Kefalet, yargılama devam ederken belirli teminatların sunulması karşılığında kişinin özgür kalmasıdır. Teminatın ne olacağı ve nasıl sunulacağı ilgili ülke yasalarına göre mahkeme tarafından belirlenir. Özellikle Amerika Birleşik Devleti gibi ülkelerde para ödeyerek serbest kalma en yaygın kefalet modelidir. Bu sebeple, yargılanan kişinin maddi durumu serbest kalıp kalamayacağını belirlemede önemli bir rol oynar. Ancak Türkiye’de uygulanan sistem doğrudan para ödeyerek serbest kalma imkanı vermez. Bunun yerine para ödeyerek serbest kalma, adli kontrol tedbirleri içerisinde sayılan araçlardan biridir.

1.Ceza Hukukunda Kefalet Nedir?
Kefalet, yargılaması devam eden kişinin, mahkeme kararı doğrultusunda bir takım kriterleri sağlayarak serbest bırakılmasıdır. Her ne kadar kefalet denildiğinde akıllara para yatırmak ve serbest kalmak gelse de işin doğrusu farklıdır. Kefalet para ödemek olabileceği gibi imza atma yükümlülüğü gibi alternatif tedbirler de olabilir.
Kefaletin amacı, yargılama devam ederken kişinin özgürlüğünün kısıtlanmasının önüne geçmektir. Ancak kişinin özgürleştirilmesi ile mahkeme tarafından istenildiğinde ulaşılması gerekliliği arasında bir denge gözetilir. Bir başka anlatımla, kişi kefalet karşılığında serbest bırakılırken kaçmaması ve mahkemece gerektiği anda ulaşılması arzulanır. Bu sebeple, belirli bir tutar para ödeme veya imza yükümlülüğü gibi alternatif tedbirler ayrı ayrı yada birlikte uygulanır.
2.Türkiye’de Kefalet Sistemi Var mı?
Türk Ceza Hukuku’nda doğrudan kefalet sistemi yoktur. Bunun yerine, benzeri bir amaca hizmet eden “Koruma Tedbirleri” sistemi uygulanmaktadır. Koruma Tedbirleri, ceza yargılamasının sağlıklı yürümesi için Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan düzenlemelerce öngörülen tutukluluk, adli kontrol, yakalama ve gözaltı, arama, el koyma vb. önlemlerdir. Ceza yargılamasının önemi gereği kişinin hak ve özgürlüklerine geçici süreyle müdahale edilmektedir. Koruma Tedbirleri içerisinde kefalet sistemine en yakın olan önlem Adli Kontrol yöntemidir.
2.1. Adli Kontrol Nedir?
Adli Kontrol, ilgili Sulh Ceza Hakimliğince, kişinin yargılama süresince tutuklu kalması yerine Ceza Muhakemeleri Kanunu‘nun 109. maddesinde sayılmış olan tedbirlerden biri veya birkaçının uygulanmasıdır. Hakim, yargılanan kişi açısında tutuklama tedbirinin ağır olduğuna kanaat getirerek Adli Kontrol yöntemini benimser.
2.2. Adli Kontrol Tedbirleri Nelerdir?
Ceza Muhakemeleri Kanunu‘nun 109. maddesine göre aşağıdaki Adli Kontrol Tedbirleri’nden biri veya birkaçı hakim tarafından uygulanabilir:
- Yurt dışına çıkamamak;
- Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak;
- Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kont rol tedbirlerine uymak;
- Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek;
- Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek;
- Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak;
- Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek;
- Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak;
- Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek;
- Konutunu terk etmemek;
- Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek;
- Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.
2.3.Para Ödeyerek (Kefaletle) Serbest Kalma Tedbiri
“6” numaralı maddede belirtildiği üzere, savcının istemi halinde hakim tarafından miktarı ve kaç parçada ödeneceği belirlenecek olan “güvence miktarı” tedbir olarak uygulanabilir. Böylecek kişi, kefalet yatırarak serbest kalma imkanına sahip olur. Ancak hakimliğin doğrudan bu tedbiri uygulama veya yalnızca bu tedbiri uygulama gibi bir yükümlülüğü yoktur. Bu noktada hem savcının istemi hem de hakimin kanaati önem arz eder. Türk Ceza Hukuku’nun halk arasında “kefalet” olarak bilinen para ödeyerek serbest kalma durumuna en yakın hali bahsedilen adli kontrol tedbiridir. Böylece kişi, yargılama süresince veya aksi yönde bir karar verilene kadar serbest kalacaktır.
3.Para Verip Hapisten Çıkmak Mümkün mü?
Ceza Muhakemeleri Kanunu‘nun 103. maddesine göre kişi hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmış olması halinde kişinin kendisi, avukatı ve savcı tutuklama kararının geri alınarak kişi hakkında adli kontrol kararı verilmesini talep edebilir. Bu talebi değerlendirecek makam Sulh Ceza Hakimliği’dir.
Daha önce hakkında tutukluluk kararı verilmiş olan kişi hakında adli kontrol tedbiri uygulanması talebi Sulh Ceza Hakimliğince kabul edilirse, kişinin tutukluluğu biter; adli kontrol süreci başlar. Bu noktada hakimlik tarafından hangi tedbir veya tedbirlerin belirleneceği; dolayısıyla da kişinin, avukatının veya soruşturma savcısının talebi önem arz eder. Kefalet ödeme şeklindeki tedbirin uygulanması talebi kabul görürse kişi hapisten çıkar ve adli kontrol tedbirinin sonucu olarak belirlenen miktar ve şekilde kefalet ödemesi gerçekleştirir. Ancak şu detayı vurgulamakta fayda görüyoruz: Kişi ödeme yaptığı için hapisten çıkmaz, adli kontrol kararı verildiği için hapisten çıkar ve akabinde adli kontrol kararı olarak ödeme yapılmasına hükmedilmişse gerekli ödemeye yapar.
4.Kefalet Bedeli Nasıl Belirlenir?
Kefalet yani güvence bedeli, hakim tarafından belirlenir. Burada en önemli kriter şüphelinin parasal durumudur. Maddi durumun iyiliği veya kötülüğü ana kriter olarak değerlendirilir. Suçun niteliği ve ağırlığı, kişinin kaçma şüphesi ve delilleri karartma ihtimali göz önüne alınan diğer kriterlerdir. Netice itibariyle adli kontrol tedbirlerinin uygulanabilmesi için kişinin kaçma şüphesinin bulunmaması ve delilleri karartma şüphesinin olmaması gerekir. Ancak aynı zamanda yargılama devam edeceğinden, belirlenecek tutarın kişide geri alma ihtiyacı uyandıracak seviyede olması önemlidir.
5.Kefalet Nereye Ödenir?
Kefalet bedeli, genellikle adliye veznesine veya ilgili kamu hesabına yatırılır. Ödeme yapıldıktan sonra makbuz dosyaya sunulur.
6.Kefalet Geri Alınır mı?
Evet, kişinin tüm yükümlülükleri yerine getirmesi ve yargılama sürecine uygun davranması halinde en geç yargılama sonunda kefaletin iadesi talep edilir.
7.Kefaleti Kim Öder?
Kefalet bedelinin kimin tarafından yatırılacağından ziyade kimin adına yatırılacağı önemlidir. Önemli olan, hakkında adli kontrol kararı verilen kişi adına yatırılmasıdır. Dolayısıyla eksiksiz yatırılan kefaletin kim tarafından ödendiği veya yatırıldığı önemli değildir.
Soruşturma aşamasında dosya takibinin yapılması, adli kontrol kararının talep edilmesi veya karar gereği kefalet yatırılması gibi bütün hususlar için uzman avukatlardan yardım almanız tavsiye olunur.