Ev Sahibinin Kiracının Elektriğini Suyunu Kesmesi Suç mu?

📅 04 Kasım 2022 🔄 Son güncelleme: 20 Temmuz 2026

Kiracı ile ev sahibi arasında yaşanan uyuşmazlıklarda bazı ev sahipleri, kiracının taşınmazdan çıkmasını sağlamak amacıyla elektrik, su veya doğalgaz gibi temel hizmetleri kestirme yoluna başvurabilmektedir.

Ancak kira sözleşmesi devam ettiği sürece kiracının taşınmazı kullanma hakkı vardır. Ev sahibinin “abonelik benim üzerime kayıtlı” veya “ev benim, istediğim zaman kapatırım” şeklindeki bir düşünceyle kiracının elektrik, su veya doğalgazını kesmesi hukuken uygun bir davranış değildir.

Kiracıyı zor durumda bırakmak, taşınmazı kullanamaz hâle getirmek veya baskı kurarak tahliyeye zorlamak amacıyla yapılan elektrik, su ve doğalgaz kesintileri hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.

Ev Sahibi Kiracının Elektriğini Suyunu Kesebilir mi?

Hayır.

Kiraya verenin temel yükümlülüklerinden biri, kiralananı sözleşmede kararlaştırılan kullanım amacına uygun şekilde kiracıya teslim etmek ve kira süresi boyunca bu durumda bulundurmaktır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 301. maddesine göre kiraya veren, kiralananı kullanıma elverişli şekilde teslim etmek ve kira süresi boyunca bu hâlde bulundurmakla yükümlüdür.

Bu nedenle kiracının konutta yaşamasını engelleyecek şekilde elektrik, su veya doğalgazın kesilmesi, kiraya verenin kanundan doğan yükümlülüklerine aykırılık oluşturur.

Kiraya verenin kira alacağı varsa bunun çözüm yolu elektrik veya suyu kesmek değildir. Kira borcu için icra takibi yapılabilir, tahliye talepli icra yoluna başvurulabilir veya şartları varsa tahliye davası açılabilir.

Kiracının Elektriğini Suyunu Doğalgazını Kesmek Hangi Suçu Oluşturur?

Kiracının elektrik, su veya doğalgazını bilerek ve kiracıyı zor durumda bırakmak amacıyla kesmek, olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından değerlendirilebilir.

Bu tür davranışlar, şartları oluştuğunda Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu kapsamında ele alınır.

Bu suçun soruşturulabilmesi için mağdurun şikâyeti gerekir. Kiracı, elektrik kesintisinin ev sahibi tarafından ve kendisini rahatsız etmek, baskı altına almak veya taşınmazdan çıkarmak amacıyla yapıldığını düşünüyorsa savcılığa şikâyette bulunabilir.

Ancak ceza soruşturmasında yalnızca kesintinin gerçekleşmesi değil, olayın nasıl meydana geldiği, tarafların ilişkisi ve ev sahibinin amacı da değerlendirilir.

Kiracının Elektriğini Kesmenin Cezası Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi kapsamında değerlendirilen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda, fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Kiracının şikâyeti üzerine soruşturma başlatılabilir. Savcılık tarafından yapılan incelemede suç unsurlarının oluştuğu değerlendirilirse kamu davası açılması mümkündür.

Bunun yanında ceza soruşturmasından bağımsız olarak kiracının uğradığı zararlar için hukuk davası açma hakkı da bulunmaktadır.

Ev Sahibi Elektrik ve Su Aboneliğini Kendi Üzerine Olduğu İçin Kapatabilir mi?

Aboneliğin ev sahibi adına kayıtlı olması, ev sahibine kiracının kullanımını engelleme hakkı vermez.

Uygulamada bazı taşınmazlarda elektrik, su veya doğalgaz abonelikleri hâlen ev sahibi adına kalabilmektedir. Ancak bu durum, kira sözleşmesi devam ettiği sürece kiracının temel ihtiyaçlardan yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz.

Kiracının kendi adına abonelik açtırması mümkünse bu yol tercih edilmelidir. Kiracı, kira sözleşmesi ve gerekli belgelerle ilgili kurumlara başvurarak abonelik işlemlerini yapabilir.

Ev Sahibi Elektriği Suyu Kesti, Kiracı Ne Yapmalı?

Kiracı öncelikle kesintinin nedenini ve kimin talebiyle yapıldığını tespit etmelidir.

İlginizi çekebilir:  Kiracı Kirayı Geç Ödüyorsa Tahliye İçin Ne Yapılmalıdır

Abonelik kayıtları, kesinti bilgileri, dağıtım şirketinden alınacak bilgiler, mesajlaşmalar, ihtarlar ve tanık anlatımları ileride yapılacak hukuki başvurular açısından önem taşır.

Kesintinin ev sahibi tarafından yapıldığı veya yaptırıldığı tespit edilirse kiracı hem ceza şikâyetinde bulunabilir hem de uğradığı zararlar için tazminat talep edebilir.

Abonelikleri Kapatan Ev Sahibine Karşı Şikâyet Sonucunda Takipsizlik Verilirse Ne Yapılır?

Kiracının yaptığı şikâyet sonucunda savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi mümkündür.

Bu durumda mağdur, kararın kendisine tebliğinden itibaren kanunda belirtilen süre içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

İtiraz üzerine dosya yeniden değerlendirilir. Suç unsurlarının oluştuğu kanaatine varılırsa soruşturmanın devamı ve dava açılması gündeme gelir.

Ev Sahibi Doğalgazı Kapatırsa Ne Olur?

Doğalgaz özellikle kış aylarında konutun temel ihtiyaçlarından biridir. Ev sahibinin kiracıyı taşınmazdan çıkarmak amacıyla doğalgazı kapattırması veya kullanılmasını engellemesi de elektrik ve su kesintisiyle aynı şekilde değerlendirilir.

Kiraya veren, kira sözleşmesi devam ettiği sürece kiracının taşınmazdan normal şekilde yararlanmasını sağlamak zorundadır.

Kiracının kira borcu olduğunu düşünen ev sahibi, bunun için hukuki yollara başvurmalıdır. Kiracının sözleşmeye uygun şekilde kira ödemesi hâlinde, sırf ev sahibi istemediği için kiracının konuttan yararlanma hakkı ortadan kalkmaz.

Kiracının Elektriği Suyu Kesilirse Tazminat Hakkı Var mı?

Ev sahibinin haksız şekilde elektrik, su veya doğalgazı kesmesi nedeniyle kiracının zarara uğraması hâlinde tazminat hakkı gündeme gelebilir.

Kiracının uğradığı zarar maddi olarak hesaplanabiliyorsa maddi tazminat talep edilebilir. Örneğin kesinti nedeniyle başka yerde konaklama gideri oluşması, bozulan eşyalar veya zorunlu yapılan harcamalar zarar kapsamında değerlendirilebilir.

Ayrıca olayın ağırlığına göre manevi tazminat talebi de gündeme gelebilir. Bunun için yapılan müdahalenin kişinin huzurunu, yaşam düzenini veya kişilik haklarını ihlal edecek ağırlıkta olması gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 304. maddesi uyarınca kiracı, kiralananın sonradan ayıplı hâle gelmesi nedeniyle kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.

Aynı Kanun’un 308. maddesine göre ise kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları gidermekle yükümlüdür.

Bu nedenle kiracının elektrik, su veya doğalgazdan yararlanmasının engellenmesi yalnızca bir “rahatsızlık” değil, şartları oluştuğunda hem ceza hukuku hem de tazminat hukuku bakımından sonuç doğurabilecek bir durumdur.

İçtihatlar:

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1674 E.  ,  2023/4647 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/266 E. 2016/48 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli 2015/266 E. 2016/48 K. sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a ) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.03.2021 havale tarihli ve 2016/188549 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile 18. Ceza Dairesine tevdii olunmuştur.

3.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli 2021/17562 esas 2023/2189 karar sayılı kararı ile dosyanın 12. Ceza Dairesine devredilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.”İddia,savunma, şikayet, adli rapor, kira sözleşmesi, mesaj tespit tutanağı, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, müştekinin sanığa ait evde kiracı olarak oturduğu, kiranın 550 TL veya 650 TL olup olmayacağı konusunda anlaşmazlık yaşadıkları, ev sahibi sanığın iddiasına göre evin bir odasını ev sahibinin eşyaları için ayırmadığından dolayı kiranın biraz daha yüksek olması gerektiği, bu hususta aralarında ihtilaf bulunduğu, olay günü sanığın müştekinin evine gittiği ve müştekiyi elle darp ettiği, “terbiyesiz, ahlaksız kadın” diye hakaret ettiği, küfür ettiği, “seni döve döve nasıl çıkartıyorum bak göreceksin” şeklinde tehdit ettiği, aldırılan adli tıp raporu ile sabit olduğu üzere müştekinin olay nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, böylece sanığın üzerine atılı tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediği sübuta ermiştir. Her ne kadar sanığın zorla müştekiyi yasal yollar haricinde evden çıkartmaya çalıştığı, bu amaçla gidip müştekinin evinin doğalgaz ve su vanasını kapattığı, bu şekilde müştekinin huzur ve sukununu bozduğu iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmışsa da, söz konusu suçun oluşabilmesi için sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla ısrarla eylemlerin devam etmesi gerektiği, suç tarihinde vanaları kapatmak suretiyle atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir.” şeklindedir.

2.Katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına dair rapor dosya içindedir.

3.Sanığın savunması “üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben müştekiyi darp etmedim kendi kendini darp etmiştir. Polisi çağırdı polis sözleşmeyi istedi. Daha sonra evin içerisine girdi dışarı çıktığında da ne olduysa benim hakkımda şikayetçi olduğunu söyledi. Ben tehdit etmedim. Vurmadım ve hakaret de etmedim.” şeklindedir.

4.Katılanın beyanı “Daha önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim. Şikayetim halen devam etmektedir. Sanık benim ev sahibimdi. Kira parasını artırma konusunda huzursuzluk çıkardı ve kira sözleşmemde olduğu halde ya kirayı artırırsın ya da evi boşaltırsın diyerek diretti. Bana hakaretlerde bulundu. Tehdit etti. Kapıma dayanıp zorla evime girdi. Beni darp ederek dışarıya çıkardı. Ayrıca eve geldiğimde de benim su vanalarımı kapatmıştı. Kapımın önünde bağırıp çağırıp beni bütün apartmandaki komşulara rezil etti ve beni evin içinde mahsur bıraktı. Davaya müdahil olmak istiyorum. Dedi.” şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde,
Katılanın sanığa ait evde kiracı olarak oturduğu, tarafların kira miktarı konusunda anlaşmazlık yaşadıkları, olay gününden önceki gece katılana altı mesaj gönderdiği ve olay sabahı da üç mesaj gönderdikten sonra katılanı arayarak ikametinin önünde olduğunu haber verdiği, daha sonra katılanın elektrik su ve doğalgaz vanalarını kapattığı, işten dönen katılanın evinin su, elektrik ve doğalgaz vanalarının kapatılmış olduğunu gördüğü, sanığın da bu sırada tekrar gelerek kapıyı çaldığı taraflar arasında yaşanan tartışmanın polislerin gelmesiyle neticelendiği olayda, atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeyerek beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Bozma ilamına uyulması halinde; sanığa isnat edilen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu için TCK’nın 123/1. maddesinde öngörülen temel ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile; ”…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan ”…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli 2015/266 E. 2016/48 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.11.2023 tarihinde karar verildi.

İlginizi çekebilir:  Kiracının evi izinsiz şekilde başkasına devretmesi durumunda tahliye

Yargıtay 4 Hukuk Dairesi 2014/5018 E.  ,  2015/1060 K.

MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/01/2014
NUMARASI : 2013/387-2014/10

Davacı M.. Ç.. vekili Avukat İsmet tarafından, davalı A.. A.. aleyhine 14/03/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/01/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kiracısı bulunduğunu, kira borcunu ödemediği gerekçesiyle davalının haksız bir şekilde, evine giden su borusunu keserek götürdüğünü, davalının, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırıldığını, davalının haksız eylemi nedeniyle üzüntü yaşadığını belirterek uğradığı manevi zararın tazminini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, manevi tazminat tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verimiştir.
Dosya kapsamına göre; davalı tarafından, kiracısı olan davacıyı kira borcunu ödememesi nedeniyle evden çıkarmak için, su saatini açma kapama vanasının yanından söktüğü ve su saatinden ev giriş plastik borusunu kestiği sabittir. Davacının suyunun kesilmesi nedeniyle en doğal insani ihtiyaçlarını gideremiyeceği aşikardır. Davalının haksız eylemi nedeniyle yaşam için en doğal ihtiyaçlardan olan suyun kesilmesi davacının kişilik değerlerinin zedelenmesine yol açmıştır.
Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Değerlendirme

“Ev Sahibinin Kiracının Elektriğini Suyunu Kesmesi Suç mu?” üzerine 2 yorum

  1. merhaba, 1 yıldır kirasını ödemeyen kiracımıza dava açtık. davayı kazandık ve tahliye aşamasındayız. hukuki süreç devam etmektedir. kira kontratı kocasının üzerineydi, adam evi terketti ve aboneliklerini iptal etti. ekim-2022 tarihinde kadın aboneliklerini kendi üzerine aldı. resmi olarak boşanmadılar. biz bedaş üzerinden elektriğini kesip abaoneliği üzerimize almıştık, sonrada kapattık. kadın elektriksiz kaldığı süre için savcılığa suç duyurusunda bulundu. uzlaştırmaya gitti konu ve biz uzlaşmadık. kira ödemeyen, bizi mağdur eden bu kişi bu durumda manevi tazminat davası açar mı? açarsa kazanabilir mi? bizim hiçbir hakkımız yokmu? ayrıca icrayı kazansak bile bu kişilerin maaşlı işi yok, mal varlıkları yok mağduruz. biz ne ile karşılaşırız, ne yapabiliriz? lütfen bana bilgi verebilir misiniz? teşekkür ederim şimdiden.

  2. kiracı elektrik,su dogalgazi üstüne almadı oteledi,aboneler ev sahibinin üstünde kiacinin hem kira hemde elektrik ,su ,doğalgaz borcuvar ev sahibinin üstüne gelen borçlar ev sahibi ne yapmali

Yorum yapın