Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Manevi Zarar Nedir?

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2013/10601 E.  ,  2014/5873 K.

“Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (Medeni Yasa m. 24), isme saldırı (Medeni Yasa m. 26), nişan bozulması (Medeni Yasa m. 121), evlenmenin feshi (Medeni Yasa m. 158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (Borçlar Yasası m. 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (Borçlar Yasası m. 49). Bunlardan Medeni Yasa’nın 24. maddesi ile Borçlar Yasası’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. Medeni Yasa’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; Medeni Yasa’nın 26, 174, 287. maddeleri); bunların dışında Borçlar Yasası’nın 49. maddesi uygulanır.
Medeni Yasa’nın 24. ve Borçlar Yasası’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir.

Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Manevi tazminat davası, mahkemeye sunulan dava dilekçesinin harçlandırılması ile açılır. Dava açmak isteyen kişi, kişilik haklarının ihlal edildiğini ortaya koyan olayları somut şekilde açıklayan, hukuki dayanaklarını belirten ve talep ettiği manevi tazminat miktarını açıkça gösteren dilekçeyi hazırlayarak yetkili ve görevli mahkemeye sunar. Bu dilekçede taraf bilgileri, olayın tarihi, varsa ceza soruşturmasına ilişkin dosya numarası, tanıklar ve diğer deliller yer alır. Dilekçenin mahkemeye verilmesi ve harç ile gider avansının yatırılmasıyla birlikte dava açılmış olur ve yargılama süreci başlar.

Manevi Tazminat Davası Kime Açılır?

Manevi tazminat davası, kişilik haklarının ihlali nedeniyle duyulan elem ve üzüntünün giderilmesi amacıyla açılır ve kime yöneltileceği her somut olayda zararı doğuran fiilin kim tarafından gerçekleştirildiğine göre belirlenir. Temel kural, davanın doğrudan ihlali gerçekleştiren kişiye açılmasıdır; hakaret eden, iftira atan, özel hayatı ifşa eden ya da fiziksel veya psikolojik zarar veren kişi, bu davanın ilk muhatabıdır. Ancak uygulamada zarar çoğu zaman tek bir kişinin fiilinden ibaret olmaz. Birden fazla kişinin birlikte hareket ettiği durumlarda, bu kişiler birlikte sorumlu tutulabilir ve dava hepsine yöneltilebilir. Bunun dışında, fiilin bir çalışan tarafından görev sırasında işlenmesi halinde işverenin sorumluluğu gündeme gelebilir; örneğin bir sağlık çalışanının hatalı müdahalesi nedeniyle oluşan manevi zarar, yalnızca ilgili kişiye değil, aynı zamanda hizmet sunan kuruma karşı da ileri sürülebilir. Benzer şekilde medya yoluyla kişilik haklarının ihlal edildiği durumlarda, yalnızca haberi yapan kişi değil, yayını gerçekleştiren kuruluş da davanın muhatabı olabilir. Kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken sebep oldukları zararlar bakımından ise dava çoğunlukla doğrudan ilgili idareye yöneltilir; bu durumda devlet tazminatı ödedikten sonra sorumlu personele rücu edebilir. Öte yandan, bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olaylarda, ölenin yakınlarının da manevi tazminat talep etme hakkı doğar; bu hak özellikle eş, çocuklar ve anne-baba bakımından açık şekilde kabul edilmiştir. Sonuç olarak manevi tazminat davası her zaman “zararı kim verdi veya kim hukuken sorumlu” sorusuna verilen cevap üzerinden şekillenir ve bu kişi ya da kişilere yöneltilir.

Şirket veya Kamu Kurumuna Manevi Tazminat Davası Açılır mı?

Manevi tazminat davası her zaman doğrudan gerçek kişiye açılmak zorunda değildir; bazı durumlarda şirketlere veya devlet kurumlarına karşı da ileri sürülebilir. Burada belirleyici olan, zararın kimin fiilinden doğduğu ve bu fiilden kimin hukuken sorumlu tutulduğudur.

Bir şirket söz konusuysa, çalışanının görevini yerine getirirken gerçekleştirdiği bir eylem nedeniyle kişilik hakları ihlal edilmişse, yalnızca fiili işleyen kişi değil, aynı zamanda şirket de sorumlu tutulabilir. Özellikle özel hastaneler, özel eğitim kurumları, medya kuruluşları veya hizmet sağlayıcı şirketler bakımından bu durum sıkça görülür. Örneğin bir doktorun hatalı müdahalesi ya da bir medya kuruluşunun yaptığı yayın nedeniyle kişinin itibarı zedelenmişse, dava doğrudan şirkete yöneltilebilir. Uygulamada çoğu zaman hem çalışan hem de kurum birlikte davalı gösterilir.

Devlet kurumları bakımından ise durum biraz farklıdır. Bir kamu görevlisinin görevi sırasında gerçekleştirdiği eylem nedeniyle kişilik hakları ihlal edilmişse, dava kural olarak doğrudan memura değil, idareye karşı açılır. Ancak bu tür davalar klasik anlamda bir “manevi tazminat davası” olarak değil, idare hukukuna tabi bir tam yargı davası olarak açılmak zorundadır. Yani görev sırasında gerçekleşen bir eylem söz konusuysa, adli yargı yerine idari yargı görevli olur ve dava ilgili kamu kurumuna yöneltilir. Devlet, tazminatı ödedikten sonra kusuru bulunan kamu görevlisine rücu edebilir.

Manevi Tazminat Davasını Kim Açar?

Manevi tazminat davasını kural olarak, kişilik hakkı ihlal edilen ve bu nedenle elem, üzüntü veya itibar kaybı yaşayan kişi açar. Hakaret, iftira, özel hayatın ihlali ya da bedensel zarara yol açan bir eylem söz konusuysa, zarar gören hayattaysa davayı bizzat kendisi ileri sürer. Bu hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; yani esasen yalnızca ihlale uğrayan kişi tarafından kullanılabilir.

Ancak zarar gören kişinin ölümü halinde durum farklılaşır. Kaza cinayet gibi bir sebeple ölen kişinin yakınları bakımından ölüm başlı başına ağır bir manevi sarsıntı doğurduğundan, bu durumda ölenin yakınları da kendi adlarına manevi tazminat talep edebilir. Uygulamada en başta eş, çocuklar ve anne-baba bu davayı açabilir; olayın özelliğine göre kardeşler veya fiilen güçlü bir duygusal bağ içinde olan kişiler de talepte bulunabilir.

Hangi Durumlarda Manevi Tazminat Davası Açılır?

Manevi tazminat talebine dayanak oluşturan başlıca durumlar şunlardır:

  • Kişilik değerlerinin zedelenmesi (Medeni Kanun m. 24)
  • İsme saldırı (Medeni Kanun m. 26)
  • Nişanın bozulması (Medeni Kanun m. 121)
  • Evlenmenin feshi (Medeni Kanun m. 158)
  • Bedensel zarar veya ölüme neden olunması (Borçlar Kanunu m. 56 – eski m. 47)
  • Genel olarak kişilik haklarının ihlali (Borçlar Kanunu m. 58 – eski m. 49)

Özellikle bedensel zarar veya ölümle sonuçlanan olaylarda manevi tazminatın kapsamı daha da belirgin hale gelir. Bu tür durumlarda yalnızca doğrudan zarar gören kişi değil, olayın niteliğine göre yakın çevresi de hukuken korunur. Bu bağlamda:

  • Kaza veya hukuka aykırı bir fiil sonucu bedensel zarar gören kişi, yaşadığı manevi sarsıntı nedeniyle tazminat talep edebilir.
  • Ölüm halinde ise, ölen kişinin yakınları (eş, çocuklar, anne ve baba başta olmak üzere) kendi duydukları elem ve ıstırap nedeniyle manevi tazminat isteyebilir.

Manevi Tazminat İçin Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Haksız fiile dayalı manevi tazminat taleplerinde süre, Türk Borçlar Kanunu’na göre şu şekilde belirlenir: Zarar gören kişi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açmalıdır. Bununla birlikte her hâlde, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle talep zamanaşımına uğrar. Bu iki süre birlikte uygulanır; yani öğrenmeden itibaren 2 yıl, ama en geç fiilden itibaren 10 yıl.

Eğer manevi tazminat talebine konu olan fiil aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa, bu durumda ceza hukukundaki zamanaşımı süresi devreye girer. Ceza zamanaşımı süresi daha uzun ise, tazminat davası bakımından da bu süre uygulanır.

Manevi Tazminat Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Manevi tazminatın miktarı, kanunda önceden belirlenmiş sabit bir tutara göre değil; somut olayın özellikleri dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Amaç, zarar görenin yaşadığı manevi sarsıntıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, onun etkilerini kısmen de olsa giderecek ve bir denge sağlayacak uygun bir tutarın belirlenmesidir. Bu nedenle her dosyada farklı bir miktar ortaya çıkar.

Hâkim bu takdiri yaparken öncelikle ihlalin ağırlığına bakar. Kişilik hakkına yapılan müdahalenin niteliği, örneğin sıradan bir sözlü saldırı ile geniş kitlelere yayılan bir itibar zedelemesi arasında ciddi fark yaratır. Fiilin nasıl gerçekleştiği, süreklilik gösterip göstermediği, kasıtlı olup olmadığı ve taraflar üzerindeki etkisi değerlendirilir. Özellikle ağır kusur ya da açık bir kast varsa, belirlenen tutar genellikle daha yüksek olur.

Zarar gören kişinin durumu da önemli bir ölçüttür. Kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, sosyal çevresi ve maruz kaldığı olayın onun üzerindeki etkisi dikkate alınır. Örneğin kamuoyunda tanınan bir kişinin itibarının zedelenmesi ile sınırlı çevrede yaşanan bir olay aynı şekilde değerlendirilmez. Benzer şekilde olayın mağdur üzerindeki psikolojik etkisi, yaşam düzenini ne ölçüde bozduğu ve sürecin ne kadar sürdüğü de göz önünde bulundurulur.

Bunun yanında tarafların ekonomik ve sosyal durumları da dikkate alınır. Manevi tazminatın ne çok düşük olup caydırıcılığını yitirmesi ne de ölçüsüz derecede yüksek olup bir zenginleşme aracı haline gelmesi istenir. Bu nedenle hâkim, tarafların mali durumunu da gözeterek makul bir denge kurmaya çalışır.

Manevi Tazminat Davası Üst Mahkemeye Götürülebilir mi ?

Manevi tazminat davalarında, diğer birçok alacak davasından farklı olarak, istinaf yolu parasal sınıra bağlı değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341/2 gereğince, kişilik haklarına ilişkin davalarda —ki manevi tazminat davaları bu kapsamdadır— davanın miktarı ne olursa olsun istinaf kanun yolu açıktır. Yani 1.000 TL de talep edilse, 1.000.000 TL de talep edilse, ilk derece mahkemesi kararını bölge adliye mahkemesine götürülebilir. Bu yönüyle manevi tazminat davaları, klasik para alacağı davalarından ayrılır.

Ancak iş temyiz aşamasına geldiğinde durum değişir. İstinaf incelemesinden sonra dosyanın Yargıtay incelemesine gidebilmesi için bu kez parasal temyiz sınırı devreye girer. Eğer hükmedilen veya dava konusu edilen miktar bu sınırın altında kalıyorsa, istinaf mahkemesinin kararı kesinleşir ve temyiz edilemez.

Manevi Tazminat Miktarı Belirtilmek Zorunda mı?

Manevi tazminat davalarında talep edilen parasal değerin açıkça belirtilmesi ve tamamen harçlandırılması zorunludur; dava, “hâkim uygun gördüğü miktara hükmetsin” şeklinde muğlak bir talep ile açılamaz. Bu tür belirsiz ifadeler, davanın konusunu ve sınırını ortaya koymadığı için usulen kabul edilmez. Davacı, hangi miktar üzerinden manevi tazminat istediğini net biçimde belirtmekle yükümlüdür; zira mahkeme kural olarak taleple bağlıdır ve talep edilenden fazlasına hükmedemez. Bu nedenle manevi tazminatın miktarı, dava dilekçesinde somut bir tutar olarak gösterilmeli ve dava bu değer üzerinden yürütülmelidir.

Maddi Tazminat İle Manevi Tazminat Aynı Davada Talep Edilebilir mi?

Maddi tazminat ile manevi tazminat taleplerinin aynı dava içinde birlikte ileri sürülmesi mümkündür.

Burada önemli olan, her iki talebin ayrı ayrı ve açık şekilde belirtilmesidir. Yani maddi tazminat kalemleri somut olarak gösterilmeli; manevi tazminat ise belirli bir tutar üzerinden ayrıca talep edilmelidir. Mahkeme, bu talepleri birbirinden bağımsız olarak değerlendirir ve her biri hakkında ayrı hüküm kurar.

Manevi Tazminatı Az İstedim, Sonradan Artırabilir Miyim?

Manevi tazminat talepleri bölünemez ve sonradan artırılamaz. Bu nedenle dava açarken talep ettiğiniz miktar, davanın sınırını belirler ve mahkeme kural olarak bu miktarla bağlıdır. “Şimdilik şu kadar, fazlasını sonra talep ederim” şeklinde bir yaklaşım manevi tazminat için geçerli değildir.

Eğer dava sonunda talep ettiğiniz tutarın altında bir manevi tazminata hükmedilmişse ya da baştan düşük bir miktar istemişseniz, sonradan ayrı bir dava açarak farkı talep etmeniz mümkün değildir. Aynı olaydan kaynaklanan manevi zarar, tek bir talep konusu yapılabilir ve bu hak bir kez kullanılır.

Manevi Tazminat Davası Hangi İl/İlçede Açılır?

Manevi tazminat davasında yetkili mahkeme tek bir yerle sınırlı değildir. Özellikle haksız fiilden doğan tazminat davalarında, davacıya birden fazla seçenek tanınır ve dava bu yerlerden herhangi birinde açılabilir.

Genel kural gereği dava, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak haksız fiil söz konusuysa (örneğin trafik kazası, hakaret, yaralama gibi durumlar), bu kurala ek olarak farklı yetki alternatifleri de devreye girer.

Bu kapsamda manevi tazminat davası şu yerlerde açılabilir:

*Davacının (zarar görenin) yerleşim yeri mahkemesi

*Davalının yerleşim yeri mahkemesi

*Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi

*Zararın meydana geldiği yer mahkemesi

Evliliğe Bağlı Manevi Tazminat Ne Zaman ve Nasıl Talep Edilir?

Evliliğe bağlı manevi tazminat, boşanma davası içinde talep edilmelidir. Türk Medeni Kanunu’na göre bu tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları zedelenen eşe tanınmış bir haktır ve esasen boşanma davasının bir parçası olarak ileri sürülür.

Boşanma davası sırasında manevi tazminat talep edilmemişse, bu hak tamamen kaybolmaz. Ancak sonradan ayrı bir dava açılabilmesi için önemli bir süre sınırlaması vardır. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrıca manevi tazminat davası açılabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; yani süre geçtikten sonra artık talepte bulunmak mümkün olmaz.

Uygulamada en sağlıklı yol, manevi tazminat talebinin boşanma davası ile birlikte ileri sürülmesidir. Çünkü bu durumda hem deliller birlikte değerlendirilir hem de ayrı bir dava açma zorunluluğu ortadan kalkar. Boşanma davası içinde talep edilen manevi tazminat harçsızdır. Ancak talep unutulmuşsa, kanunun tanıdığı 1 yıllık süre içinde ayrı dava açılarak bu hak kullanılabilir.

Manevi Tazminat Davası Dilekçe Örnekleri

1-Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Dilekçe Örneği

Hakaret eylemi söz konusu olduğunda, uygulamada genellikle maddi tazminat talep edilmez. Bunun nedeni, maddi tazminatın hesaplanabilir bir zarara dayanmasıdır. İş göremezlik, hastane giderleri, bakıcı masrafları ya da araç tamir bedeli gibi somut ve parasal karşılığı olan zararlar maddi tazminatın konusunu oluşturur. Hakaret ise doğası gereği kişilik değerlerini zedeleyen bir fiildir ve bu tür olaylarda ortaya çıkan zarar daha çok manevi niteliktedir. Bu yüzden hakaret davalarında esas olarak manevi tazminat talep edilir.

Buna karşılık darp, trafik kazası veya benzeri olaylarda durum farklıdır. Bu tür eylemler yalnızca kişilik haklarını zedelemekle kalmaz, aynı zamanda somut maddi zararlar da doğurur. Örneğin darp sonucu tedavi giderleri, çalışamama nedeniyle gelir kaybı veya bir kazada oluşan araç hasarı gibi kalemler doğrudan maddi tazminat kapsamında değerlendirilir. Bu gibi durumlarda, hem maddi hem de manevi tazminat talepleri aynı dava içinde birlikte ileri sürülebilir.

Özetle, hakaret tek başına maddi tazminat gerektiren bir durum değildir; ancak eylem maddi zarar da doğuruyorsa, her iki tazminat türünün birlikte talep edilmesi mümkündür.

Önemli olan manevi tazminat biktarının net şekilde belirtilmesi ve dava açarken harçlandırılmasıdır.

SAMSUN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI :Adı Soyadı: …………………
T.C. Kimlik No: …………………
Adres: …………………

VEKİLİ :Av. Ayşe Deniz Oral

DAVALI :Adı Soyadı: …………………
Adres: …………………

DAVA DEĞERİ:…….TL

KONU :Hakaret fiili nedeniyle Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca manevi tazminat talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

  1. Davalı, …/…/20… tarihinde ………………… adresinde / ortamında müvekkile yönelik olarak onur, şeref ve saygınlığını rencide edici sözler sarf etmiştir. Davalının kullandığı ifadeler açıkça hakaret niteliğindedir.
  2. Olay sırasında ………………… ve ………………… isimli şahıslar da hazır bulunmuş olup, bu kişiler davalının hakaret içerikli sözlerine bizzat tanıklık etmiştir.
  3. Davalının eylemi üzerine ………………… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …/… Soruşturma No sayılı dosyası kapsamında şikayette bulunulmuş, hakaret eylemi ceza soruşturmasına da konu olmuştur.
  4. Davalının sarf ettiği sözler müvekkilin toplum içindeki saygınlığını zedelemiş, psikolojik olarak yıpranmasına ve elem duymasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle müvekkil lehine manevi tazminata hükmedilmesi zorunlu hale gelmiştir.

HUKUKİ SEBEPLER :Türk Borçlar Kanunu m.49, m.58 ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER :

  • ………………… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …/… Soruşturma No sayılı dosyası
  • Tanıklar:
    • ………………… (Adres: …………………)
    • ………………… (Adres: …………………)
  • Varsa kamera kayıtları, mesajlaşmalar, sosyal medya çıktıları
  • Her türlü yasal delil

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  1. Davanın kabulü ile davalıdan … TL manevi tazminatın, olay tarihi olan …/…/20… tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…

Davacı Vekili
Av. Ayşe Deniz Oral

2-Darp Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Dilekçe Örneği

Darp nedeniyle açılan davalarda, olayın yalnızca manevi etkisine değil, ortaya çıkan somut zararlara da bakılır. Eğer darp sonucunda hastane giderleri oluşmuşsa, bakıcı ihtiyacı doğmuşsa, kişi bir süre çalışamamışsa ya da kalıcı bir zarar nedeniyle gelir kaybına uğramışsa, bu tür zararlar maddi tazminat kapsamında talep edilebilir. Özellikle iş gücü kaybı, maaş kaybı veya organ kaybı gibi durumlar, doğrudan hesaplanabilir nitelikte olduğundan maddi tazminatın konusunu oluşturur.

Buna karşılık darp olayında bu tür somut ve hesaplanabilir bir zarar yoksa, yalnızca kişinin yaşadığı acı, elem ve psikolojik etkiler dikkate alınır. Bu durumda da dava yalnızca manevi tazminat talebiyle açılır.

Kısacası, darp fiili hem maddi hem manevi zarar doğurmuşsa iki tazminat birlikte istenir; maddi zarar yoksa yalnızca manevi tazminat talep edilir.

Darp nedeniyle manevi tazminat davası açılabilmesi için mutlaka ceza şikayetinde bulunulmuş olması gerekmez. Kişi hiç şikayetçi olmasa bile, uğradığı saldırı nedeniyle hukuk mahkemesinde doğrudan manevi tazminat talep edebilir. Aynı şekilde, ceza şikayetinde bulunulmuş ancak sonradan vazgeçilmiş olması da tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

Ancak ceza yargılamasının sonucu tamamen önemsiz değildir. Eğer olayla ilgili bir ceza davası açılmış ve sanık beraat etmişse, bu durum davalı tarafından manevi tazminat davasında kendi lehine ileri sürülebilir. Her ne kadar hukuk hakimi ceza mahkemesinin kararıyla birebir bağlı olmasa da, beraat kararı özellikle “fiilin gerçekleşmediği” yönünde verilmişse, tazminat talebinin ispatını zorlaştırabilir.

SAMSUN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI:Adı Soyadı: …
T.C. Kimlik No: …
Adres: …

VEKİLİ:Av. Ayşe Deniz Oral

DAVALI:Adı Soyadı: …
Adres: …

DAVA DEĞERİ:…….TL

KONU:Davalının gerçekleştirdiği darp eylemi nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi amacıyla manevi tazminat talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davalı, …/…/… tarihinde … (olayın yeri: ev, sokak, işyeri vb.) müvekkile fiziksel saldırıda bulunmuş, darp etmiştir.
  2. Söz konusu saldırı neticesinde müvekkil;
    • fiziksel olarak yaralanmış,
    • ciddi acı ve elem yaşamış,
    • psikolojik olarak olumsuz etkilenmiştir.
  3. Olay sonrasında müvekkil hakkında darp raporu alınmış, ayrıca olay kolluk kuvvetlerine intikal etmiş olup, ilgili soruşturma dosyası mevcuttur.
  4. Davalının gerçekleştirdiği bu hukuka aykırı eylem, müvekkilin kişilik haklarına açık bir saldırı niteliğindedir.
  5. Yaşanan bu olay nedeniyle müvekkilin duyduğu elem, üzüntü ve yaşadığı travma dikkate alındığında, uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER:6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat

DELİLLER:

  • Darp raporu (hastane kayıtları)
  • Kolluk tutanakları
  • Savcılık soruşturma dosyası
  • Tanık beyanları
  • Kamera kayıtları (varsa)
  • Her türlü yasal delil

SONUÇ VE TALEP:

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;Davalının haksız fiili nedeniyle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla … TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.Tarih: …/…/…

Davacı Vekili
Av. Ayşe Deniz Oral
İmza

3-İsme Saldırı Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Dilekçesi

SAMSUN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI:Adı Soyadı: …
T.C. Kimlik No: …
Adres: …

VEKİLİ:Av. Ayşe Deniz Oral

DAVALI:Adı Soyadı ..
Adres: …

DAVA DEĞERİ:…….TL

KONU:Davacının ismine yönelik hukuka aykırı saldırının tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve manevi tazminata hükmedilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davacı, … adıyla tanınan ve bu isimle sosyal / mesleki hayatını sürdüren bir kişidir.
  2. Davalı, davacıya ait ismi hukuka aykırı şekilde kullanmakta / zedelemekte / itibarsızlaştırmaktadır.
    (sosyal medya hesabı açma, internet sitesi kurma, ticari kullanım, kötüleyici içerik paylaşımı vb.)
  3. Davalının bu eylemi:
    • Davacının kişilik haklarını ihlal etmekte,
    • İsim üzerindeki hukuki korumayı ortadan kaldırmakta,
    • Davacının sosyal ve/veya mesleki itibarına zarar vermektedir.
  4. Türk Medeni Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, ismi hukuka aykırı olarak kullanılan kişi, bu saldırının önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etme hakkına sahiptir.
  5. Davalının eylemleri halen devam etmekte olup, müdahale edilmemesi halinde zarar artacaktır.

HUKUKİ SEBEPLER:Türk Medeni Kanunu m. 24 ve m. 26 başta olmak üzere ilgili mevzuat

DELİLLER:

  • Ekran görüntüleri
  • İnternet kayıtları / URL çıktıları
  • Tanık beyanları vs her türlü yasal delil

SONUÇ VE TALEP:

Yukarıda arz edilen nedenlerle;

  1. Davacının ismine yönelik hukuka aykırı saldırının tespitine,
  2. Söz konusu saldırının derhal durdurulmasına ve tekrarının önlenmesine,
  3. Saldırının sonuçlarının ortadan kaldırılmasına (ilgili içeriklerin kaldırılması vb.),
  4. … TL manevi tazminatın, olay tarihi olan …/…/20… tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederizTarih: …/…/…

Davacı Vekili
Av. Ayşe Deniz Oral
İmza

1. İftira Nedeniyle Manevi Tazminat Dava Dilekçesi

SAMSUN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI:Adı Soyadı: …
Adres: …

VEKİLİ:Av. Ayşe Deniz Oral

DAVALI:Adı Soyadı: …
Adres: …

DAVA DEĞERİ:…….TL

KONU:Davalının gerçeğe aykırı ithamları (iftira) nedeniyle kişilik haklarının ihlali ve manevi tazminat talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davalı, …/…/… tarihinde … (sosyal medya / WhatsApp / topluluk içinde) davacı hakkında “….” şeklinde gerçeğe aykırı beyanda bulunmuştur.
  2. Söz konusu beyan, tamamen asılsızdır.
  3. Bu eylem nedeniyle davacı:
    • toplum nezdinde itibar kaybına uğramış,
    • psikolojik olarak zarar görmüş,
    • sosyal/mesleki ilişkileri olumsuz etkilenmiştir.
  4. Davalının eylemi, TMK m. 24 kapsamında ağır bir kişilik hakkı ihlalidir.

DELİLLER:

  • Tanık beyanları vs tüm hukuki deliller

SONUÇ VE TALEP:

  • İhlalin tespiti
  • İçeriklerin kaldırılması
  • … TL manevi tazminatın, olay tarihi olan …/…/20… tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz

2. SOSYAL MEDYA LİNÇ / KARALAMA NEDENİYLE DAVA DİLEKÇESİ

SAMSUN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI:

VEKİLİ:Av. Ayşe Deniz Oral

DAVALI:

DAVA DEĞERİ:…….TL

KONU:Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen karalama ve hedef gösterme nedeniyle kişilik haklarının ihlali ve manevi tazminat talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davalı, … platformunda (Instagram / X vb.) yaptığı paylaşımlar ile davacıyı hedef göstermiş, aleyhine yönlendirici ifadeler kullanmıştır.
  2. Paylaşımlar sonucunda:
    • davacıya yönelik çok sayıda olumsuz yorum yapılmış,
    • dijital ortamda linç süreci oluşmuş,
    • davacının itibarı ciddi şekilde zarar görmüştür.
  3. Paylaşımlar herkese açık olup, geniş kitlelere ulaşmıştır.
  4. Bu eylemler kişilik haklarına ağır saldırı niteliğindedir.

DELİLLER:

  • Sosyal medya ekran görüntüleri
  • Yorum kayıtları
  • Takipçi sayısı / erişim verileri
  • Tanıklar

SONUÇ VE TALEP:

  • Paylaşımların kaldırılması
  • Tekrarının önlenmesi
  • … TL manevi tazminatın, olay tarihi olan …/…/20… tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz…Av. Ayşe Deniz Oral
    İmza

3. İZİNSİZ FOTOĞRAF KULLANIMI NEDENİYLE DAVA DİLEKÇESİ

SAMSUN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI:

VEKİLİ:Av. Ayşe Deniz Oral

DAVALI:…,

DAVA DEĞERİ:…….TL

KONU:Davacıya ait fotoğrafın izinsiz kullanılması nedeniyle kişilik haklarının ihlali ve manevi tazminat talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davalı, davacıya ait fotoğrafı davacının rızası olmaksızın … (sosyal medya / reklam / internet sitesi) üzerinden paylaşmıştır.
  2. Söz konusu kullanım:
    • davacının özel hayatını ihlal etmekte,
    • kişilik haklarına açık saldırı oluşturmaktadır.
  3. Fotoğrafın yayılması ile birlikte davacı ciddi rahatsızlık duymuş, sosyal çevresinde olumsuz etkiler oluşmuştur.
  4. Davalının eylemi hukuka aykırı olup, TMK m. 24 kapsamında korunması gereken kişilik değerlerini ihlal etmektedir.

DELİLLER:

  • Paylaşım ekran görüntüleri
  • URL
  • Tanık beyanları

SONUÇ VE TALEP:

  • İçeriğin kaldırılması
  • Yayılmasının engellenmesi
  • … TL manevi tazminat… TL manevi tazminatın, olay tarihi olan …/…/20… tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz…..
    Av. A Deniz Oral
Değerlendirme

Yorum yapın