Boşanma kararının kesinleşmesiyle kadın kural olarak evlenmeden önce taşıdığı soyadına döner. Ancak yıllardır eşinin soyadıyla tanınıyorsa, iş veya meslek hayatını bu soyadıyla kurmuşsa, akademik çalışmalarında bu adı kullanmışsa ya da başka bir nedenle soyadının değişmemesinde korunmaya değer bir menfaati bulunuyorsa boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam etmek için mahkemeden izin isteyebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinde iki şart birlikte aranmıştır. Kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmakta menfaatinin bulunması ve bu kullanımın eski eşe zarar vermemesi gerekir. Dolayısıyla karar yalnız kadının istemesine veya erkeğin izin verip vermemesine göre verilmez. Mahkeme her iki taraf yönünden somut durumu değerlendirir.
Bu dava özellikle uzun yıllar evli kalan, mesleki çevresinde evlilik soyadıyla tanınan, çocuklarıyla aynı soyadı kullanmaya devam etmek isteyen veya yurt içi ve yurt dışındaki bütün kayıtları evlilik soyadıyla oluşmuş kişiler bakımından önem taşır.
- Boşanınca Soyadımı Değiştirmek Zorunda mıyım?
- Eski Eşimin Soyadını Kullanmak İçin Onun İzni Gerekir mi?
- Boşanmanın Üzerinden 1 Yıl Geçtiyse Hâlâ Eski Eşin Soyadını Kullanma Davası Açılabilir mi?
- Eski Eşin Soyadını Boşanma Davası Devam Ederken İsteyebilir miyim?
- Davalı Kadının Cevap Dilekçesinde Soyadı Kullanmak İstediğini Yazması Yeterli mi?
- Eski Eşin Soyadını Kullanma Talebi Harca Tabi midir?
- Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Eski Eşin Soyadını Kullanma Maddesi Konulabilir mi?
- Çocuğumla Aynı Soyadını Kullanmak İstemem Yeterli mi?
- İş veya Meslek Hayatında Eski Eşin Soyadıyla Tanınmak Yeterli Bir Menfaat midir?
- Eski Eşimle Aramız Çok Kötü; Yine de Soyadını Kullanabilir miyim?
- Birden Fazla Kez Evlenen Kadın Hangi Eski Kocasının Soyadını Kullanabilir?
- Yeni Kocasıyla Evli Olan Kadın Önceki Kocasının Soyadını da Kullanabilir mi?
- Yeni Kocamla Evliyken Sadece Eski Kocamın Soyadını Kullanabilir miyim?
- Yeniden Evlenmek Eski Eşin Soyadını Kullanma İznini Kendiliğinden Ortadan Kaldırır mı?
- Eski Eşin Soyadını Kullanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
- Eski Eşe Tebligat Yapılmadan Soyadı Kullanma İzni Verilebilir mi?
- Eski Eşin Soyadını Kullanma Davasında Neler Delil Olabilir?
- Avukatla Açılan Soyadı Davasında Vekâletnamede Özel Yetki Gerekir mi?
- Eski Eşin Soyadını Kullanma İzni Süresiz midir?
- Eski Eş Sonradan “Artık Soyadımı Kullanmasını İstemiyorum” Derse İzin Kalkar mı?
- Eski Eşimle Davalık veya Kavgalı Olmam Soyadı Kullanma İznini Kaldırır mı?
- Eski Eşimin Soyadını Kullanma İzni Aldım; Daha Sonra Kendi Soyadıma Dönebilir miyim?
- Mahkeme Kararı Olmadan Eski Eşin Soyadını Kullanmaya Devam Etmek Mümkün mü?
- Eski Eşim Soyadımı İzinsiz Kullanıyor; Müdahalenin Men’i Davası Açabilir miyim?
- Soyadı Kullanma İzninin Kaldırılması ile Müdahalenin Men’i Aynı Şey midir?
- Eski Eşin Soyadını Sosyal Medyada Kullanmak Haksız Müdahale Sayılır mı?
- Eski Eşin Soyadıyla Şirket veya İnternet Sitesi Açılırsa Ne Olur?
- İzinsiz Soyadı Kullanımı Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?
- Eski Eşin Soyadını Kullanma Davası Dilekçe Örneği
- Eski Eş Soyadımı İzinsiz Kullanıyor: Müdahalenin Men’i Talebi Nasıl Kurulur?
- Eski Eşin Soyadını Kullanma Davasında Öne Çıkan Yargıtay Kararları
Boşanınca Soyadımı Değiştirmek Zorunda mıyım?
Boşanma kararının verilmesi soyadını aynı gün değiştirmez. Öncelikle boşanma kararının kesinleşmesi gerekir. Karar kesinleştiğinde kadın, mahkeme tarafından eski eşinin soyadını kullanmasına izin verilmemişse kural olarak evlenmeden önceki soyadına döner.
Bu nedenle boşanma davası devam ederken kullanılan soyadı ile karar kesinleştikten sonraki durum birbirinden ayrılmalıdır. İstinaf veya temyiz incelemesi devam ediyor ve boşanma henüz kesinleşmemişse evlilik de hukuken sona ermiş değildir.
Kadın boşanma sonrasında da aynı soyadını kullanmak istiyorsa bu isteğin hukuki olarak düzenlenmesi gerekir. Nüfus müdürlüğüne giderek “soyadım değişmesin” demek tek başına yeterli değildir. TMK m.173 kapsamında hâkim kararı gerekir.
Eski Eşimin Soyadını Kullanmak İçin Onun İzni Gerekir mi?
Eski eşin rızası kanunda bir şart olarak düzenlenmemiştir.
Bu nedenle erkek; “Boşandık, artık benim soyadımı kullanmasını istemiyorum.” dese bile mahkeme davayı sırf bu nedenle reddetmez. Kadının soyadını kullanmaktaki menfaati ile eski eş bakımından zarar doğup doğmadığı incelenir.
Örneğin kadın yirmi yıldır doktor olarak eski eşinin soyadıyla tanınıyor, hastaları ve meslek çevresi kendisini bu adla biliyor, bilimsel yayınları aynı soyadıyla yayımlanmışsa bu durum kadının menfaatini gösterebilir. Eski eş yalnız soyadının kullanılmasından hoşlanmadığını söylüyorsa bu itiraz ayrıca değerlendirilir; fakat tek başına veto hakkı vermez.
Tersi de geçerlidir. Eski eş “Benim için sorun yok, soyadımı kullanabilir.” dese dahi bu muvafakat nüfus kaydının kendiliğinden aynı kalmasını sağlamaz. Mahkemenin soyadının kullanılmasına izin vermesi gerekir.
Boşanmanın Üzerinden 1 Yıl Geçtiyse Hâlâ Eski Eşin Soyadını Kullanma Davası Açılabilir mi?
Açılabilir.Bu konu eski Yargıtay kararları nedeniyle uzun süre karıştırılmış ve internette hâlâ “boşandıktan sonra bir yıl içinde dava açılmazsa hak kaybedilir” şeklinde bilgiler kalmıştır.
Yargıtay’ın eski uygulamasında TMK m.178’de yer alan bir yıllık zamanaşımının bu talebe de uygulanabildiği görülüyordu. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2004/5317 E., 2004/5992 K. sayılı kararında bu yönde değerlendirme yapılmıştı.
Ancak Yargıtay daha sonra görüşünü değiştirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/14239 E., 2017/5023 K., 02.05.2017 tarihli kararında, eski eşin soyadını kullanma isteminin boşanmanın fer’isi olmadığı açıkça kabul edilmiştir. Bu nedenle boşanmanın kesinleşmesinden doğan bazı dava hakları için TMK m.178’de öngörülen bir yıllık zamanaşımının eski eşin soyadını kullanma davasına uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.
Dolayısıyla boşanmanın üzerinden iki, üç veya daha fazla yıl geçmiş olması tek başına davanın reddedilmesi sonucunu doğurmaz.
Örneğin kadın boşandıktan sonra kendi soyadına dönmüş, fakat yıllardır eski eşinin soyadıyla yürüttüğü mesleki faaliyet nedeniyle ciddi karışıklıklar yaşamaya başlamış olabilir. Bu kişinin yalnız boşanmanın üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtiği gerekçesiyle TMK m.173 kapsamında talepte bulunamayacağı söylenemez.
Eski Eşin Soyadını Boşanma Davası Devam Ederken İsteyebilir miyim?
Kadın bu talebi boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir davayla ileri sürebileceği gibi boşanma davası sırasında da ileri sürebilir.
Fakat burada nafaka ve boşanmaya bağlı tazminat taleplerinden farklı bir durum vardır.
Eski eşin soyadını kullanma talebi boşanmanın fer’isi değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2006/12064 E., 2006/18507 K., 27.12.2006 tarihli kararında da kadın boşanma dilekçesinde kocasının soyadını kullanmaya devam etmek istediğini belirtmiş; Yargıtay bu talebin boşanmanın eki olmadığını ve gerekli harç alınarak incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Bu ayrım uygulamada önemlidir. Çünkü “boşanma dilekçesinde yazdım, mahkeme zaten kendiliğinden karar verir” şeklinde düşünülmemelidir. Talebin usulüne uygun biçimde dava konusu yapılması gerekir.
Davalı Kadının Cevap Dilekçesinde Soyadı Kullanmak İstediğini Yazması Yeterli mi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2010/10644 E., 2011/11581 K., 06.07.2011 tarihli kararında tam olarak bu ayrım yapılmıştır. Daire, talebin boşanmanın fer’isi olmadığını, harcı yatırılarak açılmış dava veya karşı dava bulunmadığı hâlde yalnız cevap dilekçesindeki istemin bağımsız talebi dava hâline getirmeyeceğini kabul etmiştir.
Bu nedenle boşanma davasında davalı olan kadın açısından talebin usulüne uygun bir karşı dava şeklinde ileri sürülmesi gerekir.
Eski Eşin Soyadını Kullanma Talebi Harca Tabi midir?
Çünkü bu talep boşanmanın eki niteliğinde değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2006/12064 E., 2006/18507 K. sayılı kararında da başvurma harcının yanında soyadı kullanma talebine ilişkin gerekli peşin harcın alınmasından sonra delillerin değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Dolayısıyla boşanma davası içerisinde ileri sürülmüş olması talebi kendiliğinden harçsız hâle getirmez.
Bu nokta özellikle anlaşmalı boşanma protokolünde soyadı kullanımına ilişkin madde bulunan dosyalarda da gözden kaçırılmamalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Eski Eşin Soyadını Kullanma Maddesi Konulabilir mi?
Tarafların, anlaşmalı boşanma protokolünde kadının boşandıktan sonra da eşinin soyadını kullanacağı konusunda anlaşmaları mümkündür.
Örneğin protokolde kadının mesleki hayatında bu soyadıyla tanınması veya müşterek çocuklarla aynı soyadı kullanmaya devam etmek istemesi nedeniyle evlilik soyadını koruyacağı, erkeğin de buna muvafakat ettiği belirtilebilir.
Ancak protokolün amacı yalnız tarafların imzasını almak değildir. Soyadı kullanım talebinin mahkeme önünde de açıkça ileri sürülmesi ve mahkeme hükmünde kadının hangi soyadını kullanmasına izin verildiğinin açık biçimde gösterilmesi gerekir.
Çocuğumla Aynı Soyadını Kullanmak İstemem Yeterli mi?
Çocuğun menfaati tek başına yeterli değildir; kadının kendi menfaatinin bulunması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/12024 E., 2015/13284 K., 23.06.2015 tarihli kararında yerel mahkeme, velayeti annede olan çocukların annelerinden farklı soyadı taşımasının çocuklar açısından sorun yaratabileceği gerekçesiyle kadının eski eşinin soyadını kullanmasına izin vermiştir.
Yargıtay ise yalnız çocukların menfaatinin esas alınmasını yeterli görmemiştir. Kanunun aradığı menfaat, davayı açan kadının eski eşinin soyadını kullanmaktaki menfaatidir.
Bu, çocukla aynı soyadı taşımanın hiçbir önemi olmadığı anlamına gelmez.
Örneğin anne çocukların bütün okul, sağlık, seyahat ve günlük işlemlerini yürütüyor ve farklı soyadı nedeniyle sürekli açıklama yapmak veya aynı aile ilişkisinin bulunduğunu belgelemek zorunda kalıyorsa bu durum artık yalnız “çocuğun menfaati” değil, annenin kendi günlük ve sosyal yaşamında ortaya çıkan somut bir güçlük olarak da ileri sürülebilir.
Yargıtay’ın daha yeni uygulamasında da çocuklarla aynı soyadı kullanımının, kadının diğer sosyal ve kişisel menfaatleriyle birlikte önem taşıdığı görülmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9121 E., 2024/827 K. sayılı kararına konu olayda kadın, çocuklarıyla farklı soyadı kullanmak istememesi nedeniyle eski eşinin soyadını taşımaya devam etmiş; eski eş daha sonra iznin kaldırılmasını istemiştir. Kadının bu menfaatinin devam ettiği ve erkeğe zarar verildiğinin kanıtlanmadığı kabul edilmiştir.
İş veya Meslek Hayatında Eski Eşin Soyadıyla Tanınmak Yeterli Bir Menfaat midir?
Mesleki ve ticari tanınırlık, TMK m.173 kapsamında en güçlü menfaat örneklerinden biridir.
Kadın uzun yıllar doktorluk, avukatlık, akademisyenlik, işletmecilik, sanatçılık veya başka bir mesleği evlilik soyadıyla yürütmüş olabilir. Diplomaları, yayınları, sertifikaları ve ticari kayıtları aynı soyadını taşıyabilir. Müşterileri, hastaları veya meslektaşları kendisini bu isimle biliyor olabilir.
Yargıtay uygulamasında bu tür durumlarda kadının sosyal ve mesleki devamlılığı önemsenmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/3961 E., 2024/6272 K. sayılı kararına konu olayda kadın yaklaşık 26 yıldır aynı soyadıyla sosyal ve ticari çevrede tanınıyor, işletmesini ve resmî şirket işlemlerini bu adla yürütüyordu. Eski eş, aralarındaki uyuşmazlıkları ve artık soyadının kullanılmasını istemediğini ileri sürerek iznin kaldırılmasını talep etmiş; ancak kadının bu soyadını kullanmaktaki menfaatinin devam ettiği ve eski eş bakımından zarar doğduğunun kanıtlanmadığı kabul edilmiştir.
Bu nedenle mesleki tanınırlığa dayanılacaksa sadece tanıkla yetinilmemesi; diploma, sertifika, şirket kayıtları, meslek odası kayıtları, yayınlar, internet sitesi ve diğer belgelerle durumun desteklenmesi yararlı olur.
Eski Eşimle Aramız Çok Kötü; Yine de Soyadını Kullanabilir miyim?
Tarafların boşandıktan sonra iyi ilişkiler içinde olması şart değildir.
Eski eşlerin birbirlerine karşı dava açmaları, şikâyette bulunmaları veya aralarında ciddi husumet bulunması tek başına kadının soyadını kullanmaktaki menfaatini ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1835 E., 2024/2123 K. sayılı kararında taraflar arasında ceza davaları bulunmasına rağmen kadının iş ve sosyal hayatında eski eşinin soyadıyla tanınmaya devam ettiği, eski eşin soyadının kullanılmasından zarar gördüğünün kanıtlanmadığı kabul edilmiştir. Kadının yasal şikâyet hakkını kullanmış olması da soyadını kullanma izninin kaldırılması için yeterli görülmemiştir.
Dolayısıyla “aramız bozuldu, artık soyadımı kullanamaz” şeklinde otomatik bir sonuç yoktur.
Bununla birlikte soyadının eski eşe zarar verecek veya kötüye kullanılacak biçimde kullanıldığı somut olarak ispatlanırsa değerlendirme değişebilir.
Birden Fazla Kez Evlenen Kadın Hangi Eski Kocasının Soyadını Kullanabilir?
Bir kadının birden fazla kez evlenmiş olması, her eski eşin soyadını istediği zaman serbestçe seçebileceği anlamına gelmez.
Örneğin kadının doğum soyadı Kaya olsun. İlk evliliğinde Demir, ikinci evliliğinde Yıldız, üçüncü evliliğinde Çelik soyadını kullanmış olabilir.
Burada “Ben en çok Yıldız soyadını seviyorum, bundan sonra onu kullanacağım” şeklinde serbest bir tercih sistemi yoktur.
Hangi soyadının kadının nüfus kaydında hukuken taşındığı, önceki boşanmada TMK m.173 uyarınca kullanım izni bulunup bulunmadığı ve sonraki evliliklerin nüfus kaydına etkisi ayrı ayrı incelenmelidir.
Örneğin kadın ikinci eşi Yıldız’dan boşandıktan sonra mahkeme kararıyla Yıldız soyadını kullanmaya devam etmişse, bu soyadı bakımından hukuki durumu hiç izin alınmadan yıllar önce terk edilmiş başka bir eş soyadından farklıdır.
Ayrıca eski eşin soyadını kullanma davasında bir yıllık süre uygulanmadığından, kadının daha önce kullandığı bir eş soyadına ilişkin olarak yıllar sonra TMK m.173 şartlarının oluştuğunu ileri sürmesi sırf zaman geçtiği gerekçesiyle engellenemez. Ancak o eski eşin soyadını neden bugün hâlâ kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun o kişiye zarar vermeyeceğini somut olarak göstermesi gerekir.
Yeni Kocasıyla Evli Olan Kadın Önceki Kocasının Soyadını da Kullanabilir mi?
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün uygulama açıklamalarında, boşandığı eşinin soyadını önceki soyadıyla birlikte kullanan kadının yeniden evlenmesi hâlinde yeni eşinin soyadını tek başına kullanabileceği gibi, önceki soyadlarından birini seçerek yeni eşinin soyadından önce kullanabileceği belirtilmektedir. Bu düzenleme, şartları oluştuğunda önceki kocanın soyadının da yeni kocanın soyadından önce kullanılabilmesine imkân tanımaktadır.
Yeni Kocamla Evliyken Sadece Eski Kocamın Soyadını Kullanabilir miyim?
Bu soruyu, eski kocanın soyadını yeni kocanın soyadından önce kullanmak ile karıştırmamak gerekir.
Nüfus İdaresinin doğrudan düzenlediği örnek, önceki soyadının yeni eşin soyadıyla birlikte kullanılmasıdır. Yani önceki eşin soyadının yeni eşin soyadından önce gelmesi mümkündür.
Buna karşılık kadın yeni biriyle evliyken “Yeni eşimin soyadını hiç kullanmayacağım, yalnız ikinci eski kocamın soyadıyla devam edeceğim.” diyorsa konu aynı derecede açık bir nüfus müdürlüğü işlemi değildir.
Üstelik TMK m.187’nin kadının evlenmekle kocasının soyadını almasını öngören birinci cümlesi Anayasa Mahkemesinin E.2022/155, K.2023/38 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal hükmü 28 Ocak 2024’te yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle evli kadının soyadı alanında kanuni düzenleme ile idari uygulamanın birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle yeni evlilik devam ederken yalnız eski kocanın soyadını tek başına kullanma talebinin, eski koca soyadı + yeni koca soyadı kullanımından ayrı değerlendirilmesi gerekir. Nüfus İdaresinin önceki eş soyadını yeni eş soyadıyla birlikte kullanmaya ilişkin açıklamasından hareketle, kadının hiçbir mahkeme kararı olmaksızın istediği eski eşin soyadını tek başına seçebileceği sonucuna varılamaz.
Yeniden Evlenmek Eski Eşin Soyadını Kullanma İznini Kendiliğinden Ortadan Kaldırır mı?
Yeniden evlenme soyadı bakımından yeni bir hukuki durum yaratır; fakat her dosyaya “eski izin otomatik olarak yok olur” şeklinde tek cümlelik bir kural uygulamak doğru değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8622 E., 2024/709 K. sayılı kararında kadın eski eşinin soyadını kullanma iznine sahipken başka biriyle evlenmiş ve yeni eşinin soyadını almıştır. Bu nedenle eski eş tarafından açılmış olan soyadı kullanma izninin kaldırılması davası konusuz kalmıştır.
Ancak bu karar, yeniden evlenen her kadının önceki eş soyadını hiçbir şekilde kullanamayacağını söylememektedir. Nitekim nüfus uygulamasında bazı hâllerde boşanılan eşin soyadının yeni eşin soyadından önce kullanılması ayrıca kabul edilmektedir.
Bu nedenle yeniden evlenme hâlinde önce kadının yeni evlilikten önce nüfusta hangi soyadını taşıdığına, eski eşin soyadını kullanma konusunda mahkeme izni bulunup bulunmadığına ve yeni evlilik sonrasında nüfus kaydının nasıl oluştuğuna bakılmalıdır.
Eski Eşin Soyadını Kullanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Boşanılan eşin soyadını kullanmaya izin verilmesi talebi, Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinden kaynaklanan bir aile hukuku uyuşmazlığıdır. Bu nedenle görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Boşanma kesinleştikten sonra ayrı dava açılıyorsa davalı, soyadı kullanılmak istenen eski eştir. Bu dava sıradan bir nüfus kaydının düzeltilmesi davası değildir. Mahkeme, nüfus kaydındaki teknik bir hatayı değil, kadının eski eşinin soyadını kullanmakta menfaatinin bulunup bulunmadığını ve bu kullanımın erkeğe zarar verip vermeyeceğini inceler.
Bu nedenle nüfus müdürlüğünü asıl davalı kabul ederek dava açılması doğru değildir. Mahkemenin vereceği karar kesinleştiğinde gerekli nüfus işlemleri bu karar doğrultusunda yapılır.
Eski Eşe Tebligat Yapılmadan Soyadı Kullanma İzni Verilebilir mi?
Boşanmadan sonra ayrı bir dava açılmışsa eski eş davalı olduğundan dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesi gerekir. Eski eşin soyadının kullanılmasının kendisine zarar verdiğini ileri sürme ve delil gösterme hakkı vardır.
Ancak eski eşin duruşmaya gelmemesi davanın sonuçlandırılmasına engel değildir. Usulüne uygun tebligat yapılmışsa, davalı cevap vermese veya duruşmalara katılmasa da mahkeme kadının delillerini inceleyerek karar verebilir.
Bu nedenle “eski eşim davaya gelmezse soyadını kullanamam” düşüncesi doğru değildir. Önemli olan eski eşin davadan usulüne uygun şekilde haberdar edilmesidir.
Eski Eşin Soyadını Kullanma Davasında Neler Delil Olabilir?
Bu davada asıl mesele, kadının “bu soyadını kullanmak istiyorum” demesinden çok neden kullanmak zorunda veya kullanmakta haklı bir menfaate sahip olduğunu gösterebilmesidir.
Örneğin yirmi yıldır aynı soyadıyla doktorluk yapan bir kişinin hastaları, bilimsel yayınları, reçete ve mesleki kayıtları aynı isimle oluşmuş olabilir. Bir akademisyenin makaleleri, kitapları ve atıfları evlilik soyadıyla yayımlanmış olabilir. Bir işletmecinin şirketi, internet sitesi ve müşteri çevresi bu isim etrafında kurulmuş olabilir.
Bu durumda diploma, sertifika, meslek odası kaydı, akademik yayınlar, şirket belgeleri, işyeri kayıtları, internet sitesi, mesleki sosyal medya hesapları ve yurt dışındaki belgeler delil olarak kullanılabilir.
Çocukla aynı soyadını taşıma gerekçesine dayanılıyorsa yalnız çocuğun nüfus kaydını sunmakla yetinilmemesi daha doğru olur. Farklı soyadı kullanılmasının anne bakımından okul, sağlık, seyahat veya diğer günlük işlemlerde ne tür güçlükler meydana getirdiği somutlaştırılmalıdır.
Mahkeme açısından güçlü olan, soyadının değiştirilmesinin gerçek hayatta yaratacağı sonucu gösterebilmektir.
Avukatla Açılan Soyadı Davasında Vekâletnamede Özel Yetki Gerekir mi?
Bu dava kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılmasına ilişkin olduğundan avukat aracılığıyla takip edilecekse vekâletnamenin kapsamına dikkat edilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1670 E., 2023/2459 K., 18.05.2023 tarihli kararında da boşanılan eşin soyadını kullanma izni talebinin kişiye sıkı sıkıya bağlı hak niteliğinde olduğu ve vekilin özel yetkisinin bulunması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu nedenle genel dava vekâletnamesiyle hareket edilmeden önce vekâletnamede gerekli özel yetkinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Eski Eşin Soyadını Kullanma İzni Süresiz midir?
Mahkeme, kural olarak “bu soyadını üç yıl kullanabilir” şeklinde süreli bir izin vermez. Kararla birlikte kadının eski eşinin soyadını kullanmasına izin verilir.
Fakat bu, kararın hiçbir zaman değiştirilemeyeceği anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesi, koşulların değişmesi hâlinde eski eşe bu iznin kaldırılmasını isteme hakkı tanımaktadır.
Örneğin kadının soyadını kullanmaktaki menfaati tamamen ortadan kalkmış olabilir. Ya da başlangıçta eski eşe zarar vermeyen kullanım daha sonra soyadının ticari veya kötü niyetli biçimde kullanılması nedeniyle zarar doğurmaya başlamış olabilir.
Bu durumda eski eş aile mahkemesinde dava açarak daha önce verilen kullanım izninin kaldırılmasını isteyebilir.
Eski Eş Sonradan “Artık Soyadımı Kullanmasını İstemiyorum” Derse İzin Kalkar mı?
Mahkeme kararıyla verilmiş bir soyadı kullanma iznini eski eş tek taraflı beyanıyla ortadan kaldıramaz. İznin kaldırılması için yeniden mahkemeye başvurması ve koşulların değiştiğini göstermesi gerekir.
Bu ayrım önemlidir. Örneğin taraflar anlaşmalı boşanmış ve kadın çocuklarıyla aynı soyadını kullanmak amacıyla eski eşinin soyadını taşımaya devam etmiş olabilir. Erkek birkaç yıl sonra yeniden evlendiği için bundan rahatsız olduğunu söyleyebilir.
Yalnız yeniden evlenmiş olması veya artık izin vermek istememesi, önceki mahkeme kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9121 E., 2024/827 K. sayılı kararında da kadının çocuklarıyla aynı soyadı kullanmaktaki menfaatinin devam ettiği ve erkeğin zarar gördüğü kanıtlanamadığı için iznin kaldırılması talebi kabul edilmemiştir.
Eski Eşimle Davalık veya Kavgalı Olmam Soyadı Kullanma İznini Kaldırır mı?
Tarafların boşandıktan sonra birbirleriyle iyi geçinmeleri, soyadı kullanma izninin devamının şartı değildir.
Eski eşlerin birbirleri hakkında şikâyette bulunmaları, ceza soruşturmaları yaşamaları veya başka hukuki uyuşmazlıklarının bulunması tek başına kadının soyadı kullanmaktaki menfaatini ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1835 E., 2024/2123 K. sayılı kararında da taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklar ve şikâyetler bulunmasına rağmen kadının iş ve sosyal hayatında soyadıyla tanınmaya devam ettiği, eski eşin somut zararının kanıtlanamadığı kabul edilmiştir.
Buradaki ölçü tarafların birbirini sevip sevmemesi değil; kadının menfaatinin devam edip etmediği ve kullanımın erkeğe zarar verip vermediğidir.
Eski Eşimin Soyadını Kullanma İzni Aldım; Daha Sonra Kendi Soyadıma Dönebilir miyim?
Kadın, mahkeme kararıyla eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmiş olsa bile hayatının geri kalanında bu soyadını taşımak zorunda değildir.
Daha sonra evlenmeden önceki soyadına dönmek istediğinde güncel nüfus mevzuatı kapsamında nüfus müdürlüğüne başvurarak işlem yaptırabilmesi mümkündür. Dolayısıyla eski eşin soyadını kullanmak için mahkemeden izin alınmış olması, kadının kendi soyadına dönüşü için mutlaka ikinci bir dava açması gerektiği anlamına gelmez.
Bu durum, eski eşin izni kaldırtmak istemesinden farklıdır. Burada kadın kendi kullandığı soyadından vazgeçmekte ve önceki soyadına dönmek istemektedir.
Mahkeme Kararı Olmadan Eski Eşin Soyadını Kullanmaya Devam Etmek Mümkün mü?
Resmî nüfus kaydı bakımından boşanma kesinleştikten sonra eski eşin soyadının kullanılmaya devam edilebilmesi TMK m.173 kapsamında mahkeme kararını gerektirir.
Fakat uygulamada daha farklı bir sorun ortaya çıkabilir. Kadın nüfusta kendi soyadına dönmüş olmasına rağmen yıllardır kullandığı eski eşinin soyadını internet sitesinde, sosyal medya hesabında, kitaplarında veya ticari faaliyetlerinde kullanmaya devam ediyor olabilir.
İşte burada yalnız TMK m.173 değil, ad ve soyadının korunmasına ilişkin TMK m.26 da gündeme gelebilir.
Her kullanım otomatik olarak hukuka aykırı değildir. Kullanımın amacı, biçimi ve eski eş bakımından doğurduğu sonuç değerlendirilmelidir.
Eski Eşim Soyadımı İzinsiz Kullanıyor; Müdahalenin Men’i Davası Açabilir miyim?
Türk Medeni Kanunu’nun 26. maddesine göre adı haksız olarak kullanılan kişi bu kullanıma son verilmesini isteyebilir. Soyadı da kişinin ad üzerindeki kişilik hakkının koruması altındadır.
Fakat önce çok önemli bir ayrım yapılmalıdır.
Kadının eski eşinin soyadını kullanmasına ilişkin geçerli bir TMK m.173 mahkeme kararı varsa, erkek doğrudan “soyadımı haksız kullanıyor” diyerek bu kararı yok sayamaz. Öncelikle aile mahkemesinde soyadı kullanma izninin kaldırılmasını istemesi gerekir.
Buna karşılık hiçbir kullanım izni yoksa ve eski eş soyadı hukuka aykırı biçimde kullanılıyorsa TMK m.26 kapsamında haksız kullanımın sona erdirilmesi, diğer ifadeyle müdahalenin men’i gündeme gelebilir.
Bu iki davanın hukuki dayanağı ve görevli mahkemesi de aynı değildir.
Soyadı Kullanma İzninin Kaldırılması ile Müdahalenin Men’i Aynı Şey midir?
Soyadı kullanma izninin kaldırılması, TMK m.173 kapsamında aile hukukuna ilişkin bir davadır. Ortada daha önce verilmiş geçerli bir mahkeme izni vardır. Eski eş, koşulların değiştiğini ileri sürerek bu iznin kaldırılmasını ister. Görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Müdahalenin men’i davasında ise hukuken korunabilecek bir kullanım izni bulunmadan kişinin ad veya soyadının haksız kullanılması söz konusudur. Burada TMK m.26 kapsamında kişilik hakkının korunması gündeme gelir.
Dolayısıyla eski eşin kullanımının hukuka aykırı olup olmadığını değerlendirmeden önce:
“Bu kadının bu soyadı kullanmasına izin veren bir mahkeme kararı var mı?” sorusu cevaplandırılmalıdır.
Eski Eşin Soyadını Sosyal Medyada Kullanmak Haksız Müdahale Sayılır mı?
Tek başına sosyal medya profilinde eski eşin soyadının yazılı olması her olayda müdahalenin men’i veya manevi tazminat sonucu doğurmaz.
Örneğin kişi otuz yıl bu isimle tanınmış, kitaplarını aynı soyadıyla yayımlamış ve mesleki sosyal medya hesabını yıllardır aynı adla kullanıyor olabilir. Böyle bir kullanım ile eski eşin tanınmış soyadından yararlanmak amacıyla yeni bir ticari hesap açılması aynı şekilde değerlendirilmez.
Özellikle kullanım; eski eş adına işlem yapıldığı izlenimini yaratıyor, tarafların hâlen evli veya ticari ortak olduğu görüntüsünü veriyor, eski eşin tanınmışlığından yararlanmayı amaçlıyor veya kişilik hakkını zedeleyen başka bir sonuç doğuruyorsa haksız kullanım iddiası güçlenebilir.
Bu nedenle soyadının nerede kullanıldığı kadar nasıl ve neden kullanıldığı da önemlidir.
Eski Eşin Soyadıyla Şirket veya İnternet Sitesi Açılırsa Ne Olur?
Bu konuda mevcut yazıdaki Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2009/11693 E., 2010/11245 K. sayılı kararı önemli bir örnektir.
Davacı, kendi soyadının Türkiye’de ve dünyada mesleki alanda tanındığını, davalının aynı soyadıyla eğitim ve danışmanlık faaliyeti yürüttüğünü, ticari işletme ve internet sitesi kurduğunu ileri sürerek isme yapılan haksız müdahalenin önlenmesini ve manevi tazminat istemiştir.
Yargıtay ise somut olayda soyadının haksız kullanıldığının kanıtlanmadığı sonucuna varmış ve davanın reddedilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Kararın önemi şu noktadadır, Bir kişinin soyadının başka biri tarafından kullanılması tek başına müdahalenin men’i kararı verilmesi için yeterli değildir. Kullanımın haksız olması gerekir.
Dolayısıyla “benim soyadımı kullanıyor” iddiasıyla yetinilemez. Kullanımın neden hukuka aykırı olduğu ortaya konulmalıdır.
İzinsiz Soyadı Kullanımı Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Şartları varsa istenebilir; fakat her izinsiz kullanım otomatik olarak manevi tazminat doğurmaz.
TMK m.26 öncelikle haksız kullanımın sona erdirilmesini isteme hakkı tanır. Haksız kullanan kişinin kusurlu olması ve maddi zarar meydana gelmesi hâlinde maddi tazminat; kişilik hakkına yönelik saldırının ağırlığı buna elveriyorsa manevi tazminat da gündeme gelebilir.
Örneğin eski eşin soyadı bilinçli şekilde kullanılarak kişinin ticari itibarından yararlanılıyor, kamuoyunda yanıltıcı bir bağlantı kuruluyor veya soyadı kötü niyetli biçimde kullanılıyorsa tazminat şartları ayrıca değerlendirilebilir.
Buna karşılık eski eşin soyadının eski bir sosyal medya hesabında kalmış olması tek başına yüksek miktarlı manevi tazminat hakkı doğurduğu anlamına gelmez.
Eski Eşin Soyadını Kullanma Davası Dilekçe Örneği
… AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres
DAVALI: Ad Soyad, Adres
KONU: Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesi uyarınca boşandığım eşimin soyadını kullanmaya devam etmeme izin verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
Davalı ile … tarihinde evlendim. … Aile Mahkemesinin … E., … K. sayılı kararıyla boşanmamıza karar verilmiş ve karar … tarihinde kesinleşmiştir.
Evlilik süresince davalının “…“ soyadını kullandım. Uzun yıllardır iş ve sosyal yaşamımda bu soyadıyla tanınmaktayım. Mesleki belgelerim, diploma ve sertifikalarım, yayınlarım ve iş kayıtlarım aynı soyadıyla düzenlenmiştir.
Soyadımın değişmesi hâlinde mesleki ve sosyal yaşamımda önemli karışıklıklar ortaya çıkacaktır. Ayrıca müşterek çocuğumuz … da aynı soyadını taşımaktadır ve çocuğun günlük işlemlerini ağırlıklı olarak tarafım yürütmektedir.
Davalının soyadını kullanmaya devam etmem davalı bakımından herhangi bir zarar doğurmamaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinde öngörülen menfaat ve zarar vermeme şartları somut olayımızda gerçekleşmiştir.
DELİLLER: Boşanma ilamı, nüfus kayıtları, diploma ve sertifikalar, mesleki kayıtlar, şirket ve işyeri belgeleri, akademik veya mesleki yayınlar, müşterek çocuğun nüfus kaydı, tanık ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesi uyarınca boşandığım eşimin “…“ soyadını kullanmaya devam etmeme izin verilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
Davacı
Ad Soyad
İmza
Eski Eş Soyadımı İzinsiz Kullanıyor: Müdahalenin Men’i Talebi Nasıl Kurulur?
Bu davada dilekçenin merkezinde “soyadımı kullanmasını istemiyorum” cümlesi değil, kullanımın neden haksız olduğu bulunmalıdır.
Örneğin somut olay gerçekten buna uygunsa talep şu şekilde kurulabilir:
“Davalının boşanma kararının kesinleşmesinden sonra müvekkilin soyadını kullanmasına izin veren herhangi bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen söz konusu soyadını ticari faaliyetlerinde ve internet ortamında kullanmaya devam ettiği, bu kullanım nedeniyle üçüncü kişiler nezdinde taraflar arasında ailevi veya ticari bağlantının devam ettiği yönünde yanıltıcı bir izlenim meydana geldiği ve müvekkilin adı üzerindeki kişilik hakkına haksız müdahalede bulunulduğu” açıklanabilir.
Ardından TMK m.26 uyarınca haksız kullanımın sona erdirilmesi ve olayın özellikleri gerektiriyorsa maddi veya manevi tazminat talep edilebilir.
Ancak bu dava açılmadan önce eski boşanma dosyası mutlaka incelenmelidir. Kadının eski eşin soyadını kullanmasına ilişkin geçerli bir karar varsa hukuki yol müdahalenin men’i değil, TMK m.173 kapsamında kullanım izninin kaldırılmasıdır.
Eski Eşin Soyadını Kullanma Davasında Öne Çıkan Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. HD, 2016/14239 E., 2017/5023 K. kararında eski eşin soyadını kullanma talebinin boşanmanın fer’isi olmadığı ve TMK m.178’deki bir yıllık zamanaşımının bu talebe uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. HD, 2010/10644 E., 2011/11581 K. kararında davalı kadının yalnız cevap dilekçesinde eski eşinin soyadını kullanmak istediğini belirtmesinin yeterli olmadığı; usulüne uygun açılmış dava veya karşı dava bulunması gerektiği benimsenmiştir.
Yargıtay 2. HD, 2006/12064 E., 2006/18507 K. kararında soyadı kullanma isteminin boşanmanın fer’isi olmadığı ve gerekli harcın alınması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. HD, 2007/19005 E., 2009/5094 K. kararında uzun yıllar diploma, yüksek lisans tezi, sertifika, bankacılık ve emeklilik işlemlerinde evlilik soyadını kullanan kadının bu soyadını kullanmakta korunmaya değer menfaatinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. HD, 2023/9121 E., 2024/827 K. kararında çocuklarla aynı soyadını kullanmaya ilişkin menfaatin devam etmesi ve eski eşe zarar verildiğinin kanıtlanamaması nedeniyle mevcut kullanım izninin kaldırılmaması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 2. HD, 2024/1835 E., 2024/2123 K. kararında taraflar arasındaki şikâyet ve uyuşmazlıkların tek başına soyadı kullanma izninin kaldırılmasını gerektirmeyeceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. HD, 2024/3961 E., 2024/6272 K. kararında uzun yıllar ticari ve sosyal yaşamda aynı soyadıyla tanınmaya devam edilmesi, soyadının kullanılmasındaki menfaat bakımından önemsenmiştir.
Yargıtay 4. HD, 2009/11693 E., 2010/11245 K. kararında ise TMK m.26 kapsamında soyadına yapılan haksız müdahalenin önlenmesi ve manevi tazminat talebi incelenmiş; aynı soyadının kullanılmasının tek başına haksız kullanım sayılamayacağı, somut olayda haksızlık unsurunun bulunması gerektiği ortaya konulmuştur.