Boşanma davasında yalnızca eşin kusurlu davranışının ispatlanması yeterli olmayabilir. Mahkeme, olayın öğrenilmesinden sonra tarafların evlilik hayatına nasıl devam ettiğini de inceler. Eşler barışmış, ortak hayatı yeniden kurmuş ve kusurlu olaydan sonra evlilik ilişkisini gönüllü biçimde sürdürmüşse önceki davranışlar affedilmiş veya en azından hoşgörüyle karşılanmış sayılabilir.
Affın kabul edilmesi, geçmiş olayların boşanma davasındaki hukuki etkisini ortadan kaldırır. Affedilen davranış boşanma hükmüne esas alınamaz, eşe kusur olarak yüklenemez ve kural olarak tazminat hesabında kullanılamaz. Buna karşılık aynı evde bulunmak, eşle bir kez görüşmek, barışma teklifinde bulunmak veya çocuklar nedeniyle iletişim kurmak tek başına af anlamına gelmez.
Mahkemenin üzerinde durduğu husus, eşlerin biçimsel olarak bir araya gelmesi değil; yaşananları geride bırakarak evlilik hayatını yeniden kurup kurmadıklarıdır.
- Boşanmada Af Ne Demektir?
- Affedilen Olaylara Dayalı Boşanma Davası Reddedilir mi?
- Münferit Olayın Affedilmesi ile Devam Eden Kusurun Affedilmesi Aynı mıdır?
- Birlikte Yaşamaya Devam Etmek Af Sayılır mı?
- Aynı Evde Farklı Odalarda Yaşamak Af Sayılır mı?
- Ekonomik veya Sağlık Nedeniyle Aynı Evde Kalmak Af Sayılır mı?
- Barışıp Yeniden Bir Araya Gelmek Af Sayılır mı?
- Barışma Teklifinde Bulunmak Af Sayılır mı?
- Birlikte Yemek Yemek veya Doğum Günü Kutlamak Af Sayılır mı?
- Birlikte Tatile Gitmek veya Otelde Kalmak Af Sayılır mı?
- Cinsel Birliktelik Af Sayılır mı?
- Dava Devam Ederken Çocuk Sahibi Olmak Af Sayılır mı?
- Boşanma Davasından Feragat Etmek Af Sayılır mı?
- Terk İhtarı Göndermek Önceki Olayları Affetmek Anlamına Gelir mi?
- Hediye Almak, Ev Kiralamak veya Para Göndermek Af Sayılır mı?
- Birlikte Umreye veya Hacca Gitmek Af Sayılır mı?
- “Seni Seviyorum, Boşanmak İstemiyorum” Demek Af Sayılır mı?
- Şikâyetten Vazgeçmek Eşi Affetmek Anlamına Gelir mi?
- Çocuklar İçin Görüşmek Af Sayılır mı?
- Kusurlu Davranışlar Yıllarca Devam Ediyorsa Af Gündeme Gelir mi?
- Zina Affedilirse Boşanma Davası Açılabilir mi?
- Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Affedilirse Ne Olur?
- Affetmeden Sonra Yeni Bir Kusur İşlenirse Boşanma Davası Açılabilir mi?
- Af İddiası Ne Zaman İleri Sürülmelidir?
- Boşanma Davasında Af Nasıl İspatlanır?
- Affın Nafaka ve Tazminat Taleplerine Etkisi Nedir?
- Kaynakça
- Yargıtay Kararlarına Göre Boşanmada Af Sayılan ve Sayılmayan Davranışlar
Boşanmada Af Ne Demektir?
Af, bir eşin diğer eşin kusurlu davranışını bağışlaması ve bu davranışa dayanarak sahip olduğu haklardan vazgeçmesidir. Eş, “Seni affettim” şeklinde açık bir irade açıklamasında bulunabileceği gibi davranışlarıyla da affetme iradesini gösterebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2022 tarihli, 2020/727 E., 2022/1620 K. sayılı kararında af; bir kusuru veya hatayı bağışlayan, esasen bir haktan vazgeçme niteliği taşıyan irade açıklaması ya da davranış biçimi olarak kabul edilmiştir. Affın varlığı için kayıtsız ve şartsız bir irade beyanı veya bağışlamayı açıkça gösteren tutum ve davranış aranır.
Evliliği kurtarmak için görüşmek, bir kez yemek yemek veya aile büyüklerinin araya girmesine izin vermek her durumda bağışlama iradesi taşımaz. Af değerlendirmesi, olaydan sonra eşlerin ortak hayatı gerçekten yeniden kurup kurmadıkları üzerinden yapılır.
Affedilen Olaylara Dayalı Boşanma Davası Reddedilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde zina, 162. maddesinde ise hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış bakımından affeden tarafın dava hakkının bulunmadığı açıkça düzenlenmiştir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde aynı ifade yer almamakla birlikte Yargıtay uygulamasında affedilen veya hoşgörüyle karşılanan davranışlar boşanma hükmüne esas alınmamaktadır.
Dava yalnızca affedilmiş olaylara dayanıyorsa ve affetmeden sonra gerçekleşmiş yeni bir kusur ispatlanamıyorsa boşanma talebi reddedilebilir. Buna karşılık barışmadan sonra yeniden şiddet, hakaret, ilgisizlik, ekonomik baskı veya güven sarsıcı davranış gerçekleşmişse sonraki olaylar ayrı boşanma sebebi oluşturur.
Affedilmiş olay, evliliğin geçmişini açıklamak amacıyla dilekçede anlatılabilir. Ancak bu olayın diğer eşe kusur olarak yüklenmesi, tazminatın dayanağı yapılması veya tek başına boşanma sebebi kabul edilmesi mümkün olmayabilir.
Münferit Olayın Affedilmesi ile Devam Eden Kusurun Affedilmesi Aynı mıdır?
Af değerlendirmesinde kusurlu davranışın belirli bir tarihte gerçekleşip sona eren münferit bir olay mı, yoksa evlilik boyunca devam eden bir davranış biçimi mi olduğu önem taşır.
Münferit kusur; bir defa gerçekleşen hakaret, tek bir şiddet olayı veya öğrenildikten sonra sona eren güven sarsıcı davranış gibi belirli bir olaydan ibarettir. Eşler bu olaydan sonra barışmış, ortak hayatı gönüllü olarak yeniden kurmuş ve uzun süre normal evlilik hayatı sürdürmüşse olayın affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı kabul edilebilir. Affedilen münferit olay daha sonra tek başına boşanma sebebi yapılamaz ve kusur hesabında kullanılamaz.
Devamlılık gösteren kusurda ise davranış geçmişte gerçekleşip sona ermemiştir. Tekrarlanan şiddet ve hakaret, yıllara yayılan ekonomik baskı, süregelen sadakatsizlik, devam eden alkol veya kumar sorunu ile eşin sürekli olarak ortak konuttan kovulması bu kapsamda değerlendirilebilir. Mağdur eşin böyle bir evliliği sürdürmesi, henüz gerçekleşmemiş yeni kusurları önceden affettiği anlamına gelmez. Önceki olaylardan biri affedilmiş olsa bile sonradan tekrarlanan davranışlar ayrı boşanma sebebi oluşturur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli, 2019/2-92 E., 2022/13 K. sayılı kararında, münferit bir olaydan sonra barışmanın af sayılabileceği; buna karşılık sürekli devam eden ağır kusurlu davranışlar karşısında sessiz kalarak evliliği sürdürmenin af olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.06.2024 tarihli, 2023/8099 E., 2024/4376 K. sayılı kararında da sürekli şiddet, alkol kullanımı ve evden kovma davranışlarından sonra eşin kısa süreliğine ortak konuta dönmesi af sayılmamıştır. Kusurlu davranışlar sona ermediği için dönüş, tamamlanmış bir barışmadan çok evliliği kurtarmaya yönelik sonuçsuz bir girişim olarak değerlendirilmiştir.
Yirmi yıl önce gerçekleşmiş ve sonrasında tekrarlanmamış tek bir olay ile yirmi yıl önce başlayarak dava tarihine kadar devam etmiş kötü muamele aynı hukuki sonuca bağlanamaz. İlkinde af ve hoşgörü gündeme gelebilirken, ikincisinde dava tarihine kadar uzanan güncel bir kusurlu davranış bulunmaktadır. Bu ayrım, eşin kusurlarına yıllarca katlanmanın af sayılıp sayılmayacağına ilişkin yazımızda ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Birlikte Yaşamaya Devam Etmek Af Sayılır mı?
Kusurlu olaydan sonra evlilik hayatının uzun süre gönüllü ve normal biçimde sürdürülmesi affın en güçlü göstergelerinden biridir. Eşlerin aynı evde yaşamaları, evlilik ilişkisini devam ettirmeleri ve olaydan sonra yeni bir sorun yaşamadan ortak hayatı sürdürmeleri önceki olayların bağışlandığı sonucunu doğurabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.06.2015 tarihli, 2014/25795 E., 2015/11245 K. sayılı kararında, boşanma davasına rağmen tarafların aynı evde yaşamaya ve karı-koca ilişkisini amacına uygun biçimde sürdürmeye devam etmeleri, dava tarihinden önceki olayların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı şeklinde değerlendirilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.10.2021 tarihli, 2021/4869 E., 2021/7503 K. sayılı kararında da şiddet olayından sonra açılan boşanma davasından feragat edilmesi, ortak hayatın sürdürülmesi ve tarafların ikinci çocuklarının dünyaya gelmesi geçmiş olay bakımından af kabul edilmiştir.
Bununla birlikte yalnızca aynı adreste bulunmak yeterli değildir. Tarafların ayrı odalarda yaşaması, çocuklar veya ekonomik zorunluluk nedeniyle aynı evi paylaşması ve evlilik ilişkisinin fiilen sona ermiş olması hâlinde af kabul edilmeyebilir.

Aynı Evde Farklı Odalarda Yaşamak Af Sayılır mı?
Aynı konutta kalınmasına rağmen eşler arasında evlilik hayatı sürdürülmüyorsa, yalnızca adres veya konut birlikteliğinden hareketle affın varlığına karar verilemez. Eşlerin farklı odalarda yaşaması, birbirleriyle zorunlu konular dışında iletişim kurmaması ve ortak hayatı yeniden kurma iradesinin bulunmaması önemlidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2022 tarihli, 2020/727 E., 2022/1620 K. sayılı kararında, tarafların boşanma davasından sonra bir süre aynı evde fakat farklı odalarda kalmaları ve kadının doğum gününde birlikte yemek yemeleri af sayılmamıştır. Hukuk Genel Kurulu, medeni biçimde bir araya gelmenin ve birlikte fotoğraf çektirmenin evlilik birliğinin yeniden kurulduğunu göstermediğini kabul etmiştir.
Aynı karar, dışarıdan barışma izlenimi veren davranışların her durumda af oluşturmayacağını göstermektedir. Ortak hayatın gerçek anlamda kurulup kurulmadığı, tanık anlatımları ve tarafların olaydan sonraki yaşam biçimiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Ekonomik veya Sağlık Nedeniyle Aynı Evde Kalmak Af Sayılır mı?
Eşlerden biri maddi imkânsızlık, hastalık, çocukların bakımı veya gidecek başka bir yerinin bulunmaması nedeniyle ortak konuttan hemen ayrılamayabilir. Bu durumlarda birlikte yaşamanın gönüllü bir barışmadan mı yoksa zorunluluktan mı kaynaklandığı araştırılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.03.2024 tarihli, 2024/1808 E., 2024/1598 K. sayılı kararında, kanser tedavisi gören ve çocuklarına bakacak durumda olmayan kadının boşanma davasından sonra bir süre eşiyle aynı evde kalması af kabul edilmemiştir. Birlikte yaşamanın hastalık ve çocukların bakımı nedeniyle zorunluluktan kaynaklandığı gözetilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli, 2024/213 E., 2025/557 K. sayılı kararında da kadının kayınvalidesinin hastalığı ve çocuğun bakımı nedeniyle geçici olarak dönmesi bağışlama iradesi sayılmamıştır. Eşler arasında karı-koca hayatının yeniden kurulmadığı ve erkeğin güven sarsıcı davranışlarının devam ettiği dikkate alınmıştır.
Barışıp Yeniden Bir Araya Gelmek Af Sayılır mı?
Eşlerin kusurlu olayları bilerek karşılıklı biçimde barışması ve ortak hayatı yeniden kurması, barışma öncesindeki davranışların affedildiğini gösterebilir. Barışmadan sonra açılacak davanın önceki olaylara değil, barışma sonrasında meydana gelen yeni kusurlara dayanması gerekir.
Ortak konuta dönülmesi her durumda tamamlanmış bir barışma değildir. Dönüş kısa sürmüş, taraflar arasında evlilik hayatı kurulamamış veya kötü davranışlar devam etmişse başarısız bir barışma denemesi söz konusu olabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 tarihli, 2023/6755 E., 2024/3350 K. sayılı kararında, boşanma davasından sonra tarafların bir hafta aynı evde kalmaları sırasında erkeğin kadına bıçak çekmesi incelenmiştir. Daire, bu beraberliği af olarak değil, şiddet nedeniyle sonuçsuz kalan barışma girişimi olarak değerlendirmiştir.
Barışma Teklifinde Bulunmak Af Sayılır mı?
Eşlerden birinin telefon etmesi, mesaj göndermesi, çiçek yollaması veya aile büyüklerini araya sokması tek başına af değildir. Teklif kabul edilmedikçe ve ortak hayat yeniden kurulmadıkça barışma girişimi hukuken sonuç doğurmuş sayılmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2020 tarihli, 2020/2-244 E., 2020/881 K. sayılı kararında, kadın eşin evliliği kurtarmak amacıyla yaptığı ancak erkek tarafından kabul edilmeyen barışma teklifleri af olarak değerlendirilmemiştir. Teklifin sonuçsuz kalması ve tarafların yeniden birlikte yaşamaması karşısında ortak hayatın kurulmadığı kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli, 2022/10094 E., 2024/1869 K. sayılı kararında da özlem ve barışma içerikli mesajlar affın varlığı için yeterli bulunmamıştır. Mesajlardan sonra tarafların bir araya gelmemesi ve ortak hayatı sürdürmemesi nedeniyle erkeğin hakaret ve ilgisizlik şeklindeki kusurları esas alınmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 tarihli, 2023/5833 E., 2024/3844 K. sayılı kararında da af savunmasının süresinde ileri sürülmesi gerektiği belirtilmiş; dava açılmadan önce mevcut olduğu bilinen af olgusunun daha sonra davaya taşınmasının usul bakımından sınırları değerlendirilmiştir.

Birlikte Yemek Yemek veya Doğum Günü Kutlamak Af Sayılır mı?
Eşlerin bir kez yemek yemesi, aile ortamında görüşmesi veya doğum günü kutlaması ortak hayatın yeniden kurulduğunu tek başına göstermez. Bu davranışlar çocuklar, sosyal zorunluluklar veya tarafların medeni ilişkilerini sürdürme çabası nedeniyle gerçekleşebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2022 tarihli, 2020/727 E., 2022/1620 K. sayılı kararında eşlerin doğum gününde birlikte yemek yemeleri ve fotoğraf çektirmeleri yeterli görülmemiştir. Evlilik birliğini kurtarmaya yönelik iyi niyetli girişimler ile kusurları bağışlayarak ortak hayatı yeniden kurma iradesi birbirinden ayrılmıştır.
Buna karşılık görüşmeler sürekli hâle gelmiş, eşler yeniden aynı konutta yaşamaya başlamış ve evlilik ilişkisini normal biçimde sürdürmüşse bütün davranışlar birlikte değerlendirilerek af sonucuna ulaşılabilir.

Birlikte Tatile Gitmek veya Otelde Kalmak Af Sayılır mı?
Kusurlu olaydan sonra eşlerin kendi istekleriyle tatile çıkması, aynı otel odasında kalması ve evlilik hayatını sürdürmesi affın güçlü göstergeleri arasındadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli, 2022/11581 E., 2023/742 K. sayılı kararında, hakaret ve fiziksel şiddet olaylarından sonra eşlerin barışması, birlikte seyahate çıkması ve otelde kalması nedeniyle önceki davranışlar affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış kabul edilmiştir.
Yolculuğun çocuğun tedavisi, cenaze, zorunlu aile işi veya başka bir mecburiyet nedeniyle yapılması hâlinde aynı sonuca doğrudan ulaşılamaz. Seyahatin amacı, tarafların nerede ve nasıl konakladığı, evlilik ilişkisinin devam edip etmediği ve seyahat sonrasındaki yaşam biçimi birlikte incelenir.
Cinsel Birliktelik Af Sayılır mı?
Cinsel birliktelik, tarafların evlilik ilişkisini sürdürdüğünü gösteren önemli delillerden biridir. Bununla birlikte tek bir cinsel ilişki her olayda geçmişteki bütün kusurları ortadan kaldırmaz. İlişkinin gönüllü olup olmadığı, tekrarlanıp tekrarlanmadığı ve ortak hayatın diğer yönleriyle de devam edip etmediği araştırılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.10.2024 tarihli, 2023/10061 E., 2024/7313 K. sayılı kararında, boşanma davasından sonra eşlerin cinsel birliktelik yaşamaları ve bu birliktelik sonucunda gebeliğin meydana gelmesi, dava konusu olayların af ve hoşgörü kapsamında kalmasına yol açmıştır.
Baskı, tehdit veya korku altında gerçekleşen cinsel ilişki af iradesi taşımaz. Eşlerin fiilen ayrı yaşadığı, yalnızca bir kez görüştüğü ve ortak hayatı yeniden kurmadığı olaylarda da cinsel birlikteliğin diğer delillerden bağımsız değerlendirilmemesi gerekir.
Dava Devam Ederken Çocuk Sahibi Olmak Af Sayılır mı?
Boşanma davasından sonra ortak hayatın sürdürülmesi ve yeni bir çocuğun dünyaya gelmesi, önceki olayların affedildiğine ilişkin güçlü bir delil olabilir. Bunun mahkeme tarafından doğrudan varsayılması yerine çocuğun ne zaman meydana geldiği, tarafların dava sonrasındaki ilişkisi ve ortak hayatın devam edip etmediği araştırılmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.11.2022 tarihli, 2022/7733 E., 2022/9843 K. sayılı kararında, ilk derece kararından sonra ortak hayatın devam ettiği ve yeni bir çocuğun dünyaya geldiği yönündeki af iddiasının incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Daire, taraflara bu konuda delillerini sunma imkânı tanınmadan karar verilmesini yeterli görmemiştir.

“Davalı kadın temyiz dilekçesinde, ilk derece mahkemesince verilen karardan sonra ortak yaşamın devam ettiğini ve bu süreçte bir müşterek çocuklarının daha olduğunu bildirerek af iddiasında bulunmuştur. Af iddiası davanın her aşamasında ileri sürülebilir. O halde, davalı kadına af iddiasını ispatlaması yönünde delillerini sunması için süre verilmesi ve tarafların bu husustaki beyanlarının alınması gerekir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2022/7733 E., 2022/9843 K., 30.11.2022
Boşanma Davasından Feragat Etmek Af Sayılır mı?
Boşanma davasından feragat, çoğu olayda feragat tarihinden önceki ve davaya konu edilen davranışların affedildiği veya hoşgörüyle karşılandığı sonucunu doğurabilir. Feragatten sonra aynı olaylara dayanılarak yeniden dava açılması hâlinde affın etkisi gündeme gelir.
Feragat bütün evlilik geçmişini ve gelecekte meydana gelecek davranışları kapsayan sınırsız bir bağışlama değildir. Kusurlu davranış feragatten sonra tekrar etmiş veya kesintisiz biçimde devam etmişse sonraki fiiller ayrıca değerlendirilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli, 2020/260 E., 2022/1453 K. sayılı kararında, önceki boşanma davasından feragat edilmesine rağmen erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışının devam ettiği belirlenmiştir. Feragatten sonra ortak hayatın yeniden kurulmadığı ve sadakat ihlalinin sürdüğü gözetilerek, devam eden davranış affedilmiş kabul edilmemiştir.
Davanın işlemden kaldırılması, takip edilmemesi, harcın tamamlanmaması veya usule ilişkin başka bir sebeple sona ermesi ise feragatle aynı değildir. Önceki dosyanın hangi nedenle kapandığı ve tarafların bu tarihten sonra evlilik hayatına dönüp dönmediği incelenmelidir.
Terk İhtarı Göndermek Önceki Olayları Affetmek Anlamına Gelir mi?
Terk nedeniyle boşanma davası açmak isteyen eşin gönderdiği eve dön ihtarı, ihtar talep tarihinden önceki kusurlu davranışların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı sonucunu doğurur. İhtar gönderen eş, diğer eşten ortak konuta dönmesini ve evlilik birliğini sürdürmesini istemektedir.
Bir taraftan eşin eve dönmesini talep edip diğer taraftan ihtar öncesindeki olayların ortak hayatı çekilmez hâle getirdiğini ileri sürmek çelişkili kabul edilmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/21712 E., 2017/11 K. sayılı kararında, terk ihtarı gönderen erkeğin ihtar talep tarihinden önceki kusurlu davranışları affettiği veya hoşgörüyle karşıladığı kabul edilmiştir. İhtardan sonra kadına yüklenebilecek yeni bir davranış ispatlanamadığından genel sebebe dayalı boşanma talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Terk ihtarının etkisi tazminat taleplerine de yansır. İhtar öncesinde affedilmiş sayılan davranışların daha sonra diğer eşe kusur olarak yüklenerek maddi veya manevi tazminat istenmesi mümkün olmayabilir.
Hediye Almak, Ev Kiralamak veya Para Göndermek Af Sayılır mı?
Eşe hediye almak, para göndermek, konut kiralamak veya bazı giderlerini karşılamak tarafların barışma niyetini gösterebilir. Fakat bu işlemler tek başına karşı tarafın kusurları bağışladığını kanıtlamaz. Özellikle işlemleri kusurlu eş yapmışsa, onun barışma çabası diğer eşin affetme iradesi yerine geçmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli, 2024/213 E., 2025/557 K. sayılı kararında erkeğin ev kiralaması, abonelikleri üzerine alması, kira ve aidat ödemesi ile kadına para göndermesi af için yeterli bulunmamıştır. Kadının erkeği eve kabul etmemesi ve eşler arasında karı-koca hayatının kurulmaması karşısında bu işlemler tek taraflı barışma girişimi olarak değerlendirilmiştir.
Gönderilen paranın amacı da önemlidir. Nafaka, çocuk gideri, borç ödemesi veya mal paylaşımına ilişkin ödeme, evliliği yeniden sürdürme iradesiyle yapılan karşılıksız kazandırmayla aynı anlamı taşımaz.
Birlikte Umreye veya Hacca Gitmek Af Sayılır mı?
Kusurlu olaydan sonra eşlerin birlikte umreye veya hacca gitmesi, seyahat boyunca karı-koca hayatını sürdürmesi ve sonrasında evliliğe devam etmesi önceki olayların affedildiğini veya en azından hoşgörüyle karşılandığını gösterebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.12.2007 tarihli, 2007/2980 E., 2007/16853 K. sayılı kararında, eşlerin yaşanan olaylardan sonra birlikte umreye gitmeleri ve evlilik birliğini sürdürmeleri af kapsamında değerlendirilmiştir. Bununla birlikte aile baskısıyla veya zorunlu sebeple aynı kafilede bulunmak tek başına yeterli değildir; ortak hayatın gerçekten devam edip etmediği somut olayın şartlarına göre incelenir.

“Tanık beyanlarında geçen olaylardan sonra taraflar bir araya gelmişler, evlilik birliğini sürdürerek birlikte Umre’ye gitmişlerdir. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı, önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamıştır.” **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.12.2007 tarihli, 2007/2980 E., 2007/16853 K.**
“Seni Seviyorum, Boşanmak İstemiyorum” Demek Af Sayılır mı?
Eşin yaşanan olayları bildiği hâlde karşı tarafa kendisini sevdiğini, ayrılmak istemediğini ve geçmişi geride bırakmak istediğini açıkça bildirmesi af değerlendirmesinde önemli delil oluşturabilir. Mesajın bütün içeriği ve gönderildiği şartlar birlikte incelenir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/1295 E., 2021/3152 K. sayılı kararında, erkeğin eşine gönderdiği mesajlarda boşanmak istemediğini, eşini sevdiğini ve özür dilediğini açıklaması, kadına yüklediği önceki davranışları affettiğini veya hoşgörüyle karşıladığını gösteren bir tutum olarak kabul edilmiştir.
Buna karşılık mesaj yalnızca barışma teklifi içeriyor, karşı tarafça kabul edilmiyor ve ortak hayat yeniden kurulmuyorsa kesin bir af sonucuna ulaşılamaz. Mesajın “Çocuklarımız için bir kez daha konuşalım” şeklinde olması ile “Bütün yaşananları affettim, evliliğimizi sürdürelim” şeklinde kayıtsız bir irade içermesi aynı değildir.
Şikâyetten Vazgeçmek Eşi Affetmek Anlamına Gelir mi?
Ceza soruşturması sırasında eşten şikâyetçi olunmaması veya daha önce yapılan şikâyetten vazgeçilmesi her durumda boşanma hukuku bakımından af sayılmaz. Şikâyetten vazgeçme; aile baskısı, ekonomik kaygı, korku, eşin cezalandırılmasını istememe veya çocukların etkilenmesinden çekinme nedeniyle gerçekleşebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2461 E., 2023/6184 K. sayılı kararında, fiziksel şiddet iddiasına ilişkin ceza yargılamasında şikâyetten vazgeçilmesi boşanma davası bakımından af kabul edilmemiştir. Şikâyetten vazgeçmenin ardından ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı ve bağışlama iradesini gösteren başka delillerin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmiştir.
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma kararının kaldırılmasını istemek de tek başına af oluşturmaz. Tedbirin kaldırılma sebebi, tarafların barışıp barışmadığı ve kusurlu davranışın devam edip etmediği araştırılmalıdır.
Çocuklar İçin Görüşmek Af Sayılır mı?
Boşanma sürecinde eşlerin ortak çocukların eğitimi, sağlığı, velayeti veya kişisel ilişki düzeni nedeniyle görüşmeleri kaçınılmaz olabilir. Çocuğu teslim etmek, hastaneye birlikte götürmek, okul toplantısına katılmak veya çocuk için aynı ortamda bulunmak geçmiş kusurların bağışlandığını göstermez.
Görüşmelerin eşler arasındaki evlilik ilişkisini yeniden kurmaya yönelik olup olmadığı önemlidir. İletişim yalnızca çocuklarla sınırlı kalmışsa af sonucuna ulaşılması güçtür. Çocuklarla ilgili görüşmelerin ardından eşler yeniden aynı eve dönmüş ve normal evlilik hayatını sürdürmüşse durum farklı değerlendirilebilir.
Kusurlu Davranışlar Yıllarca Devam Ediyorsa Af Gündeme Gelir mi?
Tek bir olayın ardından tarafların barışması ile şiddet, hakaret, ekonomik baskı veya güven sarsıcı davranışların yıllarca devam etmesi aynı değildir. Süreklilik gösteren ağır kusurlar karşısında mağdur eşin sessiz kalması ya da evliliği sürdürmesi tek başına af sayılmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli, 2019/2-92 E., 2022/13 K. sayılı kararında, yıllar boyunca devam eden şiddet ve hakaretlere rağmen evlilik birliğinin sürdürülmesi affetme olarak değerlendirilmemiştir.
Münferit kusur ile devam eden kusurun boşanma davasındaki etkisi, eşin kusurlarına yıllarca katlanmanın af sayılıp sayılmayacağına ilişkin yazımızda ayrıntılı olarak incelenmiştir.

Zina Affedilirse Boşanma Davası Açılabilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi uyarınca affeden taraf aynı zina eylemine dayanarak zina sebebiyle boşanma davası açamaz. Zina sebebine dayalı dava ayrıca olayın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilin üzerinden beş yıl içinde açılmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.11.2024 tarihli, 2024/1795 E., 2024/8791 K. sayılı kararında, zina eylemini öğrendikten sonra ortak hayatı sürdürmeye devam eden eşin bu eylemi affettiği kabul edilmiştir. Aynı olay daha sonra zina sebebine dayalı davanın kabulüne esas alınmamıştır.
Devam eden veya sonradan tekrar eden sadakatsizlik yeni fiiller bakımından ayrıca değerlendirilir. Eşin bir olayı affetmesi, henüz bilmediği veya gelecekte gerçekleşecek sadakat ihlallerinden de vazgeçtiği anlamına gelmez.
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Affedilirse Ne Olur?
Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde de affeden tarafın dava hakkının bulunmadığı düzenlenmiştir. Affedilen aynı olaya dayanılarak hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma talep edilemez.
Bu davanın olayın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilden itibaren beş yıl içinde açılması gerekir. Affetme ile hak düşürücü süre birbirinden farklıdır. Süre henüz dolmamış olsa bile olay affedilmişse dava hakkı kullanılamaz; olay affedilmemiş olsa dahi kanuni süre geçirilmişse özel sebebe dayalı dava hakkı düşer.
Şiddetin, tehdidin veya onur kırıcı davranışın tekrar etmesi hâlinde sonraki olaylar yeni boşanma sebebi oluşturur. Mağdur eşin korku, ekonomik bağımlılık veya çocuklar nedeniyle eve dönmesi özgür ve koşulsuz bir af iradesi bulunmadıkça bağışlama olarak kabul edilmemelidir.

Affetmeden Sonra Yeni Bir Kusur İşlenirse Boşanma Davası Açılabilir mi?
Af yalnızca affetme tarihine kadar bilinen ve bağışlanan olayları kapsar. Barışmadan sonra yeniden şiddet uygulanması, hakaret edilmesi, sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi veya ortak hayatın gereklerinin yerine getirilmemesi yeni dava sebebi oluşturabilir.
Yeni olay önceki kusurları otomatik olarak yeniden canlandırmaz. Mahkeme kusur değerlendirmesini öncelikle affetmeden sonra gerçekleşen davranışlar üzerinden yapar. Önceki olaylar evliliğin geçmişini ve yeni davranışın bağlamını açıklamak için anlatılabilse de affedilmiş olaylar bağımsız kusur olarak hesaba katılmaz.
Barışmanın hemen ardından aynı davranışların tekrar başlaması hâlinde ise gerçek anlamda ortak hayatın kurulup kurulmadığı ayrıca tartışılabilir. Kısa süreli ve sonuçsuz bir dönüş, bütün geçmişi ortadan kaldıran kesin bir af olarak görülmeyebilir.
Af İddiası Ne Zaman İleri Sürülmelidir?
Dava açılmadan önce gerçekleştiği bilinen af olgusu, davalının cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. Daha önce bilinen affın ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülmesi iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağıyla karşılaşabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.05.2024 tarihli, 2023/4682 E., 2024/3434 K. sayılı kararında, davadan önceki feragat olgusunun ilk kez istinafta ileri sürülmesinin usul bakımından mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.02.2024 tarihli, 2023/3943 E., 2024/586 K. sayılı kararında da dava öncesindeki af savunmasının dilekçeler aşamasında ileri sürülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava açıldıktan sonra barışma, birlikte yaşama veya çocuk sahibi olma gibi yeni bir olay meydana gelmişse durum farklıdır. Yargılama sırasında gerçekleşen af, sonradan doğan vakıa niteliğinde olduğundan mahkemeye bildirilerek delillerin toplanması istenebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.02.2025 tarihli, 2024/4759 E., 2025/1705 K. sayılı kararında da af savunmasının tarafça ileri sürülmesi ve somut delillerle ispatlanması gerektiği vurgulanmıştır. Soyut tanık anlatımları ve yalnızca aynı evde bulunulduğuna ilişkin genel ifadeler yeterli görülmemiştir.
Boşanma Davasında Af Nasıl İspatlanır?
Affı ileri süren taraf, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Mesajlar, mektuplar, ortak konuta dönüş, seyahat ve otel kayıtları, fotoğraflar, tanık anlatımları, birlikte yapılan başvurular ve ortak hayatın sürdürüldüğünü gösteren diğer belgeler değerlendirmeye alınabilir.
Delilin yalnızca eşlerin görüştüğünü göstermesi yeterli olmayabilir. Delillerden tarafların kusurlu olayı bildikleri hâlde barıştıkları, evlilik hayatını sürdürmeye karar verdikleri ve ortak hayatı yeniden kurdukları anlaşılmalıdır.
Af iddiasında kullanılan ses, görüntü ve elektronik kayıtların hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması gerekir. Hukuka aykırı müdahaleyle elde edilen kayıtlar kusurun ispatında olduğu gibi affın ispatında da değerlendirme dışında bırakılabilir.
Affın Nafaka ve Tazminat Taleplerine Etkisi Nedir?
Affedilen davranışlar kusur hesabından çıkarıldığından maddi ve manevi tazminat taleplerini doğrudan etkileyebilir. Tazminat isteyen eş, yalnızca affedilmiş olaylara dayanıyorsa talebi reddedilebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi uyarınca maddi tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması; manevi tazminat için boşanmaya neden olan olayların kişilik haklarına saldırı oluşturması gerekir. Kusur belirlenirken affedilen davranışlar hesaba katılmaz.
Yoksulluk nafakasında ise nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması aranır. Affın kabul edilmesi tarafların kusur dengesini değiştirebileceğinden yoksulluk nafakasının verilip verilmeyeceğini de etkileyebilir.
Af, boşanmanın ferileri bakımından tali bir mesele değildir. Hangi olayın affedildiği, affetmeden sonra yeni bir kusurun bulunup bulunmadığı ve ortak hayatın gerçekten yeniden kurulup kurulmadığı; boşanma kararının yanı sıra nafaka ve tazminat taleplerinin sonucunu da belirleyebilir.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 161, 162, 164, 166, 174 ve 175.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 141, 190 ve 194.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli, 2024/213 E., 2025/557 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.02.2025 tarihli, 2024/4759 E., 2025/1705 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.11.2024 tarihli, 2024/1795 E., 2024/8791 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.10.2024 tarihli, 2023/10061 E., 2024/7313 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.06.2024 tarihli, 2023/8099 E., 2024/4376 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 tarihli, 2023/5833 E., 2024/3844 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.05.2024 tarihli, 2023/4682 E., 2024/3434 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 tarihli, 2023/6755 E., 2024/3350 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli, 2022/10094 E., 2024/1869 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.03.2024 tarihli, 2024/1808 E., 2024/1598 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.02.2024 tarihli, 2023/3943 E., 2024/586 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2461 E., 2023/6184 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli, 2022/11581 E., 2023/742 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.11.2022 tarihli, 2022/7733 E., 2022/9843 K. sayılı kararı.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2022 tarihli, 2020/727 E., 2022/1620 K. sayılı kararı.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli, 2020/260 E., 2022/1453 K. sayılı kararı.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli, 2019/2-92 E., 2022/13 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.10.2021 tarihli, 2021/4869 E., 2021/7503 K. sayılı kararı.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2020 tarihli, 2020/2-244 E., 2020/881 K. sayılı kararı.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.06.2015 tarihli, 2014/25795 E., 2015/11245 K. sayılı kararı.
Yargıtay Kararlarına Göre Boşanmada Af Sayılan ve Sayılmayan Davranışlar
| Karar | Tarih | İncelenen davranış | Af sayıldı mı? | Kararın temel ilkesi |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay HGK, 2024/213 E., 2025/557 K. | 24.09.2025 | Kadının kayınvalidenin hastalığı ve çocuğun bakımı nedeniyle geçici dönmesi; erkeğin ev kiralaması ve para göndermesi | Hayır | Zorunlu ve geçici dönüş ile tek taraflı barışma girişimleri af değildir. Ortak hayatın bilinçli biçimde yeniden kurulması gerekir. |
| Yargıtay 2. HD, 2024/1795 E., 2024/8791 K. | 19.11.2024 | Zinayı öğrenen erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı tarihe kadar birlikte yaşamaya devam etmesi | Evet | Zinayı bilen eşin ortak hayatı sürdürmesi affa yol açabilir; affeden eş aynı zina olayına dayanamaz. |
| Yargıtay 2. HD, 2023/10061 E., 2024/7313 K. | 14.10.2024 | Dava sırasında cinsel birliktelik ve gebelik | Evet | Dava sonrasında evlilik ilişkisini sürdürmek önceki iddiaların af kapsamında kalmasına yol açabilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2023/8099 E., 2024/4376 K. | 10.06.2024 | Sürekli şiddet, alkol kullanımı ve evden kovma davranışlarından sonra kısa süre eve dönme | Hayır | Süregelen kusurlar karşısında eve dönmek tek başına af değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2023/5833 E., 2024/3844 K. | 23.05.2024 | Kabul edilmeyen barışma önerisi | Hayır | Tek taraflı ve sonuçsuz barışma önerisi geçmiş kusurları ortadan kaldırmaz. |
| Yargıtay 2. HD, 2023/4682 E., 2024/3434 K. | 14.05.2024 | Davadan önceki feragat vakıasının ilk kez istinafta ileri sürülmesi | İncelenmedi | Süresinde cevap vermeyen taraf önceden bildiği af vakıasını ilk kez istinafta ileri süremez. |
| Yargıtay 2. HD, 2023/6755 E., 2024/3350 K. | 09.05.2024 | Dava sonrasında bir hafta birlikte yaşama ve bu süreçte bıçak çekme | Hayır | Şiddetin devam ettiği kısa süreli birlikte yaşam barışma denemesi olup af değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2024/1819 E., 2024/2148 K. | 2024 | Kadının boşanma davası açmasından sonra eşlerin barışarak evliliğe devam etmeleri | Evet | Dava sonrasında barışıp ortak hayatı yeniden kuran eşler, barışmadan önceki olayları affetmiş veya hoşgörüyle karşılamış sayılır. |
| Yargıtay 2. HD, 2022/10094 E., 2024/1869 K. | 2024 | Evliliğin ilk döneminde ve Şırnak’ta yaşanan fiziksel ve psikolojik şiddetten sonra evliliğin uzun süre devam etmesi | Evet | Geçmiş olaylardan sonra evliliğin uzun süre sürdürülmesi, önceki olayların af kapsamında değerlendirilmesine yol açabilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2024/1079 E., 2024/1423 K. | 2024 | Kadının yargılama sırasında barışma girişiminde bulunması, ancak sonradan bu isteğinden vazgeçmesi | Hayır | Ortak hayatın yeniden kurulmasıyla sonuçlanmayan barışma girişimi af değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2023/3943 E., 2024/586 K. | 06.02.2024 | Dava öncesinde bilinen af iddiasının süresinde cevap dilekçesinde ileri sürülmemesi | İncelenmedi | Dava öncesindeki af vakıası dilekçeler aşamasında ileri sürülmelidir; yargılama sırasında oluşan af sonradan ileri sürülebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2023/2461 E., 2023/6184 K. | 2023 | Ceza soruşturması ve kovuşturmasında eşten şikâyetçi olunmadığının açıklanması | Hayır | Karşı tarafı cezadan kurtarmaya yönelik beyanlar tek başına af değildir. Ortak hayatın yeniden kurulduğunu gösteren ek deliller aranır. |
| Yargıtay 2. HD, 2022/11581 E., 2023/742 K. | 2023 | Hakaret ve fiziksel şiddetten sonra barışma, birlikte seyahate çıkma ve otelde kalma | Evet | Kusurlu olaylardan sonra barışıp seyahat etmek, otelde kalmak ve evliliği sürdürmek önceki olayların affedildiğini gösterebilir. |
| Yargıtay HGK, 2020/727 E., 2022/1620 K. | 29.11.2022 | Af kavramının hukuki niteliği | Duruma göre | Af, bir kusuru bağışlayan ve esasen bir haktan vazgeçme içeren irade veya davranıştır. |
| Yargıtay 2. HD, 2022/7733 E., 2022/9843 K. | 30.11.2022 | İlk derece kararından sonra ortak hayatın sürmesi ve yeni çocuk doğması | Araştırılmalı | Yargılama sırasında gerçekleşen af iddiası sonraki aşamalarda ileri sürülebilir ve delilleri toplanmalıdır. |
| Yargıtay HGK, 2020/260 E., 2022/1453 K. | 08.11.2022 | Boşanma davasından feragat edilmesine rağmen sadakatsizliğin devam etmesi | Hayır | Süregelen sadakat ihlali feragat nedeniyle bütünüyle affedilmiş sayılamaz. |
| Yargıtay HGK, 2019/523 E., 2022/1271 K. | 11.10.2022 | Kabul edilmeyen barışma önerisi | Hayır | İyi niyetli barışma teklifi kabul edilip ortak hayat kurulmadıkça af oluşmaz. |
| Yargıtay 2. HD, 2022/8795 E., 2022/10762 K. | 2022 | Yalnızca birleşen davadan feragat | Kısmen | Feragat yalnızca feragat edilen davanın kapsadığı dönemi etkiler; sonraki olaylar affedilmiş sayılmaz. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/7082 E., 2021/8597 K. | 2021 | Sığınma evi, gizlilik kararı ve süregelen kusurlar | Hayır | Korku ve devam eden eylemler karşısında af veya hoşgörü kabul edilemez. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/6658 E., 2021/8169 K. | 2021 | Uzun ayrılık döneminde aynı otelde kalma | Evet | Otelde isteyerek birlikte kalmak önceki karşılıklı kusurların affedildiğini gösterebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/7970 E., 2021/7994 K. | 2021 | Şiddet ve hakaretten sonra evlilik birliğinin devamı | Evet | Sonraki ortak hayat nedeniyle önceki şiddet ve hakaret kusur hesabından çıkarılabilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/4869 E., 2021/7503 K. | 2021 | Şiddet nedeniyle açılan davadan feragat, ortak hayatın devamı ve ikinci çocuğun doğması | Evet | Feragat ve sonrasında ortak hayatın sürmesi, feragat tarihinden önceki olayların affedildiğini gösterebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/3826 E., 2021/5098 K. | 21.06.2021 | Eşe terk ihtarı gönderilmesi | Evet | İhtar gönderen eş ihtar talep tarihinden önceki kusurları affetmiş veya hoşgörüyle karşılamış sayılır. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/3053 E., 2021/4436 K. | 2021 | Kadının eve dönmesine rağmen eşiyle aynı odada kalmaması ve ortak hayatın kurulmaması | Hayır | Eve dönmek tek başına af değildir. Dönüş barışma görüşmesi niteliğindeyse ve karı-koca hayatı kurulmamışsa af yoktur. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/1295 E., 2021/3152 K. | 2021 | Eşini sevdiğini, ayrılmak istemediğini ve özür dilediğini belirten mesajlar ile barışma davranışları | Evet | Açık özür, ayrılmak istemediğini bildirme ve evliliği sürdürme çabası karşı tarafa yüklenen önceki olayların affedildiğini gösterebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/997 E., 2021/2568 K. | 2021 | Dava açıldıktan sonra eşin eve dönmesi ve ortak hayatın devamı | Evet | Dava sonrasında evliliğin fiilen sürdürülmesi af niteliğinde olabilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2021/488 E., 2021/1608 K. | 2021 | Eşlerin barışıp otelde birlikte yaşamaları | Evet | Barışma ve yeniden birlikte yaşama önceki olayları af kapsamına sokar. |
| Yargıtay HGK, 2020/2-244 E., 2020/881 K. | 11.11.2020 | Kadının fiilî ayrılık döneminde yaptığı ancak erkek tarafından kabul edilmeyen barışma önerisi | Hayır | Sonuçsuz kalan barışma önerisi iyi niyetli girişimdir; ortak hayat kurulmadıkça af oluşmaz. |
| Yargıtay 2. HD, 2020/712 E., 2020/1931 K. | 09.03.2020 | Aynı evde ayrı odalarda kalma ve doğum günü yemeği | Hayır | Aynı konutta bulunmak ve sosyal görüşme, açık af iradesi yoksa yeterli değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2020/1543 E., 2020/2776 K. | 2020 | Evi terk eden eşe ortak konuta dönmesi için ihtar gönderilmesi | Evet | Terk ihtarı, ihtar tarihinden önceki kusurları af veya hoşgörü kapsamına sokar. |
| Yargıtay 2. HD, 2020/2244 E., 2020/3663 K. | 2020 | Mesaj, çiçek ve görüşme yoluyla barışma teklifi | Hayır | Barışma müzakeresi tek başına af sayılmaz. |
| Yargıtay 2. HD, 2020/274 E., 2020/632 K. | 2020 | Davalı eşin boşanmak istemediğini söylemesi | Hayır | Davanın reddini istemek davacının kusurlarını affetmek anlamına gelmez. |
| Yargıtay 2. HD, 2020/53 E., 2020/1696 K. | 2020 | Bir ay içinde birkaç kez cinsel birliktelik | Evet | Düzenli cinsel birliktelik tarafların önceki olayları karşılıklı affettiğini gösterebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2019/7740 E., 2019/12025 K. | 2019 | Erkeğin mesleği ve önceki evliliği hakkında yalan söylemesinden sonra evliliğin sürdürülmesi | Evet | Evliliğin başında öğrenilen yalanlara rağmen ortak hayatın sürdürülmesi bu davranışları af kapsamına sokabilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2019/6494 E., 2019/11398 K. | 2019 | Kadının annesine hakaret ve kadına fiziksel şiddetten sonra birlikte yaşamaya devam edilmesi | Evet | Hakaret ve darptan sonra ortak hayatın sürdürülmesi olayların kusur hesabından çıkarılmasına neden olabilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2019/3799 E., 2019/11799 K. | 2019 | Altı aylık ayrılıktan sonra kadının ortak konuta dönerek yaklaşık bir ay yaşaması | Evet | Ortak konuta gönüllü dönüş ve evlilik hayatının yeniden sürdürülmesi, dönüş öncesindeki davranışların affedildiğini gösterebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2019/7008 E., 2019/10769 K. | 04.11.2019 | Şiddet sonrası baba evine giden eşin iki ay sonra ortak konuta dönmesi | Evet | Ortak hayata gönüllü dönüş, dönüş öncesindeki olayları af kapsamına sokabilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2018/5520 E., 2019/2308 K. | 2019 | Hukuka aykırı görüntü kaydıyla affın ispatlanması | İspatlanamadı | Hukuka aykırı elde edilen delil af olgusunun ispatında kullanılamaz. |
| Yargıtay 2. HD, 2018/552 E., 2019/3430 K. | 2019 | Hakaret ve küfürden sonra evlilik birliğinin sürdürülmesi | Evet | Hakaret ve küfürden sonra ortak hayatın sürdürülmesi olayları af kapsamına sokabilir; başka kusur yoksa dava reddedilir. |
| Yargıtay HGK, 2017/2-2067 E., 2019/296 K. | 14.03.2019 | Af kavramının tanımı | Duruma göre | Af, kusur veya hatayı bağışlama ve haktan vazgeçme niteliğinde bir açıklama ya da davranıştır. |
| Yargıtay 2. HD, 2018/4856 E., 2018/15022 K. | 2018 | Boşanma kararından sonra ortak çocuğun dünyaya gelmesi | Evet | Ortak çocuğun doğması evlilik ilişkisinin devam ettiğini ve önceki olayların hoşgörüyle karşılandığını gösterebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2018/2655 E., 2018/13511 K. | 2018 | Birden fazla kez devam eden fiziksel şiddet | Hayır | Süreklilik gösteren şiddet yalnızca birlikte yaşamaya dayanılarak affedilmiş kabul edilemez. |
| Yargıtay 2. HD, 2016/13130 E., 2018/3287 K. | 2018 | Kusurlu olaylardan sonra cinsel birliktelik yaşayarak evliliği sürdürme | Evet | Cinsel birliktelik ve ortak hayatın devamı, önceki olayların karşılıklı affedildiğinin güçlü göstergesidir. |
| Yargıtay 2. HD, 2016/13919 E., 2018/3146 K. | 13.03.2018 | Tarafların otelde birlikte olması | Evet | Taraflar önceki kusurları karşılıklı affetmiş sayılabilir; yeni olay yoksa davalar reddedilebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2016/9676 E., 2018/2106 K. | 19.02.2018 | Şiddetten sonra barışarak birlikte yaşama | Evet | Barışma sonrası ortak hayatın sürmesi önceki şiddeti af kapsamına sokabilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2015/25806 E., 2017/4193 K. | 11.04.2017 | Terk ihtarı gönderilmesi | Evet | İhtar öncesindeki olaylar affedilmiş sayılır ve kusur olarak yüklenemez. |
| Yargıtay 2. HD, 2015/26481 E., 2017/3029 K. | 21.03.2017 | Sonuçsuz barışma girişimi | Hayır | Evliliği kurtarma çabası tek başına dava hakkından vazgeçme değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2015/21878 E., 2017/694 K. | 23.01.2017 | Önceki boşanma davasından feragat | Evet | Feragat tarihinden önceki olaylar affedilmiş sayılır; yeni olay yoksa dava reddedilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2014/27255 E., 2015/12817 K. | 17.06.2015 | Sonuçsuz barışma girişimleri | Hayır | Sonuçsuz kalan barışma girişimi af olarak kabul edilemez. |
| Yargıtay 2. HD, 2014/23870 E., 2015/9446 K. | 06.05.2015 | Şiddet sonrası eşin iyi niyetinin kusurlu eşçe kötüye kullanılması | Hayır | Ortak hayat kurulmamış ve iyi niyet kötüye kullanılmışsa yakınlaşma af değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2014/11269 E., 2014/22421 K. | 2014 | Kadının ceza davasında kocası hakkındaki şikâyetinden vazgeçmesi | Hayır | Eşi mahkûmiyetten kurtarmak amacıyla şikâyetten vazgeçilmesi boşanma bakımından af değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2014/13829 E., 2014/24317 K. | 2014 | “Yeni bir başlangıç yapalım” şeklindeki teklif, ancak ortak hayatın kurulmaması | Hayır | Yeni bir başlangıç önerisi iyi niyetli girişimdir; kabul edilip ortak hayat kurulmadıkça af değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2014/494 E., 2014/16822 K. | 2014 | Sulhe teşvik sırasında çocuklar nedeniyle boşanmak istemediğini söyleme | Hayır | Çocukları düşünerek boşanmak istemediğini söylemek geçmiş kusurlardan doğan haklardan vazgeçme değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2013/21027 E., 2014/10093 K. | 29.04.2014 | Güven sarsıcı davranıştan sonra dört yıl birlikte yaşama | Evet | Uzun süre normal ortak hayatın sürdürülmesi eski olayların affedildiğini gösterebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2013/20542 E., 2014/3172 K. | 18.02.2014 | Dava sonrasında piknik ve farklı tarihlerde otelde birlikte kalma | Evet | Tekrarlanan gönüllü birliktelik önceki karşılıklı kusurları af kapsamına sokar. |
| Yargıtay 2. HD, 2013/14017 E., 2013/28019 K. | 28.11.2013 | Dava sürerken aynı evde ve cinsel birliktelikle yaşama | Evet | Zorunluluk yokken ortak hayatı sürdürmek evliliğin çekilebilir olduğunu gösterebilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2012/10405 E., 2012/30190 K. | 13.12.2012 | Terk ihtarı sonrası yeni olay bulunmaması | Evet | İhtar öncesi kusurlar affedildiğinden yeni olay ispatlanmamışsa genel sebebe dayalı dava reddedilir. |
| Yargıtay 2. HD, 2011/17840 E., 2012/13752 K. | 21.05.2012 | Dava sonrasında on beş günlük tatil | Evet | Birlikte tatil yapmak önceki olayların affedildiğini veya hoşgörüyle karşılandığını gösterebilir. |
| Yargıtay HGK, 2011/634 E., 2011/720 K. | 30.11.2011 | Eşlerin barışıp yeniden birlikte yaşamaları | Evet | Barışarak ortak hayatı yeniden kuran eşler barışma öncesindeki olayları affetmiş sayılır. |
| Yargıtay 2. HD, 2009/3630 E., 2010/5320 K. | 22.03.2010 | Dava açıldıktan sonra aynı evde yaşamaya devam etme | Tek başına hayır | Sadece aynı evde bulunmak boşanma davasına engel değildir; ortak hayatın niteliği araştırılmalıdır. |
| Yargıtay 2. HD, 2009/9907 E., 2009/13551 K. | 08.07.2009 | Başka kadınla yaşayan eşin çocukları görmek için eve gelmesi | Hayır | Çocuk ziyareti ortak hayatı yeniden kurma amacı taşımadığından af değildir. |
| Yargıtay 2. HD, 2008/10984 E., 2009/13238 K. | 06.07.2009 | Ceza dosyasında şikâyetten vazgeçme | Hayır | Eşi cezadan kurtarma amacı taşıyan vazgeçme boşanma bakımından af değildir. |