Hukuki metinlerde süre kavramı, günlük hayatta kullanılan zaman algısından farklı şekilde değerlendirilir. Özellikle “bir ay” ile “30 gün”, “bir hafta” ile “7 gün” ifadeleri arasında hukuken önemli farklar bulunmaktadır. Bu farkların bilinmemesi, davalı açısından hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Hukukta “1 Ay” Süresi Ne Anlama Gelir?
Kanunlarda veya mahkeme kararlarında “1 ay” şeklinde belirtilen süreler, takvim ayı esasına göre hesaplanır.
Örneğin:
- Tebligat 28 Şubat tarihinde alınmışsa
- 1 aylık süre, ayın gün sayısına bakılmaksızın
- 28 Mart tarihinde sona erer.
Bu durumda Şubat ayının 28, 29 veya 30 gün sürmesinin bir önemi yoktur. Gün aynı kalır, sadece ay değişir.
30 Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?
Kanunda açıkça “30 gün” yazıyorsa, bu süre gün hesabına göre hesaplanır.
Örneğin:
- Tebligat 28 Şubat tarihinde alınmışsa
- 30 günlük süre sayıldığında
- Süre 30 Mart tarihinde sona erer.
Bu nedenle “1 ay” ile “30 gün” aynı anlama gelmez ve uygulamada sıkça karıştırılan bir husustur.
Örneğin Borçlar Kanunu madde 315, 316, 345e göre kiracıya temerrüt halinde verilecek süre 30 gündür. Yani noterden çekilecek ihtarda kiracıya 1 ay süre verilmesi halinde bu ihtar usulsüz sayılıp ev sahibi hak kaybına uğrayacaktır.
Bir Hafta – Yedi Gün Ayrımı da Aynı Şekildedir
Aynı ilke, “1 hafta” ve “7 gün” ifadeleri bakımından da geçerlidir.
Kanunda hangi ifade kullanılmışsa, süre hesabı o ifadeye göre yapılmalıdır.
Cevap Dilekçesi Süresi Nasıl Hesaplanır?
Tebligat Sürelerinde Hafta Sonu Hesaba Katılır mı?
Evet. Tebligat süreleri hesaplanırken hafta sonları da süreye dahildir.
Ancak önemli bir istisna vardır:
- Cevap süresinin son günü,
- Hafta sonuna,
- Resmî tatil gününe,
- Dini veya milli bayrama denk gelirse,
Süre takip eden ilk iş günü sona erer.
İdari İzin Günleri Süreyi Durdurur mu?
Hayır. İdari izin günleri, resmî tatil değildir. Bu nedenle süreler işlemeye devam eder.
Örneğin:
- Devlet tarafından hafta sonu ile birleştirilen, ancak resmî tatil ilan edilmeyen günle idari izin sayılır Bu günlerde cevap süresi durmaz
Dolayısıyla, takvime göre 2 haftalık cevap süresinin sonu 30 Nisan ise;
5 Mayıs idari izin günü olsa dahi, cevap dilekçesi en geç 5 Mayıs’ta verilmelidir.
Nitekim bu tür günlerde adliyelerde nöbetçi memur bulundurulmaktadır.
Arife Günlerinde Süre Nasıl Hesaplanır?
Arife günleri yarım gün resmî tatil sayılır.
Eğer cevap süresinin son günü arife gününe denk geliyorsa, Fiziki evrak ile cevap verilecekse, Öğleden önce adliyede bulunulması gerekir.
Uygulamada En Sık Yapılan Hata
Hafta sonlarının ve resmi tatillerin süreye dahil olmadığını düşünerek yanlış hesaplama yapılmasıdır. Yani 2 haftalık sürem var diye bu süreden cumartesi pazar günlerini çıkarıp hesaplayamazsınız. Bu süreye cumartesi pazar da dahildir.
Örnek:
Yani aşağıdaki takvime göre davaya 2 haftalık cevap süresinin sonu 30 Nisana denk geliyorsa 5 Mayıs devlet tarafından hafta sonu ile birleştirilen tatil günü olsa dahi idari izinden sayıldığından 5 Mayısta cevap dilekçesinin verilmesi gerekir. Zaten o gün adliyede nöbetçi memur bulundurulur.


Müvekkilimin Ev sahibi TBK 316 ya dayanarak akde aykırılığın giderilmesi için 1 ay süre vermiş (ihtarname yolu ile) Kanunda ise en az 30 gün süre verilmesi gerekir olarak açık şekilde yazıyor. İhtarname Şubat ayında tebliğ edildiği için 1 aylık süre aslında 28 gün. İhtarnameye dayanarak açacağı Tahliye davasında davanın reddi gerekir diye düşünüyorum. Sizin fikriniz ne olur?