Evlilik fuarları, ücretsiz yemek organizasyonları, telefonla yapılan davetler ve günübirlik gezi programları, devremülk ve devre tatil satışlarında sık kullanılan tanıtım yöntemleridir. Tüketici çoğu zaman bir tatil tanıtımına katıldığını düşünürken saatler süren sunumların sonunda kendisini uzun süreli bir sözleşmenin ve yüksek bedelli senetlerin altında imza atmış hâlde bulur.
Panik genellikle ertesi gün başlar: “Sözleşmeyi imzaladım, senetleri de verdim; artık bu devremülkü almak zorunda mıyım?”
Hayır. Özellikle cayma süresi henüz dolmamışsa tüketici hiçbir gerekçe göstermek ve cayma bedeli ödemek zorunda olmadan sözleşmeden çıkabilir. Fakat sürecin sözlü telefon görüşmeleriyle değil, sonradan ispatlanabilecek doğru yöntemle yürütülmesi gerekir.
- Devremülk ile Devre Tatil Aynı Şey midir?
- Ücretsiz Yemek veya Tatil Davetiyle Satış Yapılaması Geçerli mi?
- Devremülk Sözleşmesinden Kaç Gün İçinde Cayılabilir?
- Cayma Bildirimi Nasıl Yapılmalıdır?
- Cayma Süresi Dolmadan Senet Alınabilir mi?
- Senet İmzalandıysa Sözleşme Yine de İptal Edilebilir mi?
- Firma Cayma Bildirimine Rağmen Senetleri İade Etmezse Ne Yapılır?
- “Hukuk Ordumuz Var, Davayı Kaybedersiniz” Sözüne İnanılmalı mı?
- Devremülk veya Devre Tatil Alan Tüketiciler Hangi Sorunlarla Karşılaşır?
- Devremülk Sözleşmesinde Tapu Çıkmamışsa Ne Olur?
- Cayma Bedeli veya Cezai Şart Ödenir mi?
- Devremülk Davasında Hangi Talepler İleri Sürülebilir?
- Devremülk Sözleşmesinden Çıkmak İsteyen Kişi Ne Yapmalıdır?
- Tesis Görülmemişse Cayma Süresi Bir Yıla Kadar Uzar mı?
- Cayma Süresi Geçtikten Sonra Firmanın Kusuru Nedeniyle Devremülk Sözleşmesi Sona Erdirilebilir mi?
- Hangi Kusurlar Sözleşmeden Dönme Hakkı Verebilir?
- Firmanın Kusuruna Dayalı İptal Talebinin Süresi Nedir?
- Senetler de İptal Edilebilir mi?
- Firma Kusuruna Dayalı Sözleşmeden Dönme Nasıl Bildirilmelidir?
- Tüketici Hangi Durumda Cayma Bedeli Ödeyerek Devremülk Sözleşmesinden Çıkabilir?
- Tapu Alınmışsa Devremülk İptali Davası Nerede Açılır?
- Tüketici Mahkemesinde Harç ve Masraflar Ne Kadardır?
- Devremülk Sözleşmesinin İptalinde Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Devremülk ile Devre Tatil Aynı Şey midir?
Devre tatil sözleşmesi, bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre içinde birden fazla dönem bakımından konaklama imkânı sağlayan sözleşmedir. Sözleşmenin “devremülk”, “hisseli gayrimenkul”, “tatil üyeliği”, “dönem mülk” veya başka bir isimle düzenlenmesi tek başına sonucu değiştirmez. Tüketiciye sağlanan hakkın içeriğine bakılır.
Devremülkte tapuya bağlı ayni bir hak söz konusu olabilir. Devre tatil sözleşmesinde ise tüketiciye yalnızca belirli dönemlerde tesisten yararlanma hakkı tanınmış olabilir. Bu ayrım, cayma bildiriminin nasıl yapılacağı ve dava açıldığında hangi taleplerin ileri sürüleceği bakımından önemlidir.
Ücretsiz Yemek veya Tatil Davetiyle Satış Yapılaması Geçerli mi?
Firma, ücretsiz yemek, gezi, hediye tatil veya kampanya adı altında tüketiciyi tanıtıma davet ediyorsa davetin ticari amacını tanıtım başlamadan önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla bildirmek zorundadır.
Ayrıca sözleşme imzalanmadan en az bir gün önce tüketiciye ön bilgilendirme formu verilmelidir. Ön bilgilendirme formunun açık, sade, okunabilir ve en az on iki punto büyüklüğünde hazırlanması gerekir. Tüketici ilk defa tanıtım salonunda gördüğü belgeleri aynı gün aceleyle imzalamaya zorlanıyorsa, ön bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği özellikle incelenmelidir. Bu bilgilendirmenin yapıldığını ispatlama yükü firmaya aittir.
Firmalar genelde saldırgan satış yöntemleri ile o yemeğe veya tanıtıma gelen herkese satış yapmaktadır. Bu nedenle en baştan böyle yemeklere hiç gidilmemesi daha uygun olacaktır.
Devremülk Sözleşmesinden Kaç Gün İçinde Cayılabilir?
Tüketicinin devre tatil ve devremülk sözleşmelerinden on dört gün içinde cayma hakkı vardır. Bu süre içinde caymak için bir kusur, ayıp veya özel gerekçe göstermek gerekmez. Tüketici sadece sözleşmeden caymak istediğini bildirir ihtar gönderir. Bildirimin maille sms le telefon aramasıyla yapılması mahkeme nezdinde dikkate alınmayabilir.
Devremülkün bulunduğu tesiste sözleşme imzalanmış olması da cayma hakkını ortadan kaldırmaz. “Tesise geldiniz, yeri gördünüz, bu nedenle cayamazsınız” şeklindeki açıklama hukuken doğru değildir. Cayma süresi içinde tüketiciden cezai şart, cayma tazminatı, dosya masrafı veya başka bir ad altında bedel istenemez.
Cayma Bildirimi Nasıl Yapılmalıdır?
Tapuya tescil edilen veya ayni hak sağlayan devremülk sözleşmelerinde cayma bildiriminin noter aracılığıyla yapılması gerekir.
Cayma Süresi Dolmadan Senet Alınabilir mi?
Cayma süresi dolmadan firma, tüketiciden herhangi bir ad altında ödeme isteyemez ve tüketiciyi borç altına sokan senet veya benzeri bir belge alamaz. Buna rağmen ödeme alınmışsa derhâl iade edilmesi; senet alınmışsa bu belgenin tüketici yönünden geçersiz sayılması gerekir.
Bu hüküm özellikle tanıtım günü tüketiciye peşinat ödetilmesi veya aynı masada çok sayıda senet imzalatılması bakımından önemlidir. Tüketicinin on dört günlük düşünme süresi henüz devam ederken alınan senetler için “imzaladınız, artık ödemek zorundasınız” denilemez.
Senet İmzalandıysa Sözleşme Yine de İptal Edilebilir mi?
Evet. Senet imzalanmış olması, devremülk sözleşmesinin hiçbir şekilde tartışılamayacağı anlamına gelmez.
Dayanak sözleşmenin geçersizliği veya sona erdiği tespit edilirse, senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve senetlerin iadesi talep edilebilir. Tüketici senetleri iptal kolaylığı bakımından ticari senetlerden farklı bir yargılama sürecine tabidir.
Firma Cayma Bildirimine Rağmen Senetleri İade Etmezse Ne Yapılır?
Usulüne uygun cayma bildirimi gönderildiğinde devre tatil sözleşmesi ve bununla bağlantılı diğer sözleşmeler herhangi bir cezai şart doğmadan sona erer. Devremülk hakkı veren sözleşmelerde, tüketiciye iade edilmesi gereken para ile tüketiciyi borçlandıran belgelerin cayma bildiriminin firmaya ulaşmasından itibaren en geç on dört gün içinde geri verilmesi gerekir.
Firma senetleri iade etmiyor, ödeme talep etmeye devam ediyor veya icra takibi tehdidinde bulunuyorsa yazışmaların tamamı saklanmalıdır. Devremülk sözleşmesi iptali için de süreyi uzatmadan yargı yoluna başvurulmalıdır.
“Hukuk Ordumuz Var, Davayı Kaybedersiniz” Sözüne İnanılmalı mı?
Devremülk firmalarının cayma talebinde bulunan tüketiciye “sözleşmeyi avukatlarımız hazırladı”, “senetleri imzaladınız”, “açacağınız bütün davaları kaybedersiniz” veya “yüksek tazminat ödersiniz” şeklinde cevaplar vermesi sık rastlanan bir durumdur.
Firma çalışanlarının kararlı konuşması, sözleşmenin hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Tüketicinin sözleşme tarihi, ön bilgilendirme formu, ödeme belgelerini, senetleri, tapu durumu ve cayma bildirimi birlikte değerlendirilerek mahkemede iptal sağlanabilmektedir.
Devremülk veya Devre Tatil Alan Tüketiciler Hangi Sorunlarla Karşılaşır?
Tanıtım sırasında gösterilen oda ve tesislerle sonradan teslim edilen yerler aynı kalitede olmayabilir. Tesiste temizlik ve bakım yapılmayabilir, vaat edilen ücretsiz hizmetlerden ayrıca ücret istenebilir veya yıllık aidatlar tüketicinin beklediğinin çok üzerine çıkabilir.
Sözleşmede aidat tutarı ve artış yönteminin, kullanım döneminin, teslim tarihinin, ortak alanlardan yararlanma koşullarının ve cayma hakkının açıkça yazılması gerekir. Ticaret Bakanlığı da sözleşme imzalanmadan önce özellikle bu bilgilerin kontrol edilmesini önermektedir.
Şahsi hak sağlayan bir devre tatil sözleşmesinde tüketici, belirli bir yıl tatil hakkını kullanmayacağını başlangıç tarihinden en az doksan gün önce yazılı olarak bildirirse o dönem için aidat, yıllık gider payı, katılım bedeli veya benzeri bir ücret istenemez
Devremülk Sözleşmesinde Tapu Çıkmamışsa Ne Olur?
Ayni hak sağlayan taşınmaz işlemlerinde sözleşmenin şekli, tapu kaydı ve devrin nasıl gerçekleştirildiği incelenir. Güncel düzenlemeler devre tatil satışlarında satıcının konu mal üzerinde ayni hak sahibi olmasını zorunlu tutmakta; ön ödemeli devre tatil sözleşmesi kurulmasını ise yasaklamaktadır. Şahsi hak sağlayan devre tatil sözleşmeleri de on yıldan daha uzun süreli yapılamaz.
Sözleşmenin imzalandığı tarih ayrıca önemlidir. Çünkü yönetmelik, sözleşmeye kural olarak imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanacağını belirtmektedir. Eski tarihli sözleşmeler ile güncel sözleşmeler aynı hükümler üzerinden değerlendirilmemelidir.
Eğer tapu çıkmamışsa tüketici kendi yerleşim yeri mahkemelerinde de dava açabilir. Tapu çıkmışsa devremülkün olduğu yerde dava açabilir.
Cayma Bedeli veya Cezai Şart Ödenir mi?
On dört günlük cayma süresi içinde usulüne uygun bildirim yapıldığında tüketiciden cayma bedeli, cezai şart, hizmet bedeli veya dosya masrafı istenemez. Cayma hakkının kullanılmasıyla bağlantılı sözleşmeler de kendiliğinden sona erer.
Sözleşmede “cayma hâlinde yüzde yirmi kesinti yapılır” veya “tüketici bütün senetleri ödemeyi kabul eder” şeklinde bir hüküm bulunması, kanundaki cayma hakkını ortadan kaldırmaz.
Devremülk Davasında Hangi Talepler İleri Sürülebilir?
Somut olayın durumuna göre devremülk veya devre tatil sözleşmesinin geçersizliğinin ya da sona erdiğinin tespiti, senetler nedeniyle borçlu olunmadığının belirlenmesi, senetlerin iadesi, ödenmiş bedellerin geri alınması ve tapu devri yapılmışsa tapu kaydının eski hâline getirilmesi talep edilebilir.
Ancak her dosyada aynı talepler kullanılmaz. Tapu devri yapılmış dosya ile yalnızca tatil üyeliği satılan dosya aynı değildir. Senetlerin firmada bulunmasıyla üçüncü kişilere devredilmiş olması da farklı sonuçlar doğurabilir.
Uyuşmazlığın tutarı, tapu talebi bulunup bulunmadığı ve davanın konusu; tüketici hakem heyeti, zorunlu arabuluculuk, görevli mahkeme ve yetkili yer bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Devremülk Sözleşmesinden Çıkmak İsteyen Kişi Ne Yapmalıdır?
Sözleşme tarihi henüz yeniyse önce on dört günlük cayma süresinin devam edip etmediği kontrol edilmelidir. Sözleşmenin ve ön bilgilendirme formunun tüketiciye hangi tarihte verildiği, senetlerin ne zaman imzalandığı, ödeme yapılıp yapılmadığı ve tapu devrinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Cayma hakkı devam ediyorsa bildirim geciktirilmeden noter ihtarı ile gönderilmelidir. Firma ile yapılan telefon görüşmelerine güvenilmemeli; sözleşmeler, senet örnekleri, ödeme makbuzları, reklamlar, mesajlar ve tanıtım sırasında verilen belgeler saklanmalıdır.
Devremülk uyuşmazlıklarında asıl zarar çoğu zaman sözleşmenin imzalandığı gün değil, tüketicinin “nasıl olsa bir şey yapamam” düşüncesiyle aylarca beklemesi sonucunda büyümektedir. Süresinde yapılan cayma bildirimi, senetlerin takibe konulmasını ve yeni ödemeler yapılmasını önler.
Tesis Görülmemişse Cayma Süresi Bir Yıla
Kadar Uzar mı?
Devremülk veya devre tatil tesisinin tüketici tarafından hiç görülmemiş ya da kullanılmamış olması, tek başına cayma süresini bir yıla çıkarmaz. Normal cayma süresi sözleşmenin kurulmasından itibaren on dört gündür. Cayma süresinin uzamasının asıl sebebi, firmanın sözleşme öncesi bilgilendirme formunu vermemesi, sözleşmenin zorunlu içeriğini eksik düzenlemesi veya sözleşmenin bir örneğini tüketiciye teslim etmemesi gibi kanuni yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesidir. Bu eksiklikler varsa tüketici on dört günlük süreyle bağlı olmaz ve cayma hakkı süresi bir yıl uzayabilir.
Tesisin hiç görülmemiş olması ise tüketicinin sözleşme konusu hizmeti fiilen kullanmadığını ve kendisine vaat edilen yerin teslim edilmediğini göstermesi bakımından önemlidir. Buna karşılık tüketici tesise gitmiş, konaklamış veya kullanım dönemini fiilen kullanmışsa firma, sözleşmenin yerine getirildiğini ve tüketicinin tesisi bildiğini savunacaktır. Ancak yalnızca tesisi görmek veya bir kez kullanmak, firmanın eksik ön bilgilendirme yapmasından doğan uzatılmış cayma hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Süre konusunda belirleyici olan, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan hükümler ile firmanın kanuni yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediğidir.
Uygulamada bazı firmalar, ileride tüketicinin “tesisi hiç görmedim ve kullanmadım” demesini önlemek amacıyla sözleşme evrakları arasına konaklama, tesis gezisi, anahtar teslimi veya check-in belgesi koyarak bunları da aynı anda imzalatmaktadır. Tüketici gerçekte tesiste kalmamış olsa bile imzaladığı bu belge, firma tarafından tesisin görüldüğü ve hizmetin kullanıldığı iddiasına dayanak yapılabilir. Bu nedenle sözleşmeyle birlikte imzalatılan bütün belgelerin içeriği dikkatle incelenmelidir.
Bununla birlikte imzalanmış bir check-in belgesi, cayma veya iptal hakkını her durumda kesin olarak ortadan kaldırmaz. Tüketicinin gerçekten tesise gidip gitmediği; konaklama kayıtları, giriş-çıkış bilgileri, oda teslimi, seyahat kayıtları ve diğer delillerle araştırılabilir. Tesis hiç kullanılmadığı hâlde aynı gün çok sayıda evrakın arasına konularak imzalatılan gerçeğe aykırı bir belgeye karşı da itiraz edilebilir.
Bu nedenle süre meselesini yalnızca “tesisi gördü mü, görmedi mi?” sorusuna bağlamak doğru değildir. Sözleşme tarihi, ön bilgilendirme formunun sözleşmeden en az bir gün önce verilip verilmediği, tüketiciye sözleşme örneğinin teslim edilip edilmediği, cayma hakkının doğru anlatılıp anlatılmadığı ve firmanın imzalattığı check-in belgelerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı birlikte incelenmelidir. Güncel resmi bilgilendirmede de bir yıllık uzamanın, tesisin görülmemesine değil, firmanın ön bilgilendirme ve sözleşme düzenleme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesine bağlandığı belirtilmektedir.
Cayma Süresi Geçtikten Sonra Firmanın Kusuru Nedeniyle Devremülk Sözleşmesi Sona Erdirilebilir mi?
Evet. Ancak burada artık 14 günlük cayma hakkından değil, firmanın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmeden dönme veya fesih hakkından söz edilir.
Tüketici, sırf pişman olduğu için 14 günlük süre geçtikten sonra sözleşmeyi sona erdiremez. Buna karşılık firma vaat ettiği tesisi teslim etmemişse, kullanım hakkını kullandırmıyorsa, tanıtımda gösterilen nitelikleri sağlamıyorsa, konaklama imkânı fiilen kullanılamıyorsa veya sözleşmedeki temel yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa ayıplı hizmet hükümleri uygulanabilir.
6502 sayılı Kanun’a göre sözleşmede kararlaştırılan özellikleri taşımayan, reklam ve tanıtımlarda vaat edilen faydayı sağlamayan veya tüketicinin hizmetten beklediği yararı azaltan hizmet ayıplı sayılır. Böyle bir durumda tüketici hizmetin yeniden görülmesini, bedelden indirim yapılmasını veya sözleşmeden dönmeyi seçebilir. Sözleşmeden dönme seçilirse ödenen bedelin iadesi de talep edilir.
Hangi Kusurlar Sözleşmeden Dönme Hakkı Verebilir?
Tesisin hiç teslim edilmemesi, tüketiciye kullanım hakkı tanınmaması, sözleşmede belirtilen tarihlerde konaklama yaptırılmaması, vaat edilen tesis ile sunulan yer arasında ciddi fark bulunması, tesisin kullanılamayacak durumda olması veya firmanın faaliyetini tamamen bırakması sözleşmeden dönme talebine dayanak olabilir.
Buna karşılık yalnızca aidatın yüksek bulunması, tatil yerinin artık beğenilmemesi veya tüketicinin ekonomik sıkıntıya düşmesi tek başına firmanın kusuru sayılmaz. Ayıbın, sözleşmenin esaslı kısmını etkilemesi ve tüketicinin sözleşmeden beklediği faydayı ciddi biçimde ortadan kaldırması gerekir.
Firmanın Kusuruna Dayalı İptal Talebinin Süresi Nedir?
Ayıplı hizmetten doğan talepler kural olarak hizmetin ifa tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıp, firma tarafından ağır kusurla veya hileyle gizlenmişse bu iki yıllık zamanaşımı uygulanmaz.
Burada sözleşmenin imzalandığı tarih her zaman tek başına başlangıç tarihi değildir. Hizmetin hangi tarihte sunulması gerektiği, kullanım döneminin ne zaman başladığı ve ayıbın hangi ifa döneminde ortaya çıktığı incelenir. Uzun süreli devre tatil sözleşmelerinde her kullanım dönemindeki ihlal ayrıca önem taşır.
Tapulu devremülklerde taşınmazın teslim edilmemesi veya ayıplı teslimi söz konusuysa, ayıplı mal ve tatil amaçlı taşınmazlara ilişkin farklı zamanaşımı hükümleri de gündeme gelebilir. Tatil amaçlı taşınmazlarda kanunda beş yıllık süre öngörülmüştür; ağır kusur veya hileyle gizlenen ayıplarda yine zamanaşımı savunması uygulanmaz.
Senetler de İptal Edilebilir mi?
Firma kusuru nedeniyle sözleşmeden dönülmesine karar verilirse, sözleşmeye bağlı olarak verilen senetler yönünden de borçlu olunmadığının tespiti ve senetlerin iadesi talep edilebilir. Ödenmiş taksitlerin de geri verilmesi istenir.
Firma Kusuruna Dayalı Sözleşmeden Dönme Nasıl Bildirilmelidir?
Bu bildirim sıradan bir “cayma bildirimi” değildir. Firmanın hangi yükümlülüğünü yerine getirmediği, ayıbın ne olduğu, ne zaman ortaya çıktığı ve tüketicinin hangi hakkı kullandığı açıkça belirtilmelidir.
Tapuya dayalı devre mülklerde noter ihtarnamesiyle bildirim yapılması ve tapu devri yapılmışsa tapu iptali talep edildiği açıkça yazılmalıdır.
Kısacası, 14 günlük süre geçince sebepsiz cayma hakkı sona erer; fakat firma sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmemişse ayıplı hizmet veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmeden dönmek hâlâ mümkündür. Burada belirleyici olan pişmanlık değil, firmanın somut kusurunun ve sözleşme ihlalinin ispatlanmasıdır.
Tüketici Hangi Durumda Cayma Bedeli Ödeyerek Devremülk Sözleşmesinden Çıkabilir?
Normal 14 günlük cayma hakkında tüketici cayma bedeli ödemez. Bu süre içinde sözleşmeden hiçbir gerekçe göstermeden, cezai şart veya benzeri bir ödeme yapmadan çıkabilir.
Cayma bedeli ödenerek çıkma meselesi esas olarak eski tarihli ön ödemeli devre tatil sözleşmelerinde, devremülk henüz tüketiciye devredilmemiş veya teslim edilmemişken gündeme gelir. Tüketici 14 günlük süreyi kaçırmış olsa bile, inşası devam eden ünitenin teslimine veya tapu devrine kadar sözleşmeden dönebilir. Firma kendi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmişse, tüketiciden sözleşme bedelinin en fazla yüzde ikisi oranında tazminat isteyebilir.
Buradaki ödeme teknik olarak 14 günlük cayma hakkına ait bir “cayma bedeli” değil, sözleşmeden dönme tazminatıdır. Firma tesisi zamanında teslim etmemiş, sözleşmeye aykırı davranmış veya kendi yükümlülüklerini yerine getirmemişse yüzde iki kesinti talep etme hakkı da doğmayabilir.
Proje değişikliği yasal zorunluluk veya mücbir sebepten kaynaklanıyorsa ve tüketici değişikliği kabul etmeyerek sözleşmeden dönüyorsa yine sözleşme bedelinin yüzde ikisine kadar kesinti gündeme gelebilir. Firmanın kendi tercihinden kaynaklanan proje değişikliklerinde ise tüketici, bildirimin ardından sözleşmeden bedelsiz dönebilir.
Ancak önemli bir tarih ayrımı vardır: Güncel düzenlemelerde ön ödemeli devre tatil sözleşmesi kurulması yasaklanmıştır. Bu nedenle yüzde iki kesintili dönme hakkı özellikle geçmişte kurulmuş, inşaat veya teslim aşamasındaki eski sözleşmeler bakımından incelenir. Yeni tarihli sözleşmelerde önce sözleşmenin türü ve kurulduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat belirlenmelidir.
| Durum | Hukuki Dayanak | Süre | Tüketicinin Hakkı | Sonuç |
|---|---|---|---|---|
| Yasal cayma hakkının kullanılması | Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmetleri Yönetmeliği m.7 ve devamı | Sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 14 gün | Tüketici sebep göstermeden ve cayma bedeli ödemeden noterden çekeceği ihtarla sözleşmeden döner. | Satıcı, tahsil edilen tüm bedelleri ve verilen senetleri iade etmek zorundadır. Vermezse arabuluculuk ve dava süreçleri başlar. |
| Cayma süresinde usulüne uygun bildirim yapılmışsa | Aynı yönetmelik | 14 gün içinde | Cayma ile birlikte sözleşme ve bağlı tüm borçlar sona erer. | Firma ücret, faiz, aidat veya tazminat talep edemez. |
| Caymaya rağmen iade yapılmaması | Aynı yönetmelik | Cayma süresi içinde bildirim yapılmış olmalı | Tüketici bedel ve senet iadesini talep eder. | Arabuluculuk ve dava yoluyla iade kararı alınır. |
| Ön bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirilmemişse | Yönetmelikteki bilgilendirme hükümleri | 14 gün + 1 yıl | Tüketici bu uzamış süre içinde de cayma hakkını kullanır, yine cezai şart ödemez. | Sözleşme sona erer, yapılan ödemeler geri alınır. |
| Ön ödemeli devre tatil sözleşmeleri (eski düzenleme) | Yönetmelik – değişiklik öncesi | Devir gerçekleşene kadar | Tüketici belirli oranda kesinti ile dönebiliyordu. | 29.07.2022 sonrası bu hak kaldırılmıştır. |
Tapu Alınmışsa Devremülk İptali Davası Nerede Açılır?
Devremülk tapusu alınmış olması sözleşmenin iptaline engel değildir. Ancak tapu devredilmişse yalnızca sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve ödenen paraların iadesi istenemez; tapu kaydının da iptal edilerek eski malik adına tescili talep edilmelidir.
Tapu iptali ve tescil talebi taşınmazın aynına ilişkin olduğundan dava, taşınmazın bulunduğu yerde açılır. Bu yetki kesin yetkidir. Devremülkün bulunduğu yerde tüketici mahkemesi varsa dava tüketici mahkemesinde, tüketici mahkemesi yoksa tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Tüketicinin kendi ikamet ettiği yerde dava açabilmesine ilişkin genel kolaylık, tapu iptali ve tescil talebinin bulunduğu bu davalarda uygulanmaz.
Tüketici Mahkemesinde Harç ve Masraflar Ne Kadardır?
Tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı dava, Harçlar Kanunu’nda düzenlenen başvuru ve karar harçlarından muaftır. Bu nedenle normal bir hukuk davasındaki gibi peşin harç veya başvuru harcı ödenmez. Ancak davanın tamamen masrafsız olduğu düşünülmemelidir. Tebligat giderleri, bilirkişi ücreti, keşif gideri, tapu kayıtlarının getirtilmesi ve gerektiğinde başka kurumlardan belge istenmesi için gider avansı yatırılır. Tapu iptali talebi varsa taşınmazın değerinin belirlenmesi için bilirkişi ve keşif masrafı da çıkabilir. Tüketici davalarının harçtan muaf olduğu, 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
Davanın kaybedilmesi hâlinde karşı taraf lehine vekâlet ücretine ve yapılan yargılama giderlerinin ödenmesine karar verilebilir. Bu nedenle “tüketici davası harçsızdır” ifadesi, hiçbir masraf veya dava riski olmadığı anlamına gelmez.
Devremülk Sözleşmesinin İptalinde Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Bu sorunun cevabı davada ne talep edildiğine göre değişir.
Tapu devri yapılmamışsa ve yalnızca sözleşmenin geçersizliği, senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen paraların iadesi talep edilecekse, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir. Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda arabuluculuk kural olarak dava şartıdır. Arabuluculuk tamamlanmadan doğrudan dava açılırsa dava usulden reddedilebilir.
Tapu alınmış ve davada tapu iptali ile tescil de talep ediliyorsa durum farklıdır. Tüketici işlemi niteliğinde olmakla birlikte taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar, 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesinde zorunlu arabuluculuğun istisnaları arasında sayılmıştır. Bu nedenle tapu iptali ve tescil talebi bulunan devremülk davalarında tüketici arabuluculuğu dava şartı değildir.
Kısacası, tapu yoksa ve uyuşmazlık para, senet ve sözleşme iptaliyle ilgiliyse arabuluculuk gerekir; tapu iptali ve tescil isteniyorsa zorunlu arabuluculuk aranmaz.