Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Biyolojik Babasından İsteyebileceği Haklar

📅 30 Ağustos 2023 🔄 Son güncelleme: 26 Ağustos 2026

Evlilik dışında doğan çocuk ile annesi arasındaki soybağı doğumla kurulur. Biyolojik baba yönünden ise yalnız kan bağı yeterli değildir. Çocuğun nafaka, miras, soyadı ve babaya bağlı diğer haklarını kullanabilmesi için baba ile arasındaki soybağının hukuken kurulması gerekir.

Soybağı; annenin biyolojik babayla sonradan evlenmesi, babanın çocuğu tanıması veya babalık davası sonucunda verilen mahkeme kararıyla kurulabilir. Soybağı kurulduktan sonra çocuğun evlilik içinde veya dışında doğmuş olması hakları bakımından farklılık yaratmaz. Çocuk; bakım ve eğitim giderlerinin karşılanmasını, şartları varsa maddi ve manevi tazminat ödenmesini, nüfus kaydının düzeltilmesini ve babanın ölümü hâlinde miras payının verilmesini isteyebilir.

İçindekiler
  1. Biyolojik Baba ile Çocuk Arasında Soybağı Nasıl Kurulur?
  2. Babalık Davasını Kim Açabilir?
  3. Babalık Davası Kime Karşı Açılır?
  4. Babalık Davası Nerede Açılır?
  5. Çocuğun Nüfus Kaydında Başka Bir Baba Bulunuyorsa Ne Yapılır?
  6. Çocuk Babalık Davasını Kaç Yaşına Kadar Açabilir?
  7. Babalık Davasında DNA Testi Nasıl Yapılır?
  8. Babalık Hükmü Geçmişe Etkili midir?
  9. Babalık Davası Devam Ederken Çocuk İçin Nafaka İstenebilir mi?
  10. Babalık Davasında Nafaka Hangi Tarihten Başlar?
  11. Çocuk Doğumundan Babalık Davasının Açılmasına Kadar Geçen Nafakayı İsteyebilir mi?
  12. Çocuk İçin Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
  13. Baba Nafaka Ödememek İçin Mallarını Devrediyorsa Ne Yapılabilir?
  14. Çocuk On Sekiz Yaşını Doldurduğunda Nafaka Sona Erer mi?
  15. Annenin Gebelik ve Doğum Giderlerini Biyolojik Babadan İsteme Hakkı Var mıdır?
  16. Baba Çocuğunu Bildiği Hâlde Tanımıyorsa Manevi Tazminat İstenebilir mi?
  17. Çocuk Biyolojik Babadan Maddi Tazminat İsteyebilir mi?
  18. Maddi ve Manevi Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
  19. Babalık Kararı Çocuğun Soyadını ve Nüfus Kaydını Değiştirir mi?
  20. Evlilik Dışı Doğan Çocuk Babaya Bağlı Olarak Türk Vatandaşlığı Kazanabilir mi?
  21. Babanın Çocuğu Tanıması Velayeti Kendiliğinden Babaya Geçirir mi?
  22. Çocuk ile Biyolojik Baba Arasında Kişisel İlişki Kurulabilir mi?
  23. Evlilik Dışı Doğan Çocuk Biyolojik Babaya Mirasçı Olur mu?
  24. Çocuk Baba Hayattayken Miras Payını İsteyebilir mi?
  25. Biyolojik Baba Ölmüşse Çocuk Babalık Davası Açabilir mi?
  26. Miras Diğer Mirasçılar Arasında Paylaştırılmışsa Çocuk Payını Alabilir mi?
  27. Baba Ölürse Çocuğa Bağlanan Nafaka Devam Eder mi?
  28. Babalığın Kurulması Çocuğa Sosyal Güvenlik Hakları Sağlar mı?

Biyolojik Baba ile Çocuk Arasında Soybağı Nasıl Kurulur?

Türk Medeni Kanunu’nun 282. maddesine göre çocuk ile baba arasındaki soybağı; anne ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Biyolojik gerçekliğin hukuki sonuç doğurması için bu yollardan birinin gerçekleşmiş olması gerekir.

Anne ve baba çocuğun doğumundan sonra evlenirse çocuk, kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur. Evlilik gerçekleşmese bile baba; nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruda bulunarak, resmî senet düzenleyerek ya da vasiyetnameyle çocuğu tanıyabilir.

Baba tanıma işlemini yapmıyorsa çocuk ile baba arasındaki soybağının kurulması için babalık davası açılır. Babanın rızası bulunmasa veya baba DNA incelemesine katılmak istemese dahi mahkeme delilleri toplayarak biyolojik bağ hakkında karar verebilir.

Babalık Davasını Kim Açabilir?

Babalık davasını anne ve çocuk açabilir. Anne ile çocuğun dava hakları birbirinden bağımsızdır. Annenin süresinde dava açmaması, davasından feragat etmesi veya talebinin reddedilmesi çocuğun kendi dava hakkını ortadan kaldırmaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.05.2024 tarihli, 2023/383 E., 2024/294 K. sayılı kararında, anne ile çocuğun babalık davası açma haklarının birbirinden bağımsız olduğu; birinin feragati, sulhü veya davasını kaybetmesinin diğerinin hakkını etkilemeyeceği kabul edilmiştir. Aynı kararda babalık hükmünün çocuk ile baba arasındaki soybağını geçmişe etkili biçimde kurduğu belirtilmiştir.

Çocuk küçükse dava onun adına yasal temsilcisi tarafından açılabilir. Bununla birlikte annenin kendi mali talepleriyle çocuğun taleplerinin çatışması ihtimali varsa çocuğa kayyım atanması gerekebilir. Babalık davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan, çocuk sağlığında dava açmadan ölürse mirasçıları onun yerine yeni bir babalık davası açamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.07.2024 tarihli, 2024/3256 E., 2024/5054 K. sayılı kararında da bu esas benimsenmiştir.

Babalık Davası Kime Karşı Açılır?

Dava biyolojik baba olduğu ileri sürülen kişiye karşı açılır. Baba ölmüşse dava onun mirasçılarına yöneltilir. Babanın ölümü, çocuk hayatta olduğu sürece soybağının mahkeme kararıyla kurulmasına engel değildir.

Dava Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar edilir. Anne tarafından açılan davanın kayyıma, kayyım tarafından açılan davanın ise anneye ihbar edilmesi gerekir. Soybağı davaları kamu düzenini ilgilendirdiği için mahkeme yalnız tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmadan gerekli gördüğü araştırmaları yapabilir.

Babalık Davası Nerede Açılır?

Babalık davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Ayrı bir aile mahkemesinin bulunmadığı yerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Yetkili mahkeme, taraflardan birinin dava tarihindeki veya çocuğun doğumu sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir. Biyolojik baba ölmüşse mirasçıların belirlenmesi, adreslerinin araştırılması ve taraf teşkilinin eksiksiz sağlanması gerekir.

Çocuğun Nüfus Kaydında Başka Bir Baba Bulunuyorsa Ne Yapılır?

Bir çocuğun aynı anda iki farklı erkekle soybağı ilişkisi bulunamaz. Çocuk, annenin kocası adına kayıtlıysa veya daha önce başka bir erkek tarafından tanınmışsa biyolojik baba doğrudan tanıma işlemi yapamaz; mevcut soybağı ortadan kaldırılmadan babalık davası sonuçlandırılamaz.

Çocuk annenin evliliği nedeniyle koca adına kayıtlıysa soybağının reddi davası gündeme gelir. Soybağı başka bir erkeğin tanıma beyanına dayanıyorsa tanımanın iptali davası açılması gerekir. Mevcut hukuki bağ kaldırıldıktan sonra biyolojik babanın tanıması veya babalık hükmü yoluyla doğru soybağı kurulabilir.

Bu ayrım yalnız nüfus kaydının düzeltilmesi açısından değil, davanın tarafları ve tabi olduğu süreler bakımından da önemlidir. Soybağının reddi, tanımanın iptali ve babalık davası birbirinden farklı davalardır.

Çocuk Babalık Davasını Kaç Yaşına Kadar Açabilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 303. maddesinde çocuk bakımından daha önce bulunan bir yıllık hak düşürücü süre, Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli, E.2010/71, K.2011/143 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 29.05.2024 tarihli, 2023/383 E., 2024/294 K. sayılı kararında, kayyım atanıp atanmadığına bakılmaksızın çocuğun babalık davasının özel bir hak düşürücü süreye bağlı olmadığını kabul etmiştir. Anayasa Mahkemesi kararı

Annenin kendi adına açacağı babalık davası ise farklıdır. Annenin dava hakkı kural olarak doğumdan itibaren bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı bulunuyorsa süre bu bağın ortadan kalktığı tarihten itibaren başlar. Süresi içinde dava açılmasını engelleyen haklı bir sebep varsa sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılması mümkündür.

Annenin dava süresini kaçırması çocuğun bağımsız dava hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak babalık davasının uzun yıllar sonra açılması, nafaka ve tazminat gibi bütün parasal taleplerin de süresiz olduğu anlamına gelmez. Her alacağın başlangıç tarihi ve zamanaşımı ayrıca değerlendirilir.

Babalık Davasında DNA Testi Nasıl Yapılır?

Babalık davalarında en güçlü delil DNA incelemesidir. Mahkeme anne, çocuk ve baba olduğu iddia edilen kişiden biyolojik örnek alınmasına karar verebilir. İnceleme çoğunlukla Adli Tıp Kurumu veya mahkemenin uygun gördüğü uzman bir kurum tarafından yapılır.

Soybağı davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan tarafların biyolojik incelemeye katılma yükümlülüğü vardır. Haklı bir sebep bulunmadan örnek vermekten kaçınılması davanın sonuçsuz kalmasını sağlamaz. Mahkeme, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verebilir.

Baba ölmüşse öncelikle mevcut biyolojik materyaller, hastane kayıtları ve yakın akrabalardan alınabilecek örnekler değerlendirilir. Bunların yeterli olmaması hâlinde mezarın açılması ve bedenden örnek alınması da gündeme gelebilir.

Babalık Hükmü Geçmişe Etkili midir?

Babalık kararı, yalnız karar tarihinden sonraki dönem için sonuç doğurmaz. Çocuk ile baba arasındaki soybağı doğumdan itibaren kurulmuş kabul edilir. Bu geçmişe etki özellikle nüfus kaydı, hısımlık, soyadı, vatandaşlık ve mirasçılık bakımından önemlidir.

Bununla birlikte soybağının geçmişe etkili kurulması, çocuğun doğumundan dava tarihine kadar geçen bütün yılların nafakasını aylık olarak geriye dönük isteyebileceği anlamına gelmez. Soybağının kuruluş tarihi ile parasal alacakların hangi tarihten itibaren istenebileceği aynı mesele değildir.

Babalık Davası Devam Ederken Çocuk İçin Nafaka İstenebilir mi?

Babalık davasıyla birlikte çocuk için nafaka istenebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 333. maddesi uyarınca mahkeme, babalık ihtimalini kuvvetli bulursa nihai kararı beklemeden çocuğun ihtiyaçları için uygun miktarda geçici nafakaya hükmedebilir.

Bu düzenleme, uzun sürebilecek DNA incelemesi ve yargılama boyunca çocuğun bakım ihtiyacının yalnız anne üzerinde kalmasını önlemeyi amaçlar. Geçici nafaka kararı için babalığın kesinleşmiş olması aranmaz; dosyadaki mevcut delillerin babalık ihtimalini kuvvetli göstermesi yeterlidir.

Babalık Davasında Nafaka Hangi Tarihten Başlar?

Babalık sabit olduğunda nafakanın başlangıcında esas alınan tarih, babalık kararının kesinleştiği tarih değil davanın açıldığı tarihtir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.02.2022 tarihli, 2021/10407 E., 2022/1840 K. sayılı kararında, babalık davasıyla birlikte nafaka istenebileceği ve davalının baba olduğu belirlendiğinde çocuk yararına dava tarihinden itibaren nafakaya hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.10.2022 tarihli, 2022/7927 E., 2022/7925 K. sayılı kararında da doğum tarihi ile babalık hükmünün kesinleştiği tarih yerine dava tarihi esas alınmıştır. Buna göre dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına, karar kesinleştikten sonra da iştirak nafakası olarak devamına hükmedilmesi gerekir.

Çocuk Doğumundan Babalık Davasının Açılmasına Kadar Geçen Nafakayı İsteyebilir mi?

Babalığın yıllar sonra belirlenmesi, doğumdan dava tarihine kadar geçen bütün dönem için aylık nafaka hesaplanıp babadan istenmesini sağlamaz. Yargıtay, babalık davasıyla birlikte talep edilen çocuk nafakasının başlangıcında dava tarihini esas almaktadır.

Örneğin çocuk on yaşındayken babalık davası açılmışsa önceki on yılın her ayı için geriye dönük iştirak nafakası hesaplanmaz. Dava tarihinden sonraki dönem için nafakaya hükmedilir.

Geçmiş yıllarda annenin tek başına karşıladığı bakım giderleri ile çocuğun nafaka hakkı aynı alacak değildir. Annenin yaptığı harcamaların ayrıca talep edilip edilemeyeceği, harcamanın niteliği, taraflar arasındaki ilişki, zamanaşımı ve talebin hukuki dayanağı gözetilerek incelenir. Bu giderlerin tamamını çocuk adına “geçmiş nafaka” veya “maddi tazminat” adı altında istemek hukuken yeterli değildir.

Çocuk İçin Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Nafaka için kanunda sabit bir tutar veya babanın gelirine uygulanacak belirli bir oran bulunmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 330. maddesine göre çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın yaşam koşulları ve ödeme güçleri birlikte değerlendirilir.

Çocuğun yaşı, eğitim durumu, okul ve servis giderleri, sağlık harcamaları, barınma ihtiyacı, özel eğitim veya sürekli tedavi gereksinimi nafaka miktarını etkiler. Babanın yalnız resmî maaşı değil, malvarlığı, yaşam biçimi, şirket ortaklıkları ve fiilî ekonomik gücü de araştırılabilir.

Nafakanın bağlandığı tarihten sonra çocuğun ihtiyaçları artar veya anne ve babanın ekonomik durumları değişirse nafakanın artırılması ya da azaltılması için dava açılabilir.

Baba Nafaka Ödememek İçin Mallarını Devrediyorsa Ne Yapılabilir?

Babanın nafakayı sürekli ve ısrarlı biçimde ödememesi, kaçma hazırlığında bulunması veya malvarlığını gelişigüzel şekilde elden çıkarması hâlinde Türk Medeni Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca güvence istenebilir.

Mahkeme gelecekteki nafaka ödemelerinin güvence altına alınmasına ve durumun gerektirdiği diğer önlemlerin uygulanmasına karar verebilir. Nafaka kararı verilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmıyorsa ilamlı icra takibi başlatılması da mümkündür.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarihli, 2019/9724 E., 2019/13231 K. sayılı kararında, takip tarihinden geriye doğru on yıldan daha önce işlemiş nafaka taksitlerinin zamanaşımına uğrayabileceği kabul edilmiştir. Zamanaşımını kesen takip işlemleri veya borcun kabulü niteliğindeki ödemeler varsa süre hesabı buna göre değişir.

Çocuk On Sekiz Yaşını Doldurduğunda Nafaka Sona Erer mi?

Ergin olmayan çocuk için hükmedilen iştirak nafakası, çocuk on sekiz yaşını doldurduğunda kural olarak sona erer. Ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa anne ve babanın bakım yükümlülüğü doğrudan ortadan kalkmaz.

Türk Medeni Kanunu’nun 328. maddesine göre eğitimi devam eden ergin çocuğa anne ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar bakmaya devam eder. Üniversite öğrencisi olan ve geçimini sağlayabilecek düzenli geliri bulunmayan çocuk, kendi adına yardım nafakası davası açabilir.

Erginlikten sonraki nafaka talebi artık anne tarafından çocuk adına değil, ergin çocuk tarafından ileri sürülür. Çocuğun eğitimindeki devamlılık, çalışma imkânı, gelir durumu ve anne ile babanın ödeme güçleri birlikte değerlendirilir.

Annenin Gebelik ve Doğum Giderlerini Biyolojik Babadan İsteme Hakkı Var mıdır?

Annenin gebelik ve doğum nedeniyle sahip olduğu mali haklar çocuğun nafakasından farklıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 304. maddesine göre anne; doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebelik ile doğumun gerektirdiği diğer masrafları babadan isteyebilir.

Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim babalığa ilişkin meseleyi inceleyerek annenin bu giderlerinin ödenmesine karar verebilir. Baba ölmüşse talep mirasçılarına yöneltilebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.05.2024 tarihli, 2023/383 E., 2024/294 K. sayılı kararında, çocuk adına açılan babalık davası ile annenin kendi mali hakları birbirinden ayrılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 304. maddesindeki giderler anneye, çocuk nafakası ise çocuğa ait alacaktır.

Baba Çocuğunu Bildiği Hâlde Tanımıyorsa Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Babalık davasının kabul edilmesi tek başına manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir. Babanın çocuğun kendisinden olduğunu bildiği hâlde uzun süre onu tanımaktan kaçınması, çocukla ilgilenmemesi ve bu davranışın çocuğun kişilik değerlerinde somut bir zedelenmeye yol açması gerekir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.11.2018 tarihli, 2016/12466 E., 2018/7427 K. sayılı kararında, çocuğun kendisinden olduğunu bildiği hâlde yıllarca resmî olarak tanımaktan kaçınan babanın davranışının çocuğun kişilik haklarını zedelediği ve uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu davada yalnız DNA sonucuna dayanılması yeterli olmaz. Babanın çocuğun kendisinden olduğunu ne zamandan beri bildiği, tanımaktan ne şekilde kaçındığı, çocuğun hayatında meydana gelen duygusal ve sosyal sonuçlar, taraflar arasındaki mesajlar, tanık anlatımları ve varsa psikolojik destek kayıtları birlikte değerlendirilir.

Baba, çocuğun varlığını yeni öğrenmiş veya babalık konusunda haklı ve ciddi bir tereddüt yaşamışsa manevi tazminat şartları oluşmayabilir. Kusur değerlendirmesi, biyolojik bağın varlığından çok babanın bu bağı öğrendikten sonraki tutumuna göre yapılır.

Çocuk Biyolojik Babadan Maddi Tazminat İsteyebilir mi?

Babanın geçmiş yıllarda çocuğun bakımına katılmaması, çocuğa otomatik olarak ayrıca maddi tazminat hakkı vermez. Çocuğun bakım ve eğitim ihtiyacı esasen nafaka hükümleriyle karşılanır.

Maddi tazminat istenebilmesi için babanın hukuka aykırı ve kusurlu davranışı nedeniyle çocuğun kendi malvarlığında somut bir ekonomik zarar meydana gelmiş olmalıdır. Zararın yalnız varsayıma dayanmaması, babanın davranışıyla arasında uygun nedensellik bulunması ve nafaka ya da annenin yaptığı harcamalarla mükerrerlik oluşturmaması gerekir.

Annenin kendi gelirinden ödediği okul, sağlık, gıda ve barınma giderlerinin tamamı çocuk adına maddi tazminat olarak istenemez. Annenin malvarlığından çıkan giderler ile çocuğun şahsen uğradığı ekonomik zarar birbirinden ayrılmalıdır.

Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Biyolojik Babasından İsteyebileceği Haklar

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Babalığın tespiti, çocuk nafakası ve Türk Medeni Kanunu’nun 304. maddesindeki anneye ait giderler aile mahkemesinin görev alanındadır. Kişilik hakkı ihlaline veya haksız fiile dayanan maddi ve manevi tazminat talepleri ise babalık davasının kendiliğinden doğan fer’î sonucu değildir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli, 2017/8640 E., 2019/1253 K. sayılı kararında, Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve 58. maddelerine dayanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin asliye hukuk mahkemesinin görev alanında bulunduğu kabul edilmiştir. Babalık, nafaka ve tazminat talepleri aynı dilekçede ileri sürülmüş olsa bile görev ayrımı nedeniyle tazminat taleplerinin ayrılması gerekebilir.

Haksız fiile dayalı tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesindeki zamanaşımı uygulanır. Süre kural olarak zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren on yıldır. Babalığın uzun süre reddedildiği olaylarda davranışın hangi tarihte tamamlandığı ve çocuğun zararı ne zaman öğrendiği somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Babalık Kararı Çocuğun Soyadını ve Nüfus Kaydını Değiştirir mi?

Çocuk başlangıçta anne hanesine ve annenin soyadıyla kaydedilmiş olabilir. Babanın çocuğu tanıması veya babalığın mahkeme kararıyla belirlenmesi üzerine çocuk, nüfus kayıtlarında baba yönünden soybağına bağlanır ve baba hanesine baba soyadıyla tescil edilir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün uygulamasında tanınan veya babalığına hükmedilen çocukların baba hanesine, babanın soyadıyla kaydedileceği belirtilmektedir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü

Çocuğun daha önce başka bir erkek adına kayıtlı olması hâlinde ise babalık kararı tek başına yeterli olmaz. Önce mevcut soybağının reddi veya tanımanın iptali yoluyla yanlış hukuki bağın kaldırılması gerekir.

Evlilik Dışı Doğan Çocuk Babaya Bağlı Olarak Türk Vatandaşlığı Kazanabilir mi?

Anne Türk vatandaşıysa çocuk, doğumla Türk vatandaşlığını kazanır. Anne yabancı, biyolojik baba Türk vatandaşıysa evlilik dışında doğan çocuğun babaya bağlı olarak vatandaşlık kazanabilmesi için baba ile soybağının usulüne uygun biçimde kurulması gerekir.

Babanın tanıması, anne ve babanın sonradan evlenmesi veya babalığa hükmedilmesi sonucunda çocuk, şartları bulunuyorsa doğumdan itibaren Türk vatandaşı kabul edilir ve baba hanesine kaydedilir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü doğum işlemleri

Babanın Çocuğu Tanıması Velayeti Kendiliğinden Babaya Geçirir mi?

Anne ve baba evli değilse velayet kural olarak anneye aittir. Babanın çocuğu tanıması veya babalığın mahkeme kararıyla belirlenmesi, velayeti kendiliğinden babaya geçirmez.

Annenin küçük veya kısıtlı olması, ölmesi, velayetinin kaldırılması ya da çocuğun yararının gerektirdiği başka bir durumun bulunması hâlinde mahkeme çocuğa vasi atayabilir veya velayeti babaya verebilir. Burada belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Biyolojik bağın kurulmuş olması, tek başına velayetin babaya verilmesi için yeterli değildir.

Çocuk ile Biyolojik Baba Arasında Kişisel İlişki Kurulabilir mi?

Soybağı kurulduktan sonra baba çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir. Kişisel ilişki yalnız babanın hakkı olarak görülmez; çocuğun anne ve babasıyla sağlıklı ilişki geliştirme menfaati de korunur.

Mahkeme kişisel ilişkinin süresini ve biçimini belirlerken çocuğun yaşı, eğitim düzeni, taraflar arasındaki ilişki, çocuğun görüşü, babanın daha önce çocukla ilgilenip ilgilenmediği ve güvenlik bakımından bir risk bulunup bulunmadığını değerlendirir. Çocuğun üstün yararına aykırı bir durum varsa kişisel ilişki sınırlandırılabilir, uzman eşliğinde kurulabilir veya tamamen kaldırılabilir.

Babanın çocuğu tanımış olması, geçmişte hiç ilişki kurmadığı bir çocukla aniden ve sınırsız görüşebileceği anlamına gelmez. Özellikle uzun yıllar babasız büyüyen çocuklarda kişisel ilişkinin kademeli kurulması gerekebilir.

Evlilik Dışı Doğan Çocuk Biyolojik Babaya Mirasçı Olur mu?

Türk Medeni Kanunu’nun 498. maddesine göre evlilik dışında doğmuş ve baba ile soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş çocuklar, baba yönünden evlilik içinde doğan çocuklarla aynı şekilde mirasçı olur. Evlilik dışında doğmuş olmak çocuğun yasal miras payını veya saklı payını azaltmaz.

Baba öldüğünde geride birden fazla çocuk varsa çocukların evlilik içinde veya dışında doğmalarına bakılmaksızın miras payları eşit hesaplanır. Sağ kalan eşin bulunması hâlinde eşin payı ayrıldıktan sonra kalan miras çocuklar arasında eşit paylaşılır.

Altsoy olan çocuğun saklı payı, yasal miras payının yarısıdır. Babanın vasiyetname veya sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalarla bu saklı payı ihlal etmesi hâlinde ölümden sonra tenkis davası açılması gündeme gelebilir.

Çocuk Baba Hayattayken Miras Payını İsteyebilir mi?

Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır. Bu nedenle çocuk, soybağının kurulmuş olmasına dayanarak baba hayattayken ev, arsa, banka hesabı veya şirket payı üzerinden gelecekteki miras payını isteyemez.

Babanın başka çocuklarına mal vermesi de evlilik dışında doğan çocuğa aynı anda eşit miktarda mal isteme hakkı tanımaz. Ancak baba öldüğünde, altsoya yapılan karşılıksız kazandırmaların denkleştirmeye tabi olup olmadığı ve saklı payı ihlal edip etmediği incelenebilir.

Baba bir taşınmazını gerçekte bağışlamak istediği hâlde mirastan mal kaçırmak amacıyla tapuda satış gibi göstermişse muris muvazaası; karşılıksız kazandırmalar saklı payı ihlal etmişse tenkis hükümleri gündeme gelir. Bu davalar baba hayattayken değil, miras açıldıktan sonra ileri sürülür.

Biyolojik Baba Ölmüşse Çocuk Babalık Davası Açabilir mi?

Baba çocuğu tanımadan ölmüş olsa bile çocuk, babanın mirasçılarına karşı babalık davası açabilir. Davanın kabulüyle soybağı doğumdan itibaren kurulmuş sayılır ve çocuk baba yönünden yasal mirasçı hâline gelir.

Daha önce alınmış mirasçılık belgesinde çocuğun yer almaması, sonradan kurulan soybağının sonuç doğurmasına engel değildir. Babalık kararı kesinleştikten sonra yeni soybağına uygun mirasçılık belgesi alınabilir veya önceki belgenin geçersizliği ileri sürülebilir.

Baba öldüğünde çocuk hayattaysa babalık davası açılabilir. Buna karşılık çocuk da ölmüş ve sağlığında bu davayı açmamışsa çocuğun mirasçıları sırf tereke payı elde etmek amacıyla onun adına yeni bir babalık davası başlatamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.07.2024 tarihli, 2024/3256 E., 2024/5054 K. sayılı kararında bu ayrım açıkça kabul edilmiştir.

Miras Diğer Mirasçılar Arasında Paylaştırılmışsa Çocuk Payını Alabilir mi?

Babalık kurulmadan önce tereke diğer mirasçılar arasında paylaşılmış, taşınmazlar onların adına geçirilmiş veya banka hesapları çekilmiş olabilir. Yeni mirasçılık belgesi alınması, geçmişte devredilen bütün malları kendiliğinden çocuğun adına geçirmez.

Çocuk, terekeyi veya belirli tereke mallarını elinde bulunduran kişilere karşı miras sebebiyle istihkak davası açabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 639. maddesine göre bu dava, davacının mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl; her hâlde mirasbırakanın ölümünden itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Davalı iyiniyetli değilse süre yirmi yıldır.

Mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebilmesi, tereke mallarına ilişkin bütün davaların süresiz olduğu anlamına gelmez. Taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde tapu siciline güven, iyiniyet, muvazaa ve zamanaşımı ayrıca incelenir.

Baba Ölürse Çocuğa Bağlanan Nafaka Devam Eder mi?

Babanın ölümüyle gelecekteki aylara ilişkin nafaka yükümlülüğü sona erer. Babanın çocuğa karşı kişisel bakım borcu, nafaka yükümlüsünün mirasçılarına geçmez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 tarihli, 2023/3195 E., 2023/2616 K. sayılı kararında, tahakkuk etmiş ve muaccel hâle gelmiş nafaka bulunmadıkça nafaka yükümlüsünün ölümüyle gelecekteki nafaka yükümlülüğünün sona ereceği kabul edilmiştir.

Babanın ölümünden önce doğmuş ve ödenmemiş nafaka taksitleri ise farklıdır. Bunlar ölüm tarihinde mevcut bir para borcu olduğundan tereke borcu içinde değerlendirilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli, 2023/5728 E., 2023/4358 K. sayılı kararında, ölümden önce doğmuş birikmiş nafaka alacağının tereke borcu olduğu ve mirasçıların bu borçtan sorumluluğunun devam ettiği benimsenmiştir.

Babalığın Kurulması Çocuğa Sosyal Güvenlik Hakları Sağlar mı?

Soybağının kurulması, çocuğun babaya bağlı sosyal güvenlik haklarından yararlanabilmesini de sağlayabilir. Baba üzerinden sağlık yardımı, ölüm hâlinde yetim aylığı ve diğer sosyal güvenlik hakları bakımından ilgili sosyal güvenlik mevzuatındaki yaş, eğitim, sigortalılık ve gelir şartları ayrıca incelenir.

Babalığın ölümden sonra hükmen belirlenmesi hâlinde kararın geçmişe etkisi sosyal güvenlik başvuruları bakımından önem taşıyabilir. Bununla birlikte aylığın hangi tarihten başlatılacağı ve geçmiş dönem ödemelerinin istenip istenemeyeceği, sosyal güvenlik mevzuatındaki başvuru ve zamanaşımı hükümlerine tabidir.

Evlilik dışında doğan çocuk bakımından temel hukuki mesele, biyolojik bağın soybağına dönüştürülmesidir. Bu bağ tanıma veya babalık hükmüyle kurulduğunda çocuk; nüfus kaydı, soyadı, vatandaşlık, bakım, eğitim, kişisel ilişki, sosyal güvenlik ve mirasçılık yönlerinden evlilik içinde doğan çocuklarla aynı hukuki korumadan yararlanır. Ancak nafaka, annenin doğum giderleri, tazminat ve miras taleplerinin her biri farklı şartlara, görev kurallarına ve sürelere tabi olduğundan taleplerin birbirinden ayrılarak ileri sürülmesi gerekir.

4.8/5 - (19 votes)
İlginizi çekebilir:  Boşanma Davası Açılınca Eşin MERNİS Adresi Sildirilebilir mi?

Yorum yapın