başvuruda delil olarak kullanılabilir.

On Günlük Süre Geçirilirse Ne Olur?

Kiraya veren, gizlice veya zorla götürülen malların geri alınması için on gün içinde icra dairesine başvurmazsa, bu malların kolluk yardımıyla kiralanana geri getirilmesini sağlayan özel takip hakkını kaybeder.

Bu durum kira alacağının tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Kiraya veren, ödenmeyen kira bedelleri için genel icra yollarına başvurabilir. Ancak artık taşınmazdan çıkarılmış mallar yönünden kiraya verenin hapis hakkına dayanan özel ve öncelikli korumadan yararlanması mümkün olmayabilir.

Bu nedenle özellikle iş yerinin boşaltıldığı veya makinelerin taşındığı fark edildiğinde beklenmeden icra dairesine başvurulmalıdır.

Kolluk Kuvvetleri Eşyaları Kendiliğinden Geri Getirir mi?

Hayır. Ev sahibi polisi veya jandarmayı doğrudan arayarak “Kiracım eşyaları kaçırıyor, geri getirin” demek suretiyle mallara el koyduramaz.

Öncelikle yetkili icra dairesine başvurulması gerekir. Gerekli şartların bulunduğu kabul edilirse icra dairesinin emri doğrultusunda polis veya jandarma işlemin uygulanmasına yardım eder. Kolluk kuvveti burada kiraya verenin özel talimatıyla değil, icra dairesinin emri doğrultusunda görev yapar.

Kiraya verenin kiracının aracının önünü kesmesi, malları zorla indirmesi, eşyaları kendi deposuna götürmesi veya şiddet kullanması hukuka uygun değildir. Hapis hakkının varlığı, kiraya verene kendiliğinden zor kullanma yetkisi tanımaz.

Eşyalar Henüz Kiralanandan Çıkarılmadan Önce Ne Yapılabilir?

Kiracı eşyaları götürmeye hazırlanıyorsa kiraya veren, hapis hakkının geçici olarak korunması için icra dairesine başvurarak eşyaların defterinin tutulmasını isteyebilir.

İcra dairesi, hapis hakkına tabi olan ve kira alacağını karşılayacak miktardaki eşyaları belirleyerek tutanağa geçirir. Deftere, kiracının bütün mallarının yazılması mümkün değildir. Yalnızca kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan, haczedilebilir nitelikteki ve güvence altına alınan kira alacağıyla ölçülü mallar kaydedilebilir. 

Defter tutulduktan sonra kiracı eşyaları kullanmaya devam edebilir; fakat malları kiraya verenin hapis hakkını ortadan kaldıracak şekilde kiralanandan çıkaramaz. Deftere kaydedilen malların kaçırılması hâlinde icra hukuku ve şartları varsa ceza hukuku bakımından ayrıca sorumluluk doğabilir.

İcra Dairesi Eşyaları Hemen Muhafaza Altına Alır mı?

Hapis hakkı defteri tutulması, her durumda malların kiralanandan alınarak yediemin deposuna götürülmesi anlamına gelmez. Kural olarak mallar tespit edilir ve deftere kaydedilir. Eşyaların yerinde bırakılması, muhafaza altına alınması veya yediemine teslim edilmesi; eşyanın niteliğine, kaçırılma tehlikesine ve icra müdürlüğünün uygulamasına göre değerlendirilir.

Kiraya veren, eşyaların kaçırılacağına ilişkin somut bir tehlike bulunduğunu düşünüyorsa bunu başvurusunda açıkça belirtmeli ve mevcut delilleri sunmalıdır.

Kiracı Malların Kendisine Ait Olmadığını Söylerse Ne Olur?

Kiracı, deftere kaydedilen malların başka bir kişiye, leasing şirketine, tedarikçiye veya iş ortağına ait olduğunu ileri sürebilir. Üçüncü kişi de mülkiyet iddiasında bulunarak istihkak prosedürünü başlatabilir.

Kiraya verenin eşyanın kiracıya ait olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği durumlarda üçüncü kişinin hakkı, kiraya verenin hapis hakkından önce gelebilir. Çalınmış, kaybolmuş veya sahibinin elinden iradesi dışında çıkmış eşyalarda da gerçek malikin hakkı korunur.

Kiracı tarafından sonradan hazırlanmış veya gerçek durumu yansıtmayan belgeler ise tek başına yeterli kabul edilmeyebilir. Faturalar, demirbaş kayıtları, finansal kiralama sözleşmeleri, seri numaraları ve fiilî kullanım durumu birlikte incelenir.

Eşyaları Kaçıran Kiracıya Ceza Verilir mi?

Deftere alınmış veya icra işlemiyle muhafaza altına alınmış malların bilerek gizlenmesi, kaçırılması ya da teslim edilmemesi hâlinde İcra ve İflas Kanunu kapsamında cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

Ancak yalnızca kira borcunun bulunması veya kiracının taşınması otomatik olarak suç oluşturmaz. Hangi malların hapis hakkı kapsamında bulunduğunun usulüne uygun biçimde belirlenmesi, kiracının işlemden haberdar olması ve malları hapis hakkını etkisiz bırakmak amacıyla gizlice ya da zorla götürdüğünün ortaya konulması gerekir.

Kiraya verenin yalnızca “Eşyaları kaçırdı” şeklindeki iddiası yeterli olmayabilir. İcra tutanakları, kamera görüntüleri, nakliye kayıtları, tanıklar ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Süreler Nasıl Hesaplanmalıdır?

Hapis hakkının kullanılmasında farklı amaçlara hizmet eden iki kısa süre bulunmaktadır:

15 günlük süre, hapis hakkı defteri tutulduktan sonra icra müdürlüğünün kiraya verene rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatması için verebileceği azami süredir. İcra dairesi daha kısa bir süre de belirleyebilir.

10 günlük süre ise hapis hakkına tabi malların gizlice veya zorla kiralanandan çıkarılması hâlinde, bu malların icra dairesi ve kolluk yardımıyla geri getirilebilmesi için öngörülmüştür.

Bu iki süre birbirinden farklıdır. On günlük süre kaçırılan malların geri getirilmesiyle; on beş günlük azami süre ise tutulmuş hapis hakkı defterinin icra takibiyle devam ettirilmesiyle ilgilidir.

Konaklama Yeri, Garaj ve Otopark İşletenlerin Hapis Hakkı

Otel, motel, pansiyon, tatil köyü, garaj ve otopark işletenler; müşterilerin kendilerine bıraktığı veya işletmeye getirdiği eşya, araç ve hayvanlar üzerinde, ödenmeyen konaklama, park ve saklama ücretlerini güvence altına almak için hapis hakkına sahiptir. Bu hak yalnızca ilgili hizmetten doğan gerçek alacak miktarıyla sınırlıdır. Kiraya verenin hapis hakkındaki bir yıllık ve altı aylık kira sınırı bu ilişkiye aynen uygulanmaz. İşletmeci haczedilemeyen veya üçüncü kişiye ait olduğunu bildiği malları sınırsız biçimde alıkoyamaz ve eşyayı kendi kararıyla satamaz. Borç ödenmezse paraya çevirme işlemleri icra dairesi aracılığıyla yürütülmelidir.

Otel, motel, pansiyon, tatil köyü, garaj ve otopark işletenlerin hapis hakkı, kiraya verenin hapis hakkından ayrı olarak Türk Borçlar Kanunu’nun 580. maddesinde düzenlenmiştir.

İşletmeci, müşterinin kendisine bıraktığı veya konaklama yerine, garaja ya da otoparka getirdiği eşya ve hayvanlar üzerinde; ödenmeyen konaklama ücreti, otopark ücreti ve saklama giderlerinden doğan alacağını güvence altına almak için hapis hakkına sahiptir. Kiraya verenin hapis hakkına ilişkin hükümler de bu ilişkiye uygun düştüğü ölçüde uygulanır.

Otel – Pansiyon- Otopark Sahibinin Hapis Hakkının Şartları Nelerdir?

Öncelikle müşteri ile işletmeci arasında geçerli bir hukuki ilişki bulunmalıdır. Bu ilişki otelde konaklama, aracın otoparka bırakılması, eşyanın garajda korunması veya benzeri bir hizmetten kaynaklanabilir.

İşletmecinin müşteriden ödenmemiş bir alacağı bulunmalıdır. Otel bakımından bu alacak oda ücreti ve konaklama hizmetine bağlı ücretler; garaj ve otopark bakımından ise park veya saklama ücreti olabilir. Hapis hakkı, hizmetle ilgisi bulunmayan başka bir borç için kullanılamaz. TBK 580, hapis hakkını açıkça ücret ve saklama giderlerinden doğan alacaklarla sınırlandırmaktadır.

Hapis hakkına konu eşya veya hayvan, müşteri tarafından işletmeye bırakılmış ya da işletmenin hâkimiyet alanına getirilmiş olmalıdır. Otel odasına getirilen bavul ve diğer taşınırlar, otoparka bırakılan araç ve araca ait eklentiler bu kapsama girebilir.

Borç ödenmemiş olmalı ve işletmecinin elinde alacağını karşılamaya elverişli bir eşya bulunmalıdır. Hapis hakkı borç miktarını aşacak şekilde cezalandırma amacıyla kullanılamaz; yalnızca alacağı güvence altına alır. Otel işletmecisinin hapis hakkının doğabilmesi için işletmeci ile müşteri arasında sözleşme, ödenmemiş borç ve yeterli güvence sağlayan eşya bulunması gerektiği öğretide de belirtilmektedir.

Hangi Eşyalar Üzerinde Kullanılabilir?

Konaklama yerlerinde müşterinin otele getirdiği valiz, elektronik eşya, kişisel taşınırlar ve benzeri mallar hapis hakkının konusu olabilir. Garaj veya otoparkta bırakılan motorlu araç, aracın eklentileri, bazı durumlarda hayvanlar ve bunlara ait araç-gereçler de kapsama girebilir.

Ancak haczedilemeyen mallar üzerinde hapis hakkı kullanılamaz. Ayrıca işletmeci, eşyanın müşteriye ait olmadığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa üçüncü kişinin mülkiyet hakkı gündeme gelir. Çalınmış, kaybolmuş veya sahibinin elinden iradesi dışında çıkmış eşya üzerinde de işletmecinin hakkı korunmaz. Çünkü TBK 580 uyarınca kiraya verenin hapis hakkına ilişkin TBK 336-338 hükümleri uygun düştüğü ölçüde burada da uygulanır.

Örneğin kiralık aracın bir otoparka bırakılması hâlinde otopark işletmesinin aracın müşteriye ait olmadığını bilmesi mümkündür. Bu durumda araç sahibinin mülkiyet hakkı ile otopark işletmesinin alacağı birlikte değerlendirilir; işletmeci her durumda aracı satma yetkisine sahip değildir.

Ne Kadarlık Alacak İçin Hapis Hakkı Kullanılabilir?

Konaklama yeri ve otopark işletmecilerinin hapis hakkı, müşterinin ödemediği konaklama ücreti, otopark ücreti ve saklama giderlerinden doğan alacak miktarıyla sınırlıdır.

Kiraya verenin hapis hakkındaki “işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedeli” sınırı, otel veya otopark ilişkisine aynen uygulanmaz. Çünkü otel müşterisi ile işletmeci arasındaki ilişki klasik bir taşınmaz kira ilişkisi değildir. TBK 580, kiraya verenin hükümlerinin yalnızca uygun düştüğü ölçüde uygulanacağını belirtmektedir. Bu nedenle bir otel, müşterinin ödemediği ilgili konaklama faturası; otopark ise ödenmemiş park ve saklama bedeli kadar güvence isteyebilir.

Örneğin müşteri beş gece konaklamış ve ücretini ödememişse, işletmenin hapis hakkı kural olarak bu konaklama dönemine ait fatura ve hizmetle bağlantılı giderleri güvence altına alır. Müşterinin işletmeyle ilgisi olmayan eski veya başka bir borcu için eşyalarının tutulması mümkün değildir.

Hapis hakkı kapsamındaki borcun zamanaşımıyla karıştırılmaması gerekir. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri kural olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak eşya müşteriye teslim edildikten ve işletmecinin hâkimiyet alanından çıktıktan sonra fiilen hapis hakkını kullanmak mümkün olmayabilir.

İşletmeci Eşyayı Doğrudan Satabilir mi?

Hayır. Hapis hakkı, işletmeciye müşterinin eşyasını istediği gibi sahiplenme veya doğrudan satma yetkisi vermez.

İşletmeci eşyayı alıkoyarak alacağını güvence altına alabilir; ancak borç ödenmezse eşyanın paraya çevrilmesi icra hukuku hükümlerine göre yapılmalıdır. Otel veya otopark görevlisinin müşterinin malını kendi kararıyla satması, bedelini doğrudan alması veya malı işletme adına kullanması hukuka aykırı olabilir.

Bu nedenle işletmeci, alacağını ve hapis hakkını icra takibi yoluyla ileri sürmeli; rehnin paraya çevrilmesi işlemlerini icra dairesi aracılığıyla yürütmelidir. Öğretide de otel işletmecisinin hapis hakkını kullanırken Türk Borçlar Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümlerine uygun hareket etmesi gerektiği, işletmecinin kendi başına malı satamayacağı belirtilmektedir.

Otopark İşletmesi Ücret Ödenmediğinde Aracı Bırakmayabilir mi?

Şartları oluşmuşsa otopark işletmesi, ödenmeyen park veya saklama ücretinin güvencesi olarak araç üzerinde hapis hakkı ileri sürebilir. Ancak aracın müşteriye ait olup olmadığı, ücretin gerçekten doğup doğmadığı, talep edilen tutarın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve işletmenin aracı hukuka uygun şekilde kabul edip etmediği önemlidir.

Otopark işletmesi, gerçek borcun çok üzerinde bir tutar isteyerek aracı süresiz biçimde tutamaz. Müşteri yeterli güvence gösterirse veya borcu öderse hapis hakkının devamı için sebep kalmaz.

Aracın şirket, kiralama firması veya başka bir üçüncü kişiye ait olduğunun işletmeci tarafından bilinmesi hâlinde üçüncü kişinin mülkiyet hakkı ayrıca korunur. İşletmeci bu tür araçlar üzerinde sınırsız bir hapis hakkına sahip değildir.

Kiracının, Ev Sahibinin Hapis Hakkına Karşı Yapabilecekleri Nelerdir?

Ev Sahibi Hapis Hakkını Hukuka Aykırı Kullanırsa Kiracı Ne Yapabilir?

Kiraya verenin hapis hakkına dayanması, kiracının eşyaları üzerinde sınırsız biçimde işlem yapabileceği anlamına gelmez. Hapis hakkı ancak kanunda belirtilen kira alacakları, kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan haczedilebilir eşyalar ve icra dairesi aracılığıyla yürütülen usul bakımından geçerlidir.

Ev sahibi kira borcu bulunmadığı hâlde hapis hakkı ileri sürüyorsa, borç miktarını aşan eşyaları tutuyorsa, haczedilemeyen temel ev eşyalarına yöneliyorsa veya herhangi bir icra işlemi olmadan kiracının eşyalarını kendi başına alıyorsa kiracı bu müdahaleye karşı hukuki yollara başvurabilir.

Öncelikle Kira Borcu ve Hapis Hakkının Kapsamı Kontrol Edilmelidir

Kiracı önce gerçekten ödenmemiş bir kira borcu bulunup bulunmadığını belirlemelidir. Kira bedelleri banka yoluyla ödenmişse dekontlar, elden ödenmişse makbuzlar ve yazılı belgeler saklanmalıdır.

Ev sahibinin talep ettiği her alacak hapis hakkının kapsamında değildir. Hapis hakkı, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedeli için kullanılabilir. Kiralananda bulunan bütün eşyalar da bu hakka tabi değildir. Eşyanın kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına hizmet etmesi ve haczedilebilir olması gerekir. Kiracının ve ailesinin zorunlu yaşam eşyaları üzerinde hapis hakkı kullanılamaz. 

Borç miktarının çok üzerinde değere sahip malların tamamının tutulması da ölçülülük bakımından tartışılabilir. Hapis hakkının amacı kiracıyı cezalandırmak değil, kira alacağını güvence altına almaktır.

Ev Sahibine Yazılı İhtar Gönderilebilir

Ev sahibi icra dairesine başvurmadan eşyaları kilitlemiş, başka bir yere taşımış veya kiracının kullanımını engellemişse kiracı yazılı ihtar göndererek müdahalenin sona erdirilmesini isteyebilir.

İhtarda kira borcunun bulunmadığı veya talep edilen tutarın doğru olmadığı, eşyaların hapis hakkı kapsamına girmediği, yapılan işlemin kanuni usule dayanmadığı ve malların belirli bir süre içinde teslim edilmesi gerektiği açıkça belirtilmelidir.

Noter ihtarnamesi her durumda zorunlu değildir. Ancak ev sahibine yapılan talebin tarihini ve içeriğini ispatlamak bakımından önem taşıyabilir. Eşyaların acilen gerekli olduğu durumlarda yalnızca ihtar sonucunun beklenmesi yerine yargısal koruma yollarına da başvurulmalıdır.

İcra Müdürlüğünün İşlemine Karşı Şikâyet Yoluna Başvurulabilir

Eşyalar icra müdürlüğü tarafından hapis hakkı defterine kaydedilmişse kiracı yalnızca ev sahibine itiraz etmekle yetinmemelidir. İcra müdürünün kanuna aykırı işlemi bulunduğu düşünülüyorsa icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.

Örneğin haczedilemeyen temel ev eşyalarının deftere yazılması, kiralananın kullanımıyla ilgisi olmayan malların hapis hakkı kapsamına alınması veya borçla açıkça orantısız miktarda eşyanın tutulması hâlinde icra müdürlüğünün işlemi şikâyet konusu yapılabilir.

Şikâyet süreleri işlemin niteliğine göre değişebileceği için icra tutanağının öğrenilmesinden sonra gecikmeden hareket edilmesi gerekir. İcra dosyasındaki tutanak, ödeme emri, hapis hakkı defteri ve tebligatlar mutlaka incelenmelidir.

Kira Borcuna ve Hapis Hakkına İtiraz Edilebilir

Kiraya veren, hapis hakkı defteri tutulmasının ardından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatırsa kiracıya ödeme emri gönderilir. Kiracı kira borcunun bulunmadığını, borcun ödendiğini, miktarın yanlış hesaplandığını veya hapis hakkının oluşmadığını ileri sürerek süresi içinde takibe itiraz edebilir.

İtirazın süresinde yapılması önemlidir. Süre kaçırılırsa takip kesinleşebilir ve eşyaların satış aşamasına geçilebilir. Kiracının sadece “Ev sahibine durumu anlattım” demesi icra takibine yapılması gereken resmî itirazın yerine geçmez.

İtiraz üzerine takip durursa kiraya veren, takibe devam edebilmek için itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurmak zorunda kalabilir.

Eşyalar Üçüncü Kişiye Aitse İstihkak İddiasında Bulunulabilir

Kiralananda bulunan eşyanın başka bir kişiye ait olması hâlinde gerçek malik, eşya üzerinde mülkiyet hakkı bulunduğunu ileri sürebilir. Örneğin mobilyalar kiracının eşine, makine finansal kiralama şirketine veya ticari mallar başka bir şirkete ait olabilir.

Bu durumda “istihkak iddiası”, eşyanın kira borçlusu kiracıya ait olmadığının ileri sürülmesi anlamına gelir. Fatura, finansal kiralama sözleşmesi, satın alma belgesi, seri numarası, demirbaş kaydı ve ödeme dekontları mülkiyet iddiasını destekleyebilir.

Ancak yalnızca işlemden sonra düzenlenen veya gerçek durumu yansıtmayan bir belge yeterli olmayabilir. Eşyanın kimin tarafından satın alındığı, kim tarafından kullanıldığı ve kiraya verenin üçüncü kişi mülkiyetini bilip bilmediği birlikte değerlendirilir.

Ev Sahibi Eşyalara Kendi Başına El Koymuşsa İade Talep Edilebilir

Hapis hakkı, ev sahibine kiracının eşyalarını kendi evine veya deposuna götürme yetkisi vermez. Kiraya verenin yedek anahtar kullanarak eve girmesi, kilidi değiştirmesi, malları taşıması veya kiracının eşyalara ulaşmasını engellemesi hukuka aykırı olabilir.

Kiracı, eşyanın aynen iadesini talep edebilir. Eşyalar hâlen ev sahibinin elindeyse somut olayın şartlarına göre teslim, müdahalenin önlenmesi veya zilyetliğin korunmasına yönelik hukuki yollara başvurulabilir.

Eşyanın satılması, kaybolması veya zarar görmesi hâlinde aynen iade mümkün olmayabilir. Bu durumda eşyanın bedeli ve meydana gelen diğer zararlar talep edilebilir.

Müdahalenin Önlenmesi ve İhtiyati Tedbir İstenebilir

Ev sahibinin müdahalesi devam ediyorsa veya eşyaların satılması, taşınması ya da yok edilmesi tehlikesi bulunuyorsa mahkemeden geçici koruma talep edilmesi gerekebilir.

Kiracı, durumun niteliğine göre eşyalar üzerindeki müdahalenin durdurulmasını, malların üçüncü kişilere devrinin önlenmesini veya eşyaların güvenli bir yerde muhafaza edilmesini isteyebilir. Mahkemenin ihtiyati tedbir kararı verebilmesi için hakkın varlığı ile gecikme hâlinde doğabilecek ciddi zararın yaklaşık olarak ispatlanması gerekir.

Bu nedenle eşya listeleri, faturalar, fotoğraflar, mesajlar, kamera görüntüleri, icra tutanakları ve kilidin değiştirildiğine ilişkin belgeler korunmalıdır.

Kiracı Uğradığı Zararlar İçin Tazminat İsteyebilir

Ev sahibinin hukuka aykırı müdahalesi nedeniyle eşyalar zarar görmüş, kaybolmuş veya kullanılamamışsa kiracı maddi zararının karşılanmasını talep edebilir.

İş yerindeki makinenin haksız biçimde tutulması nedeniyle üretimin durması, ticari malların bozulması, konuttaki kişisel eşyaların zarar görmesi veya kiracının geçici olarak yeni eşya almak zorunda kalması tazminat talebine konu olabilir.

Ancak zarar ile ev sahibinin hukuka aykırı davranışı arasındaki bağlantının ispatlanması gerekir. Kazanç kaybı gibi taleplerde soyut bir ihtimal yeterli değildir. İş kayıtları, siparişler, faturalar, ekspertiz raporları ve diğer belgelerle gerçek zarar gösterilmelidir.

Ev Sahibinin İzinsiz Eve Girmesi Suç Oluşturabilir

Konutun mülkiyetinin ev sahibine ait olması, kira sözleşmesi devam ederken eve izinsiz girebileceği anlamına gelmez. Konutun fiilî kullanım hakkı kiracıya aittir.

Ev sahibinin yedek anahtar veya çilingir kullanarak kiracının izni olmadan eve girmesi, olayın şartlarına göre konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturabilir. Kiracı polis veya jandarmaya başvurabilir ya da Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunabilir.

Ev sahibinin eşyaları kırması, kullanılamaz hâle getirmesi veya yok etmesi durumunda mala zarar verme suçu da gündeme gelebilir. Malların alınması, saklanması veya sahiplenilmesi hâlinde oluşabilecek suç tipi ise olayın şekline ve failin kastına göre ayrıca değerlendirilir.

Her kira uyuşmazlığı otomatik olarak ceza davasına dönüşmez. Ancak hapis hakkı iddiası, ev sahibinin zor kullanmasını veya kiracının konutuna izinsiz girmesini hukuka uygun hâle getirmez.

Kilit Değiştirilmişse Kiracı Ne Yapmalıdır?

Ev sahibi kira borcunu gerekçe göstererek konutun veya iş yerinin kilidini tek taraflı biçimde değiştiremez. Tahliye, ancak kiracının rızasıyla veya usulüne uygun icra işlemi sonucunda gerçekleştirilebilir.

Kiracı böyle bir durumla karşılaştığında olayın fotoğrafını ve videosunu çekmeli, komşu veya görevli tanıklarını belirlemeli, kolluk çağırarak tutanak tutulmasını istemeli ve kira sözleşmesiyle birlikte hukuki başvurusunu yapmalıdır.

Kiracının da tartışmayı büyüterek kapıyı kırması veya ev sahibinin eşyalarına zarar vermesi doğru değildir. Müdahalenin resmi makamlar aracılığıyla kayıt altına alınması daha güvenli olur.

Borç Ödenerek veya Teminat Gösterilerek Eşyalar Kurtarılabilir mi?

Kiracı kira borcunu, takip giderlerini ve gerekli ferilerini öderse hapis hakkının güvence sağlama amacı ortadan kalkar. Bu durumda eşyaların tutulmasına veya satılmasına devam edilmemelidir.

Borç miktarı tartışmalıysa, somut icra dosyasının durumuna göre kabul edilen kısmın ödenmesi, teminat gösterilmesi veya paranın dosyaya yatırılması gibi yöntemler değerlendirilebilir. Ancak yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğu açıklanmalı ve ödeme belgesi alınmalıdır.

Borç ödendiği hâlde eşyalar teslim edilmiyorsa kiracı icra müdürlüğünden işlemin kaldırılmasını ve malların iadesini talep edebilir.

Kiracı Eşyaları Gizlice Götürebilir mi?

Kiraya veren hapis hakkını usulüne uygun biçimde kullanmışsa kiracının deftere kaydedilen malları gizlice kaçırması doğru değildir. Böyle bir davranış, malların icra dairesi ve kolluk yardımıyla geri getirilmesine ve şartları varsa yaptırım uygulanmasına yol açabilir.

Bu nedenle kiracı hapis hakkının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa eşyaları gizlemek veya zorla almak yerine icra mahkemesine şikâyet, takibe itiraz, istihkak veya ilgili dava yollarını kullanmalıdır.

Ev sahibinin hukuka aykırı davranması, kiracıya da hukuka aykırı yöntem kullanma hakkı vermez.

Kiracının Başvurabileceği Hukuki Yollar Nelerdir?

Kiracının kullanabileceği yol, ev sahibinin müdahalesinin nasıl gerçekleştiğine göre belirlenir. İcra dairesi üzerinden yürütülen bir işlem varsa icra takibine itiraz, icra müdürlüğü işlemini şikâyet ve gerektiğinde istihkak prosedürü gündeme gelir.

Ev sahibi kendi başına eşyaları almışsa malların iadesi, müdahalenin önlenmesi, ihtiyati tedbir ve tazminat talepleri değerlendirilebilir. Konuta izinsiz girilmiş, kilit değiştirilmiş veya eşyalara zarar verilmişse ayrıca ceza şikâyetinde bulunulabilir.

Bu yollar birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. Aynı olay nedeniyle hem icra dosyasında itiraz yapılması hem eşyanın iadesinin istenmesi hem de suç oluşturan bir davranış varsa şikâyette bulunulması mümkün olabilir.

5/5 - (2 votes)
İlginizi çekebilir:  Kira Depozitosu Nedir, Nasıl Geri Alınır?

Yorum yapın