Boşanma kararının kesinleşmesiyle kadın, kural olarak evlenmeden önce taşıdığı soyadına döner. Ancak kadın, boşandığı eşinin soyadıyla iş veya sosyal yaşamında tanınmışsa, mesleki bir kimlik oluşturmuşsa ya da bu soyadını kullanmaya devam etmekte başka bir hukuki menfaati bulunuyorsa mahkemeden izin isteyebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesine göre kadının eski eşinin soyadını kullanabilmesi için iki şart birlikte aranır:
- Kadının bu soyadını kullanmakta korunmaya değer bir menfaatinin bulunması,
- Soyadının kullanılmasının boşanılan eşe zarar vermemesi.
Bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini aile mahkemesi somut olayın özelliklerine göre değerlendirir. Türk Medeni Kanunu’nun güncel 173. maddesi de bu iki koşulu açıkça aramaktadır.
- Boşanınca Kadının Soyadı Kendiliğinden Değişir mi?
- Eski Eşin Soyadını Kullanmak İçin Dava Açmak Gerekir mi?
- Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Soyadı Maddesi Eklenebilir mi?
- Mahkeme Hangi Durumlarda Soyadının Kullanılmasına İzin Verebilir?
- Çocukla Aynı Soyadını Taşımak Yeterli Bir Gerekçe midir?
- Eski Eşe Zarar Vermeme Şartı Ne Anlama Gelir?
- Eski Eş Soyadının Kullanılmasına Karşı Çıkarsa Ne Olur?
- E-Devlet veya Kaymakamlıktan Eski Eşin Soyadı Alınabilir mi?
- Soyadı Kullanma Talebi Ne Zaman İleri Sürülmelidir?
- Eski Eşe Tebligat Yapılmadan Karar Verilebilir mi?
- Mahkeme İzni Süresiz midir?
- Eski Eş İznin Kaldırılması Davası Açabilir mi?
- Mahkeme Kararı Olmadan Eski Eşin Soyadını Kullanmak Hukuka Aykırı mıdır?
- Soyadının Kullanılması Eski Eşle Evliliğin Devam Ettiği Anlamına Gelir mi?
- Kadın Eski Eşinin Soyadını Tek Başına Kullanabilir mi?
- Yeniden Evlenme Eski Eşin Soyadını Kullanma İznini Etkiler mi?
- Sık Sorulan Sorular
- Boşanınca eski eşimin soyadını otomatik olarak kullanmaya devam edebilir miyim?
- Eski eş izin verirse dava açmaya gerek kalmaz mı?
- Anlaşmalı boşanma protokolüne soyadı maddesi eklenebilir mi?
- Çocuğumla aynı soyadını taşımak istemem yeterli midir?
- Eski eş davaya gelmezse izin alınamaz mı?
- Eski eş daha sonra izni kaldırtabilir mi?
- Eski eşin soyadını kullanmak nafaka veya miras hakkı verir mi?
- Örnek İçtihatlar
- Eski eşin soyadı kullanımına dair elatmanın önlenmesi davası yönünden örnek karar
Boşanınca Kadının Soyadı Kendiliğinden Değişir mi?
Boşanma kararının verilmesi tek başına yeterli değildir. Soyadı değişikliğinin nüfus kayıtlarına işlenebilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi gerekir.
Karar kesinleştiğinde kadın, kural olarak bekarlık soyadını yeniden alır. Kadın evlenmeden önce dul ise önceki evliliği nedeniyle taşıdığı soyadına mahkeme kararıyla dönebilir; şartları varsa hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.
Kadının boşandığı eşinin soyadını taşımaya devam edebilmesi ise kendiliğinden gerçekleşmez. Bunun için mahkeme kararında açıkça izin verilmiş olması gerekir.
Eski Eşin Soyadını Kullanmak İçin Dava Açmak Gerekir mi?
Kadın, boşanma davası devam ederken eski eşinin soyadını kullanma talebinde bulunabilir. Bu talep boşanma dilekçesinde, cevap dilekçesinde veya yargılama sırasında usulüne uygun şekilde ileri sürülebilir.
Boşanma kararı kesinleşmiş ve soyadına ilişkin herhangi bir karar verilmemişse, kadın sonradan ayrı bir dava açabilir.
Bu davada:
- Görevli mahkeme aile mahkemesidir.
- Aile mahkemesinin bulunmadığı yerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- Davalı, soyadı kullanılmak istenen boşanılan eştir.
- Kadın, soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bu kullanımın eski eşine zarar vermeyeceğini ortaya koymalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Soyadı Maddesi Eklenebilir mi?
Evet. Taraflar, anlaşmalı boşanma protokolünde kadının boşandıktan sonra da eşinin soyadını kullanacağına ilişkin düzenlemeye yer verebilir.
Ancak protokolde böyle bir maddenin bulunması tek başına yeterli görülmemelidir. Mahkemenin protokolü uygun bulması ve soyadı kullanımına ilişkin talebi hüküm fıkrasında açıkça karara bağlaması gerekir.
Protokole şu yönde bir madde eklenebilir:
Taraflar, davacı kadının boşanma kararının kesinleşmesinden sonra davalı erkeğin soyadını kullanmaya devam etmesi konusunda anlaşmışlardır. Davalı, bu kullanıma muvafakat ettiğini kabul eder.
Mahkeme Hangi Durumlarda Soyadının Kullanılmasına İzin Verebilir?
Her olay kendi özelliklerine göre değerlendirilmekle birlikte aşağıdaki durumlar kadının menfaatini gösterebilir.
Kadının iş ve meslek hayatında bu soyadıyla tanınması
Kadın uzun yıllar boyunca eski eşinin soyadıyla çalışmış, bu soyadla diploma almış, mesleki çevresinde bu adla tanınmış veya müşteri kitlesini bu isimle oluşturmuş olabilir.
Yargıtay, kadının iş ve sosyal yaşamında eski eşinin soyadıyla tanınıp bilinmesini, korunmaya değer menfaatin varlığı bakımından önemli kabul etmiştir.
Akademik ve mesleki çalışmaların bu soyadıyla yayımlanması
Kadının kitaplarının, bilimsel makalelerinin, tezlerinin, sanatsal çalışmalarının, sertifikalarının, mesleki kayıtlarının evlilik soyadıyla düzenlenmiş olması, hayatına boşandığı eşinin soyadıyla devam etmesini gerekli hâle getirebilir.
Kadının sosyal veya ticari çevrede bu adla bilinir hâle gelmesi
Sanatçı, yazar, akademisyen, doktor, avukat, işletmeci, sosyal medya içerik üreticisi veya kamuoyunda tanınan bir kişi, yıllar boyunca aynı soyadıyla bilinirlik kazanmış olabilir.
Soyadının değişmesi, mesleki tanınırlığın zedelenmesine veya kişilerin aynı kişi olduğunun anlaşılmasında güçlük yaşanmasına neden olabilir.
Resmî ve uluslararası belgelerde aynı soyadının bulunması
Yurt dışında düzenlenmiş belgeler, yabancı ülkelerdeki mesleki kayıtlar, oturum kayıtları veya başka resmî belgelerin eski eşin soyadıyla düzenlenmiş olması da değerlendirmeye alınabilir.
Yargıtay uygulamasında kadının Türkiye ve yurt dışındaki belgelerinde aynı soyadının bulunması, menfaat değerlendirmesinde dikkate alınmıştır.
Çocukla Aynı Soyadını Taşımak Yeterli Bir Gerekçe midir?
Müşterek çocuğun eski eşin soyadını taşıması, anne bakımından günlük yaşamda bazı güçlükler yaratabilir. Bu yargı önünde yeterli bir gerekçedir. Bu gerekçe ile eski eşin soyadının kullanılmaya devam edilmesi kararı çıkartılabilir.
Eski Eşe Zarar Vermeme Şartı Ne Anlama Gelir?
Kadının menfaatinin bulunması tek başına yeterli değildir. Soyadının kullanılmasının eski eşe zarar vermemesi de gerekir.
Zarar kavramı yalnızca maddi zararla sınırlı değildir. Eski eşin;
- Ticari itibarının zedelenmesi,
- Soyadının yanıltıcı şekilde kullanılması,
- Soyadının aşağılayıcı veya kötü niyetli biçimde kullanılması,
- Eski eş adına işlem yapıldığı izlenimi doğurulması gibi iddialar değerlendirilebilir.
Eski eş, soyadı kullanımına izin davasında soyadının kullanılmasını istemiyorsa zarar iddiasını somutlaştırmalıdır.
Eski Eş Soyadının Kullanılmasına Karşı Çıkarsa Ne Olur?
Eski eş, davaya cevap vererek soyadının kullanılmasına neden karşı çıktığını açıklayabilir ve delillerini sunabilir.
Eski eşin izin vermemesi davayı kendiliğinden sona erdirmez. Mahkeme soyadı kullanımının eski eşe zarar verip vermediğini ve kadının soyadını kullanmakta menfaatinin olup olmadığını değerlendirir. Son kararı mahkeme verir.
E-Devlet veya Kaymakamlıktan Eski Eşin Soyadı Alınabilir mi?
Boşanılan eşin soyadını kullanmaya devam etme hakkı, sıradan bir idari soyadı düzeltme işlemi değildir.
Geçmişte yazım hataları veya toplumca gülünç ya da uygunsuz kabul edilen ad ve soyadlarının idari yolla değiştirilmesine ilişkin geçici uygulamalar yapılmış olsa da bunlar, boşanılan eşin soyadını kullanma izninin yerine geçmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesi kapsamında eski eşin soyadının kullanılabilmesi için hâkim kararı gerekir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü de kadının bu soyadı kullanmakta menfaatinin bulunduğu ve kullanımın eski eşe zarar vermeyeceği ispatlanırsa hâkimin izin verebileceğini belirtmektedir.
Soyadı Kullanma Talebi Ne Zaman İleri Sürülmelidir?
Talep iki şekilde ileri sürülebilir:
Boşanma davası devam ederken
Kadın, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davası içerisinde soyadı kullanımına izin verilmesini isteyebilir. Anlaşmalı boşanmada talebin protokole eklenmesi ve duruşmada tekrar edilmesi uygun olur.
Boşanma kesinleştikten sonra
Boşanma kararında soyadı hakkında hüküm yoksa daha sonra ayrı bir dava açılabilir.
Talebin mümkün olduğunca boşanma davası sırasında ileri sürülmesi, yeni bir dava açılması ve tekrar yargılama gideri yapılması ihtiyacını azaltabilir.
Eski Eşe Tebligat Yapılmadan Karar Verilebilir mi?
Soyadını kullanma talebi ayrı bir davayla ileri sürülmüşse eski eş davalı olarak gösterilir ve kendisine dava dilekçesi tebliğ edilir.
Davalının savunma hakkı bulunduğundan, usulüne uygun tebligat yapılmadan esas hakkında karar verilmesi kural olarak mümkün değildir. Yani eski eşin haberi olmadan soyadı kullanımı mümkün değildir.
Eski eşin duruşmaya gelmemesi ise davanın görülemeyeceği anlamına gelmez. Tebligat usulüne uygun yapılmışsa yargılama onun yokluğunda devam edebilir.
Mahkeme İzni Süresiz midir?
Mahkemenin eski eşin soyadının kullanılmasına ilişkin izni kural olarak belirli bir süreyle sınırlandırılmaz.
Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesine göre boşanılan eş, koşulların değişmesi hâlinde iznin kaldırılmasını isteyebilir.
Bazı hanımların eski eşin soyadını birkaç yıl kullanıp bekarlık soyadlarına dönmek istediklerinin görüyoruz. Mahkeme soyadının 2-3 yıllığına kullanılıp geri bekarlık soyadına dönülmesi kararı vermez. Böyle bir talep varsa bekarlık soyadına dönmek için yeniden dava açılması gerekecektir.
Eski Eş İznin Kaldırılması Davası Açabilir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesi eski eşe, koşulların değişmesi hâlinde soyadı kullanma izninin kaldırılmasını isteme hakkı tanır.
İznin kaldırılması otomatik değildir. Mahkeme yeni durumu değerlendirerek karar verir.
Mahkeme Kararı Olmadan Eski Eşin Soyadını Kullanmak Hukuka Aykırı mıdır?
Boşanma kesinleştikten sonra kadın, nüfus kayıtlarında kural olarak evlenmeden önceki soyadına döner.
Kadının sosyal medyada, ticari faaliyetlerinde veya günlük yaşamında eski eşinin soyadını mahkeme kararı olmadan kullanmaya devam etmesi çeşitli sorunlara yol açabilir.
Örneğin kadın resmiyette bekarlık soyadına dönse de kitaplarında, sosyal medyada, sahnede eski eşinin soyadını kullanmaya devam ediyorsa eski eş;
- Soyadına yönelik müdahalenin önlenmesini,
- Şartları varsa haksız kullanımın sona erdirilmesini,
- Kişilik hakkına saldırı bulunması hâlinde manevi tazminatı talep edebilir.
Ancak her kullanım otomatik olarak kişilik hakkı ihlali veya tazminat sebebi sayılmaz. Kullanımın biçimi, amacı, kötü niyet bulunup bulunmadığı ve eski eşe somut zarar verip vermediği değerlendirilir.
Soyadının Kullanılması Eski Eşle Evliliğin Devam Ettiği Anlamına Gelir mi?
Hayır. Kadının mahkeme izniyle eski eşinin soyadını kullanması, tarafların hukuken evli olduğu anlamına gelmez.
Boşanma kararı kesinleştiğinde evlilik sona erer. Soyadı kullanma izni yalnızca kişinin ad ve soyadına ilişkin hukuki durumunu düzenler.
Nüfus kayıtlarında medeni hâl “boşanmış” olarak görünmeye devam eder. Taraflar arasında evlilikten kaynaklanan hak ve yükümlülükler yeniden doğmaz.
Kadın Eski Eşinin Soyadını Tek Başına Kullanabilir mi?
Mahkemenin vereceği karar ve nüfus kaydındaki tescil biçimi önemlidir.
Kadın talep dilekçesinde;
- Yalnızca eski eşinin soyadını,
- Kendi soyadıyla birlikte eski eşinin soyadını hangi biçimde kullanmak istediğini açıkça belirtmelidir.
Mahkeme de kararında izin verilen kullanım şeklini tereddüde yer vermeyecek biçimde göstermelidir. Kararın uygulanmasında nüfus mevzuatı ve kişinin mevcut soyadı kaydı dikkate alınır.
Yeniden Evlenme Eski Eşin Soyadını Kullanma İznini Etkiler mi?
Kadının yeniden evlenmesi, soyadı kaydında yeni bir hukuki durum meydana getirir. Yeni evlilik nedeniyle nüfus kanununa göre yeni eşin soyadı nüfusa geçer. Eski eşin soyadının kullanımına devam için dava açılması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Boşanınca eski eşimin soyadını otomatik olarak kullanmaya devam edebilir miyim?
Hayır. Boşanmanın kesinleşmesiyle kural olarak evlenmeden önceki soyadınıza dönersiniz. Eski eşinizin soyadını kullanmak için mahkeme izni gerekir.
Eski eş izin verirse dava açmaya gerek kalmaz mı?
Eski eşin muvafakati önemli bir delildir; ancak soyadı kullanımının mahkeme hükmünde açıkça düzenlenmesi gerekir.
Anlaşmalı boşanma protokolüne soyadı maddesi eklenebilir mi?
Evet. Ancak mahkemenin bu düzenlemeyi uygun bulması ve kararın hüküm kısmında soyadı kullanımına açıkça izin vermesi gerekir.
Çocuğumla aynı soyadını taşımak istemem yeterli midir?
Tek başına her dosyada yeterli olmayabilir. Çocukla farklı soyadı taşımanın kadının kendi hayatında doğurduğu somut güçlükler açıklanmalıdır.
Eski eş davaya gelmezse izin alınamaz mı?
Usulüne uygun tebligat yapılmışsa eski eş duruşmaya katılmasa da yargılama devam edebilir.
Eski eş daha sonra izni kaldırtabilir mi?
Koşulların değiştiğini ve kullanımın kendisine zarar verdiğini ileri sürerek aile mahkemesinde iznin kaldırılmasını isteyebilir.
Eski eşin soyadını kullanmak nafaka veya miras hakkı verir mi?
Hayır. Soyadı kullanım izni, boşanan eşe nafaka, mirasçılık veya evlilikten kaynaklanan başka bir hak sağlamaz
Örnek İçtihatlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2007/19005 E. 2009/5094 K. 19.03.2009 tarihli kararında “Toplanan delillerden, tarafların 26 yıl evli kaldıkları, davacı kadının bu süre içinde çeşitli üniversitelerden mezun olduğu ve diplomalarında, yüksek lisans tezlerinde, katılım belgelerinde, sertifikalarında, bankacılık işlemleri ile emeklilik işlemlerinde evlilik soyadını kullandığı anlaşılmaktadır. Toplanan delillerle davacının davalının soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermeyeceği, davalının soyadını kullanılmasında davacının menfaatinin bulunduğu kanıtlanmıştır.” hükmü getirilmiştir.
T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi
Esas : 2004/5317
Karar : 2004/5992
Tarih : 10.05.2004
ÖZET : Medeni Kanununun 178. maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakkının boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını hükme bağlamıştır. Zamanaşımı definin davaya cevap süresi içersinde ileri sürülmesi halinde incelenmesi imkan dahilindedir. (HUMK.m.189,195) Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı defi´ni ileri sürmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında işin esasının incelenmesi gerekirken hak düşürücü süre olarak algılanıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
(4721 s. MK. m. 173, 178) (1086 s. HUMK. m. 189, 195)
KARAR METNİ :
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı kocasının soyadının kullanmasına karar verilmesini istemiştir. Taraflar 31.3.1997´de boşanmış, dava ise 7.11.2003´te açılmıştır.
Medeni Kanununun 178. maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakkının boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını hükme bağlamıştır. Zamanaşımı definin davaya cevap süresi içersinde ileri sürülmesi halinde incelenmesi imkan dahilindedir. (HUMK.m.189,195) Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı defi´ni ileri sürmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında işin esasının incelenmesi gerekirken hak düşürücü süre olarak algılanıp, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 10.05.2004
Eski eşin soyadı kullanımına dair elatmanın önlenmesi davası yönünden örnek karar
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/11693 E. , 2010/11245 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 20/02/2008 gününde verilen dilekçe ile isme yapılan haksız müdahalenin meni ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına gelen olmadı, karşı taraftan davacı vekili Avukat… geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, Medeni Yasa’nın 26. maddesi uyarınca adın korunmasına ilişkin olup davacı, kişisel başarı ve çaba ile “…” soyadının Türkiye ve Dünya’da tıp ve eğitim alanında tanınmasını sağladığını, üniversite çevresinde “…” denince akla kendisinin geldiğini, bilim, sanat, siyaset ve eğitim alanında herkes tarafından tanındığını, bu soyadın Türkiye’de sadece kendi ailesi tarafından kullanıldığını; davalının eğitim ve danışmanlık alanında soyadını taşıyan ticari işletme ve internet sitesi kurarak haksız kazanç elde ettiğini sürerek, “…” soyadına el atmanın önlenmesini, aynı soyadı ile davalı tarafından işletilen internet sitesinin kapatılması, soyadının kullanıldığı tüm basılı belgeden silinmesi ve haksız kullanım nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, 21.08.2004 doğumlu olan oğlunun adının “…” olduğunu, davacının uğraşı alanından farklı olarak kurumsal eğitim, koçluk ve kariyer geliştirme alanında … gördüğünü, davacının soyadını kullanarak hiçbir … almadığını, tanımadığı davacının adına haksız el atmadığını müdahalenin bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının “…” soyadı ile Türkiye’de ve Dünya’da tıp alanında tanındığı; 21.08.2004 doğumlu “…” adında oğlu bulunan davalının, “… Eğitim Danışmanlık …” ticari unvanlı şirketin sahibi olduğu, 07.02.2006 günü işe başlayan işletmenin, “… , Eğitim Danışmanlık Hizmetleri …” unvan değişikliği ile faaliyetine devam ettiği; davacı ile davalının …Enstitüsüne başvurarak “…” adının marka olarak tescilini istedikleri, davacının başvurusunun reddedildiği, davalının 16.07.2008 gün ve 2008/42330 sayılı marka tescili ile başvurusuna davacının itiraz ettiği; aynı konuda başka başvuruların da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece; davalının, davacının soyadı ile aynı adı taşıyan çocuğunun bulunduğu, çocuğun doğum tarihi ile davalının sahibi olduğu işletmenin faaliyete başladığı tarih, tarafların …Enstitüsü’ne ayrı ayrı başvurmuş olmaları ve davacının başvurusunun reddedilmiş olduğu gözetilerek; “…” soyadının haksız kullanımından söz edilemeyeceği sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin bir bölümünün kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.