Anlaşmalı Boşanmadan Nasıl Vazgeçilir?

📅 19 Haziran 2022 🔄 Son güncelleme: 05 Şubat 2026

Anlaşmalı boşanmadan vazgeçmek belirli bir aşamaya kadar mümkündür. Taraflar, anlaşmalı boşanma davası açmış olsalar bile, mahkeme duruşması yapılmadan önce veya duruşmada protokolü onaylamayarak anlaşmalı boşanma iradesinden dönebilirler. Bu durumda anlaşmalı boşanma gerçekleşmez.

Eğer taraflar duruşmada hazır bulunmuş, protokolü onaylamış ve mahkeme boşanma kararı vermişse; yine de karar kesinleşmeden önce anlaşmalı boşanmadan vazgeçilebilir. Bunun için, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük istinaf süresi içinde karara itiraz edilmesi gerekir. İstinaf yoluna başvurulması halinde anlaşmalı boşanma hükümsüz hale gelir ve taraflar çekişmeli boşanma davası açabilir.

Ancak boşanma kararı kesinleştikten sonra, artık anlaşmalı boşanmadan vazgeçmek mümkün değildir. Bu aşamadan sonra taraflar hukuken boşanmış sayılır ve ancak yeniden evlenmeleri halinde evlilik ilişkisi kurulabilir.

Mahkeme Önünde Onaylanmayan Anlaşmalı Boşanma Protokolü Geçerli midir?

Taraflardan biri, diğerine anlaşmalı boşanma protokolü imzalatmış olsa bile; imza sahibi taraf bu protokolü mahkeme huzurunda bizzat onaylamamışsa, söz konusu protokol hukuken bağlayıcı değildir.

Bu durumda protokole dayanarak herhangi bir hak talep edilmesi mümkün değildir. Sadece protokol imzalanmış olması, tarafların boşandığı anlamına gelmez.

Evliliğin herhangi bir döneminde eşinden alınan bu tür bir protokol, tek başına boşanma davası açmaya veya sonuç doğurmaya yeterli değildir.

👉 Anlaşmalı boşanma protokolünün geçerli olabilmesi için, her iki tarafın da mahkeme huzurunda iradelerini açıkça ve özgürce beyan ederek protokolü onaylaması şarttır.

Duruşmaya Katılmayan Taraflar Açısından Anlaşmalı Boşanmanın Akıbeti

Taraflar birlikte mahkemeye başvurarak anlaşmalı boşanma davası açmış, protokolü imzalamış ve imzalarını mahkeme memuru önünde onaylatmış olsalar dahi, duruşma günü mahkemeye gitmedikleri takdirde boşanma gerçekleşmez.

  • Taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse:
    Dava çekişmeli boşanmaya dönüşür ve anlaşmalı boşanma protokolü hüküm doğurmaz.
  • Her iki taraf da duruşmaya gelmezse:
    Dosya işlemden kaldırılır (dosya düşer).

Dosya, 1 ay içinde yenilenmezse, dava hiç açılmamış sayılır. Bu durumda tarafların baştan yeniden dava açması gerekir.

Mahkeme Boşanma Kararı Verdiyse Taraflar Hemen Boşanmış Sayılır mı?

Tarafların her ikisi de kimlikleriyle duruşmada hazır bulunmuş, anlaşmalı boşanma protokolünü onaylamış ve mahkeme boşanma kararı vermiş olsa bile; taraflar bu aşamada henüz hukuken boşanmış sayılmaz.Mahkeme, duruşma tutanağına dayanarak yaklaşık 1 ay içinde gerekçeli karar yazar. Ancak bu karar kendiliğinden tebliğe çıkmaz.

👉 Gerekçeli kararın kesinleşebilmesi için:

  • Taraflardan biri veya her ikisi mahkeme kalemine giderek tebliğ almalıdır.
  • Karar tebliğ edildikten sonra 15 gün içinde istinaf edilmezse, karar kesinleşir.
İlginizi çekebilir:  Ölüm halinde açılan mal rejimi tasfiyesi davası

Kesinleşme sonrası sonuçlar:

  • Taraflar kimlik bilgilerini değiştirebilir.
  • Erkek taraf hemen yeniden evlenebilir.
  • Kadın taraf için 300 günlük iddet (bekleme) süresi başlar.

Kadın:

  • Hamile olmadığını ispatlayarak iddet müddetinin kaldırılması davası açabilir veya
  • 300 günlük süreyi bekleyerek yeniden evlenebilir.

Bekleme süresi, boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren başlar.
Tarafların birbirleriyle yeniden evlenmek istemesi halinde dahi, iddet müddetinin kaldırılması davası açılması zorunludur.

Ayrıca, kadın bu 300 günlük süre içinde doğum yaparsa, çocuğun babası kim olursa olsun, nüfus kayıtlarında çocuk boşanılan eş üzerine yazılır. Bu durumda gerçek babanın belirlenmesi için babalık davası açılması gerekir.

Boşanma Kararı Yıllarca Tebliğ Ettirilmezse Ne Olur?

Taraflar, mahkemenin verdiği boşanma kararını yıllarca tebliğ ettirmeyerek hukuken evli kalmaya devam edebilir.

Ancak karar çok uzun bir süre sonra tebliğ ettirilirse, karşı taraf bu kararı üst mahkemeye taşıyarak boşanma kararının kaldırılmasını talep edebilir.

Uygulamada, “nasıl olsa boşanma kararı cebimde” düşüncesiyle tebliği geciktiren taraflar aleyhine verilmiş çok sayıda istinaf ve Yargıtay kararı bulunmaktadır.Bu nedenle boşanma kararının makul sürede tebliğ ettirilmesi gerekir

Anlaşmalı Boşanmadan Sonradan Vazgeçmek Mümkün mü?

Taraflar mahkemede anlaşmalı boşanmış, ancak gerekçeli kararı tebliğ aldıktan sonra;

  • Tazminat konusunda fikrini değiştirmiş,
  • Mal paylaşımıyla ilgili şartlardan memnun kalmamış,
  • Anlaşmalı boşanmadan vazgeçerek çekişmeli boşanma yoluna gitmek istemiş olabilir.

Bu durumda, karar kesinleşmeden önce olmak şartıyla;
taraflar anlaşmalı boşanma kararını süresi içinde istinaf ederek, çekişmeli boşanma davası açabilirler.

Taraflardan Biri Protokolde Yazan Alacakları Tahsil Edip Alacaklı Boşanmadan Vazgeçmişse

*Ödenenler Geri Alınabilir mi?

Bu maddi edimlerin protokol gereği yapıldığı ancak anlaşmalı boşanma yapılmadığı durumlarda ödemeler ve mal devirleri mal rejimi tasfiyesine konu edilebilir.

Maddi edimler sebepsiz zenginleşme nedeniyle de geri istenebilir.

Yargıtay 3.⁠ ⁠Hukuk Dairesi 2018/5223 E. , 2019/5642 K.

“Davacı; davalı ile 2007 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle anlaşmalı boşanma ile boşanmaya karar verdiklerini, 01/02/2007 tarihli anlaşmalı boşanma metnini imza ettiklerini, anlaşmanın şartlarında kendisi tarafından boşanma davası açılacağı, davalının ise davayı kabul edeceği, anlaşmalı boşanma sözleşmesi ile davalıya 30.000,00 TL tutarında tazminat ödeyeceği, davalının duruşmaya gelmezse bu parayı derhal ve aylık %5 faiziyle iade etmeyi kabul ettiği, 30.000,00 TL’yi 02/02/2007 tarihinde davalı hesabına havale ettiğini, ancak davalının 28/05/2007 tarihli duruşmaya katılmadığını, davanın çekişmeli boşanma olarak devam ettiğini, dava sonunda verilen kararın davalı tarafından temyiz edildiğini, temyiz talebinin reddi ile kararın onandığını ancak 30.000,00 TL paranın ve faizinin çeşitli ikaz ve ihtara rağmen geri ödenmediğini beyan ederek davalı tarafa ödenen 30.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının zamanaşımına uğradığını, dava konusu bedelin iadesinin boşanmanın gerçekleşmemiş olması şartına bağlandığını ve her ne suretle olursa olsun boşanmanın gerçekleşmesi sebebiyle dava konusu bedelin talep edilemeyeceğini, mal rejiminden kaynaklı davada mezkur bedele ilişkin mahsup talebinde bulunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki protokol anlaşmalı boşanma için yapılmış olup davacının, davalının duruşmaya gelerek davayı kabul etme şartıyla 30.000,00 TL tazminat ödediği, ancak davalının duruşmaya katılmaması üzerine davanın şiddetli geçimsizlik nedeniyle yargılama yapılarak sonuçlandığı, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz hale geldiği, davacının geçersiz sözleşme gereğince akit nedeniyle ödediğini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 02/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içince davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; davalıya yapılan yersiz ödemenin tahsili talebine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6098 sayılı TBK’nın 117.maddesi ”Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüd için bildirim şarttır. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının dava konusu bedelin ödenmesi hususunda davalıya Ankara 47. Noterliği’nin 25.03.2015 tarih ve 09724 yevmiye nosu aracılığı ile gönderdiği ihtarnamede davalıya ödeme için 30 gün süre verildiği ve ihtarnamenin davalıya 01.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Bu durumda davalının 02.05.2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün anlaşılmasına göre, faizin bu tarihten itibaren başlatılması gerekirken, mahkemece; ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün 1. bendindeki “ödeme tarihi olan 02/07/2009 tarihinden” ifadelerinin hükümden çıkartılarak yerine “temerrüd tarihi olan 02/05/2015 tarihinden” ifadelerinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

İlginizi çekebilir:  Boşanma Davasını Önce Kim Açmalı?

*Vazgeçen anlaşmalı boşanmaya zorlanabilir mi?

Hayır tarafı anlaşmalı boşanma yapmaya, kesinleştirmeye zorlama ile ilgili bir hukuki yol yoktur.

Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçme Süresi Kaç Gündür?

Anlaşmalı boşanma davasında durumaya girilmeden feragat edilebilir. Duruşmadan sonra karar tebliğ edilmişse istinaf edilerek bozulabilir. Karar tebliğ ettirilmeyerek de evli kalınabilir. Karar tebliğ edilip istinaf edilmezse de yeniden nikah kıyarak evli kalınabilir

Anlaşmalı Boşanmada Vazgeçildikten Sonra Yeniden Boşanma Davası Açılabilir mi?

*Çekişmeli Boşanma davası anlaşmalıya çevrilmişse:

Evet yeniden dava açılabilir ancak karşı tarafa atfettiğiniz kusurlara dayanamazsınız. Yeni kusurlara dayalı bir dava açılabilir.

İlginizi çekebilir:  2026 yılında nikah başvurusu sırasında evlilik sözleşmesi nasıl yapılır?

*Kusur ithaf etmeden anlaşmalı boşanma davası açılmışsa:

Bu durumda dava öncesinde gerçekleşen vakılara da dayanılabilir. Anlaşmalı boşanmadan feragat eden davacı bu kusurların mağduru olmuşsa boşanma davasını geri çekmek af olarak da değerlendirilebilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Nafaka Kararlaştırılmışsa Dava Çekişmeli Boşanma Davasına Çevrildiğinde Protokolde Yazan Nafaka Mı Ödenir?

*Dava kesinleşince ödenmek üzere nafaka belirlenmişse

Bu durumda hakim sosyoekonomik durum değerlendirmesi yapar ve kendisi nafakayı belirler tarafların anlaşmaya yazdığı tutuarla bağlı kalmaz.

*Çekişmeli boşanma olarak açılıp, hakim tarafından tedbir nafakası belirlenip, dava sonradan anlaşmalıya çevrilmişse

-İşlemiş tedbir nafakasına dair protokolde bir hüküm konuşup bunun alınmayacağı kararlaştırılmışsa bu tedbir nafakası icra edilemez.

-İşlemiş tedbir nafakası ile ilgili protokolde hüküm yoksa bu nafaka icraya konabilir.

-Hakim çekişmeli boşanma davası halindeyken tedbir nafakası verilmeden anlaşmalıya çevrildiğinde tedbir nafakası söz konusu olmaz.

Çekişmeli boşanma davası açılıp anlaşmalıya çevrildikten sonra tekrar çekişmeliye çevrilebilir mi?

Evet. Bunun önünde hukuki bir engel yoktur.

5/5 - (1 vote)

“Anlaşmalı Boşanmadan Nasıl Vazgeçilir?” üzerine bir yorum

  1. Merhaba ben Şubat ayı 16 da anlaşmalı boşandık imzalar atıldı, amma ben hala e-devlet de evli gözüküyorum boşanma dan sonra yani 1 ay sonra kaleme gıdıb imza atdım ,bu hâlde ben ne yapmalıyım kimliğimi degise bilirmiyim rica ediyorum bene yardımcı olun

Yorum yapın