Çocuğun İsim ve Soyisminin Değiştirilmesi

📅 02 Temmuz 2022 🔄 Son güncelleme: 07 Şubat 2026

Çocuğun soyadı meselesi yalnızca boşanma sonrasında değil, evlilik birliği devam ederken de ailelerin karşısına çıkabilen önemli bir hukuki sorundur. Türk hukukunda evlilik içinde doğan çocuk kural olarak babanın soyadını taşır ve bu durum kendiliğinden değişmez. Ancak bazı hallerde çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa, gerek anne ve baba evliyken gerekse boşanma sonrasında velayet hakkına dayanılarak soyadının değiştirilmesi talep edilebilir. Mahkeme bu tür davalarda salt ebeveynlerin isteğine değil, değişikliğin çocuğun sosyal hayatına, psikolojik gelişimine ve geleceğine nasıl yansıyacağına bakar. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları da değerlendirmeyi giderek daha fazla “çocuğun üstün yararı” ilkesi etrafında şekillendirmektedir.

Boşanmadan Sonra Çocuğun Soyadı Değiştirilebilir mi?

Türk hukukunda temel kural, çocuğun doğumla birlikte babanın soyadını almasıdır. Evlilik sona erse bile bu durum kendiliğinden değişmez. Ancak bazı ailelerde hayatın gerçekliği, kağıt üzerindeki bu kuraldan farklı ilerleyebilir. Çocuğun tüm bakımını üstlenen, okuluyla, sağlığıyla, resmi işlemleriyle ilgilenen taraf çoğu zaman anne olur ve soyadı farklılığı günlük yaşamda çeşitli güçlükler yaratabilir.

İşte bu noktada mahkemeler, soyadı meselesini sadece şekli bir kayıt olarak değil, çocuğun üstün yararı çerçevesinde değerlendirmektedir. Eğer somut olayda çocuğun annesiyle yaşadığı, babanın hayatında fiilen yer almadığı ve soyadı farklılığının çocuğun sosyal ya da psikolojik hayatında sorunlara yol açtığı ortaya konulabiliyorsa, açılacak dava ile çocuğa annenin kızlık soyadının verilmesi mümkün olabilmektedir.

Çocuğun Soyadı Değişikliği Davasında Davalı Kimdir?

Boşanmadan sonra çocuğun annenin soyadını alması talep edildiğinde süreç, tek taraflı yapılabilecek idari bir başvuru değildir. Açılacak davada boşanılan baba davalı olarak gösterilmek zorundadır. Mahkeme, her iki ebeveynin beyanını alır; sunulan delilleri birlikte değerlendirir ve kararını çocuğun üstün yararına göre verir.

Bu nedenle uygulamada zaman zaman sorulan “babaya haber vermeden soyadı değiştirilebilir mi?” sorusunun cevabı nettir: Hayır. Karşı tarafın davaya dahil edilmediği bir değişiklik hukuken mümkün değildir. Çünkü soyadı, velayet hakkı ve kişisel bağ ile doğrudan ilişkilidir.

Babaya Haber Vermeden Çocuğun Soyadı Değiştirilebilir mi?

Hayır, değiştirilemez. Soyadı değişikliği ancak mahkeme kararıyla mümkündür ve dava mutlaka babaya yöneltilir. Tebligat yapılır, savunma hakkı tanınır ve yargılama bu şekilde yürütülür. Gizli, tek taraflı veya oldu-bitti şeklinde gerçekleştirilebilecek bir işlemden söz edilemez.

Hâkim, tarafların tutumunu, çocuğun fiilen kiminle yaşadığını, babanın hayatındaki yerini ve soyadı farklılığının çocuğun sosyal yaşamına etkilerini değerlendirerek sonuca gider.

Çocuk Annesinin Yeni Eşinin Soyadını Alabilir mi?

Boşanmanın ardından annenin yeniden evlenmesiyle birlikte en çok sorulan sorulardan biri şudur: Çocuk, birlikte yaşadığı ve fiilen baba figürü olarak gördüğü üvey babanın soyadını alabilir mi? Günlük hayatta kurulan duygusal bağ ne kadar güçlü olursa olsun, mevcut hukuk düzeni bu konuda oldukça sınırlı bir çerçeve çizmektedir.

Uygulamada anneler; üvey babanın çocuğun bakımını üstlendiğini, okul ve sosyal hayatla yakından ilgilendiğini, hatta çocuğun onu “baba” olarak benimsediğini dile getirerek soyadı birliğinin sağlanmasını isteyebilmektedir. Özellikle ikinci evlilikten doğan çocuk ile önceki evlilikten olan çocuğun farklı soyadları taşımasının kardeşler arasında ayrım hissi yaratabileceği de sıkça ileri sürülen gerekçelerdendir.

İlginizi çekebilir:  Ziynet eşyası davasında, düğünde emanet olarak göstermelik takılıp sonradan geri alınan altınların durumu nedir?

Buna rağmen mahkemelerin yaklaşımı nettir. Türk hukukunda evlilik içinde doğan çocuk kural olarak babasının soyadını taşır. Boşanma sonrası ise, çocuğun üstün yararı bulunduğu ispatlanırsa, velayet sahibi annenin kızlık soyadına geçilmesine imkân tanınabilmektedir. Ancak bu ihtimal dahi istisnai kabul edilirken, çocuğun üvey babanın soyadını almasına yönelik açık bir yasal dayanak bulunmamaktadır.

Başka bir ifadeyle, sistem çocuğun soyadını biyolojik bağ üzerinden kurar. Üvey baba ile kurulan sosyal ve duygusal ilişki ne kadar güçlü olursa olsun, mevcut mevzuat ve yerleşik içtihatlar çocuğun soyadının bu yolla değiştirilmesine izin vermemektedir.

Çocuğun Soyadı Değişikliği Davasında Görevli Mahkeme Neresidir?

Bu davalar nüfus müdürlüğünde halledilen basit kayıt düzeltmeleri değildir. Talep, evlilik içinde doğan çocuğun aile soyadının velayet hakkı kapsamında değiştirilmesine ilişkindir. Bu nedenle görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.

Aile mahkemesi hâkimi, karar verirken yalnızca şekli bir inceleme yapmaz; çocuğun üstün yararını merkeze alır. Anne ile çocuk arasındaki günlük yaşam ilişkisi, babanın ilgisi, eğitim ve resmi işlemlerde ortaya çıkan sorunlar birlikte değerlendirilir.

Çocuğun Üstün Yararı Nedir?

Aile hukukunda hâkimin baktığı temel pusula anne ya da babanın isteği değil, çocuğun menfaatidir. Soyadı veya isim değişikliği davalarında da mahkeme, yapılacak değişikliğin çocuğun günlük hayatını, psikolojik gelişimini ve sosyal çevresini nasıl etkileyeceğini değerlendirir. Eğer mevcut durum çocuğu zedeliyor, onu arkadaş çevresinde zor durumda bırakıyor ya da aidiyet duygusunu olumsuz etkiliyorsa, bu noktada “çocuğun üstün yararı”ndan söz edilir.

Uygulamada en çok karşılaşılan örneklerden biri okul ve sosyal çevredir. Çocuğun taşıdığı soyad nedeniyle alay edilmesi, dışlanması, akran zorbalığına maruz kalması ya da soyadının küçük düşürücü, gülünç veya olumsuz çağrışım yaratması mahkemeler tarafından önemli kabul edilir. Bunun yanında çocuğun fiilen anne ile yaşaması, tüm işlemlerinin anne tarafından yürütülmesi ve farklı soyadı taşımanın resmi işlerde sürekli açıklama yapmayı gerektirmesi de üstün yarar değerlendirmesinde dikkate alınır.

Bazı dosyalarda baba ile kişisel ilişkinin zayıf olması, uzun süredir görüşülmemesi veya babanın çocuğun hayatında fiilen yer almaması da değerlendirmeye etki edebilir. Ancak tek başına bu durum yeterli görülmez; asıl önemli olan soyadı değişikliğinin çocuk üzerinde yaratacağı somut faydadır.

Kısacası mahkeme, ebeveynlerden hangisinin haklı olduğuna değil, değişiklik yapılırsa çocuğun hayatının daha sağlıklı ve huzurlu olup olmayacağına bakar. Eğer cevap evetse, soyadının değiştirilmesine karar verilebilir.

Reşit Çocuk Soyadını Değiştirebilir mi?

Çocuk ergin olduktan sonra soyadı meselesi artık velayet tartışmasının dışına çıkar ve tamamen kişinin kendi hakkı haline gelir. Bu aşamada anne ya da babanın tercihinden değil, soyadını taşıyan kişinin iradesinden söz edilir. Dolayısıyla reşit olan birey, mevcut soyadını kullanmak istemiyorsa bunun değiştirilmesini mahkemeden talep edebilir.

Uygulamada insanlar kimi zaman annesinin soyadını almak, kimi zaman üvey babasıyla aynı soyadını taşımak, kimi zaman da aile bağlarından tamamen bağımsız, beğendiği farklı bir soyadını seçmek isteyebilmektedir. Ergin kişiler açısından hukuk düzeni buna imkân tanır. Yeter ki talep, haklı bir nedene dayansın ve kişilik haklarıyla bağdaşsın.

İlginizi çekebilir:  Anlaşmalı boşanma nasıl yapılır?

Ergin Kişi Annesinin ya da Üvey Babasının Soyadını Alabilir mi?

Evet, alabilir. Reşit olduktan sonra kişinin soyadı üzerindeki tasarrufu genişler. Annenin soyadına geçmek de mümkündür, üvey babanın soyadını tercih etmek de. Hatta kişi bunların hiçbirini istemeyip tamamen farklı bir soyadı talep edebilir. Bu noktada belirleyici olan, talebin mahkeme tarafından makul ve haklı bulunmasıdır.

Burada artık “çocuğun üstün yararı” gibi velayete bağlı kriterler uygulanmaz. Değerlendirme, kişinin sosyal hayatı, kimlik bütünlüğü, toplum içinde tanınma biçimi ve psikolojik durumu gibi unsurlar üzerinden yapılır.

Reşit Çocuğun Soyadı Değişikliği Davasında Görevli Mahkeme Neresidir?

Ergin kişilerin açacağı soyadı değişikliği davaları aile mahkemesinde değil, yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Çünkü bu dava velayetin kullanılmasıyla ilgili değil, doğrudan doğruya kişinin nüfus kaydına ilişkin bir değişiklik talebidir.

Davada husumet de anneye veya babaya yöneltilmez. Davalı, ilgili yer nüfus müdürlüğüdür. Mahkeme karar verdiğinde değişiklik nüfus kayıtlarına işlenir ve kişi yeni soyadını resmi olarak kullanmaya başlar.

Boşanmadan Çocuğun İsim veya Soyismi Değiştirilebilir mi?

Eşler ortak kararla dava açıp çocuğun ismini değiştirebilir. Koca kendi soyadını değiştirirse eşin ve çocuğun soyadı da değişir. Boşanma aşamasında veya boşanma gündemde yokken de kadın mahkemeye başvurup kızlık soyadını kullanmaya izin davası açarak tek başına kızlık soyadını kullanabilir. Ancak boşanma aşamasında veya boşanma gündemde olmaya kadın kendi başına çocuğun soyadını değiştirmek için dava açarsa olumlu sonuç alamayabilir.

Taraflar evliyken çocuğun isim koyma konusunda anlaşamazlarda aile mahkemesinde hakimin evliliğe müdahalesi davası açabilirler. Bu davada hakim çocuğa isim koyar. İsim konusunda makul isimlerde kura çekerek isim koyar.

Çocuğa verilen ad her ne kadar anne ve babanın tercihine dayansa da, bu tercih sınırsız değildir. Bazı durumlarda çocuğa konulan isim; alay konusu olabilecek, küçük düşürücü, toplum içinde zorluk yaşatabilecek ya da çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilecek nitelikte olabilir. İşte bu noktada hukuk düzeni, çocuğun korunmasını esas alır ve hâkime müdahale yetkisi tanır.

İsme müdahale davaları genellikle çocuğun menfaatini gözeten bir talep üzerine açılır. Bu talep anne, baba, tarafından gündeme getirilebilir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine bakar; ismin çocuk üzerinde yaratacağı etkiyi, sosyal çevrede doğuracağı sonuçları ve çocuğun geleceğini değerlendirir. Eğer mevcut adın çocuğun üstün yararına açıkça aykırı olduğu kanaatine varılırsa, ismin değiştirilmesine karar verilebilir.

Burada belirleyici olan nokta, ebeveynlerin isteğinden çok çocuğun korunmasıdır. Hakim, gerektiğinde pedagog ya da uzman görüşüne de başvurabilir. Amaç, çocuğun ileride taşıyacağı kimliğin ona zarar vermemesini sağlamaktır.

Velayeti Annede Olan Çocuğun Açacağı İsim Değişikliği Davası

Boşanma sonrasında velayet anneye verilmişse, çocuğun günlük hayatına dair birçok konuda karar alma yetkisi annededir. Ancak isim değişikliği, çocuğun kimliğini doğrudan etkileyen önemli bir mesele olduğu için tek başına velayet hakkının rutin kullanımı gibi değerlendirilmez.

İlginizi çekebilir:  Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi

Uygulamada anne, velayet hakkına dayanarak çocuğun adının değiştirilmesini talep edebilir. Fakat bu dava açıldığında baba da sürecin dışında bırakılmaz; davada taraf olarak yer alır ve görüşünü bildirme imkânına sahiptir. Çünkü isim, çocuk ile soybağı bulunan her iki ebeveyni de ilgilendiren temel bir unsurdur.

Mahkeme yine her şeyden önce çocuğun üstün yararına odaklanır. Çocuğun mevcut isminden dolayı sosyal hayatta güçlük yaşaması, travmatik bir geçmişle bağlantı bulunması, çocuğun ismi benimsememesi ya da çevresinde başka bir adla tanınır hale gelmesi gibi olgular değerlendirmede önem kazanabilir. Çocuk belirli bir yaşa gelmişse hâkim onun fikrini de dinleyebilir.

Soyadı Kaç Kez Değiştirilebilir?

2012 öncesi sadece bir kez isim soyisim değişikliği yapılabilirken Anayasa Mahkemesi 2011/34 E  2012/48 K  sayılı kararıyla haklı bir nedenin bulunması halinde isim ve soyismin birden çok kez dava ile değiştirilebilmesinin önü açılmıştır.

2026 Yılı İçin İsim – Soyisim Değişikliği E Devletten veya Kaymakamlıktan Yapılır mı?

Hayır. 2026 yılı için isim soyisim değişiklikleri dava açarak mahkemede yapılmaktadır. E devletten veya kaymakamlıktan yapıldığı dönemde de eski eşin soyadını kullanmaya devam etme veya çocuğa annesinin kızlık soyadını verme talepleri reddedilip mahkeme vasıtasıyla eski kocaya tebligat yapılması isteniyordu.

İçtihatlar

Yargıtay 2. HD 2019/6722E ve 2019/10404 K sayılı kararına göre “İnceleme konusu olayda, velayet hakkına sahip davacı anne, davalı babanın çocuğa karşı ilgisiz olduğunu, çocuğun yaşamını annesi ile geçirdiğini, her türlü işini kendisinin yerine getirdiğini ve resmi işlemler ile çocuğun okul hayatında bu durumun dezavantajını yaşayacağını ileri sürmüş, davalı baba da 12.06.2019 tarihli temyize cevap dilekçesi ile davacı ile boşandıklarından beri çocuk ile yeterince ilgilenmediğini, bundan sonra da yurt dışında yaşama planı olduğunu, çocuk ile olan bağının büyük ölçüde ortadan kalkacağını, çocuğa yeni yapmış olduğu evlilik ve bu evlilikten de bir çocuğu daha olması nedeniyle zaman ayıramadığını, çocuğun tüm işlerini davacı annenin yerine getirdiğini bu sebeple çocuğun günlük hayatında sorun yaşamaması için davacı annesinin soyadını almasını kabul ettiğini bildirmiştir. Çocuğun soyadının annenin soyadı ile değiştirilmesi halinde çocuğun üstün yararı bakımından ruhsal gelişiminin olumsuz etkileneceği ileri sürülmediği gibi dosya kapsamı ve davalı babanın temyize cevap dilekçesindeki beyanlarından ocuğun soyadının annenin soyadı olarak değiştirilmesinin çocuğun üstün yararına olacağı anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin benzer olaylarda verdiği hak ihlaline ilişkin kararları da gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekir”

Yargıtay 8. HD 2017/7970 E ve 2018/13277K sayılı kararına göre “davanın, ergin kişinin haklı sebeple soyadının değiştirilmesi niteliğinde değil, evlilik içinde doğan çocuğun, doğumla kazandığı “aile soyadının” velayet hakkı kapsamında değiştirilmesi talebine ilişkin bulunması ve buna ilişkin değerlendirmenin aile mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden” yargılama aile mahkemesinde yapılmalıdır.

5/5 - (2 votes)

Yorum yapın