Toplumda en çok yanlış bilinen konulardan biri “evlatlıktan ret” meselesidir. Günlük dilde sıkça kullanılsa da Türk hukukunda bu isimle bir dava ya da hukuki kurum yoktur. Bir başka ifadeyle, kişi kızdığı, küstüğü ya da ilişkiyi bitirmek istediği için anne-babasını, çocuğunu veya kardeşini dava açarak nüfus kaydından sildiremez.
Soybağı, kişilerin iradesiyle ortadan kaldırılabilecek bir bağ değildir. Hukuk düzeni biyolojik ve yasal gerçekliği esas alır ve bu bağ ancak kanunda açıkça gösterilen sınırlı hallerde değiştirilebilir.
Babalıktan, Annelikten veya Kardeşlikten Ret Mümkün mü?
Hayır. Bu isimlerle açılabilecek davalar bulunmadığı için açılması halinde davalar reddedilir. Bir kimsenin “artık benim babam değil”, “bu kişi annem değildir” ya da “kardeşimi reddediyorum” demesi hukuki sonuç doğurmaz.

Soybağına ilişkin değişiklikler ancak soybağının kurulması, reddi veya düzeltilmesi davaları ile mümkündür; bunlar da kişisel iradeye değil, hukuki ve biyolojik vakıalara dayanır.
Anne, Baba veya Akraba Nüfustan Sildirilebilir mi?
Hayır. Anne Baba veya diğer akrabalar genetik olarak gerçekte de bu sıfatları taşıyorlarsa sildiremezsiniz.
Evlatlık Verilen Çocuk Nüfustan Silinebilir mi?
Hayır. Evlatlık ilişkisi kurulmuşsa bu kayıt kapalı olarak görünse bile tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir. Hukuk düzeni kurulan soybağını korur. Sadece nüfus kaydı güzlenmesi için girişimde bulunabilirsiniz.
Biyolojik Bağ Sonradan İspatlanırsa Ne Olur?
Uygulamada sıkça rastlanan bir durum da, evlilik dışı doğan çocuğun çeşitli sebeplerle babası tarafından tanınmaması veya annenin baskı altında kalmasıdır. Ancak gerçek değişmez. Baba öldükten sonra dahi dava açılarak mezardan DNA alınması mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda biyolojik bağ tespit edilirse çocuk babanın soyuna yazılır ve mirasçı olur.
Kişilerin geçmişteki suskunluğu, soybağını ortadan kaldırmaz. Çocuğun her daim dava açma hakkı vardır.
Başkasının Çocuğunu Kendi Çocuğu Gibi Nüfusa Yazdırmak
Evlat edinme prosedürü uygulanmadan, bir çocuğun sanki biyolojik çocukmuş gibi kaydedilmesi halinde gerçek mirasçılar tarafından açılacak davalarla soybağı düzeltilebilir. Mahkemeler bu tür işlemlerde maddi gerçeği araştırır. Kim kimin biyolojik çocuğuysa hukuken de onun çocuğudur. Kişisel kırgınlıklar, aile içi çatışmalar ya da sosyal ilişkiler genetik gerçeği değiştirmez.
Aile Bireyini Mirasçı Yapmamak Mümkün mü?
Kişi akrabasını nüfustan silemez; ancak bazı durumlarda miras hukuku üzerinden sonuç doğurabilir.
Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat)
Miras bırakan, kendisine veya yakınlarına karşı ağır bir suç işleyen ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmeyen mirasçısını vasiyetname ile mirastan çıkarabilir.
Fakat burada kritik bir nokta vardır: Çıkarılan mirasçının altsoyu (çocukları) kural olarak mirasçı olmaya devam eder.
Şartlar yoksa, saklı pay sahibi mirasçı tamamen mahrum bırakılamaz; tenkis davası açarak payını talep edebilir.
Mirastan Iskatın Şartları Nelerdir?
“Mirasçılıktan çıkarma” olarak da bilinen mirastan ıskat, miras bırakanın bazı ağır sebeplerin varlığı halinde saklı paylı mirasçısını dahi miras hakkından uzaklaştırabilmesine imkân tanıyan istisnai bir kurumdur. Günlük bir kırgınlık, iletişimsizlik ya da aile içi tartışma bu sonuca yetmez. Kanun, ancak belirli ve ciddi durumlarda bu yetkiyi tanır.
Bu nedenle düzenlenen vasiyetnamelerin önemli bir kısmı, gerekli şartlar oluşmadığı için dava konusu olmakta ve iptal edilebilmektedir.
Kanunda Sayılan Iskat Sebepleri
Türk Medeni Kanunu miras bırakanın iki temel durumda mirasçıyı ıskat edebileceğini kabul eder.
1) Ağır Suç İşlenmesi
Mirasçı, miras bırakana veya onun yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse mirastan çıkarılabilir. Burada önemli olan suçun ağırlığı ve aile bağını koparacak nitelikte olmasıdır. Her ceza gerektiren eylem bu kapsamda değerlendirilmez.
Örneğin hayata kast, ağır şiddet, onur kırıcı ciddi fiiller uygulamada bu başlık altında ele alınır.
2) Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin Ağır Şekilde İhlali
Mirasçının, miras bırakana veya ailesine karşı kanundan kaynaklanan görevlerini önemli ölçüde yerine getirmemesi de ıskat sebebidir. Örneğin uzun süreli ve bilinçli şekilde bakım yükümlülüğünü terk etmek, ağır ilgisizlik göstermek gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ancak basit anlaşmazlıklar, görüşmemek ya da gönül kırıklıkları tek başına yeterli sayılmaz.
Iskat Nasıl Yapılır?
Mirastan çıkarma mutlaka bir ölüme bağlı tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesi ile yapılmalıdır. Sözlü beyanlar, aile içinde söylenenler ya da adi yazılı belgeler geçerli değildir.
Ayrıca en kritik nokta şudur:
Miras bırakan, mirasçıyı hangi sebeple çıkardığını açıkça belirtmek zorundadır. Sebep yazılmamışsa veya ispatlanamazsa, mirasçı saklı payı için dava açabilir.
Iskat Edilen Mirasçının Çocukları Ne Olur?
Kanun burada farklı bir denge kurmuştur. Mirastan çıkarılan kişinin altsoyu, yani çocukları, kural olarak mirasçı olmaya devam eder. Başka bir ifadeyle ceza şahsidir; babanın veya annenin yaptığı nedeniyle torunlar hak kaybetmez.
Iskat Her Zaman Kesin Sonuç Doğurur mu?
Hayır. Eğer mirasçı, gösterilen sebebin doğru olmadığını veya kanundaki ağırlıkta bulunmadığını ileri sürerse dava açabilir. Mahkeme, gerçekten ıskat şartlarının oluşup oluşmadığını araştırır.
Şartlar yoksa mirasçı saklı payını almaya devam eder.
Kişi Kendisi Mirasçı Olmak İstemiyorsa Ne Yapabilir?
Bu durumda iki ihtimal vardır.
Miras bırakan hayattaysa, taraflar noterlikte mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat kural olarak altsoyu da etkiler.
Miras bırakan vefat etmişse, mirasın reddi gündeme gelir. Bu işlem ölümden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır. Ancak reddeden kişinin payı kendi altsoyuna geçer. Eğer amaç borçlardan kaçınmaksa, altsoy yönünden de ayrıca işlem yapılmalıdır.
Miras Paylaşım Sözleşmesi
Miras bırakanın ölümünden sonra mirasçılar kendi aralarında yazılı paylaşım yaparak fiilen mirasçılıktan çıkma sonucunu doğurabilecek düzenlemeler kurabilirler.
Mirastan Yoksunluk Halleri
Kanun bazı ağır fiilleri işleyen kişileri ayrıca mirastan mahrum bırakır. Örneğin miras bırakanı kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden, onu ölüme bağlı tasarruf yapamayacak hale getiren ya da iradesini sakatlayan kişiler mirasçı olamaz. Bu durumda da altsoy mirasçı olur.
Soyadını Değiştirmek Akrabalığı Bitirir mi?
Hayır. Soyadının değişmesi mirasçılığı ortadan kaldırmaz. Sadece kimlik bilgisinde değişiklik yaratır. Bazı hallerde idari yolla değişiklik yapılabilse de çoğu durumda mahkeme kararı gerekir.
Evlatlıktan Ret Diye Bir Şey Var mı?
Tekrar vurgulamak gerekir: Türk hukukunda evlatlıktan ret, anne babayı reddetme ya da akrabayı silme şeklinde bir hukuki kurum bulunmamaktadır. Yapılabilecek işlemler miras hukuku veya soybağının teknik davaları çerçevesindedir.
Bu alan son derece teknik ayrıntılar içerir. Yanlış atılan bir adım telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir. Özellikle mirastan çıkarma, feragat veya reddi miras planlanıyorsa somut olay değerlendirilmeden hareket edilmemelidir. Aksi halde ölümden sonra bütün mirasçıları birbirine düşürecek sonu gelmez davaların açılması kaçınılmazdır.