Boşanma Kararı Verirken Dikkat Edilecek 10 Adım

📅 13 Kasım 2024 🔄 Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

Boşanma davası açmadan önce yalnızca hangi boşanma sebebine dayanacağınızı düşünmeniz yeterli değildir. Nerede yaşayacağınız, çocukların geçici olarak kimin yanında kalacağı, aile konutunun kullanımı, nafaka, malvarlığının korunması, düğün takıları, ortak borçlar ve deliller gibi birçok konu dava açılmadan önce değerlendirilmelidir.

Bu hazırlık yapılmadan açılan bir dava, haklı olan tarafın dahi delil kaybetmesine, yanlış talepte bulunmasına veya dava süresince ciddi ekonomik sıkıntı yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle ilk adım dilekçe yazmak değil, boşanma sonrasındaki hayatınızı ve davadan beklediğiniz sonucu gerçekçi biçimde planlamaktır.

İçindekiler
  1. Gerçekten Boşanmak mı İstiyorsunuz, Yoksa Eşinizi Korkutmayı mı Düşünüyorsunuz?
  2. Davayı İlk Açan Taraf Avantajlı Olur mu?
  3. Boşanma Davasından Beklentilerinizi Netleştirin
  4. Boşanmadan Ayrı Yaşayıp Nafaka Alınabilir mi?
  5. Anlaşmalı Boşanma Gerçekten Mümkün mü?
  6. Boşanma Konuşulmadan Önce Mal Kaçırma Riski Değerlendirilmeli mi?
  7. Boşanma Davası Açılınca Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
  8. Eşin Banka Hesapları Boşaltılabilir mi?
  9. Ortak Kredi Kartları ve Kefaletler Kontrol Edilmeli mi?
  10. Aile Konutu Şerhi Gecikmeden Konulmalı
  11. Aile Konutu Şerhi Koydurulduğunda Eşin Haberi Olur mu?
  12. Müşterek Konutta Kalmaya Devam Edilebilir mi?
  13. Kiralık Aile Konutunda Kira Sözleşmesi Eşin Adınaysa Ne Olur?
  14. Evden Ayrılmak “Terk” Sayılır mı?
  15. Aynı Evde Yaşamaya Devam Etmek Af Sayılır mı?
  16. Müşterek Konuttan Ayrılırken Çocuklar Götürülebilir mi?
  17. Çocuk Yurt Dışına Götürülebilir mi?
  18. Evcil Hayvanı Kim Alabilir?
  19. Deliller Dava Açılmadan Önce Toplanmalı mı?
  20. Gizlice Ses Kaydı Alınabilir mi?
  21. Mesajlar ve Sosyal Medya Kayıtları Silinmeli mi?
  22. Düğün Altınları İçin Ne Yapılmalı?
  23. Kişisel Eşyalar ve Önemli Belgeler Güvence Altına Alınmalı mı?
  24. Şiddet Varsa Boşanma Davasını Beklemek Gerekir mi?
  25. Adresin Eşten Gizlenmesi Mümkün mü?
  26. Boşanma Davası Açılır Açılmaz Hangi Tedbirler İstenebilir?
  27. Boşanmada Arabuluculuk Zorunlu mu?
  28. Boşanma Davası Masraflarını Karşılayamayan Ne Yapabilir?
  29. Dava Açılınca Eşin Sağlık Sigortasından Yararlanma Sona Erer mi?
  30. Vasiyetname ve Hayat Sigortası Kontrol Edilmeli mi?
  31. Dava Stratejisi Belirlenmeden Harekete Geçmeyin

Gerçekten Boşanmak mı İstiyorsunuz, Yoksa Eşinizi Korkutmayı mı Düşünüyorsunuz?

Öncelikle kendinize şu soruyu dürüstçe sormalısınız:

Gerçekten boşanmak mı istiyorsunuz, yoksa eşinize bir dava dilekçesi göstererek gözdağı vermeyi mi düşünüyorsunuz?

Boşanma davası, karşı tarafı korkutmak veya davranışlarını değiştirmeye zorlamak amacıyla kullanılmamalıdır. Siz davayı yalnızca bir uyarı olarak görürken eşiniz gerçekten boşanmak isteyebilir, karşı dava açabilir ve kendi delillerini sunabilir.

Dava dilekçesi eşinize tebliğ edildikten sonra davadan vazgeçmenin de her zaman tek taraflı ve sonuçsuz bir işlem olmadığı bilinmelidir. Davayı geri almak ile davadan feragat etmek aynı değildir. Feragat, talep sonucundan vazgeçilmesi anlamına gelir ve kesin hüküm benzeri sonuçlar doğurabilir. Davanın geri alınması ise yargılamanın aşamasına göre karşı tarafın rızasını gerektirebilir.

Bu nedenle “Önce dava açayım, sonra istemezsem kapatırım” düşüncesi güvenli değildir.

Davayı İlk Açan Taraf Avantajlı Olur mu?

Boşanma davasını ilk açan eş, sırf davacı olduğu için haklı veya avantajlı kabul edilmez. Mahkeme hangi eşin önce dava açtığına değil, ileri sürülen olayların ispatlanıp ispatlanmadığına ve tarafların kusur durumuna bakar.

Bununla birlikte davayı önce açmak, geçici nafaka, konutun özgülenmesi, tedbiren velayet ve malvarlığına yönelik tedbirlerin daha erken talep edilmesini sağlayabilir. Bu, davayı ilk açanın davayı mutlaka kazanacağı anlamına gelmez; yalnızca koruyucu tedbirlerin gecikmeden istenebilmesi bakımından önem taşıyabilir.

Boşanma Davasından Beklentilerinizi Netleştirin

Boşanma davası açmadan önce taleplerinizi mümkün olduğunca somutlaştırmalısınız. Yalnızca “boşanmak istiyorum” demek, dava stratejisini belirlemek için yeterli değildir.

Şu soruların cevapları önceden düşünülmelidir:

  • Sadece boşanmak mı istiyorsunuz, yoksa ayrı yaşarken nafaka talep edecek misiniz?
  • Çocukların geçici ve kesin velayeti konusunda beklentiniz nedir?
  • Diğer ebeveynle çocuk arasında nasıl bir kişisel ilişki kurulmasını istiyorsunuz?
  • Mevcut aile konutunda kim kalacak?
  • Kira, kredi taksiti, aidat ve faturalar kim tarafından ödenecek?
  • Maddi ve manevi tazminat talebiniz olacak mı?
  • Mal rejiminin tasfiyesi kapsamında hangi mallar üzerinde hakkınız bulunduğunu düşünüyorsunuz?
  • Düğünde takılan ziynet eşyaları kimde?
  • Ortak borçlar, kredi kartları, kefaletler ve banka kredileri nasıl karşılanacak?
  • Evcil hayvanın bakımını fiilen kim üstleniyor?
  • Eşinizin gelirini ve malvarlığını gösteren hangi belgelere sahipsiniz?

Mahkemenin hükmedebileceği nafaka ve tazminat miktarları, tarafların kafasındaki rakamlardan farklı olabilir. Bu nedenle talep edilen tutarların hangi gelir, gider ve delillere dayandığı önceden hazırlanmalıdır.

Boşanmadan Ayrı Yaşayıp Nafaka Alınabilir mi?

Boşanma davası açmadan ayrı yaşamak ve bazı durumlarda nafaka talep etmek mümkündür. Eşlerin birlikte yaşamaya ara vermesinin haklı bir sebebe dayanması hâlinde, aile birliğinin korunmasına ilişkin hükümler kapsamında ayrı yaşama, konutun kullanımı ve geçim giderleri hakkında mahkemeden düzenleme istenebilir.

Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan durumlarda ise boşanma davası açılmadan da 6284 sayılı Kanun kapsamında geçici nafaka, geçici velayet, konutun şiddet mağduruna tahsisi ve uzaklaştırma gibi tedbirler talep edilebilir.

Bu nedenle nafaka alabilmek için her durumda önce boşanma davası açılması gerektiği düşünülmemelidir.

Ancak halihazırda sorunlu bir ilişkide boşanmak istemeksizin nafaka talep eden taraf nafaka için mahkemeye başvurduğunda yani ilişkiyi bir şekilde yargıya taşıdığında karşıdan derhal boşanma davasının geleceğini de öngörmelidir.

Anlaşmalı Boşanma Gerçekten Mümkün mü?

Anlaşmalı boşanma yalnızca iki tarafın “boşanmak istiyoruz” demesiyle gerçekleşmez. Eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında anlaşmaları gerekir.

Protokolde evliliğin ekonomik ve şahsi sonuçları düznelenir

  • velayet,
  • çocukla kişisel ilişki,
  • iştirak ve yoksulluk nafakası,
  • maddi ve manevi tazminat,
  • aile konutu,
  • taşınmaz ve araç devirleri,
  • ziynet eşyaları,
  • ev eşyaları,
  • kredi ve borçların ödenmesi,
  • dava giderleri ve vekâlet ücreti.

Belirsiz ifadeler sonradan yeni davalara yol açabilir. Örneğin “ev kadına bırakılacaktır” denilmesi; tapu devrinin ne zaman yapılacağını, harcı kimin ödeyeceğini, kredi borcunun kimde kalacağını ve kararın doğrudan tescile elverişli olup olmadığını açıklamaz.

Boşanma Konuşulmadan Önce Mal Kaçırma Riski Değerlendirilmeli mi?

Evet. Bazı eşler boşanma ihtimalini öğrendikten sonra taşınmazlarını, araçlarını, şirket hisselerini veya banka birikimlerini üçüncü kişilere devredebilir.

Bu nedenle eşinizle boşanmayı konuşmadan önce tapular ve araçlar üstüne tedbir konması gerekebilir. Aile konutu şerhi dışındaki tedbirlerin konulması da çekişmeli boşanma davası açılmadan mümkün değildir.

Mal kaçırma amacıyla yapılan her işlem kendiliğinden geçersiz olmaz. İşlemin niteliğine göre tapu iptali ve tescil, alacak, tasarrufun iptali veya mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler gündeme gelebilir. Ancak üçüncü kişilere yapılan devirlerin geri alınması uzun, masraflı ve ispatı güç davalar doğurabilir.

Bu nedenle “Nasıl olsa sonradan satışı iptal ettiririm” düşüncesiyle tedbir almamak doğru değildir.

Boşanma Davası Açılınca Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?

Edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanma kararının kesinleştiği tarihte değil, boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona ermiş sayılır.

Ancak bu durum, dava tarihinden önce edinilmiş malların kendiliğinden yarı yarıya paylaşılacağı anlamına gelmez. Malın edinilme tarihi, kişisel mal olup olmadığı, kredi ödemeleri, karşılıksız kazandırmalar ve değer artışları ayrıca incelenir.

Boşanma davasından sonra bir malın satılması da o maldan kaynaklanan katılma alacağını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Fakat alacağın tahsil imkanı zorlaşabilir.

Eşin Banka Hesapları Boşaltılabilir mi?

Eşinizin kişisel banka hesabındaki parayı izinsiz olarak başka hesaba aktarmak hukuka uygun değildir. Ortak hesaptaki para üzerinde işlem yetkisi bulunması da paranın tamamının hiçbir sonuç doğmadan alınabileceği anlamına gelmez.

Eşin internet bankacılığına şifresini kullanarak izinsiz girmek veya gizlice para aktarmak ayrıca cezai ve hukuki sorumluluk doğurabilir.

Ortak Kredi Kartları ve Kefaletler Kontrol Edilmeli mi?

Evet. Boşanma davası, bankalara karşı olan kredi, kredi kartı veya kefalet borçlarını kendiliğinden sona erdirmez.

Eşinizin kullandığı ek kart sizin hesabınıza bağlıysa borçtan bankaya karşı siz sorumlu kalabilirsiniz. Bir krediye müşterek borçlu veya kefil olduysanız boşanmış olmanız bankanın sizden ödeme istemesine engel olmaz.

Bu nedenle dava öncesinde, ek kartların kapatılması, ortak hesapların kullanım yetkisinin belirlenmesi önemlidir.

Aile Konutu Şerhi Gecikmeden Konulmalı

Aile olarak yaşadığınız konut eşinizin adına kayıtlıysa, aile konutu şerhi konulması önemli bir koruma sağlar.

Şerh koydurulmadan önce konut devredilmişse satışın iptali dava konusu yapılabilir. Bu nedenle sonradan dava açma ihtimaline güvenmek yerine şerhin gecikmeden konulması daha güvenlidir.

Aile Konutu Şerhi Koydurulduğunda Eşin Haberi Olur mu?

Başvurunun tek taraflı yapılabilmesi, eşin işlemden hiçbir zaman haberdar olmayacağı anlamına gelmez. Tapu müdürlüğünün bildirim ve işlem uygulaması ile eşin tapu kayıtlarını kontrol etmesi sonucunda şerhi öğrenmesi mümkündür.

Bu nedenle boşanma stratejisi “eşim kesinlikle öğrenmez” varsayımı üzerine kurulmalıdır denilemez.

Müşterek Konutta Kalmaya Devam Edilebilir mi?

Evet. Konutun tapuda eşiniz adına kayıtlı olması, sizi tek taraflı olarak evden çıkarabileceği anlamına gelmez. Eşiniz kilidi değiştirerek, eşyalarınızı dışarı çıkararak veya elektrik ve suyu kestirerek sizi tahliye edemez.

Boşanma davası açıldığında mahkemeden konutun geçici olarak size özgülenmesini isteyebilirsiniz. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca hâkim, dava devam ederken barınma, geçim, malların yönetimi ve çocukların korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir.

Şiddet veya tehdit varsa ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında eşin müşterek konuttan uzaklaştırılması ve konutun mağdura tahsisi istenebilir.

Kiralık Aile Konutunda Kira Sözleşmesi Eşin Adınaysa Ne Olur?

Aile konutu kiralıksa ve kira sözleşmesi yalnızca eşlerden biri adına düzenlenmişse diğer eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelebilir.

Bu bildirim, eşin evi terk etmesi veya kira sözleşmesini tek başına sona erdirmesi riskine karşı önemlidir. Bu durumda taraflar kiralık evin kira sözleşmesinde müşterek müteselsil taraf konumuna gelirler.

Bu nedenle yalnızca evde kalma hakkı değil, kira bedeli ve birikmiş borçlar da değerlendirilmelidir.

Evden Ayrılmak “Terk” Sayılır mı?

Şiddet, tehdit, ağır geçimsizlik, güvenlik kaygısı veya birlikte yaşamanın beklenemeyeceği başka bir durum varsa evden ayrılmak haklı sayılır.

Bu nedenle “Evden çıkan eş davayı kaybeder” veya “Evi terk eden bütün haklarından vazgeçer” şeklindeki bilgiler doğru değildir.

Boşanma davasını açılması da ayrı yaşamayı haklı kılar.

Aynı Evde Yaşamaya Devam Etmek Af Sayılır mı?

Boşanma davası açıldıktan sonra aynı evde yaşamaya devam etmek af sayılabilir ve dava devam ederken aynı evde yaşamanın bitirilmesi gerekir.

Boşanma sebebi olarak gösterilen olaylardan sonra evlilik hayatına olağan biçimde devam edilmesi, bazı olayların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı yönünde değerlendirilebilir.

Müşterek Konuttan Ayrılırken Çocuklar Götürülebilir mi?

Evlilik devam ettiği sürece velayet kural olarak anne ve baba tarafından birlikte kullanılır.

Evden güvenlik nedeniyle ayrılmanız gerekiyorsa çocukların durumu için gecikmeden tedbiren velayet talep edilmelidir.

Çocuk Yurt Dışına Götürülebilir mi?

Çocuğu diğer ebeveynin bilgisi ve rızası dışında sürekli olarak yurt dışına götürmek ciddi hukuki sorunlar doğurabilir. Çocuğun mutat meskeninin değiştirilmesi, diğer ebeveynle kişisel ilişkisinin engellenmesi veya yabancı ülkede tutulması uluslararası çocuk kaçırma uyuşmazlığına dönüşebilir.

Evcil Hayvanı Kim Alabilir?

Evcil hayvanlar mevzuatta eşya hükümleriyle bağlantılı değerlendirilse de boşanma uyuşmazlığında hayvanın bakımını fiilen kimin yaptığı, veteriner kayıtları, mikroçip bilgileri, masraflar ve hayvanın yaşam düzeni önem taşır.

Taraflardan birinin hayvanı gizlice götürmesi veya diğer eşe zarar vermek amacıyla alıkoyması yeni uyuşmazlıklara yol açabilir. Anlaşmalı boşanmada evcil hayvanın kimde kalacağı, masrafları ve görüşme düzeni protokolde açıkça yazılabilir.

Deliller Dava Açılmadan Önce Toplanmalı mı?

Evet. Boşanma davasında yalnızca yaşanan olayların anlatılması yeterli değildir. İddiaların hukuka uygun delillerle desteklenmesi gerekir.

Dava açılmadan önce şu deliller güvence altına alınabilir:

  • mesaj ve e-posta kayıtları,
  • banka hesap dökümleri
  • fotoğraf ve videolar,
  • sosyal medya içerikleri,
  • kolluk ve savcılık başvuruları,
  • otel, seyahat ve harcama kayıtları,
  • tanıkların ad ve adresleri,
  • düğün ve takı görüntüleri,
  • çocuğun okul ve sağlık belgeleri,

Delillerin yalnızca ekran görüntüsü alınarak değil, mümkünse tarih, hesap bilgisi ve konuşmanın bütünlüğü görülecek şekilde saklanması önemlidir.

Gizlice Ses Kaydı Alınabilir mi?

Her konuşmanın gizlice kaydedilmesi hukuka uygun değildir. Kişilerin özel konuşmalarını sistematik biçimde kaydetmek, telefonuna program yüklemek, hesabına izinsiz girmek veya özel hayatına ilişkin görüntü elde etmek ceza sorumluluğu doğurabilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz. Bu nedenle delil toplarken:

  • eşin telefon şifresini kırmak,
  • sosyal medya hesabına izinsiz girmek,
  • eve gizli kamera yerleştirmek,
  • takip programı kullanmak,
  • özel konuşmaları planlı şekilde kaydetmek risklidir.

Ani gelişen ve başka türlü ispatlanması mümkün olmayan bir olayda alınan kayıtların değerlendirilmesi somut koşullara bağlıdır. Ancak “Boşanma davasında her türlü gizli kayıt delildir” veya “gizli kayıt alınan her durumda ceza verilir” denilemez.

Mesajlar ve Sosyal Medya Kayıtları Silinmeli mi?

Hayır. Size zarar vereceğini düşündüğünüz mesajları veya sosyal medya içeriklerini silmeniz, karşı tarafın elindeki kayıtları ortadan kaldırmaz. Ayrıca delil karartma veya güvenilirlik tartışması doğurabilir. Çoğu boşanma delili senkronize kalmış atıl cihazdan çıkar.

Buna karşılık hesap güvenliğinizi sağlamak için:

  • e-posta ve sosyal medya şifrelerini değiştirmek,
  • iki aşamalı doğrulamayı açmak,
  • ortak cihazlardan çıkış yapmak,
  • bulut yedeklemelerini kontrol etmek,
  • konum paylaşımını kapatmak uygun olabilir.

Ancak eşin hesabına erişmek veya ortak cihazdaki ona ait özel verileri izinsiz kopyalamak hukuka uygun kabul edilmeyebilir.

Düğün Altınları İçin Ne Yapılmalı?

Ziynet eşyalarının kimde bulunduğu ve kime ait olduğu boşanma davasından ayrı bir uyuşmazlık doğurabilir.

Düğün videosu, fotoğraflar ve tanıklar bu konuda çok önemlidir. Yalnızca videonun bulunduğunu varsaymak yeterli değildir. Düğün videosunun açılıp açılmadığı, görüntünün bozulup bozulmadığı ve yedek kopyasının bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

Altınların evde bırakılması hâlinde daha sonra kim tarafından alındığının ispatı zorlaşabilir.

Kişisel Eşyalar ve Önemli Belgeler Güvence Altına Alınmalı mı?

Evden ayrılmayı düşünüyorsanız şu belgeleri güvenli yerde saklamanız faydalıdır:

  • kimlik ve pasaport,
  • çocukların kimlik belgeleri,
  • kira sözleşmesi,
  • diploma ve meslek belgeleri,
  • takı ve değerli eşya görüntüleri. Eşiniz evden gitmemeniz için bunları saklayabilir.

Kendi kişisel eşyalarınızı alabilirsiniz. Ancak ortak veya eşin mülkiyetinde olan eşyaları gizlice götürmek, satmak ya da saklamak sonradan tazminat ve iade taleplerine yol açabilir.

Eşler arasında bazı malvarlığı suçları bakımından cezasızlık veya şahsi cezasızlık hükümleri bulunması, yapılan davranışın hukuka uygun olduğu ya da eşyanın geri istenemeyeceği anlamına gelmez.

Şiddet Varsa Boşanma Davasını Beklemek Gerekir mi?

Hayır. Fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel veya dijital şiddet varsa boşanma dilekçesinin hazırlanmasını beklemeden koruyucu ve önleyici tedbir istenebilir.

6284 sayılı Kanun kapsamında:

  • uzaklaştırma,
  • iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme,
  • konuta veya işyerine yaklaşmama,
  • silah teslimi,
  • geçici velayet,
  • geçici nafaka,
  • konutun mağdura tahsisi,
  • kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi gibi tedbirler gündeme gelebilir. Başvuru aile mahkemesine, kolluğa, savcılığa veya şartlarına göre mülkî amire yapılabilir.

Acil tehlikede önce güvenliğin sağlanması, sonra boşanma stratejisinin kurulması gerekir.

Adresin Eşten Gizlenmesi Mümkün mü?

Şiddet veya ciddi tehdit bulunması hâlinde adres ve kimlik bilgilerinin resmî kayıtlarda gizlenmesine yönelik tedbir istenebilir.

Ancak yalnızca boşanmak istemek, adresin bütün kurumlardan otomatik olarak gizlenmesini sağlamaz. Gizlilik tedbiri için korunma ihtiyacının belirtilmesi ve gerekli kararın alınması gerekir.

Boşanma Davası Açılır Açılmaz Hangi Tedbirler İstenebilir?

Dava açılırken veya dava sırasında şu geçici tedbirler talep edilebilir:

  • eş ve çocuk için tedbir nafakası,
  • tedbiren velayet,
  • kişi gizliliği,
  • çocukla kişisel ilişki,
  • aile konutunun bir eşe özgülenmesi,
  • şiddet hâlinde uzaklaştırma ve koruma kararları.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, hâkime dava süresince barınma, geçim, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri alma yetkisi verir.

Dilekçede bu taleplerin hiç yazılmaması, mahkemenin her ihtiyacı kendiliğinden ve istenilen kapsamda düzenleyeceği anlamına gelmez.

Boşanmada Arabuluculuk Zorunlu mu?

Boşanma davasının açılmasından önce zorunlu arabuluculuk bulunmamaktadır. Boşanma, velayet ve kişisel durumla ilgili konular tarafların serbestçe tasarruf edebileceği sıradan alacak uyuşmazlıkları gibi değerlendirilemez.

Taraflar anlaşmak için görüşme yapabilir veya avukatları aracılığıyla protokol hazırlayabilir. Ancak evlilik hâkim kararı olmadan sona ermez.

Boşanma Davası Masraflarını Karşılayamayan Ne Yapabilir?

Maddi imkânı yetersiz olan kişi adli yardım talep edebilir. Mahkeme talebi kabul ederse yargılama giderlerinden geçici muafiyet, giderlerin devletçe avans olarak karşılanması ve şartları varsa avukat görevlendirilmesi mümkün olabilir.

Adli yardım, davanın tamamen ücretsiz olduğu veya dava sonunda hiçbir gider sorumluluğu doğmayacağı anlamına gelmez. Karar sonucuna göre ertelenen giderlerin kimden alınacağı ayrıca belirlenir.

Dava Açılınca Eşin Sağlık Sigortasından Yararlanma Sona Erer mi?

Boşanma davasının açılması, evliliği sona erdirmez. Eş sıfatı boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder.

Bu nedenle eş üzerinden sağlık yardımı, mirasçılık ve medeni durum gibi bazı sonuçlar kural olarak karar kesinleşene kadar sürer. Ancak sigortalılık türü, ayrı çalışma durumu ve sosyal güvenlik mevzuatındaki özel şartlar ayrıca incelenmelidir.

Vasiyetname ve Hayat Sigortası Kontrol Edilmeli mi?

Eski eşinize bıraktığınız bir vasiyetname varsa, boşanma ile bu vasiyetname kendiliğinden geçersiz olmaz. Boşanma sonrasında vasiyetnamenin iptali için ya yeni bir vasiyetname ile eskisinden dönmelisiniz

Hayat sigortası, bireysel emeklilik, banka hesabı ve benzeri ürünlerde lehtar olarak eşin gösterilmiş olması da boşanmayla kendiliğinden değişmez.

Dava Stratejisi Belirlenmeden Harekete Geçmeyin

Boşanma davası bir dilekçe hazırlanıp adliyeye verilmesinden ibaret değildir. Hangi olayların ileri sürüleceği, hangi delillerin sunulacağı, hangi taleplerin boşanma davasıyla birlikte veya ayrı dava olarak yöneltileceği ve hangi geçici tedbirlerin isteneceği davanın sonucunu doğrudan etkiler.

Özellikle şu konuların baştan ayrılması gerekir:

  • boşanma,
  • velayet ve kişisel ilişki,
  • nafaka,
  • maddi ve manevi tazminat,
  • mal rejiminin tasfiyesi,
  • ziynet alacağı,
  • katkı ve değer artış payı,
  • aile konutu,
  • ev eşyaları,
  • tapu iptali ve tescil,
  • şiddete karşı koruma tedbirleri.

Her talebin aynı dava içinde ileri sürülmesi mümkün olmayabilir. Yanlış mahkemede veya yanlış zamanda açılan dava süre ve masraf kaybına yol açabilir.

5/5 - (2 votes)
İlginizi çekebilir:  Samsun'da Anlaşmalı Boşanma Süreci Nasıl İlerler?