Hakkımda Ceza Davası Açıldı, Sabıka Kaydımın Oluşmaması Mümkün mü?

📅 23 Ekim 2017 🔄 Son güncelleme: 21 Ağustos 2026

Hakkında ceza soruşturması başlatılan veya ceza mahkemesinde sanık olarak yargılanmaya başlayan kişilerin ilk kaygılarından biri sabıka kaydıdır. Oysa savcılıkta ifade verilmesi, iddianame düzenlenmesi veya ceza davasının açılması kişinin adli siciline mahkûmiyet kaydı düşmesi anlamına gelmez. Adli sicil bakımından dosyanın nasıl sonuçlandığına ve verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğine bakılır.

Bir dosya beraatla sonuçlanabilir, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir, suçun niteliğine göre uzlaşma veya önödeme uygulanabilir. Şartları varsa kamu davasının açılmasının ertelenmesi yahut hükmün açıklanmasının geri bırakılması da gündeme gelebilir. Bunların adli sicil sonuçları birbirinden farklıdır.

Buna karşılık hapis cezasının cezaevinde infaz edilmeyecek olması, verilen kararın sabıka oluşturmayacağı anlamına gelmez. Adli para cezası, hapis cezasının ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi gibi kararların bir kısmı mahkûmiyet hükmü niteliğindedir. Bu nedenle ceza dosyasını değerlendirirken yalnız “Cezaevine girer miyim?” sorusuna değil, hükmün adli sicilde nasıl sonuç doğuracağına da bakmak gerekir.

İçindekiler
  1. 1. Hakkımda Ceza Davası Açılması Sabıka Kaydına İşler mi?
  2. 2. Mahkeme Ceza Verdiğinde Hemen Sabıka Oluşur mu?
  3. 3. Beraat Kararı Sabıka Kaydına İşler mi?
  4. 4. Savcılık Takipsizlik Verirse Sabıka Kaydı Oluşur mu?
  5. 5. Şikâyetten Vazgeçilirse Sabıka Kaydı Oluşur mu?
  6. 6. Uzlaşma Sağlanırsa Sabıka Kaydı Oluşur mu?
  7. 7. Önödeme Yapılırsa Sabıka Kaydı Oluşur mu?
  8. 8. Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Sabıka Kaydı Oluşturur mu?
  9. 9. HAGB Verilirse Sabıka Kaydı Oluşur mu?
  10. 10. Seri Muhakeme Usulünü Kabul Edersem Sabıka Kaydım Oluşur mu?
  11. 11. Basit Yargılama Usulü Uygulanırsa Sabıka Kaydı Oluşur mu?
  12. 12. Adli Para Cezası Sabıka Kaydına İşler mi?
  13. 13. Hapis Cezası Para Cezasına Çevrilirse Sicile İşler mi?
  14. 14. Hapis Cezasının Ertelenmesi Sabıka Kaydına İşler mi?
  15. 15. İlk Defa Suç İşledim, Sabıka Kaydımın Oluşmaması Mümkün mü?
  16. 16. “Sabıkam Olmasın Diye Para Ödeyeyim” Demek Her Dosyada Mümkün mü?
  17. 17. Şikâyetçiye Zararını Ödersem Sabıka Kaydı Oluşmaz mı?
  18. 18. Ceza Davası İstinafa Giderse Sabıka Kaydı Oluşur mu?
  19. 19. Temyize Giden Ceza Sabıka Kaydına İşler mi?
  20. 20. Sabıka Kaydı Ne Zaman Silinir?
  21. 21. Adli Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Aynı Şey mi?
  22. 22. HAGB Arşiv Kaydı mıdır?
  23. 23. Sabıka Kaydının Silinmesi İçin Mahkemeye Dava Açmak Gerekir mi?
  24. 24. Cezaevine Girmeden Dosyanın Sonuçlanması Sabıka Olmadığı Anlamına Gelir mi?
  25. Sık Sorulan Sorular

1. Hakkımda Ceza Davası Açılması Sabıka Kaydına İşler mi?

Ceza davasının açılması tek başına sabıka kaydı oluşturmaz.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca adli sicile esas olarak kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir. Bu sebeple iddianamenin kabul edilmesi ve kişinin sanık sıfatıyla yargılanmaya başlaması, henüz o kişinin suçlu olduğunun kesinleştiğini göstermez.

Bir kişi aylarca hatta yıllarca sanık olarak yargılandıktan sonra beraat edebilir. İlk derece mahkemesi mahkûmiyet kararı vermiş olsa dahi karar istinaf veya temyiz incelemesinde kaldırılabilir. Dosyanın UYAP’ta görünmesi, duruşma yapılması veya mahkeme tarafından savunma alınması da adli sicil kaydıyla karıştırılmamalıdır.

Sabıka bakımından belirleyici olan, yargılamanın sonunda mahkûmiyet hükmü bulunup bulunmadığı ve bu hükmün kesinleşip kesinleşmediğidir.

2. Mahkeme Ceza Verdiğinde Hemen Sabıka Oluşur mu?

İlk derece mahkemesi tarafından hapis veya adli para cezasına hükmedilmiş olması ile bu hükmün kesinleşmesi arasında fark vardır.

İstinaf kanun yolu açık olan bir mahkûmiyet kararına süresi içinde başvurulduğunda hüküm kesinleşmez. Dosya Bölge Adliye Mahkemesinin incelemesine gider. Temyiz yolu açık olan hâllerde inceleme Yargıtaya kadar devam edebilir.

Örneğin Asliye Ceza Mahkemesi sanık hakkında hapis cezasına hükmetmiş ve sanık kararı süresinde istinaf etmişse ortada bir mahkûmiyet kararı bulunmasına rağmen yargılama henüz kesin olarak sona ermemiştir. İstinaf incelemesinde hüküm kaldırılabilir, yeniden yargılama yapılabilir veya sanık hakkında beraat kararı verilebilir.

CMK m.275 de süresinde yapılan istinaf başvurusunun hükmün kesinleşmesini engellediğini düzenlemektedir.

Bu yüzden ilk derece mahkemesinden ceza çıktığı gün, dosyanın bütün kanun yolları tüketilmiş ve kesinleşmiş bir sabıka kaydı varmış gibi hareket edilmemelidir.

3. Beraat Kararı Sabıka Kaydına İşler mi?

Beraat kararı mahkûmiyet olmadığından adli sicile sabıka olarak kaydedilmez.

Ceza davasının açılmış olması, sanığın mutlaka HAGB veya para cezası gibi bir sonuç almak zorunda olduğu anlamına da gelmez. Dosyadaki deliller suçun sanık tarafından işlendiğini ispata yeterli değilse veya Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen beraat sebeplerinden biri mevcutsa mahkeme beraat kararı verir.

Özellikle ilk kez ceza mahkemesine çıkan kişiler bazen “Ceza almamak için HAGB istemem gerekiyor.” düşüncesine kapılmaktadır. Dosyanın beraatla sonuçlanma ihtimali varsa HAGB ile beraat aynı seviyede iki seçenek gibi görülmemelidir. Beraatta sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmaz.

HAGB ise mahkemenin mahkûmiyet hükmü kurduktan sonra bu hükmün açıklanmasını geri bırakmasıdır. Bu kurumun ayrıca kendine özgü şartları ve sonuçları bulunmaktadır.

4. Savcılık Takipsizlik Verirse Sabıka Kaydı Oluşur mu?

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunmadığı sonucuna varırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı bir mahkûmiyet kararı değildir. Bu sebeple kişinin adli siciline sabıka olarak işlenmez.

Savcılık dosyasının açılmış olması ile kişinin ceza aldığı düşüncesi burada da yanlıştır. Soruşturmanın amacı zaten suç şüphesinin dava açmaya yeterli olup olmadığını belirlemektir. Şüphelinin savunması, kamera görüntüleri, mesajlar, tanık anlatımları veya diğer deliller değerlendirildikten sonra kamu davasının hiç açılmaması mümkündür.

Ceza dosyasının henüz soruşturma aşamasında olduğu durumlarda savunmanın yalnız ileride yapılacak duruşmaya bırakılması bu nedenle her zaman doğru bir tercih olmayabilir.

5. Şikâyetten Vazgeçilirse Sabıka Kaydı Oluşur mu?

Şikâyetten vazgeçmenin ceza dosyasını sona erdirip erdirmeyeceği suçun şikâyete bağlı olup olmadığına göre belirlenir.

Takibi şikâyete bağlı bir suçta usulüne uygun vazgeçme gerçekleşirse, soruşturma veya kovuşturma şartları da mevcutsa dosyanın mahkûmiyet hükmü kurulmadan sona ermesi mümkündür. Böyle bir durumda ortada kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığından o dosya nedeniyle sabıka kaydı oluşmaz.

Ancak ceza hukukunda bütün suçlar mağdurun şikâyetine bağlı olarak takip edilmez. Resen soruşturulan suçlarda mağdurun sonradan şikâyetçi olmadığını bildirmesi, savcının veya mahkemenin dosyayı kapatmasını zorunlu kılmaz. Yargılama devam eder ve dosyadaki delillere göre beraat veya mahkûmiyet kararı verilebilir.

Tarafların barışmış olması da aynı sebeple her suçta aynı sonucu doğurmaz. Dosyanın hangi suçtan yürütüldüğü ve suçun şikâyete bağlı olup olmadığı görülmeden yalnız mağdurun vazgeçmesine bakılarak sabıka konusunda kesin bir sonuç söylenemez.

6. Uzlaşma Sağlanırsa Sabıka Kaydı Oluşur mu?

Uzlaştırma kapsamındaki bir suçta tarafların anlaşması, dosyanın mahkûmiyet hükmüne ulaşmadan sona ermesini sağlayabilir.

Soruşturma aşamasında uzlaşma sağlanmış ve kararlaştırılan edim yerine getirilmişse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Kovuşturma başladıktan sonra uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde ise şartları oluştuğunda davanın düşmesine karar verilebilir.

Bu kararlar mahkûmiyet hükmü olmadığı için normal adli sicil kaydında sabıka olarak yer almaz.

Uzlaşmanın uygulanabilmesi için suçun uzlaştırma kapsamında bulunması gerekir. Kanun bazı suçları açıkça bu kurumun dışında bırakmıştır. Aynı olayda birden fazla suç bulunması veya suçun farklı bir nitelikli hâlinin uygulanması da sonucu değiştirebilir.

Hakaret suçu bakımından özellikle eski tarihli internet içeriklerine dikkat edilmelidir. 24.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun sonrasında hakaret suçunun önemli bölümü uzlaştırma sisteminden çıkarılarak önödeme kapsamına alınmıştır. Bu nedenle bugün hakaret dosyası değerlendirilirken suç tarihi ve TCK m.125’in hangi fıkrasının uygulandığı ayrıca incelenmelidir.

6.1. Uzlaşmayı Kabul Etmek Suçu Kabul Etmek midir?

Uzlaşma sonucunda mahkemenin sanığı suçlu bulduğu bir mahkûmiyet hükmü kurulmaz.

Uzlaştırma, taraflara ceza uyuşmazlığını anlaşmayla sona erdirme imkânı verir. Şüpheli veya sanığın bu yolu tercih etmesinin tek sebebi suçu kabul etmesi olmayabilir. Yargılama süresinin uzamasını istememesi, dosyanın belirsizliğini sona erdirmek istemesi veya tarafların kendi aralarındaki uyuşmazlığı çözmüş olmaları da uzlaşmaya yönelmelerine neden olabilir.

Uzlaştırma görüşmelerinde yapılan açıklamaların daha sonra ceza yargılamasında delil olarak kullanılamaması da bu sistemin özelliklerinden biridir.

Bununla birlikte uzlaşma metninin içeriği özellikle tazminat talepleri bakımından ayrıca önem taşır. Ceza dosyasının sabıka oluşmadan kapanması ile taraflar arasındaki bütün özel hukuk taleplerinin sona erip ermediği her dosyada aynı şekilde değerlendirilemez.

6.2. Uzlaşmada Mutlaka Para Ödenmesi Gerekir mi?

Uzlaştırmada kararlaştırılacak edimin mutlaka para olması gerekmez. Taraflar zararın giderilmesi, belirli bir ödeme yapılması, bir eşyanın iadesi veya hukuken mümkün başka bir edim üzerinde anlaşabilirler. Edimsiz uzlaşma da mümkündür.

Bu yönüyle uzlaşma ile önödeme birbirinden ayrılır. Önödemede tutar kanuna göre hesaplanır ve Devlete ödenir. Uzlaştırmada ise uyuşmazlığın tarafları arasında varılan anlaşma esas alınır.

6.3. Mağdur Uzlaşmayı Kabul Etmezse Dosya Ne Olur?

Uzlaşma ancak tarafların iradelerinin birleşmesiyle gerçekleşir. Taraflardan biri kabul etmezse uzlaşma sağlanmış sayılmaz.

Bu durumda soruşturma veya kovuşturma kaldığı yerden devam eder. Savcılık yeterli şüphe görürse dava açabilir; dava zaten açılmışsa mahkeme delilleri değerlendirerek hüküm verir.

Uzlaşmanın gerçekleşmemesi tek başına mahkûmiyet anlamına gelmediği gibi uzlaşma teklifinin yapılmış olması da dosyanın mutlaka sabıka oluşmadan kapanacağı anlamına gelmez.

7. Önödeme Yapılırsa Sabıka Kaydı Oluşur mu?

Önödeme, kanunda gösterilen bazı suçların belirli bir bedelin ödenmesiyle mahkûmiyet hükmü kurulmadan sonuçlandırılmasına imkân verir.

TCK m.75’teki şartlar gerçekleşmiş ve Cumhuriyet savcılığınca belirlenen önödeme tutarı süresinde ödenmişse soruşturma aşamasında kamu davası açılmaz. Dava açılmış bir dosyada önödeme şartlarının sonradan ortaya çıkması hâlinde de kanunun öngördüğü şekilde düşme kararı gündeme gelebilir.

Önödeme sonucunda verilen karar bir mahkûmiyet değildir. Bu sebeple adli para cezasıyla önödeme aynı şeymiş gibi değerlendirilmemelidir.

Adli para cezasında mahkeme sanığı suçtan mahkûm eder ve ceza olarak belirli bir miktarın ödenmesine hükmeder. Önödemede ise kanunun öngördüğü bedelin ödenmesiyle dosya mahkûmiyete ulaşmadan sonuçlanabilir.

7.1. Önödeme Parası Kime Ödenir?

Önödeme kapsamında hesaplanan bedel mağdura değil Devlete ödenir.

Bu ödeme mağdurun zararının karşılığı olarak yapılan bir tazminat değildir. Önödeme nedeniyle kamu davasının açılmaması veya açılmış davanın sona ermesi, zarar gören kişinin özel hukuktan kaynaklanan taleplerini de kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bu husus TCK m.75’te açıkça düzenlenmiştir.

7.2. Önödeme Teklifini Kabul Etmemek Sabıka Oluşturur mu?

Önödeme teklifinin kabul edilmemesi üzerine dosya normal ceza muhakemesi içinde devam eder. Bu aşamadan sonra delillerin durumuna göre beraat kararı da mahkûmiyet kararı da çıkabilir.

Dolayısıyla önödemenin reddedilmesi doğrudan sabıka oluşturmaz. Ancak önödemenin sağladığı, dosyanın mahkûmiyet kurulmadan sonuçlandırılması imkânından yararlanılmamış olur.

Özellikle kişinin kendisini suçsuz gördüğü ve beraat ihtimalinin güçlü olduğu dosyalarda yalnız “sabıkam olmasın” düşüncesiyle önödeme konusunda karar verilmemelidir. Suçun unsurları, deliller ve muhtemel yargılama sonucu birlikte değerlendirilmelidir.

7.3. Hakaret Suçunda Önödeme Uygulanır mı?

Hakaret suçu bakımından 24 Aralık 2025 tarihinde önemli bir değişiklik yapılmıştır.

7571 sayılı Kanunla TCK m.75/6 değiştirilmiş ve TCK m.125’te düzenlenen hakaret suçu, üçüncü fıkranın (a) bendi hariç olmak üzere önödeme kapsamına alınmıştır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi de 2026 yılında verdiği kararlarında bu değişikliği lehe kanun kapsamında uygulamış ve daha önce verilmiş hakaret mahkûmiyetlerinin önödeme yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Bu nedenle hakaret suçuyla ilgili eski tarihli yazılarda hâlen görülen “hakaret uzlaşmaya tabidir” şeklindeki genel bilgi artık güncel değildir. Somut dosyada suç tarihi, isnadın şekli ve TCK m.125’in hangi fıkrasının uygulandığı incelenmelidir.

8. Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Sabıka Kaydı Oluşturur mu?

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, soruşturma sonunda yeterli şüphe bulunmasına rağmen kanundaki şartların gerçekleşmesi hâlinde Cumhuriyet savcısının hemen iddianame düzenlemek yerine belirli bir süre beklemesine imkân verir.

CMK m.171 kapsamında verilen bu karar bir mahkûmiyet hükmü değildir. Normal adli sicil belgesinde sabıka kaydı olarak görünmez.

Erteleme süresi içinde kanunun öngördüğü şartlara uyulması hâlinde soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanabilir. Şartların ihlal edilmesi hâlinde ise kamu davasının açılması gündeme gelir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile mahkemenin verdiği hapis cezasının ertelenmesi isim benzerliği nedeniyle sıkça karıştırılmaktadır. İlkinde henüz mahkûmiyet hükmüne ulaşılmamış bir soruşturma vardır. Hapis cezasının ertelenmesinde ise kişi mahkeme tarafından mahkûm edilmiş, yalnız hapis cezasının infazı belirli şartlarla ertelenmiştir.

Adli sicil bakımından da bu iki kurumun sonuçları aynı değildir.

9. HAGB Verilirse Sabıka Kaydı Oluşur mu?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olağan bir kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı gibi adli sicil belgesinde gösterilmez. HAGB kararları kanunda öngörülen ayrı kayıt sisteminde tutulur ve ancak yetkili merciler tarafından kanundaki amaçlarla kullanılabilir.

HAGB mevzuatı son yıllarda önemli değişikliklere uğradığından eski tarihli bilgilerle hareket edilmemelidir. 2024 yılında yapılan düzenlemeyle sanığın HAGB’yi kabul etmesi şartı kaldırılmış, HAGB kararları bakımından istinaf denetimi getirilmiştir. 2026 yılında yapılan son değişikliklerle de bazı suçlar bakımından HAGB uygulanmasına yeni sınırlamalar eklenmiştir.

HAGB’nin hangi cezalar bakımından uygulanabildiği, daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyetin etkisi, zararın giderilmesi, denetim süresi ve denetim sırasında yeni suç işlenmesinin sonuçları ayrı bir inceleme gerektirir. Bu konuları ayrıntılı olarak HAGB yazımızda ele aldığımızdan burada yalnız adli sicil sonucuyla sınırlı kalıyoruz.

Denetim sürecinin kanuna uygun şekilde tamamlanması hâlinde açıklanması geri bırakılan hüküm kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. HAGB’nin ihlal edilmesi hâlinde ise hükmün açıklanması ve sonrasında kesinleşen mahkûmiyetin adli sicile etkisi gündeme gelebilir.

10. Seri Muhakeme Usulünü Kabul Edersem Sabıka Kaydım Oluşur mu?

Seri muhakeme usulünün kabul edilmesi, dosyanın sabıka kaydı oluşmadan kapanacağı anlamına gelmez.

CMK m.250’de düzenlenen seri muhakemede Cumhuriyet savcısı, kanunda sayılan suçlardan biriyle ilgili soruşturmada yaptırımı belirler ve temel ceza üzerinden yarı oranında indirim uygular. Şüphelinin müdafii huzurunda seri muhakeme usulünü kabul etmesi üzerine dosya mahkemeye gönderilir. Mahkeme şartların bulunduğuna ve mevcut delillere göre mahkûmiyet gerektiğine kanaat getirirse hüküm kurar.

Dolayısıyla seri muhakeme, uzlaşma veya önödeme gibi mahkûmiyet hükmü kurulmadan dosyayı sona erdiren bir yol değildir. Seri muhakeme sonunda kurulan hüküm mahkûmiyet niteliğindeyse ve kesinleşirse adli sicil bakımından da mahkûmiyetin sonuçları doğar.

Bununla birlikte seri muhakemede belirlenen hapis cezasının şartları varsa seçenek yaptırıma çevrilmesi, ertelenmesi veya HAGB uygulanması mümkündür. Bu durumda adli sicil sonucu verilen nihai kararın türüne göre değişir.

Seri muhakemenin esas avantajı kişinin sicilinin kesin olarak temiz kalması değil, temel cezadan yarı oranında indirim yapılmasıdır. Bu nedenle yalnız “Daha az ceza verilecek, demek ki sabıkam olmayacak.” düşüncesiyle karar verilmemelidir.

11. Basit Yargılama Usulü Uygulanırsa Sabıka Kaydı Oluşur mu?

Basit yargılama usulü de tek başına sabıka oluşturmaz. Sabıka bakımından önemli olan, bu usul sonunda hangi hükmün verildiğidir.

CMK m.251 uyarınca Asliye Ceza Mahkemesi, adli para cezasını veya üst sınırı iki yıl ya da daha az hapis cezasını gerektiren bazı suçlarda duruşma açmadan dosya üzerinden karar verebilir. Mahkeme sonunda beraat, düşme, ceza verilmesine yer olmadığı veya mahkûmiyet kararı verebilir.

Mahkûmiyet kararı verilirse sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Bu indirim, verilen kararın mahkûmiyet niteliğini ortadan kaldırmaz.

Örneğin basit yargılama sonucunda sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmiş ve karar kesinleşmişse, sırf duruşma yapılmamış olması nedeniyle bu mahkûmiyet sabıka bakımından farklı değerlendirilmez.

Şartları varsa basit yargılama sırasında da kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi, hapis cezasının ertelenmesi veya HAGB kararı verilmesi mümkündür.

Bu nedenle “Basit yargılama geldi, dosyam sicile işlemeyecek.” şeklinde bir sonuç çıkarılamaz. Dosyanın hangi hükümle sona erdiğine bakılır.

12. Adli Para Cezası Sabıka Kaydına İşler mi?

Mahkeme tarafından verilen adli para cezası bir ceza mahkûmiyetidir ve kesinleştiğinde adli sicile kaydedilir.

Burada en sık yapılan hata, adli para cezası ile önödemenin birbirine karıştırılmasıdır.

Önödemede kanunda belirlenen tutarın ödenmesiyle dosya mahkûmiyet hükmü kurulmadan sona erebilir. Adli para cezasında ise mahkeme önce kişinin suçu işlediğine karar verir ve yaptırım olarak para cezasına hükmeder.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 4. maddesinde adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin adli sicile kaydedileceği açıkça düzenlenmiştir.

Bu nedenle mahkemenin “5.000 TL adli para cezası” vermesiyle Cumhuriyet savcılığının: “Önödeme kapsamında şu tutarı yatırırsanız kamu davası açılmayacaktır.” demesi hukuken aynı şey değildir.

Adli para cezası ödendiğinde cezanın infazı tamamlanır ve kayıt normal adli sicilden çıkarılarak arşiv kaydına alınır. Ancak cezanın ödenmesi, mahkûmiyetin hiç yaşanmamış olduğu anlamına gelmez.

13. Hapis Cezası Para Cezasına Çevrilirse Sicile İşler mi?

Kısa süreli hapis cezasının TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilmesi de mahkûmiyet hükmünün ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Mahkeme önce sanık hakkında hapis cezasına hükmeder, ardından kanundaki şartları dikkate alarak bu kısa süreli hapis cezasını adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevirebilir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak verilen adli para cezası ve güvenlik tedbirlerinin de adli sicile kaydedileceğini açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla “Altı ay hapis çıktı ama hâkim paraya çevirdi, artık sabıka oluşmaz.” şeklindeki düşünce doğru değildir.

Kişinin cezaevine girmeyecek olması ile hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı bulunması farklı sonuçlardır.

14. Hapis Cezasının Ertelenmesi Sabıka Kaydına İşler mi?

Hapis cezasının ertelenmesi de sabıka oluşmaması anlamına gelmez.

TCK m.51 uyarınca mahkeme, şartları bulunan sanık hakkında verilen hapis cezasının infazını erteleyebilir. Ancak burada sanık beraat etmiş veya mahkûmiyet hükmü ortadan kalkmış değildir. Mahkeme kişiyi hapis cezasına mahkûm etmiş, cezanın cezaevinde infazını belirli şartlarla ertelemiştir.

Bu nedenle ertelenmiş hapis cezasına ilişkin bilgiler de adli sicile kaydedilir.

Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır. İnfazın tamamlanması üzerine kayıt normal adli sicilden çıkarılarak arşive alınır.

HAGB ile hapis cezasının ertelenmesi arasındaki en önemli farklardan biri de burada görülür. HAGB’de kurulan hüküm açıklanmaz ve karar normal adli sicil mahkûmiyet kaydı olarak tutulmaz. Cezanın ertelenmesinde ise açıklanmış ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü vardır.

Bu sebeple “Hapis yatmayacağım” ile “Sabıkam olmayacak” aynı anlama gelmez.

15. İlk Defa Suç İşledim, Sabıka Kaydımın Oluşmaması Mümkün mü?

Kişinin daha önce hiçbir mahkûmiyetinin bulunmaması ceza dosyasında önemli olabilir; ancak ilk kez suç isnadıyla karşılaşılması dosyanın mutlaka sabıka oluşmadan sonuçlanacağı anlamına gelmez.

Öncelikle dosyada gerçekten suçun oluşup oluşmadığına ve beraat ihtimaline bakılmalıdır. Suç uzlaştırma veya önödeme kapsamındaysa bu kurumların uygulanması mümkün olabilir. Şartları bulunan dosyalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya HAGB de gündeme gelebilir.

Buna karşılık suçun niteliği, verilen cezanın miktarı veya kanundaki özel yasaklar bu imkânların kullanılmasına engel olabilir.

Örneğin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamak HAGB’nin şartlarından biridir; ancak bu şartın bulunması tek başına HAGB verilmesi için yeterli değildir. Hükmolunan ceza, suçtan doğan zararın giderilmesi ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemenin kanaati gibi diğer şartların da gerçekleşmesi gerekir.

İlk dosyası olan bir kişinin savunmasını yalnız HAGB alabilmek üzerine kurması da doğru değildir. Deliller beraati gerektiriyorsa öncelikli mesele mahkûmiyetten kaçınmak değil, beraat kararı almaktır.

16. “Sabıkam Olmasın Diye Para Ödeyeyim” Demek Her Dosyada Mümkün mü?

Ceza hukukunda para ödenerek her suçun sabıka oluşmadan kapatılması şeklinde genel bir sistem bulunmamaktadır.

Önödeme yalnız kanunun bu kapsama aldığı suçlarda uygulanabilir. Uzlaştırmada tarafların para ödenmesi konusunda anlaşması mümkün olmakla birlikte suçun öncelikle uzlaştırmaya tabi olması gerekir. HAGB için zarar doğmuşsa bunun giderilmesi şartlardan biri olabilir; fakat zarar ödendi diye HAGB otomatik olarak verilmez.

Mahkeme tarafından verilen adli para cezasının ödenmesi ise dosyayı sabıkasız hâle getirmez. Çünkü ortada artık kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü vardır.

Bu yüzden ceza dosyasında “Ne kadar para ödersem sicilime işlemez?” şeklinde genel bir hesap yapılamaz. Önce suçun hangi hukuki kuruma tabi olduğu belirlenmelidir.

17. Şikâyetçiye Zararını Ödersem Sabıka Kaydı Oluşmaz mı?

Mağdurun zararının giderilmesi bazı ceza hukuku kurumlarında önemli sonuç doğurabilir; ancak zarar ödenmesinin bütün dosyalarda mahkûmiyeti ortadan kaldırdığı söylenemez.

Uzlaştırma kapsamında taraflar zarar giderimi konusunda anlaşabilir ve uzlaşmanın tamamlanması dosyanın mahkûmiyet olmadan sona ermesini sağlayabilir.

HAGB bakımından suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi kanunda aranan şartlardan biridir. Zararın derhal karşılanamaması hâlinde belirli koşullarla denetim süresinde taksitler hâlinde ödeme yapılması da mümkündür.

Bazı suçlarda etkin pişmanlık hükümleri zararın giderilmesine ceza indirimi veya başka sonuçlar bağlayabilir.

Bununla birlikte yalnız mağdura para gönderilmiş olması, resen soruşturulan bir suçta kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez. Ödemenin hangi hukuki kurum kapsamında ve ne zaman yapıldığına bakılmalıdır.

18. Ceza Davası İstinafa Giderse Sabıka Kaydı Oluşur mu?

Süresinde yapılan istinaf başvurusu, kural olarak ilk derece mahkemesinin hükmünün kesinleşmesini engeller.

Bu nedenle mahkûmiyet kararına karşı istinaf başvurusu yapılmış ve Bölge Adliye Mahkemesi incelemesi devam ediyorsa henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünden söz edilemez.

İstinaf mahkemesi ilk derece kararını hukuka uygun bulabileceği gibi hükmü kaldırabilir veya dosyanın özelliklerine göre farklı bir karar verebilir.

İstinaf incelemesinin sonunda mahkûmiyet kesinleşirse adli sicil kaydı buna göre oluşur.

Bu sebeple gerekçeli kararın tebliğ edilmesinden sonra kanun yolu süresinin kaçırılmaması, yalnız verilecek cezanın miktarı açısından değil mahkûmiyetin kesinleşmesi bakımından da önemlidir.

19. Temyize Giden Ceza Sabıka Kaydına İşler mi?

Temyiz yolu açık olan bir hüküm süresinde Yargıtaya taşınmışsa hükmün kesinleşmesi temyiz incelemesinin sonucuna göre belirlenir.

Ancak her ceza kararının temyize açık olduğu düşünülmemelidir. Ceza Muhakemesi Kanunu bazı Bölge Adliye Mahkemesi kararlarını kesin kabul etmekte, bazıları bakımından ise Yargıtay temyizini mümkün kılmaktadır.

Dolayısıyla bir ceza dosyasında “İstinaftan sonra Yargıtaya giderim, o zamana kadar kesinleşmez.” şeklinde genel bir kabul doğru değildir. Kararın türü ve hükmedilen ceza üzerinden hangi kanun yollarının açık olduğuna ayrıca bakılmalıdır.

20. Sabıka Kaydı Ne Zaman Silinir?

Kesinleşmiş mahkûmiyetin adli sicile kaydedilmesinden sonra cezanın infazının tamamlanmasıyla kayıt normal adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır.

Örneğin adli para cezası tamamen ödendiğinde veya hapis cezasının infazı tamamlandığında adli sicil kaydının arşive alınması gündeme gelir.

Bu işlem mahkûmiyetin bütün geçmişinin aynı gün sistemden tamamen yok olması anlamına gelmez.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, arşiv kayıtlarının tamamen silinmesi için ayrıca süreler öngörmektedir. Mahkûmiyetin Anayasa’nın 76. maddesi veya başka kanunlarda özel bir hak yoksunluğuna yol açıp açmamasına göre arşivden silinme süresi değişebilir.

Diğer mahkûmiyetlerde arşive alınma şartlarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl sonunda tamamen silinme mümkündür. Özel kanunlarda hak yoksunluğuna bağlanan mahkûmiyetlerde ise daha uzun süreler uygulanır.

Bu nedenle “Cezamı ödedim, sabıkam tamamen yok oldu.” şeklinde değerlendirme yapılmadan önce hem adli sicil hem de arşiv kaydı kontrol edilmelidir.

21. Adli Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Aynı Şey mi?

Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı aynı değildir.

Kesinleşmiş mahkûmiyet öncelikle adli sicile kaydedilir. Cezanın infazı tamamlandığında kanundaki şartlara göre bu kayıt normal adli sicilden çıkarılarak arşive alınır.

Bu sebeple kişinin aldığı standart adli sicil belgesinde kayıt görünmemesi, geçmişte hiç mahkûmiyetinin bulunmadığı anlamına gelmeyebilir.

Arşiv bilgileri herkese açık değildir. Kanunda sayılan kişiler ve kurumlar tarafından, yine kanunda belirtilen amaçlarla talep edilebilir.

Özellikle memuriyet, ruhsat, meslek veya özel kanunların belirli mahkûmiyetlere sonuç bağladığı işlemlerde yalnız normal adli sicil belgesine bakılması yeterli olmayabilir.

22. HAGB Arşiv Kaydı mıdır?

HAGB kararları normal adli sicil veya klasik mahkûmiyet arşiv kaydıyla aynı sistemde değerlendirilmez.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine göre HAGB ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar bunlara mahsus ayrı bir sistemde tutulur. Bu bilgiler ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak yetkili yargı makamlarınca istenebilir.

Bu yüzden “HAGB adli sicilden silindi, arşive geçti.” şeklindeki anlatım teknik olarak doğru değildir.

HAGB’nin kendine özgü kayıt sistemi vardır.

23. Sabıka Kaydının Silinmesi İçin Mahkemeye Dava Açmak Gerekir mi?

Cezanın infazının tamamlanması üzerine adli sicildeki kaydın arşive alınması kural olarak sistem üzerinden gerçekleştirilir. Her mahkûmiyet için ayrıca mahkemede dava açılması gerekmez.

Bununla birlikte kaydın yanlış olması, infaz tamamlandığı hâlde hâlen görünmesi veya arşivden silinme şartları gerçekleştiği hâlde işlemin yapılmamış olması durumunda Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü nezdinde işlem yapılması gerekebilir.

Bazı mahkûmiyetlerin özel kanunlarda doğurduğu hak yoksunluklarının giderilmesi bakımından ise ayrıca yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması gündeme gelebilir.

Bu nedenle sabıka kaydının silinmesi ile mahkûmiyet nedeniyle kaybedilmiş bir hakkın yeniden kazanılması da aynı işlem değildir.

24. Cezaevine Girmeden Dosyanın Sonuçlanması Sabıka Olmadığı Anlamına Gelir mi?

Cezaevine girmemiş olmak, sabıka kaydının bulunmadığını göstermez.

Adli para cezasına mahkûm edilen kişi cezaevine hiç girmeyebilir ancak hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı bulunur. Hapis cezası ertelenmiş kişi de cezaevine girmeyebilir fakat ertelenmiş ceza mahkûmiyettir.

Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de aynı şekilde mahkûmiyet niteliğini ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık beraat, uzlaşma sonucunda KYOK veya düşme, önödeme sonucunda dosyanın sona ermesi ya da HAGB gibi kurumların adli sicil sonuçları farklıdır.

Ceza dosyasında hükmün yalnız infaz şekline bakılarak sabıka sonucu belirlenemez.

Sık Sorulan Sorular

Hakkımda soruşturma açıldı, sicilime işler mi?

Soruşturmanın açılması sabıka oluşturmaz. Adli sicil bakımından kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunup bulunmadığına bakılır.

Mahkemeye sanık olarak çıkmak sabıka mıdır?

Sanık sıfatıyla yargılanmak mahkûmiyet değildir. Dava beraat, düşme veya başka bir mahkûmiyet dışı kararla sona erebilir.

İlk defa mahkemeye çıkıyorum, HAGB kesin verilir mi?

Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamak HAGB bakımından önemlidir ancak tek başına yeterli değildir. Hükmolunan cezanın miktarı ve CMK m.231’deki diğer şartların da bulunması gerekir.

Para cezası sabıka yapar mı?

Mahkemenin verdiği adli para cezası kesinleştiğinde adli sicile kaydedilir. İdari para cezası ise adli sicile kaydedilmez.

Hapis cezası para cezasına çevrilirse sabıka olur mu?

Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mahkûmiyetin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kesinleşen seçenek yaptırım adli sicile kaydedilir.

Ertelenmiş ceza sicile işler mi?

Hapis cezasının ertelenmesi mahkûmiyet hükmüdür. Kesinleştiğinde adli sicil kaydı doğurur. Denetim süresinin başarıyla tamamlanması üzerine ceza infaz edilmiş sayılır ve kayıt arşive alınır.

Uzlaşırsam sabıkam olur mu?

Uzlaştırma kapsamındaki dosyada uzlaşma tamamlanıp dosya KYOK veya düşme ile sonuçlanırsa mahkûmiyet kaydı oluşmaz.

Önödeme sabıka kaydına işler mi?

Önödeme sonucunda mahkûmiyet hükmü kurulmadığından normal adli sicilde sabıka kaydı oluşturmaz.

Seri muhakemeyi kabul edersem sicilime işler mi?

Seri muhakeme sonunda mahkeme mahkûmiyet hükmü kurarsa ve bu hüküm kesinleşirse sicile işleyebilir. Seri muhakemenin uygulanması tek başına sabıkasız sonuç anlamına gelmez.

Basit yargılama sabıka oluşturur mu?

Basit yargılama yalnız bir yargılama yöntemidir. Beraatla sonuçlanırsa sabıka oluşmaz; kesinleşmiş mahkûmiyetle sonuçlanırsa adli sicil sonucu doğar.

İstinafa verdiğim ceza sicile işler mi?

Süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Kanun yolu süreci sonunda mahkûmiyet kesinleşirse adli sicile kaydedilir.

Adli sicilden silinen ceza tamamen yok olur mu?

Cezanın infazının tamamlanması üzerine kayıt normal adli sicilden çıkarılıp arşive alınabilir. Arşiv kaydının tamamen silinmesi için ayrıca Adli Sicil Kanunu’ndaki sürelerin dolması gerekir.

Değerlendirme
İlginizi çekebilir:  Eşin Evde Çektiği Video Boşanma Davasında Delil Olur mu?

“Hakkımda Ceza Davası Açıldı, Sabıka Kaydımın Oluşmaması Mümkün mü?” üzerine bir yorum

  1. Bir kavga oldu arkadaşım birisini darp etti bende oradaydım ben kimseye vurmadım
    Ama karşı tarafın tehdit ve hakaretlerinden dolayı şikayette bulundum.
    Arkadaşımın darp ettiği kişi önce yoğun bakıma alındı sonradan normal hayatına geri döndü
    Devlet memuruyum müşteki olarak katılacağım bu davada benim adıma bir ceza gelir mi ?

Yorum yapın