Boşanma davasında yaşanan bir olayı bilmek ile o olayı mahkeme önünde ispatlayabilmek aynı şey değildir. Eşinin başka biriyle görüştüğünü bilen, parasını başka yerlere harcadığını gören, şiddete uğrayan veya belirli tarihlerde nerede bulunduğunu ispatlamak isteyen tarafın elinde her zaman doğrudan bir belge bulunmayabilir. Böyle durumlarda telefon görüşme kayıtları, otel kayıtları, banka hareketleri, kamera görüntüleri, hastane veya kolluk kayıtları gibi üçüncü kişilerin ve kurumların elindeki belgeler önem kazanır.
Ancak aile mahkemesi boşanma davası açıldığı anda tarafların geçmişini kendiliğinden araştırmaya başlamaz. Hangi olayın ispatlanmak istendiği ve o olayla hangi kaydın bağlantılı olduğu dava sırasında ortaya konulmalıdır. Mahkemenin bir kurumdan kayıt istemesiyle, eşlerden birinin diğerinin telefonuna girerek kendi imkânlarıyla delil toplaması da hukuken aynı şey değildir.
Özellikle telefon ve dijital kayıtlar bakımından son yıllarda verilen Yargıtay kararları bu ayrımı daha önemli hâle getirmiştir. Bir yazışmanın gerçekten yapılmış olması, o yazışmanın her şekilde ele geçirilip boşanma davasında kullanılabileceği anlamına gelmez. Delilin içeriği kadar nasıl elde edildiği de değerlendirilir.
Boşanma Davasında Mahkeme Delilleri Kendiliğinden Araştırır mı?
Boşanma davası, hâkimin tarafların hayatına ilişkin ulaşabileceği bütün kayıtları kendi kendine topladığı bir soruşturma değildir. Taraflar dayandıkları olayları ve bu olayları ispatlayacak delilleri yargılamaya taşımak zorundadır.
Örneğin eşlerden biri diğerinin belirli bir kişiyle olağan dışı yoğunlukta telefon görüşmesi yaptığını ileri sürüyorsa telefon iletişim kayıtlarına dayanabilir. Mahkeme gerekli görürse ilgili operatöre müzekkere yazarak mevcut kayıtları ister. Buna karşılık taraflardan hiçbiri böyle bir vakıaya ve delile dayanmamışken hâkimin eşlerin bütün telefon trafiğini incelemeye başlaması beklenmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.11.2021 tarihli, 2021/4454 E., 2021/8038 K. sayılı kararında, eşinin başka bir erkekle olağan dışı telefon görüşmeleri yaptığını ileri süren tarafın telefon iletişim kayıtlarına delil olarak dayanmasına rağmen bu kayıtların getirtilmemesi eksik inceleme olarak kabul edilmiştir. Kararda, usulüne uygun şekilde dayanılan telefon görüşme kayıtlarının getirtilerek diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu kararın önemi, her boşanma dosyasında telefon kayıtlarının istenmesi gerektiğini göstermesinde değil; tarafın ileri sürdüğü olayla bağlantılı ve usulüne uygun biçimde gösterilmiş bir delilin toplanmadan karar verilmemesi gerektiğini ortaya koymasındadır.
Telefon Konuşmalarının Geçmiş Ses Kayıtları Mahkemeden İstenebilir mi?
Telefon görüşmesinin yapıldığına ilişkin kayıt ile konuşmanın ses içeriği birbirinden farklıdır.
Aylar önce eşinizin belirli bir kişiyle telefon görüşmesi yaptığını biliyor olabilirsiniz. Mahkeme aracılığıyla o telefon görüşmesinin sesini operatörden getirterek tarafların ne konuştuklarını dinlemek mümkün değildir. Normal telefon görüşmelerinin içeriği, boşanma davası açıldığında geçmişe dönük olarak dinlenebilecek bir ses arşivi şeklinde aile mahkemesinin erişimine açık değildir.
Buna karşılık telefon numaraları arasında iletişim kurulup kurulmadığına ilişkin mevcut trafik kayıtları farklıdır. Uyuşmazlığın niteliğine ve mevcut kayıtların kapsamına göre belirli numaralar arasındaki görüşme tarihleri, iletişimin yoğunluğu ve benzeri trafik bilgileri dosyaya getirilebilir.
Telefon kaydından eşlerin veya üçüncü kişilerin ne konuştukları öğrenilemez. Bunun yerine, belirli kişiler arasında gerçekleşen iletişim trafiği başka delillerle birlikte değerlendirilebilir.
HTS Kayıtları Boşanma Davasında Ne Gösterir?
HTS kayıtlarının boşanma davalarında en çok kullanıldığı alanlardan biri sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddialarıdır. Ancak HTS kaydına olduğundan fazla anlam yüklenmemelidir.
Bir kişinin belirli bir numarayla çok sık görüşmesi, gece saatlerinde düzenli iletişim kurması veya uzun bir döneme yayılan yoğun telefon trafiğinin bulunması dosyada önem taşıyabilir. Buna rağmen yalnızca görüşme sayısından hareket edilerek zina gerçekleştiği sonucuna varılamaz.
Görüşülen kişi bir iş arkadaşı, aile yakını veya mesleki ilişki içinde olunan biri olabilir. Görüşmelerin niteliği ve hayatın olağan akışı içerisindeki açıklaması diğer delillerle birlikte incelenir.
HTS kaydı özellikle tanık anlatımları, seyahat veya otel kayıtları, fotoğraflar, mesajlar ve başka somut olgularla örtüştüğünde daha güçlü bir anlam kazanabilir.
Yargıtay’ın telefon kayıtlarının getirtilmesine ilişkin kararları da bu kayıtların tek başına hüküm kuran bir delil olduğu anlamına gelmez. Kayıtlar dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Telefon Görüşmelerinin Çok Fazla Olması Aldatmayı İspatlar mı?
Bir eşin aynı kişiyle yüzlerce kez görüşmüş olması kuşkusuz uyuşmazlık bakımından önem taşıyabilir. Bununla birlikte telefon görüşmesi cinsel ilişkinin varlığını doğrudan ortaya koymaz.
Zinaya dayalı boşanma davası ile sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış iddiasının hukuki şartları da aynı değildir. Başka biriyle gizli ve yoğun iletişim kurulması, olayın özelliklerine göre güven sarsıcı veya sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış olarak değerlendirilebilirken zina bakımından daha güçlü olguların bulunması gerekir.
Bu sebeple telefon kayıtları incelenirken yalnız görüşme adedine değil, görüşmelerin zamanı, süresi, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği ve aynı dönemde ortaya çıkan diğer olaylara da bakılır.
SMS Mesajlarının İçeriği Operatörden İstenebilir mi?
Telefon operatöründeki trafik bilgileri ile mesajın yazılı içeriği de birbirinden ayrılmalıdır.
Boşanma davasında GSM operatörüne yazı yazılarak yıllar önce gönderilmiş SMS’lerin bütün metinlerinin dosyaya gönderilmesini beklemek doğru değildir. Mahkeme aracılığıyla elde edilebilecek telekomünikasyon verileri, tarafın kendi telefonunda bulunan mesaj içeriğiyle aynı şey değildir.
Mesaj kişinin telefonunda hâlen mevcutsa, kendisine gönderilmişse veya hukuka uygun başka bir şekilde muhafaza edilmişse bunun delil olarak sunulması ayrı bir değerlendirmeye tabidir.
Bu ayrım WhatsApp bakımından daha da belirgindir.
WhatsApp Konuşmalarını Mahkeme Telefon Şirketinden İsteyebilir mi?
WhatsApp yazışmasının içeriği GSM operatöründeki telefon görüşme dökümünün parçası değildir. Telefon hattının Turkcell, Türk Telekom veya Vodafone’a ait olması, operatörün WhatsApp üzerinden yazılan mesajların metnine sahip olduğu anlamına gelmez.
Bu yüzden boşanma davasında telefon operatörüne yazı gönderilerek eşin geçmiş yıllardaki WhatsApp konuşmalarının dökümünün getirtilmesi mümkün değildir.
Taraflardan birinin kendi telefonunda bulunan WhatsApp konuşmaları ise başka bir konudur. Kişinin tarafı olduğu yazışmayı mahkemeye sunması ile diğer eşin hesabına izinsiz girerek üçüncü kişilerle yaptığı görüşmeleri ele geçirmesi aynı hukuki rejime tabi değildir.
Yargıtay’ın son yıllardaki kararlarında özellikle bu ayrım belirginleşmiştir.
WhatsApp Ekran Görüntüleri Boşanma Davasında Delil Olur mu?
WhatsApp ekran görüntülerinin peşinen geçerli veya geçersiz olduğu söylenemez. Yazışmanın kime ait olduğu, içeriğin değiştirilip değiştirilmediği ve kaydın nasıl elde edildiği önemlidir.
Karşı taraf yazışmayı kabul ediyorsa ispat tartışması başka türlü yürür. Yazışmanın kendisine ait olmadığını veya hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğini ileri sürüyorsa aidiyet ve elde edilme biçimi önem kazanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.12.2024 tarihli, 2023/3675 E., 2024/9976 K. sayılı kararında, zina iddiasının ispatı amacıyla sunulan WhatsApp ekran görüntülerinin davalı tarafından inkâr edilmesi üzerine, bu yazışmaların davalıya ait olduğunun ve hukuka uygun biçimde ele geçirildiğinin ispatlanması gerektiği benimsenmiştir. Bu hususlar ispatlanmadan ekran görüntülerinin zina vakıasına dayanak yapılması doğru bulunmamıştır.
Dolayısıyla WhatsApp ekran görüntüsünün bulunması ispat meselesini her zaman sona erdirmez.
Eşimin WhatsApp Web Hesabından Mesajlarını Okursam Kullanabilir miyim?
Eşin bilgisi dışında WhatsApp Web bağlantısı kurularak üçüncü kişilerle yaptığı yazışmaların takip edilmesi, Yargıtay’ın yakın tarihli içtihadında hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli, 2023/5012 E., 2024/1780 K. sayılı kararında, eşin WhatsApp Web oturumu üzerinden elde edilen görüşme kayıtlarının hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir. Kararda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesi gereğince delilin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından kendiliğinden incelenmesi gerektiği; karşı taraf ayrıca itiraz etmemiş olsa dahi hukuka aykırı olduğu anlaşılan delilin kusur belirlemesinde kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Aynı evde yaşamak veya kullanılan bilgisayarın evde bulunması, eşlerden birine diğerinin özel haberleşmesini gizlice takip etme konusunda sınırsız bir hak vermez.
Eşimin Telefon Şifresini Açıp Mesajlarını Alırsam Delil Olur mu?
Evlilik, diğer eşin telefonundaki bütün özel yazışmalara sınırsız erişim yetkisi sağlamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.10.2024 tarihli, 2024/101 E., 2024/7537 K. sayılı kararında eşin telefonunun şifresinin kırılması veya telefonun zorla ele geçirilmesi suretiyle elde edilen mesaj kayıtları hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmiştir.
Bu noktada “mesaj gerçek mi?” sorusuyla “mesaj hukuka uygun biçimde mi elde edildi?” sorusu birbirinden ayrılır. Mesajın gerçekten karşı taraf tarafından yazılmış olması, elde edilme biçimindeki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz.
Özellikle telefona casus program yüklenmesi, gizlice hesap bağlantısı kurulması, şifrenin aşılması veya üçüncü kişilerle yapılan özel haberleşmenin sistematik biçimde takip edilmesi boşanma davasındaki ispat ihtiyacını aşan hukuki sorunlara yol açabilir.
Bana Gönderilen WhatsApp Mesajını Mahkemeye Sunabilir miyim?
Eşiniz size doğrudan bir WhatsApp mesajı, fotoğraf veya sesli mesaj göndermişse durum farklıdır. Burada kişi başkasının haberleşmesine gizlice girmemekte, kendisinin taraf olduğu iletişimi muhafaza etmektedir.
Bu tür kayıtlar somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilir.
Yine de özellikle ekran görüntüsü şeklindeki kayıtların inkâr edilmesi hâlinde mesajın kime ait olduğu, tarihinin doğru olup olmadığı veya üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı tartışılabilir. Gerektiğinde diğer deliller veya teknik inceleme gündeme gelebilir.
Bu nedenle dijital yazışmalarda yalnız birkaç cümleyi bağlamından kopararak kaydetmek yerine konuşmanın bütünlüğünün korunması ispat bakımından önem taşıyabilir.
Instagram, Facebook veya Telegram Yazışmaları Mahkemeden İstenebilir mi?
Sosyal medya ve internet tabanlı mesajlaşma uygulamalarındaki içeriklerin GSM operatöründen getirtilmesi mümkün değildir. Bunun yanında aile mahkemesinin yabancı merkezli bir platforma yazı yazmasıyla kişinin geçmiş yıllardaki bütün özel mesajlarının kolayca dosyaya geleceği varsayımı da uygulamayla örtüşmez.
Bu platformlarda kişinin kendi hesabında bulunan ve tarafı olduğu yazışmalar başka şekilde değerlendirilebilir. Ekran görüntüsü veya elektronik kayıt dosyaya sunulduğunda yine kaydın aidiyeti, bütünlüğü ve elde edilme biçimi tartışılabilir.
Sosyal medya hesabına şifre kırarak girmek veya hesap sahibinin bilgisi dışında özel mesajlarını takip etmek ise delilin hukuka uygunluğu bakımından ayrıca sorun yaratır.
Silinen WhatsApp Mesajlarını Mahkeme Geri Getirebilir mi?
Boşanma davalarında sık karşılaşılan beklentilerden biri de telefon bilirkişiye verilirse yıllar önce silinen bütün mesajların geri getirileceği düşüncesidir.
Dijital verinin kurtarılıp kurtarılamayacağı kullanılan cihazın özelliklerine, mesajın ne zaman silindiğine, yedekleme sistemine ve silme işleminden sonra cihazın nasıl kullanıldığına bağlıdır. Her silinen mesajın teknik incelemeyle geri getirileceği söylenemez.
Ayrıca aile mahkemesinde boşanma davası açılması, eşin telefonuna ceza soruşturmasındaki gibi doğrudan el konulup bütün özel hayatının araştırılacağı anlamına gelmez.
Mevcut bir dijital delil üzerinde gerektiğinde inceleme yapılması ile karşı tarafın telefonunun baştan sona araştırılması birbirinden farklıdır.
Otel Kayıtları Boşanma Davasında İstenebilir mi?
Zina ve sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddialarında otel kayıtları önemli olabilir. Eşin belirli bir tarihte başka biriyle otelde kaldığı ileri sürülüyorsa, ileri sürülen olayla bağlantılı kayıtların getirtilmesi mahkemeden talep edilebilir.
Talebin mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir. Kişinin bütün hayatı boyunca kaldığı otellerin araştırılmasını istemekle, belirli tarihte ve belirli yerde gerçekleştiği ileri sürülen bir konaklamaya ilişkin kayıt istemek aynı değildir.
Otel kaydının neyi gösterdiği de ayrıca incelenir. İki kişinin aynı otelde bulunması ile aynı odada konakladıklarının tespit edilmesi aynı ispat gücüne sahip değildir.
Zina iddiasında telefon kayıtları, otel kayıtları, tanıklar ve diğer olgular birbirleriyle örtüştüğünde dosyanın değerlendirilmesi değişebilir.
Aynı Otel Odasında Kalmak Zinanın İspatında Kullanılabilir mi?
Zina çoğu zaman doğrudan gözlemlenen bir olay değildir. Mahkemeler olayın gerçekleştiğine güçlü biçimde işaret eden olguları birlikte değerlendirebilir.
Eşin üçüncü bir kişiyle aynı odada gecelediğinin ortaya çıkması, özellikle diğer delillerle birleştiğinde zina iddiası bakımından son derece önemli olabilir. Ancak yalnız aynı otelde bulunulduğunun tespit edilmesi aynı sonucu doğurmaz.
İş seyahatleri, toplantılar veya ortak organizasyonlar nedeniyle kişilerin aynı otelde bulunması mümkündür. Bu yüzden otel kaydının içeriği ve olayın diğer koşulları önem taşır.
Apartman ve Site Kamera Kayıtları Mahkemeden İstenebilir mi?
Apartman, site, işyeri, otel, restoran veya otopark kameraları boşanma davasında ileri sürülen belirli bir olayın ispatına yardımcı olabilir.
Bu delillerde en büyük sorun çoğu zaman kaydın mevcut olup olmamasıdır. Kamera sistemleri görüntüleri süresiz saklamaz. Kayıtlar sistemin kapasitesine göre bir süre sonra silinebilir veya üzerlerine yeni görüntüler kaydedilebilir.
Eşin belirli bir gece üçüncü bir kişiyle apartmana girdiğinin kamera kaydında bulunduğu biliniyorsa, aylar sonra boşanma davası açıldığında görüntünün hâlen mevcut olacağı varsayılmamalıdır.
Bu tür kayıtların önem taşıdığı olaylarda zaman kaybetmemek gerekir. Delilin ileride kaybolmasından ciddi biçimde endişe ediliyorsa olayın koşullarına göre delil tespiti gibi usulî imkânlar değerlendirilebilir.
MOBESE ve Kent Güvenlik Kamerası Kayıtları İstenebilir mi?
Kamuya ait kamera kayıtları da somut bir olayın ispatında kullanılabilir. Bununla birlikte şehirdeki bütün kameraların geçmiş görüntülerinin süresiz biçimde saklandığı düşünülmemelidir.
Hangi yerin, hangi günün ve mümkünse hangi saat aralığının incelenmesinin istendiği önemlidir. Kayıt saklama süresi dolmuş ve görüntü silinmişse mahkemenin sonradan yazı yazması kaydı yeniden ortaya çıkarmaz.
Bu yüzden kamera görüntüsüyle ispatlanabilecek olaylarda delil ihtiyacı mümkün olduğunca erken fark edilmelidir.
Banka Hesap Hareketleri Boşanma Davasında İstenebilir mi?
Banka kayıtları boşanma davalarında hem kusur hem de ekonomik talepler bakımından önem taşıyabilir.
Eşin üçüncü bir kişiye düzenli para göndermesi, birlikte yapılan seyahat ve konaklama harcamaları, evin ihtiyaçları karşılanmazken gelirin başka yerlere aktarılması veya ekonomik şiddet iddiası banka hareketleriyle bağlantılı olabilir.
Nafaka ve tazminat taleplerinde de tarafların gerçek ekonomik durumunun belirlenmesi bakımından banka ve gelir bilgileri gündeme gelebilir.
Bununla birlikte banka hareketlerinin istenmesi de dava konusuyla bağlantılı olmalıdır. Boşanma davası, hiçbir somut iddia bulunmadan eşlerden birinin bütün ekonomik hayatının merak amacıyla incelendiği bir süreç değildir.
Mal rejiminin tasfiyesi bakımından ise banka kayıtlarının anlamı daha farklı olabilir. Para transferleri, mal edinimleri ve kişisel mal iddiaları ayrı mal rejimi davasında ayrıntılı biçimde incelenebilir.
Kredi Kartı Harcamaları Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Kredi kartı ekstresindeki otel, seyahat, restoran veya başka harcamalar ileri sürülen olayla bağlantılıysa delil değeri taşıyabilir.
Bir kredi kartı harcaması tek başına sadakatsizliği göstermeyebilir. Ancak belirli tarihte yapılan otel harcamasının HTS, seyahat veya başka kayıtlarla örtüşmesi dosyadaki olayın değerlendirilmesinde önem kazanabilir.
Burada da her kayıt tek başına değil, bütün deliller içindeki yeriyle değerlendirilir.
Eşimin Konum Kayıtları Mahkemeden İstenebilir mi?
Konum kaydı denildiğinde farklı veri türleri birbirine karıştırılmaktadır. GSM sistemindeki trafik bilgileri, Google veya Apple hesabında tutulabilecek konum geçmişi ve araca takılmış bir takip cihazının verileri aynı şey değildir.
Telefon operatörünün elindeki kayıtların, kişinin geçmiş yıllarda bulunduğu her adresi kesintisiz bir harita şeklinde göstereceği düşünülmemelidir.
Daha önemlisi, eşin aracına veya eşyasına gizlice GPS cihazı takarak sistematik biçimde takip edilmesi hukuka uygun delil toplama yöntemi olarak görülmemelidir. Aynı sakınca telefona gizli takip veya casus uygulaması yüklenmesinde de vardır.
Mahkeme aracılığıyla mevcut ve hukuken istenebilir bir kurumsal kaydın getirtilmesi ile kişinin kendi imkânlarıyla eşini gizlice elektronik takibe alması birbirinden ayrılmalıdır.
Hastane ve Sağlık Kayıtları Boşanma Davasında İstenebilir mi?
Sağlık kayıtları mahremiyet düzeyi yüksek kişisel verilerdir. Bu sebeple boşanma davasıyla bağlantısının bulunması gerekir.
Fiziksel şiddet sonrasında alınmış darp raporu, acil servis başvurusu veya olayla doğrudan bağlantılı sağlık kaydı boşanma davasında önemli olabilir. Çocuğun velayeti tartışılıyorsa çocuğun güvenliğiyle doğrudan bağlantılı bazı sağlık kayıtlarının da dosya bakımından önemi bulunabilir.
Buna karşılık hiçbir somut olay gösterilmeden eşin bütün sağlık geçmişinin araştırılması farklı bir meseledir. Talep edilen sağlık verisiyle ispatlanmak istenen olay arasındaki bağlantı önem taşır.
Polis, Savcılık ve Ceza Dosyaları Aile Mahkemesine Getirtilebilir mi?
Eşler arasında yaşanan olay nedeniyle kolluk çağrılmış, ifade alınmış veya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmışsa ilgili dosyadaki belgeler boşanma davasında önem taşıyabilir.
Şiddet, tehdit, hakaret, cinsel saldırı, mala zarar verme veya başka bir olay nedeniyle düzenlenen polis tutanakları, sağlık raporları, ifadeler ve soruşturma belgeleri şartları varsa aile mahkemesi dosyasına getirilebilir.
Ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanması, aile mahkemesinin aynı olayı hiçbir şekilde değerlendiremeyeceği anlamına gelmez. Ceza sorumluluğunun koşulları ile boşanma davasındaki kusur değerlendirmesi aynı değildir.
Aile mahkemesi önündeki olay, boşanma hukukunun kendi ispat kuralları içerisinde değerlendirilir.
Uzaklaştırma Kararı Şiddetin Kesin Delili midir?
6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma veya başka bir tedbir kararı verilmiş olması boşanma dosyasında dikkate alınabilir. Ancak tedbir kararının varlığı, tedbire konu bütün olayların boşanma davasında kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez.
Boşanma hâkimi şiddet vakıasını dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirir. Darp raporu, kolluk tutanağı, mesajlar, tanık anlatımları veya ceza soruşturması bulunması ispat değerlendirmesini etkileyebilir.
Bu nedenle 6284 sayılı Kanun kapsamındaki karar ile boşanma davasındaki kusur tespitini birbirine eşitlememek gerekir.
SGK ve İş Yeri Kayıtları Mahkemeden İstenebilir mi?
Tarafların nerede çalıştığı, sigortalılık durumu ve ekonomik gücü özellikle nafaka ve tazminat talepleri bakımından önemlidir. Mahkeme sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırabilir; gerekli kayıtlar ilgili kurumlardan istenebilir.
Bazı dosyalarda işyeri kayıtları doğrudan boşanma vakıasının ispatıyla da bağlantılı olabilir. Taraflardan birinin belirli tarihte görevde olup olmadığı, şehir dışında bulunup bulunmadığı veya ileri sürülen olayın çalışma düzeniyle bağdaşıp bağdaşmadığı başka delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Uçak ve Seyahat Kayıtları Delil Olabilir mi?
Belirli tarihte eşin başka biriyle seyahat ettiği ileri sürülüyorsa uçuş veya konaklama kayıtları dosyada önem taşıyabilir.
Fakat iki kişinin aynı uçakta veya aynı şehirde bulunması tek başına aralarında duygusal ya da cinsel ilişki bulunduğunu göstermez. Seyahat kaydının diğer delillerle nasıl örtüştüğüne bakılır.
Aile mahkemesinde çoğu zaman tek bir kayıt yerine birbirini tamamlayan deliller bütünü belirleyici olur.
Mahkeme Eşimin Telefonunu Alıp Baştan Sona İnceletebilir mi?
Boşanma davasıyla ceza soruşturmasındaki dijital inceleme yetkileri birbirine karıştırılmamalıdır.
Aile mahkemesinde dava açılması, karşı tarafın telefonuna otomatik olarak el konulacağı ve yıllarca süren bütün mesajlarının, fotoğraflarının ve uygulamalarının araştırılacağı anlamına gelmez.
Dosyaya sunulmuş belirli bir dijital materyalin gerçekliği konusunda teknik inceleme gerekmesi başka; karşı tarafın bütün telefonunun özel hayat araştırmasına tabi tutulması başkadır.
Bu sebeple boşanma davasının “telefonu bilirkişiye veririz, bütün gerçekler çıkar” düşüncesi üzerine kurulması sağlıklı değildir.
Hukuka Aykırı Elde Edilen Delil Gerçeği Gösteriyorsa Yine de Kullanılır mı?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesi hukuka aykırı şekilde elde edilmiş delillerin bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenlemektedir.
Yargıtay’ın 2024 yılında verdiği WhatsApp kararları bu hükmü boşanma davaları bakımından oldukça açık biçimde uygulamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli, 2023/5012 E., 2024/1780 K. sayılı kararında WhatsApp Web üzerinden gizlice elde edilen konuşmalar; 16.10.2024 tarihli, 2024/101 E., 2024/7537 K. sayılı kararında ise telefon şifresinin kırılması veya telefonun zorla ele geçirilmesi yoluyla elde edilen mesajlar hukuka aykırı kabul edilmiştir.
Bu kararlar önemli bir noktayı gösterir. Bir delilin gerçekte yaşanmış bir olayı göstermesi ile o delilin hukuk yargılamasında kullanılabilir olması ayrı konulardır.
Üstelik delilin hukuka aykırılığı yalnız karşı taraf itiraz ederse incelenen bir mesele değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli kararında mahkemenin delilin elde ediliş biçimini kendiliğinden dikkate alması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Gizlice Ses Kaydı Almak Boşanma Davasında Delil Olur mu?
Ses kayıtları bakımından bütün olaylar için tek cümlelik bir cevap vermek doğru değildir. Kaydın hangi ortamda, hangi yöntemle ve hangi koşullar altında elde edildiği önemlidir.
Eve, araca veya başka bir özel alana önceden gizli kayıt cihazı yerleştirerek eşin konuşmalarını sürekli kaydetmek ile kişinin kendisine yönelen ve o anda gerçekleşen bir konuşmayı kaydetmesi aynı koşullarda değerlendirilmez.
Özellikle planlı, sistematik ve özel hayat alanına müdahale edilerek elde edilen kayıtlar ciddi hukuka aykırılık sorunu taşır. Bu kayıtların boşanma davasında kullanılamaması yanında olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da sonuçlar doğabilir.
Bu sebeple ses kaydının kullanılabilirliği, kaydı dinlemeden veya nasıl elde edildiğini bilmeden kesin biçimde söylenmemelidir.
Gizli Kamera, Casus Program veya GPS ile Delil Toplamak Doğru mu?
Boşanma davasında ispat güçlüğü yaşanması, eşin özel hayatının sınırsız biçimde takip edilmesini hukuka uygun hâle getirmez.
Telefona casus program kurulması, WhatsApp hesabının gizlice bilgisayara bağlanması, aracın izinsiz şekilde elektronik takibe alınması veya özel yaşam alanına gizli kamera ve mikrofon yerleştirilmesi özellikle riskli yöntemlerdir.
Bu şekilde elde edilen kayıtların boşanma davasında hükme esas alınmaması mümkündür. Ayrıca haberleşmenin gizliliği, özel hayat ve bilişim sistemlerine ilişkin ceza hükümleri de olayın koşullarına göre gündeme gelebilir.
Delil toplarken davada kullanılabilecek bir ispat aracına ulaşmaya çalışırken ayrı bir hukuki uyuşmazlık yaratılmaması gerekir.
Kamera Kaydı veya Başka Bir Delil Silinmek Üzereyse Ne Yapılabilir?
Bazı deliller aylarca beklemez. Özellikle kamera görüntüleri kısa süre içinde silinebilmektedir. Boşanma davasının hazırlanması tamamlanana kadar kayıt kaybolabilecekse bunu baştan değerlendirmek gerekir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda delilin ileride elde edilmesinin imkânsız veya önemli ölçüde güç hâle gelmesi ihtimaline karşı delil tespiti imkânı bulunmaktadır. Somut olayın şartları gerçekleşiyorsa dava açılmadan önce veya dava sırasında bu yol kullanılabilir.
Otel, kamera, elektronik veri veya başka bir kayda dayanılacak dosyalarda delilin hangi kurumda bulunduğunun ve ne kadar süreyle korunabileceğinin zamanında araştırılması çoğu zaman delilin kendisi kadar önemlidir.
Mahkemeden Hangi Kayıtların İsteneceği Dava Dilekçesinde Nasıl Belirlenir?
Boşanma davasında iyi hazırlanmış bir delil talebi, kurum isimlerini art arda sıralamaktan ibaret değildir. Hangi olayın ne zaman gerçekleştiği ve hangi kaydın o olayı açıklayacağı mümkün olduğunca ortaya konulmalıdır.
Eşin başka biriyle ilişkisi bulunduğu ileri sürülüyorsa telefon kayıtlarının hangi dönem için istendiği önemlidir. Şiddet iddiası varsa olay tarihindeki hastane ve kolluk kayıtları belirlenmelidir. Otelde birlikte kalma iddiasında otelin ve tarihin biliniyor olması talebi somutlaştırır.
Bu yaklaşım mahkemenin özel hayatı ilgilendiren sınırsız bir araştırma yapması beklentisinden farklıdır. Amaç, ileri sürülen boşanma vakıasını ispatlamaya yarayabilecek mevcut delilin dosyaya kazandırılmasıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.11.2021 tarihli, 2021/4454 E., 2021/8038 K. sayılı kararı da tarafın usulüne uygun biçimde dayandığı ve uyuşmazlık bakımından önem taşıyan telefon kayıtlarının toplanmadan karar verilmesinin eksik incelemeye yol açabileceğini göstermektedir.
Boşanma davalarında delil meselesi bu yüzden yalnız “elimde ne var?” sorusundan ibaret değildir. Eldeki kaydın hukuka uygun olup olmadığı, mahkemeden hangi belgelerin getirtilmesi gerektiği ve kaybolabilecek kayıtlar için ne zaman harekete geçileceği birlikte değerlendirilmelidir.
