Terk Eden Eş Nasıl Boşanılır? Evi Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açma Şartları

📅 05 Ekim 2017 🔄 Son güncelleme: 04 Ağustos 2026

Eşlerden birinin ortak konuttan ayrılması, tek başına terk nedeniyle boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde düzenlenen terk, eşin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak yaşamı sona erdirmesini veya haklı bir sebebi bulunmadığı hâlde ortak konuta dönmemesini ifade eder.

Terk nedeniyle boşanabilmek için ayrılığın en az altı ay sürmesi, bu durumun dava açıldığı sırada devam etmesi ve kanundaki şartlara uygun şekilde gönderilen geri dön ihtarının sonuçsuz kalması gerekir. Bu şartlardan biri dahi eksikse, eşlerin uzun süredir ayrı yaşaması tek başına terk nedeniyle boşanma kararı verilmesini sağlamaz.

Her Evden Ayrılma Terk Nedeniyle Boşanma Sebebi midir?

Eşin ortak konuttan ayrılmış olması her durumda hukuki anlamda terk sayılmaz. Ayrılmanın evlilik yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla gerçekleşmesi gerekir. Eşin geçici olarak başka bir şehirde çalışması, askerî veya mesleki görevlendirme nedeniyle uzaklaşması, uzun süreli tedavi görmesi ya da zorunlu bir sebeple başka yerde bulunması terk olarak değerlendirilemez.

Örneğin eş altı ay süreyle yurt dışında çalışmak üzere gönderilmişse, başka bir ilde görevlendirilmişse veya tedavi nedeniyle evinden uzaklaşmışsa ortak yaşamı sona erdirme iradesinden söz edilemeyebilir. Buna karşılık hiçbir haklı sebebi bulunmadan eşyalarını toplayarak ortak konuttan ayrılan, evlilik hayatına dönmeyeceğini bildiren ve eşinden uzak yaşamaya başlayan kişi bakımından terk şartları oluşabilir.

Burada yalnızca ayrılığın süresine değil, eşin hangi amaçla evden ayrıldığına ve dönmemesini haklı kılan bir sebebin bulunup bulunmadığına bakılır.

Eşini Evden Kovan Kişi Terk Edilmiş Sayılır mı?

Eşini ortak konuttan kovan, eve girmesini engelleyen, anahtarı değiştiren veya ortak yaşamı sürdürülemez hâle getirerek eşini ayrılmaya zorlayan kişi, kendisi evde kalmış olsa bile kanun gereğince terk eden eş sayılır. Bu durumda evden çıkmak zorunda bırakılan kişi hukuken terk edilen taraftır.

Dolayısıyla “Evi terk eden oydu, ben evde kaldım” savunması her zaman sonuç doğurmaz. Eşini şiddet, tehdit, hakaret veya ağır baskıyla konuttan uzaklaştıran kişinin daha sonra geri dön ihtarı göndermesi de ihtarın samimiyetini ortadan kaldırabilir. Yargıtay uygulamasında eşini evden kovan, eve dönmesini engelleyen veya anahtarı değiştiren tarafın gönderdiği ihtarın sonuç doğurmayabileceği kabul edilmektedir.

Evden kovulan eş de şartları oluştuğunda terk nedeniyle boşanma yoluna başvurabilir. Ancak bunun için kendisini evden çıkaran eşe karşı kanuna uygun bir geri dön ihtarı gönderilmesi ve diğer koşulların da tamamlanması gerekir.

Terk Nedeniyle Boşanmada Dört Aylık ve İki Aylık Süre Nasıl Hesaplanır?

Terk nedeniyle boşanma davası hemen açılamaz. Ayrılığın başladığı tarihten itibaren önce en az dört ay geçmesi gerekir. Dördüncü ay dolmadan hâkimden veya noterden geri dön ihtarı istenemez.

Dört aylık sürenin sonunda terk eden eşe, ortak konuta dönmesi için ihtar gönderilir. İhtarda eşe dönüş için iki aylık süre tanınır ve dönmemesi hâlinde terk nedeniyle boşanma davası açılacağı bildirilir. İhtarın tebliğinden sonra iki ay dolmadan dava açılamaz. Böylece terke dayalı boşanma için gereken toplam ayrılık süresi en az altı ay olur. Bu sürelerin kısaltılması mümkün değildir.

Altı ayın dolması da tek başına yeterli değildir. Ayrılığın dava tarihinde hâlen devam etmesi gerekir. Eşler bu süreçte gerçek anlamda ortak yaşama yeniden başlamışsa önceki terk olayı üzerinden dava açılamaz.

terk nedeniyle boşanmada ihtar süreleri

Geri Dön İhtarı Nasıl Hazırlanmalıdır?

Geri dön ihtarı yalnızca “Eve dön, aksi hâlde boşanma davası açacağım” şeklinde kısa bir bildirimden ibaret değildir. Davet edilen konutun birlikte yaşamaya elverişli, güvenli ve bağımsız olması gerekir. Eşin daha önce kayınvalide, kayınpeder veya diğer aile bireyleriyle yaşamaya zorlanması nedeniyle ayrıldığı bir durumda aynı koşullara dönmeye çağrılması, haklı bir dönüş daveti sayılmayabilir.

Davette ortak konutun açık adresi gösterilmeli, eşin hangi süre içinde dönmesi gerektiği ve dönmemesinin hukuki sonucu açıklanmalıdır. Eş farklı bir yerde bulunuyorsa dönüş için gereken yol giderinin gönderilmesi gerekir. Davet edilen konut yeni hazırlanmışsa veya eşin anahtara ulaşması mümkün değilse, anahtarın nereden ve nasıl alınacağı da açıkça belirtilmelidir. Anahtarın belirsiz bir kişide bırakılması veya dönüşü fiilen zorlaştıran koşullar oluşturulması ihtarın geçerliliğini tartışmalı hâle getirir.

Yargıtay yalnızca ihtar metninin şekline değil, ihtarı gönderen eşin gerçekten ortak hayatı yeniden kurmak isteyip istemediğine de bakmaktadır. Şiddet uygulayan, eşini evden kovan, dönüşü engelleyen veya aile baskısını ortadan kaldırmayan eşin yaptığı davet samimi bulunmayabilir.

Kayınvalideyle Yaşamaya Çağrılan Eş Dönmek Zorunda mıdır?

Eşlerden biri, diğerini kendi ailesiyle aynı konutta yaşamaya zorlayamaz. Evlilik birliğinin gereği olarak eşlerin bağımsız bir ortak yaşam alanına sahip olması gerekir. Bu nedenle eş, kayınvalide ve kayınpederle yaşanan sorunlar yüzünden evden ayrılmışsa aynı koşulların devam ettiği konuta dönmemekte haklı görülebilir.

Sadece evin ayrı bir katının bulunması da her zaman yeterli değildir. Aile bireylerinin sürekli müdahalesi, konutun manevi bağımsızlığının bulunmaması veya eşe özel yaşam alanı bırakılmaması mahkeme tarafından değerlendirilir. Aile apartmanı niteliğindeki bir yapıda tarafların görünüşte ayrı dairede oturması, somut olayın şartlarına göre bağımsız konut sağlandığı anlamına gelmeyebilir.

Geçmişte terk nedeniyle boşanma davalarının önemli bir bölümü bu tür uyuşmazlıklardan doğmaktaydı. Eş, kayınvalidesiyle yaşamaya zorlandığı için ayrılıyor; diğer eş daha sonra bağımsız bir konut hazırlayarak geri dön ihtarı gönderiyordu. Ayrılmanın temel sebebi ortadan kaldırıldığı için eş bazen yeni konuta dönüyor ve evlilik sürdürülebiliyordu.

İhtarı Alan Eş Eve Dönerse Ne Olur?

İhtarı alan eş iki aylık süre içinde gerçekten ortak konuta döner ve evlilik hayatını yeniden kurarsa terk nedeniyle boşanmanın şartları ortadan kalkar. Geri dönüş ihtarının amacı zaten eşi kusurlu duruma düşürmek değil, ortak yaşamın yeniden kurulmasına son bir imkân tanımaktır.

Bununla birlikte yalnızca birkaç günlüğüne eve gelip eşya bırakmak veya dava açılmasını engellemek amacıyla görünüşte dönüş yapmak gerçek bir geri dönüş sayılmayabilir. Mahkeme, dönüşün samimi olup olmadığını, tarafların yeniden birlikte yaşayıp yaşamadığını ve evlilik yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğini araştırır.

Eş gerçekten döndükten sonra yeniden ayrılırsa önceki terk süreci üzerinden doğrudan dava açılması güçleşir. Yeni ayrılığın şartlarına göre yeniden dört aylık bekleme, geri dön ihtarı ve iki aylık dönüş süreci gündeme gelebilir. Bu durum uygulamada tarafları tekrar eden bir ihtar ve dava döngüsüne sokabilir.

İhtarı alan eş konuta geldiği hâlde içeri alınmazsa ise terk eden taraf konumları değişebilir. Yargıtay kararlarında, süresi içinde ortak konuta gelen eşin eve kabul edilmemesinin ihtarı gönderen taraf aleyhine değerlendirildiği görülmektedir.

terk ihtarı alan ve eve dönmek istemeyen eş neyapabilir

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Neden Az Tercih Edilir?

Terk nedeniyle boşanma davası, süreleri ve şekil şartları son derece sıkı olan özel bir boşanma sebebidir. Dört aylık bekleme süresi, usulüne uygun ihtar, bağımsız konut, yol gideri, anahtarın hazır edilmesi, iki aylık dönüş süresi ve ihtarın samimiyeti ayrı ayrı incelenir. Küçük görünen bir eksiklik dahi davanın reddedilmesine neden olabilir.

Uygulamada ihtarı alan eşin hiç dönmeyerek kendisini açıkça kusurlu duruma düşürmesi de sanıldığı kadar sık değildir. Eş geri dönebilir, dönüş için hazırlanan konutun uygun olmadığını ileri sürebilir, ayrı yaşamasının haklı olduğunu ispatlamaya çalışabilir veya genel boşanma sebebine dayanarak kendi davasını açabilir.

Bu nedenle terk nedeniyle boşanma, çoğunlukla başka bir boşanma sebebinin ispatlanamadığı ve ayrılığın açık şekilde haksız olduğu dosyalarda son seçenek olarak değerlendirilmektedir.

Terk Davası mı, Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Davası mı Açılmalıdır?

Eşlerin ilişkisi evi terk etme aşamasına gelmişse çoğu olayda ayrılıktan önce yaşanan hakaretler, ilgisizlik, aile müdahalesi, ekonomik baskı, sadakatsizlik şüphesi, şiddet veya güven sarsıcı davranışlar da bulunmaktadır. Bu olaylar ispatlanabiliyorsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanmak, terk prosedürünü zorlamaktan daha uygun olabilir.

Terk ihtarı hukuken yalnızca bir dava hazırlığı değildir. İhtarı gönderen eş, karşı tarafı ortak hayata geri çağırmakta ve ihtardan önceki olayları en azından belirli ölçüde geride bırakmaya hazır olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ihtar gönderilmeden önce, geçmişte yaşanan olayların kusur ve tazminat taleplerine etkisi de düşünülmelidir.

Boşanmak isteyen kişinin ortak konuttan ayrıldıktan sonra aylarca hiçbir işlem yapmadan beklemesi de ispat ve süre sorunlarına yol açabilir. Hangi boşanma sebebine dayanılacağı, olayların henüz güncel olduğu dönemde belirlenmeli; terk yoluna başvurulacaksa kanundaki süreler ve ihtarın içeriği baştan doğru planlanmalıdır.

Boşanma Davası Devam Ederken Ayrı Yaşamak Terk Sayılır mı?

Hayır. Taraflar arasında boşanma davasının devam etmesi, eşlerin ayrı yaşamasını haklı kılar. Bu süreçte ortak konuta dönmeyen eş, terk nedeniyle kusurlu sayılamaz ve ayrı yaşanan dönem terk nedeniyle boşanma için gereken süreye esas alınamaz. Bu nedenle devam eden boşanma davası görmezden gelinerek geçerli bir terk süreci oluşturulamaz.

5/5 - (1 vote)
İlginizi çekebilir:  18 Yaşını Geçen Çocuk Nafaka Alabilir mi?

Yorum yapın