Kiracı kira bedelini ödemiyor, evi boşaltacağını söylediği hâlde çıkmıyor veya hakkında tahliye kararı verilmiş olabilir. Ancak bu durumların hiçbiri ev sahibine kiracının kullandığı konutun kilidini kendi başına değiştirme hakkı vermez.
Kiracı taşınmazı kendi isteğiyle boşaltıp anahtarları teslim etmediği sürece tahliye, mahkeme kararı veya geçerli bir tahliye takibi sonucunda icra müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilmelidir. Resmî tahliye yapılmadan ev sahibinin yedek anahtar, çilingir veya başka bir yöntem kullanarak kilidi değiştirmesi; olayın şartlarına göre konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturur.
Evin tapuda kiraya veren adına kayıtlı olması sonucu değiştirmez. Kira ilişkisi devam ettiği sürece konutun fiilî kullanım hakkı kiracıya aittir. Ev sahibi taşınmazın maliki olsa bile kiracının rızası olmadan eve giremez, kilidi değiştiremez ve kiracının konuta erişimini engelleyemez.
- Ev Sahibinin Kendi Evine Girmesi Neden Suç Olabilir?
- Kilidi Değiştirmek Konut Dokunulmazlığını Nasıl İhlal Eder?
- Kiracının Kira Borcu Varsa Ev Sahibi Kilidi Değiştirebilir mi?
- Tahliye Kararı Çıkmışsa Ev Sahibi Kilidi Değiştirebilir mi?
- Tahliye Taahhütnamesi Varsa Kilit Değiştirilebilir mi?
- Kira Sözleşmesinin Süresi Bitmişse Kilit Değiştirilebilir mi?
- Kiracı Evde Değilken Kilit Değiştirilebilir mi?
- Kiracı Evi Terk Etmişse Kilit Değiştirmek Suç Olur mu?
- Kiracı Anahtarı Teslim Etmeden Kaçmışsa Ne Yapılmalıdır?
- Ev Sahibinin Yedek Anahtar Bulundurması Suç mudur?
- Kiracının Eşyaları Dışarı Çıkarılabilir mi?
- Ev Sahibi Elektrik, Su veya Doğal Gazı Kestirebilir mi?
- Kilidi Değiştirilen Kiracı Ne Yapabilir?
- Kiracı Kapıyı Kendisi Açtırabilir mi?
- Konut Dokunulmazlığının İhlali Şikâyete Bağlı mıdır?
- Ev Sahibi Hangi Cezayla Karşılaşabilir?
- Ev Sahibi Kilidi Değiştirmenin Yanında Eşyalara da Zarar Verirse Ne Olur?
- Tahliye Davası Devam Ederken Kilit Değiştirilebilir mi?
- Kiracı Tahliye Gününde Evde Bulunmazsa Kilit Nasıl Değiştirilir?
- Acil Durumda Ev Sahibi Kiracının Evine Girebilir mi?
- Doğal Gaz Sızıntısı Varsa Ev Sahibi Eve Girebilir mi?
- Yangın Çıkması Hâlinde Ev Sahibi Eve Girebilir mi?
- Su Baskını Varsa Ev Sahibi Eve Girebilir mi?
- Kiracının Evde Baygın Olduğundan Şüpheleniliyorsa Girilebilir mi?
- Acil Durumda Kiracıdan Önceden İzin Alınması Gerekir mi?
- Acil Durum Ortadan Kalktıktan Sonra Evde Kalınabilir mi?
- Kiracı Hapse Girmişse Ev Sahibi Eve Girebilir mi?
- Kiracının Uzun Süredir Eve Gelmemesi Ev Sahibine Giriş Hakkı Verir mi?
- Kiracı Evde Fuhuş Yapıyorsa Ev Sahibi Baskın Yapabilir mi?
- Fuhuş İhbarı Üzerine Polis Eve Girebilir mi?
- Ev Eşyalı Kiraya Verilmişse Ev Sahibi Eşyalarını Kontrol Etmek İçin Eve Girebilir mi?
- Kiracı Eşyalara Zarar Veriyor Şüphesi Varsa Eve Girilebilir mi?
- Ev Sahibinin Eve Girebileceği Net Durumlar Nelerdir?
- İçtihatlar
Ev Sahibinin Kendi Evine Girmesi Neden Suç Olabilir?
Konut dokunulmazlığı yalnızca ev sahibini veya tapu malikini koruyan bir hak değildir. Ceza hukuku bakımından önemli olan, konutu kimin yaşam alanı olarak kullandığıdır.
Ev kiraya verildiğinde kiracı, sözleşme süresince taşınmazı kullanma ve konutta özel hayatını sürdürme hakkını elde eder. Ev sahibi ise mülkiyet hakkını korumaya devam etmekle birlikte konutun günlük kullanımını kiracıya bırakmış olur. Türk Borçlar Kanunu’ndaki kira hükümleri de kiraya verenin kiralananı kararlaştırılan kullanım amacına uygun şekilde teslim etmesini ve bu durumda bulundurmasını esas alır.
Bu nedenle ev sahibinin “Tapu benim üzerime, kendi evime girdim” şeklindeki savunması yeterli değildir. Kiracının fiilen kullandığı konuta onun rızası dışında girilmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali kapsamında değerlendirilir.
Kilidi Değiştirmek Konut Dokunulmazlığını Nasıl İhlal Eder?
Konut dokunulmazlığının ihlali yalnızca kapıyı kırarak eve girmekle işlenmez. Kiracının konuta girişini engellemek amacıyla kilidin değiştirilmesi sırasında eve girilmesi veya konut üzerindeki fiilî kullanım hakkının kiracının iradesine aykırı şekilde ortadan kaldırılması da suçun oluşmasına neden olabilir.
Örneğin ev sahibi; kiracı evde yokken yedek anahtarla içeri girerse, çilingir çağırarak kapının kilidini değiştirirse, kiracının eşyalarını içeride bırakıp yeni anahtarı vermezse, kapıyı açtırarak eşyaları dışarı çıkarırsa, kiracının konuta yeniden girmesini engellerse hukuki tahliye yolunu kullanmak yerine fiilî tahliye gerçekleştirmiş olur.
Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesine göre bir kişinin konutuna rızasına aykırı biçimde giren veya rızayla girdikten sonra çıkmayan kişi hakkında konut dokunulmazlığının ihlali hükümleri uygulanır. Suçun konuta yönelik temel şekli için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Kiracının Kira Borcu Varsa Ev Sahibi Kilidi Değiştirebilir mi?
Hayır. Kiracının aylardır kira ödememesi, ev sahibine kilidi değiştirme hakkı vermez.
Kira borcu bulunan kiracı hakkında icra takibi başlatılabilir. Kiracıya kira borcunu ödemesi için kanuni süre verilir ve gerekli şartlar oluşursa tahliye talep edilir. Ev sahibinin başvurması gereken yol, icra ve tahliye sürecidir.
Kiracının borçlu olması, konut dokunulmazlığını ortadan kaldırmaz. Borç başka, konutun fiilî kullanımı başka bir hukuki meseledir. Ev sahibi alacağını tahsil etmek ve kiracıyı çıkarmak için kanundaki yolları kullanmak zorundadır.
“Kirayı ödemediği için kilidi değiştirdim” açıklaması, izinsiz giriş veya fiilî tahliye bakımından hukuka uygunluk sağlamaz.
Tahliye Kararı Çıkmışsa Ev Sahibi Kilidi Değiştirebilir mi?
Tahliye kararının verilmiş olması da ev sahibinin kendi başına kilidi değiştirebileceği anlamına gelmez.
Mahkemenin tahliyeye karar vermesinden sonra kararın kanuni usule göre icra edilmesi gerekir. Kiracı kendiliğinden çıkmazsa ev sahibi icra müdürlüğüne başvurur. Tahliye işlemi icra memuru aracılığıyla gerçekleştirilir; gerekiyorsa kolluk ve çilingir desteği de resmî işlem kapsamında sağlanır.
İcra ve İflas Kanunu’nda kiralananın tahliyesine ilişkin süreç, tahliye emrinin tebliği ve taşınmazın icra dairesi aracılığıyla boşaltılması esasına dayanır. Kiracının çıkmaması hâlinde zorla tahliye yetkisi ev sahibine değil, icra teşkilatına aittir.
Bu nedenle kesinleşmiş bir tahliye kararının bulunması, ev sahibine “Artık kendim kilidi değiştirebilirim” hakkı vermez. Resmî tahliye tamamlanmadan yapılan müdahale yine hukuka aykırı olabilir.
Tahliye Taahhütnamesi Varsa Kilit Değiştirilebilir mi?
Hayır. Kiracının geçerli bir tahliye taahhüdü vermiş olması da doğrudan kilit değiştirme yetkisi oluşturmaz.
Kiracı taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, kanunda belirtilen süre içinde icra takibi başlatmalı veya tahliye davası açmalıdır. Taahhütnamenin bulunması tahliye sürecini kolaylaştırabilir; fakat ev sahibine cebren tahliye yapma hakkı vermez.
Tahliye taahhüdüne rağmen kiracının eşyaları evdeyse, anahtarlar teslim edilmemişse ve kiracı konutu kullanmaya devam ediyorsa ev sahibinin çilingirle kapıyı açması ve kilidi değiştirmesi risklidir.
Kira Sözleşmesinin Süresi Bitmişse Kilit Değiştirilebilir mi?
Konut ve çatılı iş yeri kiralarında sözleşmede yazılı sürenin sona ermesi, kira ilişkisinin her zaman kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Kiracı kanuni süresi içinde çıkacağını bildirmedikçe belirli süreli sözleşme aynı koşullarla uzayabilir.
Bu nedenle sözleşmede “bir yıllık” yazması ve bu bir yılın dolması, ev sahibine ertesi gün kapının kilidini değiştirme hakkı vermez.
Ev sahibi tahliye için kanunda düzenlenen bir sebebe dayanmalı ve gerekli dava, arabuluculuk veya icra sürecini işletmelidir. Sözleşmenin süresinin dolduğu düşüncesiyle gerçekleştirilen fiilî tahliye hukuka uygun değildir.
Kiracı Evde Değilken Kilit Değiştirilebilir mi?
Kiracının birkaç günlüğüne şehir dışında, hastanede, iş seyahatinde veya ailesinin yanında bulunması konutu terk ettiği anlamına gelmez.
Kiracının evde olmadığı sırada kilidin değiştirilmesi, uygulamada en sık karşılaşılan fiilî tahliye yöntemlerinden biridir. Ev sahibi kiracının evde bulunmamasını fırsat bilerek çilingir çağırırsa, kiracı döndüğünde konuta giremez ve eşyalarına ulaşamaz.
Kiracının geçici olarak evde bulunmaması, konut üzerindeki kullanım hakkını sona erdirmez. Kira sözleşmesi devam ediyor, kiracının eşyaları içeride bulunuyor ve anahtar teslimi yapılmamışsa taşınmaz hâlen kiracının konutu kabul edilebilir.
Kiracı Evi Terk Etmişse Kilit Değiştirmek Suç Olur mu?
Kiracı taşınmazı gerçekten boşaltmış, eşyalarını götürmüş ve anahtarı ev sahibine teslim etmişse artık resmî tahliyeden değil, konutun rızayla tesliminden söz edilir. Bu durumda ev sahibinin kilidi değiştirmesi kural olarak suç oluşturmaz.
Ancak kiracının evi terk ettiği kesin değilse ev sahibinin tahmine ve çevredeki söylemlere dayanarak kilidi değiştirmesi doğru değildir. Aşağıdaki durumlar tek başına konutun kesin biçimde teslim edildiğini göstermeyebilir:
Kiracının bir süredir evde görülmemesi, elektrik veya su tüketiminin azalması, kira borcunun bulunması, komşuların “taşınacakmış” demesi, kiracının bazı eşyalarını götürmesi kamyonun kapıya gelip evden eşya aldığının görülmesi yeterli bir gerekçe değildir.
Teslimin açık olması gerekir. Anahtarlar teslim edilmemişse ev sahibinin tek taraflı olarak “Evi terk etmiş sayıyorum” demesi ciddi hukuki risk taşır.
Kiracı Anahtarı Teslim Etmeden Kaçmışsa Ne Yapılmalıdır?
Kiracının uzun süredir ortada bulunmaması, kira ödememesi ve taşınmazı fiilen terk etmiş görünmesi hâlinde dahi ev sahibinin işlemi kayıt altına alması gerekir.
Öncelikle kiracıya yazılı bildirim yapılabilir. Taşınmazın durumu tespit ettirilebilir; şartlarına göre mahkeme, icra müdürlüğü veya noter aracılığıyla delil oluşturulabilir. İçeride eşya bulunuyorsa bu eşyaların doğrudan dışarı atılması ya da sahiplenilmesi doğru değildir.
Ev sahibinin tanıklarla kapıyı açıp tek taraflı tutanak düzenlemesi her olayda yeterli güvence sağlamaz. Kiracı daha sonra “Evi terk etmedim” diyerek şikâyetçi olabilir. Bu nedenle terk iddiasının belirsiz olduğu durumlarda resmî yollardan tespit ve teslim sürecinin yürütülmesi daha güvenlidir.
Ev Sahibinin Yedek Anahtar Bulundurması Suç mudur?
Ev sahibinin yedek anahtar bulundurması tek başına suç değildir. Ancak bu anahtarın kiracının izni olmadan kullanılması suç oluşturabilir.
Kira süresi boyunca ev sahibinin acil olmayan bir nedenle konuta girmesi için kiracının rızasını alması gerekir. Bakım, tadilat, satış veya evi göstermek amacıyla giriş yapılacaksa ziyaret önceden bildirilmeli ve kiracının uygun olduğu zamanda gerçekleştirilmelidir.
Ev sahibinin “Sadece kontrol etmek için girdim”, “Evi gösterecektim” veya “Hasar var mı diye baktım” demesi rıza dışı girişi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Yangın, gaz kaçağı, su baskını veya içeriden yardım çağrısı gelmesi gibi gerçek ve acil tehlikelerde yapılan zorunlu müdahale ise olayın özelliklerine göre farklı değerlendirilebilir.
Kiracının Eşyaları Dışarı Çıkarılabilir mi?
Hayır. Ev sahibi kira borcu, tahliye kararı veya sözleşmenin sona erdiği iddiasıyla kiracının eşyalarını kendi başına dışarı çıkaramaz.
Eşyaların apartman boşluğuna, sokağa veya depoya bırakılması; eşyalara zarar verilmesi ya da bazı eşyaların kaybolması hâlinde ev sahibi yalnızca konut dokunulmazlığının ihlali yönünden değil, tazminat ve başka ceza hukuku hükümleri bakımından da sorumlulukla karşılaşabilir.
Kiracının eşyaları tahliye sırasında icra müdürlüğü tarafından tespit edilir. Kiracı hazır değilse veya eşyalarını teslim almıyorsa eşyaların muhafazası resmî usule göre sağlanır. Ev sahibinin hangi eşyayı nereye taşıyacağına kendi başına karar vermesi mümkün değildir.
Ev Sahibi Elektrik, Su veya Doğal Gazı Kestirebilir mi?
Kiracıyı çıkarmak amacıyla elektrik, su veya doğal gazın kesilmesi de hukuka uygun bir tahliye yöntemi değildir.
Ev sahibi kiracıyı yaşam koşullarını ağırlaştırarak taşınmaya zorlayamaz. Aboneliğin ev sahibi adına olması, hizmeti sırf kiracıyı çıkarmak amacıyla kesme hakkı vermez. Bu tür davranışlar somut olayın özelliklerine göre tazminat ve ceza sorumluluğu doğurabilir.
Kiracı kira borcunu ödemiyorsa çözüm hizmetleri kesmek değil, icra ve tahliye yollarına başvurmaktır.
Kilidi Değiştirilen Kiracı Ne Yapabilir?
Kiracı, kilidin değiştirildiğini fark ettiğinde olayın delillerini mümkün olduğunca hızlı toplamalıdır.
Polis veya jandarma çağrılarak olayın tutanak altına alınması istenebilir. Kiracı kira sözleşmesini, kira ödeme belgelerini ve konutta oturduğunu gösteren diğer belgeleri sunabilir.
Kiracı Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa başvurarak ev sahibi hakkında konut dokunulmazlığının ihlali nedeniyle şikâyetçi olabilir. Eşyalar alınmış veya zarar görmüşse bu durum da başvuruda açıkça belirtilmelidir.
Bunun yanında konuta erişimin yeniden sağlanması, müdahalenin önlenmesi ve uğranılan zararın giderilmesi için hukuk mahkemelerinde dava ve geçici hukuki koruma yolları değerlendirilebilir.
Kiracı Kapıyı Kendisi Açtırabilir mi?
Kiracının kira ilişkisi devam ediyor ve resmî tahliye yapılmamışsa konutu kullanma hakkı devam eder. Bununla birlikte kiracının olay yerinde tartışmaya girmesi, kapıyı kırması veya üçüncü kişilerin eşyalarına zarar vermesi yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.
En güvenli yöntem kolluğun çağrılması, kira sözleşmesinin gösterilmesi, olayın tutanak altına alınması ve konuta girişin mümkünse resmî makamların bilgisi dâhilinde sağlanmasıdır.
Ev sahibi “Artık buraya giremezsin” diyerek kiracıyı engelliyorsa kiracının hukuki ve cezai yollara gecikmeden başvurması gerekir.
Konut Dokunulmazlığının İhlali Şikâyete Bağlı mıdır?
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun temel şekli mağdurun şikâyetine bağlıdır. Kiracının, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir.
Bu süre olay tarihinden önce başlamaz. Kiracı şehir dışındayken kilit değiştirilmiş ve bunu daha sonra öğrenmişse altı aylık şikâyet süresi kural olarak fiili ve faili öğrendiği tarihe göre değerlendirilir.
Şikâyet geciktirilmemelidir. Kamera kayıtlarının silinmesi, tanıkların olayı unutması veya kapının yeniden değiştirilmesi delil toplamayı güçleştirebilir.
Ev Sahibi Hangi Cezayla Karşılaşabilir?
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun konuta ilişkin temel şekli için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Fiilin gece vakti veya cebir ya da tehdit kullanılarak gerçekleştirilmesi hâlinde daha ağır ceza gündeme gelebilir.
Ancak her kilit değişikliği otomatik olarak mahkûmiyetle sonuçlanmaz. Ceza soruşturmasında; kira ilişkisinin devam edip etmediği, kiracının taşınmazı teslim edip etmediği, ev sahibinin konuta girip girmediği, kilidin hangi amaçla değiştirildiği, kiracının eşyalarının içeride bulunup bulunmadığı, kiracının girişinin engellenip engellenmediği araştırılır.
Kiracının evi açıkça teslim ettiği veya kesin biçimde terk ettiği ispatlanırsa suçun unsurları oluşmayabilir. Buna karşılık kiracının kullanımı devam ederken onu çıkarmak amacıyla kilit değiştirilmişse ceza sorumluluğu güçlenir.
Ev Sahibi Kilidi Değiştirmenin Yanında Eşyalara da Zarar Verirse Ne Olur?
Kilidin değiştirilmesi sırasında kiracının eşyalarının kırılması, atılması, kaybedilmesi veya kullanılamaz hâle getirilmesi ayrıca değerlendirilir.
Kiracı zarar gören eşyaların bedelini ve müdahale nedeniyle uğradığı diğer maddi zararları isteyebilir. Otelde kalmak zorunda kalması, yeni kilit masrafı yapması veya iş yerine ulaşamadığı için somut kazanç kaybı yaşaması hâlinde bunların belgelendirilmesi gerekir.
Eşyaların kasten tahrip edilmesi mala zarar verme suçunu; eşyaların alınması veya sahiplenilmesi ise olayın şekline göre başka suçları gündeme getirebilir. Suçun hukuki niteliğine savcılık ve mahkeme karar verir.
Tahliye Davası Devam Ederken Kilit Değiştirilebilir mi?
Hayır. Tahliye davasının açılmış olması, kiracının taşınmazı kullanma hakkını kendiliğinden sona erdirmez.
Yargılama devam ederken kiracı konutta oturmaya devam edebilir. Ev sahibinin “Nasıl olsa davayı kazanacağım” düşüncesiyle kilidi değiştirmesi hukuka uygun değildir.
Mahkeme tahliye kararı verse bile kararın resmî şekilde uygulanması gerekir. Ev sahibinin dava açıldıktan sonra veya karar çıktıktan sonra kendi başına tahliye gerçekleştirmesi mümkün değildir.
Kiracı Tahliye Gününde Evde Bulunmazsa Kilit Nasıl Değiştirilir?
Resmî tahliye sırasında kiracının evde bulunması zorunlu değildir. İcra memuru tahliye günü adrese gelir. Kiracı kapıyı açmaz veya adreste bulunmazsa gerekli usul izlenerek çilingir yardımıyla kapı açılabilir.
İçerideki eşyalar tespit edilir ve icra işlemleri kapsamında muhafaza edilir. Tahliye tamamlandıktan sonra taşınmaz ev sahibine teslim edilir ve kilit bu aşamada hukuka uygun şekilde değiştirilebilir.
Buradaki temel fark şudur: Çilingiri ev sahibi kendi kararıyla değil, icra müdürlüğünün yürüttüğü resmî tahliye işlemi kapsamında kullanmaktadır.
Acil Durumda Ev Sahibi Kiracının Evine Girebilir mi?
Gerçek ve gecikmeye tahammülü olmayan bir tehlike varsa ev sahibi kiracının açık iznini beklemeden eve girebilir. Ancak bu istisna yalnızca canı, sağlığı, binayı veya çevredeki diğer daireleri korumak için derhâl müdahale edilmesi gereken durumlarla sınırlıdır.
Doğal gaz sızıntısı, yangın, yoğun su baskını, içeriden yardım çağrısı gelmesi veya elektrik tesisatından kaynaklanan ciddi yangın tehlikesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Buna karşılık ev sahibinin evi incelemek, hasar bulunup bulunmadığına bakmak amacıyla eve girmesi acil müdahale sayılmaz.
Ağır ve kesin bir tehlikeyi başka şekilde önleme imkânı bulunmuyorsa TCK’nın 25/2. maddesinde düzenlenen zorunluluk hâli gündeme gelebilir. Bu hükme göre kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakkı ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtarmak amacıyla, başka bir korunma yolu bulunmadan ve tehlikeyle orantılı biçimde gerçekleştirdiği fiil nedeniyle ceza verilmez.
Doğal Gaz Sızıntısı Varsa Ev Sahibi Eve Girebilir mi?
Daireden yoğun doğal gaz kokusu gelmesi, gaz alarmının çalışması veya komşuların sızıntı bildirmesi hâlinde beklemek ciddi bir patlama ve zehirlenme tehlikesi yaratabilir. Kiracıya ulaşılamıyorsa ev sahibi öncelikle 112 Acil Çağrı Merkezini ve doğal gaz acil hattını aramalıdır.
Mümkünse binanın dışındaki güvenli noktadan gaz kesilmeli; elektrik düğmelerine, zile, asansöre ve kıvılcım çıkarabilecek cihazlara dokunulmamalıdır. Kapının açılması gerekiyorsa işlemin itfaiye, doğal gaz acil ekibi, polis veya diğer yetkili görevliler eşliğinde yapılması en güvenli yoldur.
Yangın Çıkması Hâlinde Ev Sahibi Eve Girebilir mi?
Dairede yangın çıktığı, yoğun duman görüldüğü veya içeride bir kişinin mahsur kaldığı anlaşılıyorsa ev sahibinin kiracının iznini beklemesi gerekmez. Böyle bir durumda öncelik 112’nin aranması, binadakilerin uyarılması ve itfaiyenin müdahalesinin sağlanmasıdır.
Can kurtarmak veya yangının başka dairelere yayılmasını önlemek için zorunluysa kapının açılması ya da kırılması mümkündür.
Su Baskını Varsa Ev Sahibi Eve Girebilir mi?
Kiralanan daireden alt katlara yoğun biçimde su akıyorsa, ana tesisat patlamışsa veya su baskını binaya ciddi zarar veriyorsa acil müdahale gerekir. Kiracıya ulaşılamaması ve suyun bina girişinden ya da ortak vanadan kesilememesi hâlinde ev sahibi, tesisatçı ve mümkünse apartman yöneticisiyle birlikte müdahale edebilir.
Ancak önce suyun ortak vanadan kesilmesi, kiracının aranması, yöneticiye ve gerekiyorsa itfaiye veya kolluğa haber verilmesi gibi daha hafif yöntemler denenmelidir. Daireye girilmesi son çare olmalıdır.
Su baskını sona erdikten sonra yapılan işlemler fotoğraf ve tutanakla kayıt altına alınmalı; girilen alan ve yapılan müdahale yalnızca arızanın tespiti ve giderilmesiyle sınırlı tutulmalıdır. Su sızıntısı küçükse ve ciddi bir zarar tehlikesi bulunmuyorsa kiracının izni alınmadan eve girilmesi zorunluluk hâli sayılmayabilir.
Kiracının Evde Baygın Olduğundan Şüpheleniliyorsa Girilebilir mi?
İçeriden yardım sesi gelmesi, kişinin uzun süredir cevap vermemesiyle birlikte sağlık tehlikesini gösteren somut belirtilerin bulunması, yoğun duman veya gaz kokusu alınması gibi durumlarda 112’ye haber verilmelidir.
Hayat veya beden bütünlüğüne yönelik ağır ve yakın tehlike varsa kapının açılması ve kişinin kurtarılması hukuken haklı görülebilir. Burada korunan değer, konut dokunulmazlığından daha ağır olan yaşam ve sağlık hakkıdır. Yine de mümkün olduğu ölçüde müdahalenin sağlık, itfaiye ve kolluk ekipleri eşliğinde yapılması gerekir.
Acil Durumda Kiracıdan Önceden İzin Alınması Gerekir mi?
Acil olmayan bakım ve onarım işlemlerinde kiracıya önceden bilgi verilmesi ve uygun bir zaman belirlenmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun 319. maddesi kiracıyı, kiralananın ayıplarının giderilmesine ve zararların önlenmesine yönelik çalışmalara katlanmakla yükümlü tutar. Ancak bu hüküm ev sahibine istediği zaman eve girme yetkisi vermez; olağan durumlarda kiracının menfaatleri gözetilmeli ve giriş önceden bildirilmelidir.
Acil Durum Ortadan Kalktıktan Sonra Evde Kalınabilir mi?
Hayır. Eve giriş hakkı, yalnızca tehlikenin giderilmesi için gereken süre ve işlemlerle sınırlıdır.
Örneğin su vanası kapatılmış, yangın söndürülmüş veya gaz sızıntısı kesilmişse ev sahibinin evde dolaşmaya, odaları incelemeye, kiracının eşyalarını taşımaya veya kilidi değiştirerek anahtarı vermemeye devam etmesi hukuka aykırıdır.
Başlangıçta zorunluluk nedeniyle hukuken kabul edilebilir olan giriş, tehlike sona erdikten sonra konutta kalmaya devam edilmesi hâlinde konut dokunulmazlığının ihlaline dönüşebilir. TCK 116, rızayla veya hukuka uygun biçimde girildikten sonra çıkmama davranışını da suç kapsamında düzenlemektedir.
Kiracı Hapse Girmişse Ev Sahibi Eve Girebilir mi?
Hayır. Kiracının cezaevine girmesi, kira sözleşmesini ve konut üzerindeki kullanım hakkını kendiliğinden sona erdirmez. Kiracı aylarca veya yıllarca cezaevinde kalacak olsa bile ev sahibinin doğrudan çilingir çağırarak kapıyı açması, kilidi değiştirmesi ya da içerideki eşyaları boşaltması hukuka uygun değildir.
Kiracının konutta fiilen bulunmaması ile konutu hukuken teslim etmesi aynı şey değildir. Kiracının eşyaları evde duruyor, anahtarlar teslim edilmemiş ve kira ilişkisi resmî olarak sona ermemişse taşınmaz hâlâ kiracının konutu sayılır. Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesi, bir kimsenin konutuna rızasına aykırı biçimde girmeyi veya girdikten sonra çıkmamayı suç olarak düzenler. Korunan kişi her zaman tapu maliki değil, konutu fiilen özel yaşam alanı olarak kullanan kişidir.
Kiracının cezaevinde olması hâlinde ev sahibi, kira borcu varsa icra takibi ve tahliye yoluna başvurmalıdır. Kiracının yakını, avukatı veya yasal temsilcisiyle anahtar teslimi konusunda açık bir anlaşma yapılabilir. Ancak tek taraflı olarak “Nasıl olsa hapiste” denilerek eve girilmesi doğru değildir.
Kiracı anahtarları usulüne uygun biçimde teslim etmiş, eşyalarını aldırmış ve taşınmazı boşalttığını açıkça bildirmişse ev sahibi artık teslim aldığı konuta girebilir. Kira borcu düzenli ödeniyorsa tahliye de 10 yıllık kiracılık nedeniyle tahliye hükümlerine kalabilir.
Kiracının Uzun Süredir Eve Gelmemesi Ev Sahibine Giriş Hakkı Verir mi?
Hayır. Komşuların kiracıyı uzun süredir görmemesi tek başına ev sahibine eve girme yetkisi vermez.
Kiracı şehir dışında çalışıyor, hastanede yatıyor, ailesinin yanında kalıyor veya evi dönemsel olarak kullanıyor olabilir. Elektrik ve su tüketiminin azalması, posta kutusunun dolması, komşuların aylarca görmemesi ya da kira borcu bulunması konutun terk edildiğini kesin olarak göstermez.
Kiracı Evde Fuhuş Yapıyorsa Ev Sahibi Baskın Yapabilir mi?
Hayır. Ev sahibi, kiracının evde fuhuş yaptığını düşünse bile eve baskın yapamaz.
Kiracının konutu suç amacıyla kullandığına ilişkin şüphe, malike arama veya zorla giriş yetkisi vermez. Ev sahibinin çilingirle kapıyı açması, arkadaşlarıyla eve girmesi, kişileri görüntülemesi veya zorla dışarı çıkarmaya çalışması hâlinde kendisi konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit, yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlal veya başka suç iddialarıyla karşılaşabilir.
Bu durumda yapılması gereken polise veya Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunmaktır. Konutta arama ve suç delillerinin toplanması yetkisi ev sahibine değil, kanuni şartlar altında adli makamlara ve kolluğa aittir.
Fuhuş İhbarı Üzerine Polis Eve Girebilir mi?
Polis ihbar üzerine adrese gelebilir, çevrede araştırma yapabilir, kimlik tespiti gerçekleştirebilir ve savcıdan talimat alabilir. Ancak sırf ev sahibinin “İçeride fuhuş yapılıyor” demesi, ev sahibinin polisle birlikte istediği gibi eve girebileceği anlamına gelmez.
Konutta arama yapılması, suçüstü veya acil müdahale şartları dışında kural olarak usulüne uygun arama kararını gerektirir. Ev sahibi delil toplamak için gizli kamera yerleştiremez, pencereden görüntü alamaz veya kiracının özel hayatını kaydedemez. Şüpheye ilişkin mesajlar, komşu şikâyetleri ve bilinen diğer bilgiler kolluğa sunulmalı; araştırma resmî makamlarca yapılmalıdır.
Ev Eşyalı Kiraya Verilmişse Ev Sahibi Eşyalarını Kontrol Etmek İçin Eve Girebilir mi?
Hayır. Evin eşyalı kiralanmış olması, ev sahibine habersiz giriş hakkı vermez.
Mobilyaların, beyaz eşyaların ve diğer eşyaların ev sahibine ait olması konutun kullanım hakkının kiracıda olduğu gerçeğini değiştirmez. Kiraya veren “Eşyalarımın durumunu görmek istedim” diyerek yedek anahtarla eve giremez.
Türk Borçlar Kanunu’nun 319. maddesi uyarınca kiracı, bakım, satış veya sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde kiraya verenin kiralananı görmesine izin vermekle yükümlüdür. Ancak kiraya veren, yapılacak ziyareti uygun bir süre önce bildirmek ve ziyaret sırasında kiracının menfaatlerini gözetmek zorundadır. Bu düzenleme ev sahibine tek taraflı giriş hakkı değil, kiracıdan makul bir randevu isteme hakkı verir.
Eşyaların kontrol edilmesi gerçekten gerekliyse ev sahibi kiracıyla gün ve saat kararlaştırmalıdır. Kiracı hiçbir haklı sebep olmadan gerekli kontrole sürekli engel oluyorsa ev sahibi yazılı bildirim, zorunlu arabuluculuk ve gerekli hâllerde mahkeme yoluna başvurabilir. Kiracının izin vermemesi, ev sahibinin yedek anahtarı kullanmasını hukuka uygun hâle getirmez.
Kiracı Eşyalara Zarar Veriyor Şüphesi Varsa Eve Girilebilir mi?
Yalnızca şüphe bulunması yeterli değildir. Ev sahibinin “Mobilyalarım zarar görüyor olabilir” düşüncesiyle eve girmesi mümkün değildir.
Kiracı, kiralananı ve içindeki demirbaşları sözleşmeye uygun ve özenli kullanmakla yükümlüdür. Somut zarar belirtileri varsa kiracıya yazılı olarak bildirim yapılıp kontrol için randevu talep edilebilir. Kiracı buna rağmen incelemeye izin vermiyorsa hukuki yollar kullanılmalıdır. TBK 316 kiracının özenli kullanım yükümlülüğünü düzenlerken, TBK 319 inceleme ve bakım bakımından kiraya verene sınırsız giriş hakkı tanımamaktadır.
Ancak içeriden yoğun su aktığı, yangın çıktığı veya gaz sızıntısı bulunduğu gibi gerçek ve acil bir tehlike varsa konu eşya kontrolü olmaktan çıkar. Bu durumda zararı önlemek amacıyla ölçülü ve zorunlu müdahale yapılabilir.
Ev Sahibinin Eve Girebileceği Net Durumlar Nelerdir?
Ev sahibi temel olarak şu hâllerde konuta girebilir:
Kiracının açık izni ve kararlaştırılan randevu varsa, kiracı konutu boşaltarak anahtarları teslim etmişse veya icra müdürlüğü aracılığıyla resmî tahliye yapılmışsa giriş hukuka uygundur.
Yangın, doğal gaz sızıntısı, ağır su baskını veya yaşamı tehdit eden gerçek bir acil durum varsa ve başka şekilde müdahale edilemiyorsa yalnızca tehlikeyi gidermek için sınırlı giriş yapılabilir.
Bunun dışında kiracının cezaevinde olması, uzun süre görünmemesi, kira ödememesi, evde suç işlendiğinin düşünülmesi veya evin eşyalı kiralanmış olması tek başına giriş hakkı vermez.
İçtihatlar
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2016/6773 E. , 2016/9915 K.
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : … Asliye Ceza Mahkemesi
SANIKLAR :
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDEN : Katılan vekili
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre sanıkların kiraladıkları daireleri açmış oldukları tahliye davasının sonucunu beklemeksizin kapı kilitlerini değiştirerek kiracı olan katılanların tasarrufunu engelledikleri anlaşılmakla; mahkumiyetleri yerine şikayet tarihinden sonraki haciz tutanaklarına itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan …. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 26.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi 2014/6511 E. , 2014/20124 K.
“İçtihat Metni”
Tebliğname No : 8 – 2013/217169
MAHKEMESİ : İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2012
NUMARASI : 2011/1075 (E) ve 2012/746 (K)
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların, katılanın kiracı olarak oturduğu taşınmazın kapı ve kilitlerini, kirayı alamadıklarından bahisle değiştirmek suretiyle kiracı olan şikayetçinin faydalan- masına engel oldukları anlaşılmakla; sanıklara atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunun sübut bulduğu gözetilmeden, mahkumiyetleri yerine yazılı gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 17.09.2014 gününde oybirliğiyle karar erildi.
8. Ceza Dairesi 2017/25208 E. , 2018/11676 K.
“İçtihat Metni”
Hakkı olmayan yere tecavüz etme ve basit tehdit suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.05.2017 tarihli ve 2017/50147 soruşturma, 2017/25424 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.07.2017 tarihli ve 2017/3191 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, dosya kapsamına göre; müşteki…’in şüphelinin kızı adına kayıtlı villada temsilcisi olduğu şirket adına kiracı olarak bulunduğu, müştekinin beyanına göre, kiralanan taşınmazın tahliyesi hususunda aralarında anlaşmazlık bulunduğu, şüphelinin “kapınızı kıracağım, içeriye gireceğim” şeklinde tehdit ettiği, taşınmazın kilidini değiştirerek içeriye girdiği ve eşyasına zarar verdiği iddiası karşısında, kolluk marifetiyle olay yerinin tespit ettirilmesi, müştekinin beyanında belirttiği tanıkların kimler olduğu sorularak dinlenmesi, şüphelinin de ifadesi alındıktan sonra, delillerin değerlendirilerek, şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.11.2017 gün ve 2017/11007 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2017 gün ve KYB/2017-67232 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi… Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu 10.05.2017 tarihli dilekçesinde ve aynı tarihte alınan ifadesinde özetle şüpheli …’in kızının adına kayıtlı villada 3 yıldır kiracı olduğunu, kira meselesi nedeniyle aralarında ihtilaf bulunduğunu, mecuru anlaşarak tahliye etmek istediğini ancak henüz Mahkemeden alınmış bir tahliye kararı bulunmadığı halde, şüphelinin anlaşmazlığa konu iş yeri kapısının kilitlerini kırıp içeri girdiğini,kilitlerin bazılarını çilingir marifetiyle değiştirmiş olduğunu, iş yerinde bulunan çanta ve bazı kıymetli evrakının alınmış olduğunu, kiracısı olduğu iş yerine bu sebeple giremediğini, olay öncesinde şüpheli tarafından “işyerinin kapısını kıracağım “şeklindeki sözlerle tehdit ettiğini bildirdiği, ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan, anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve tehdit iddiasına yönelik delil bulunmadığı gerekçesiyle 12.05.2017 tarih ve 2017/25424 karar numarasıyla, şüpheli hakkında atılı “Hakkı olmayan yere tecavüz ve basit tehdit” suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, verilen bu karara karşı yapılan itirazın, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.07.2017 tarih ve 2017/3191 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 – (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 – (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
İncelemeye konu olayda,suça konu işyerinde kolluk marifetiyle inceleme yaptırılarak görgü tespti tutanağının düzenlenmesi, şüpheli ile şikayetçinin itiraz dilekçesinde bahsettiği tanıkların celp edilerek dinlenmesi, müştekinin suç tarihinde kullandığı cep telefonuna ait HTS kayıtları getirtilip şüpheli ile görüşme yapıp yapmadığının saptanması, toplanacak deliller ve yapılacak incelemelerin sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 11.07.2017 gün, 2017/3191 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 25.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Ayşe hn merhabalar,
Kiracı kontrattaki sürede (ilk beş gün içinde) ödemezse 6. gün kiralanan mülke gidip (bağırıp, çağırarak şiddet olmaksızın) kiranın ödenmesi talebinde bulunulabilir mi?
İcra yoluyla yapıldığında hem masraflar cepten gitmekte hem de tebliğ edilmesini geciktirerek zaman kazanıp daha geç bir süre de ödeme yapılmaktadır.
Şimdiden teşekkür ederim.