Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar. Ancak bu tarihler arasında bütün dava ve başvuru sürelerinin durduğu düşüncesi doğru değildir. Sürenin hangi kanundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın adli tatilde görülebilen işlerden olup olmadığı ve sürenin normal bitiş tarihinin hangi güne rastladığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Örneğin çekişmeli boşanma davasında cevap süresinin son günü adli tatile denk geliyorsa HMK m.104 devreye girebilir. Buna karşılık müstakil bir nafaka veya velayet davası adli tatilde de görülebildiğinden aynı uzatma uygulanmaz. İcra takibine itiraz süresi İcra ve İflas Kanunu’na tabi olduğu için adli tatil nedeniyle uzamaz. Ceza yargılamasında ise bambaşka bir sistem vardır; CMK m.331 gereğince adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bitiminden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. İdari yargının da kendi süre hesabı bulunmaktadır.
Bu nedenle “Ağustos ayında tebligat geldi, sürem 7 Eylül’e kadar uzar” şeklinde bir hesap yapılması ciddi hak kaybına yol açabilir. Hatta hukuk yargılamasında Yargıtayın güncel kabulü bakımından 7 Eylül değil, 8 Eylül ayrıca önem taşımaktadır.
- 2026 Adli Tatil Süreleri Tablosu
- Basit Yargılamada Adli Tatile Tabi Olan ve Olmayan Davalar
- Adli Tatilde Hukuk Davalarında Süreler Gerçekten Durur mu?
- 2026'da Hukuk Davalarında Sürenin Sonu 7 Eylül mü, 8 Eylül mü?
- Normal Tebligatta Tebliğ Tarihi Nasıl Belirlenir?
- Karar veya Dava Dilekçesi Adli Tatilde Tebliğ Edilirse Süre Otomatik Olarak 8 Eylül'e Uzar mı?
- E-Tebligat Adli Tatilde Gelirse Beş Gün Nasıl Hesaplanır?
- Adli Tatilde Dava, İstinaf veya Temyiz Dilekçesi Verilebilir mi?
- Adli Tatilde Hangi Hukuk Davaları Görülmeye Devam Eder?
- Boşanma Davasında Adli Tatil Süreleri Nasıl Hesaplanır?
- Boşanma Davasında Nafaka ve Velayet de İstenmişse Süre Uzamaz mı?
- Nafaka Davasında Adli Tatilde Cevap Süresi Uzar mı?
- Boşanma İçindeki Nafaka ile Ayrı Nafaka Davası Neden Farklı?
- Velayet Davasında Adli Tatil Süreleri İşler mi?
- Velayet Davası ile Boşanma Davasındaki Velayet Talebi Aynı Şey midir?
- Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Altı Aylık Süre Adli Tatilde Durur mu?
- Hayata Kast veya Pek Kötü Davranış Nedeniyle Boşanmada Süre Durur mu?
- Terk Nedeniyle Boşanmada Dört Ay ve İki Aylık Süreler Adli Tatilde İşler mi?
- 2026 İçin Örnek Süre Hesapları
- Boşanma Dava Dilekçesi 15 Temmuz 2026'da Tebliğ Edildi
- Boşanma Dava Dilekçesi 20 Ağustos 2026'da Tebliğ Edildi
- Boşanma Kararının İstinaf Süresinin Normal Sonu 25 Ağustos 2026'ya Denk Geliyor
- Boşanma Kararının İstinaf Süresinin Normal Sonu 1 Eylül 2026'ya Denk Geliyor
- Müstakil Velayet Kararı 20 Ağustos 2026'da Tebliğ Edildi
- Müstakil Nafaka Kararının İstinaf Süresinin Sonu 24 Ağustos'a Denk Geliyor
- Zina Nedeniyle Dava Açma Hakkındaki Altı Aylık Süre 18 Ağustos'ta Doluyor
- Adli Tatilde Süre Hesabında Kullanılacak Beş Adım
- Kira Davalarında Adli Tatil Süreleri Nasıl Hesaplanır?
- Tahliye Taahhüdünün Tarihi Ağustos Ayındaysa Ne Yapılmalıdır?
- Tahliye Taahhüdünde Bir Aylık Süre İçinde Arabuluculuğa Başvurmak Yeterli Olabilir mi?
- Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibinde Kiracının Kaç Günlük Süresi Vardır?
- Kiracı Tahliye Taahhüdündeki İmzaya İtiraz Ederse Ne Olur?
- Kira Borcunu Ödemeyen Kiracıya Adli Tatilde Ödeme Emri Gelirse Ne Olur?
- İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasının Son Günü Adli Tatile Denk Gelirse Ne Olur?
- Yeni Malik Ağustos Ayında Ev Satın Alırsa Bir Aylık İhtar Süresi Durur mu?
- İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Davası Adli Tatilde Açılabilir mi?
- On Yıllık Uzama Süresinde Üç Aylık Bildirim Adli Tatilden Etkilenir mi?
- Kira Tespit Davasında 30 Günlük Süre Adli Tatilde Durur mu?
- Adli Tatilde Arabuluculuk Yapılır mı?
- İcra Takiplerinde Adli Tatil Var mı?
- Adli Tatilde İcra Mahkemesi Kararına İstinaf Edilebilir mi?
- Ceza Davalarında Adli Tatilde Süreler Nasıl İşler?
- Ceza İstinaf Süresi Artık 7 Gün mü, 2 Hafta mı?
- Ceza Kararı 20 Ağustos 2026'da Tebliğ Edilirse İstinaf Ne Zaman Yapılır?
- Ceza Davasında Şikâyet Süresi de 3 Eylül'e Uzar mı?
- İdari Davalarda Adli Tatil Süresi Nasıl Hesaplanır?
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süresi Adli Tatilde Durur mu?
- AİHM Başvuru Süresi Adli Tatilde Durur mu?
- İş Davalarında Adli Tatilde Süreler Uzar mı?
- Tüketici ve Ticaret Davalarında Adli Tatil Nasıl Uygulanır?
- Hak Düşürücü Süre Adli Tatile Denk Gelirse Uzar mı?
- Zamanaşımı Adli Tatilde Durur mu?
- Adli Tatil ile Resmî Tatil Aynı Şey midir?
- Bayram Tatili İdari İzinle Uzatılırsa Süre de Otomatik Olarak Uzar mı?
- Adli Tatilde Noterden İhtar Çekilebilir mi?
- Adli Tatilde Yeni Dava Açılabilir mi?
- Adli Tatilde E-Tebligat Yapılabilir mi?
- 2026 İçin En Çok Karıştırılan Süreler
- Hukuk davasında normal istinaf süresinin sonu 25 Ağustos'a denk gelirse
- Müstakil velayet kararında istinaf süresinin sonu 25 Ağustos'a denk gelirse
- Nafaka kararında istinaf süresinin sonu Ağustos'a denk gelirse
- Ceza istinaf süresi adli tatil dönemine rastlarsa
- İcra ödeme emrine itirazın son günü Ağustos'a denk gelirse
- Tahliye taahhüdündeki tahliye tarihi 10 Ağustos ise
- Zina nedeniyle altı aylık hak düşürücü sürenin sonu 28 Ağustos ise
- AYM bireysel başvuru süresinin sonu 25 Ağustos ise
- Adli Tatilde Süre Hesaplarken Önce Hangi Kanuna Bakılmalıdır?
- Adli Tatilde Süre Kaçırmamak İçin En Güvenli Yaklaşım
- Kaynakça
2026 Adli Tatil Süreleri Tablosu
Aşağıdaki tablo, en sık karşılaşılan dava ve başvuru sürelerinin adli tatilden nasıl etkilendiğini toplu olarak göstermektedir. Süre hesabında özel kanun hükümleri ve somut dosyanın niteliği ayrıca kontrol edilmelidir.
Hukuk ve Aile Mahkemelerinde Adli Tatil Süreleri
| İşlem veya dava | Normal süre | Süre ne zaman başlar? | Adli tatilin etkisi | 2026 bakımından sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|---|---|
| Yazılı yargılamada cevap dilekçesi | 2 hafta | Dava dilekçesinin tebliğinden | Dava adli tatile tabi ise normal son gün 20 Temmuz-31 Ağustos arasına düşerse uzar | 8 Eylül 2026 | HMK m.127, 104 |
| Talep üstüne cevap süresine verilen ek süre | En fazla 1 ay | Mahkemenin verdiği ek süreye göre | Ana davanın adli tatile tabi olup olmadığına göre değerlendirilir | Dosyaya göre | HMK m.127 |
| Cevaba cevap dilekçesi | 2 hafta | Cevabın davacıya tebliğinden | Adli tatile tabi davada son gün tatil içindeyse uzar | 8 Eylül 2026 | HMK m.136 |
| İkinci cevap dilekçesi | 2 hafta | Cevaba cevabın davalıya tebliğinden | Aynı kural | 8 Eylül 2026 | HMK m.136 |
| Basit yargılamada cevap | 2 hafta | Dava dilekçesinin tebliğinden | Basit yargılama usulüne tabi olması tek başına süreyi tatilden çıkarmaz; dava türüne bakılır | Dosyaya göre | HMK m.317 |
| Basit yargılamada ek cevap süresi | En fazla 2 hafta | Mahkeme kararına göre | Dava türüne göre | Dosyaya göre | HMK m.317 |
| Bilirkişi raporuna itiraz | 2 hafta | Raporun tebliğinden | Adli tatile tabi davada normal son gün tatil içindeyse HMK m.104 uygulanır | 8 Eylül 2026 | HMK m.281 |
| Bilirkişi raporuna itiraz için ek süre | En fazla 2 hafta | Mahkemece verilen ek süre | Dosyanın adli tatil durumuna göre | Dosyaya göre | HMK m.281 |
| Hukuk davasında istinaf | 2 hafta | Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden | Adli tatile tabi davada normal son gün tatil içindeyse uzar | 8 Eylül 2026 | HMK m.345, 104 |
| Hukuk davasında temyiz | 2 hafta | Temyize açık BAM kararının tebliğinden | Adli tatile tabi işte son gün tatil içindeyse uzar | 8 Eylül 2026 | HMK m.361, 104 |
| Çekişmeli boşanma davasına cevap | 2 hafta | Dava dilekçesinin tebliğinden | Boşanma davası kural olarak adli tatile tabidir | 8 Eylül 2026 | HMK m.127, 104 |
| Boşanma kararına istinaf | 2 hafta | Gerekçeli kararın tebliğinden | Normal son gün tatil içindeyse uzar | 8 Eylül 2026 | HMK m.345, 104 |
| Boşanma kararında temyiz | 2 hafta | Temyize açık BAM kararının tebliğinden | Normal son gün tatil içindeyse uzar | 8 Eylül 2026 | HMK m.361, 104 |
| Müstakil nafaka davasına cevap | Genellikle 2 hafta | Dava dilekçesinin tebliğinden | Adli tatil uzatması yoktur; nafaka davaları tatilde görülür | Süre normal işler | HMK m.103/1-b |
| Müstakil nafaka kararına istinaf | Kanun yolu açıksa 2 hafta | Kararın tebliğinden | HMK m.104 uygulanmaz | Süre normal işler | HMK m.103/1-b, 345 |
| Velayet davasına cevap | 2 hafta | Dava dilekçesinin tebliğinden | Adli tatilde işlemeye devam eder | Süre normal işler | HMK m.103/1-b |
| Velayet kararına istinaf | 2 hafta | Kararın tebliğinden | Adli tatil uzatması yoktur | Süre normal işler | HMK m.103/1-b, 345 |
| Vesayet ve soybağı işleri | İşleme göre değişir | İlgili tebliğ/işlemden | HMK m.103 kapsamında adli tatilde görülür | Süre normal işler | HMK m.103/1-b |
| İhtiyati tedbir | İşleme göre | Karar veya tebliğe göre | Adli tatilde görülür | Beklenmez | HMK m.103/1-a |
| İhtiyati haciz | İşleme göre | Karar veya tebliğe göre | Adli tatilde görülür | Beklenmez | HMK m.103/1-a |
| Delil tespiti | Talep niteliğine göre | — | Adli tatilde yapılabilir | Beklenmez | HMK m.103/1-a |
| Zina nedeniyle boşanma | Öğrenmeden 6 ay, her hâlde fiilden 5 yıl | Öğrenme / zina tarihi | Bunlar maddi hukuka ait hak düşürücü sürelerdir; HMK m.104 uzatmasına güvenilemez | Adli tatil beklenmemeli | TMK m.161 |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | Öğrenmeden 6 ay, her hâlde olaydan 5 yıl | Öğrenme / olay tarihi | HMK m.104 uzatmaz | Adli tatil beklenmemeli | TMK m.162 |
| Terk ihtarı | Ayrılığın 4. ayı dolmadan istenemez | Terk tarihine göre | Adli tatil süreyi durdurmaz | Takvim normal hesaplanır | TMK m.164 |
| Terk nedeniyle dava | İhtardan sonra en az 2 ay geçmeli; terk en az 6 ay sürmeli | İhtar/terk süreci | Adli tatil bu maddi koşulları durdurmaz | Takvim normal hesaplanır | TMK m.164 |
HMK m.127 ve m.136 yazılı yargılamadaki iki haftalık dilekçe sürelerini, m.345 istinafı ve m.361 temyizi iki hafta olarak düzenlemektedir. HMK m.104 ise yalnızca adli tatile tabi dava ve işlerde ve HMK’nın tayin ettiği sürelerde, normal bitiş tarihi adli tatile rastlıyorsa ek süre sağlamaktadır.
Ceza Yargılamasında Adli Tatil Süreleri
| İşlem | 2026’daki genel süre | Başlangıç | Adli tatilin etkisi | Temel dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Ceza kararına genel itiraz | 2 hafta | Kararın öğrenilmesinden; özel hüküm saklı | CMK m.331 kapsamındaki süre adli tatile rastlıyorsa işlemez | CMK m.268, 331 |
| Ceza istinafı | 2 hafta | Gerekçeli hükmün tebliğinden | Adli tatile rastlayan süre işlemez | CMK m.273, 331 |
| Ceza temyizi | 2 hafta | Gerekçeli temyize tabi hükmün tebliğinden | Adli tatile rastlayan süre işlemez | CMK m.291, 331 |
| Cumhuriyet savcısının istinaf süresi | 2 hafta | Kanundaki özel başlangıç tarihine göre | CMK m.331 uygulanır | CMK m.273 |
| İstinaf istemine cevap | 2 hafta | Savcının isteminin tebliğinden | CMK m.331 dikkate alınır | CMK m.273/5 |
| Tutuklu işler ve soruşturma işlemleri | İşleme göre değişir | Özel hükme göre | Adli tatilde de yürütülür | CMK m.331 |
Ceza hukukunda eski tarihli kaynaklarda hâlâ “istinaf yedi gün”, “temyiz on beş gün” gibi sürelerle karşılaşılmaktadır. 2026 yılında genel kural bu değildir. 7499 sayılı Kanun sonrasındaki güncel CMK m.273 ve m.291 uyarınca ceza istinafı ve temyizi gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır; genel itiraz süresi de CMK m.268’de iki hafta olarak düzenlenmiştir.
Ceza yargılamasının hukuk yargılamasından önemli farkı, CMK m.331’in açıkça “Adlî tatile rastlayan süreler işlemez” demesidir. Bu süreler adli tatilin bitmesinden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Bu nedenle 2026 bakımından birçok ceza kanun yolu hesabında 3 Eylül 2026 kritik tarih olacaktır; ancak sürenin başlangıcına ve işlemin adli tatille kesişip kesişmediğine yine somut olarak bakılmalıdır.
İcra ve Kira Hukukunda Adli Tatil Süreleri
| İşlem | Normal süre | Başlangıç | Adli tatilin etkisi | Dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Genel haciz yolunda ödeme emrine itiraz | 7 gün | Ödeme emrinin tebliğinden | Adli tatil uzatmaz | İİK m.62 |
| İcra Mahkemesine ait İİK süresi | İlgili maddeye göre | Tebliğ/öğrenme/işlem tarihi | HMK m.104 uygulanmaz | İİK m.18-19 |
| İcra Mahkemesi kararına istinaf | Kanun yolu açıksa 2 hafta | Kararın tebliğinden | Adli tatil uzatmaz | İİK m.363 |
| İcra işinde temyiz | Kanun yolu açıksa 2 hafta | BAM kararının tebliğinden | Adli tatil uzatmaz | İİK m.364 |
| Kira borcu nedeniyle tahliyeli takipte itiraz | 7 gün | Ödeme emrinin tebliğinden | Adli tatil uzatmaz | İİK |
| Konut ve çatılı işyerinde temerrüt için ödeme süresi | En az 30 gün | Yazılı bildirimin tebliğine göre | Adli tatil nedeniyle uzamaz | TBK m.315 / İİK uygulaması |
| Tahliye taahhüdünün icraya konulması | 1 ay | Taahhüt edilen tahliye tarihinden | Adli tatil nedeniyle bir hafta uzamaz | TBK m.352/1 |
| Tahliye taahhüdüne dayalı dava | 1 ay | Taahhüt edilen tahliye tarihinden | HMK m.104’e güvenilmez | TBK m.352/1 |
| İki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası | 1 ay | İlgili kira süresi/kira yılı bitiminden | Maddi hukuktaki dava süresidir; adli tatil nedeniyle uzatıldığı kabul edilmez | TBK m.352/2 |
| Kiracının/eşinin başka konutu nedeniyle dava | 1 ay | Sözleşmenin bitiminden | Adli tatil nedeniyle HMK m.104 uzatması yoktur | TBK m.352/3 |
| Yeni malikin ihtar süresi | Edinmeden itibaren 1 ay | Mülkiyetin edinilmesinden | Adli tatil durdurmaz | TBK m.351 |
| Yeni malikin altı aylık yolu | Bildirim şartıyla 6 ay sonra dava | Edinmeden | Adli tatil altı aylık süreyi durdurmaz | TBK m.351 |
İcra süreleri bakımından Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.11.2021 tarihli, 2017/1853 E., 2021/1529 K. sayılı kararı özellikle önemlidir. Kararda İcra ve İflas Kanunu’ndaki süreler için HMK m.102-104 hükümlerinin uygulanamayacağı, İcra Mahkemesine arz edilen işlerin ivedi olduğu ve kira borcu nedeniyle tahliyede otuz günlük ödeme süresinin adli tatil gerekçesiyle uzatılamayacağı kabul edilmiştir.
Tahliye taahhüdünde de TBK m.352, kiraya verene taahhüt edilen tahliye tarihinden başlayarak bir ay içinde icraya başvurma veya dava açma hakkı tanımaktadır. Bu süre HMK’nın tayin ettiği bir usul süresi değildir. Ağustos ayına rastladığı düşüncesiyle Eylül ayını beklemek özellikle tahliye taahhüdünde tehlikelidir.
İdari Yargı ve Anayasa Mahkemesi Süreleri
| İşlem | Genel süre | Başlangıç | Adli tatil/çalışmaya ara verme etkisi | 2026 bakımından |
|---|---|---|---|---|
| İdare Mahkemesinde genel dava açma | 60 gün | Yazılı bildirimi izleyen gün | İYUK’un özel çalışmaya ara verme kuralı uygulanır | Şartları varsa 7 Eylül 2026 |
| Vergi Mahkemesinde genel dava açma | 30 gün | İlgili işlem/tebliği izleyen gün | İYUK m.8 uygulanır | Şartları varsa 7 Eylül 2026 |
| İdari yargıda istinaf | Genel olarak 30 gün | Kararın tebliğinden | İYUK m.8 uygulanır | Şartları varsa 7 Eylül 2026 |
| İdari yargıda temyiz | Temyize açık kararda 30 gün | Kararın tebliğinden | İYUK m.8 uygulanır | Şartları varsa 7 Eylül 2026 |
| AYM bireysel başvurusu | 30 gün | Başvuru yollarının tüketilmesi; yol yoksa ihlalin öğrenilmesinden | Adli tatil süreyi durdurmaz | Normal hesaplanır |
Burada hukuk mahkemeleriyle idari yargının birbirine karıştırılmaması gerekir. İYUK m.8, bu Kanundaki sürenin sonunun çalışmaya ara verme zamanına rastlaması hâlinde, süreyi ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzatmaktadır. Bu nedenle 2026 için idari yargıda şartları oluşan bir süre bakımından 7 Eylül hesabı söz konusu olabilirken, HMK bakımından Yargıtayın benimsediği hesap 8 Eylül’e ulaşmaktadır.
Anayasa Mahkemesi ise adli tatile tabi değildir. AYM’nin kendi açıklamasına göre bireysel başvuru süresi ve Mahkemece verilen diğer süreler adli tatilde işlemeye devam eder. Genel bireysel başvuru süresi de başvuru yollarının tüketilmesinden veya başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren otuz gündür.
Basit Yargılamada Adli Tatile Tabi Olan ve Olmayan Davalar
| Basit yargılama usulüne tabi dava/iş | Adli tatil durumu | HMK m.104 uzaması |
|---|---|---|
| Kira bedelinin tespiti davası | Adli tatile tabi | Var |
| Kira bedelinin uyarlanması davası | Adli tatile tabi | Var |
| İhtiyaç nedeniyle tahliye davası | Adli tatile tabi | Var |
| Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye davası | Adli tatile tabi | Var |
| İki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası | Adli tatile tabi | Var |
| Kira ilişkisinden kaynaklanan alacak / itirazın iptali davaları | Adli tatile tabi | Var |
| Ortaklığın giderilmesi davası | Adli tatile tabi | Var |
| Tüketici mahkemesinde basit usule tabi davalar | Adli tatile tabi | Var |
| İşveren tarafından hizmet ilişkisinden doğan dava | Adli tatile tabi | Var |
| HMK m.316 veya özel kanun gereği basit usule tabi olup HMK m.103’te sayılmayan diğer davalar | Adli tatile tabi | Var |
| Her çeşit nafaka davası | Adli tatilde görülür | Yok |
| Velayete ilişkin dava ve işler | Adli tatilde görülür | Yok |
| Vesayete ilişkin dava ve işler | Adli tatilde görülür | Yok |
| İhtiyati tedbir | Adli tatilde görülür | Yok |
| İhtiyati haciz | Adli tatilde görülür | Yok |
| Delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar | Adli tatilde görülür | Yok |
| İşçinin hizmet/iş sözleşmesinden doğan ve işçi tarafından açılan dava | Adli tatilde görülür | Yok |
| Konkordato ve yeniden yapılandırma davaları/işleri | Adli tatilde görülür | Yok |
| Tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işler | Adli tatilde görülür | Yok |
| Çekişmesiz yargı işleri | Adli tatilde görülür | Yok |
| Kanunda ivedi olduğu belirtilen veya mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava/iş | Adli tatilde görülür | Yok |
Adli Tatilde Hukuk Davalarında Süreler Gerçekten Durur mu?
Hukuk davaları bakımından “süre durur” ifadesi teknik olarak yanıltıcıdır.
HMK m.104’ün sistemi, 20 Temmuz’da bütün usul sürelerinin dondurulup 1 Eylül’de kaldığı yerden devam etmesi değildir. Adli tatile tabi bir dava bulunacak, söz konusu süre HMK’nın belirlediği bir süre olacak ve bu sürenin normal bitiş tarihi 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına rastlayacaktır.
Bu üç şart birlikte gerçekleştiğinde süre ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatil sonunda uzamış sayılır.
Örneğin iki haftalık cevap süresi 15 Temmuz 2026 tarihinde başlamış ve normal hesapla 29 Temmuz’da sona erecekse, son gün adli tatil içerisindedir. Dava da adli tatile tabi bir hukuk davasıysa HMK m.104 uygulanır.
Buna karşılık dava dilekçesi 25 Ağustos’ta tebliğ edilmiş ve iki haftalık cevap süresinin normal bitiş tarihi 8 Eylül’e geliyorsa, sırf tebligat Ağustos ayında yapıldı diye ayrıca adli tatil uzatması verilmez. Çünkü normal sürenin sonu artık adli tatil içerisinde değildir.
Bu ayrım, adli tatilde süre hesabının temelidir.
2026’da Hukuk Davalarında Sürenin Sonu 7 Eylül mü, 8 Eylül mü?
Uygulamada en fazla yanlış aktarılan hususlardan biri budur.
HMK m.104’te, sürelerin “adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta” uzatılmış sayılacağı yazılıdır. Bu ifade nedeniyle uzun yıllar 7 Eylül ve 8 Eylül olmak üzere iki farklı hesapla karşılaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2017 tarihli, 2017/2873 E., 2017/1449 K. sayılı kararında çoğunluk, bir haftalık sürenin 31 Ağustos’u takip eden 1 Eylül’den itibaren hesaplanması gerektiğini kabul etmiştir. Kararda 1 Eylül 2017 Cuma gününden bir hafta hesaplanarak 8 Eylül 2017 Cuma günü yapılan başvuru süresinde kabul edilmiştir. “Son gün 7 Eylül’dür” görüşü ise karşı oyda kalmıştır.
Bu kabul aile hukuku bakımından da açık biçimde uygulanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.05.2023 tarihli, 2022/11190 E., 2023/2418 K. sayılı kararında, karşılıklı boşanma davasında 12 Ağustos’ta tebliğ edilen karşı dava dilekçesine 8 Eylül’de verilen cevap süresinde kabul edilmiştir. Yargıtay, adli tatilde sona eren sürenin yeni adli yılın başladığı 1 Eylül’den itibaren bir hafta uzayacağını ve son günün 8 Eylül olduğunu açıkça benimsemiştir.
Dolayısıyla 2026 yılı bakımından HMK m.104’ün şartları gerçekleşmişse esas alınması gereken tarih 8 Eylül 2026 Salı günüdür.
Ancak bu cümle “bütün hukuk süreleri 8 Eylül’de biter” şeklinde anlaşılmamalıdır. Normal bitiş tarihinin adli tatile rastlaması ve davanın adli tatile tabi olması gerekir.
Normal Tebligatta Tebliğ Tarihi Nasıl Belirlenir?
Posta yoluyla yapılan normal tebligatta evrak muhatabın kendisine teslim edilmişse teslim edildiği gün tebliğ tarihi sayılır. Muhatap adreste bulunmadığı için Tebligat Kanunu m.16 uyarınca aynı konutta oturan ve tebligatı almaya ehil bir kişiye teslim yapılmışsa da süre, kural olarak evrakın bu kişiye teslim edildiği tarihe göre hesaplanır.
Muhatap adreste bulunamaz veya tebligatı almaktan kaçınır ve Tebligat Kanunu m.21 uyarınca evrak muhtara, ihtiyar heyeti üyesine veya zabıta görevlisine bırakılırsa, tebliğ memuru ayrıca ihbarnameyi adresin kapısına yapıştırır. Bu durumda kişinin evrakı muhtardan hangi gün aldığı önemli değildir; ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Aynı kural, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu m.21/2 uyarınca yapılan tebligatta da geçerlidir.
Örneğin mahkeme kararı 12 Ağustos’ta muhtara bırakılmış ve aynı gün ihbarname kapıya yapıştırılmışsa, kişi evrakı muhtardan 18 Ağustos’ta alsa dahi kural olarak tebliğ tarihi 12 Ağustos’tur. İstinaf, temyiz veya cevap süresi de 12 Ağustos esas alınarak hesaplanır; ardından ilgili sürenin adli tatilden etkilenip etkilenmediğine bakılır.
Karar veya Dava Dilekçesi Adli Tatilde Tebliğ Edilirse Süre Otomatik Olarak 8 Eylül’e Uzar mı?
Tebligatın adli tatil içerisinde yapılmış olması tek başına yeterli değildir. Önce normal kanuni süre hesaplanır. Normal sürenin son gününe bakılır.
Örneğin çekişmeli boşanma dava dilekçesi 14 Temmuz 2026 tarihinde tebliğ edilmiş olsun. İki haftalık cevap süresinin normal sonu 28 Temmuz’dur. 28 Temmuz adli tatil içinde bulunduğundan ve boşanma davası da adli tatile tabi olduğundan HMK m.104 uygulanır. Cevap süresi 8 Eylül 2026’ya kadar uzar.
Buna karşılık aynı dava dilekçesi 26 Ağustos’ta tebliğ edilmişse iki haftalık normal sürenin sonu 9 Eylül olur. 9 Eylül artık adli tatil dışındadır. Dolayısıyla cevap süresi 8 Eylül’e “çekilmez” veya ayrıca uzatılmaz; normal süresinde 9 Eylül’de sona erer.
Bu nedenle: “Tebligat adli tatilde geldi mi?” sorusundan önce değil, sonra şu soru sorulmalıdır: “Bu tebligata bağlı normal süre hangi gün bitiyor?”
E-Tebligat Adli Tatilde Gelirse Beş Gün Nasıl Hesaplanır?
Elektronik tebligatlarda ayrı bir aşama daha vardır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, UETS hesabına ulaştığı gün yapılmış sayılmaz. Tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli, 2019/623 E., 2020/9 K. sayılı kararında da elektronik tebligatın UETS hesabına ulaşma tarihiyle değil, bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda kanunen tebliğ edilmiş sayılacağı kabul edilmiştir. Muhatabın elektronik tebligatı daha önce açmış olması, Tebligat Kanunu’ndaki kanuni tebliğ tarihini öne çekmez.
Dolayısıyla adli tatilde bir e-tebligat geldiğinde iki ayrı hesap yapılmalıdır:
Birinci hesap: Tebligat hangi gün yapılmış sayılıyor?
İkinci hesap: O tarihten başlayan dava veya kanun yolu süresinin normal son günü hangi tarih?
Ancak bu iki işlemden sonra adli tatil kuralına geçilebilir.
Örnek: UETS’ye 10 Temmuz 2026’da Gelen Boşanma Dava Dilekçesi
Elektronik tebligat 10 Temmuz’da hesaba ulaşmışsa, takip eden günler 11, 12, 13, 14 ve 15 Temmuz’dur. Tebligat 15 Temmuz’un sonunda yapılmış sayılır.
İki haftalık cevap süresinin normal bitiş tarihi 29 Temmuz’dur.
29 Temmuz adli tatil içerisinde olduğundan, çekişmeli boşanma davası bakımından HMK m.104 uygulanır ve süre 8 Eylül 2026’ya uzar.
Örnek: UETS’ye 21 Ağustos 2026’da Gelen Boşanma Dava Dilekçesi
Tebligat 21 Ağustos’ta hesaba ulaşmışsa, izleyen beşinci günün sonunda yani 26 Ağustos’ta tebliğ edilmiş sayılır.
İki haftalık cevap süresinin normal bitişi 9 Eylül 2026 olur.
Normal son gün adli tatil içerisinde olmadığı için HMK m.104 devreye girmez.
Bu kişinin süresi “adli tatil var” denilerek 8 Eylül’de sona ermez; normal hesapla 9 Eylül’e kadar devam eder.
Adli Tatilde Dava, İstinaf veya Temyiz Dilekçesi Verilebilir mi?
Adli tatil, adliyelerin veya UYAP’ın kapandığı bir dönem değildir.
HMK m.103/3 açıkça, adli tatilde görülmeyen davalarda dahi dava ve karşı dava dilekçelerinin, istinaf ve temyiz dilekçelerinin, bunlara verilen cevapların ve yenileme dilekçelerinin alınabileceğini; ilam ve tebligat işlemlerinin yapılabileceğini, dosyaların Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtaya gönderilebileceğini düzenlemektedir.
Bu nedenle cevap veya kanun yolu süresi uzamış olsa bile son günü beklemek zorunlu değildir. Dilekçe 22 Temmuz’da da 5 Ağustos’ta da verilebilir.
Adli tatil, taraflara: “1 Eylül’e kadar hiçbir işlem yapılamaz.” şeklinde bir hak sağlamaz.
Özellikle süre rejiminin tartışmalı olduğu dosyalarda mümkün olan en kısa zamanda işlem yapılması, son günü adli tatil hesabına bırakmaktan daha güvenlidir.
Adli Tatilde Hangi Hukuk Davaları Görülmeye Devam Eder?
HMK m.103 adli tatilde görülmeye devam edecek dava ve işleri tek tek saymıştır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumalar, delil tespiti, her çeşit nafaka davası, soybağı, velayet ve vesayet işleri, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi, hizmet veya iş sözleşmesinden kaynaklanan ve işçi tarafından açılan davalar, bazı kıymetli evrak ve ticari defter işleri, iflas ve konkordato, belirli keşif işlemleri, tahkime ilişkin mahkeme işleri, çekişmesiz yargı işleri ile kanunen veya mahkeme kararıyla ivedi sayılan işler bunların başlıcalarıdır.
Burada önemli bir yanlış anlaşılmayı da gidermek gerekir: Bir davanın basit yargılama usulüne tabi olması, tek başına o davanın adli tatilde görüleceği anlamına gelmez. Adli tatil bakımından HMK m.103 ve ilgili özel kanundaki ivedilik düzenlemesi incelenmelidir.
Bu ayrım özellikle kira, iş, nafaka ve icra dosyalarında önemlidir.
Boşanma Davasında Adli Tatil Süreleri Nasıl Hesaplanır?
Çekişmeli boşanma davası, yalnızca boşanma davası olduğu için HMK m.103’teki adli tatil istisnaları arasına girmez. Bu nedenle boşanma davalarında HMK’nın tayin ettiği usul sürelerinin normal bitiş tarihi adli tatile rastlıyorsa HMK m.104 uygulanabilir.
Örneğin boşanma dava dilekçesine cevap süresi iki haftadır. Cevap dilekçesinin tebliğinden sonra cevaba cevap süresi iki hafta, bunun tebliğinden sonra ikinci cevap süresi de iki haftadır. Normal son gün adli tatile rastlıyorsa bu süreler adli tatil sonunda uzar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.05.2023 tarihli, 2022/11190 E., 2023/2418 K. sayılı kararı tam olarak bu konuya ilişkindir. Karşılıklı boşanma davasında karşı dava dilekçesi erkek vekiline 12 Ağustos’ta tebliğ edilmiş; cevap 8 Eylül’de sunulmuştur. İlk derece mahkemesinin dilekçeyi süresinde kabul etmemesi üzerine Yargıtay, HMK m.104 ve Hukuk Genel Kurulu içtihadını uygulayarak 8 Eylül tarihli cevap dilekçesinin süresinde olduğuna karar vermiştir.
Aynı temel sistem boşanma kararının istinafında da geçerlidir. HMK m.345 gereğince istinaf süresi, gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu iki haftalık sürenin normal son günü adli tatil içerisine düşüyorsa HMK m.104 değerlendirilir.
Temyize açık bir aile hukuku kararında da HMK m.361’deki genel temyiz süresi iki haftadır. Ancak her kararın temyize açık olup olmadığı ayrıca incelenmelidir; “iki hafta” bilgisi, kanunen temyiz yolu açık kararlar bakımındandır.
Boşanma Davasında Nafaka ve Velayet de İstenmişse Süre Uzamaz mı?
Boşanma davasının içinde velayet, tedbir nafakası, iştirak nafakası veya yoksulluk nafakası talep edilmiş olması, çekişmeli boşanma davasının tamamını otomatik olarak “adli tatilde görülen nafaka veya velayet davası” hâline getirmez.
Bunun en açık örneklerinden biri yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11190 E., 2023/2418 K. sayılı kararıdır. Dosyada boşanmanın yanında çocuğun velayeti, kişisel ilişki, tedbir ve iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve tazminatlar da bulunmasına rağmen Yargıtay, karşılıklı boşanma davasındaki cevap süresi bakımından HMK m.104’ü uygulamıştır.
Burada boşanma davasının bütünü ile dava devam ederken çocuğun veya eşin korunması için alınabilecek geçici tedbirleri birbirinden ayırmak gerekir.
Boşanma davası adli tatile tabi olabilir; buna karşılık çocuk hakkında acil bir velayet tedbiri veya nafaka gibi geçici koruma ihtiyacı “Eylül gelsin” denilerek bekletilmek zorunda değildir. Aile hâkimi gerekli geçici önlemleri adli tatil sırasında da değerlendirebilir.
Nafaka Davasında Adli Tatilde Cevap Süresi Uzar mı?
Burada boşanma davasından farklı bir sonuç vardır.
HMK m.103/1-b açıkça “her çeşit nafaka davalarını” adli tatilde görülecek davalar arasında saymaktadır.
Bu nedenle yalnızca nafaka talebiyle açılmış müstakil bir dava adli tatile tabi değildir. Böyle bir davada; dava dilekçesi Ağustos ayında tebliğ edilmişse, cevap süresi Ağustos ayında sona eriyorsa, “HMK m.104 nedeniyle 8 Eylül’e kadar sürem var.” denilmesi doğru değildir.
İki haftalık cevap süresi kendi normal takviminde işlemeye devam eder.
Aynı mantık kanun yolu süresi bakımından da geçerlidir. Nafaka kararına karşı kanun yolu açıksa, sırf istinaf süresi adli tatil içerisinde sona eriyor diye HMK m.104’teki bir haftalık uzatma uygulanmaz.
Bu nedenle nafaka dosyaları adli tatilde süre kaçırma riski yüksek dosyalardandır.
Boşanma İçindeki Nafaka ile Ayrı Nafaka Davası Neden Farklı?
Çünkü HMK m.103’ün istisnası “nafaka” kelimesinin herhangi bir dosyada geçmesine değil, adli tatilde görülmeye devam eden dava veya işin niteliğine ilişkindir.
Örneğin eş boşanma davası açmadan yalnızca TMK hükümlerine dayanarak nafaka talep etmişse, doğrudan nafaka davası söz konusudur ve HMK m.103/1-b uygulanır.
Buna karşılık taraflar arasında çekişmeli boşanma davası görülüyor; bu davanın fer’î sonucu olarak tedbir ve yoksulluk nafakası ile çocuğun velayeti de tartışılıyorsa, dosyanın ana niteliği boşanma davasıdır.
Bu ayrım yapılmadan; “Dosyada nafaka var, o hâlde adli tatil yok.” veya; “Bu aile mahkemesi dosyası, bütün süreler Eylül’e uzar.” şeklinde genelleme yapılmamalıdır.
Velayet Davasında Adli Tatil Süreleri İşler mi?
Müstakil velayet davaları da HMK m.103/1-b kapsamında açıkça adli tatilde görülen işler arasındadır.
Bu nedenle velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması gibi doğrudan velayete ilişkin bir dosyada usul sürelerinin adli tatil nedeniyle otomatik olarak uzadığı düşünülmemelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.11.2018 tarihli, 2018/6737 E., 2018/12249 K. sayılı kararında uyuşmazlık velayetin kaldırılmasına ilişkindir. Karar 26 Temmuz’da vekile tebliğ edilmiş, kanun yolu başvurusu ise 5 Eylül’de yapılmıştır. Yargıtay, velayetin kaldırılması davasının HMK m.103/1-b gereğince adli tatilde görülebilen davalardan olduğunu, bu nedenle kanun yolu süresinin adli tatilde işlemeye devam ettiğini ve HMK m.104’ün uygulanmayacağını kabul ederek başvuruyu süre aşımından reddetmiştir.
Dolayısıyla çocukla ilgili bir karar Ağustos ayında tebliğ edildiğinde: “Nasıl olsa adli tatil var.” diyerek Eylül ayını beklemek son derece risklidir.
Velayet Davası ile Boşanma Davasındaki Velayet Talebi Aynı Şey midir?
Süre bakımından her zaman aynı değildir.
Eşler zaten boşanmış ve daha sonra yalnızca çocuğun velayetinin değiştirilmesi için dava açılmışsa doğrudan velayet davası vardır. HMK m.103/1-b uygulanır ve adli tatilde görülmeye devam eder.
Eşler hâlen evlidir ve çekişmeli boşanma dosyasında çocuğun velayetinin kime bırakılacağı da karara bağlanacaksa velayet, boşanmanın fer’î sonuçlarından biri olarak aynı dosyada incelenmektedir. Böyle bir durumda sırf dosyada velayet konusu var diye boşanma davasının bütün usul süreleri adli tatilden çıkarılamaz.
Aynı ayrım nafaka bakımından da geçerlidir.
Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Altı Aylık Süre Adli Tatilde Durur mu?
TMK m.161’e göre zina sebebiyle boşanma hakkı, eşin zinayı öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina fiilinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın da zina sebebiyle dava hakkı bulunmaz.
Bu altı aylık ve beş yıllık süreler HMK’nın belirlediği usul süreleri değildir. Türk Medeni Kanunu’ndan kaynaklanan hak düşürücü sürelerdir.
HMK m.104 ise açık biçimde “bu Kanunun tayin ettiği sürelerden” söz etmektedir.
Bu nedenle örneğin zinayı 10 Şubat’ta öğrenen bir eşin altı aylık süresinin Ağustos ayında dolacak olması: “Adli tatil var, Eylül’de açarım.” şeklinde yorumlanamaz.
Zina davası açısından hak düşürücü sürenin sona ermesi beklenmeden davanın açılması gerekir.
Hayata Kast veya Pek Kötü Davranış Nedeniyle Boşanmada Süre Durur mu?
TMK m.162 bakımından da aynı sistem vardır.
Hayata kast, pek kötü davranış veya ağır derecede onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma hakkı, eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde olayın gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Affeden eş bu özel sebebe dayanarak dava açamaz.
Bu süreler de maddi hukuka ait hak düşürücü sürelerdir. Adli tatile ilişkin HMK m.104 uzatmasına tabi değildir.
Dolayısıyla olayın üzerinden veya öğrenme tarihinden hesaplanan hak düşürücü sürenin Ağustos ayında dolması, dava açmak için Eylül ayına kadar bekleme hakkı vermez.
Terk Nedeniyle Boşanmada Dört Ay ve İki Aylık Süreler Adli Tatilde İşler mi?
Terk nedeniyle boşanma farklı bir süre sistemine sahiptir.
TMK m.164 gereğince terk olgusunun en az altı ay sürmüş olması gerekir. Ancak terk eden eşe dönüş ihtarı yapılabilmesi için ayrılığın dördüncü ayının bitmesi, ihtardan sonra boşanma davası açılabilmesi için de iki ayın geçmesi gerekir.
Başka bir ifadeyle ihtar dördüncü ay dolmadan istenemez; ihtar çekildi diye ertesi gün terk sebebiyle boşanma davası açılamaz.
Bu dört ve iki aylık süreler de HMK’nın usul süreleri değildir. Adli tatil nedeniyle durmaz veya Eylül’e taşınmaz. Örneğin ihtardan sonraki iki aylık sürenin Ağustos ayında tamamlanması, iki aylık dönemin sonuna adli tatil süresinin eklenmesini gerektirmez.
2026 İçin Örnek Süre Hesapları
Adli tatil hesabını en kolay gösteren yöntem, tebligat tarihinden hareket ederek normal bitiş tarihini bulmaktır.
Boşanma Dava Dilekçesi 15 Temmuz 2026’da Tebliğ Edildi
Cevap süresi iki haftadır.
Normal son gün: 29 Temmuz 2026
29 Temmuz adli tatildedir.
Çekişmeli boşanma davası adli tatile tabi olduğundan HMK m.104 uygulanır.
Son gün: 8 Eylül 2026
Boşanma Dava Dilekçesi 20 Ağustos 2026’da Tebliğ Edildi
İki haftalık normal cevap süresinin sonu:
3 Eylül 2026
3 Eylül adli tatil dışındadır.
Dolayısıyla HMK m.104 uygulanmaz.
Son gün: 3 Eylül 2026
Tebligatın Ağustos ayında yapılması bu sonucu değiştirmez.
Boşanma Kararının İstinaf Süresinin Normal Sonu 25 Ağustos 2026’ya Denk Geliyor
Karar istinafa açık ve dosya adli tatile tabi ise normal iki haftalık sürenin 25 Ağustos’ta sona ermesi HMK m.104’ü devreye sokar.
İstinafın son günü: 8 Eylül 2026
Boşanma Kararının İstinaf Süresinin Normal Sonu 1 Eylül 2026’ya Denk Geliyor
1 Eylül adli tatil değildir. Yeni adli yıl başlamıştır.
Bu nedenle sırf sürenin büyük kısmı Ağustos ayında geçti diye HMK m.104 uygulanmaz.
Son gün: 1 Eylül 2026
Müstakil Velayet Kararı 20 Ağustos 2026’da Tebliğ Edildi
Velayet davası HMK m.103 kapsamında adli tatilde görülen işlerdendir.
Kanun yolu açıksa iki haftalık istinaf süresi normal şekilde hesaplanır.
20 Ağustos’tan itibaren iki haftalık süre:
3 Eylül 2026
HMK m.104 nedeniyle 8 Eylül’e uzamaz.
Müstakil Nafaka Kararının İstinaf Süresinin Sonu 24 Ağustos’a Denk Geliyor
Nafaka davası adli tatilde görülür.
Bu nedenle 24 Ağustos’ta sona eren süre 8 Eylül’e uzamaz.
Başvurunun normal süresi içerisinde yapılması gerekir.
Zina Nedeniyle Dava Açma Hakkındaki Altı Aylık Süre 18 Ağustos’ta Doluyor
Bu süre HMK usul süresi değil, TMK m.161’deki hak düşürücü süredir.
“Adli tatil” gerekçesiyle Eylül ayına bırakılmaz.
Dava süresi dolmadan açılmalıdır.
Adli Tatilde Süre Hesabında Kullanılacak Beş Adım
Bir tebligat Ağustos ayında geldiğinde doğrudan “7 Eylül mü 8 Eylül mü?” hesabına geçmek doğru değildir.
Önce tebligatın hukuken yapılmış sayıldığı tarih belirlenmelidir. Elektronik tebligat varsa UETS’ye geliş tarihi ile kanuni tebliğ tarihi birbirinden ayrılır.
Sonra ilgili işlemin süresi bulunmalıdır. Cevap mı, istinaf mı, temyiz mi, ceza itirazı mı, icra itirazı mı olduğu belirlenmeden süre hesaplanamaz.
Üçüncü aşamada sürenin hangi kanundan kaynaklandığı tespit edilir. HMK, CMK, İİK ve İYUK aynı adli tatil sistemini kullanmaz.
Dördüncü olarak normal bitiş günü hesaplanır.
Ancak bundan sonra “adli tatil bu süreyi etkiliyor mu?” sorusuna cevap verilir.
Bu sıra tersine çevrildiğinde, özellikle nafaka, velayet, icra ve ceza dosyalarında yapılan hata yalnız birkaç günlük değildir; doğrudan kanun yolu hakkının veya dava hakkının kaybedilmesine neden olabilir.
Kira Davalarında Adli Tatil Süreleri Nasıl Hesaplanır?
Kira hukukunda adli tatil nedeniyle en fazla hak kaybı yaşanan alan, dava açma ve icra takibi sürelerinin HMK’daki usul süreleriyle karıştırılmasıdır. İhtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, yeni malikin ihtiyacı ve kira tespiti gibi konulardaki birçok süre doğrudan Türk Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanır. Bunların sırf 20 Temmuz-31 Ağustos dönemine rastlaması, sürenin kendiliğinden 8 Eylül’e uzadığı anlamına gelmez.
İcra yoluyla tahliyede ise durum daha da nettir. İcra ve İflas Kanunu’na tabi süreler bakımından HMK m.104 uygulanmaz. Ödeme emrine itiraz, tahliye emrine itiraz veya tahliye taahhüdünün icraya konulması gereken bir aylık süre söz konusuysa “adli tatil var” düşüncesiyle Eylül ayını beklemek ciddi hak kaybına yol açabilir.
Kira ve Tahliye Süreleri Ayrıntılı Tablosu
| İşlem | Süre | Sürenin başlangıcı | Adli tatilin etkisi | Özellikle dikkat edilmesi gereken |
|---|---|---|---|---|
| Tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi | 1 ay | Taahhüt edilen tahliye tarihinden | Adli tatil uzatmaz | İcra yolu seçilecekse bir ay içinde takip açılmalı |
| Tahliye taahhüdüne dayanarak dava | 1 ay | Taahhüt edilen tahliye tarihinden | HMK m.104’e güvenilmez | Dava şartı arabuluculuk süresi ayrıca dikkate alınır |
| Tahliye emrine itiraz | 7 gün | Tahliye emrinin tebliğinden | Adli tatil uzatmaz | İİK süresidir |
| Tahliye emrindeki taşınmazı boşaltma süresi | 15 gün | Tahliye emrinin tebliğinden | Adli tatil durdurmaz | İtiraz edilmemişse süre sonunda zorla tahliye gündeme gelir |
| Kira borcu nedeniyle ödeme emrine itiraz | 7 gün | Ödeme emrinin tebliğinden | Adli tatil uzatmaz | İtiraz süresi ile ödeme süresi aynı değildir |
| Konut ve çatılı işyerinde kira borcunu ödeme süresi | 30 gün | Ödeme ihtarının/ödeme emrinin tebliğinden | Adli tatil uzatmaz | 7 günlük itiraz süresi geçse de 30 günlük ödeme süresi ayrıca devam eder |
| Kira borcu nedeniyle tahliye istemi | İİK’daki özel süre | Ödeme süresinin veya itiraz sürecinin sonucuna göre | Adli tatil uzatmaz | İcra Mahkemesi başvuru süresi ayrıca takip edilmeli |
| İhtiyaç nedeniyle tahliye – belirli süreli kira | Sözleşme sonunda dava | Kira süresinin sonu | Maddi hukuk süresidir | Dava şartı arabuluculuk ve TBK m.353 dikkate alınmalı |
| İhtiyaç nedeniyle tahliyede dava açma süresi | Genel olarak 1 ay | Kira döneminin sona ermesinden | Adli tatil otomatik uzatmaz | Süresinde yazılı bildirim TBK m.353 uyarınca dava süresini uzatabilir |
| Yeni malik tarafından ihtiyaç nedeniyle bildirim | 1 ay | Taşınmazın edinilmesinden | Adli tatil durdurmaz | Bildirimin yazılı olması gerekir |
| Yeni malikin altı aylık tahliye yolu | 6 ay | Edinme tarihinden | Adli tatil durdurmaz | Bir aylık yazılı bildirim yapılmış olmalı |
| Yeni malikin sözleşme sonunu bekleyerek dava açması | 1 ay | Sözleşme süresinin bitiminden | Adli tatil otomatik uzatmaz | TBK m.351’in alternatif yoludur |
| İki haklı ihtar nedeniyle tahliye | 1 ay | İlgili kira süresi veya kira yılının bitiminden | Adli tatil otomatik uzatmaz | İki ihtarın aynı dönem bakımından şartları ayrıca aranır |
| Kiracı veya eşinin uygun konutu bulunması | 1 ay | Sözleşmenin bitiminden | Adli tatil otomatik uzatmaz | Konutun aynı ilçe veya belde belediye sınırında olması gibi şartlar aranır |
| On yıllık uzama süresi sonrası bildirim | En az 3 ay önce | İlgili uzama yılının bitiminden geriye doğru | Adli tatil durdurmaz | Bildirim süresi kaçırılırsa sonraki dönem beklenebilir |
| Kira tespit davası | Her zaman açılabilir | — | Dava açmaya engel değildir | Yeni dönem başından sonuç doğurması için TBK m.345’teki 30 günlük sistem önemlidir |
| Kira tespitinde yazılı bildirim | En az 30 gün önce | Yeni kira döneminin başlangıcından geriye doğru | Adli tatil durdurmaz | Yeni dönemden itibaren uygulanacak bedel bakımından önem taşır |
| Kira davası için zorunlu arabuluculuk | Dava öncesi | Arabuluculuk başvurusuyla | Adli tatilde devam eder | Arabuluculuk süresince zamanaşımı ve hak düşürücü süre işlemez |
Tahliye Taahhüdünün Tarihi Ağustos Ayındaysa Ne Yapılmalıdır?
Kiracı, kiralananın tesliminden sonra belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağını yazılı olarak taahhüt etmiş ve o tarihte çıkmamışsa, TBK m.352/1 kiraya verene iki yol tanır: kiraya veren taahhüt edilen tahliye tarihinden başlayarak bir ay içinde icraya başvurabilir veya dava açabilir.
Örneğin tahliye taahhüdünde; “Kiralanan 5 Ağustos 2026 tarihinde boşaltılacaktır.” yazıyorsa bir aylık süre Ağustos ayının adli tatile rastlaması nedeniyle durmaz.
Kiraya veren; “Adli tatil 31 Ağustos’ta bitiyor, ondan sonra takip açarım.” diye düşünmemelidir.
Özellikle icra yoluna başvurulacaksa bir aylık süre içerisinde tahliye takibinin başlatılması gerekir.
Tahliye Taahhüdünde Bir Aylık Süre İçinde Arabuluculuğa Başvurmak Yeterli Olabilir mi?
Burada icra yolu ile dava yolu birbirinden ayrılmalıdır.
Tahliye taahhüdüne dayanılarak İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre ilamsız tahliye takibi yapılacaksa kira uyuşmazlıklarında getirilen dava şartı arabuluculuk bu takip için ön koşul değildir. Kiraya veren bir aylık süre içerisinde doğrudan icra takibini başlatabilir.
Tahliye taahhüdüne dayanılarak Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açılacaksa ise kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
Arabuluculuk Kanunu’na göre arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen zaman, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Bu nedenle bir aylık dava süresi dolmadan arabuluculuğa başvurulmuşsa arabuluculukta geçen dönem ayrıca hesaba katılır.
Bu ayrım özellikle Ağustos ayındaki tahliye taahhütlerinde önemlidir. Süreyi koruyan şey adli tatil değil, şartları varsa süresinde yapılan arabuluculuk başvurusunun kanuni etkisidir.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibinde Kiracının Kaç Günlük Süresi Vardır?
Tahliye emri kiracıya tebliğ edildiğinde iki ayrı süre birlikte takip edilmelidir.
Kiracı, tahliye emrine karşı yedi gün içinde itiraz edebilir.
Tahliye emrinde ayrıca taşınmazın on beş gün içinde boşaltılması istenir.
Bu iki süre aynı değildir.
Örneğin tahliye emri 10 Ağustos’ta tebliğ edilmişse kiracı; “Adli tatildeyiz, itirazı Eylül ayında yapabilirim.” diyemez.
Yedi günlük itiraz süresi İcra ve İflas Kanunu’ndan kaynaklanır ve adli tatil sebebiyle HMK m.104 kapsamında uzamaz.
İtiraz edilmemiş ve tahliye için kanuni şartlar oluşmuşsa on beş günlük sürenin sonunda cebri tahliye gündeme gelebilir.
Kiracı Tahliye Taahhüdündeki İmzaya İtiraz Ederse Ne Olur?
Kiracının tahliye emrine süresinde itiraz etmesi takip işlemlerini durdurabilir. Bundan sonraki yol, itirazın içeriğine ve tahliye taahhüdünün niteliğine göre değişir.
Taahhütnamenin noterlikçe düzenlenmiş veya imzası noterlikçe onaylanmış olması, imzanın inkâr edildiği dosyalarda önemli sonuç doğurabilir. İtirazın kaldırılmasının İcra Hukuk Mahkemesinden istenip istenemeyeceği veya genel mahkemede dava açılması gerekip gerekmediği belgenin niteliğine göre belirlenir.
Burada da süreler adli tatil gerekçesiyle bekletilmemelidir. İcra takibinin durması, kiraya verene sınırsız süre verildiği anlamına gelmez.
Kira Borcunu Ödemeyen Kiracıya Adli Tatilde Ödeme Emri Gelirse Ne Olur?
Kira borcu nedeniyle tahliye talepli ilamsız takipte konut ve çatılı işyeri kiracısına ödeme için otuz günlük süre verilir. Kiracının borca veya takibe itiraz süresi ise yedi gündür.
Bu nedenle kiracının önünde aynı anda iki ayrı takvim bulunur.
Örneğin ödeme emri 12 Ağustos’ta tebliğ edilmişse, kiracının yedi günlük itiraz süresi ile otuz günlük ödeme süresi ayrı ayrı hesaplanır. Adli tatil ne yedi günlük itiraz süresini ne de otuz günlük ödeme süresini Eylül ayına taşır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.11.2021 tarihli, 2017/1853 E., 2021/1529 K. sayılı kararında da İcra ve İflas Kanunu’ndaki süreler bakımından HMK’nın adli tatil hükümlerinin uygulanamayacağı benimsenmiştir. Kararda kira borcunun ödenmesi için verilen sürenin sonunun adli tatile rastlamasının, süreyi adli tatilden sonra bir hafta uzatmayacağı kabul edilmiştir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasının Son Günü Adli Tatile Denk Gelirse Ne Olur?
İhtiyaç nedeniyle tahliyede dava açılması için öngörülen süre, HMK’daki cevap veya istinaf süresi gibi bir usul süresi değildir. Türk Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanır.
Bu nedenle kira dönemi sona erdikten sonra dava açılması gereken bir aylık sürenin Ağustos ayına rastlaması, tek başına HMK m.104 uyarınca 8 Eylül’e kadar beklenebileceği anlamına gelmez.
Ancak kira davalarında iki ayrı mekanizma özellikle önemlidir.
Birincisi, dava şartı arabuluculuktur. Dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekiyorsa arabuluculuk süresince hak düşürücü süre işlemez.
İkincisi TBK m.353’tür. Kiraya veren, dava açılması için öngörülen süre içerisinde kiracıya sözleşmeyi dava yoluyla sona erdireceğini yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.
Yeni Malik Ağustos Ayında Ev Satın Alırsa Bir Aylık İhtar Süresi Durur mu?
Yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliye hakkını TBK m.351 düzenlemektedir.
Yeni malik, taşınmazı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek şartıyla altı ay sonra tahliye davası açabilir.
Bu bir aylık bildirim süresi adli tatil nedeniyle durmaz.
Kanundaki bir aylık süre edinme tarihinden itibaren takip edilir.
Yeni malikin ayrıca sözleşme süresinin sona ermesini bekleyerek TBK m.351’deki diğer yolu kullanma imkânı da bulunmaktadır.
İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Davası Adli Tatilde Açılabilir mi?
İki haklı ihtara dayalı tahliye hakkı TBK m.352/2’de düzenlenmiştir.
Bir yıldan kısa kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun kira ilişkilerinde ise ilgili kira yılı veya kanunda belirtilen dönem içinde kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle iki haklı yazılı ihtara sebebiyet verilmişse, kiraya veren ilgili dönemin bitiminden başlayarak bir ay içinde tahliye davası açabilir.
Bu bir aylık süre de sırf Ağustos ayına rastladığı için HMK m.104 kapsamında uzatılmış kabul edilmemelidir.
Dava şartı arabuluculuk ve varsa TBK m.353 kapsamında süresinde yapılan yazılı bildirim ayrıca değerlendirilmelidir.
On Yıllık Uzama Süresinde Üç Aylık Bildirim Adli Tatilden Etkilenir mi?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, sırf sözleşmenin süresi bitti diye belirli süreli kira sözleşmesini sona erdiremez.
TBK m.347 uyarınca on yıllık uzama süresi tamamlandıktan sonra kiraya veren, bunu izleyen uzama yıllarının her birinin bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.
Bu üç aylık süre bir HMK usul süresi değildir.
Bildirim süresi kaçırılırsa tahliye hakkının kullanılabileceği dönem de değişebilir.
Kira Tespit Davasında 30 Günlük Süre Adli Tatilde Durur mu?
Kira bedelinin tespiti davası kural olarak her zaman açılabilir. Ancak mahkemenin belirleyeceği yeni kira bedelinin hangi kira döneminden itibaren uygulanacağı bakımından TBK m.345’teki süreler önem taşır.
Yeni kira döneminin başlangıcından en geç otuz gün önce dava açılmış veya bu süre içerisinde kiracıya kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirim yapılmışsa, dava yeni kira döneminin sonuna kadar açılsa dahi mahkemenin belirlediği bedel yeni dönemin başlangıcından itibaren uygulanabilir.
Bu otuz günlük süre de adli tatil nedeniyle durmaz.
Örneğin yeni kira dönemi 1 Eylül’de başlıyorsa Temmuz sonu ve Ağustos başındaki tarihler kritik hâle gelebilir. “Adliyeler tatilde” düşüncesiyle bildirimi ertelemek, kira tespit davasının tamamen kaybedilmesine değilse bile yeni bedelin uygulanacağı dönemin değişmesine neden olabilir.
Adli Tatilde Arabuluculuk Yapılır mı?
Arabuluculuk adli tatil nedeniyle kapanan bir süreç değildir.
Kira, iş, ticaret ve tüketici uyuşmazlıklarında kanunun öngördüğü hâllerde dava şartı arabuluculuk başvuruları adli tatilde yapılabilir; arabulucu toplantıları gerçekleştirilebilir ve son tutanak düzenlenebilir.
Arabuluculuk sürecinin süreler bakımından ayrıca önemli bir sonucu vardır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.
Bu nedenle örneğin tahliye davası açılması için bir aylık hak düşürücü sürenin bulunduğu bir kira uyuşmazlığında, dava şartı arabuluculuğa süresi içerisinde başvurulması önemlidir.
Buradaki koruma adli tatilden değil, Arabuluculuk Kanunu’ndan kaynaklanmaktadır.
İcra Takiplerinde Adli Tatil Var mı?
İcra daireleri 20 Temmuz-31 Ağustos arasında kapanmaz. Yeni icra takibi açılabilir, ödeme veya icra emirleri gönderilebilir, haciz ve diğer takip işlemleri kanuni şartları içerisinde yürütülebilir.
İcra ve İflas Kanunu’ndaki süreler bakımından da HMK’nın adli tatil uzatması genel olarak uygulanmaz.
Bu nedenle özellikle; 7 günlük ödeme emrine itiraz, 7 günlük şikâyet, tahliye takiplerindeki 7 günlük itiraz, 30 günlük kira ödeme süresi, satış isteme ve kanun yolu süreleri adli tatil var denilerek bekletilmemelidir.
İcra Hukukunda Önemli Süreler
| İşlem | Genel süre | Adli tatilin etkisi |
|---|---|---|
| Genel haciz yolunda ödeme emrine itiraz | 7 gün | Uzamaz |
| Kambiyo takibinde borca/imzaya itiraz | 5 gün | Uzamaz |
| İcra müdürlüğü işlemine genel şikâyet | 7 gün | Uzamaz |
| Süresiz şikâyet gerektiren hâller | Süreye tabi değildir | Konunun niteliği ayrıca incelenir |
| Tahliye emrine itiraz | 7 gün | Uzamaz |
| Tahliye taahhüdü üzerine tahliye emrindeki boşaltma süresi | 15 gün | Uzamaz |
| Kira borcu ödeme süresi – konut/çatılı işyeri | 30 gün | Uzamaz |
| Haciz isteme | Kural olarak 1 yıl | Adli tatil uzatmaz |
| Haczedilen malın satışını isteme | Kural olarak 1 yıl | Adli tatil uzatmaz |
| İcra Mahkemesi kararına istinaf | Kanun yolu açıksa 2 hafta | Adli tatil uzatmaz |
| BAM kararına temyiz | Kanun yolu ve parasal sınır açıksa 2 hafta | Adli tatil uzatmaz |
İcra Hukuk Mahkemesine arz edilen hususların kanunen ivedi sayılması da bu sistemin temel nedenlerinden biridir.
Bununla birlikte İcra ve İflas Kanunu’nda her işlem için aynı süre bulunmadığından, yukarıdaki tablo “icrada bütün süreler yedi gündür” şeklinde anlaşılmamalıdır.
Özellikle kambiyo takibi, istihkak, ihalenin feshi, haciz ve satış işlemlerinin kendi özel süreleri bulunmaktadır.
Adli Tatilde İcra Mahkemesi Kararına İstinaf Edilebilir mi?
İcra Mahkemelerinin kanun yolu açık kararlarında istinaf süresi kural olarak kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır.
İcra Mahkemesine arz edilen işlerin ivedi olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun kendi süre rejimi nedeniyle bu iki haftalık sürenin son günü Ağustos ayına geldiğinde; “HMK m.104 var, 8 Eylül’e kadar sürem bulunuyor.” denilmemelidir.
İstinaf normal süresinde yapılmalıdır.
Aynı şekilde temyize açık ve kanundaki parasal sınırı geçen İcra Hukuk Mahkemesi kararlarında da temyiz süresi kendi kanuni rejimine göre takip edilir.
Ceza Davalarında Adli Tatilde Süreler Nasıl İşler?
Ceza yargılamasında hukuk davalarından tamamen farklı bir sistem bulunmaktadır.
CMK m.331’e göre adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.
Bu nedenle ceza yargılamasında HMK’daki 8 Eylül hesabı kullanılmaz.
2026 yılında adli tatil 31 Ağustos Pazartesi günü sona erdiği için CMK m.331’in uygulandığı sürelerde 3 Eylül 2026 Perşembe kritik tarihtir.
Ancak ceza yargılamasında da önce başvurunun hangi süreye tabi olduğu belirlenmelidir.
2026 Ceza Yargılaması Süreleri Tablosu
| İşlem | Normal süre | Adli tatilde ne olur? | 2026 bakımından |
|---|---|---|---|
| Ceza kararına istinaf | 2 hafta | Adli tatile rastlayan süre işlemez | CMK m.331 uygulanıyorsa tatil sonu + 3 gün |
| Temyize açık ceza kararına temyiz | 2 hafta | Aynı sistem | Şartları varsa 3 Eylül kritik |
| Genel itiraz kanun yolu | 2 hafta | CMK m.331 dikkate alınır | İşlemin niteliği ayrıca kontrol edilir |
| İstinaf istemine cevap | 2 hafta | Adli tatil sistemi uygulanır | Somut tebliğ tarihi hesaplanır |
| Tutuklama ve tutukluluğa ilişkin işler | Özel süreler | Adli tatilde de görülür | Beklenmez |
| Soruşturmanın zorunlu ve ivedi işlemleri | İşleme göre | Adli tatilde devam eder | Beklenmez |
| Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet | Genel olarak 6 ay | Maddi ceza hukuku süresidir; adli tatil uzatmaz | TCK m.73 ayrıca uygulanır |
Ceza İstinaf Süresi Artık 7 Gün mü, 2 Hafta mı?
7499 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerden sonra CMK m.273 kapsamında genel istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
Aynı şekilde ceza temyizinde CMK m.291 uyarınca genel süre iki haftadır.
Bu nedenle eski bir Yargıtay kararı veya eski tarihli hukuk sitesi incelenirken kararın verildiği dönemde yürürlükte bulunan süre ile bugünkü süre birbirine karıştırılmamalıdır.
Ceza Kararı 20 Ağustos 2026’da Tebliğ Edilirse İstinaf Ne Zaman Yapılır?
Gerekçeli ceza hükmünün 20 Ağustos 2026 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini varsayalım.
Normal iki haftalık istinaf süresi adli tatil dönemine rastlamaktadır.
CMK m.331’in özel düzenlemesi uygulanır. Adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin sona ermesinden itibaren üç günlük uzatma dikkate alınır.
Bu nedenle adli tatilde tebliğ edilen bir ceza kararında başvuruyu son güne bırakmak yerine mümkün olan en kısa sürede istinaf dilekçesinin verilmesi çok daha güvenlidir.
Ceza Davasında Şikâyet Süresi de 3 Eylül’e Uzar mı?
Hayır; burada usul süresi ile maddi ceza hukukuna ait şikâyet süresi ayrılmalıdır.
TCK m.73 uyarınca şikâyete bağlı bir suçta genel şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
Bu süre, ceza mahkemesinde verilmiş bir karara karşı istinaf süresi değildir.
Şikâyet hakkı bakımından TCK’daki süre kendi takviminde takip edilmelidir.
İdari Davalarda Adli Tatil Süresi Nasıl Hesaplanır?
İdari yargının adli tatil sistemi de HMK ve CMK’dan farklıdır.
İYUK’a göre idare ve vergi mahkemelerinde genel dava açma süreleri sırasıyla;
İdare Mahkemelerinde 60 gün, Vergi Mahkemelerinde 30 gündür.
İstinaf ve temyiz bakımından da genel olarak 30 günlük süreler bulunmaktadır.
İYUK m.8’e göre bu Kanunda yazılı sürenin sonu çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
2026 bakımından bu sistemin HMK’daki Yargıtay tarafından benimsenen 8 Eylül hesabıyla karıştırılmaması gerekir.
İdari Yargı Süreleri Tablosu
| İşlem | Genel süre | Adli tatil etkisi |
|---|---|---|
| İdare Mahkemesinde dava açma | 60 gün | Son gün çalışmaya ara verme dönemine rastlıyorsa İYUK m.8 uygulanır |
| Vergi Mahkemesinde dava açma | 30 gün | Aynı |
| İdari yargıda istinaf | 30 gün | İYUK m.8 uygulanabilir |
| Danıştayda temyiz | 30 gün | İYUK m.8 uygulanabilir |
| Yürütmenin durdurulması istemi | Dosyanın niteliğine göre | Nöbetçi sistem içerisinde incelenebilir |
Bu nedenle idari bir işlem Ağustos ayında tebliğ edildiğinde hukuk mahkemelerindeki iki haftalık istinaf sürelerinden hareketle hesap yapılmamalıdır.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süresi Adli Tatilde Durur mu?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, HMK’daki adli tatil rejimine tabi değildir.
Bireysel başvuru için genel süre otuz gündür.
Bu nedenle bireysel başvuru süresinin adli tatile denk geldiği dosyalarda süre normal takvimine göre hesaplanmalıdır.
Özellikle nihai kararın UETS üzerinden tebliği söz konusuysa önce elektronik tebliğin hangi gün yapılmış sayıldığı, ardından otuz günlük başvuru süresinin hangi tarihte sona erdiği hesaplanmalıdır.
AİHM Başvuru Süresi Adli Tatilde Durur mu?
Türkiye’deki adli tatil, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılacak başvurunun süresini de durdurmaz.
AİHM’e bireysel başvuruda genel süre, iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra dört aydır.
Türkiye’de Temmuz veya Ağustos ayının adli tatil olması, Strasbourg’a yapılacak başvurunun dört aylık süresini uzatmaz.
Bu nedenle iç hukuk yolları tüketildikten sonra AİHM başvurusu düşünülüyorsa ulusal adli tatil takvimiyle hareket edilmemelidir.
İş Davalarında Adli Tatilde Süreler Uzar mı?
HMK m.103, hizmet akdi veya iş sözleşmesi nedeniyle işçilerin açtıkları davaları adli tatilde görülecek dava ve işler arasında saymaktadır.
Bu ayrıntı önemlidir.
İşçinin işverene karşı açtığı ve HMK m.103 kapsamına giren dava bakımından;
Davaya cevap, kanun yolu veya başka bir usul süresinin adli tatil nedeniyle uzayıp uzamadığı belirlenirken davanın HMK m.103 kapsamındaki niteliği dikkate alınmalıdır.
Öte yandan iş uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava şartı arabuluculuk da bulunduğundan arabuluculuk süreci kendi süre kurallarıyla birlikte değerlendirilir.
Tüketici ve Ticaret Davalarında Adli Tatil Nasıl Uygulanır?
Tüketici veya ticaret davası olması tek başına dosyayı HMK m.103 kapsamında adli tatilde görülen işler arasına sokmaz.
Bu nedenle özel bir ivedilik hükmü veya HMK m.103’te sayılan başka bir sebep bulunmadıkça, bu davalarda HMK’nın adli tatil hükümleri uygulanabilir.
Ancak dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk gereken uyuşmazlıklarda arabuluculuğun adli tatilde devam ettiği ve arabuluculuk süresince zamanaşımı ile hak düşürücü sürelerin hesabının ayrıca etkilendiği unutulmamalıdır.
Hak Düşürücü Süre Adli Tatile Denk Gelirse Uzar mı?
HMK m.104, esas olarak HMK’nın belirlediği usul sürelerine ilişkindir. Maddi hukuk kanunlarının öngördüğü hak düşürücü süreler sırf adli tatil nedeniyle kendiliğinden uzamaz.
Zina nedeniyle boşanmadaki altı ay ve beş yıl, hayata kast ve pek kötü davranıştaki altı ay ve beş yıl, tahliye taahhüdündeki bir aylık süre, kira hukukundaki bazı dava açma süreleri bunun tipik örnekleridir.
Ancak dava şartı arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu’nun hak düşürücü sürelerin işlememesine ilişkin hükmü ayrıca dikkate alınmalıdır.
Hangi kanunun süreye nasıl bir sonuç bağladığı ayrıca incelenmelidir.
Zamanaşımı Adli Tatilde Durur mu?
Zamanaşımı da yalnız adli tatil başlamış olması nedeniyle durmaz.
Örneğin bir alacağın zamanaşımı süresinin Ağustos ayında dolacak olması, alacaklıya sırf adli tatil nedeniyle Eylül ayına kadar ek süre sağlamaz.
Buna karşılık zamanaşımını kesen veya durduran kanuni sebepler varsa bunlar ayrıca uygulanır.
Dava şartı arabuluculuk bakımından önemli örneklerden biri, arabuluculuk süresince zamanaşımının işlememesidir.
Bu nedenle maddi hukuk süresi bulunan alacaklarda “adli tatil” ile “zamanaşımının durması veya kesilmesi” birbirinden ayrılmalıdır.
Adli Tatil ile Resmî Tatil Aynı Şey midir?
Adli tatil resmî tatil değildir.
20 Temmuz-31 Ağustos döneminde adliyeler tamamen kapanmaz, UYAP çalışmaya devam eder, dava ve takip açılabilir, tebligat yapılabilir ve kanunen adli tatilde görülen işler yürütülür.
Resmî tatil günlerinde ise süre hesabının son gününe ilişkin ayrıca kanuni hükümler vardır.
Örneğin HMK’ya tabi bir usul süresinin son günü cumartesi, pazar veya kanuni bir resmî tatile rastlıyorsa süre takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda sona erer.
Adli tatilin kendine özgü süre hükümleri vardır.
Bayram Tatili İdari İzinle Uzatılırsa Süre de Otomatik Olarak Uzar mı?
Resmî tatil ile kamu çalışanlarına verilen idari izin de birbirine karıştırılmamalıdır.
Bir bayram öncesi veya sonrasında Cumhurbaşkanlığı kararıyla kamu personeline idari izin verilmiş olması, o günün her durumda kanuni resmî tatil hâline geldiği anlamına gelmez.
Sürenin hangi kanuna tabi olduğu ve son günün hukuken tatil günü sayılıp sayılmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Adli Tatilde Noterden İhtar Çekilebilir mi?
Adli tatil noterlik işlemlerini durdurmaz.
Tam tersine, ihtarın belirli bir tarihe kadar gönderilmesi veya karşı tarafa ulaşması gerekiyorsa adli tatil dikkate alınmadan kanundaki esas süre takip edilmelidir.
Adli Tatilde Yeni Dava Açılabilir mi?
Adli tatilde her türlü dava açılabilir.
Bir davanın adli tatilde duruşmasının yapılamaması ile dava dilekçesinin verilememesi farklı konulardır.
HMK m.103 açıkça adli tatilde görülmeyen dava ve işlerde bile dava ve karşı dava dilekçelerinin, istinaf ve temyiz dilekçelerinin ve bunlara karşı verilen cevapların alınabileceğini kabul etmektedir.
Adli Tatilde E-Tebligat Yapılabilir mi?
Elektronik tebligat sistemi adli tatilde çalışmaya devam eder.
Bir kararın veya dava dilekçesinin Temmuz ya da Ağustos ayında UETS hesabına ulaşması hukuken sonuç doğurabilir.
Elektronik tebligatta önce UETS’ye ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılma kuralı uygulanır. Bundan sonra ilgili cevap, istinaf, temyiz veya diğer başvuru süresi hesaplanır.
Son aşamada ise o işlemin HMK, CMK, İİK, İYUK veya başka bir kanuna tabi olup olmadığına göre adli tatilin etkisi belirlenir.
Bu nedenle bir e-tebligatta üç tarih birbirine karıştırılmamalıdır:
UETS’ye ulaşma tarihi, kanunen tebliğ edilmiş sayılma tarihi ve başvuru süresinin son günü.
2026 İçin En Çok Karıştırılan Süreler
Hukuk davasında normal istinaf süresinin sonu 25 Ağustos’a denk gelirse
Dava adli tatile tabi ise HMK m.104 uygulanır.
Son gün: 8 Eylül 2026 Salı.
Müstakil velayet kararında istinaf süresinin sonu 25 Ağustos’a denk gelirse
Velayet HMK m.103 kapsamında adli tatilde görülür.
8 Eylül’e uzamaz.
Normal süre takip edilir.
Nafaka kararında istinaf süresinin sonu Ağustos’a denk gelirse
Müstakil nafaka davası adli tatilde görülen işlerdendir.
HMK m.104’e güvenilmez.
Ceza istinaf süresi adli tatil dönemine rastlarsa
CMK m.331 uygulanır.
2026 bakımından adli tatilin sona ermesinden itibaren üç günlük sistem nedeniyle 3 Eylül 2026 Perşembe kritik tarihtir.
İcra ödeme emrine itirazın son günü Ağustos’a denk gelirse
İİK süresidir.
Adli tatil nedeniyle 8 Eylül’e uzamaz.
Tahliye taahhüdündeki tahliye tarihi 10 Ağustos ise
Kiraya verenin TBK m.352/1 kapsamındaki bir aylık süresi normal olarak işler.
İcra yolu tercih edilecekse adli tatil beklenmemelidir.
Dava yolu tercih edilecekse zorunlu arabuluculuğun süre üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilir.
Zina nedeniyle altı aylık hak düşürücü sürenin sonu 28 Ağustos ise
Bu süre TMK m.161’den kaynaklanır.
Adli tatil nedeniyle 8 Eylül’e uzamaz.
AYM bireysel başvuru süresinin sonu 25 Ağustos ise
Anayasa Mahkemesi başvurusu adli tatil nedeniyle uzamaz.
Başvuru normal süresinde yapılmalıdır.
Adli Tatilde Süre Hesaplarken Önce Hangi Kanuna Bakılmalıdır?
Adli tatilde süre hesabının en güvenli yolu, işlemin adından değil dayandığı kanundan başlamaktır.
Bir boşanma dosyasındaki istinaf süresi HMK’ya tabidir.
Bir ceza mahkemesi kararındaki istinaf süresi CMK’ya tabidir.
Bir ödeme emrine itiraz süresi İİK’ya tabidir.
İdari işleme karşı dava açma süresi İYUK’a tabidir.
Tahliye taahhüdündeki bir aylık süre TBK’dan kaynaklanır.
Zina sebebiyle boşanmadaki altı aylık süre TMK’dan kaynaklanır.
AYM bireysel başvurusunun otuz günlük süresi ise kendi özel mevzuatına tabidir.
Aynı takvim günü içerisinde beş farklı dosyada beş farklı süre sonucu çıkabilmesinin nedeni budur.
Adli Tatilde Süre Kaçırmamak İçin En Güvenli Yaklaşım
Adli tatil, bir başvuruyu son güne bırakma fırsatı olarak görülmemelidir.
Önce tebligat tarihi belirlenmeli, elektronik tebligat varsa beş günlük kanuni tebliğ hesabı yapılmalı, ardından ilgili işlemin normal süresi bulunmalı ve ancak bundan sonra adli tatilin o süreyi etkileyip etkilemediği incelenmelidir.
Özellikle nafaka, velayet, icra, tahliye taahhüdü, kira ihtarı, ceza, AYM başvurusu ve hak düşürücü süreye tabi davalarda;
“Nasıl olsa adli tatildeyiz.”
düşüncesi doğrudan hak kaybına neden olabilir.
Buna karşılık adli tatile tabi bir hukuk davasında da normal son günü doğru hesaplamadan erken süre aşımı sonucuna varılmamalıdır. Yargıtayın HMK m.104 bakımından benimsediği 8 Eylül hesabı bu nedenle önemlidir.
Adli tatil süre hesabında tek bir tarih bütün dosyalara uygulanamaz. Doğru yöntem her dosyada önce kanunu, sonra normal süreyi, son olarak adli tatilin etkisini belirlemektir.
Kaynakça
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 93, 102, 103, 104, 127, 136, 281, 317, 345 ve 361 – Hukuk yargılamasında sürelerin hesaplanması, adli tatil, cevap süreleri, bilirkişi raporuna itiraz, istinaf ve temyiz.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268, 273, 291 ve 331 – Ceza yargılamasında itiraz, istinaf, temyiz ve adli tatilin sürelere etkisi.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 16, 18, 19, 62, 78, 106, 269 ve devamı, 272 ve devamı, 363 ve 364 – İcra süreleri, şikâyet, ödeme emrine itiraz, kira borcu ve tahliye takibi, tahliye taahhüdünün icrası ve kanun yolları.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 315, 347, 350, 351, 352, 353 ve 345 – Kira borcunda temerrüt, on yıllık uzama, ihtiyaç nedeniyle tahliye, yeni malik, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kira tespit süreleri.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162 ve 164 – Zina, hayata kast/pek kötü davranış ve terk nedeniyle boşanmadaki maddi hukuk süreleri.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7, 8, 45 ve 46 – İdari dava açma, çalışmaya ara verme, istinaf ve temyiz süreleri.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 47 – Bireysel başvuruda otuz günlük süre.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 16, 18/A ve 18/B – Arabuluculuk sürecinin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere etkisi ile kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk.
7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a – Elektronik tebligatın elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılması.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.11.2017, 2017/2873 E., 2017/1449 K. – HMK m.104’teki bir haftalık uzamanın yeni adli yılın başladığı 1 Eylül’den itibaren hesaplanması ve 8 Eylül tarihinin süresinde kabul edilmesi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.05.2023, 2022/11190 E., 2023/2418 K. – Karşılıklı boşanma davasında adli tatilde sona eren cevap süresinin 8 Eylül’e kadar devam etmesi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.11.2018, 2018/6737 E., 2018/12249 K. – Velayet davasının adli tatilde görülen işlerden olması nedeniyle kanun yolu süresinin adli tatilde işlemeye devam etmesi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 30.11.2021, 2017/1853 E., 2021/1529 K. – İcra ve İflas Kanunu’ndaki süreler ile kira borcunun ödenmesine ilişkin sürede HMK’nın adli tatil uzatmasının uygulanmaması.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.01.2020, 2019/623 E., 2020/9 K. – Elektronik tebligatın elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılması.