Bir kişinin artık yaşamadığı bir evde adres kaydının devam etmesi; tebligatların, icra evraklarının, okul ve seçim işlemlerinin yanlış adrese yönelmesine neden olabilir. Boşanan eşin evden ayrılmasına rağmen adresini değiştirmemesi, eski kiracının kaydının konutta kalması veya bir kişinin okul kaydı gibi bir amaçla gerçekte oturmadığı eve kaydedilmesi uygulamada sık karşılaşılan sorunlardır.
Halk arasında “adresi sildirmek” denilse de bu işlem kişinin nüfus kaydının ortadan kaldırılması anlamına gelmez. Yapılan işlem, kişinin söz konusu konuttaki güncel yerleşim yeri kaydının sona erdirilerek eski adres konumuna alınmasıdır. Önceki adres bilgisi adres tarihçesinde arşivlenmeye devam eder.
- Ev sahibi, evde kayıtlı kişiyi doğrudan silebilir mi?
- Evde kimlerin kayıtlı olduğu nasıl öğrenilir?
- Boşanan eşin adresi evde kalırsa nasıl sildirilir?
- Eski kiracının adresi evde kalmışsa ne yapılabilir?
- Evde hiç yaşamayan bir kişi kayıtlı görünüyorsa ne yapılmalıdır?
- Başkasının adres kaydı evde oturma hakkı verir mi?
- Okul kaydı için bir kişinin adresi eve alınabilir mi?
- Gerçeğe aykırı kayda izin veren kişi sonradan sildirme başvurusu yaparsa ceza alır mı?
- Üçüncü kişinin ihbarı adres kaydının silinmesini sağlar mı?
- Adres kaydının düzeltilmesi için hangi belgeler kullanılabilir?
- Adres kaydı e-Devlet üzerinden silinebilir mi?
- Nüfus müdürlüğü başvuruyu reddederse hangi yola başvurulur?
- MERNİS adres kaydı tamamen yok edilir mi?
- Gerçeğe aykırı adres bildiriminin cezası nedir?
- Eski eş veya kiracı adresini değiştirmezse ceza kime uygulanır?
- Adreste kayıtlı kişiye gelen tebligat alınmalı mıdır?
- Adreste kayıtlı kişinin borcu nedeniyle eve haciz gelir mi?
- Aynı adreste kayıtlı kadın ve erkek zina delili sayılır mı?
- Adres kaydının düzeltilmesi için dilekçe örneği
Ev sahibi, evde kayıtlı kişiyi doğrudan silebilir mi?
Tapu sahibi olmak, konutta kayıtlı görünen bir kişinin adresini e-Devlet üzerinden tek taraflı olarak silme yetkisi vermez. Adres kaydı mülkiyet kaydı değil, kişinin yerleşim yerine ilişkin idari bir kayıttır. Bu nedenle malik, kiraya veren veya evde oturan kişi yalnızca kendi beyanıyla başka bir kişinin adresini sistemden kaldıramaz.
Kayıtlı kişinin artık evde yaşamadığı ileri sürülüyorsa ilçe nüfus müdürlüğüne başvurularak adres kaydının incelenmesi ve düzeltilmesi istenebilir. İddia sunulan belgelerle doğrulanabiliyorsa işlem bunlar üzerinden sonuçlandırılabilir. Tereddüt bulunması hâlinde apartman veya site yönetiminden, muhtarlıktan ya da kolluktan fiilî ikamet araştırması istenebilir.
İnceleme sonunda kişinin konutta yaşamadığı belirlenirse o konuttaki kaydı eski adres konumuna alınır. Nüfus müdürlüğü, başvuran kişinin beyanıyla kayıtlı kişiye yeni bir yerleşim yeri belirlemez. Kaydı kaldırılan kişinin fiilen yaşadığı yeni adresi kendisinin bildirmesi gerekir.
Evde kimlerin kayıtlı olduğu nasıl öğrenilir?
Konutta adres kaydı bulunan kişi, e-Devlet’teki “Aynı Hanede İkamet Eden Kişi Belgesi Sorgulama” hizmetinden aynı adreste kayıtlı kişileri görebilir. Bu belge, özellikle evden ayrılan eski eşin veya önceki kiracının kaydının devam edip etmediğinin anlaşılmasını sağlar.
Taşınmazın maliki olmak, evde kayıtlı bütün kişilerin kimlik ve adres bilgilerine sınırsız erişim hakkı vermez. Malik başka bir yerde oturuyor ve söz konusu konutta kayıtlı değilse kişisel verilerin korunması nedeniyle aynı hane belgesini alamayabilir. Bu durumda tapu kaydı, sona eren kira ilişkisine ait belgeler ve olayın açıklamasıyla nüfus müdürlüğünden adres incelemesi istenebilir.
Boşanan eşin adresi evde kalırsa nasıl sildirilir?
Boşanma kararının kesinleşmesi, eski eşin adres kaydını kendiliğinden değiştirmez. Eski eş evden ayrılmışsa yeni yerleşim yerini taşınma tarihinden itibaren yirmi iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Bu süre boşanma kararının verildiği veya kesinleştiği tarihten değil, fiilî adres değişikliğinden itibaren hesaplanır.
Evde yaşamaya devam eden eş; kesinleşmiş boşanma kararını, tapu veya kira sözleşmesini, kendi adına düzenlenmiş abonelik belgelerini ve eski eşin başka yerde yaşadığını gösteren mevcut belgeleri nüfus müdürlüğüne sunabilir. Eski eşin eşyalarını teslim aldığına ilişkin tutanak, başka bir konuta ait kira sözleşmesi, apartman yönetiminin yazısı veya kolluk tespiti de incelemede değerlendirilebilir.
Boşanmış olmak tek başına eski eşin konutta yaşamadığını kanıtlamaz. Tarafların boşanmadan sonra aynı evde yaşamaya devam etmesi mümkündür. Nüfus müdürlüğü bakımından belirleyici olan medeni hâl değil, kişinin sürekli kalma niyetiyle fiilen hangi konutta yaşadığıdır.
Eski eş gerçekten evde yaşamaya devam ediyorsa adres kaydının düzeltilmesi onun konuttan fiziksel olarak çıkarılmasını sağlamaz. Konutu kullanma hakkı konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde aile konutu, mülkiyet, kira, tahliye veya 6284 sayılı Kanun hükümlerine göre ayrıca hukuki işlem yapılması gerekebilir.
Eski kiracının adresi evde kalmışsa ne yapılabilir?
Kiracının konutu teslim etmesi adres kaydını otomatik olarak değiştirmez. Eski kiracı yeni adresini bildirmediğinde MERNİS’te önceki konutta kayıtlı görünmeye devam edebilir.
Ev henüz yeniden kiraya verilmemişse malik, ilçe nüfus müdürlüğüne başvurarak eski kiracının artık konutta yaşamadığının araştırılmasını isteyebilir. Tapu kaydı, sona eren kira sözleşmesi, anahtar teslim tutanağı, tahliye kararı, icra teslim tutanağı, aboneliklerin kapatıldığını gösteren belgeler ve apartman yönetiminin yazısı başvuruyu destekleyebilir.
Eski kiracıların kaydı devam ettiği hâlde yeni kiracı eve taşınmışsa konut, MERNİS bakımından “oturan kaydı bulunan adres” veya diğer adıyla “dolu konut” sayılır. Yeni kiracı, kimliği ve kira sözleşmesiyle birlikte özellikle kendi adına düzenlenmiş elektrik, su, doğal gaz, sabit internet veya sabit telefon abonelik sözleşmesini ya da faturasını sunarak ilçe nüfus müdürlüğüne başvurabilir. Gerektiğinde malik, apartman veya site yönetimi, lojman idaresi ya da muhtar tarafından düzenlenen belgeler de istenebilir.
Başvuru kabul edildiğinde yeni kiracının adresi tescil edilir; konutta hâlen kayıtlı görünen eski kişilerin kayıtları eski adres konumuna alınarak arşivlenir. Bunun için eski kiracıların bulunması, işleme katılması veya muvafakat vermesi gerekmez. Çünkü yeni kiracı, eski sakinlerle birlikte oturacağını değil, onların ayrıldığı konuta yerleştiğini bildirmektedir.
Oturan kaydı bulunan adrese bu şekilde yapılan bildirim mevcut uygulamada e-Devlet üzerinden gerçekleştirilemez. Yeni kiracı, nüfus müdürlüğünde bildirimi doğrulayan belgelerle işlem yapmalıdır. Buna karşılık gerçekten aynı evde birlikte yaşamak amacıyla başka bir kişinin yanına adres alınacaksa “muvafakatli adres bildirimi” hükümleri uygulanır.
Evde hiç yaşamayan bir kişi kayıtlı görünüyorsa ne yapılmalıdır?
Evde hiç yaşamamış bir kişinin kayıtlı görünmesi hâlinde kaydın hangi işleme dayanılarak oluşturulduğu önem taşır. Kişi e-Devlet üzerinden verilen muvafakatle kaydedilmiş, nüfus müdürlüğüne sunulan bir belgeye dayanılmış veya işlem sahibinin bilgisi dışında gerçeğe aykırı bildirim yapılmış olabilir.
Evde oturan kişi veya malik, nüfus müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunarak kişinin hiçbir zaman konutta yaşamadığını, kayda muvafakat verilmediğini ve adres bilgisinin gerçeğe aykırı olduğunu bildirebilir. Tapu veya kira belgesi, abonelikler ile apartman veya site yönetimince düzenlenen yazılar başvuruya eklenebilir.
İşlemde sahte imza, gerçeğe aykırı belge, kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması veya e-Devlet hesabına izinsiz erişim şüphesi varsa adres düzeltme başvurusunun yanında Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması da gündeme gelebilir.
Başkasının adres kaydı evde oturma hakkı verir mi?
Bir kişinin konutta adres kaydının bulunması ona mülkiyet, kiracılık veya bağımsız bir oturma hakkı kazandırmaz. Mülkiyet tapu siciline, kiracılık kira ilişkisine, aile konutundan doğan haklar ise evlilik ve ilgili hukuki düzenlemelere dayanır.
Adres kaydı, kişinin o konutu sürekli kalma niyetiyle kullandığına ilişkin resmî bir kayıt oluşturur; ancak tek başına konutu kullanma hakkının kaynağı değildir ve aksi hukuka uygun delillerle ispatlanabilir. Kişi konutta fiilen bulunuyorsa yalnızca adres kaydının düzeltilmesiyle evden çıkarılamaz. Fiilî kullanımın sona erdirilmesi için olayın niteliğine göre tahliye davası, elatmanın önlenmesi, aile konutunun tahsisi veya koruyucu tedbir kararı gerekebilir.
Okul kaydı için bir kişinin adresi eve alınabilir mi?
Çocuğun belirli bir okula kaydedilebilmesi amacıyla, gerçekte o konutta yaşamayan anne, baba veya çocuğun adresinin başka bir eve alınması gerçeğe aykırı adres bildirimi oluşturur. Aile gerçekten o konutta yaşamaya başlamışsa taşınmanın okul tercihinden kaynaklanması, adres kaydını tek başına gerçeğe aykırı hâle getirmez. İncelemede belirleyici olan, kişinin yalnızca kâğıt üzerinde mi kayıtlı olduğu yoksa fiilen de o konutta mı yaşadığıdır.
Okul kaydı amacıyla yapıldığı ileri sürülen adres değişiklikleri; abonelikler, aynı hanede oturan kişi belgesi, apartman veya site kayıtları, komşu anlatımları ve gerektiğinde kolluk araştırmasıyla incelenebilir. Gerçeğe aykırı kayıt belirlendiğinde öğrencinin okul kaydı gerçek adresi esas alınarak yeniden değerlendirilebilir.
Gerçekte konutta yaşamayan kişinin adres bildiriminde bulunması yanında, bu durumu bildiği hâlde e-Devlet üzerinden muvafakat veren veya nüfus müdürlüğündeki gerçeğe aykırı beyanı doğrulayan kişinin sorumluluğu da işleme katkısının niteliğine göre ayrıca incelenir.
Gerçeğe aykırı kayda izin veren kişi sonradan sildirme başvurusu yaparsa ceza alır mı?
Adres kaydının düzeltilmesini istemek tek başına ceza nedeni değildir. Kişi başlangıçta gerçekten evde yaşamış ve daha sonra taşınmışsa önceki adres bildirimi hukuka uygundur. Yeni adresi süresinde bildirme yükümlülüğü kural olarak taşınan kişiye aittir.
Kişi başından beri konutta yaşamamış ve evde kayıtlı kişi de bunu bilerek işleme katılmışsa sonradan yapılan düzeltme başvurusu önceki gerçeğe aykırı bildirimin ortaya çıkmasına yol açabilir. Kaydın düzeltilmesi geçmişteki gerçeğe aykırı beyanı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda, kendiliğinden düzeltme yapan kişiye otomatik cezasızlık sağlayan özel bir hüküm bulunmamaktadır.
Kaydın ne kadar süreyle kullanıldığı, kişinin gerçeğe aykırı işlemdeki rolü, beyanın hangi makama ve ne şekilde verildiği ile sonradan gösterilen düzeltme iradesi somut olayda birlikte değerlendirilir. Yalnızca kaydı sildirmek istemek yaptırım uygulanmayacağı güvencesi vermez.
Üçüncü kişinin ihbarı adres kaydının silinmesini sağlar mı?
Gerçeğe aykırı adres kaydı yalnız malik, kiracı veya aynı evde yaşayan kişi tarafından bildirilebilen bir durum değildir. Komşu, diğer eş, apartman yöneticisi, okul çevresindeki bir veli veya başka bir üçüncü kişi somut bilgiye dayanarak nüfus müdürlüğüne, kaymakamlığa, valiliğe ya da CİMER’e ihbarda bulunabilir.
Bu başvuru, şikâyete bağlı bir suçtaki şikâyetten farklı olarak idareye yapılan ihbar niteliğindedir. Nüfus müdürlüğü iddia üzerine resen inceleme yapabilir, belge isteyebilir ve kolluk aracılığıyla fiilî ikamet araştırması yaptırabilir. 5490 sayılı Kanun’un 67. maddesi kapsamında suç şüphesi doğuran bilgi ve belge elde edilirse konu Cumhuriyet başsavcılığına da bildirilebilir.
Üçüncü kişinin beyanı adres kaydını kendiliğinden sildirmez. İhbarda belirtilen olayların araştırılması ve kişinin konutta yaşamadığının belirlenmesi gerekir. İhbar edenin apartman veya site kaydı, kişinin başka yerde yaşadığını gösteren belge, somut tanık bilgisi veya hukuka uygun biçimde elde edilmiş başka deliller sunması incelemeyi kolaylaştırabilir.
Bir kişinin soruşturma veya yaptırımla karşılaşmasını sağlamak amacıyla, gerçeğe aykırı olduğunu bilerek suç isnadında bulunulması ihbar eden bakımından ceza sorumluluğu doğurabilir. İhbarın araştırma sonunda doğrulanmaması ise tek başına iftira suçunun oluşması için yeterli değildir; isnadın bilerek gerçek dışı yapılması gerekir.
Adres kaydının düzeltilmesi için hangi belgeler kullanılabilir?
Başvuruda kullanılabilecek belgeler, kayıtlı kişinin sıfatına ve konuttan ne zaman ayrıldığına göre değişir. Fiilî oturumun belirlenmesinde özellikle şu belgelerden yararlanılabilir:
- Tapu kaydı veya kira sözleşmesi,
- Elektrik, su, doğal gaz, sabit telefon veya sabit internet abonelik sözleşmesi ve faturaları,
- Kesinleşmiş boşanma kararı,
- Kira ilişkisinin sona erdiğini veya anahtarın teslim edildiğini gösteren tutanak,
- Tahliye kararı veya icra teslim tutanağı,
- Apartman veya site yönetimi tarafından düzenlenen yazı,
- Muhtarlık tarafından verilen belge,
- Kişinin başka yerde yaşadığını gösteren kira, abonelik veya kurum kayıtları,
- Kolluk araştırması ve tanık anlatımları.
Nüfus müdürlüğü her başvuruda bu belgelerin tamamını istemek zorunda değildir. Sunulan belgeler tereddüdü gidermeye yeterliyse işlem bunlar üzerinden sonuçlandırılabilir; uyuşmazlık devam ediyorsa idari araştırma yürütülür.
Adres kaydı e-Devlet üzerinden silinebilir mi?
E-Devlet’te kişilerin kendi yerleşim yeri ve diğer adreslerine ilişkin bazı hizmetler bulunsa da başka bir kişinin ana yerleşim yeri kaydını silmeye yarayan genel bir hizmet yoktur. “Diğer Adres Silme” hizmeti, kişinin kendisine ait yazlık, yurt veya ikinci konut gibi diğer adres kayıtları içindir; başkasının aynı hanedeki yerleşim yeri kaydını kaldırmak amacıyla kullanılamaz.
Başka bir kişinin evde kayıtlı görünmesi hâlinde e-Devlet üzerinden aynı hanede ikamet eden kişi belgesi alınabilir. Kayıt düzeltme işlemi için ise ilçe nüfus müdürlüğüne başvurulması gerekir. Eski kiracıların kayıtlı olduğu dolu konuta yeni kiracının yapacağı adres bildirimi de mevcut uygulamada nüfus müdürlüğünde gerçekleştirilir.
Nüfus müdürlüğü başvuruyu reddederse hangi yola başvurulur?
Evde yaşamayan kişinin adres kaydının düzeltilmesi için ilk başvuru mercii ilçe nüfus müdürlüğüdür. Müdürlük başvuruyu açıkça reddeder veya yapılan inceleme sonucunda adres kaydına ilişkin olumsuz bir idari işlem kurarsa, işlemin niteliğine göre idari başvuru ve idari yargıda iptal davası yolu değerlendirilebilir. Adres kaydına ilişkin idari işlemler ile aile kütüğündeki ad, soyadı, doğum tarihi veya soybağı gibi bilgilerin düzeltilmesine yönelik nüfus davaları aynı hukuki yol değildir.
Bu konuda doğrudan sulh hukuk mahkemesinde “adresteki kişiyi silme davası” açılması genel başvuru yolu olarak kabul edilemez. Sulh ceza hâkimliğinin görevi ise adres kaydını düzeltmek değil, gerçeğe aykırı adres beyanı veya geç bildirim nedeniyle verilen idari para cezasına karşı yapılan başvuruyu incelemektir. Başvuru yolu ve süresi, tebliğ edilen işlemin türüne göre belirlenmelidir.
MERNİS adres kaydı tamamen yok edilir mi?
Adres kaydının düzeltilmesi, geçmişteki bütün kayıtların sistemden yok edilmesi anlamına gelmez. Kişinin o konuttaki güncel adres bağlantısı sona erdirilir; önceki adres bilgisi tarihçede arşivlenir. Kamu kurumlarının mevzuattan doğan kayıt tutma yükümlülüğü bulunduğundan doğru şekilde oluşturulmuş tarihsel adres verisi yalnız kişinin talebiyle tamamen silinmez.
Kayıt baştan itibaren hatalı oluşturulmuşsa gerçeğe uygun biçimde düzeltilmesi istenebilir. Bununla birlikte düzeltme işleminin tarihi ve işleme ilişkin idari kayıtlar, mevzuatta öngörülen süreler boyunca muhafaza edilebilir.
Gerçeğe aykırı adres bildiriminin cezası nedir?
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 50. maddesine göre adres değişikliğinin yirmi iş günü içinde bildirilmesi gerekir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 2026 yılı için ilan ettiği tutarlara göre adres değişikliğini süresinde bildirmeyenlere 814 TL, gerçeğe aykırı adres beyanında bulunanlara ise 17.051 TL idari para cezası uygulanmaktadır.
Gerçeğe aykırı yerleşim yeri belgesi veren muhtarlar ile herhangi bir işlem nedeniyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar ve bunlara tanıklık edenler hakkında 5490 sayılı Kanun’un 67. maddesi uyarınca altı aydan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Her adres uyuşmazlığı kendiliğinden bu suçu oluşturmaz. Beyanın verildiği makam, içeriği, kişinin kastı ve işleme katkısı somut olayda ayrıca değerlendirilir.
İdari para cezasına dayanak savunma isteminin tebliğinden itibaren yedi gün içinde ilçe nüfus müdürlüğüne bilgi ve belge sunulabilir. İdari yaptırım kararına karşı ise kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Ev sahibi olmak veya bir kişinin evde kayıtlı görünmesi tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz. Ev sahibinin gerçeğe aykırı bildirimi bilip bilmediği, muvafakat verip vermediği, herhangi bir belge ya da beyanda bulunup bulunmadığı ve işlemdeki katkısı araştırılır.
Eski eş veya kiracı adresini değiştirmezse ceza kime uygulanır?
Kişi gerçekten evden taşınmış ve yeni adresini yirmi iş günü içinde bildirmemişse süresinde bildirim yapmama cezasının muhatabı taşınan kişidir. Evde kalan eş, malik veya yeni kiracı yalnız önceki kişinin kaydı devam ettiği için cezalandırılmaz.
Kayıt baştan itibaren gerçeğe aykırı oluşturulmuşsa adres bildiriminde bulunan kişi ile bu işleme bilerek katılanların sorumluluğu ayrı ayrı değerlendirilir. Sonradan ortaya çıkan bir adres uyuşmazlığı ile başlangıçtan itibaren gerçeğe aykırı yapılan bildirim birbirinden ayrılmalıdır.
Adreste kayıtlı kişiye gelen tebligat alınmalı mıdır?
Evde yaşamayan kişi adına tebligat getirildiğinde teslim görevlisine muhatabın adreste oturmadığı ve biliniyorsa taşındığı yer doğru biçimde bildirilmelidir. Muhatabın imzası taklit edilmemeli, tebligatın içeriği açılmamalı ve görevliye gerçeğe aykırı açıklama yapılmamalıdır.
Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligat, kişi fiilen orada yaşamasa dahi hukuki sonuç doğurabilir. Yanlış adres kaydının devam etmesi özellikle dava ve icra takiplerinde hak kaybına yol açabileceğinden kayıt düzeltme başvurusu geciktirilmemelidir.
Adreste kayıtlı kişinin borcu nedeniyle eve haciz gelir mi?
Borçlunun MERNİS adresinin evde görünmesi, icra işlemlerinin bu adrese yönelmesine neden olabilir. Adres kaydı, evdeki eşyaların otomatik olarak borçluya ait olduğunu göstermez; ancak haciz sırasında mülkiyet uyuşmazlığı yaşanabilir.
Evde yaşayan kişinin kendisine ait değerli eşyaların faturalarını, ödeme belgelerini ve mülkiyeti gösteren diğer kayıtları saklaması yararlı olur. Haciz uygulanması hâlinde üçüncü kişinin istihkak iddiası ve İcra ve İflas Kanunu’ndaki başvuru yolları gündeme gelebilir. Adres kaydının önceden düzeltilmesi, yanlış adrese yönelen icra işlemlerinin önlenmesi bakımından önem taşır.
Aynı adreste kayıtlı kadın ve erkek zina delili sayılır mı?
Birbiriyle yakın akrabalığı bulunmayan kadın ve erkeğin aynı konutta kayıtlı görünmesi, zina sebebine dayalı boşanma davasında ileri sürülebilecek delillerden biridir; ancak tek başına cinsel ilişkinin gerçekleştiğini kesin olarak kanıtlamaz. Adres kayıtlarının süresi, tarafların konutta fiilen birlikte kalıp kalmadığı, abonelikler, apartman kayıtları, tanık anlatımları, mesajlar ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Adresin yalnız okul kaydı amacıyla gerçeğe aykırı biçimde bildirildiğinin ileri sürülmesi, ortak yaşam iddiasının değerlendirilmesini etkileyebilir. Bununla birlikte bu savunma, gerçeğe aykırı adres bildirimi bakımından idari ve adli incelemeye yol açabilecek bir kabul niteliği taşıyabilir.
Adres kaydının düzeltilmesi için dilekçe örneği
…… İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNE
…… adresinde malik/kiracı/fiilî kullanıcı olarak ikamet etmekteyim. Aynı adreste kayıtlı görünen ……… isimli kişi, ……… tarihinden beri bu konutta yaşamamaktadır/hiçbir zaman bu konutta yaşamamıştır.
Kişinin güncel olmayan veya gerçeğe aykırı adres kaydı nedeniyle tarafıma tebligat ve resmî evraklar ulaşmakta olup adres bilgilerinin gerçeğe uygun hâle getirilmesi gerekmektedir. Başvurumu doğrulayan tapu/kira sözleşmesi/abonelik belgesi/boşanma kararı/anahtar teslim tutanağı ve diğer belgeler ekte sunulmuştur.
Belirtilen kişinin söz konusu konutta fiilen yaşayıp yaşamadığının araştırılmasını, gerekli görülürse kolluk ve apartman yönetimi aracılığıyla adres tahkikatı yapılmasını ve gerçeğe aykırı veya güncelliğini kaybetmiş adres kaydının düzeltilmesini arz ederim.
Adı ve soyadı
T.C. kimlik numarası
Adres
Telefon
Tarih ve imza
Ekler: Tapu veya kira sözleşmesi, abonelik belgesi, boşanma kararı, teslim tutanağı ve mevcut diğer belgeler.