Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır? 6284 Sayılı Kanuna Göre Şartları, Süresi, İtiraz ve İhlal
Uzaklaştırma kararı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişinin korunması amacıyla 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında alınabilecek tedbirlerden biridir. Halk arasında bütün 6284 tedbirleri için “uzaklaştırma kararı” ifadesi kullanılsa da Kanun yalnız ortak konuttan uzaklaştırmayı değil; mağdura, konuta, işyerine veya okula yaklaşmama, telefon ve sosyal medya üzerinden rahatsız etmeme, silah teslimi, çocukla kişisel ilişkinin sınırlandırılması, alkol veya madde bağımlılığı hâlinde tedavi ve gerektiğinde elektronik yöntemlerle takip gibi farklı önlemlere de imkân vermektedir.
6284 sayılı Kanunun amacı gerçekleşmiş bir şiddet olayını cezalandırmak değildir. Ceza soruşturması ve ceza davası bundan ayrı yürür. Tedbir kararında amaç, mevcut şiddetin devam etmesini veya henüz gerçekleşmemiş ciddi bir şiddet tehlikesinin fiile dönüşmesini önlemektir. Bu nedenle uzaklaştırma talebi için mutlaka darp edilmiş olmak, ceza davası açılması veya karşı tarafın mahkûm edilmiş olması gerekmez.
Bununla birlikte 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbirler kişinin konutuna, aile ilişkilerine, iletişim özgürlüğüne ve bazı durumlarda çocuklarıyla kişisel ilişkisine doğrudan müdahale edebildiğinden, ilk kararın süratle verilmesi ile tedbirin devamı ve itiraz aşamasındaki yargısal denetim birbirinden ayrılmalıdır.
1. Uzaklaştırma Kararı Nedir?
Uzaklaştırma kararı denildiğinde çoğunlukla şiddet uygulayan kişinin ortak konuttan çıkarılması anlaşılır. Oysa 6284 sayılı Kanunda korunan kişiye yönelik koruyucu tedbirler ile şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişi hakkında önleyici tedbirler birlikte düzenlenmiştir.
Hâkim, şiddet uygulayan kişinin müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesine karar verebilir. Bunun yanında kişinin korunan kişiye, onun bulunduğu konuta, işyerine veya okula yaklaşmaması; telefon, mesaj, sosyal medya veya diğer iletişim yollarıyla rahatsız etmemesi; silahlarını teslim etmesi ve gerekli görülen başka tedbirlere uyması da kararlaştırılabilir.
Bu sebeple bir uzaklaştırma kararının kapsamı yalnız “evden çık” şeklinde değildir. Hangi davranışların yasaklandığı doğrudan karar metnine bakılarak belirlenmelidir.
2. Uzaklaştırma Kararı Alınması İçin Hangi Şartlar Gerekir?
6284 sayılı Kanunun uygulanması bakımından temel şart, kişinin şiddete uğraması veya şiddete uğrama tehlikesi altında bulunmasıdır.
Şiddet yalnız darp, yaralama veya başka bir fiziksel saldırıdan ibaret değildir. Kanun; fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü ve ekonomik zarar doğuran veya doğurması muhtemel davranışları, tehdit ve baskıyı ve özgürlüğün keyfî biçimde engellenmesini de şiddet kapsamında değerlendirmektedir.
Bu nedenle örneğin sürekli ölüm veya yaralama tehdidi, ağır hakaret ve aşağılama, korkutma, ısrarlı takip, işyerine veya eve sürekli gelerek rahatsız etme, ekonomik baskı ya da cinsel şiddet de somut olayın niteliğine göre tedbir kararına dayanak oluşturabilir.
Buna karşılık taraflar arasında yalnız hukuki bir uyuşmazlık veya sıradan bir anlaşmazlık bulunması 6284 sayılı Kanunun uygulanması için yeterli değildir. Kanunun koruma alanının devreye girebilmesi için şiddet veya şiddet tehlikesinin bulunması gerekir.
Örneğin iki kişinin yalnız bir borç, ticari iş veya işyeri meselesi nedeniyle tartışması ile taraflardan birinin diğerini sistematik biçimde tehdit ve takip etmesi aynı şekilde değerlendirilemez.
3. Şiddet Gerçekleşmeden Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?
Uzaklaştırma kararı için şiddetin fiilen gerçekleşmesini beklemek gerekmez. 6284 sayılı Kanun yalnız şiddete uğramış kişileri değil, şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişileri de korumaktadır.
Bu özellik özellikle ciddi tehdit ve ısrarlı takip vakalarında önem taşır. Kişinin “seni öldüreceğim”, “işyerine geleceğim”, “çocuğu senden alacağım” şeklindeki tehditleri, sürekli eve veya işe gelmesi, fiziksel takibi veya korku yaratacak biçimde iletişim kurmayı sürdürmesi henüz bir yaralama gerçekleşmeden koruyucu ve önleyici tedbir alınmasını gerektirebilir.
Kanunun koruma sistemi, kişinin önce zarar görmesini bekleyip ardından müdahale etmek üzerine kurulmamıştır.
Bununla birlikte yalnız soyut bir ihtimalden söz edilmesi ile somut olayda gerçek bir şiddet tehlikesinin bulunması aynı değildir. Tedbirin niteliği ve süresi belirlenirken olayların ağırlığı, geçmiş şiddet öyküsü, tehditlerin niteliği ve mevcut risk birlikte değerlendirilir.
4. Uzaklaştırma Kararı İçin Fiziksel Şiddet Şart mıdır?
Fiziksel şiddet şart değildir.
Evlilik veya aile ilişkisi içinde psikolojik, ekonomik, cinsel ve sözlü şiddet de 6284 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilir. Sürekli hakaret edilmesi, kişinin ağır biçimde aşağılanması, tehdit edilmesi veya ekonomik yönden baskı altına alınması somut olayın şartlarına göre koruma tedbirine konu olabilir.
Ancak evlilikte yaşanan her olumsuzluk otomatik olarak 6284 sayılı Kanun anlamında şiddet sayılmaz. Örneğin eşin sadakatsizliği boşanma hukukunda kusur oluşturabilirse de aldatma olgusu tek başına uzaklaştırma tedbirinin otomatik sebebi değildir. Aldatmaya eşlik eden tehdit, ağır psikolojik baskı, hakaret, ekonomik şiddet veya başka şiddet eylemleri varsa bunlar ayrıca değerlendirilir.
6284 tedbirinin konusu evlilikte kimin haklı olduğunun belirlenmesi değil, şiddetin veya şiddet tehlikesinin önlenmesidir.
5. Uzaklaştırma Kararından Kimler Yararlanabilir?
6284 sayılı Kanunun koruması yalnız evli kadınlarla sınırlı değildir.
Kanun; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını korumaktadır.
Aynı evde yaşamayan aile bireyleri, fiilen ayrı yaşayan eşler ve ayrılık sürecindeki kişiler de Kanunun korumasından yararlanabilir. Eski eşin veya eski partnerin takip ve tehdidi de ilişkinin sona ermiş olması nedeniyle koruma alanının dışında kalmaz.
Özellikle tek taraflı ısrarlı takip bakımından taraflar arasında evlilik veya aile bağı bulunması gerekmez. Kişinin güvenliğinden endişe etmesine neden olacak şekilde sürekli takip edilmesi, aranması, mesaj gönderilmesi, evine veya işyerine gidilmesi gibi davranışlar 6284 sayılı Kanun bakımından ayrıca önem taşır.
6. Uzaklaştırma Kararı Almak İçin Evli Olmak Gerekir mi?
Evli olmak şart değildir.
Şiddet mağdurunun evli olması, boşanmış olması, fiilen ayrı yaşaması veya karşı tarafla hiç evlenmemiş olması tek başına belirleyici değildir. Eski eşler ve şartları bulunduğunda eski partnerler hakkında da tedbir kararı verilebilir.
Kanunun kapsamındaki kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurları yönünden koruma sağlanır.
Dolayısıyla sevgililik ilişkisinin sona ermesi üzerine eski partnerin kişiyi sürekli takip etmesi, işyerine gelmesi, tehdit etmesi veya iletişim kurmakta ısrar etmesi hâlinde de 6284 sayılı Kanun gündeme gelebilir.
7. Erkek Bir Kişi Uzaklaştırma Kararı Aldırabilir mi?
6284 sayılı Kanunun adı nedeniyle uygulamada yalnız kadınların tedbir talep edebileceği düşünülmektedir. Bu doğru değildir.
Erkek bir kişi aile içi şiddet mağduruysa veya tek taraflı ısrarlı takibe maruz kalıyorsa Kanunun korumasından yararlanabilir. Dolayısıyla şartları bulunduğunda erkeğin kadın hakkında veya bir erkeğin başka bir erkek hakkında tedbir talep etmesi mümkündür.
Ancak iki erkek arasında hiçbir aile ilişkisi veya ısrarlı takip bulunmayan sıradan bir ticari ya da kişisel anlaşmazlığın sırf tarafların tartışması nedeniyle 6284 kapsamına sokulması mümkün değildir. Somut ilişkinin Kanunun kapsamına girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
8. Doktor, Komşu veya İş Arkadaşı Hakkında Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?
Tarafların akraba veya eş olmaması 6284 sayılı Kanunun hiçbir zaman uygulanamayacağı anlamına gelmez. Özellikle tek taraflı ısrarlı takip söz konusuysa taraflar arasında önceden herhangi bir aile veya özel ilişki bulunması şart değildir.
Örneğin bir hastanın doktorunu sürekli takip etmesi, işyerine tekrar tekrar gelmesi, tehdit etmesi veya doktorun güvenliği konusunda ciddi korku yaratacak şekilde iletişim kurmayı sürdürmesi ısrarlı takip kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık işyerinde tek seferlik tartışma veya komşular arasındaki sıradan uyuşmazlık kendiliğinden 6284 kapsamına girmez. Olayın ısrarlı takip veya Kanunun kapsamına giren başka bir şiddet biçimi oluşturması gerekir.
9. Uzaklaştırma Kararı Nereden Alınır?
Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişi farklı makamlara başvurabilir. Başvuru Aile Mahkemesine, polis veya jandarmaya, Cumhuriyet Başsavcılığına, valilik veya kaymakamlığa yapılabilir. ŞÖNİM üzerinden de gerekli yönlendirme ve koordinasyon sağlanabilir.
Hangi makamın hangi tedbiri verebileceği ise birbirinden farklıdır.
Aile Mahkemesi hâkimi, şiddet uygulayan hakkında ortak konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim kurmama, silah teslimi, çocukla kişisel ilişkinin sınırlandırılması ve diğer önleyici tedbirleri verebilir.
Mülkî amir; mağdura barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, rehberlik ve danışmanlık, hayati tehlike hâlinde geçici koruma ve şartları varsa kreş imkânı gibi koruyucu tedbirlere karar verebilir.
Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda kolluk amiri de kanunda belirtilen bazı koruyucu ve önleyici tedbirleri derhâl alabilir ve bunlar kısa süre içinde yetkili makamın onayına sunulur.
10. Karakoldan Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?
Acil olaylarda polis veya jandarma yalnız başvuruyu alan ve mahkemeye gönderen bir makam değildir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri kanunun izin verdiği bazı tedbirleri doğrudan alabilir.
Bunlar arasında şiddet uygulayan kişinin tehdit ve aşağılayıcı davranışlarda bulunmamasına, müşterek konuttan uzaklaştırılmasına, korunan kişiye ve bulunduğu konuta, okula veya işyerine yaklaşmamasına ilişkin tedbirler bulunmaktadır.
Kolluk tarafından verilen bu kararlar kanunda öngörülen usule göre yetkili hâkim veya mülkî amirin onayına sunulur.
Bu nedenle özellikle devam eden saldırı, yakın tehdit veya acil güvenlik tehlikesinde yalnız mahkeme kaleminin açılmasını beklemek yerine polis veya jandarmaya başvurulması mümkündür.
11. Savcılıktan Uzaklaştırma Kararı İstenebilir mi?
Cumhuriyet savcılığına yapılan şikâyette hem suç teşkil eden eylemler bakımından ceza soruşturması yürütülmesi hem de 6284 kapsamında koruma tedbiri alınması istenebilir.
Savcılık, gerekli koruyucu veya önleyici tedbir konusunda karar verilmesi amacıyla evrakı olayın niteliğine göre hâkime veya mülkî amire gönderir.
Bu noktada ceza soruşturması ile 6284 tedbiri birbirinden ayrılır. Tehdit veya yaralama nedeniyle savcılık soruşturması yürütülmesi 6284 tedbirini ortadan kaldırmadığı gibi, savcılıkta takipsizlik kararı verilmesi de daha önce verilmiş tedbir kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
12. Neden Doğrudan Aile Mahkemesine Başvurulur?
Aile Mahkemesine doğrudan başvurulduğunda talep, şiddetin önlenmesi ve korunma ihtiyacı üzerinden değerlendirilir. Özellikle ortak konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim kurmama, çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesi, silah teslimi ve benzeri tedbirlerin birlikte talep edilmesi gerektiğinde mahkemeye sunulan dilekçede olayın ve talep edilen tedbirlerin açıkça gösterilmesi önem taşır.
Başvurunun karakol veya savcılık üzerinden yapılması da mümkündür. Bu hâlde olay suç teşkil ediyorsa ceza soruşturması ayrıca yürüyebilir.
6284 kapsamında avukatla temsil zorunlu değildir.
13. Uzaklaştırma Kararı İçin Delil Gerekir mi?
Bu konuda koruyucu tedbir ile şiddet uygulayan hakkında verilen önleyici tedbiri birbirinden ayırmak gerekir.
6284 sayılı Kanun, koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı konusunda delil veya belge aranmayacağını açıkça kabul etmektedir. Önleyici tedbir kararlarının da geciktirilmeksizin verilmesi ve Kanunun amacını tehlikeye sokacak biçimde geciktirilmemesi gerekir.
Bu sistemin amacı, hayati veya ciddi bir tehlike bulunan kişinin önce delil toplamasını bekleyerek korumayı anlamsız hâle getirmemektir.
Bununla birlikte “hiçbir aşamada delilin önemi yoktur” şeklinde bir sonuç çıkarılamaz. Tedbirin süresinin uzatılması, kapsamının genişletilmesi, karara itiraz edilmesi veya ihlal nedeniyle zorlama hapsi talep edilmesi hâlinde olayların somutlaştırılması ve mevcut delillerin sunulması önem kazanır.
Mesajlar, telefon kayıtları, kamera görüntüleri, sağlık belgeleri, kolluk tutanakları, tanık anlatımları ve önceki olaylara ilişkin dosyalar mevcutsa bunların sunulması tedbirin niteliğinin belirlenmesine yardımcı olabilir.
14. Darp Raporu Olmadan Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?
Darp raporu zorunlu değildir.
6284 sayılı Kanun yalnız fiziksel şiddete ilişkin olmadığından psikolojik, sözlü, ekonomik veya cinsel şiddet ile şiddet tehdidinde zaten her olayda darp raporu bulunması beklenemez.
Fiziksel saldırı gerçekleşmiş ve sağlık kuruluşuna başvurulmuşsa mevcut sağlık kayıtları elbette önemli delil niteliği taşıyabilir. Ancak raporun bulunmaması tek başına tedbir talebinin reddedilmesi gerektiği anlamına gelmez.
15. Uzaklaştırma Kararı ile Hangi Tedbirler Verilebilir?
Hâkim olayın özelliklerine göre bir veya birden fazla tedbire birlikte karar verebilir. En sık karşılaşılan önleyici tedbirler; şiddet uygulayan kişinin ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye ve onun bulunduğu yerlere yaklaşmaması, tehdit ve hakarette bulunmaması ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesidir.
Bunun yanında hâkim;
- çocukla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlandırılmasına veya kaldırılmasına,
- korunan kişinin yakınlarına ve şiddetin tanıklarına yaklaşılmamasına,
- kişisel eşyalara ve ev eşyalarına zarar verilmemesine,
- silahların kolluğa teslim edilmesine,
- kamu görevi nedeniyle taşınan silahın kuruma teslimine,
- korunan kişinin bulunduğu yerlerde alkol veya uyuşturucu kullanılmamasına,
- bağımlılık hâlinde hastaneye yatış dâhil muayene ve tedaviye,
- gerekli sağlık kuruluşuna başvurma ve tedavinin sağlanmasına karar verebilir.
Kanunda sayılan tedbirler sınırlı değildir. Somut olay gerektiriyorsa hâkim Kanunun amacına uygun başka bir tedbir de belirleyebilir.
16. Kendi Tapulu Evinden Uzaklaştırma Kararı Verilebilir mi?
Evin şiddet uygulayan kişinin tapulu malı olması ortak konuttan uzaklaştırma kararı verilmesine engel değildir.
6284 sayılı Kanundaki konut tahsisi geçici bir koruma tedbiridir. Mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz ve tapuyu diğer eşe geçirmez. Ancak tedbir süresince malik olan eşin dahi konuta girmesi yasaklanabilir.
Bu nedenle “ev benim üzerime kayıtlı, beni kendi evimden çıkaramazlar” düşüncesi doğru değildir.
Tedbir süresi sona erdiğinde veya karar kaldırıldığında mülkiyet hakkı devam eder. Taraflar arasındaki mülkiyet, mal rejimi veya kullanım bedeli gibi başka uyuşmazlıklar kendi hukukî çerçevesinde değerlendirilir.
17. Kiralık Evden Uzaklaştırılan Eş Kirayı Ödemeye Devam Eder mi?
Uzaklaştırma kararı verilmesi, şiddet uygulayan kişinin konuta ilişkin mevcut ekonomik yükümlülüklerini kendiliğinden sona erdirmez.
6284 sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliğinde, uzaklaştırmanın kişinin kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve benzeri giderleri karşılamaya devam etmesine engel oluşturmayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Hâkim ayrıca koruma kararı süresince aile konutunun kira sözleşmesinin feshedilmemesine ve mevcut yükümlülüklerin devamına karar verebilir. Böyle bir kira sözleşmesi tedbiri kiralayana bildirilir.
Dolayısıyla ortak konuttan uzaklaştırılan kişinin “artık evde yaşamıyorum, kira sözleşmesini hemen feshederim” şeklinde davranması her durumda mümkün değildir. Kararın içeriği ve kira sözleşmesindeki taraf sıfatları birlikte incelenmelidir.
18. Uzaklaştırılan Kişi Evdeki Eşyalarını Nasıl Alır?
Ortak konuttan uzaklaştırılan kişi kişisel eşyalarını almak için tedbir kararını ihlal ederek eve giremez.
Talep hâlinde korunan kişiye veya şiddet uygulayana ait kişisel eşya ve belgelerin kolluk marifetiyle teslimine karar verilebilir. Bu yol, tarafların eşyaların teslimi sırasında karşı karşıya gelmesini ve yeni bir şiddet olayının doğmasını önlemek amacı taşır.
Bu nedenle uzaklaştırılan kişinin “yalnız kıyafetlerimi almaya geldim” diyerek kararın yasakladığı konuta girmesi yerine kolluk eşliğinde teslim prosedürünün işletilmesi gerekir.
19. Uzaklaştırma Kararı Varken Çocukla Görüşülebilir mi?
Eşler arasındaki uzaklaştırma kararı, çocukla kişisel ilişkiyi her durumda otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ancak mevcut tedbir ile çocukla görüşme kararının birbiriyle çelişmemesi gerekir.
6284 sayılı Kanun, daha önce çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin bir karar varsa hâkime bu ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulmasına, sınırlandırılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verme yetkisi tanımaktadır.
Çocuğun da şiddet mağduru olması veya görüşme sırasında diğer eş bakımından ciddi güvenlik tehlikesi doğması hâlinde kişisel ilişkinin koşulları yeniden değerlendirilmelidir.
Anayasa Mahkemesinin M.L. ve Diğerleri, B. No: 2014/7469, 22.11.2017 tarihli kararında, aile içi şiddet nedeniyle anne ve çocuk lehine yaklaşmama kararı bulunmasına rağmen diğer ebeveynle kişisel ilişkinin bu koruma tedbirleriyle uyumlaştırılmaması kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkı bakımından sorunlu bulunmuştur.
Dolayısıyla çocuk teslimi ve görüşme konusunda hem kişisel ilişki kararının hem de 6284 tedbirinin birlikte dikkate alınması gerekir.
20. Uzaklaştırma Kararı Varken Çocuk Teslimi Nasıl Yapılır?
Karar tarafların birbirine yaklaşmasını yasaklıyorsa çocuk teslimi sırasında tarafların yüz yüze gelmesini gerektirecek bir yöntem tercih edilmemelidir.
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki işlemleri Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri aracılığıyla ve çocuğun üstün yararını esas alan yöntemlerle yürütülebilir. Mahkemenin kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulmasına karar vermesi de mümkündür.
Tarafların kendi aralarında farklı bir teslim yöntemi belirlemesi, yürürlükteki yaklaşmama veya iletişim yasağını ortadan kaldırmaz.
21. Aynı Apartmanda Oturan Kişiler Arasında Uzaklaştırma Nasıl Uygulanır?
Tarafların aynı aile apartmanında altlı üstlü dairelerde oturması uzaklaştırma kararı verilmesine engel değildir.
Hâkim tedbirin kapsamını somut risk doğrultusunda belirler. Sadece korunan kişinin dairesine yaklaşmama yeterli görülebileceği gibi, yüksek riskli olaylarda binaya veya belirli alanlara girmeme yönünde daha geniş bir tedbir de değerlendirilebilir.
Kararın uygulanmasında esas alınacak sınır, tarafların kendi yorumları değil mahkeme kararındaki yasakların kapsamıdır.
22. Uzaklaştırma Kararı Varken Telefonla Aramak veya Mesaj Atmak Yasak mıdır?
Kararda iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme tedbiri varsa telefon araması, SMS, WhatsApp mesajı, sosyal medya mesajı, e-posta veya başka bir iletişim girişimi kararın ihlali niteliğinde değerlendirilebilir.
İletişimin olumlu veya barışma amaçlı olması yasağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
“Özür dilemek için aradım”, “yalnız çocuğu sordum” veya “barışmak istedim” şeklindeki gerekçeler, karar açıkça iletişim yasağı içeriyorsa kişinin kendiliğinden iletişim kurmasına yetki vermez.
Çocukla ilgili zorunlu iletişim ihtiyacı varsa bunun tedbir kararıyla uyumlu şekilde ve gerektiğinde avukat, ilgili kamu birimi veya mahkemenin belirlediği kanal üzerinden yürütülmesi gerekir.
23. Uzaklaştırma Kararı Varken Çiçek veya Hediye Göndermek İhlal Sayılır mı?
Kararda kişinin iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız edilmemesi yönünde bir yasak varsa çiçek, hediye veya üçüncü kişi aracılığıyla mesaj gönderilmesi de somut olayda iletişim girişimi olarak değerlendirilebilir.
Aynı risk banka havalesinin açıklama bölümüne mesaj yazılması veya ortak bir tanıdık üzerinden sürekli mesaj iletilmesi bakımından da doğabilir.
Burada belirleyici olan yalnız kullanılan araç değil, tedbir kararında hangi davranışların yasaklandığı ve eylemin korunan kişiyle iletişim kurma amacı taşıyıp taşımadığıdır.
24. Uzaklaştırma Kararında Silaha El Konulabilir mi?
Hâkim şiddet uygulayan kişinin bulundurması veya taşıması kanunen serbest olan silahlarını kolluğa teslim etmesine karar verebilir.
Kişinin polis, asker veya başka bir kamu görevi nedeniyle silah taşımasının zorunlu olması da her durumda bu tedbiri engellemez. Kanun, görev nedeniyle zimmette bulunan silahın ilgili kuruma teslim edilmesine de imkân tanımaktadır.
Silahın tesliminden sonraki görev düzeni ise kişinin tabi olduğu personel mevzuatı ve kurumunun alacağı idari tedbirler doğrultusunda ayrıca belirlenir.
25. Alkol veya Uyuşturucu Bağımlılığı Bulunan Kişi Hakkında Tedavi Kararı Verilebilir mi?
Şiddet uygulayan kişinin alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı bulunuyorsa hâkim 6284 sayılı Kanun kapsamında hastaneye yatmak dâhil muayene ve tedavisinin sağlanmasına karar verebilir.
Ayrıca kişinin korunan kişinin bulunduğu yerde alkol veya uyuşturucu kullanmaması ya da bu maddelerin etkisindeyken korunan kişiye ve bulunduğu yerlere yaklaşmaması yönünde tedbir verilebilir.
Tedavi kararının uygulanması sağlık kuruluşları ile ŞÖNİM koordinasyonunda yürütülür.
Bu tedbir, Türk Medeni Kanunu m. 432 kapsamındaki koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasından farklı bir hukuki yoldur. 6284 kapsamındaki tedavi kararı, şiddetin önlenmesine yönelik önleyici tedbir niteliğindedir.
26. Her Uzaklaştırma Kararında Elektronik Kelepçe Takılır mı?
Elektronik kelepçe bütün uzaklaştırma kararlarında uygulanan standart bir tedbir değildir.
Hâkim, tedbir kararlarının uygulanmasında teknik araç ve yöntemlerden yararlanılmasına karar verebilir. Elektronik izleme özellikle yüksek riskli olaylarda, yaklaşmama tedbirinin etkin biçimde denetlenmesi bakımından gündeme gelir.
Elektronik takip kararı somut risk değerlendirmesine ve hâkimin takdirine bağlıdır.
Teknik takip yapılması, kişilerin ses veya görüntülerinin kaydedilmesine ya da hukuka aykırı biçimde dinlenmesine izin vermez.
27. Uzaklaştırma Kararı Kaç Ay Verilir?
6284 sayılı Kanuna göre tedbir kararı ilk defasında en fazla altı ay süreyle verilebilir.
Ancak bu, uzaklaştırmanın toplamda yalnız altı ay sürebileceği anlamına gelmez.
Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam ettiğinin anlaşılması hâlinde tedbirin süresi uzatılabilir, şekli değiştirilebilir, aynen devam ettirilebilir veya şartlar ortadan kalkmışsa kaldırılabilir.
Hâkim ilk kararı mutlaka altı ay vermek zorunda değildir. Olayın özelliklerine göre daha kısa bir süre belirleyebilir.
28. Uzaklaştırma Kararı Kaç Kez Uzatılabilir?
Kanunda bütün vakalar bakımından uygulanacak belirli bir toplam uzatma sayısı düzenlenmemiştir.
Belirleyici olan, şiddet veya şiddet tehlikesinin devam edip etmediğidir. Risk devam ediyorsa yeni değerlendirmelerle tedbirin sürdürülmesi mümkündür.
Ancak her uzatma talebi otomatik olarak kabul edilmek zorunda değildir. Özellikle uzun süredir devam eden tedbirlerde güncel risk, tarafların mevcut koşulları ve tedbirin ölçülülüğü önem kazanır.
Anayasa Mahkemesinin Hayriye Şen, B. No: 2021/16954, 18.12.2024 tarihli kararında, koruma kararının uzatılması istemiyle ilgili esaslı iddiaların itiraz mercii tarafından etkili biçimde incelenmemesi gerekçeli karar hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir.
29. Boşanma Davası Devam Ederken Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?
Boşanma davasının açılmış olması 6284 tedbirine engel değildir. Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunuyorsa boşanma davasından önce, dava sırasında veya boşanma sonrasında tedbir talep edilebilir.
Uzaklaştırma kararı boşanma davasının zorunlu bir parçası da değildir. Taraflar boşanma davası yürütürken herhangi bir 6284 tedbiri bulunmayabilir.
Boşanma sürecinde ortak konutun kimin kullanımına bırakılacağı, çocukların durumu ve tarafların birbirleriyle temasının yaratacağı risk nedeniyle 6284 tedbirleri ayrıca önem kazanabilir.
Şiddet tedbirine ilişkin karar ile boşanma davasındaki kusur değerlendirmesi de aynı şey değildir. Tedbir kararı esas olarak önleyici ve koruyucu niteliktedir.
30. Uzaklaştırma Kararı Nasıl Uygulanır?
Tedbir kararları niteliğine göre Cumhuriyet Başsavcılığına, kolluğa, ŞÖNİM’e veya ilgili diğer kurumlara bildirilir ve ivedilikle uygulanır.
Önleyici tedbir kararlarının uygulanması kolluk tarafından takip edilir. Karara aykırılık tespit edildiğinde tutanak düzenlenerek gerekli süreç başlatılır.
Uygulama sırasında korunan kişinin güvenliği esas alınır. Karar yalnız tarafların birbirine fiziksel olarak yaklaşmamasından ibaretse bu sınır uygulanır; iletişim yasağı, işyerine yaklaşmama veya silah teslimi gibi başka tedbirler varsa bunların her biri ayrıca yerine getirilir.
31. Uzaklaştırma Kararı Tebliğ Edilmeden Geçerli midir?
Tedbir kararının ilgiliye henüz tefhim veya tebliğ edilmemiş olması kararın uygulanmasına engel değildir.
Bununla birlikte kararın ihlali nedeniyle zorlama hapsi uygulanması daha farklı bir konudur. 6284 sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği, zorlama hapsine karar verilebilmesi için şiddet uygulayana, tedbir kararına aykırı davranması hâlinde zorlama hapsi uygulanacağı ihtarını da içeren kararın tefhim veya tebliğ edilmiş olmasını aramaktadır.
Anayasa Mahkemesi de Volkan Umutlu, B. No: 2022/2251, 21.05.2024 tarihli kararında, kişinin tedbir kararından ve ihlalin zorlama hapsi sonucunu doğuracağından usulüne uygun biçimde haberdar edilmediği durumda zorlama hapsinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı bakımından kanunilik şartını karşılamadığına karar vermiştir.
Bu nedenle “tebliğ edilmedi, karar yok sayılır” görüşü de “tebliğ hiç önemli değildir” görüşü de doğru değildir.
32. Uzaklaştırma Kararı İhlal Edilirse Ne Olur?
Tedbir kararına aykırı davranılması hâlinde 6284 sayılı Kanun m. 13 uyarınca zorlama hapsi uygulanabilir.
İlk ihlalde, ihlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığı dikkate alınarak üç günden on güne kadar zorlama hapsine karar verilebilir.
Tedbir kararına aykırılığın tekrarlanması hâlinde her tekrar bakımından on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.
İhlal oluşturan davranış aynı zamanda tehdit, hakaret, yaralama veya başka bir suç oluşturuyorsa ceza soruşturması bundan ayrıca yürütülür.
33. Zorlama Hapsi Sabıka Kaydına İşler mi?
Zorlama hapsi ceza mahkûmiyeti niteliğinde değildir.
6284 sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliğine göre zorlama hapsi kararları tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adli sicil kayıtlarına işlenmez.
Bununla birlikte kişi fiili aynı zamanda suç oluşturduğu için ceza mahkemesince ayrıca mahkûm edilirse bu mahkûmiyetin adli sicil sonuçları farklıdır.
34. Uzaklaştırma Kararı Sicile İşler mi?
6284 kapsamında verilen uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri bir ceza mahkûmiyeti değildir ve adli sicil kaydı oluşturmaz.
Bu kararın UYAP’ta bir yargısal dosya olarak bulunması ile adli sicile işlenmesi birbirinden farklıdır.
Hakkında tedbir kararı verilmiş olması tek başına kişinin “sabıkalı” hâle gelmesine neden olmaz.
35. Uzaklaştırma Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.
Bir yerde birden fazla Aile Mahkemesi bulunuyorsa hâkim kararına yönelik itiraz dosyası numara olarak kendisini takip eden daireye gönderilir. Son numaralı dairenin kararı bakımından birinci daire inceleme yapar. Tek Aile Mahkemesi bulunan yerlerde kanun ve yönetmelikte belirtilen asliye hukuk mahkemesi sistemi uygulanır.
İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
İtirazda yalnız “iddialar doğru değildir” denilmesi yerine tedbirin hangi nedenle hukuka aykırı veya ölçüsüz olduğu, olayların nasıl gerçekleştiği ve varsa bunu destekleyen belgelerin ortaya konulması önemlidir.
36. Uzaklaştırma Kararına İtirazda Mahkeme Gerekçe Göstermek Zorunda mıdır?
Tedbir sürecinin süratli yürütülmesi, itiraz hakkını anlamsız hâle getirmez.
Anayasa Mahkemesi Gökhan Sarkurt, B. No: 2021/21332, 29.03.2023 tarihli kararında 6284 kapsamındaki tedbir ve zorlama hapsi kararlarına yönelik esaslı itirazların karşılanmamasını gerekçeli karar hakkı bakımından incelemiş ve ihlal kararı vermiştir.
Benzer şekilde Batuhan Kartal, B. No: 2021/36696, 30.04.2024 tarihli kararda da itiraz sürecindeki esaslı iddiaların yeterli şekilde değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkı kapsamında sorunlu bulunmuştur.
Dolayısıyla Kanunun ilk aşamada hızlı koruma sağlaması, kararın itiraz üzerine hiçbir hukuki denetime tabi tutulmayacağı anlamına gelmez.
37. Uzaklaştırma Kararı Kaldırılabilir mi?
Tedbir kararları değiştirilemez kararlar değildir.
Şiddet veya şiddet tehlikesinin ortadan kalkması hâlinde, kararı veren merci tarafından tedbirin kaldırılmasına karar verilebilir. Tedbirin tamamen kaldırılması yerine kapsamının daraltılması veya başka bir tedbirle değiştirilmesi de mümkündür.
Kaldırma talebinde olayların hangi yönden değiştiğinin açıklanması önemlidir. Yalnız “artık istemiyorum” veya “aradan zaman geçti” şeklindeki bir beyan her durumda yeterli görülmeyebilir; özellikle ciddi şiddet geçmişinin bulunduğu vakalarda mevcut risk ayrıca değerlendirilir.
38. Taraflar Barışırsa Uzaklaştırma Kararı Kendiliğinden Kalkar mı?
Tarafların barışması tedbir kararını kendiliğinden sona erdirmez.
Karar süresi dolmadıkça veya yetkili merci tarafından kaldırılmadıkça yürürlüktedir. Bu nedenle hakkında yaklaşmama veya iletişim yasağı bulunan kişinin, korunan tarafın daveti üzerine dahi olsa karara aykırı davranması hukuki risk doğurabilir.
Tarafların yeniden birlikte yaşamak istemesi hâlinde, özellikle açık bir yaklaşmama ve ortak konuttan uzaklaştırma kararı bulunuyorsa kararın kaldırılması veya değiştirilmesi için mahkemeye başvurulması daha güvenli yoldur.
39. Mağdur Uzaklaştırma Kararına Rağmen Görüşmeye Devam Ederse Ne Olur?
Korunan kişinin karşı tarafla kendi isteğiyle görüşmesi tedbir kararını hukuken ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte tarafların uzun süre karşılıklı rızayla iletişim kurması, daha sonra ileri sürülecek belirli bir ihlal iddiasının somut koşullarının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Özellikle hangi temasın rızaya dayandığı, hangi davranışın rahatsız edici hâle geldiği ve tedbir kararının tam olarak neyi yasakladığı incelenir.
Korunan kişinin rızası, hakkında tedbir bulunan kişiye mahkeme kararını kendiliğinden değiştirme yetkisi vermez.
40. Uzaklaştırılan Kişinin Hakları Nelerdir?
Hakkında tedbir kararı verilen kişi, karara karşı iki hafta içinde itiraz edebilir. Tedbir şartlarının ortadan kalkması hâlinde kararın kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyebilir.
Ortak konuttan uzaklaştırılmışsa kişisel eşyalarının kolluk marifetiyle teslimini talep edebilir.
Tedbirin çocukla kişisel ilişkiyi etkilediği durumlarda çocuğun üstün yararı gözetilerek ilişkinin hangi şartlarda kurulabileceğinin yeniden düzenlenmesini isteyebilir.
Bununla birlikte itiraz edilmiş olması, mahkemece karar kaldırılıncaya kadar tedbirin ihlal edilebileceği anlamına gelmez.
41. Uzaklaştırma Kararı UYAP’ta Görünür mü?
6284 kapsamında mahkemede yürütülen tedbir işleri UYAP sisteminde yargısal dosya olarak kayıt altına alınır.
Ancak her 6284 dosyasının bütün bilgilerinin otomatik olarak gizli olduğu söylenemez. Kanun ve Uygulama Yönetmeliği, gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin kimlik, adres ve korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgilerinin resmî kayıtlarda gizli tutulmasına karar verilebilmesini düzenlemektedir.
Gizlilik kararı bulunduğunda UYAP, MERNİS ve diğer kamu kayıtlarındaki bilgilerin görünürlüğü buna göre sınırlandırılır.
Bu nedenle dosyanın UYAP’taki teknik görünümü ile korunan kişinin adres ve kimlik bilgilerinin gizliliği birbirinden ayrılmalıdır.
42. Uzaklaştırma Talebi Reddedilirse Karşı Tarafa Tebligat Yapılır mı?
6284 sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliğine göre tedbir talebinin reddine ilişkin karar yalnız korunan kişiye tebliğ edilir.
Dolayısıyla hakkında tedbir istenen kişiye, sırf reddedilmiş bir talep nedeniyle kabul edilmiş tedbir kararı gibi tebligat yapılması söz konusu değildir.
Bununla birlikte dosyanın yargısal sistemde bulunması ve gizlilik tedbirleri ayrı konulardır.
43. Uzaklaştırma Talebi Ücretli midir?
6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular nedeniyle Kanunun öngördüğü işlemler için harç ve benzeri masraflar alınmaması esastır.
Kişi avukat tutmaksızın Aile Mahkemesine, kolluğa veya diğer yetkili makamlara başvurabilir.
Avukatla takip edilmesi zorunlu olmamakla birlikte, özellikle birden fazla tedbirin birlikte istenmesi, çocukla kişisel ilişki, ortak konut, silah, tedavi veya devam eden boşanma ve ceza dosyalarının bulunduğu karmaşık olaylarda taleplerin doğru kurulması önem taşır.
44. Uzaklaştırma Kararı Şehirden Uzaklaştırma Şeklinde Verilebilir mi?
6284 sayılı Kanundaki tipik yaklaşmama tedbirleri korunan kişiye, konuta, işyerine, okula ve gerekli görülen diğer kişilere veya yerlere yaklaşmamaya yöneliktir.
Kanunda şiddet uygulayan kişinin otomatik olarak bütün bir şehirden çıkarılması şeklinde standart bir tedbir bulunmamaktadır.
Hâkim somut olayın niteliğine uygun benzer tedbirlere karar verebilse de kişinin hareket özgürlüğünü son derece geniş biçimde sınırlandıran tedbirlerin gereklilik ve ölçülülük yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Korunan kişinin hayatî tehlikesinin başka yollarla giderilemediği durumlarda ise işyerinin değiştirilmesi, ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, adres bilgilerinin gizlenmesi ve çok ağır şartlarda kimlik bilgilerinin değiştirilmesi gibi farklı koruyucu tedbirler bulunmaktadır.
45. Uzaklaştırma Kararı Bir Ceza mıdır?
Uzaklaştırma kararı ceza değildir.
6284 sayılı Kanundaki tedbirlerin amacı şiddet uygulayan kişiyi işlediği geçmiş bir davranış nedeniyle cezalandırmak değil, mağdurun korunmasını ve yeni şiddet olaylarının önlenmesini sağlamaktır.
Bu nedenle uzaklaştırma kararı verilmesi, kişinin ceza hukuku bakımından suçlu bulunduğu anlamına gelmez. Aynı olay aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza soruşturması ve yargılaması kendi kuralları içinde ayrıca yürütülür.
Tedbir kararının ihlal edilmesi hâlinde uygulanan zorlama hapsinin amacı da mahkeme kararına uyulmasını sağlamaktır.
46. Uzaklaştırma Kararı ile Ceza Davası Arasındaki Fark Nedir?
6284 tedbirinde gelecekteki riskin önlenmesi esas iken ceza yargılamasında kişinin suç işleyip işlemediği araştırılır.
Bu nedenle tedbir için ceza mahkûmiyeti beklenmez. Aynı şekilde ceza davasında beraat edilmesi, somut risk devam ediyorsa 6284 tedbirinin kendiliğinden anlamsız hâle gelmesi sonucunu doğurmaz.
Diğer taraftan tedbir kararı verilmiş olması da ceza davasında kişinin suçu işlediğinin kesin delili değildir.
Her iki süreç kendi ispat ve değerlendirme kuralları çerçevesinde yürür.
Sık Sorulan Sorular
Uzaklaştırma kararı aynı gün çıkar mı?
Acil koruma ihtiyacında 6284 sistemi hızlı karar verilmesi üzerine kuruludur. Önleyici tedbir kararlarının geciktirilmeksizin verilmesi gerekir. Ancak her başvurunun aynı gün sonuçlanacağına ilişkin mutlak bir süre garantisi bulunmamaktadır.
Uzaklaştırma kararı en fazla 6 ay mı sürer?
İlk tedbir en fazla altı ay için verilebilir. Risk devam ediyorsa tedbir daha sonra uzatılabilir. Kanunda bütün uzatmalar dâhil toplam altı aylık bir üst sınır yoktur.
Uzaklaştırma için tanık gerekir mi?
Tanık zorunlu değildir. Koruyucu tedbir kararlarında delil ve belge aranmaz. Bununla birlikte mevcut tanıklar ve diğer deliller özellikle itiraz, uzatma veya ihlal aşamasında önem taşıyabilir.
Ev benim üzerime kayıtlıysa yine de uzaklaştırılabilir miyim?
Evet. Mülkiyet, ortak konuttan uzaklaştırma tedbirine engel değildir. Tedbir tapu mülkiyetini değiştirmez; yalnız tedbir süresince kullanım ve yaklaşma konusunda sınırlama getirir.
Uzaklaştırma kararı varken eşimi arayabilir miyim?
Kararda iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme yasağı bulunuyorsa aramak veya mesaj göndermek ihlal oluşturabilir. Kararın tam içeriğine bakılmalıdır.
Karşı taraf beni ararsa cevap verebilir miyim?
Korunan kişinin araması tedbir kararını kendiliğinden kaldırmaz. Hakkında iletişim yasağı bulunan kişinin temas kurmaya devam etmesi hukuki risk taşır.
Uzaklaştırma kararı varken aynı araçta bulunulabilir mi?
Kararın kapsamındaki yaklaşmama yasağı buna izin vermiyorsa tarafların aynı araçta bulunması ihlal tartışması doğurabilir. Tarafların barışmış olması kararın kendiliğinden kalkmasını sağlamaz.
Uzaklaştırma kararı varken çocuk görülebilir mi?
Çocukla kişisel ilişki otomatik olarak sona ermez; ancak şiddet riski varsa refakatçi eşliğinde görüşme, sınırlama veya tamamen kaldırma kararı verilebilir. Mevcut kişisel ilişki kararı ile 6284 tedbiri birlikte değerlendirilmelidir.
Uzaklaştırma kararına itiraz süresi kaç gündür?
Kanundaki süre gün hesabıyla değil, tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta olarak düzenlenmiştir.
Uzaklaştırma kararının ihlalinde kaç gün hapis verilir?
İlk ihlalde üç günden on güne, tekrar eden ihlallerde on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi verilebilir. Toplam süre altı ayı geçemez.
Uzaklaştırma kararı sabıkaya işler mi?
Tedbir kararı adli sicile işlenen bir ceza mahkûmiyeti değildir. Zorlama hapsi de adli sicil kaydına işlenmez.
Uzaklaştırma kararı barışınca otomatik kalkar mı?
Hayır. Sürenin dolması veya yetkili merci tarafından kararın kaldırılması ya da değiştirilmesi gerekir.