İş Kazası Geçiren İşçi Ne Kadar Tazminat Alabilir? İş Kazalarında Maddi Tazminat Hesabı Nasıl Yapılır

📅 13 Ağustos 2023 🔄 Son güncelleme: 19 Ağustos 2026

İş kazası nedeniyle zarar gören işçinin talep edebileceği maddi tazminat, kazanın işçinin ekonomik hayatında meydana getirdiği kayıpların karşılanmasını amaçlar. İşçi hayatını kaybetmişse, onun desteğinden yoksun kalan kişiler de uğradıkları maddi zarar için tazminat isteyebilir. Maddi tazminat, aynı kazadan kaynaklanabilecek iş kazasında manevi tazminat talebinden farklıdır.

İş kazasındaki maddi zarar yalnız hastane veya tedavi masraflarından oluşmaz. İşçinin geçici olarak çalışamaması, çalışma gücünü kalıcı biçimde kaybetmesi, aynı işi artık daha fazla güç harcayarak yapmak zorunda kalması, bakım ihtiyacının doğması veya ekonomik geleceğinin zarar görmesi de maddi tazminat hesabında karşılık bulabilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak düzenlenmiştir. İş kazasının ölümle sonuçlanması hâlinde ise cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ölüm tarihine kadar oluşan tedavi ve çalışma gücü kayıpları ile destekten yoksun kalma zararı gündeme gelir.

Maddi tazminat miktarı yalnız iş göremezlik oranına bakılarak bulunmaz. İşçinin gerçek geliri, yaşı, geçici ve sürekli iş göremezlik durumu, kusur oranları, SGK tarafından yapılan ödemeler ve kazanın meydana getirdiği diğer ekonomik kayıplar birlikte değerlendirilir.

İçindekiler
  1. İş Kazası Geçiren İşçi Hangi Maddi Zararlarını Talep Edebilir?
  2. İş Kazasından Sonra Çalışmaya Devam Eden İşçi Tazminat Alabilir mi?
  3. Sürekli İş Göremezlik Oranı Yüzde 10'dan Azsa Tazminat Alınamaz mı?
  4. İş Kazasında Tedavi Giderleri İstenebilir mi?
  5. İş Kazasında Bakıcı Gideri Talep Edilebilir mi?
  6. İş Kazasında Ekonomik Geleceğin Sarsılması Ne Anlama Gelir?
  7. İş Kazasında Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
  8. İşçinin Maaşı Tazminat Miktarını Nasıl Etkiler?
  9. SGK Ödeme Yaptıysa İşverenden Maddi Tazminat İstenebilir mi?
  10. İş Kazasında İşveren Her Durumda Tazminat Öder mi?
  11. İşçinin Kusurlu Olması Tazminat Hakkını Ortadan Kaldırır mı?
  12. İş Kazasında Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?
  13. İş Kazasında İşçi Ölürse Hangi Maddi Tazminatlar İstenebilir?
  14. Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler İsteyebilir?
  15. Taşeron İşçi İş Kazası Geçirirse Kime Dava Açabilir?
  16. Sigortasız Çalışan İşçi İş Kazası Tazminatı İsteyebilir mi?
  17. İşveren Kazayı SGK'ya Bildirmediyse Ne Olur?
  18. İş Kazası Maddi Tazminat Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
  19. İş Kazasında Maddi Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
  20. İş Kazasında Maddi Tazminat Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
  21. İş Kazasından Sonra İbraname İmzalanırsa Tazminat Hakkı Biter mi?
  22. İş Kazasında Maddi ve Manevi Tazminat Birlikte İstenebilir mi?
  23. İş Kazasında Maddi Tazminat Hakkında Sık Sorulan Sorular

İş Kazası Geçiren İşçi Hangi Maddi Zararlarını Talep Edebilir?

İş kazası geçiren her işçinin zararı aynı değildir. Birkaç ay tedavi gördükten sonra tamamen iyileşen işçinin zararı ile çalışma gücünün önemli bir bölümünü ömür boyu kaybeden işçinin zararı aynı şekilde hesaplanamaz.

Bu nedenle önce kazanın işçi üzerinde meydana getirdiği ekonomik sonuç belirlenir. Geçici kazanç kaybı, sürekli çalışma gücü kaybı, tedavi ve bakım giderleri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar birbirinden ayrılarak değerlendirilir.

Geçici İş Göremezlik Nedeniyle Kazanç Kaybı

İşçi kaza nedeniyle belirli bir süre çalışamamışsa, iyileşme döneminde uğradığı kazanç kaybı maddi zararın bir bölümünü oluşturabilir.

Örneğin ameliyat geçiren ve altı ay boyunca çalışamayan bir işçi bakımından yalnız kalıcı iş göremezlik oranına bakılması yeterli değildir. Kalıcı bir sakatlık meydana gelmese dahi altı aylık iyileşme dönemindeki gerçek gelir kaybı ayrıca değerlendirilir.

Bununla birlikte çalışılamayan sürenin tamamı doğrudan işverenden alınacak tazminat olarak kabul edilmez. İşçinin bu dönemde elde edemediği gelir, kendisine yapılan ücret ödemeleri ve SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği gibi unsurlar birlikte incelenir. Aynı maddi zarar iki defa tahsil edilemez.

Geçici iş göremezlik süresi de yalnız işçinin beyanına göre belirlenmez. Yaralanmanın niteliği, tedavi süreci ve sağlık belgeleri dikkate alınarak tıbben gerekli iyileşme süresi belirlenir.

Sürekli İş Göremezlik Nedeniyle Maddi Tazminat

İş kazası sonucunda işçinin çalışma gücünde kalıcı azalma meydana gelmişse gelecekteki çalışma dönemini de kapsayan sürekli iş göremezlik zararı gündeme gelir.

Elini, parmağını veya gözünü kaybeden; omurga, sinir sistemi veya başka bir organında kalıcı hasar oluşan işçinin kazadan önceki bedensel çalışma gücü ile kazadan sonraki çalışma gücü aynı değildir. Bu kayıp yalnız işçinin bugün aldığı ücreti değil, gelecekte çalışma hayatında göstermek zorunda kalacağı fazladan çabayı ve kazanç elde etme gücünü de etkileyebilir.

Sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında kalıcı iş göremezlik oranı, işçinin geliri, yaşı, bakiye yaşam süresi ve kusur durumu başta olmak üzere dosyanın özelliklerine göre birçok veri kullanılır.

Kalıcı iş göremezlik bulunması, işçinin artık hiç çalışamayacağı anlamına gelmez. İşçi aynı işine devam etse ve ücretinde azalma meydana gelmese dahi çalışma gücündeki kalıcı kayıp ayrıca önem taşır.

İş Kazasından Sonra Çalışmaya Devam Eden İşçi Tazminat Alabilir mi?

İşçinin kazadan sonra yeniden çalışmaya başlaması veya aynı ücreti almaya devam etmesi, sürekli çalışma gücü kaybından kaynaklanan maddi zararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

İşçi kazadan önce yaptığı işi herhangi bir sağlık problemi yaşamadan yerine getirirken, kazadan sonra aynı işi kalıcı rahatsızlığı nedeniyle daha fazla fiziksel veya zihinsel çaba harcayarak yapmak zorunda kalabilir. Uygulamada bu durum efor kaybı kavramıyla ifade edilmektedir.

İşçinin işini kaybetmemiş olması ile beden gücünü aynı ölçüde korumuş olması birbirinden farklıdır. Kalıcı çalışma gücü kaybı mevcutsa işçinin çalışmaya devam ediyor olması tek başına maddi tazminat talebinin reddedilmesini gerektirmez.

Aynı durum kazadan sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlayan işçi bakımından da geçerlidir. Değerlendirilmesi gereken husus, kazanın işçinin çalışma gücü ve ekonomik geleceği üzerinde kalıcı zarar oluşturup oluşturmadığıdır.

Sürekli İş Göremezlik Oranı Yüzde 10’dan Azsa Tazminat Alınamaz mı?

SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ile işverenden maddi tazminat talep edilmesi aynı hukuki mesele değildir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda sigortalının meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azalmış olması gerekir.

Bu yüzde 10 sınırı, iş kazası nedeniyle ortaya çıkabilecek bütün maddi zararlar için genel bir dava açma sınırı değildir.

İşçinin sürekli iş göremezlik oranı yüzde 10’un altında kalsa ve bu nedenle SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasa bile, kaza nedeniyle aylarca çalışamamış olması, karşılanmayan tedavi veya bakım giderlerinin bulunması ya da başka bir somut maddi zararın ortaya çıkması mümkündür.

Bu nedenle “maluliyet oranım yüzde 10’un altında, hiçbir maddi tazminat hakkım yok” şeklinde bir değerlendirme yapılması doğru değildir. Hangi zarar kaleminin talep edildiği ayrıca incelenmelidir.

İş Kazasında Tedavi Giderleri İstenebilir mi?

Tedavi giderleri Türk Borçlar Kanunu’nda açıkça bedensel zarar kalemleri arasında sayılmıştır.

İş kazası sonrasında yapılan ameliyat, ilaç, fizik tedavi, rehabilitasyon, tıbbi cihaz, protez ve benzeri zorunlu giderlerden işçinin üzerinde kalan kısmın maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.

Ancak sağlık giderlerinin önemli bölümü SGK veya başka bir kurum tarafından karşılanmış olabilir. Bu nedenle hangi giderin kim tarafından ödendiği araştırılır; işçinin gerçekten üzerinde kalan zarar belirlenir.

Kazanın niteliğine göre gelecekte yapılması zorunlu giderler de gündeme gelebilir. Örneğin belirli aralıklarla değiştirilmesi gereken bir protezin bulunduğu veya uzun süreli rehabilitasyon gerektiği tıbben ortaya konulabiliyorsa gelecekte doğacak giderler de hesaplamaya konu olabilir.

İş Kazasında Bakıcı Gideri Talep Edilebilir mi?

İşçinin kaza sonrasında günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacak hâle gelmesi durumunda bakıcı gideri maddi zarar kapsamında talep edilebilir.

Bakıcı ihtiyacının mutlaka ömür boyu devam etmesi gerekmez. İşçinin ameliyat ve iyileşme döneminde birkaç ay süreyle başka bir kişinin yardımına ihtiyaç duyması hâlinde geçici bakıcı gideri de gündeme gelebilir.

Ağır yaralanmalarda ise bakım ihtiyacı sürekli olabilir. İşçinin gelecekte ömür boyunca veya uzun yıllar boyunca başka bir kişinin yardımına ihtiyaç duyacağı tıbben belirlenmişse gelecekteki bakım giderinin de ekonomik değeri hesaplanır.

Bakımın aile bireyi tarafından ücretsiz olarak yapılmış olması her durumda bakıcı ihtiyacının ekonomik değerini ortadan kaldırmaz. Burada öncelikle işçinin gerçekten bakıma ihtiyaç duyup duymadığı ve bu ihtiyacın ne kadar süreyle devam edeceği belirlenmelidir.

İş Kazasında Ekonomik Geleceğin Sarsılması Ne Anlama Gelir?

Bazı iş kazalarında işçinin mevcut geliri hemen azalmadığı hâlde gelecekteki iş ve kazanç imkânları zarar görebilir.

Özellikle bedensel görünümü, hareket kabiliyeti, el becerisi veya mesleki yetenekleri doğrudan etkileyen kalıcı yaralanmalarda işçinin iş piyasasındaki konumu zayıflayabilir. Daha önce yapabildiği bazı işleri yapamayabilir, mesleğinde yükselme ihtimali azalabilir veya iş değiştirmesi hâlinde aynı şartlarda iş bulması zorlaşabilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların ayrıca bedensel zarar kapsamında sayılmasının sebebi budur.

Böyle bir zarar ileri sürülüyorsa yalnız yaralanmanın varlığını göstermek yeterli değildir. Yaralanmanın işçinin ekonomik geleceğini ne şekilde etkilediğinin somutlaştırılması gerekir.

İş Kazasında Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

İş kazasında maddi tazminatın herkes için geçerli tek bir formülü veya sabit tarifesi yoktur. Aynı iş göremezlik oranına sahip iki işçinin yaşı, geliri ve kusur durumu farklıysa hesaplanan tazminat da farklı olacaktır.

Hesaplamada önce işçinin kazadan önceki gerçek kazancı belirlenir. Ardından geçici iş göremezlik süresi, varsa sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, bakiye yaşam ve çalışma süresi ile tarafların kusur oranları dikkate alınır.

Gelecekteki çalışma gücü kaybının hesaplanmasında aktüerya yöntemlerinden yararlanılır. Yargıtayın güncel uygulamasında bakiye ömür hesabında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmaktadır. Hesap yöntemleri içtihatlarla gelişebildiği için bilirkişi raporunun karar tarihindeki güncel hesap esaslarına uygun olması gerekir.

Daha sonra SGK tarafından yapılan ödemeler incelenir ve hukuken tazminattan indirilmesi gereken kısımlar belirlenir. Tedavi, bakım veya başka maddi zararlar bulunuyorsa bunlar da kendi şartları içerisinde hesaba eklenir.

Ortaya çıkan maddi zarar yalnız rakamın yüksek bulunması gerekçesiyle keyfî olarak azaltılamaz. Buna karşılık işçinin kazanın meydana gelmesindeki kusuru ve kanunen tazminatı etkileyen diğer unsurlar ayrıca dikkate alınır.

İşçinin Maaşı Tazminat Miktarını Nasıl Etkiler?

İşçinin gerçek geliri maddi tazminat hesabının en önemli unsurlarından biridir. Çünkü sürekli çalışma gücü kaybının ekonomik değeri gelecekte elde edilmesi beklenen kazanç üzerinden hesaplanır.

Bordroda asgari ücret gösterilen ancak gerçekte daha yüksek ücret alan işçiler bakımından gerçek ücretin ispatı bu nedenle ciddi önem taşır.

İşçinin yalnızca “aylık şu kadar kazanıyordum” demesi her dosyada yeterli olmayabilir. Banka kayıtları, ücret belgeleri, işçinin mesleği, kıdemi, yaptığı işin niteliği, emsal ücret araştırmaları ve diğer deliller birlikte değerlendirilebilir.

Gerçek ücretin olması gerekenden düşük belirlenmesi, özellikle genç yaşta sürekli iş göremez hâle gelen işçilerde yıllara yayılan tazminat hesabını ciddi ölçüde etkileyebilir.

SGK Ödeme Yaptıysa İşverenden Maddi Tazminat İstenebilir mi?

SGK’nın iş kazası nedeniyle ödeme yapmış olması, işverene karşı maddi tazminat talep edilmesini kendiliğinden engellemez.

SGK işçiye geçici iş göremezlik ödeneği ödeyebilir veya şartları gerçekleşmişse sürekli iş göremezlik geliri bağlayabilir. İşveren aleyhine açılan maddi tazminat davasında ise işçinin kazadan kaynaklanan gerçek maddi zararı belirlenir.

Bununla birlikte aynı zarar iki defa karşılanamaz. SGK ödemelerinin tazminat hesabına nasıl yansıyacağı, ödemenin niteliğine ve Kurumun işverene rücu hakkının bulunup bulunmadığına göre belirlenir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin zarar veya tazminattan indirilemeyeceğini düzenlemiştir. Bu nedenle SGK tarafından yapılan her ödeme doğrudan tazminattan çıkarılmaz. Uygulamada özellikle Kurum tarafından bağlanan gelirin rücu edilebilir peşin sermaye değeri önem taşır.

Bu sebeple “SGK bana gelir bağladı, artık işverenden hiçbir şey isteyemem” düşüncesi doğru olmadığı gibi, Kurum tarafından yapılan ödemeleri hiç dikkate almadan aynı zararı ikinci kez talep etmek de mümkün değildir.

İş Kazasında İşveren Her Durumda Tazminat Öder mi?

Bir olayın SGK mevzuatı bakımından iş kazası sayılması ile işverenin mutlaka maddi tazminat ödemek zorunda olması aynı şey değildir.

İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak; mesleki riskleri önlemek, gerekli eğitim ve bilgiyi vermek, uygun araç ve gereçleri sağlamak, risk değerlendirmesi yapmak ve alınan iş güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür.

Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi de işverene işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi alma ve araç ile gereçleri noksansız bulundurma yükümlülüğü getirmiştir.

Tazminat davasında bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği kazanın somut oluş şekline göre incelenir. Makinenin güvenli olup olmadığı, koruyucu sistemlerin bulunup bulunmadığı, işçiye gerekli eğitimin verilip verilmediği, çalışma yönteminin güvenli şekilde kurulup kurulmadığı ve gerekli denetimin yapılıp yapılmadığı önem taşır.

İşverenin yükümlülüğe aykırı davranışı ile kaza arasında hukuken gerekli bağlantının bulunması da sorumluluğun belirlenmesinde dikkate alınır. Bu nedenle her iş kazasında otomatik olarak aynı oranda işveren sorumluluğundan söz edilemez.

İşçinin Kusurlu Olması Tazminat Hakkını Ortadan Kaldırır mı?

İşçinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması, her durumda maddi tazminat hakkının tamamen ortadan kalkması anlamına gelmez.

Kazanın oluşumunda işverenin ve işçinin davranışlarının ne ölçüde etkili olduğu belirlenir. İşçinin kusuru, tazminat hesabında kendi kusur oranı ölçüsünde dikkate alınabilir.

Örneğin işveren gerekli koruyucu sistemi kurmamış, buna karşılık işçi de açıkça verilen bir güvenlik talimatına aykırı davranmışsa iki tarafın davranışının kazaya etkisi birlikte incelenir.

İşçiye kusur yüklenirken yalnızca “daha dikkatli davranmalıydı” şeklindeki soyut değerlendirmeler yeterli değildir. İşçinin gerekli eğitimi alıp almadığı, kullanılan ekipmanın güvenli olup olmadığı, işverenin denetim görevini yerine getirip getirmediği, işin çalışma temposu ve kazanın teknik oluş şekli birlikte değerlendirilmelidir.

İşçinin kazadaki davranışının illiyet bağını tamamen kesecek ağırlıkta olduğu veya işverene yüklenebilecek bir sorumluluk bulunmadığı olaylar ise ayrıca değerlendirilir.

İş Kazasında Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?

İş kazası dosyalarında kusur tespiti çoğunlukla iş güvenliği konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılır. Kazanın gerçekleştiği işin niteliğine göre ilgili teknik alanlardan uzmanların yer aldığı bilirkişi heyetlerinden rapor alınabilir.

Kusur incelemesinde yalnız kazanın gerçekleştiği son birkaç saniye değerlendirilmemelidir. İşverenin kazadan önce alması gereken tedbirler, riskin öngörülebilirliği, işçinin eğitimi, kullanılan ekipman, gözetim ve denetim sistemi ile işçinin kendi yükümlülüklerine uyup uymadığı birlikte ele alınır.

Kusur raporu ile tazminat hesabı birbirinden farklı incelemelerdir. Kusur raporu kazanın meydana gelmesindeki sorumluluğu belirler; aktüerya bilirkişisi ise belirlenen veriler üzerinden ekonomik zararı hesaplar.

İş Kazasında İşçi Ölürse Hangi Maddi Tazminatlar İstenebilir?

İş kazasının ölümle sonuçlanması hâlinde maddi zarar yalnız işçinin şahsıyla sınırlı kalmaz.

Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesine göre cenaze giderleri maddi zarar kapsamındadır. İşçi kazadan hemen sonra hayatını kaybetmemiş ve bir süre tedavi görmüşse ölüm tarihine kadar meydana gelen tedavi giderleri ile çalışma gücü kaybından doğan zararlar da değerlendirilir.

Ölümden sonraki en önemli zarar ise işçinin ekonomik desteğini kaybeden kişilerin uğradığı destekten yoksun kalma zararıdır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler İsteyebilir?

Destekten yoksun kalma tazminatı miras payının karşılığı değildir. Burada belirleyici olan, ölen kişinin hayatta kalması hâlinde talepte bulunan kişiye ekonomik destek sağlamaya devam edecek olmasıdır.

Eş ve çocuklar destekten yoksun kalma tazminatı bakımından en sık karşılaşılan hak sahipleridir. Somut şartları varsa anne ve baba veya ölen kişiden düzenli şekilde ekonomik destek alan başka kişiler bakımından da destek ilişkisi değerlendirilebilir.

Bu nedenle yalnızca “mirasçı değilim” gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı hakkının bulunmadığı söylenemeyeceği gibi, mirasçı olmak da tek başına her durumda destek zararının varlığını ispatlamaz.

Tazminat hesabında ölen işçinin geliri, yaşı, destek verdiği kişilerin yaşı, destek süresi, aile yapısı, kusur oranları ve sosyal güvenlik ödemeleri gibi veriler birlikte değerlendirilir.

İş kazasında ölüm tazminatı işçinin maaşının belirli bir katı şeklinde hesaplanmaz. Her dosyada destek süresi ve ekonomik kayıp ayrıca belirlenir.

Taşeron İşçi İş Kazası Geçirirse Kime Dava Açabilir?

İşçinin bir alt işverenin bordrosunda görünmesi, iş kazasından dolayı yalnızca o şirkete karşı talepte bulunabileceği anlamına gelmez.

Somut olayda hukuken geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi varsa, asıl işverenin de kanundan doğan sorumluluğu gündeme gelebilir. Bunun için taraflar arasındaki sözleşmeler, işçinin fiilen yaptığı iş ve hangi iş organizasyonu içerisinde çalıştığı incelenir.

Özellikle inşaat, fabrika, maden ve aynı çalışma alanında birden fazla şirketin faaliyet gösterdiği işyerlerinde sorumluluğun yalnız SGK işe giriş bildirgesindeki işveren adına bakılarak belirlenmesi yeterli olmayabilir.

Sigortasız Çalışan İşçi İş Kazası Tazminatı İsteyebilir mi?

İşçinin SGK’ya bildirilmeden çalıştırılmış olması, iş kazasından doğan haklarını ortadan kaldırmaz.

Sigortasız çalışan kişinin öncelikle işverenle arasındaki çalışma ilişkisini ve kazanın işle bağlantısını ispatlaması gerekebilir. İşverenin sigorta bildirimini yapmamış olması kendi başına iş kazasından doğan sorumluluktan kurtulmasını sağlamaz.

Bu tür dosyalarda sosyal güvenlik hukuku bakımından hizmet tespiti veya iş kazasının tespiti konusunda ayrıca uyuşmazlık çıkması mümkündür. Tazminat talebi ile sosyal güvenlik yönünden yapılması gereken işlemler birbirinden ayrılarak değerlendirilmelidir.

İşveren Kazayı SGK’ya Bildirmediyse Ne Olur?

İşverenin kazayı SGK’ya bildirmemiş olması olayın gerçekte iş kazası olma niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak işveren kazayı inkâr ediyor veya SGK olayı iş kazası olarak kabul etmiyorsa, kazanın iş kazası niteliğinin hukuken belirlenmesi gerekebilir. Tazminat davasındaki hesaplamaya geçilebilmesi için olayın sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası olup olmadığı ve işçinin sürekli iş göremezlik oranı gibi meselelerin kesinleştirilmesi önem taşır.

Bu nedenle iş kazası sonrasında yalnız işverenin bildirim yapıp yapmadığına güvenilmemeli; SGK kayıtlarında olayın nasıl işlem gördüğü ayrıca kontrol edilmelidir.

İş Kazası Maddi Tazminat Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne aykırılığından kaynaklanan iş kazası maddi tazminat taleplerinde temel zamanaşımı süresi 10 yıldır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi işverenin yükümlülüğe aykırılığı nedeniyle işçinin ölümü veya vücut bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zararların sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabi olduğunu düzenlemiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir.

Bununla birlikte bedensel zararın kapsamının başlangıçta kesin olarak belirlenemediği dosyalar ayrıca değerlendirilmelidir. Bazı yaralanmalarda işçinin sağlık durumu zaman içinde ağırlaşabilir veya sürekli iş göremezlik oranının kesinleşmesi uzun sürebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.11.2019 tarihli, 2017/21-2337 E., 2019/1200 K. sayılı kararında da iş kazası sonucunda maluliyet oranının ve dolayısıyla zararın tam olarak belirlenmesinin bir süreç alabileceği, gelişen zarar hâlinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu sebeple on yıllık sürenin her uyuşmazlıkta hiçbir inceleme yapılmadan aynı tarihten başlatılacağı kabul edilmemelidir. Özellikle sonradan artan maluliyet veya gelişen bedensel zarar bulunan dosyalarda zararın hangi tarihte belirlenebilir hâle geldiği önem taşıyabilir.

Buna karşılık “on yıllık süre var” düşüncesiyle dosyanın bekletilmesi güvenli değildir. Tanıkların olaydan uzaklaşması, işyeri kayıtlarının kaybolması, sağlık durumunun ispatında güçlük yaşanması ve zamanaşımı tartışmaları nedeniyle iş kazası tazminat taleplerinin geciktirilmemesi gerekir.

İşveren dışındaki üçüncü kişiler veya sigorta şirketleri aleyhine yöneltilecek taleplerde zamanaşımı süresi ve başlangıcı farklı hukuki hükümlere tabi olabilir.

İş Kazasında Maddi Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İşçi ile işveren arasındaki iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, iş mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

İş Mahkemeleri Kanunu iş kazasından doğan tazminat davaları bakımından işçiye geniş bir yetki imkânı tanımıştır. Davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesinin yanında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Örneğin işçi başka bir şehirdeki şantiyede kaza geçirdikten sonra Samsun’daki yerleşim yerine dönmüşse, somut şartları bulunduğunda zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılması mümkün olabilir.

Birden fazla işveren, üçüncü kişi veya sigorta şirketinin davalı olduğu dosyalarda görev ve yetki ayrıca değerlendirilmelidir.

İş Kazasında Maddi Tazminat Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?

İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk yoktur.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi işçi ve işveren arasındaki birçok alacak ve tazminat talebinde arabuluculuğu dava şartı hâline getirmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun dışında bırakılmıştır.

İş kazası nedeniyle maddi tazminat isteyen işçi veya ölümlü kazada hak sahibi olan kişiler, önce zorunlu arabulucuya gitmeden doğrudan görevli mahkemede dava açabilir.

Tarafların kendi istekleriyle ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurmalarına engel yoktur.

Ancak aynı işçinin iş kazası tazminatının yanında ücret, fazla çalışma, kıdem veya ihbar tazminatı gibi başka işçilik alacakları da bulunuyorsa bu alacakların dava şartı arabuluculuk yönünden durumu ayrıca değerlendirilmelidir. İş kazasına tanınan istisna bütün işçilik alacaklarını zorunlu arabuluculuk kapsamından çıkarmaz.

iş kazalarında maddi tazminat hesabı nasıl yapılır

İş Kazasından Sonra İbraname İmzalanırsa Tazminat Hakkı Biter mi?

İş kazasından sonra işçiye belirli bir para ödenerek “bütün haklarımı aldım” veya “işverenden hiçbir alacağım kalmadı” şeklinde belge imzalatılması, tek başına iş kazasından doğan bütün tazminat haklarının sona erdiği anlamına gelmez.

Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesi işçinin işvereni ibra etmesini sıkı şartlara bağlamıştır. İbranamenin yazılı olması, hizmet sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türü ile miktarının açıkça gösterilmesi ve ödemenin hak tutarına göre noksansız biçimde banka aracılığıyla yapılması gerekir.

Bu şartları taşımayan ibraname kesin hükümsüzdür. Gerçek hak tutarını karşılamayan ödeme belgeleri ise kanundaki şartlar altında ancak ödenen miktarla sınırlı olarak makbuz niteliği taşıyabilir.

Kanun bu hükümleri destekten yoksun kalanların ve işçinin diğer yakınlarının hizmet sözleşmesinden doğan tazminat talepleri bakımından da uygulanabilir kabul etmiştir.

Özellikle ağır iş kazalarında sürekli iş göremezlik oranı henüz belirlenmeden veya işçinin gerçek zararının kapsamı ortaya çıkmadan imzalanan belgelerin hukuki etkisi, belgenin başlığında “ibraname” yazmasına bakılarak belirlenmez.

İş Kazasında Maddi ve Manevi Tazminat Birlikte İstenebilir mi?

İş kazasının şartları bulunuyorsa maddi ve manevi tazminat aynı davada birlikte talep edilebilir.

Maddi tazminat işçinin veya destekten yoksun kalan kişilerin ekonomik zararını gidermeye yöneliktir. Manevi tazminat ise bedensel bütünlüğün zedelenmesi, ağır yaralanma veya ölüm nedeniyle ortaya çıkan manevi zararın giderilmesini amaçlar.

Bu iki talep aynı kazadan doğsa da hesaplanma ve değerlendirilme yöntemleri farklıdır. Maddi tazminat gerçek ekonomik zarar ve aktüerya hesabına dayanırken manevi tazminat olayın ağırlığı, kusur durumu ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenir.

İş Kazasında Maddi Tazminat Hakkında Sık Sorulan Sorular

İş kazası geçirdim ancak kalıcı sakatlığım yok. Maddi tazminat isteyebilir miyim?

Kalıcı iş göremezliğin bulunmaması bütün maddi zararların ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kaza nedeniyle belirli bir süre çalışamamış, karşılanmayan tedavi veya bakım gideri yapmış ya da başka bir ekonomik zarara uğramışsanız bu zararların ayrıca değerlendirilmesi mümkündür.

İş göremezlik oranım yüzde 10’un altında. Dava açabilir miyim?

Yüzde 10 oranı SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanması bakımından önem taşır. İşverenden istenebilecek bütün maddi zararlar için yüzde 10’luk genel bir dava sınırı bulunmaz.

Kazadan sonra aynı işte çalışmaya devam ediyorum. Tazminat hakkım var mı?

Kalıcı çalışma gücü kaybınız varsa aynı işte çalışmaya devam etmeniz tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşinizi artık daha fazla güç harcayarak yerine getirmeniz sürekli iş göremezlik zararının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

İş kazasında kusurluysam hiçbir tazminat alamaz mıyım?

İşçinin kazada kusurunun bulunması tazminat hakkını her durumda tamamen ortadan kaldırmaz. İşçinin ve işverenin kusur oranları ayrı ayrı belirlenir ve işçinin kusuru tazminat hesabına yansıtılır.

SGK bana sürekli iş göremezlik geliri bağladı. İşverene dava açabilir miyim?

SGK’nın sürekli iş göremezlik geliri bağlaması işverene karşı maddi tazminat talebini kendiliğinden sona erdirmez. Ancak SGK ödemelerinin hukuken tazminattan indirilmesi gereken kısmı hesaplamada dikkate alınır.

İşveren iş kazasını SGK’ya bildirmedi. Tazminat hakkım kaybolur mu?

İşverenin kazayı bildirmemesi işçinin tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak olayın iş kazası olduğu ve gerektiğinde çalışma ilişkisi ile sürekli iş göremezlik durumu ayrıca tespit edilmelidir.

Sigortasız çalışırken iş kazası geçirdim. Tazminat isteyebilir miyim?

Sigortasız çalıştırılmış olmak tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Çalışma ilişkisinin ve kazanın işle bağlantısının ispatı önem taşır. Sosyal güvenlik yönünden hizmet veya iş kazası tespiti konusunda ayrıca işlem yapılması gerekebilir.

İş kazası tazminat davasından önce arabulucuya gitmek zorunda mıyım?

İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk bulunmaz. Dava doğrudan görevli mahkemede açılabilir.

İş kazası maddi tazminat davası kaç yıl içinde açılır?

İşverene karşı iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinde temel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bununla birlikte gelişen bedensel zarar ve sonradan değişen iş göremezlik oranı bulunan dosyalarda zamanaşımının başlangıcı ayrıca değerlendirilmelidir.

İş kazasında ne kadar tazminat alacağımı nasıl öğrenebilirim?

Yalnızca iş göremezlik oranı bilinerek güvenilir tazminat miktarı hesaplanamaz. İşçinin geliri, yaşı, geçici ve sürekli iş göremezlik durumu, kusur oranları, SGK ödemeleri ve diğer zarar kalemlerinin birlikte bilinmesi gerekir.

5/5 - (1 vote)
İlginizi çekebilir:  PTT Vasıtasıyla İhtar Nasıl Çekilir

Yorum yapın