Nafakayı Ödedim Ama İcra Takibi Başlatıldı: Banka Dekontu Borcun Ödendiğini İspatlar mı?

📅 05 Kasım 2017 🔄 Son güncelleme: 05 Eylül 2026

Nafaka borcunun ödendiği düşünülmesine rağmen icra takibiyle karşılaşılmasının temelinde çoğu zaman ödemenin hiç yapılmaması değil, yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğunun ispatlanamaması vardır. Banka hesabına açıklamasız para gönderilmesi, nafakanın çocuğun eline verilmesi, okul ücretinin doğrudan kuruma ödenmesi veya ödemenin elden yapılması taraflar arasındaki ilişki devam ederken sorun yaratmayabilir. Uyuşmazlık çıktığında ise ödemenin tarihi, miktarı, alıcısı ve açıklaması belirleyici hâle gelir.

Banka dekontu paranın gönderildiğini ispatlar; ancak her dekont, gönderilen paranın nafaka borccuna ilişkin olduğunu aynı ölçüde kanıtlamaz. Ödeme nafaka alacaklısı yerine çocuğa veya üçüncü kişiye yapılmışsa ya da dekontta nafaka açıklaması bulunmuyorsa borcun sona erip ermediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Nafaka Ödemesi Kime Yapılmalıdır?

Ödemenin kime yapılacağı öncelikle mahkeme kararından veya mahkemece onaylanan anlaşmalı boşanma protokolünden anlaşılır. Yoksulluk nafakasında alacaklı, lehine nafaka hükmedilen eski eştir. Küçük çocuk için hükmedilen iştirak nafakasında ise ödeme, kural olarak velayet hakkı kendisine verilen anne veya babaya yapılır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 25.06.2018 tarihli, 2018/3019 E., 2018/6638 K. sayılı kararında, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının takip alacaklısının küçük çocuk değil, velayet hakkı kendisine verilen eş olduğu benimsenmiştir. Bu ayrım, nafaka parasının doğrudan çocuğa verilmesi veya çocuğun banka hesabına yatırılması hâlinde özellikle önemlidir.

Çocuğun ergin olmasından sonra kendi adına hükmedilen yardım nafakasında ise alacaklı doğrudan çocuktur. Böyle bir nafaka bakımından ödeme ergin çocuğa yapılır. Bu nedenle iştirak nafakası ile ergin çocuk lehine hükmedilen yardım nafakasının ödeme şekilleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Nafaka Bankadan Ödenirken Açıklamaya Ne Yazılmalıdır?

Banka yoluyla ödeme, nafaka borçlusunun ileride karşılaşabileceği ispat sorunlarını önemli ölçüde azaltır. Bunun için dekontta yalnız “nafaka” yazılması yerine ödemenin hangi ay, yıl ve nafaka türüne ilişkin olduğu açıkça belirtilmelidir.

Örneğin “Ağustos 2026 iştirak nafakası” veya “Ağustos 2026 yoksulluk nafakası” biçimindeki bir açıklama, ödemenin hangi borca mahsup edildiğini gösterir. Aynı kişiye hem yoksulluk hem de iştirak nafakası ödeniyorsa her nafaka için ayrı havale yapılması daha güvenlidir. Tek havaleyle ödeme yapılacaksa açıklamada her iki nafaka türü ve bunlara ayrılan miktarlar ayrıca gösterilmelidir.

Mahkeme kararında nafakanın her yıl belirli oranda artırılacağı yazılıysa eski miktarın gönderilmeye devam edilmesi borcun tamamen ödendiği anlamına gelmez. Dekont bulunmasına rağmen artıştan doğan fark için icra takibi yapılabilir.

Dekontta “Nafaka” Yazmıyorsa Düzenli Ödemeler Nafakadan Düşülür mü?

Banka dekontunda “nafaka” ibaresinin bulunmaması, yapılan ödemenin hiçbir durumda nafaka borcundan düşülemeyeceği anlamına gelmez. Yargıtay, açıklamasız havaleleri değerlendirirken ödemenin nafaka kararından sonra yapılıp yapılmadığını, paranın kime gönderildiğini, ödeme tutarının aylık nafaka miktarıyla uyumunu ve ödemelerin düzenli olup olmadığını birlikte incelemektedir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.04.2023 tarihli, 2022/9842 E., 2023/2470 K. sayılı kararında, aylık nafaka miktarı veya bu miktarın tam katları şeklinde yapılan ödemelerin, dekontlarda nafaka borcuna ilişkin açıklama bulunmasa dahi nafaka borcundan mahsup edilebileceği kabul edilmiştir. Kararda, nafaka borçlusunun eğitim gideri olarak yaptığı ve İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesinde aranan ispat şartlarını karşılamayan diğer ödemeleri ise nafaka borcunun ifası sayılmamıştır.

Aynı yaklaşım Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli, 2018/5301 E., 2019/1351 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Karara göre açıklamasız ödemelerin aylık nafaka tutarında veya bu tutarın tam katları şeklinde ve düzenli yapılması hâlinde nafaka borcundan mahsup edilmesi gerekir. Nafaka miktarıyla uyuşmayan ve hangi borç için yapıldığı belirlenemeyen düzensiz ödemeler ise bu kapsamda değerlendirilemez.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 09.05.2018 tarihli, 2018/2153 E., 2018/4570 K. sayılı kararında da nafaka kararından sonra ve icra emrinin tebliğinden önce yapılan ödemeler incelenmiş; aylık nafaka miktarına veya bu miktarın katlarına denk gelen ödemelerin açıklamasız olsalar bile nafaka borcundan düşülmesi gerektiği kabul edilmiştir. Buna karşılık aylık nafaka tutarıyla örtüşmeyen 450 TL’lik ödemeler, toplamda daha yüksek bir miktara ulaşmalarına rağmen nafaka ödemesi sayılmamıştır.

Bu içtihatlar uyarınca aylık nafakanın 5.000 TL olduğu bir dosyada, nafaka kararından sonra alacaklının hesabına her ay 5.000 TL gönderilmesi veya birkaç aylık nafakaya karşılık 10.000 TL yatırılması, açıklama bulunmasa da ödemenin nafaka borcuna ilişkin olduğunu gösterebilir. Ödemelerin birbirini izleyen aylarda yapılması, miktarların nafaka borcuyla örtüşmesi ve paranın doğrudan nafaka alacaklısına gönderilmesi bu değerlendirmeyi güçlendirir. Böyle bir durumda açıklama eksikliği gerekçe gösterilerek aynı aylara ait nafakanın ikinci kez tahsil edilmesi mükerrer ödemeye neden olur.

Ancak her açıklamasız havale nafaka ödemesi değildir. Nafaka miktarıyla uyuşmayan farklı tutarlardaki ödemeler, çocuğa harçlık verilmesi, çocuğun hesabına para yatırılması veya okul, servis, sağlık ve tatil giderlerinin doğrudan karşılanması kural olarak aylık nafaka borcunu ortadan kaldırmaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/3-133 E., 2022/658 K. sayılı kararında, okul ve servis yetkililerine yapılan ve iştirak nafakası borcuna ilişkin açıklama içermeyen ödemeler ile tanık anlatımları, nafaka borcunun ödendiğini kanıtlamaya yeterli bulunmamıştır. Nafaka alacaklısının velayet kendisine bırakılan ebeveyn olduğu, çocuğun eğitim giderlerinin doğrudan üçüncü kişilere ödenmesinin taraflar arasında bir anlaşma veya açık mahsup iradesi bulunmadıkça nafaka borcunu sona erdirmeyeceği kabul edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.06.2022 tarihli, 2022/5396 E., 2022/6165 K. sayılı kararında da açıklamasız olarak gönderildikten sonra çocuğun okul taksitine yönlendirilen ödemeler nafaka borcundan mahsup edilmemiştir. Çocuğun eğitimine yönelik bu harcamalar ahlaki ödevin yerine getirilmesi kapsamında değerlendirilirken, dekontunda açıkça nafaka açıklaması bulunan 4.445 TL’nin nafaka borcundan düşülmesi gerektiği benimsenmiştir.

Bu kararlar arasında çelişki bulunmamaktadır. Aylık nafaka miktarıyla örtüşen, düzenli ve doğrudan nafaka alacaklısına yapılan ödemeler ile çocuğun özel giderleri için yapılan düzensiz veya üçüncü kişilere yönelik ödemeler birbirinden ayrılmaktadır. İlk gruptaki ödemeler, açıklama bulunmasa bile nafaka borcundan mahsup edilebilirken; ikinci gruptaki ödemeler nafaka borçlusunu kendiliğinden borçtan kurtarmaz.

Ödemenin hangi aya ve hangi nafaka türüne ilişkin olduğu dekont açıklamasında belirtilmelidir. “Mart 2026 iştirak nafakası” veya “Mart 2026 yoksulluk nafakası” şeklindeki bir açıklama, ödemenin hangi borca karşılık yapıldığını belirginleştirir. İcra takibi başladıktan sonra yapılacak ödemelerin ise doğrudan icra dosyasına yatırılması; ödemenin asıl alacak, faiz, harç, masraf ve vekâlet ücreti üzerindeki etkisinin dosya hesabına göre belirlenmesini sağlar.

Açıklamasız Havale Nafaka Ödemesi Sayılır mı?

Açıklama bulunmayan banka havalesinin hiçbir durumda nafaka ödemesi sayılamayacağı yönünde mutlak bir kural yoktur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, icra hukukuna ilişkin bazı kararlarında düzenli olarak yapılan ve aylık nafaka miktarına veya bu miktarın katlarına denk gelen ödemelerin, dekontta nafaka açıklaması bulunmasa bile nafaka borcundan mahsup edilebileceğini kabul etmektedir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 09.05.2018 tarihli, 2018/2153 E., 2018/4570 K. sayılı kararında, nafakaya hükmedilmesinden sonra ve icra emrinin tebliğinden önce yapılan ödemeler incelenmiş; aylık nafaka miktarı veya bunun katları şeklindeki ödemelerin, dekontta nafaka açıklaması bulunmasa dahi borçtan mahsup edilebileceği benimsenmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli, 2018/5301 E., 2019/1351 K. sayılı kararında da düzenli biçimde yapılan ve aylık nafaka miktarıyla uyum gösteren ödemelerin açıklamasız olmasının tek başına mahsuba engel olmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte nafaka miktarıyla uyuşmayan, düzensiz tarihlerde gönderilen ve hangi borca ilişkin olduğu anlaşılamayan ödemelerin nafaka hesabına katılması uygun bulunmamıştır.

Bu kararlar, açıklamasız her havalenin nafaka sayılacağı anlamına gelmez. Ödemelerin düzenli olması, nafaka miktarıyla örtüşmesi, nafaka kararından sonraki döneme ait bulunması ve taraflar arasında ödemeyi açıklayabilecek başka bir borç ilişkisinin bulunmaması birlikte değerlendirilir.

Banka Dekontu Bulunmasına Rağmen Ödeme Nafakadan Düşülmeyebilir mi?

Banka dekontu, paranın bir hesaptan diğerine geçtiğini gösterir. Buna karşılık gönderilen para okul ücreti, sağlık gideri, borç iadesi, kira katkısı, hediye veya başka bir aile harcaması için verilmiş olabilir. Dekonttaki açıklama, ödeme miktarı ve tarafların yazışmaları ödemenin hukuki sebebinin belirlenmesinde önem taşır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.06.2022 tarihli, 2022/5396 E., 2022/6165 K. sayılı kararında, nafaka borçlusunun annenin hesabına yaptığı açıklamasız ödemeler ile “nafaka” açıklaması taşıyan 4.445 TL ödeme birbirinden ayrılmıştır. Nafaka açıklaması bulunan ödemenin borçtan düşülmesi gerektiği, açıklamasız ödemelerin ise çocuğun okul taksidine yönlendirildiği ve nafaka borcunu sona erdirmediği kabul edilmiştir.

İcra mahkemesinde aylık nafaka tutarıyla birebir örtüşen ve düzenli devam eden açıklamasız ödemeler nafakaya mahsup edilebilirken; çocuğun okuluna, servis şirketine veya başka bir üçüncü kişiye yapılan ödemelerde daha sıkı bir değerlendirme yapılmasının nedeni budur. Ödemenin alacaklıya yapılıp yapılmadığı ve nafaka borcunu ifa etme iradesinin dosyadan anlaşılıp anlaşılmadığı önem taşır.

Elden Verilen Nafaka Ödenmiş Sayılır mı?

Nafakanın elden ödenmesi maddi hukuk bakımından geçersiz değildir. Nafaka alacaklısı parayı gerçekten teslim almışsa borç ödenmiş olabilir. Buna karşılık uyuşmazlık çıktığında elden ödeme yaptığını ispatlama yükü nafaka borçlusuna aittir.

İlamlı icra takibinde borcun ödendiği ileri sürülüyorsa İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesindeki ispat kuralları önem kazanır. İcra mahkemesinde itfa iddiası, kural olarak yetkili mercilerce düzenlenmiş veya onaylanmış belgeyle ya da alacaklının imzasını kabul ettiği belgeyle ispatlanır. Yalnızca “her ay elden veriyordum” denilmesi veya olağan bir tanık gösterilmesi her dosyada icranın durdurulmasını sağlamaz.

Elden ödeme yapılacaksa alacaklı tarafından imzalanmış bir makbuz düzenlenmelidir. Makbuzda ödeyen ve alan kişinin adı, ödeme tarihi, miktar, nafakanın türü ve hangi aya ilişkin olduğu açıkça yer almalıdır. “Ağustos 2026 iştirak nafakası olan 10.000 TL’yi nakden ve tamamen aldım” biçimindeki imzalı bir belge, yalnız “10.000 TL alınmıştır” yazan belgeden daha güçlüdür.

Alacaklının ödemenin yapıldığını açıkça kabul ettiği mesajlar ve elektronik yazışmalar da delil değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Bununla birlikte mesajın gerçekliği, kim tarafından gönderildiği ve kabulün hangi aya ait nafakayı kapsadığı konusunda uyuşmazlık çıkabileceğinden imzalı makbuzun yerini tamamen tuttuğu düşünülmemelidir.

Elden Ödeme Tanıkla İspatlanabilir mi?

Para olarak yapılan olağan elden ödeme ile nafaka alacaklısına fiilen bakılması aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Kural olarak elden para teslimi iddiasının yazılı belgeyle ortaya konulması gerekir. Ancak nafaka alacaklısının borçluyla birlikte yaşadığı, tüm geçiminin borçlu tarafından karşılandığı veya çocuğun belirli bir dönem fiilen nafaka borçlusunun yanında kaldığı ileri sürülüyorsa bu durum hukuki işlemden çok maddi bir olgu niteliğindedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.02.2023 tarihli, 2022/8-759 E., 2023/49 K. sayılı kararında, nafaka borçlusunun boşandıktan sonra nafaka alacaklısıyla uzun süre birlikte yaşadığı ve onun geçimini sağladığı iddiasının tanıkla ispatlanabileceği kabul edilmiştir. Kararda, nafaka alacaklısının borçlu tarafından fiilen barındırılıp geçiminin sağlanması hâli, sıradan bir elden para ödeme iddiasından ayrılmıştır.

Bu karar, her elden ödemenin tanıkla ispatlanabileceği anlamına gelmez. Tanıkla ispat imkânı, birlikte yaşama ve fiilen bakım gibi maddi olgular bakımından kabul edilmiştir. Belirli bir ayın nafakasının elden teslim edildiği iddiasında imzalı makbuz bulunması hâlâ en güvenli ispat aracıdır.

Nafaka Parasını Çocuğun Eline Vermek Borcu Sona Erdirir mi?

Küçük çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının alacaklısı, takip hukuku bakımından velayet hakkı kendisine verilen ebeveyndir. Bu nedenle çocuğun eline bırakılan para, velayet sahibi anne veya babaya yapılmış nafaka ödemesiyle aynı sonucu kendiliğinden doğurmaz.

Çocuğa verilen harçlık, cep parası, bayram parası veya kişisel kullanım için bırakılan tutar nafaka borcundan ayrı bir ödeme olarak değerlendirilebilir. Çocuk parayı daha sonra velayet sahibi ebeveyne teslim etmiş olsa bile bunun hangi aya ait nafaka için verildiğinin ve alacaklı ebeveyn tarafından nafaka olarak kabul edildiğinin ispatlanması gerekir.

Velayet sahibi ebeveyn, paranın çocuğa verilmesini önceden kabul etmiş ve sonrasında ödemenin belirli bir aya ait nafaka karşılığı olduğunu yazılı olarak doğrulamışsa değerlendirme değişebilir. Böyle bir kabul bulunmadığında çocuğa yapılan ödeme nafaka borçlusu bakımından mükerrer ödeme riski yaratır.

Ergin çocuğun kendi adına açtığı dava sonucunda yardım nafakasına hükmedilmişse nafaka alacaklısı doğrudan çocuktur. Bu durumda ödemenin ergin çocuğa yapılması hukuken farklı bir nitelik taşır.

Çocuğun Banka Hesabına Yatırılan Para Nafaka Sayılır mı?

Küçük çocuğun adına banka hesabı bulunması, iştirak nafakasının alacaklısını kendiliğinden değiştirmez. Mahkeme kararında ödemenin velayet sahibi anne veya babaya yapılması öngörülmüşse paranın doğrudan çocuğun hesabına gönderilmesi tek başına yeterli olmayabilir.

Çocuğun hesabına yapılan ödemenin nafakadan düşülebilmesi bakımından velayet sahibi ebeveynin bu ödeme yöntemini kabul edip etmediği, hesaba erişimin kimde olduğu, dekont açıklamasında hangi aya ait nafakanın gösterildiği ve paranın gerçekten çocuğun bakım giderlerinde kullanılıp kullanılmadığı incelenebilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 25.06.2018 tarihli, 2018/3019 E., 2018/6638 K. sayılı kararında iştirak nafakasının takip alacaklısının çocuk değil velayet sahibi eş olduğu kabul edildiğinden, küçük çocuğun hesabına yapılan ödemenin geçerli olmayacağı bilinmelidir.

Okul Ücretini Ödemek Nafaka Yerine Geçer mi?

Çocuğun özel okul ücretinin, servis bedelinin, kurs giderinin veya yurt masrafının ödenmesi, iştirak nafakasını kendiliğinden sona erdirmez. İştirak nafakası yalnız eğitim giderinden ibaret değildir; çocuğun beslenme, barınma, sağlık, giyim ve günlük yaşam giderlerine katılımı da kapsar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.10.2018 tarihli, 2016/26225 E., 2018/11584 K. sayılı kararında, babanın ortak çocukların özel okul ve eğitim masrafları için yaptığı ödemelerin nafaka borcuna mahsup amacı belirtilmeden iştirak nafakasından düşülemeyeceği benimsenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli, 2017/1010 E., 2019/1139 K. sayılı kararında da çocuğun giderleri için yapılan harcamaların nafaka borcuna mahsuben gerçekleştirildiğine ilişkin açıklama bulunmaması hâlinde nafaka ödemesi sayılamayacağı kabul edilmiştir. Kararda, ebeveynin çocuğu için yaptığı bu tür harcamaların bakım yükümlülüğünün ve ahlaki görevin yerine getirilmesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/3-133 E., 2022/658 K. sayılı kararında, okul ve servis yetkililerine yapılan ödemelerin iştirak nafakasına mahsup edildiğine ilişkin anlaşma veya yeterli açıklama bulunmadığından nafaka borcunu sona erdirmediği benimsenmiştir. Borçlunun yalnız dekontlara ve tanık beyanlarına dayanması, mahkeme kararıyla belirlenmiş nafaka borcunun ödendiğini ispatlamak için yeterli görülmemiştir.

Tarafların okul ücretinin nafakaya mahsup edileceği konusunda açık ve ispatlanabilir bir anlaşması bulunuyorsa bu anlaşma ayrıca değerlendirilir. Bununla birlikte çocuk için hükmedilmiş nafakanın niteliği ve çocuğun diğer zorunlu giderleri nedeniyle belirsiz sözlü anlaşmalara güvenilmesi ciddi risk taşır.

Sağlık, Kıyafet ve Tatil Giderleri Nafakadan Düşülebilir mi?

Çocuğun sağlık masrafını, kıyafet giderini, telefon ücretini veya tatil harcamalarını karşılamak ebeveynlik yükümlülüğünün bir parçasıdır. Bu harcamaların yapılmış olması, mahkeme kararında aylık olarak belirlenen iştirak nafakasını doğrudan ortadan kaldırmaz.

Mahkeme kararında veya onaylanmış protokolde olağanüstü sağlık ve eğitim giderlerinin ayrıca paylaşılacağı yazılıysa bu giderler nafakadan bağımsız bir borç oluşturabilir. Nafaka borçlusunun hem aylık nafakayı hem de kararda kendisine yüklenen ek gider payını ödemesi gerekebilir.

Çocuğun nafaka borçlusunun yanında kaldığı hafta sonlarında veya tatil döneminde yapılan harcamalar da nafakadan kendiliğinden düşülmez. Mahkeme kararı değiştirilmediği sürece aylık nafaka borcu hükümde yazılı şekilde devam eder.

Nafaka Başkasının Hesabından Ödenebilir mi?

Nafakanın mutlaka borçlunun kişisel banka hesabından gönderilmesi gerektiği yönünde mutlak bir kural bulunmamaktadır. Nafaka borçlusunun yakını, çalışanı veya başka bir kişi onun adına ödeme yapabilir. Ancak ödemenin kimin borcu için ve hangi aya ilişkin yapıldığının açıkça gösterilmesi gerekir.

Üçüncü kişinin hesabından yapılan havalenin açıklamasında nafaka borçlusunun adı, nafaka türü ve ödeme dönemi belirtilmelidir. “Ayşe adına Ağustos 2026 iştirak nafakası” gibi bir açıklama, açıklamasız havaleye göre daha güçlü bir ispat imkânı sağlar. Nafaka alacaklısının da ödemenin borçlu adına yapıldığını kabul eden yazılı beyanının bulunması uyuşmazlık riskini azaltır.

Ödeme üçüncü kişinin hesabından ve açıklamasız yapılmışsa para transferi görülse bile bunun nafaka borçlusu adına yapılan bir ifa olduğu ayrıca ispatlanmak zorunda kalabilir.

İcra Takibi Başladıktan Sonra Nafaka Nereye Ödenmelidir?

Nafaka hakkında icra takibi başlatılmışsa ödemenin icra dosyasına yapılması en güvenli yöntemdir. Dosyaya yapılan ödeme resmî kayda girer ve hangi takip borcuna mahsup edildiği belirlenebilir.

Takip başladıktan sonra doğrudan nafaka alacaklısına yapılan ödeme maddi hukuk bakımından borcu azaltabilir; ancak ödemenin icra dosyasına bildirilmemesi hâlinde takip işlemleri devam edebilir. Ayrıca doğrudan alacaklıya ödenen nafaka aslı dışında icra harcı, takip masrafı, işlemiş faiz ve vekâlet ücreti dosyada kalabilir.

Doğrudan ödeme yapılmışsa banka dekontu ve alacaklının kabulü icra dosyasına sunularak güncel dosya hesabının çıkarılması istenmelidir. Ödeme konusunda uyuşmazlık bulunuyorsa başvurulacak yol; ödemenin tarihine, takibin dayanağına, eldeki belgenin niteliğine ve talep edilen dönemlere göre belirlenir.

Nafaka Ödendiği Hâlde İcra Takibi Yapılırsa Ne Yapılabilir?

Öncelikle mahkeme kararı, icra takip talebi ve ödeme emrindeki dönemler ile banka dekontları ay ay karşılaştırılmalıdır. Nafakanın artış hükmü varsa her yıl için geçerli miktar ayrıca hesaplanmalı; hangi ayın tamamen, hangi ayın kısmen ödendiği belirlenmelidir.

İlamlı icra takibinde ödeme iddiası, şartları varsa İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesi kapsamında icra mahkemesinde ileri sürülebilir. İcra mahkemesinin dar yetkili olması nedeniyle kullanılabilecek belgelerin niteliği önemlidir. Ödemenin nafaka borcunu sona erdirdiğinin bu yolda ispatlanamadığı bazı durumlarda menfi tespit davası gündeme gelebilir. Başvurulacak hukuki yol, yalnız “dekont var” denilerek değil, dekontun içeriği ve ödemenin yapıldığı tarihe göre belirlenir.

Banka uygulamasından alınan ekran görüntüsü yerine bankadan temin edilen hesap hareketi ve onaylı dekontların kullanılması daha güvenlidir. Elden ödeme iddiasında imzalı makbuz, ödemenin kabul edildiğini gösteren yazışmalar ve taraflar arasındaki anlaşma birlikte değerlendirilmelidir.

Ödeme Yapılmışsa Tazyik Hapsi Kararı Verilebilir mi?

Nafaka kararına dayanılarak icra takibi başlatılmış ve cari nafaka ödenmemişse alacaklının şikâyeti üzerine İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi kapsamında üç aya kadar tazyik hapsi gündeme gelebilir. Ödemenin gerçekten yapıldığını gösteren belgeler, şikâyet yargılamasında borçlu bakımından önem taşır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11.01.2022 tarihli, 2021/10922 E., 2022/112 K. sayılı kararında, tazyik hapsi bakımından icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması gerektiği; yalnız geçmiş dönem birikmiş nafaka alacağının takibe konulmasının yaptırım için yeterli olmadığı benimsenmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli, 2025/4488 E., 2025/5031 K. sayılı kararında da nafaka hükmüne uymama nedeniyle tazyik hapsinin şartları ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Nafaka kararına dayalı takip yapılması, icra emrinin usulüne uygun tebliği, tebliğ ile şikâyet arasında ödenmemiş cari nafaka bulunması ve şikâyetin kanuni süre içinde yapılması aranan koşullar arasındadır.

Nafaka parasının çocuğun eline verildiği, okul ücretinin ödendiği veya açıklamasız havale yapıldığı savunması, yapılan ödemenin nafaka borcuna ilişkin olduğu ispatlanamadıkça tazyik hapsi riskini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ödeme uyuşmazlığı ortaya çıkmadan önce nafakanın doğru kişiye, banka yoluyla, doğru miktarda ve hangi aya ilişkin olduğu açıkça yazılarak ödenmesi bu nedenle önem taşır.

Değerlendirme
İlginizi çekebilir:  Eşinin İşyerinde Sigortalı Gösterilen Kadın Maaş ve İşsizlik Ödeneği Alabilir mi?

Yorum yapın