Ortak Velayet Tam Olarak Ne İşe Yarar? Avantajları, Dezavantajları ve Uygulamada Çıkan Sorunlar

Ortak velayet, boşanmadan sonra çocuğun zamanının yarısını anne yanında, diğer yarısını baba yanında geçirmesi anlamına gelmez. Çocuk ağırlıklı olarak yalnızca bir ebeveyn yanında yaşayabilir; diğer ebeveynle hafta sonları, tatiller ve özel günlerde kişisel ilişki kurulabilir. Buna rağmen anne ve baba çocuğun hayatına yön veren önemli konulardaki velayet yetkisini birlikte kullanmaya devam edebilir.

Ortak velayetin tek velayetten esas farkı burada ortaya çıkar. Çocuğun fiilen yanında yaşamadığı ebeveyn yalnızca belirli günlerde çocukla görüşen kişi konumunda kalmaz; eğitim, önemli sağlık kararları, yerleşim yeri ve çocuğun geleceğini esaslı biçimde etkileyen konularda velayet yetkisini korur.

Bu nedenle ortak velayet kararı verildiğinde yalnızca “velayet anne ve baba tarafından ortak kullanılacaktır” denilmesi uygulamadaki sorunları çözmeye yetmez. Çocuğun esas olarak kimin yanında yaşayacağı, diğer ebeveynle hangi zamanlarda birlikte olacağı, önemli kararların nasıl alınacağı ve çocuğun bakım ve eğitim giderlerine tarafların nasıl katılacağı da belirlenmelidir.

İçindekiler
  1. Ortak Velayet Hukuken Ne Anlama Gelir?
  2. Ortak Velayet Çocuğun Haftanın Yarısını Annede, Yarısını Babada Geçirmesi Demek midir?
  3. Ortak Velayet Kararında Çocuğun Kimin Yanında Yaşayacağı Belirlenmeli midir?
  4. Ortak Velayette Diğer Ebeveyn İçin Görüş Günleri Belirlenebilir mi?
  5. Ortak Velayette Hangi Kararların Birlikte Alınması Gerekir?
  6. Ortak Velayette Çocuğun Okulunu Kim Seçer?
  7. Ortak Velayette Özel Okulu Tek Bir Ebeveyn Seçebilir mi?
  8. Ortak Velayette Sağlık Kararlarını Kim Verir?
  9. Ortak Velayette Pasaport İşlemlerinde Uyuşmazlık Çıkarsa Ne Olur?
  10. Ortak Velayette Bir Ebeveyn Sürekli İmza Vermiyorsa Ne Yapılabilir?
  11. Ortak Velayette Çocuğun Yerleşim Yerine Kim Karar Verir?
  12. Ortak Velayette Çocuk Diğer Ebeveynin İzni Olmadan Yurt Dışına Götürülebilir mi?
  13. Ortak Velayet Varsa Nafaka Ödenir mi?
  14. Ortak Velayette Nafaka Olmadan Karar Verilebilir mi?
  15. Ortak Velayette Özel Okul, Sağlık ve Diğer Ek Giderler Nasıl Paylaşılır?
  16. Ortak Velayetin Anne ve Baba Açısından Avantajları Nelerdir?
  17. Ortak Velayetin Çocuk Açısından Avantajları Nelerdir?
  18. Ortak Velayetin Dezavantajları Nelerdir?
  19. Ortak Velayet Sonradan Kaldırılabilir mi?
  20. Ortak Velayet Tek Bir Uyuşmazlık Çıktığında Kaldırılır mı?
  21. Ortak Velayet Hangi Ailelerde Daha İşlevsel Olabilir?
  22. Ortak Velayet Hangi Durumlarda Çocuk Açısından Sorunlu Hâle Gelebilir?
  23. Ortak Velayet Protokolünde Neler Düzenlenmelidir?
  24. Sık Sorulan Sorular

Ortak Velayet Hukuken Ne Anlama Gelir?

Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesine göre evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Kanunun boşanmaya ilişkin hükümlerinde ise boşanma sonrası ortak velayetin kurulması ve uygulanmasına ilişkin ayrıntılı bir sistem öngörülmemiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.02.2017 tarihli, 2016/15771 E., 2017/1737 K. sayılı kararında ortak velayet düzenlemesinin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı kabul edilmiştir. Karar yabancılık unsuru bulunan bir uyuşmazlığa ilişkin olmakla birlikte, ortak velayetin Türk hukukundaki gelişiminde temel içtihatlardan biri olmuştur.

Anayasa Mahkemesi de ortak velayetin Türk hukukunda tümüyle yasaklanmış bir kurum olmadığını kabul etmekte; buna karşılık ortak velayetin kurulması ve sona erdirilmesine ilişkin usul ve esasların mevzuatta açık ve ayrıntılı şekilde düzenlenmediğine dikkat çekmektedir.

Bu kanuni boşluk özellikle ortak velayet kurulduktan sonra ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda önem kazanmaktadır. Çocuğun okulunun değiştirilmesi, önemli bir tedaviye karar verilmesi, başka bir şehre taşınması veya pasaport işlemi yapılması gerektiğinde hangi kararın mutlaka ortak alınacağı her olay bakımından ayrı değerlendirme gerektirebilir.

Ortak Velayet Çocuğun Haftanın Yarısını Annede, Yarısını Babada Geçirmesi Demek midir?

Ortak velayetin en sık yanlış anlaşılan yönlerinden biri budur. Ortak velayet, zorunlu olarak eşit süreli bir barınma modeli yaratmaz. Çocuğun bir hafta anne, bir hafta baba yanında veya iki hafta anne, iki hafta baba yanında kalması gerektiğine ilişkin bir kural bulunmamaktadır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 10.05.2017 tarihli, 2017/121 E., 2017/601 K. sayılı kararında ortak velayet kabul edilmesine rağmen çocuğun hafta içinde anne yanında, hafta sonlarında ise baba yanında bulunmasına yönelik bir düzen kurulmuştur. Mahkeme, çocuğun sağlığı, eğitimi ve hayatına yön verecek önemli konularda anne ve babanın birlikte hareket etmesine karar vermiştir.

Bu hüküm Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarihli, 2017/5071 E., 2018/15353 K. sayılı kararıyla onanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli, 2019/823 E., 2020/1076 K. sayılı kararında da ortak velayet kurulmasına rağmen çocuğun fiilen babanın ikametgâhında baba ile yaşamasına karar verilmiş; anne ile ayın belirli hafta sonları, yaz ve sömestr tatilleri ile özel günleri kapsayan kişisel ilişki düzenlenmiştir.

Anayasa Mahkemesinin Lotüs Suzan Gülcan Ünlütokmak, B. No: 2022/57145, 06.06.2024 tarihli kararına konu olayda da iki çocuk üzerinde ortak velayet bulunmasına rağmen çocukların fiilen anne yanında yaşamaları ve baba ile kişisel ilişki kurmaları öngörülmüştür.

Ortak velayet ile eşit süreli dönüşümlü bakım bu nedenle aynı kavram değildir. Özellikle okul çağındaki bir çocuğun eğitim ve günlük yaşam düzeninin iki ev arasında sürekli taşınmak suretiyle bozulması çocuğun üstün yararıyla bağdaşmayabilir. Çocuk tek bir esas yaşam merkezine sahipken anne ve baba önemli velayet yetkilerini birlikte kullanabilir.

Boşanma yokken velayetEvlilik devam ederken anne ve baba velayeti kanunen birlikte kullanır. Ayrıca ortak velayet kararı alınması gerekmez.Eşler ayrı yaşıyorsa hâkim, boşanma davası bulunmasa da velayetin kullanımını eşlerden birine bırakabilir.
Boşanma sonrası ortak velayetEğitim, önemli sağlık işlemleri, yerleşim yeri, pasaport ve benzeri temel kararlar birlikte alınır. Günlük bakım kararlarını çocuk yanında bulunan ebeveyn verir.Ortak karar alınamayan önemli işlem için aile mahkemesinden tedbir veya yetki istenebilir.
Ortak velayetin işleviÇocuğun yanında yaşamayan ebeveynin yalnızca görüş günleri bulunan kişi konumuna düşmesini önler; önemli kararlardaki velayet yetkisini korur.Sistem sürekli veto ve çatışmaya dönüşürse ortak velayetin kaldırılması istenebilir.
Çocuğun yarı yarıya kalmasıOrtak velayet, çocuğun haftanın yarısını annede, yarısını babada geçirmesi anlamına gelmez. Çocuk ağırlıklı olarak bir ebeveyn yanında yaşayabilir.Çocuğun yaşayacağı yer ve diğer ebeveynle kalacağı günler kararda veya protokolde açıkça belirlenmelidir.
Anne ve babanın farklı şehirlere taşınmasıEbeveynler kendi yerleşim yerlerini değiştirebilir. Çocuğun okulunu ve diğer ebeveynle ilişkisini etkileyen kalıcı şehir değişikliği tek taraflı yapılamaz.Çocuğun yerleşim yeri, görüş takvimi veya velayet düzeninin değiştirilmesi için aile mahkemesine başvurulabilir.
Anne veya babanın yeniden evlenmesiYeniden evlenme ortak velayeti kendiliğinden sona erdirmez. Yeni eş de evlilik nedeniyle velayet sahibi olmaz.Yeni aile düzeni çocuğun güvenliğini, bakımını veya gelişimini somut biçimde olumsuz etkiliyorsa velayet değişikliği istenebilir.
Diğer ebeveynin özel hayatına karışılmasıOrtak velayet; eski eşin ilişkilerini, işini, giyimini, telefonunu veya sosyal hayatını denetleme yetkisi vermez.Israrlı takip, tehdit veya sürekli rahatsız etme varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir ve koşulları oluşmuşsa ceza soruşturması gündeme gelebilir.
Çocuğun okulunun seçilmesiOkul seçimi ve esaslı okul değişikliği ortak karar verilmesi gereken eğitim konularındandır. Çocuğun yanında yaşadığı ebeveyn tek başına sınırsız yetkili değildir.Anlaşmazlık çocuğun eğitimini aksatıyorsa aile mahkemesinden okul işlemi hakkında tedbir ve velayetin kullanımının düzenlenmesi istenebilir.
Pasaport ve yurt dışı seyahatiOrtak velayette yeni pasaport için her iki ebeveynin muvafakati gerekir. Kısa seyahat ile çocuğun yurt dışına yerleştirilmesi aynı değildir.Muvafakat verilmezse mahkemeden işlem yetkisi istenebilir. Çocuğun yurt dışında geri getirilmemesi hâlinde Lahey Sözleşmesi kapsamında iade süreci gündeme gelebilir.
Çocuğun zamanında geri verilmemesiOrtak velayet, çocuğu süresiz yanında tutma hakkı vermez. Karardaki teslim gün ve saatlerine uyulmalıdır.Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurulabilir. Teslim emrine aykırılık, 5395 sayılı Kanun’un 41/F maddesine göre disiplin hapsine yol açabilir.
Teslim takviminin kararda bulunmamasıKararda yalnızca “velayet ortaktır” denilmişse müdürlük veya polis taraflar adına teslim takvimi oluşturamaz.Çocuğun yaşam merkezi, kalma günleri ve teslim saatleri için aile mahkemesinden uygulanabilir karar alınmalıdır.
Çocuk kaçırma şikâyetiHer iki ebeveyn de velayet sahibi olduğundan çocuğun alınması veya geç geri verilmesi tek başına TCK’nin 234. maddesindeki suçu oluşturmaz.Çocuk teslimi yoluna başvurulabilir; ortak velayetin değiştirilmesi istenebilir. Cebir, tehdit veya başka bir suç varsa ayrıca ceza şikâyeti yapılabilir.
Çocuğun polis aracılığıyla alınmasıPolis, olağan teslim uyuşmazlığında doğrudan yeni bir velayet veya teslim düzeni kuramaz.Önce Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurulur; kolluk müdürlüğün talebi üzerine teslim işlemine yardım edebilir. Güvenlik tehlikesinde savcılık ve kolluğa doğrudan başvurulabilir.
Ebeveynlerden birinin ortak velayeti artık istememesiTek taraflı beyan ortak velayeti sona erdirmez ve ebeveyn velayetten kendi iradesiyle çıkamaz.Velayetin değiştirilmesi davası açılmalıdır. İsteksizlik, sürekli çatışma ve iş birliği eksikliğiyle birleşiyorsa ortak velayet kaldırılabilir.
Tek bir anlaşmazlık yaşanmasıBir defalık okul, sağlık veya pasaport uyuşmazlığı ortak velayetin kaldırılması için tek başına yeterli değildir.Sorun belirli işleme ilişkin tedbirle çözülebilir. Sürekli uyuşmazlık çocuğun ihtiyaçlarını aksatıyorsa ortak velayet yeniden değerlendirilir.
Anne ve babanın birlikte vazgeçmesiTarafların anlaşması ortak velayeti kendiliğinden sona erdirmez. Mahkeme kararı gerekir.Çocuğun kimin yanında yaşayacağı, kişisel ilişki, gider paylaşımı ve nafaka mahkeme tarafından yeniden düzenlenir.
Ortak velayetin kaldırılmasıOrtak velayetin kaldırılmasını isteyen ebeveyn velayeti otomatik olarak kazanmaz; istemeyen ebeveyn de velayeti kendiliğinden kaybetmez.Mahkeme mevcut bakım düzenini, okul ve sosyal çevreyi, ebeveynlerin yeterliliğini ve yaşı uygunsa çocuğun görüşünü değerlendirerek velayeti belirler.

Ortak Velayet Kararında Çocuğun Kimin Yanında Yaşayacağı Belirlenmeli midir?

Velayetin ortak kullanılması ile çocuğun günlük yaşamını hangi ebeveyn yanında sürdüreceği birbirinden ayrıdır. Bu sebeple ortak velayet düzenlenirken çocuğun esas yaşam merkezinin belirsiz bırakılmaması gerekir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2019/823 E., 2020/1076 K. sayılı kararında bunun açık örneği görülmektedir. Mahkeme velayeti anne ve babaya ortak bırakırken aynı hükümde çocuğun babanın ikametgâhında yaşayacağını ve anneyle hangi gün ve saatlerde birlikte olacağını ayrıca düzenlemiştir.

Çocuğun esas yaşam yerinin belirlenmesi yalnız barınma bakımından önemli değildir. Okul kaydı, servis, günlük bakım, sağlık takibi, sosyal çevre ve çocuğun olağan yaşam düzeni de bu merkez etrafında şekillenir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde de ortak velayetin yanında çocuğun fiilen anne veya baba yanında yaşayacağı, diğer ebeveynle kurulacak ilişkinin gün ve süreleri mümkün olduğunca açık biçimde düzenlenmelidir.

Taraflar dönüşümlü bir bakım modeli tercih edebilir; ancak bunun da çocuğun yaşı, okulu, ebeveynlerin yaşadığı yerler ve mevcut yaşam düzeni bakımından çocuğun üstün yararına uygun olması gerekir.

Ortak Velayette Diğer Ebeveyn İçin Görüş Günleri Belirlenebilir mi?

Ortak velayete sahip olunması, çocuk bir ebeveyn yanında ağırlıklı olarak yaşıyorsa diğer ebeveynle kurulacak fiilî ilişkinin ayrıca düzenlenmesine engel değildir.

Ortak velayet hukuki karar yetkisini ifade ederken kişisel ilişki düzeni çocuğun fiziksel olarak hangi zamanlarda hangi ebeveyn yanında bulunacağını belirler. Bu iki husus birbirinin alternatifi değildir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2019/823 E., 2020/1076 K. sayılı kararında ortak velayet sahibi anneyle ayın belirli hafta sonları, tatiller ve özel günlerde kişisel ilişki kurulmuş olması bunun açık örneğidir.

Dolayısıyla ortak velayet kararından “artık görüş gününe gerek yoktur” veya “çocuğun mutlaka zamanının yarısını diğer ebeveyn yanında geçirmesi gerekir” sonucu çıkarılamaz.

Ortak Velayette Hangi Kararların Birlikte Alınması Gerekir?

Türk hukukunda ortak velayet kapsamında birlikte alınması gereken kararları tek tek sayan kapsamlı bir kanuni liste bulunmamaktadır. Bununla birlikte yargı kararlarında günlük bakım kararlarıyla çocuğun hayatına yön veren önemli kararlar arasında ayrım yapılmaktadır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 10.05.2017 tarihli, 2017/121 E., 2017/601 K. sayılı kararında ortak velayet kapsamında anne ve babanın çocuğun üstün yararını ilgilendiren sağlık, eğitim ve hayatına yön verecek önemli konularda birlikte hareket etmeleri gerektiği benimsenmiştir. Bu karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarihli, 2017/5071 E., 2018/15353 K. sayılı kararıyla onanmıştır.

Buna göre çocuğun okulunun esaslı biçimde değiştirilmesi, eğitim hayatını önemli ölçüde etkileyen tercihler, önemli ve acil olmayan tıbbi müdahaleler, çocuğun yerleşim yerini esaslı biçimde değiştiren şehir veya ülke değişiklikleri gibi kararlar ortak karar alanında değerlendirilir.

Buna karşılık çocuğun günlük beslenmesi, günlük programı, kıyafeti, olağan bakımının yürütülmesi veya yanında bulunduğu ebeveyn tarafından karşılanması gereken sıradan günlük ihtiyaçlar için her defasında diğer ebeveynin onayını almak ortak velayetin amacı değildir.

Ortak velayet, iki ebeveyne de çocuğun günlük hayatını sürekli veto etme yetkisi veren bir sistem olarak uygulanamaz.

Ortak Velayette Çocuğun Okulunu Kim Seçer?

Eğitim çocuğun hayatına yön veren temel alanlardan biridir. Bununla birlikte mevcut okulun günlük işlemlerinin yürütülmesi ile çocuğun eğitim düzenini değiştirecek esaslı bir karar birbirinden ayrılmalıdır.

Çocuğun yıllardır eğitim gördüğü okuldan alınması, sınavla kazandığı bir okuldan ayrılması, başka bir özel okula geçirilmesi veya okul değişikliğine bağlı olarak başka bir şehre taşınması çocuğun hayatında önemli sonuç doğurabilecek kararlardır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2017/121 E., 2017/601 K. sayılı kararında eğitimin ortak karar verilmesi gereken önemli konulardan biri olarak kabul edilmesi de bu yaklaşımı desteklemektedir.

Ortak velayette bir ebeveynin çocuğun eğitim hayatını esaslı biçimde değiştiren bir işlemi diğer ebeveyni tamamen dışlayarak yapması bu nedenle yeni bir velayet uyuşmazlığına dönüşebilir.

Ortak Velayette Özel Okulu Tek Bir Ebeveyn Seçebilir mi?

Özel okul seçimi yalnız eğitim konusunda değil, mali sonuçları bakımından da önemlidir. Bir ebeveynin diğerinden habersiz biçimde çok yüksek ücretli bir özel okula kayıt yaptırması, çocuğun eğitimi hakkında esaslı karar verilmesinin yanında ciddi bir sözleşmesel borç doğurabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarihli, 2022/3-132 E., 2023/100 K. sayılı kararında, çocuğun özel okul kayıt işlemini gerçekleştiren eşin yaptığı sözleşme nedeniyle sözleşmeye taraf olmayan diğer eşin sırf anne veya baba olması sebebiyle okula karşı müteselsilen sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir.

Bu nedenle ortak velayet protokolünde özel okul seçimi ile özel okul giderinin paylaşımı birlikte düşünülmelidir. Bir ebeveynin “ortak velayet var, özel okulu seçtim; ücretin yarısını diğer ebeveyn ödemek zorundadır” biçimindeki yaklaşımı her durumda hukuki karşılık bulmaz.

Ortak Velayette Sağlık Kararlarını Kim Verir?

Çocuğun sağlığıyla ilgili kararlar bakımından da günlük ve acil işlemlerle önemli ve planlı müdahaleleri ayırmak gerekir.

Çocuk yanında bulunduğu ebeveynle birlikteyken hastalanmışsa hekime götürülmesi veya acil tıbbi müdahalenin yapılması için diğer ebeveyne ulaşılamadığı gerekçesiyle beklenmesi çocuğun üstün yararıyla bağdaşmaz.

Buna karşılık acil olmayan, çocuğun sağlığı üzerinde ciddi ve kalıcı sonuç doğurabilecek bir tedavi veya tıbbi müdahale ortak velayet sahibi her iki ebeveynin karar yetkisini ilgilendirebilir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2017/121 E., 2017/601 K. sayılı kararında da sağlık, anne ve babanın önemli konularda birlikte hareket etmesi gereken alanlar arasında gösterilmiştir.

Ortak velayet protokolünde özellikle acil sağlık işlemleri ile planlı ve önemli müdahalelerin birbirinden ayrılması uygulamadaki tereddütleri azaltabilir.

Ortak Velayette Pasaport İşlemlerinde Uyuşmazlık Çıkarsa Ne Olur?

Anayasa Mahkemesinin Lotüs Suzan Gülcan Ünlütokmak, B. No: 2022/57145, 06.06.2024 tarihli kararına konu olay ortak velayetin uygulamadaki güçlüklerini gösteren önemli örneklerden biridir.

Taraflar anlaşmalı boşanmış ve iki çocuk üzerinde ortak velayet kurulmuştur. Çocuklar fiilen anne yanında yaşamaktadır. Anne daha sonra çocukların pasaportlarının sürelerinin dolduğunu, babanın pasaport yenileme işlemlerine katılmadığını ileri sürmüş ve işlemleri tek başına yapabilmek için ayrıca yetki talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında çocukların sağlık, bakım ve eğitim giderlerinin karşılanmasına ilişkin başka uyuşmazlıklar da ortaya çıkmıştır.

Bu olay ortak velayetin iki yönünü bir arada göstermektedir. Önemli işlemlerde her iki ebeveynin söz sahibi olması bir ebeveynin diğerini çocuğun hayatından dışlamasını engelleyebilir. Ancak ortak karar yetkisi karşı tarafı güç durumda bırakmak amacıyla kullanılan sürekli bir veto mekanizmasına dönüşürse çocuğun ihtiyaçları aksayabilir.

Anayasa Mahkemesi bu kararında pasaporta ilişkin anlaşmazlığın tek başına ortak velayeti otomatik olarak sona erdirdiği yönünde bir kural koymamıştır. Ortak velayetin kaldırılmasının ardından kurulan yeni velayet düzeninde çocukların psikolojik durumunun ve üstün yararının yeterince güncel ve kapsamlı biçimde araştırılmamasını ihlal nedeni olarak değerlendirmiştir.

Ortak Velayette Bir Ebeveyn Sürekli İmza Vermiyorsa Ne Yapılabilir?

Ortak velayet, ebeveynlerden birine diğer ebeveynin gerçekleştirmek istediği her işlemi reddetme yetkisi vermez. Velayetten doğan yetkiler çocuk yararına kullanılmalıdır.

Okul kaydı, önemli sağlık işlemi, pasaport veya başka bir konuda diğer ebeveynin iş birliği makul bir sebep olmaksızın reddediliyorsa öncelikle uyuşmazlığın tek bir işlemle mi sınırlı olduğu, yoksa ortak velayetin genel olarak işleyemez hâle mi geldiği değerlendirilmelidir.

Tek bir işlemde ortaya çıkan uyuşmazlık mahkemenin o işlem bakımından vereceği tedbir veya yetkilendirmeyle çözülebilir. Ancak anne ve baba hemen hiçbir önemli konuda birlikte karar alamıyor ve bu durum çocuğun eğitim, sağlık veya diğer ihtiyaçlarını sürekli biçimde engelliyorsa ortak velayetin devamının çocuğun üstün yararına olup olmadığı yeniden değerlendirilir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli, 2020/87 E., 2020/799 K. sayılı kararında tarafların anlaşmalı boşanma sırasında kurdukları ortak velayet sonrasında aralarında ciddi uyuşmazlıklar doğduğu, çocuk hakkında iş birliği ve uyumun bulunmadığı değerlendirilmiş ve ortak velayetin kaldırılması uygun görülmüştür.

Ortak Velayette Çocuğun Yerleşim Yerine Kim Karar Verir?

Çocuğun esas olarak bir ebeveyn yanında yaşamasına karar verilmesi ile daha sonra çocuğun kalıcı biçimde başka şehir veya ülkeye taşınması farklı hukuki meselelerdir.

Ortak velayet altında çocuk anne yanında yaşıyor olabilir. Bu durum annenin çocuğu diğer ebeveynin velayet hakkını etkisiz hâle getirecek biçimde dilediği zaman başka bir şehre veya ülkeye taşıyabileceği anlamına gelmez.

Kalıcı yer değişikliği çocuğun okulunu, sosyal çevresini, diğer ebeveynle fiilî ilişkisini ve diğer ebeveynin ortak velayet yetkisini önemli ölçüde etkileyebilir. Bu sebeple esaslı yerleşim yeri değişikliklerinin ortak velayet protokolünde açıkça düzenlenmesi önem taşır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 tarihli, 2024/6919 E., 2024/6516 K. sayılı kararına konu uluslararası uyuşmazlıkta, tarafların Alman hukukundan kaynaklanan ortak velayetleri bulunmasına rağmen çocukların Almanya’daki okul kayıtlarının silinerek Türkiye’ye taşınması uyuşmazlık yaratmıştır. Dosyada babaya çocukların ikamet yerini belirleme konusunda ayrıca verilmiş bir yetki bulunduğundan bu karar, Türkiye’deki bütün ortak velayet uyuşmazlıkları bakımından genel bir “muvafakat gerekir” veya “gerekmez” kuralı olarak okunamaz. Bununla birlikte çocuğun yerleşim yerinin ortak velayet bakımından ne kadar önemli sonuç doğurabileceğini göstermektedir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 23.03.2026 tarihli, 2025/17205 E., 2026/4763 K. sayılı kararında ise anne ve babasının ortak velayeti altında bırakılmış bir kısıtlının yerleşim yeri değişikliğinde anne ve babanın ortak rızasının bulunması gerektiği kabul edilmiştir. Kararın konusu küçük çocuk velayeti değil, ergin bir kısıtlının durumu olduğundan küçük çocukların ortak velayetine doğrudan emsal olarak taşınması doğru değildir. Bununla birlikte ortak velayette yerleşim yeri değişikliğinin sıradan bir günlük işlemden farklı ve esaslı bir karar olduğuna ilişkin yaklaşım bakımından dikkat çekicidir.

Ortak Velayette Çocuk Diğer Ebeveynin İzni Olmadan Yurt Dışına Götürülebilir mi?

Ortak velayet altındaki çocuk, diğer ebeveynin rızası veya aile mahkemesinin izni olmadan yurt dışına kalıcı olarak taşınamaz. Çocuğun yaşam merkezinin başka ülkeye alınması; eğitimini, sosyal çevresini ve diğer ebeveynle ilişkisini esaslı biçimde değiştirdiğinden ortak karar verilmesi gereken bir velayet işlemidir.

Kısa süreli seyahat bakımından durum farklıdır. Geçerli pasaportu bulunan çocuk, Türk sınır kapılarında ayrıca noter muvafakatnamesi aranmaksızın anne veya babasından biriyle yurt dışına çıkabilir. Bununla birlikte gidilecek ülke, vize makamı veya taşıyıcı şirket diğer ebeveynin muvafakatnamesini isteyebilir.

Çocuğa yeni pasaport çıkarılması gerekiyorsa ortak velayet sahibi anne ve babanın ikisinin de muvafakati aranır. Ebeveynlerden biri haklı bir neden bulunmadan muvafakat vermiyorsa diğer ebeveyn aile mahkemesinden pasaport veya belirli seyahat için yetki talep edebilir.

Geçerli pasaportun bulunması, ebeveynlerden birine çocuğu yurt dışına yerleştirme veya seyahat sonunda geri getirmeme yetkisi vermez. Çocuğun diğer ebeveynin rızası dışında yurt dışında tutulması hâlinde 5717 sayılı Kanun ve Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamında çocuğun mutat meskenine iadesi istenebilir.

Ortak Velayet Varsa Nafaka Ödenir mi?

Ortak velayet iştirak nafakasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde çocuğun bütün masraflarının otomatik olarak yarı yarıya paylaşılacağı anlamına da gelmez.

Ortak velayet kararında çocuğun fiilen hangi ebeveyn yanında yaşayacağının belirlenmesi yanında, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine anne ve babanın nasıl katılacağının da ayrıca düzenlenmesi gerekir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 10.05.2017 tarihli, 2017/121 E., 2017/601 K. sayılı ortak velayet kararında çocuk anne yanında yaşarken diğer ebeveynin çocuğun giderlerine katılması kabul edilmiş; bu hüküm Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarihli, 2017/5071 E., 2018/15353 K. sayılı kararıyla iştirak nafakası yönünden de onanmıştır.

Buna karşılık Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli, 2019/823 E., 2020/1076 K. sayılı kararında çocuk daha önce anne yanında yaşarken baba tarafından ödenen iştirak nafakası, ortak velayet kurulmasıyla birlikte çocuğun fiilen baba yanında yaşamaya başlaması üzerine kaldırılmıştır.

Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde belirleyici olanın velayetin adının “ortak” olması değil, çocuğun gerçek yaşam ve gider düzeni olduğu görülmektedir.

Çocuk ağırlıklı olarak anne yanında yaşıyorsa barınma, gıda, ulaşım ve günlük bakım giderlerinin önemli kısmı anne üzerinde olabilir. Babanın ekonomik gücünün daha yüksek olması hâlinde nafaka ödemesi mümkündür. Çocuk baba yanında yaşıyorsa aynı değerlendirme anne bakımından yapılabilir.

Bu nedenle ortak velayet protokolünde çocuğun yaşayacağı yer ile gider düzeni birbirinden ayrı ve açık biçimde ele alınmalıdır.

Ortak Velayette Nafaka Olmadan Karar Verilebilir mi?

Her ortak velayet kararında mutlaka belirli bir tutarda iştirak nafakasına hükmedileceği şeklinde bir kuraldan söz edilemez. Ancak ortak velayet kurulmuş olması çocuğun bakım giderlerini ortadan kaldırmadığı için tarafların bu giderlere nasıl katılacağı belirsiz bırakılamaz.

Anne ve babanın ekonomik durumları, çocuğun hangi ebeveyn yanında ağırlıklı olarak kaldığı, günlük masrafları kimin karşıladığı ve çocuğun ihtiyaçları birlikte değerlendirilmelidir.

Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı nafaka yoluyla sağlanabileceği gibi tarafların somut anlaşmaları kapsamında bazı giderlerin doğrudan paylaşılması da gündeme gelebilir. Mahkeme bakımından ise çocuğun üstün yararı ve giderlerinin karşılanması esastır.

Ortak velayet, “velayet ikimizde olduğuna göre kimse kimseye nafaka ödemez” sonucunu doğurmaz.

Ortak Velayette Özel Okul, Sağlık ve Diğer Ek Giderler Nasıl Paylaşılır?

İştirak nafakasının belirlenmiş olması özel okul, servis, özel ders, psikolojik destek, ortodonti veya yüksek tutarlı sağlık giderleri konusunda bütün uyuşmazlıkları çözmeyebilir.

Tarafların yalnız “eğitim ve sağlık giderleri yarı yarıya karşılanacaktır” şeklinde genel bir hüküm kurması dahi daha sonra başka sorunlar doğurabilir. Hangi okulun seçileceği, özel okul ücretinin makul olup olmadığı, hangi sağlık harcamasının zorunlu olduğu veya hangi kursun çocuğun ihtiyacı sayılacağı tartışılabilir.

Özellikle özel okul ve yüksek tutarlı sağlık giderlerinde kararın kim tarafından ve hangi usulle alınacağıyla giderin nasıl paylaşılacağı birlikte düzenlenmelidir.

Ortak Velayetin Anne ve Baba Açısından Avantajları Nelerdir?

Ortak velayetin ebeveyn açısından en önemli avantajı, çocuğun yanında yaşamayan anne veya babanın önemli kararlar bakımından ebeveynlik rolünün sona ermemesidir.

Çocuk ağırlıklı olarak anne yanında yaşasa dahi baba eğitim, sağlık ve çocuğun geleceğini esaslı biçimde etkileyen konularda velayet sahibi ebeveyn olarak kalır. Aynı durum çocuk babayla yaşıyorsa anne bakımından geçerlidir.

Bu sistem sağlıklı işlediğinde çocuğun yalnız günlük bakımını yapan ebeveynin bütün sorumluluğu tek başına üstlenmesini de azaltabilir. Anne ve baba yalnız haklarını değil, çocuğa ilişkin sorumluluklarını da paylaşmaya devam eder.

Ancak ortak velayet anne ve baba arasında mutlak fiilî eşitlik yaratmaz. Çocuğun ağırlıklı olarak bir ebeveyn yanında yaşaması hâlinde günlük bakım ve organizasyon yükünün o ebeveyn üzerinde daha fazla kalması mümkündür.

Ortak Velayetin Çocuk Açısından Avantajları Nelerdir?

Sağlıklı biçimde uygulanan ortak velayette çocuk, boşanma sonrasında da hem annesinin hem babasının hayatındaki aktif ebeveynler olmaya devam ettiğini görebilir.

Anne ve babanın eğitim, sağlık ve gelişim kararlarında birlikte sorumluluk alması çocuğun her iki ebeveynle bağının korunmasına katkı sağlayabilir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2017/121 E., 2017/601 K. sayılı kararında çocuğun her iki ebeveyniyle ilişkisini sürdürmek istemesi ve çocuğun önemli meselelerinde ortak hareket edilebilmesi de değerlendirmede dikkate alınmıştır.

Bununla birlikte bu fayda ebeveynlerin ortak velayeti gerçekten işletebilmesine bağlıdır. Çocuk her okul, sağlık veya seyahat kararında anne ve babanın yeni bir uyuşmazlığına tanık oluyorsa ortak velayet çocuk bakımından avantaj olmaktan çıkabilir.

Ortak Velayetin Dezavantajları Nelerdir?

Ortak velayetin en belirgin güçlüğü, boşanmış eşlerin çocuk nedeniyle önemli konularda iletişim kurmaya devam etmek zorunda olmasıdır. Evliliğin sona ermesi tarafların birbirleriyle bütün bağlarını kesmek istemelerine yol açmış olabilir; fakat ortak velayet böyle bir kopuşla her zaman uyumlu değildir.

İkinci önemli sorun ortak karar yetkisinin diğer ebeveyne karşı bir veto aracına dönüşmesidir. Pasaport, okul, sağlık veya taşınma gibi konular çocuğun ihtiyacından ziyade anne ve baba arasındaki mücadelenin devamı hâline gelirse ortak velayet çocuğun işlemlerini geciktirebilir.

Türk hukukunda boşanma sonrası ortak velayetin günlük işleyişine ilişkin ayrıntılı bir yasal sistem bulunmaması da uygulamadaki sorunlardan biridir. Anayasa Mahkemesinin Hilal Erdaş, B. No: 2018/27658, 06.10.2021 tarihli kararında ortak velayetin kurulması ve sona ermesine ilişkin usul ve esasların ayrıca ve açıkça düzenlenmemiş olmasına dikkat çekilmiştir.

Bu sebeple ortak velayet kararının ve özellikle anlaşmalı boşanma protokolünün mümkün olduğunca somut hazırlanması önemlidir.

Ortak Velayet Sonradan Kaldırılabilir mi?

Ortak velayet değiştirilemez bir düzenleme değildir. Sonradan ortaya çıkan gelişmeler ortak velayetin çocuğun yararına işlemesini engelliyorsa velayet düzeninin değiştirilmesi mümkündür.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli, 2020/87 E., 2020/799 K. sayılı kararında tarafların anlaşmalı boşanma sırasında kabul ettikleri ortak velayetin daha sonra ciddi çatışma, sağlıklı ilişki kurulamaması ve çocukla ilgili konularda iş birliği bulunmaması nedeniyle sürdürülemediği kabul edilmiş ve ortak velayet kaldırılmıştır.

Buna karşılık ortak velayetin kaldırılmasının gerekli hâle gelmesi, çocuğun velayetinin hangi ebeveyne bırakılacağı sorusunu kendiliğinden çözmez.

Anayasa Mahkemesinin Lotüs Suzan Gülcan Ünlütokmak kararında ortak velayetin uygulanmasında sorunlar yaşanmasına rağmen, daha sonra çocukların velayetinin değiştirilmesine ilişkin değerlendirmede çocukların psikolojik durumunun ve üstün yararının yeterli biçimde araştırılmaması ihlal nedeni kabul edilmiştir.

Dolayısıyla ortak velayetin artık işlememesi ile bundan sonra kurulacak velayet düzeni ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ortak Velayet Tek Bir Uyuşmazlık Çıktığında Kaldırılır mı?

Anne ve babanın bir konuda farklı düşünmesi ortak velayetin sona ermesi için tek başına yeterli değildir. Ortak velayet, ebeveynlerin hayat boyunca çocukla ilgili hiçbir konuda fikir ayrılığı yaşamayacakları varsayımına dayanmaz.

Uyuşmazlık yalnız belirli bir okul, sağlık veya pasaport işlemiyle sınırlıysa somut işlemin çözümlenmesi mümkün olabilir.

Buna karşılık uyuşmazlık süreklilik kazanmış, hemen her önemli karar yeni bir mahkeme başvurusuna dönüşmüş, taraflardan biri diğerinin bütün işlemlerini engellemeye başlamış ve çocuğun ihtiyaçları bu sebeple aksıyorsa ortak velayetin sürdürülebilirliği tartışılır.

Ortak Velayet Hangi Ailelerde Daha İşlevsel Olabilir?

Ortak velayetin iyi işlemesi için eski eşlerin birbirleriyle yakın arkadaş olması gerekmez. Boşanmanın kusuru veya başka mali sonuçları konusunda uyuşmazlık yaşanmış olması da tek başına ortak velayetin günlük hayatta işlemesini imkânsız kılmaz.

Önemli olan anne ve babanın çocuk söz konusu olduğunda iletişim kurabilmesi ve eski evlilik çatışmasını ebeveynlik ilişkisinden ayırabilmesidir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli, 2019/823 E., 2020/1076 K. sayılı kararında ebeveynlerin çocuğun düşüncelerine önem vermeleri, çocuğun yüksek menfaatini gözetmeleri ve ortak karar alma becerisi gösterebilmeleri ortak velayet düzeni bakımından dikkate alınmıştır.

İki ebeveynin de ayrı ayrı iyi anne veya baba olması tek başına yeterli değildir. Ortak velayetin işlemesi bakımından önemli olan, çocuğun temel meselelerinde birlikte karar alınabilmesidir.

Ortak Velayet Hangi Durumlarda Çocuk Açısından Sorunlu Hâle Gelebilir?

Yoğun şiddet, tehdit, takip, ağır iletişim sorunları veya çocuğun sürekli ebeveynler arasındaki çatışmada kullanılması ortak velayetin uygulanmasını güçleştirir.

Ortak velayet anne ve babanın önemli konularda iletişimini sürdürmesini gerektirdiğinden aile içi şiddetin bulunduğu bir ilişkide mağdur ebeveynin faille sürekli iletişim kurmak zorunda bırakılması da ayrıca değerlendirilmelidir.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 15.01.2020 tarihli, 2018/2166 E., 2020/56 K. sayılı kararında çocuğun anne yanında kurulu düzeni, sosyal inceleme bulguları ve somut aile ilişkisi dikkate alınarak ortak velayet uygun görülmemiştir.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 13.07.2018 tarihli, 2018/619 E., 2018/1025 K. sayılı kararında da ortak velayetin hukuken mümkün olması ile somut olayda çocuğun üstün yararına uygun olması birbirinden ayrılmış; ortak velayetin çocuk yararına olmadığı değerlendirilerek talep kabul edilmemiştir.

Ortak velayet bu nedenle tek velayetten her durumda daha iyi bir model olarak görülmemelidir.

Ortak Velayet Protokolünde Neler Düzenlenmelidir?

Ortak velayet protokolünün yalnızca “müşterek çocuğun velayeti anne ve baba tarafından ortak kullanılacaktır” hükmünden ibaret bırakılması ileride önemli sorunlara yol açabilir.

Çocuğun esas olarak hangi ebeveyn yanında yaşayacağı ve diğer ebeveynle hangi günlerde kalacağı açıkça belirlenmelidir. Okul değişikliği ve esaslı eğitim kararlarının nasıl alınacağı, önemli sağlık müdahalelerinde hangi usulün uygulanacağı, acil durumlarda çocuk yanında bulunan ebeveynin hangi işlemleri tek başına yapabileceği, pasaport ve yurt dışı seyahatleri ile şehir veya ülke değişikliğinin nasıl kararlaştırılacağı da düzenlenebilir.

Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine tarafların katılım şekli ayrıca belirlenmelidir. İştirak nafakası ödenecekse miktarı, ödeme tarihi ve artış sistemi; özel okul, servis, özel ders, sağlık ve benzeri olağanüstü giderlerin nasıl paylaşılacağı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Çocuğun günlük hayatında yanında bulunduğu ebeveynin tek başına verebileceği olağan kararlarla anne ve babanın birlikte vermesi gereken esaslı kararların birbirinden ayrılması da ortak velayetin gereksiz biçimde kilitlenmesini önleyebilir.

Ortak velayetin pratikte sağlıklı işlemesi bakımından üç konu özellikle belirsiz bırakılmamalıdır: çocuğun nerede yaşayacağı, diğer ebeveynle zaman düzeninin nasıl kurulacağı ve çocuğun giderlerine tarafların nasıl katılacağı. Ortak velayet bunların hiçbirini kendiliğinden çözmez.

Ortak velayetin esas işlevi çocuğu iki ebeveyn arasında yarı yarıya bölmek değil, boşanmadan sonra da çocuğun önemli meselelerinde anne ve babanın ebeveynlik sorumluluğunu birlikte sürdürmesini sağlamaktır. Bu sistem ancak ortak karar yetkisinin çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıldığı, diğer ebeveyne karşı bir engelleme aracına dönüşmediği ölçüde çocuğun üstün yararına hizmet eder.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma davası yokken evli çiftlerde velayet ortak mıdır?

Evlilik devam ettiği sürece anne ve baba, Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesi gereğince velayeti birlikte kullanır. Bunun için ayrıca “ortak velayet” kararı alınmasına gerek yoktur. Çocuğun önemli eğitim ve sağlık kararları, yerleşim yeri ve hukuki temsili kural olarak anne ve babanın ortak yetkisi içindedir.

Eşlerin ayrı yaşamaya başlaması veya mahkemece ayrılığa karar verilmesi hâlinde hâkim velayeti eşlerden birine bırakabilir. Boşanma davası açılmamış olması, her durumda ortak velayetin değişmeden devam edeceği anlamına gelmez.

Boşanma sonrasında ortak velayet ne anlama gelir?

Boşanma sonrasında ortak velayet, çocuğun hayatını esaslı biçimde etkileyen kararların anne ve baba tarafından birlikte alınmaya devam edilmesidir. Çocuğun okulunun değiştirilmesi, önemli ve acil olmayan sağlık işlemleri, kalıcı yerleşim yeri değişikliği, pasaport ve yurt dışına yerleşme gibi konular ortak karar alanına girer.

Çocuğun günlük beslenmesi, kıyafeti, ödev programı ve yanında bulunduğu sıradaki olağan ihtiyaçları için her defasında diğer ebeveynin izninin alınması gerekmez. Ortak velayet, günlük hayatın uzaktan yönetilmesi veya diğer ebeveynin her kararına müdahale edilmesi anlamına gelmez.

Ortak velayet ne işe yarar?

Ortak velayetin gerçek işlevi, çocuk ağırlıklı olarak bir ebeveyn yanında yaşasa bile diğer ebeveynin yalnızca “belirli günlerde çocuğu gören kişi” konumuna düşmesini önlemektir. Diğer ebeveyn eğitim, önemli sağlık kararları, yerleşim yeri ve çocuğun geleceğini etkileyen hukuki işlemlerde velayet sahibi olmaya devam eder.

Ortak velayet; çocuğun eşit sürelerle paylaşılmasını, teslim sorunlarının polis tarafından hemen çözülmesini veya ebeveynler arasındaki anlaşmazlıkların kendiliğinden sona ermesini sağlamaz. Bu model ancak anne ve baba çocukla ilgili temel konularda iş birliği yapabiliyorsa işe yarar. İletişimin tamamen koptuğu ailelerde ortak velayet, ortak karar sistemi olmaktan çıkıp sürekli veto ve yeni dava nedeni hâline gelebilir.

Ortak velayet çocuğun haftanın yarısını annede, yarısını babada geçirmesi midir?

Ortak velayet ile eşit süreli dönüşümlü bakım aynı şey değildir. Çocuk esas olarak anne veya baba yanında yaşayabilir; diğer ebeveynle hafta sonları, tatiller ve belirlenen günlerde birlikte olabilir. Buna rağmen önemli velayet yetkileri anne ve baba tarafından ortak kullanılabilir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 10.05.2017 tarihli, 2017/121 E., 2017/601 K. sayılı kararında ortak velayete rağmen çocuğun hafta içinde anne, hafta sonlarında baba yanında kalması kabul edilmiş; karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarihli, 2017/5071 E., 2018/15353 K. sayılı kararıyla onanmıştır.

Ortak velayette anne ve baba farklı şehirlere taşınabilir mi?

Anne ve baba kendi yerleşim yerlerini değiştirebilir. Ancak çocuğun başka şehre taşınması; okulunu, sosyal çevresini, teslim düzenini ve diğer ebeveynin velayet yetkisini etkiliyorsa bu karar tek taraflı alınamaz. Çocuğun bir ebeveyn yanında ağırlıklı olarak yaşaması, o ebeveyne çocuğun yaşam merkezini sınırsız biçimde değiştirme yetkisi vermez.

Taşınma tek başına ortak velayeti sona erdirmez. Yeni mesafe nedeniyle mevcut düzen uygulanamıyor veya ortak karar sistemi işlevini kaybediyorsa aile mahkemesinden çocuğun yerleşim yerinin, görüş takviminin ya da velayetin yeniden düzenlenmesi istenebilir.

Ortak velayet sahibi anne veya baba yeniden evlenebilir mi?

Ortak velayet yeniden evlenmeye engel değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 349. maddesine göre yeniden evlenme tek başına velayet değişikliği sebebi oluşturmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.02.2017 tarihli, 2016/16629 E., 2017/1767 K. sayılı kararında da annenin yeniden evlenmesinin velayetin değiştirilmesi için tek başına yeterli olmadığı kabul edilmiştir.

Yeni eş, evlilik nedeniyle çocuğun velayet sahibi hâline gelmez. Okul, önemli sağlık işlemleri veya kalıcı taşınma gibi velayet kararlarını yeni eş değil, ortak velayet sahibi anne ve baba verir. Yeni aile düzeni çocuğun güvenliğini, bakımını veya gelişimini somut biçimde olumsuz etkiliyorsa mahkemeden velayet düzeninin değiştirilmesi istenebilir.

Ortak velayet babanın annenin özel hayatına karışması için kullanılabilir mi?

Ortak velayet, babaya annenin özel hayatını denetleme yetkisi vermez. Annenin kimlerle görüşeceği, yeniden evlenip evlenmeyeceği, işi, giyimi, sosyal ilişkileri, telefonu ve kişisel yazışmaları ortak velayetin konusu değildir. Aynı sınır anne bakımından da geçerlidir.

Özel hayata ilişkin bir durumun çocuğa somut biçimde zarar verdiği ileri sürülüyorsa diğer ebeveyn kendi kararını dayatamaz; aile mahkemesine başvurabilir. Israrlı takip, tehdit, eve gelme, özel yazışmaları ele geçirme veya sürekli rahatsız etme gibi davranışlar ortak velayet hakkının kullanılması sayılmaz; olayın niteliğine göre 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı verilmesine veya ceza soruşturmasına yol açabilir.

Ortak velayette çocuğun okuluna kim karar verir?

Çocuğun okulunun seçilmesi veya değiştirilmesi anne ve babanın birlikte karar vermesi gereken önemli eğitim konularındandır. Çocuğun ağırlıklı olarak bir ebeveyn yanında yaşaması, o ebeveyne okul konusunda sınırsız karar yetkisi vermez.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2017/121 E., 2017/601 K. sayılı kararında eğitim, ortak karar verilmesi gereken önemli konular arasında kabul edilmiştir. Anne ve baba anlaşamaz ve uyuşmazlık çocuğun eğitimini aksatırsa aile mahkemesinden okul işlemi hakkında tedbir alınması ve velayet kullanımının somut biçimde düzenlenmesi istenebilir. Okul uyuşmazlıkları sürekli hâle gelmişse ortak velayetin devam edip edemeyeceği de değerlendirilir.

Ortak velayette çocuk yurt dışına götürülebilir mi?

Kısa süreli seyahat ile çocuğun yurt dışına yerleştirilmesi birbirinden ayrılmalıdır. Ortak velayette çocuğa pasaport çıkarılması için her iki velayet sahibinin muvafakati gerekir. Muvafakat verilmezse diğer ebeveynin imzası yok sayılarak işlem yapılamaz; aile mahkemesinden belirli işlem için yetki istenebilir.

Geçerli pasaportu bulunan çocuğun Türkiye’den çıkışında her olayda noter muvafakatnamesi arandığına ilişkin genel bir kural bulunmamakla birlikte gidilecek ülke veya taşıyıcı şirket bu belgeyi isteyebilir. Çocuğun diğer ebeveynin rızası dışında kalıcı olarak başka ülkeye götürülmesi veya seyahat sonunda geri getirilmemesi hâlinde 5717 sayılı Kanun ve Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamında mutat meskene iade süreci gündeme gelebilir.

Ortak velayette ebeveynlerden biri çocuğu geri vermezse ne yapılabilir?

Mahkeme kararında veya mahkemece onaylanan protokolde çocuğun yaşam merkezi, kalacağı günler ve teslim saatleri açıkça belirlenmişse bu düzenlemeye her iki ebeveyn de uymak zorundadır. Çocuk süresinde geri verilmezse Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurularak kararın yerine getirilmesi istenebilir. Müdürlük teslim emri çıkarabilir ve gerektiğinde kolluk yardımıyla çocuğun karar gereğince teslimini sağlayabilir.

Teslim emrine aykırılık ile kişisel ilişki kapsamında alınan çocuğun süresinde geri getirilmemesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/F maddesi uyarınca üç aya kadar disiplin hapsine yol açabilir. Ortak velayet kararında yalnızca “velayet ortak kullanılacaktır” denilmiş ve teslim takvimi belirlenmemişse müdürlük veya polis taraflar adına yeni bir takvim oluşturamaz. Öncelikle aile mahkemesinden uygulanabilir bir düzenleme alınmalıdır.

Ortak velayette çocuğu alan ebeveyn hakkında çocuk kaçırma şikâyeti sonuç verir mi?

Türk Ceza Kanunu’nun 234. maddesindeki çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun temel şekli, velayet yetkisi elinden alınmış anne veya babanın ya da maddede belirtilen hısımların çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kişinin yanından kaçırmasını veya alıkoymasını düzenler.

Ortak velayette anne ve babanın her ikisi de velayet sahibi olduğundan, taraflardan birinin çocuğu alması veya zamanında geri vermemesi tek başına TCK’nin 234. maddesindeki suçu oluşturmaz.

Ortak velayette çocuk polis aracılığıyla geri alınabilir mi?

Öncelikle uygulanabilir bir mahkeme kararı bulunmalı ve Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurulmalıdır. Kolluk, müdürlüğün talebi üzerine teslim işlemlerine yardım edebilir.

Çocuğun yerinin bilinmemesi, saklanması, şiddet veya güvenlik tehlikesi bulunması ya da çocukla birlikte ülke dışına kaçma hazırlığı yapılması hâlinde savcılık ve kolluk makamlarına ayrıca başvurulabilir.

Ortak velayette görüş günleri dava yoluyla iki haftada bir hafta sonuna indirilebilir mi?

Kanunda “iki haftada bir hafta sonu” şeklinde zorunlu bir görüş standardı bulunmamaktadır. Görüş düzeninin azaltılması dava yoluyla istenebilir; ancak mevcut takvim yalnız uygulamada iki haftada bir görüşe sık rastlandığı gerekçesiyle değiştirilemez.

Çocuk daha önce haftanın belirli günlerini düzenli olarak her iki ebeveyn yanında geçiriyorsa bu düzenin iki haftada bir hafta sonuna indirilmesi esaslı bir değişikliktir. Mahkeme çocuğun yaşı, okulu, tarafların yaşadığı yerler, önceki bakım düzeni, uzman raporu ve idrak çağındaki çocuğun görüşü üzerinden değerlendirme yapar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.05.2023 tarihli, 2023/3548 E., 2023/2432 K. sayılı kararında mevcut kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesini gerektiren somut yeni koşulların bulunmaması dikkate alınmıştır. Karar, iki haftada bir görüşün genel kural olduğunu değil, görüş takviminin ancak çocuğun üstün yararının gerektirdiği yeni koşullar varsa değiştirilebileceğini göstermektedir.

Ebeveynlerden biri artık ortak velayet istemiyorsa mahkeme ortak velayeti kaldırır mı?

Ortak velayet tek taraflı bir beyanla sona ermez. Anne veya baba “ortak velayetten çıktım” diyerek velayet hakkından ve sorumluluğundan vazgeçemez; aile mahkemesinden velayet düzeninin değiştirilmesini istemesi gerekir.

Bir ebeveynin ortak velayeti artık istememesi, özellikle tarafların hiçbir önemli konuda uzlaşamadığı ve çocuğun ihtiyaçlarının aksadığı durumlarda ortak velayetin sürdürülemediğini gösteren önemli bir olgudur. Ancak mahkeme yalnız bu beyana dayanarak karar vermez; ortak velayetin fiilen nasıl işlediğini ve tek velayete geçilmesinin çocuğun üstün yararına olup olmadığını araştırır.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli, 2020/87 E., 2020/799 K. sayılı kararında taraflar arasında sağlıklı iletişim, iş birliği ve uyum bulunmaması nedeniyle ortak velayetin kaldırılması uygun görülmüştür. Anayasa Mahkemesinin 16.09.2025 tarihli, B. No: 2021/32488 sayılı kararında da ortak velayetin uygulanmasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığının ve sistemin sürdürülebilirliğinin çocuğun üstün yararı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Tek bir anlaşmazlık ortak velayetin kaldırılması için yeterli midir?

Okul, pasaport, sağlık veya seyahat hakkında bir defa anlaşmazlık yaşanması ortak velayeti kendiliğinden sona erdirmez. Belirli bir işlem hakkındaki sorun, o işleme özgü bir mahkeme kararı veya tedbirle çözülebilir.

Uyuşmazlıklar sürekli hâle gelmiş, taraflardan biri ortak karar sistemini diğer ebeveyne karşı veto aracı olarak kullanmaya başlamış ve çocuğun eğitim, sağlık veya günlük yaşamı bu nedenle aksıyorsa ortak velayetin kaldırılması gündeme gelir. Mahkeme ortak velayetin teorik olarak mümkün olup olmadığına değil, somut ailede gerçekten işleyip işlemediğine bakar.

Anne ve baba ortak velayetin kaldırılmasında anlaşırsa mahkeme bu anlaşmayı kabul etmek zorunda mıdır?

Anne ve baba ortak velayetin sona ermesi konusunda anlaşabilir; ancak bu anlaşma velayeti kendiliğinden değiştirmez. Velayet kamu düzenine ve çocuğun üstün yararına ilişkin olduğundan yeni düzenin mahkeme tarafından onaylanması gerekir.

Mahkeme çocuğun bundan sonra hangi ebeveyn yanında yaşayacağını, diğer ebeveynle kurulacak kişisel ilişkiyi, giderlere katılımı ve gerekiyorsa iştirak nafakasını birlikte düzenler. Tarafların anlaşması önemlidir; fakat hâkim çocuğun yararına aykırı bulduğu bir velayet düzenini sırf anne ve baba kabul etti diye onaylamak zorunda değildir.

Ortak velayet kaldırılırsa çocuk otomatik olarak diğer ebeveyne mi verilir?

Ortak velayetin artık sürdürülememesi ile velayetin bundan sonra kime verileceği ayrı meselelerdir. Ortak velayetin kaldırılmasını isteyen ebeveyn velayeti otomatik olarak kazanmadığı gibi, ortak velayeti istemediğini söyleyen ebeveyn de velayeti kendiliğinden kaybetmez.

Mahkeme çocuğun mevcut yaşam düzenini, bakımını fiilen kimin üstlendiğini, okulunu, sosyal çevresini, anne ve babayla ilişkisini, ebeveynlerin bakım yeterliliğini ve yaşı uygunsa çocuğun görüşünü değerlendirir. Anayasa Mahkemesinin Lotüs Suzan Gülcan Ünlütokmak, B. No: 2022/57145, 06.06.2024 tarihli kararında ortak velayetin kaldırılmasından sonra kurulacak yeni velayet düzeninde çocukların güncel psikolojik durumunun ve üstün yararının yeterli araştırmayla belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

5/5 - (1 vote)
İlginizi çekebilir:  Eşimin Sevgilisine Dava Açabilir miyim? Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiye Karşı Hakları

Yorum yapın