Ev Hapsi Nedir? Kimler Hapis Cezasını Evde Çekebilir? (2026)

Günümüzde ceza infaz sistemine ilişkin en çok merak edilen konulardan biri, hapis cezalarının cezaevi dışında yerine getirilip getirilemeyeceğidir. Özellikle “ev hapsi” olarak bilinen uygulama, hem hükümlüler hem de yakınları açısından önemli bir alternatif olarak görülmektedir. Ancak her hapis cezasının evde çekilmesi mümkün değildir. Türk hukukunda bu durum, belirli şartlara bağlı olarak ve istisnai hallerde uygulanabilen bir infaz yöntemidir. Nitekim 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında düzenlenen “konutta infaz” hükümleri, özellikle yaş, sağlık durumu ve ceza süresi gibi kriterlere göre değerlendirilmektedir. Bu yazıda, ev hapsinin ne olduğu, kimlerin bu imkândan yararlanabileceği ve başvuru sürecinin nasıl işlediği tüm yönleriyle ele alınacaktır.

1. EV HAPSİ NEDİR?

1.1. Ev hapsinin hukuki tanımı nedir ?

Ev hapsi, kesinlemiş bir cezası bulunan hükümlünün cezasını infaz kurumunda değil; evinde çekmesine imkan tanıyan istisnai bir infaz şeklidir. İstisnai olan bu infaz modelinin hukuki kaynağı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 110/3-4 maddeleridir. Bu sistemde hükümlü, belirlenen adres dışında bulunamaz ve çoğu durumda elektronik kelepçe gibi denetim araçlarıyla sürekli olarak takip edilir.

1.2. Ev hapsi ile konutta infaz aynı mıdır ?

Ev hapsi ile konutta infaz aynı özel düzenlemeyi ifade eder. Bu uygulamanın amacı, çeşitli sebeplerle infaz kurumuna alınması halinde hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen kişiler için infazı kolaylaştırma imkanı yaratmaktır.

2. HAPİS CEZASI EVDE ÇEKİLİR Mİ?

2.1. Hangi durumlarda evde infaz mümkündür?

5275 sayılı Kanun’da konutta infaz (ev hapsi) için gerekli şartlar sayılmıştır. Buna göre, öncelikle kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden olması gerekmektedir. İkincil olarak, kişinin ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle tek başına infaz kurumunda hayatını idame ettiremeyecek olması; yani ev hapsinin bir ihtiyaca dönüşmüş olması aranır. Ayrıca kişinin ev hapsiyle infazını sürdürmesinin toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı kanaatinin oluşması gerekir.

Öte yandan, doğum yapmasının üzerinden 6 ay geçen ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadın hükümlülerin de ev hapsinden faydalanması mümkündür. Ancak hükümlü kadının doğum yapmasının üzerinden 1 yıl 6 aydan fazla zaman geçmesi halinde talepte bulunulamaz.

2.2. Evde infaz bir hak mı yoksa istisna mı?

Ev hapsi, talep edilebilecek bir haktan ziyade özel bir infaz usulüdür. Zira şartları oluşsa dahi takdir yetkisiyle karar verileceğinden kişi konutta infaz düzenlemesinden faydalanamayabilir. Takdir makamı, her olayın somut koşullarına göre konutta infaz talebini değerlendirir.

3. EV HAPSİNİN ŞARTLARI NELEDİR?

3.1. Ceza süresi açısından şartlar

Her hükümlü, konutta infaz (ev hapsi) usulünden faydalanamaz. Bu konudaki en önemli kıstaslardan biri hükümlünün aldığı cezadır. Hastalık veya engellilik sebebiyle konutta infaz usulünden faydalanmak isteyen hükümlülerin aldığı ceza, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere hapis cezası veya infaz sürecinde adli para cezasından çevrilen hapis cezası olmalıdır. Doğum sebebiyle yapılacak başvurular yönünden ise hükümlü kadının aldığı ceza, toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da infaz sürecinde adli para cezasından çevrilen hapis cezası olmalıdır. Aksi halde, infazın konutta gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır.

3.2. Yaş, sağlık ve özel durumlar

İleri yaştaki hükümlüler (özellikle 65 yaş ve üzeri) açısından cezaevi koşulları daha ağır sonuçlar doğurabileceğinden, kanun koyucu bu kişiler için daha esnek infaz imkanları tanımıştır. Yaş ilerledikçe, konutta infaz uygulanma ihtimali de artmaktadır.

Ağır hastalık, engellilik veya cezaevi şartlarında hayatını sürdüremeyecek durumda olma hali, ev hapsi açısından en güçlü gerekçelerden biridir. Ağır hastalık veya engellilik halinin tespiti açısından, 5275 sayılı Kanun’un 16/3 maddesindeki düzenleme esas alınır. Buna göre, hükümlünün tam teşekküllü bir hastaneden alınmış sağlık kurulu raporu sunması gerekir.

Ayrıca kanun özel olarak yeni doğum yapmış kadın hükümlülerin de bu istisnai infaz usulünden faydalanmasına imkan vermektedir.

3.3. Mahkeme ve infaz savcılığı değerlendirmesi

İnfaz savcılığı, genellikle ilk aşamada dosya üzerinden değerlendirme yaparak hükümlünün konutta infaz şartlarını taşıyıp taşımadığını inceler. Gerekli görülmesi halinde sağlık raporları, ikamet bilgileri ve sosyal durum araştırmaları talep edilebilir. İnfaz hakimliği ise nihai kararı verir. Bu noktada, hükümlünün ev hapsi usulünden faydalandırılmasının toplum ve kamu için somut bir tehlikeye yaratıp yaratmayacağı ve hükümlünün kaçma riskinin bulunup bulunmadığı gibi hususlar gözetilerek bir değerlendirme yapılır. Hükümlünün kaçma şüphesinin bulunmadığı ve konutta infaz halinde toplum için somut bir tehlike yaratmayacağı kanaati oluşursa, kişi bu usulden faydalandırılır.

4. KİMLER EV HAPSİNDEN YARARLANABİLİR?

4.1. Hamile veya yeni doğum yapmış kadınlar

Hamile olan veya yeni doğum yapmış kadınlar sosyal ve insani durumları dikkate alınarak konutta infaz kapsamına alınabilir.

4.2. 65 yaş üstü kişiler

İleri yaştaki kişiler (özellikle 65 yaş ve üzeri), cezaevi koşullarına uyumda zorlanabilecekleri için konutta infaz kapsamına alınabilir. Burada amaç, cezanın insan onuruna uygun şekilde infaz edilmesidir.

4.3. Ağır hasta ve engelli hükümlüler

Cezaevinde yaşamını sürdüremeyecek derecede ağır hastalığı bulunan veya ciddi engeli olan hükümlüler için ev hapsi uygulanabilir.

5. EV HAPSİ İLE DENETİMLİ SERBESTLİK FARKI NEDİR?

5.1. Denetimli serbestlik ile ev hapsi arasındaki fark

Denetimli serbestlik, hakkında mahkûmiyet kararı bulunan bir kişinin cezasının tamamını ceza infaz kurumunda çekmek yerine, belirli şartlar ve yükümlülükler altında toplum içinde denetim ve gözetim altında infaz edilmesi sistemidir. Bu uygulamada kişi cezaevinden erken tahliye edilebilir veya cezasının kalan kısmını dışarıda geçirebilir. Ancak bu durum tamamen serbestlik anlamına gelmez; kişi belirlenen kurallara uymak zorundadır. Denetimli serbestlik ile ev hapsi sık karıştırılır:

Ev hapsi (konutta infaz): Kişi belirlenen konuttan çıkamaz, daha sıkı bir kısıt vardır.

Denetimli serbestlik: Kişi dışarı çıkabilir ama denetlenir.

6. EVDE İNFAZ (EV HAPSİ) BAŞVURUSU NEREYE YAPILIR?

6.1. Başvuru nereye yapılır?

Ev hapsi talebinde bulunacak hükümlünün bu talebini infaz savcılığı aracılığıyla infaz hakimliğine iletmesi gerekir.

6.2. Gerekli belgeler nelerdir?

Hükümlünün, aldığı cezaları gösterir kararları; engellilik veya ağır hastalık durumlarını gösterir ve tam teşekküllü bir hastaneden alınmış sağlık raporlarını ve infazın ev hapsine çevrilmesinin gerekli olduğunu gösterir diğer belgelerin hazırlanması gerekir. Hükümlünün, işbu talebini dilekçeyle açıklaması ve bahse konu belgeleri de bu dilekçeyle sunması önem arz eder.

7. EV HAPSİ İHLAL EDİLİRSE NE OLUR?

7.1. Elektronik kelepçe ihlali

Elektronik kelepçe ihlali, ev hapsi (konutta infaz) veya denetimli serbestlik kapsamında hükümlüye takılan elektronik izleme cihazının belirlenen kurallara aykırı şekilde kullanılması veya sistemin uyarı vermesidir. Belirlenen konut sınırının dışına çıkılması; cihazın çıkarılması veya hasar görmesi gibi hallerde cihaz uyarı verir ve hükümlünün ihlal gerçekleştirdiği tespit edilir. İhlal durumunda hükümlünün yeniden cezaevine alınması durumu söz konusu olabilir.

8. SONUÇ

Ev hapsi, 5275 sayılı Kanun’da sınırları ve şartları sayılmış olan, özel ve istisnai bir infaz yöntemidir. Hükümlünün kanunda sayılan şartları taşıyor olması mutlak suretle bu yöntemden faydalandırılacağı anlamına gelmez. Bu konuda infaz hakimliğinin takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu noktada uzman hukukçulardan destek almanız tavsiye olunur.

Değerlendirme

Yorum yapın