Düğünde takılan altınların daha sonra bozdurulup evin peşinatında, araba alımında veya başka bir malın edinilmesinde kullanılması hâlinde, boşanma sırasında iki ayrı hesabı birbirinden ayırmak gerekir. Bir tarafta altınların geri istenip istenemeyeceği, diğer tarafta ise evlilik içinde alınan ev veya arabadan doğan mal rejimi alacağı vardır.
Bu iki talep birbirini her zaman ortadan kaldırmaz. Bir eş kendisine ait ziynetleri ayrıca geri isterken, diğer eş adına kayıtlı ev veya araç nedeniyle katılma alacağı da talep edebilir. Ancak aynı altının değeri iki ayrı hesap içinde iki defa o eşe kazandırılamaz. Yargıtay’ın 2024 tarihli kararlarında da ziynet alacağı ile katılma alacağının birlikte değerlendirildiği, fakat aynı katkının iki kez hesaba girmemesi için mal rejimi hesabında denkleştirme yapıldığı görülmektedir.
Burada “altınlarımı geri alırsam evden artık pay alamam” demek de, “altınlarımı geri alırım, bir de evin bugünkü değerinin yarısını eksiksiz alırım” demek de doğru değildir. Önce evin hangi kaynaklarla alındığına ve tasfiye sırasında ne kadarının gerçekten edinilmiş mal olarak kaldığına bakılır
- Ev Alınırken Kullanılan Altınlar Geri İstenebilir mi?
- Hem Altınlarımı Hem Evin Yarısını İsteyebilir miyim?
- Ziynetlerin İadesi İstenirse Katılma Alacağı Kaybolur mu?
- Değer Artış Payı İstemezsem Altınları ve Katılma Alacağını İsteyebilir miyim?
- Altınların İadesi Yerine Değer Artış Payı İstenirse Hesap Nasıl Değişir?
- Altınları Geri İstemek mi, Değer Artış Payı İstemek mi Daha Avantajlı?
- Krediyle Alınan Evde Altınlar Peşinat Olarak Kullanılmışsa Hesap Nasıl Yapılır?
- Altınların Bir Kısmı Evde, Bir Kısmı Arabada Kullanılmışsa Ne Olur?
- Ziynet Alacağı, Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Arasındaki Fark Nedir?
- Aynı Altın İçin Hem Ziynet Alacağı Hem Değer Artış Payı Hem Katılma Alacağı Alınabilir mi?
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/3662 E., 2024/3037 K. Kararının Önemi
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/9765 E., 2024/2594 K. Kararının Önemi
- Altınlarla Alınan Ev ve Mal Paylaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
- 20 Bileziğimle Ev Aldık, Hem Bileziklerimi Hem Evden Payımı İsteyebilir miyim?
- Altınlarım Evin Peşinatında Kullanıldı, Krediyi de Eşim Ödedi. Ne Kadar Hak Alırım?
- Evin Tamamı Benim Altınlarımla Alındıysa Yine Evin Yarısını da İsteyebilir miyim?
- Altınların Sadece Bir Kısmı Ev Alınırken Kullanıldıysa Ne Olur?
- Altınlar Ev Alınırken Değil, Sonradan Tadilatta Kullanıldıysa Hak İstenebilir mi?
- Altınlarla Alınan Ev Boşanmadan Önce Satılmışsa Hiçbir Şey İsteyemez miyim?
- Altınlarla Alınan Ev Satılıp Başka Bir Ev Alındıysa Ne Olur?
- Altınlarımla Alınan Ev Kayınpederimin veya Kayınvalidemin Üzerine Yapıldıysa Hakkım Gider mi?
- Altınlarımla Araba Alındıysa da Aynı Kurallar Geçerli mi?
- Altınlarla Alınan Araba Boşanmadan Önce Satıldıysa Ne Olur?
- Eşim “Altınları Bana Kendin Verdin, Bağışladın” Derse Ne Olur?
- Altınların Evde Kullanıldığını Tanıkla İspatlayabilir miyim?
- Kuyumcu Fişim veya Banka Dekontum Yoksa Altınlarla Eve Katkımı İspatlayamaz mıyım?
- Altınlarımı Geri İstemek mi, Değer Artış Payı İstemek mi Daha Avantajlı?
- Değer Artış Payı İstemezsem Katılma Alacağımı da Kaybeder miyim?
- Evi Evlilikten Önce Eşim Almıştı Ama Ben Altınlarımla Kredisini veya Tadilatını Ödedim. Hak İsteyebilir miyim?
- Ev İkimizin Adına Yarı Yarıya Tapuluysa Altın Katkısı Yine Önemli mi?
- Altınlarla Alınan Ev Eşimin Üzerineyse Tapunun Yarısını Bana Verirler mi?
- Sonuçta Hem Altınlarımı Hem Altınlarla Alınan Maldan Hakkımı Alabilir miyim?
Ev Alınırken Kullanılan Altınlar Geri İstenebilir mi?
Altınların ev veya araba almak amacıyla bozdurulmuş olması, tek başına ziynet sahibinin bu altınlardan vazgeçtiğini göstermez. Eşler aile için ev almak istemiş ve kadın kendisine ait bileziklerin bozdurulmasına razı olmuş olabilir. Fakat “bu altınları ev için kullanalım” demek ile “bu altınları sana bağışlıyorum, bir daha geri istemeyeceğim” demek aynı değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9765 E., 2024/2594 K., 18.04.2024 tarihli kararına konu olayda da kadına ait olduğu kabul edilen ziynetlerin bir bölümü taşınmazın alınmasında kullanılmıştır. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmaz alımında kullanılan bu ziynetlerin sırf aile konutu için harcanmış olmaları nedeniyle erkeğe bağışlandığının kabul edilemeyeceği sonucuna varmış ve belirlediği ziynetlerin aynen iadesine karar vermiştir.
Hem Altınlarımı Hem Evin Yarısını İsteyebilir miyim?
Burada önce “evin yarısı” sözünden ne anlaşıldığını düzeltmek gerekir. Evlilik içinde alınan bir ev diğer eşin üzerine kayıtlıysa, boşanma sonunda tapunun yarısı kendiliğinden diğer eşe geçmez. Edinilmiş mallara katılma rejiminde esas olan, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinden para alacağı doğmasıdır. Türk Medeni Kanunu’ndaki sistemde edinilmiş malların değerinden bunlara ilişkin borçlar ve tasfiyede dikkate alınması gereken diğer kalemler çıkarılır; bundan sonra kalan artık değerin yarısı katılma alacağına esas olur.
Bu yüzden önce evin nasıl alındığına bakmak gerekir.
Örneğin ev tamamen kocanın evlilik süresince aldığı maaşlardan biriktirilen parayla alınmış ve üzerinde dikkate alınacak başka bir borç veya kişisel mal katkısı yoksa, evin tasfiyeye giren net değeri kural olarak edinilmiş mal hesabında kalır. Böyle bir durumda kadının katılma alacağı da bu net artık değerin yarısı üzerinden hesaplanır. Evin kimin adına kayıtlı olduğu tek başına sonucu değiştirmez; ayrıca bir malın kişisel mal olduğu ispatlanmadıkça edinilmiş mal olduğu kabul edilir.
Evin banka kredisiyle alınmış olması da tek başına başka bir sonuç doğurmaz. Koca evin peşinatı için bankadan borç almışsa “parayı borç aldım, o hâlde ev kişisel malımdır” diyemez. Borçla alınmış olması malı kendiliğinden kişisel mala dönüştürmez. Tasfiye sırasında önemli olan, o borcun ne kadarının mal rejimi sona erene kadar ödendiği ve ne kadarının hâlen o mala ilişkin borç olarak kaldığıdır.
Mesela evlilik içinde çekilen kredi taksitleri eşlerin evlilik süresindeki kazançlarıyla ödendiyse, bu ödemeler zaten edinilmiş mal rejiminin içinde gerçekleşmiştir. Buna karşılık boşanma davasının açılmasından sonra kalan kredi taksitlerini yalnız koca kendi geliriyle ödemeye devam etmişse, bu ödemelerin de sanki evlilik devam ederken birlikte karşılanmış gibi hesaplanması doğru olmaz. Tasfiyede bu dönemler birbirinden ayrılır.
Altınlarda ise fazladan bir mesele ortaya çıkar. Çünkü kullanılan para bankanın veya üçüncü bir kişinin parası değil, diğer eşe ait kişisel maldır.
Kadın kendi altınlarının evin alınmasında kullanıldığını söylüyor ve o altınların ayrıca geri verilmesini istiyorsa, erkek açısından artık ayrıca bir ziynet borcu ortaya çıkmaktadır. Kadına altınların karşılığı bir kez ziynet alacağı olarak verildikten sonra, aynı altın katkısının evin edinilmiş mal değerinin içinde bırakılıp bir de onun yarısının katılma alacağı olarak kadına verilmesi mükerrer hesap yaratır.
Denkleştirme tam olarak bunu önlemek için yapılmaktadır.
Koca evin peşinatı için bankadan 500.000 TL borç almış ve bu borcu evlilik devam ederken maaşından tamamen ödemişse, ortada kadına ait ayrıca geri verilmesi gereken 500.000 TL’lik bir kişisel mal bulunmaz. Evin net değeri, varsa diğer borç ve kişisel katkılar düşüldükten sonra edinilmiş mal hesabında kalır ve kadın artık değerin yarısı üzerinden katılma alacağı elde eder.
Ama aynı 500.000 TL yerine kadının kendisine ait altınları kullanılmış ve kadın da bu altınları ayrıca geri istiyorsa durum değişir. Kadına önce “altınlarını geri al” deyip, ardından o altınların finanse ettiği değeri hiç hesaptan ayırmadan “şimdi evin tamamının net değerinin de yarısını al” denilemez. Çünkü aynı kişisel mal katkısı iki kez kadının lehine sonuç doğurmuş olur.
Bu, kadının evden katılma alacağı alamayacağı anlamına gelmez. Ziynet alacağı ayrı olarak değerlendirilir; ardından mal rejimi hesabında ziynet katkısı, varsa eşlerin diğer kişisel mal katkıları ve borçlar dikkate alınır. Geriye kalan edinilmiş malın artık değeri üzerinden kadının katılma alacağı hesaplanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9765 E., 2024/2594 K. sayılı kararındaki hesap tam da bu nedenle önemlidir. Dava konusu taşınmaz 120.000 TL’ye alınmış; 87.000 TL’si 120 ay vadeli krediyle, geri kalan bölüm ise kadının ziynetleri ile erkeğin evlilik öncesinde sahip olduğu aracın satışından gelen para kullanılarak karşılanmıştır. Dolayısıyla evin finansmanında hem edinilmiş mal rejimi içinde değerlendirilecek kredi ödemeleri hem de kişisel mal niteliğinde kaynaklar bulunmaktadır.
Üstelik 120 aylık kredinin yalnız 24 taksiti mal rejimi devam ederken ödenmiştir. Kalan taksitler mal rejimi sona erdikten sonraki döneme aittir. Mahkeme bu nedenle evin karar tarihine yakın 704.450 TL’lik değerinin tamamını “edinilmiş maldır, yarısını kadına verelim” şeklinde hesaplamamıştır. Ziynetler, erkeğin evlilik öncesinden gelen kişisel kaynağı ve mal rejimi sona erdikten sonraki kredi ödemeleri hesaba katılmış; sonuçta edinilmiş mal niteliğinde kaldığı kabul edilen 102.145,25 TL artık değerin yarısı olan 51.072,63 TL katılma alacağı olarak belirlenmiştir. Yargıtay da bu hesabı onamıştır.
Dolayısıyla burada kadının az katılma alacağı almasının nedeni “evde onun altınları kullanıldığı için evden hakkı yoktur” değildir. Tam tersine, kadının altınları ayrıca kendisine geri verildiği için bu altınların sağladığı katkının bir kez daha katılma alacağı içinde kendisine verilmesi önlenmektedir. Aynı dosyada erkeğin evlilik öncesindeki aracından gelen para ile boşanma sonrasında ödediği kredi bölümü de edinilmiş mal sayılmadığından, bunlar da evin tamamının yarısının hesaplanmasını engellemiştir.
Bu nedenle soruyu “Altınları çıkarınca kadın evin yarısını neden alamıyor?” şeklinde değil, şöyle kurmak daha doğru olur:
Önce kadının ayrıca geri alacağı ziynetler ve eşlerin kişisel mal katkıları ayrılır; sonra evin borçları ve mal rejimi sona erdikten sonraki ödemeler hesaba katılır. Bütün bunlardan sonra evde edinilmiş mal olarak kalan artık değer neyse, kadının katılma alacağı kural olarak onun yarısıdır.

Ziynetlerin İadesi İstenirse Katılma Alacağı Kaybolur mu?
Ziynetlerin ev veya araba alınırken kullanılmış olması hâlinde, altınların geri istenmesi ile mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağını birbirinden ayırmak gerekir. Kadının kendisine ait bilezikleri evin peşinatında kullanılmışsa, bu bileziklerin iadesini istemesi, eşinin adına kayıtlı diğer edinilmiş mallardan veya aynı taşınmazın edinilmiş mal olarak kalan bölümünden katılma alacağı isteyemeyeceği anlamına gelmez. Burada dikkat edilmesi gereken, aynı altın değerinin iki ayrı alacak hesabında kadına iki defa verilmemesidir. Ziynetlerin aynen veya bedel olarak iadesine karar verildiğinde, bu altınların evin edinilmesine yaptığı katkı mal rejimi hesabında sanki hâlâ erkeğin edinilmiş malından karşılanmış gibi bırakılmaz; hesap buna göre düzeltilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3662 E., 2024/3037 K., 02.05.2024 tarihli kararında bu durum oldukça açık görülmektedir. Davacı kadın, ziynetlerinin bir bölümünün taşınmazların alınmasında ve iyileştirilmesinde, kalan kısmının ise bir aracın edinilmesinde kullanıldığını ileri sürmüş; ziynetlerin karşılığını istemesinin yanında taşınmaz ve araç nedeniyle katılma alacağı da talep etmiştir. Mahkeme ziynet alacağını ayrıca kabul etmiş, mal rejimi hesabını yaparken de iadesine hükmedilen altınların aynı hesabın içinde bir kez daha kadın lehine sonuç doğurmasını önlemek amacıyla denkleştirme yapmıştır. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi bu hesaplama biçimini doğru bulmuş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de kararı onamıştır.
Bu kararın uygulamadaki önemi, “Altınlarımı istersem evden olan hakkımı kaybeder miyim?” sorusuna cevap vermesidir. Ziynetlerin iadesini istemek katılma alacağını ortadan kaldırmaz. Ancak örneğin kadına ait 500.000 TL değerindeki ziynet evin alınmasında kullanılmış ve kadına bu 500.000 TL ayrıca ziynet alacağı olarak geri verilecekse, aynı 500.000 TL evin edinilmiş mal değeri içerisinde bırakılarak bunun yarısı bir kez daha kadına verilemez. Buna karşılık evin geri kalan bölümünün evlilik içinde kazanılan gelirlerle veya mal rejimi içinde edinilmiş mallarla finanse edilmiş olması hâlinde, bu bölüm üzerinden katılma alacağı doğmaya devam eder.
Değer Artış Payı İstemezsem Altınları ve Katılma Alacağını İsteyebilir miyim?
Altınların evin alınmasında kullanıldığı her dosyada mutlaka değer artış payı talep edilmesi zorunlu değildir. Ziynet sahibi, altınlarının aynen veya bedel olarak geri verilmesini isteyip, aynı katkı nedeniyle ayrıca değer artış payı talep etmeyebilir. Böyle bir tercih, diğer eşin edinilmiş mallarından doğan katılma alacağından da vazgeçildiği anlamına gelmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9765 E., 2024/2594 K. sayılı kararına konu dosyada da kadın taşınmazın edinilmesinde kullanılan ziynetlerin aynen iadesini istemiş, bu ziynetler nedeniyle ayrıca değer artış payı talebinde bulunmamıştır. Buna rağmen taşınmaz mal rejiminin tasfiyesine tabi tutulmuş ve kişisel mal niteliğindeki değerlerle diğer denkleştirme kalemleri ayrıldıktan sonra kalan artık değer üzerinden kadının katılma alacağı hesaplanmıştır. Benzer biçimde 2023/3662 E., 2024/3037 K. sayılı kararda da davacı ziynetlerinin karşılığını istemiş, ziynet katkısı nedeniyle ayrıca değer artış payı talep etmemiş; buna rağmen taşınmaz ve araç yönünden katılma alacağı hesabı yapılmıştır.
Dolayısıyla burada birbirine bağlı tek bir alacak yoktur. Ziynet alacağından söz edildiğinde kadının kendisine ait olan altınların geri verilmesi tartışılırken, katılma alacağında diğer eşin edinilmiş mallarının tasfiyesinden sonra ortaya çıkan artık değer esas alınmaktadır. Bir eşin ziynetlerini geri istemesi, diğer eşin evlilik içinde edinilmiş malvarlığı üzerindeki katılma alacağını ortadan kaldırmaz. Yalnızca ziynetlerin karşılığı ayrıca verildiği için, aynı katkının taşınmaz hesabında ikinci kez davacıya kazandırılmaması gerekir.
Altınların İadesi Yerine Değer Artış Payı İstenirse Hesap Nasıl Değişir?
Altınların geri istenmesi ile değer artış payı talep edilmesi arasındaki asıl fark, taşınmazın zaman içinde kazandığı değerin hesaba katılmasında ortaya çıkar. Ziynet alacağında dava konusu edilen altınların aynen iadesi veya bunun mümkün olmadığı hâllerde bedelinin ödenmesi söz konusudur. Değer artış payında ise kişinin altınlarının diğer eşin malının edinilmesinde ne ölçüde kullanıldığı bulunur ve bu katkının taşınmazın sonraki değerine ne kadar yansıdığı hesaplanır.
Örneğin bir evin 1.000.000 TL’ye alındığını ve bunun 250.000 TL’sinin kadına ait ziynetlerin bozdurulmasıyla karşılandığını düşünelim. Başka kişisel mal katkısı veya borç bulunmadığını yalnızca örneği sadeleştirmek için kabul edersek, kadının katkısı evin edinme değerinin dörtte biridir. Ev yıllar sonra mal rejiminin tasfiyesi sırasında 8.000.000 TL değerine ulaşmışsa, değer artış payı hesabında yalnızca “250.000 TL’lik altının bugün altın olarak karşılığı kaç liradır?” sorusuna bakılmaz. Ziynetlerin evin edinilmesinde sağladığı yüzde 25’lik katkının taşınmazın tasfiye tarihindeki değerindeki karşılığı araştırılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6247 E., 2024/2816 K., 25.04.2024 tarihli kararında da ziynetlerin edinme tarihindeki değeri taşınmazın o tarihteki edinme değerine oranlanmış ve bulunan katkı oranı taşınmazın tasfiye tarihindeki sürüm değerine uygulanmıştır. Böylece kişisel maldan yapılan katkının taşınmazın bugünkü değerindeki karşılığı belirlenmiştir. Değer artış payı ayrıldıktan sonra taşınmazda edinilmiş mal olarak kalan değer varsa, katılma alacağı da bu bölüm üzerinden ayrıca hesaplanır.
Bu nedenle değer artış payı ile katılma alacağının aynı taşınmaz nedeniyle birlikte ortaya çıkması, aynı paranın iki kez tahsil edildiği anlamına gelmez. Değer artış payı, bir eşin kendi kişisel malından diğer eşin malına yaptığı katkının karşılığıdır. Katılma alacağı ise bu kişisel katkılar ve diğer tasfiye kalemleri ayrıldıktan sonra kalan edinilmiş malın artık değerinden doğmaktadır.
Altınları Geri İstemek mi, Değer Artış Payı İstemek mi Daha Avantajlı?
Hangi talebin daha avantajlı olduğunu yalnız bileziklerin gramına veya bugünkü altın fiyatına bakarak söylemek mümkün değildir. Özellikle ziynetlerin yıllar önce bir taşınmazın alınmasında kullanıldığı ve taşınmazın aradan geçen yıllarda çok ciddi şekilde değer kazandığı dosyalarda, altınların bugünkü karşılığını istemek ile bu altınların taşınmazın edinme bedelindeki katkı oranının bugünkü taşınmaz değerine yansıtılmasını istemek arasında önemli farklar çıkabilir.
Örneğin yıllar önce 300.000 TL’ye alınan bir evin 100.000 TL’lik kısmının ziynetlerle karşılandığını ve taşınmazın bugün 6.000.000 TL değerinde olduğunu düşünelim. Altınların bugün piyasadaki değerini hesaplamak başka, bu altınların ev alınırken edinme bedelinin üçte birini karşıladığı kabul edilerek TMK m.227 kapsamında taşınmazın değer artışından kaynaklanan payı hesaplamak başka bir sonuç verebilir. Taşınmazın zaman içinde altından daha fazla değer kazandığı bir dosyada değer artış payı yüksek çıkabilir; buna karşılık taşınmazın değer kaybettiği veya ziynet katkısının çok düşük kaldığı başka bir dosyada aynı avantaj bulunmayabilir.
Krediyle alınan taşınmazlarda hesap daha da ayrıntılıdır. Peşinatın ziynetlerden karşılanması, kalan kısmın krediyle ödenmesi ve kredinin önemli bölümünün boşanma davası açıldıktan sonra tamamlanması hâlinde yalnız taşınmazın alış bedeli ile bugünkü değeri arasında oran kurmak yeterli olmaz. Hangi kredi taksitlerinin mal rejimi devam ederken, hangilerinin mal rejimi sona erdikten sonra ödendiğinin de belirlenmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9765 E., 2024/2594 K. sayılı kararında 120 ay vadeli kredinin yalnız 24 taksitinin mal rejimi devam ederken ödenmiş olması bu nedenle hesapta ayrıca dikkate alınmıştır.
Bu yüzden altınların ev veya araba alınırken kullanıldığı bir dosyada daha dava açılmadan yalnız “Altınlarım bugün ne kadar eder?” diye hesap yapmak çoğu zaman yeterli olmaz. Altınların malın alındığı tarihteki değeri, o günkü satın alma bedelinin ne kadarını karşıladığı, taşınmazın bugün ulaştığı değer, kullanılan kredinin ne kadarının evlilik içinde ödendiği ve kişinin ziynetlerini geri istemesi hâlinde ortaya çıkacak miktarla değer artış payı hesabında ortaya çıkabilecek miktarın ayrı ayrı görülmesi gerekir. Özellikle yüksek değer kazanmış taşınmazlarda bu karşılaştırma, davada hangi talebin daha avantajlı olacağı bakımından ciddi fark yaratabilir.
Krediyle Alınan Evde Altınlar Peşinat Olarak Kullanılmışsa Hesap Nasıl Yapılır?
Krediyle alınan konutlarda “ev evlilik içinde alındı, yarısı benimdir” yaklaşımı özellikle yanıltıcı olabilir.
Bir konutun peşinatı ziynetlerle karşılanmış, kalan kısmı uzun vadeli krediyle ödenmiş olabilir. Boşanma davası açıldığında kredi henüz bitmemişse mal rejimi sona erdikten sonraki dönemde yapılan ödemelerin niteliği ayrıca değerlendirilir.
2023/9765 E., 2024/2594 K. sayılı dosya bunun çok açık bir örneğidir. 120 aylık kredinin yalnız 24 aylık bölümü mal rejimi sona erene kadar ödenmiştir. BAM, geriye kalan 96 taksiti ve diğer kişisel kaynakları denkleştirme hesabına dâhil etmiş; sonuçta taşınmazın güncel değerinin tamamını edinilmiş mal saymamıştır. Yargıtay da katılma alacağı hesabını onamıştır.
Bu nedenle altınların peşinat olarak kullanıldığı kredili evlerde üç ayrı tarih özellikle önem kazanır: taşınmazın edinildiği tarih, boşanma davasının açılmasıyla mal rejiminin sona erdiği tarih ve tasfiye sırasında taşınmazın değerinin belirlendiği tarih.
Altınların Bir Kısmı Evde, Bir Kısmı Arabada Kullanılmışsa Ne Olur?
Her mal bakımından ayrı hesap yapılması gerekir.
Örneğin üç bilezik evin tadilatında, dört bilezik aracın alımında, kalan altınlar başka bir taşınmazın borcunun ödenmesinde kullanılmışsa hangi ziynetin hangi mala katkı sağladığı mümkün olduğu ölçüde belirlenmelidir. Çünkü değer artış payı ve denkleştirme hesabı katkının yapıldığı mal üzerinden yürütülür.
2023/3662 E., 2024/3037 K. sayılı karar tam da böyle bir dosyadır. Kadın, ziynetlerinin farklı bölümlerinin taşınmazların ve aracın ediniminde kullanıldığını ileri sürmüş; mahkeme taşınmazlar ve araç yönünden ayrı ayrı katılma alacağı hesaplamış, ziynetlerin ayrıca iadesini dikkate alarak gerekli denkleştirmeyi yapmıştır. Yargıtay bu yöntemi onamıştır.
Bu nedenle bütün ziynetleri ve bütün malları tek bir toplam rakama dönüştürerek hesaplamak yerine, finansman ilişkisini mal mal kurmak daha sağlıklıdır.
Ziynet Alacağı, Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Arasındaki Fark Nedir?
Ziynet alacağında temel iddia, kişiye ait ziynetlerin diğer eş tarafından alınmış veya kullanılmış olduğu ve geri verilmediğidir.
Değer artış payında ise eşlerden birinin kişisel malvarlığından diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkı yapılması söz konusudur. Katkının malın değerindeki karşılığı TMK m.227 çerçevesinde hesaplanır. Yargıtay’ın 2023/6247 E., 2024/2816 K. sayılı kararındaki oranlama hesabı bunun tipik örneğidir.
Katılma alacağında ise mesele artık belirli altının katkısı değil, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonucunda diğer eşin artık değeri üzerinde doğan alacaktır. Yargıtay’ın 2023/3662 ve 2023/9765 sayılı dosyalarında ziynet katkısı ayrıldıktan veya denkleştirildikten sonra katılma alacağının ayrıca hesaplanması bu ayrımı göstermektedir.
Bu nedenle dava dilekçesinde yalnızca “altınlarımı ve malların yarısını istiyorum” demek yerine hangi maddi olaydan hangi alacağın doğduğunu ayrı ayrı ortaya koymak gerekir.
Aynı Altın İçin Hem Ziynet Alacağı Hem Değer Artış Payı Hem Katılma Alacağı Alınabilir mi?
Aynı ziynet değeri önce ziynet alacağı olarak tamamen tahsil edilip, daha sonra aynı katkı bir kez daha değer artış payı olarak hesaplanamaz. Aynı şekilde ziynetlerin finanse ettiği bölüm hiçbir düzeltme yapılmadan edinilmiş malın içinde bırakılıp bu değerin yarısı ayrıca katılma alacağına dönüştürülemez.
Yargıtay’ın 2024 tarihli kararlarının ortak mantığı mükerrer tahsili önlemektir.
Ziynetlerin ayrıca iadesi istenmiş ve kabul edilmişse 2023/3662 E. sayılı kararda görüldüğü gibi denkleştirme yapılarak katılma alacağı hesaplanabilir.
Ziynet katkısı değer artış payı olarak ileri sürülmüşse 2023/6247 E. sayılı karardaki gibi önce değer artış payı hesaplanır, bu tutar taşınmazın sürüm değerinden çıkarılır ve kalan bölüm üzerinden katılma alacağı belirlenir.
Dolayısıyla sorun “aynı dava içinde üç ayrı alacak türünün adının geçmesi” değildir. Sorun aynı ekonomik katkının davacıya iki veya üç kez kazandırılmasıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/3662 E., 2024/3037 K. Kararının Önemi
Bu karar, “Altınlarım malların alınmasında kullanıldı; hem ziynetlerimi hem mal paylaşımından hakkımı isteyebilir miyim?” sorusu bakımından en güçlü kararlardan biridir.
Davacı kadın ziynetlerinin çeşitli taşınmazlar ve araç için kullanıldığını ileri sürmüş, ziynet alacağını ve katılma alacağını birlikte talep etmiştir. Ziynet alacağı kabul edilmiş, taşınmaz ve araç yönünden ayrıca katılma alacağı hesaplanmıştır. Ancak ziynetlerin ayrıca iadesi nedeniyle aynı katkının mal rejimi hesabında ikinci kez kadın lehine değerlendirilmemesi için erkek lehine denkleştirme yapılmıştır.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi bu hesabı doğru bulmuş; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 02.05.2024 tarihli kararıyla BAM kararını oybirliğiyle onamıştır.
Ziynet alacağı ile katılma alacağı birlikte istenebilir; fakat ziynetler ayrıca geri veriliyorsa aynı katkının mal rejimi hesabında tekrar davacı lehine sonuç doğurması denkleştirme yoluyla önlenir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/9765 E., 2024/2594 K. Kararının Önemi
Bu karar ise özellikle ziynetlerin aynen iadesi tercih edildiğinde değer artış payı ile katılma alacağının nasıl ayrılacağını göstermesi bakımından önemlidir.
Kadının ziynetleri taşınmazın alınmasında kullanılmıştır. Kadın ziynetleri aynen istemiş ve aynı katkı nedeniyle taşınmazdan değer artış payı talep etmemiştir. BAM, “seçimlik hakkını bu yönde kullandığı” ifadesini kullanmış; ziynet ve diğer kişisel kaynakları denkleştirme hesabında ayırdıktan sonra edinilmiş mal olarak kalan artık değerin yarısını kadının katılma alacağı olarak kabul etmiştir.
Yargıtay, katılma alacağına ilişkin bu hesabı onamıştır. Ziynet alacağının temyize götürülen bölümü ise miktar itibarıyla kesinlik sınırının altında kaldığından esastan incelenmemiştir.
Bu ayrıntı önemlidir; çünkü kararın bize sağladığı güçlü dayanak katılma alacağı hesabının Yargıtay tarafından onanmış olmasıdır.
| Ne Yapılır? | Açıklama |
|---|---|
| 1-Evin tasfiye tarihindeki değeri bulunur | Mahkeme genelde bilirkişiyle evin karar/tasfiye tarihine yakın sürüm değerini belirler. |
| 2-Evin hangi kaynaklarla alındığı belirlenir | Peşinat, ziynet, evlilik öncesi para, kredi, maaş gelirleri ayrı ayrı tespit edilir. |
| 3-Kadının ayrıca istediği altın katkısı belirlenir | Kadın altınlarını ziynet alacağı olarak ayrı istiyorsa, bu katkı evin içinde ikinci kez bırakılmaz. |
| 4-Erkeğin varsa kişisel mal katkısı düşülür | Evlilik öncesi araba satışı, miras, bağış gibi kişisel mal kaynakları ayrıca ayrılır. |
| 5-Mal rejimi sona erdikten sonra ödenen kredi bölümü ayrılır | Boşanma davası açıldıktan sonra ödenen kredi taksitleri çoğu zaman edinilmiş mal hesabına aynen sokulmaz. |
| 6-Varsa taşınmaza ilişkin borçlar düşülür | Tasfiyede dikkate alınacak kalan borç veya denkleştirme kalemleri hesaba katılır. |
| 7-Geriye kalan kısım “edinilmiş mal artık değeri” olur | Katılma alacağı hesabının asıl tabanı budur. |
| 8-Bu artık değerin yarısı katılma alacağıdır | Talep eden eş bunun yarısını ister. |
| 9-Sonuçta iki ayrı alacak çıkar | (a) Altınların iadesi/bedeli + (b) evin kalan edinilmiş değerinin yarısı kadar katılma alacağı |
Altınlarla Alınan Ev ve Mal Paylaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
20 Bileziğimle Ev Aldık, Hem Bileziklerimi Hem Evden Payımı İsteyebilir miyim?
Bileziklerin size ait olduğu ve evin alınmasında kullanıldığı ispatlanabiliyorsa, sırf altınlar eve harcandı diye mal rejiminden doğan bütün haklarınız ortadan kalkmaz. Ziynetlerin iadesini talep ederken aynı taşınmaz yönünden şartları varsa katılma alacağı da isteyebilirsiniz.
Ancak hesap “20 bileziğimi geri alayım, bir de evin bugünkü değerinin yarısını alayım” şeklinde yapılmaz. Ziynetlerin ayrıca iadesine hükmediliyorsa aynı ziynet değeri mal rejimi hesabında ikinci kez sizin lehinize kullanılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3662 E., 2024/3037 K., 02.05.2024 tarihli kararında da ziynet alacağı ayrıca kabul edilmiş, taşınmaz ve araçlardan doğan katılma alacağı ise ziynetler nedeniyle gerekli denkleştirme yapıldıktan sonra hesaplanmıştır.
Bu nedenle aynı dosyada ziynet alacağı + katılma alacağı bulunabilir; önemli olan aynı ekonomik değerin iki defa tahsil edilmemesidir.
Altınlarım Evin Peşinatında Kullanıldı, Krediyi de Eşim Ödedi. Ne Kadar Hak Alırım?
Bu durumda evin tamamının tek kaynaktan alınmış gibi değerlendirilmesi doğru olmaz. Peşinatta kullanılan ziynetler, kredi miktarı, mal rejimi devam ederken ödenen taksitler ve boşanma davası açıldıktan sonra ödenen taksitler ayrı ayrı incelenir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9765 E., 2024/2594 K., 18.04.2024 tarihli kararında bunun çok somut bir örneği vardır. 120.000 TL’lik taşınmazın 87.000 TL’si 120 ay vadeli krediyle, kalan kısmı kadının ziynetleri ile erkeğin evlilik öncesindeki aracından gelen kaynaklarla karşılanmıştır. Mal rejimi sona erene kadar kredinin yalnız 24 aylık bölümü ödenmiştir. Hesapta kalan 96 taksit ile kişisel kaynaklar ayrılmış, geriye kalan edinilmiş mal bölümünün yarısı katılma alacağı olarak belirlenmiştir.
Dolayısıyla “krediyi eşim ödedi, benim hiçbir hakkım yok” demek de; “ev evlilikte alındı, doğrudan yarısı benim” demek de her olayda doğru değildir.
Evin Tamamı Benim Altınlarımla Alındıysa Yine Evin Yarısını da İsteyebilir miyim?
Evin gerçekten tamamen size ait kişisel mal niteliğindeki ziynetlerle finanse edildiği ispatlanabiliyorsa, bu durum “altınların tamamını ayrıca geri alıp bir de aynı değerin yarısını katılma alacağı olarak alma” sonucunu doğurmaz.
Burada hangi talebin ileri sürüldüğüne göre ziynet alacağı, değer artış payı ve denkleştirme gündeme gelir. Aynı ekonomik katkı iki kez hesaba katılamaz.
Özellikle taşınmaz yıllar içinde çok değer kazanmışsa, yalnız ziynetlerin iadesini istemek ile TMK m.227 uyarınca ziynet katkısını değer artış payı olarak ileri sürmek ekonomik bakımdan oldukça farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle böyle bir dosyada dava açılmadan önce iki hesabın da yapılması önemlidir.
Altınların Sadece Bir Kısmı Ev Alınırken Kullanıldıysa Ne Olur?
Örneğin düğünde 20 bilezik bulunduğu hâlde bunların yalnız 8 tanesinin evin peşinatında bozdurulduğu ispatlanmışsa, ev bakımından yapılacak katkı veya denkleştirme hesabının bütün 20 bilezik üzerinden kurulması doğru olmaz.
Kalan 12 bileziğin nerede olduğu da ayrıca ziynet alacağı bakımından araştırılır. Bu nedenle bir davada “düğünde ne kadar altın vardı?” sorusu ile “bunların ne kadarı hangi mal için kullanıldı?” sorusu aynı değildir.
Yargıtay’ın 2024 tarihli kararlarında da ziynetlerin hangi taşınmaz veya araçta kullanıldığının ayrı ayrı incelendiği görülmektedir.
Altınlar Ev Alınırken Değil, Sonradan Tadilatta Kullanıldıysa Hak İstenebilir mi?
Değer artış payı yalnız bir malın ilk satın alınmasında yapılan katkılarla sınırlı değildir. TMK m.227, diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yapılan karşılıksız katkıları kapsar.
Dolayısıyla eşin adına kayıtlı eve daha sonra önemli bir tadilat yapılmış ve size ait olduğu belirlenen ziynetler bu tadilat için kullanılmışsa değer artış payı gündeme gelebilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3662 E., 2024/3037 K. sayılı kararında da ziynetlerin taşınmazın yalnız edinilmesinde değil, bir taşınmazın iyileştirilmesinde kullanıldığı iddiası değerlendirilmiştir.
Altınlarla Alınan Ev Boşanmadan Önce Satılmışsa Hiçbir Şey İsteyemez miyim?
Taşınmazın boşanmadan önce satılmış olması tek başına mal rejimi alacağını ortadan kaldırmaz. Satış tarihi, satıştan elde edilen paranın ne olduğu, başka bir mala dönüşüp dönüşmediği ve devir işleminin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılıp yapılmadığı araştırılır.
TMK m.229 uyarınca bazı karşılıksız kazandırmalar ve diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler tasfiye hesabına eklenecek değer olarak geri dönebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3662 E., 2024/3037 K. sayılı kararına konu dosyada da bir taşınmaz mal rejimi sona ermeden önce devredilmiş, bir araç ise boşanma davasından yaklaşık üç ay önce satılmıştır. Davalı, satıştan elde edilen gelirin aile birliği içinde tüketildiğini somut biçimde ispatlayamayınca araç tasfiye hesabında dikkate alınmıştır.
Bu nedenle “evi boşanmadan önce sattım, artık mal paylaşımına girmez” şeklinde güvenli bir yol yoktur.
Altınlarla Alınan Ev Satılıp Başka Bir Ev Alındıysa Ne Olur?
İlk evin satış bedeli yeni evin alınmasında kullanılmışsa, hangi malvarlığı değerinin hangisinin yerine geçtiği araştırılır. İlk maldaki kişisel mal katkısının yeni mala ne ölçüde taşındığı da hesap bakımından önem kazanabilir.
Bu nedenle dosyada yalnız son tapuya bakmak yeterli değildir. Önceki evin alış ve satış bedeli, banka hareketleri, yeni evin edinme tarihi ve yeni ev için ek kredi ya da başka kaynak kullanılıp kullanılmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6524 E., 2024/5475 K., 09.07.2024 tarihli kararına konu dosyada da önce arsa alınması, arsanın satılarak ev yapılması ve daha sonra çeşitli malvarlıklarının satılıp başka bir taşınmaz alınması şeklinde birbirini izleyen işlemler incelenmiştir.
Altınlarımla Alınan Ev Kayınpederimin veya Kayınvalidemin Üzerine Yapıldıysa Hakkım Gider mi?
Tapunun üçüncü kişi adına olması dosyayı daha zor hâle getirir; fakat tek başına “artık hiçbir hak istenemez” anlamına gelmez.
Burada önce taşınmazın gerçekte kimin malvarlığına ait olduğunun ve neden üçüncü kişi adına tescil edildiğinin ispatı gerekir. Yalnız “parayı biz verdik” şeklindeki soyut iddia yeterli olmayabilir.
Bu konuda Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6524 E., 2024/5475 K., 09.07.2024 tarihli kararı özellikle dikkat çekicidir. Dosyada taşınmaz erkeğin babası adına kayıtlı olmasına rağmen boşanma dosyasındaki tespitler, tarafların malvarlığının satılması ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek taşınmazın gerçekte erkeğe ait olduğu kabul edilmiş ve kadın lehine katılma alacağına hükmedilmiştir. Yargıtay da sonucu hukuka uygun bulmuştur.
Ancak aynı kararda kadının ziynetlerinin bu taşınmazda kullanıldığı iddiası yeterince ispatlanamadığından ziynetlerden kaynaklanan değer artış payı talebi reddedilmiştir. Bu da taşınmazın gerçekte eşe ait olduğunu ispatlamak ile kendi altınlarınızın o taşınmazda kullanıldığını ispatlamanın iki ayrı mesele olduğunu gösterir.
Altınlarımla Araba Alındıysa da Aynı Kurallar Geçerli mi?
Evet; mesele yalnız ev veya arsa ile sınırlı değildir. Size ait ziynetlerin diğer eş adına kayıtlı bir aracın alınmasında kullanılması hâlinde de ziynet alacağı, değer artış payı ve katılma alacağı arasındaki ayrım gündeme gelir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3662 E., 2024/3037 K. sayılı kararında kadının kalan ziynetlerinin dava konusu aracın alınmasında kullanıldığı kabul edilmiştir. Kadın ziynetlerin değerini ayrıca istediği için aynı katkı değer artış payı olarak ikinci kez verilmemiş; katılma alacağı hesabında gerekli denkleştirme yapılmıştır.
Dolayısıyla “altınlar evde kullanılırsa hak doğar ama arabada kullanılırsa doğmaz” şeklinde bir ayrım bulunmamaktadır.
Altınlarla Alınan Araba Boşanmadan Önce Satıldıysa Ne Olur?
Özellikle araç boşanmadan kısa süre önce elden çıkarılmışsa satış bedelinin nereye gittiği araştırılır. Bedelin aile ihtiyaçlarında tüketildiğini ileri süren eşin bu savunmasını somutlaştırması gerekebilir.
2023/3662 E., 2024/3037 K. sayılı dosyada araç mal rejiminin sona ermesinden yaklaşık üç ay önce devredilmiş; davalı satış gelirinin aile birliği içinde tüketildiğine ilişkin somut delil sunamayınca mahkeme devrin katılma alacağını azaltma kastıyla yapıldığı sonucuna ulaşmış ve araç tasfiye hesabında dikkate alınmıştır. Yargıtay bu değerlendirmeyi bozma sebebi yapmamıştır.
Eşim “Altınları Bana Kendin Verdin, Bağışladın” Derse Ne Olur?
Altınların rızayla verilmiş olması ile geri istenmemek üzere bağışlanması aynı şey değildir.
Eşler bir ev almak için “bilezikleri bozduralım, sonra yerine koyarız” diye anlaşmış olabilir. Bu durumda altınların rızayla bozdurulmuş olması, ziynet sahibinin hakkından vazgeçtiğini tek başına göstermez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9765 E., 2024/2594 K. sayılı kararında BAM, ev alımında kullanılan ziynetlerin bu nedenle erkeğe bağışlanmış sayılmasını hatalı bulmuş ve belirli ziynetlerin aynen iadesine hükmetmiştir.
Benzer biçimde 2023/3662 E., 2024/3037 K. sayılı dosyada da erkeğin altınların aile giderleri için bağışlandığı savunması kabul edilmemiş; ziynet alacağına hükmedilmiştir.
Altınların Evde Kullanıldığını Tanıkla İspatlayabilir miyim?
“Ben düğünde altın gördüm” diyen bir tanık, o altınların iki yıl sonra evin peşinatında bozdurulduğunu mutlaka biliyor sayılmaz. Buna karşılık altınların kuyumcuda bozdurulmasına katılan, paranın satıcıya verildiğini gören veya tarafların bu konuda yaptığı konuşmaları doğrudan bilen tanığın anlatımı daha farklı değerlendirilebilir.
2023/3662 E., 2024/3037 K. sayılı dosyada ziynetlerin taşınmaz ve araçta kullanıldığı tanık anlatımlarıyla sabit kabul edilmiştir.
Buna karşılık 2023/6524 E., 2024/5475 K. sayılı dosyada ziynetlerin taşınmaz alımında kullanıldığına ilişkin tanık anlatımları duyuma dayalı ve çelişkili bulunmuş, bu nedenle değer artış payı talebi reddedilmiştir.
Yani “tanıkla ispat olur mu?” sorusundan çok, tanığın olayı doğrudan bilip bilmediği önemlidir.
Kuyumcu Fişim veya Banka Dekontum Yoksa Altınlarla Eve Katkımı İspatlayamaz mıyım?
Düğün görüntüleri ve fotoğrafları altınların varlığını; tanıklar kullanım biçimini; banka hesapları evin peşinatının nereden geldiğini; taşınmazın alış tarihi ile altınların bozdurulma zamanı arasındaki yakınlık ise olayların bağlantısını gösterebilir.
Mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirir. Yargıtay’ın aynı dönemde verdiği iki kararın farklı sonuçlara ulaşması da bunu gösteriyor: 2023/3662 E. sayılı dosyada tanık anlatımları yeterli görülürken, 2023/6524 E. sayılı dosyada duyuma dayalı ve çelişkili beyanlar yeterli kabul edilmemiştir.
Altınlarımı Geri İstemek mi, Değer Artış Payı İstemek mi Daha Avantajlı?
Örneğin yıllar önce 100.000 TL’ye alınmış bir evin önemli bir bölümünün sizin ziynetlerinizle karşılandığını ve evin bugün milyonlarca lira ettiğini düşünelim. Ziynetlerin bugünkü altın değerini istemek ile ziynetlerin evin edinme bedelindeki katkı oranını belirleyip bu oran üzerinden değer artış payı istemek aynı sonuca çıkmayabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6247 E., 2024/2816 K., 25.04.2024 tarihli kararında ziynetlerin taşınmazın edinme değerine oranlanması ve bu oranın taşınmazın tasfiye sırasındaki sürüm değerine uygulanması esasına dayanan değer artış payı hesabı incelenmiştir.
Bu nedenle özellikle ciddi değer artışı bulunan taşınmazlarda dava açmadan önce iki ihtimalin parasal sonucunun ayrı ayrı hesaplanması gerekir.
Değer Artış Payı İstemezsem Katılma Alacağımı da Kaybeder miyim?
Yargıtay incelemesine konu 2023/9765 E., 2024/2594 K. sayılı dosyada kadın ziynetlerini aynen istemiş ve aynı katkı nedeniyle değer artış payı talep etmemiştir. Buna rağmen taşınmaz yönünden katılma alacağı ayrıca hesaplanmıştır. BAM’ın hesabında ziynetler ile diğer kişisel değerler ayrıldıktan sonra kalan artık değerin yarısı kadının katılma alacağı kabul edilmiş, Yargıtay da katılma alacağı hesabını onamıştır.
Dolayısıyla değer artış payından vazgeçilmesi veya bunun talep edilmemesi, diğer edinilmiş mallardan doğan katılma alacağının da ortadan kalkması anlamına gelmez.
Evi Evlilikten Önce Eşim Almıştı Ama Ben Altınlarımla Kredisini veya Tadilatını Ödedim. Hak İsteyebilir miyim?
Evlilikten önce edinilmiş bir taşınmaz kural olarak diğer eşin kişisel malı olabilir. Bu nedenle taşınmazın edinilmiş mal olduğu düşünülerek doğrudan katılma alacağı hesabı yapılması mümkün olmayabilir.
Ancak bu, evlilik sırasında o mala yapılan kişisel mal katkılarının tamamen karşılıksız kalacağı anlamına gelmez. Size ait olduğu belirlenen ziynetlerin eşinizin kişisel malı olan taşınmazın edinilmesi, iyileştirilmesi veya korunması için kullanılması hâlinde TMK m.227 kapsamında değer artış payı gündeme gelebilir.
Örneğin eş evlenmeden önce evi almış ancak evlilik sırasında sizin ziynetleriniz bozdurularak kalan satın alma borcu kapatılmış veya evin değerini önemli ölçüde artıran bir tadilat yapılmışsa, bu katkının niteliği ayrıca incelenmelidir.
Ev İkimizin Adına Yarı Yarıya Tapuluysa Altın Katkısı Yine Önemli mi?
Tapuda yarı yarıya malik olmak ile evin finansmanının nasıl sağlandığı aynı mesele değildir.
Eşler taşınmazı yüzde 50’şer payla edinmiş ancak bedelin önemli bir kısmı yalnız bir eşin kişisel malından karşılanmış olabilir. Bu durumda tapudaki mülkiyet oranı yanında eşler arasındaki kişisel mal katkısı ve mal rejimi hesabı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle “tapuda zaten yarım hissem var, altınların hiçbir önemi kalmadı” sonucu her olayda doğru olmayabilir. Ziynet katkısının hangi amaçla yapıldığı, taşınmaz payının edinilmesine karşılık oluşturup oluşturmadığı ve taraflar arasındaki irade ayrıca araştırılır.
Altınlarla Alınan Ev Eşimin Üzerineyse Tapunun Yarısını Bana Verirler mi?
Genellikle mal rejimi tasfiyesinde doğan hak para alacağıdır. Ziynetlerin evde kullanılmış olması eşinizi tapudan çıkarıp sizi kendiliğinden yarı pay sahibi yapmaz.
Halk arasında “evin yarısını alacağım” denilse de çoğu dosyada mahkemenin yaptığı şey taşınmazın tasfiye değerini belirlemek, kişisel mal ve denkleştirme kalemlerini ayırmak ve kalan artık değer üzerinden katılma alacağını para olarak hesaplamaktır.
Yargıtay’ın 2023/9765 E., 2024/2594 K. sayılı kararındaki hesapta da 704.450 TL değer biçilen taşınmazın tapusunun yarısı kadına verilmemiş; yapılan denkleştirmelerden sonra kalan 102.145,25 TL artık değerin yarısı olan 51.072,63 TL katılma alacağı hesaplanmıştır.
Sonuçta Hem Altınlarımı Hem Altınlarla Alınan Maldan Hakkımı Alabilir miyim?
Bu sorunun en doğru cevabı şudur: Ziynetlerinizi ayrıca talep etmeniz, mal rejiminden doğan katılma alacağınızı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak aynı altın değeri iki kez tahsil edilemez. Ziynetlerin ayrıca iadesine karar veriliyorsa aynı katkı mal rejimi hesabında yeniden sizin lehinize değer yaratamaz; bunun için denkleştirme yapılır. Ziynetlerin iadesi yerine katkının değer artış payı olarak ileri sürüldüğü durumda ise farklı bir hesap yöntemi uygulanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3662 E., 2024/3037 K. ve 2023/9765 E., 2024/2594 K. sayılı kararları bu ayrımın güncel uygulamadaki en açık örnekleri arasındadır.
Bu nedenle dava açılmadan önce yalnız “kaç bileziğim vardı?” sorusunun değil, “hangi altın hangi malda kullanıldı, o mal ne kadara alındı, hangi kaynaklarla finanse edildi, bugün ne kadar değerli ve ziynet iadesi mi yoksa değer artış payı mı benim için daha uygun?” sorularının birlikte cevaplanması gerekir.