Nafaka uyuşmazlıklarında yalnızca “ne kadar nafaka çıkar?” sorusuna cevap aramak çoğu zaman yeterli değildir. Nafakanın türü, tarafların gerçek gelirleri, çocuğun giderleri, boşanmadaki kusur durumu, mevcut nafakanın hangi kararla belirlendiği ve sonradan ekonomik koşullarda meydana gelen değişiklikler sonucu doğrudan etkiler.
Samsun nafaka avukatı olarak boşanma davası sırasında tedbir nafakası talep edilmesi, boşanma sonrasında yoksulluk ve iştirak nafakası, bağımsız nafaka davaları, nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması ile ödenmeyen nafakanın icra yoluyla tahsili konularında hukuki destek sağlanmaktadır.
Nafaka konusunda kanunda “maaşın yüzde şu kadarı ödenir” veya “asgari ücretli kişi şu kadar nafaka verir” şeklinde sabit bir tarife bulunmamaktadır. Aynı gelire sahip iki kişinin ödeyeceği nafaka; çocuk sayısı, çocuğun yaşı ve giderleri, tarafların başka gelirlerinin bulunması, kira ödeyip ödememeleri ve dosyanın diğer özellikleri nedeniyle farklı olabilir.
Bu nedenle nafaka davasında yalnız bordrodaki maaşa değil, tarafların gerçek ekonomik yaşamına bakılması gerekir.
Samsun Nafaka Avukatı Hangi Davalarla İlgilenir?
Nafaka tek bir hukuki talepten oluşmaz. Boşanma devam ederken eş veya çocuk için istenen nafaka ile boşanma sonrasında eş lehine hükmedilen nafaka aynı şartlara tabi değildir.
Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar; boşanma sırasında tedbir nafakası, boşanma sonrasında yoksulluk nafakası, çocuk için iştirak nafakası, ergin çocuk veya yakınlar bakımından yardım nafakası, nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması ve ödenmeyen nafakanın icra yoluyla tahsilidir.
Dosyanın başında hangi nafaka türünün gündeme geldiğinin doğru belirlenmesi gerekir. Çünkü kusurun etkisi, nafakanın süresi ve sona erme şartları nafakanın türüne göre değişir.
Nafaka Türleri Nelerdir?
Tedbir Nafakası
Tedbir nafakası boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların ekonomik durumunun geçici olarak düzenlenmesine yöneliktir.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca boşanma davasının açılmasıyla hâkim, davanın devamı süresince eşlerin geçimi, barınması, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması konusunda gerekli geçici önlemleri alır.
Tedbir nafakasında boşanma davasının sonunda hangi eşin daha kusurlu bulunacağının kesinleşmiş olması beklenmez. Bu nedenle boşanmada kusurlu olduğu ileri sürülen kişinin dava sürerken hiçbir şekilde tedbir nafakası alamayacağı şeklinde genel bir kural yoktur.
Tedbir nafakasının şartları ve dava devam ederken artırılması hakkında ayrıntılı bilgi Tedbir Nafakası Nedir? başlıklı yazıda yer almaktadır.
Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk nafakası boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir. Nafaka ödeyecek eşin ise boşanmada mutlaka kusurlu olması aranmaz.
Yoksulluk nafakası kadınlara özgü bir hak değildir. Kanundaki şartları taşıyan erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir.
Bir kişinin çalışıyor olması veya belirli bir ücret alması da tek başına yoksulluk nafakası talebinin reddedileceği anlamına gelmez. Elde edilen gelirin kişiyi boşanma sonucunda yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığı, kişinin zorunlu giderleri ve somut ekonomik koşulları birlikte değerlendirilir.
İştirak Nafakası
İştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlar.
Burada anne veya babanın boşanmada kusurlu olup olmadığı belirleyici değildir. Nafakanın amacı çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.
Çocuğun yaşı, eğitim gördüğü okul, sağlık durumu, servis, barınma, beslenme ve diğer düzenli giderleri ile anne ve babanın ekonomik güçleri dikkate alınır.
Velayeti anneye verilen çocuk için babanın nafaka ödemesi mümkün olduğu gibi, velayetin babaya verilmesi hâlinde ekonomik şartlarına göre annenin de iştirak nafakası ödemesi mümkündür.
Yardım Nafakası
Yardım nafakası yalnız boşanmış eşler arasındaki ilişkiye özgü değildir.
Türk Medeni Kanunu’nda altsoy, üstsoy ve şartları bulunduğunda kardeşler arasında yardım nafakası düzenlenmiştir. Kendisinden yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek kişinin kanundaki yakınlarından nafaka istemesi mümkündür.
Özellikle çocukların ergin olmasından sonraki eğitim döneminde iştirak nafakası ile ergin çocuğun nafaka hakkının birbirine karıştırılmaması gerekir.
Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Nafaka miktarının belirlenmesinde kullanılabilecek herkese uygulanabilir matematiksel bir formül bulunmamaktadır.
Mahkeme nafaka talep eden kişinin ihtiyaçlarını ve nafaka ödeyecek kişinin ekonomik gücünü değerlendirir. Çocuk için nafaka isteniyorsa çocuğun gerçek giderleri ayrıca önem kazanır.
Tarafların yalnız aylık maaşları değil; kira gelirleri, taşınmazları, araçları, ticari faaliyetleri, tarım ve hayvancılık gelirleri, şirket ortaklıkları ve düzenli başka gelir kaynakları da somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Bu nedenle internet üzerindeki “50.000 TL maaş alan kişi 10.000 TL nafaka öder” türündeki tablolar hukuki bir tarife niteliğinde değildir.
Nafakanın güncel olarak hangi ölçütlerle belirlendiği 2026 Yılı İçin Nafaka Ne Kadar? başlıklı yazıda ayrıca ele alınmaktadır.
Eşim Gerçek Gelirini Gizliyorsa Nafaka Nasıl Belirlenir?
Nafaka davalarında sık karşılaşılan sorunlardan biri, taraflardan birinin gerçek ekonomik gücü ile resmî kayıtlardaki gelirinin birbirinden farklı olmasıdır.
Kişi aile şirketinde çalışıyor olmasına rağmen kendisini asgari ücretli gösterebilir, gelirini yakınları üzerinden tahsil edebilir, düzenli tarım geliri bulunabilir veya resmî maaşının dışında önemli ekonomik kaynaklara sahip olabilir.
Mahkeme tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için kolluk aracılığıyla inceleme yaptırabilir. Bunun yanında SGK kayıtları, tapu ve araç kayıtları, şirket ortaklıkları ve dosyanın niteliğine göre diğer ekonomik veriler araştırılabilir.
Tarafın yaşam standardı da bazı dosyalarda önem taşır. Resmî olarak çok düşük gelir gösteren bir kişinin yüksek değerde araç kullanması, birden fazla taşınmazdan yararlanması veya yüksek harcama düzeyine sahip olması ekonomik durumun daha ayrıntılı araştırılmasını gerektirebilir.
Ancak yalnızca “eşim gerçekte çok kazanıyor” demek yeterli değildir. Gelirin kaynağını ve ekonomik yaşamı gösteren somut delillerin mümkün olduğunca ortaya konulması gerekir.
Samsun’da Nafaka İçin Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması
Nafaka talebi bulunan aile hukuku dosyalarında tarafların ekonomik koşullarının belirlenmesi amacıyla sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılabilir.
Kolluk tarafından kişinin nerede yaşadığı, çalışıp çalışmadığı, bilinen gelir durumu, kira ödeyip ödemediği ve ekonomik yaşamına ilişkin bazı bilgiler tespit edilebilir.
Bu araştırma mahkemenin kullanacağı delillerden biridir; nafakanın miktarını tek başına belirleyen bir rapor değildir.
Örneğin kişinin araştırmada işsiz görünmesi onun gerçekten hiçbir ekonomik gücü bulunmadığını kesin olarak göstermez. Aynı şekilde bordroda belirli bir ücret bulunması da başka gelir kaynaklarının araştırılmasına engel değildir.
Çocuğa Ne Kadar Nafaka Verilir?
Çocuk için iştirak nafakası belirlenirken öncelikle çocuğun gerçek ihtiyaçlarının ortaya konulması gerekir.
Okul ücreti, servis, kurs, sağlık giderleri, ilaç, beslenme, barınma ve yaşına uygun sosyal ihtiyaçlar dosyada önem taşıyabilir. Çocuğun özel eğitim veya sürekli sağlık ihtiyacının bulunması hâlinde giderler farklılaşabilir.
Anne ve babanın ekonomik güçleri de birlikte değerlendirilir. Çocuğun bütün giderlerinin yalnız velayeti kendisinde olmayan ebeveyne yüklenmesi söz konusu değildir; her iki ebeveyn çocuğun giderlerine kendi mali güçleri oranında katılır.
Bu nedenle nafaka talep edilirken yalnız karşı tarafın maaşını yazmak yerine çocuğun aylık giderlerinin de mümkün olduğunca gerçekçi şekilde belirlenmesi daha sağlıklı olur.
Boşanma Davasını Açan Eş Nafaka Alabilir mi?
Boşanma davasını ilk açan kişinin nafaka hakkını kaybettiğine ilişkin bir hukuk kuralı yoktur.
Davacı eş de şartları varsa tedbir ve yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafaka hakkı, tarafın mahkemede davacı veya davalı olarak görünmesine göre belirlenmez.
Yoksulluk nafakası bakımından boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme ve kusurun diğer eşten daha ağır olmaması; tedbir nafakası bakımından ise dava süresindeki ekonomik ihtiyaç ve koşullar değerlendirilir.
Dolayısıyla “boşanmak isteyen taraf benim, o hâlde nafaka alamam” düşüncesi doğru değildir.
Kusurlu Eş Nafaka Alabilir mi?
Bu sorunun cevabı hangi nafakanın tartışıldığına göre değişir.
Tedbir nafakası dava devam ederken geçici ekonomik düzeni sağlamaya yönelik olduğundan kusurun kesin olarak belirlenmesini bekleyen bir nafaka değildir.
Yoksulluk nafakasında ise kusurun açık bir önemi vardır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre yoksulluk nafakası isteyen kişinin kusuru diğer taraftan daha ağır olmamalıdır. Daha ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına karar verilemez.
İştirak nafakası ise çocuğun hakkıyla ilgili olduğundan anne veya babanın boşanmadaki kusuru üzerinden ortadan kaldırılamaz.
Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Bir kişinin çalışması, yoksulluk nafakası alamayacağı sonucunu otomatik olarak doğurmaz.
Mahkeme yalnız “çalışıyor mu, çalışmıyor mu?” sorusuna bakmaz. Kişinin düzenli gelirinin miktarı, zorunlu giderleri, yaşam koşulları ve boşanma sonucunda yoksulluğa düşüp düşmeyeceği değerlendirilir.
Bu nedenle asgari ücret veya başka belirli bir maaş tutarı bütün Türkiye için “bu rakamın üstünde nafaka yoktur” biçiminde kesin sınır olarak kullanılamaz.
Buna karşılık nafaka alan kişinin ekonomik koşullarının sonradan önemli ölçüde iyileşmesi, nafakanın azaltılması veya şartları varsa kaldırılması bakımından ayrıca değerlendirilebilir.
Erkek Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Kanunda yoksulluk nafakasının yalnız kadına ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan erkek eş de ekonomik şartları oluşmuşsa yoksulluk nafakası talep edebilir.
Uygulamadaki sonucun tarafların gerçek gelirlerine ve ekonomik güçlerine göre belirlenmesi gerekir. Cinsiyet tek başına nafaka hakkını belirleyen ölçüt değildir.
Nafaka Kaç Yıl Ödenir?
Nafakanın süresi nafakanın türüne göre değişir.
Tedbir nafakası boşanma davası devam ederken alınan geçici önlem niteliğindedir ve davanın sonucuna bağlı olarak sona erer veya yerini başka bir nafakaya bırakır.
İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa Türk Medeni Kanunu’nun ergin çocuğun eğitimi ve bakım yükümlülüğüne ilişkin hükümleri kapsamında ayrıca nafaka hakkı gündeme gelebilir.
Yoksulluk nafakasında ise kanunda önceden belirlenmiş “üç yıl, beş yıl” şeklinde genel bir üst süre bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi şartları bulunan kişinin süresiz olarak nafaka isteyebileceğini düzenlemektedir.
Bu, nafakanın hiçbir durumda sona ermeyeceği anlamına gelmez. Kanunda nafakanın kendiliğinden sona erdiği veya mahkeme kararıyla kaldırılabildiği hâller ayrıca düzenlenmiştir.
Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Sona Erer?
İrat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi hâlinde kendiliğinden sona erer.
Nafaka alacaklısının evlenmeden başka biriyle fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya kanundaki diğer kaldırma sebeplerinin gerçekleşmesi hâlinde ise mahkemeden nafakanın kaldırılması talep edilebilir.
Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunda ciddi değişiklik meydana gelmesi de şartları varsa nafakanın azaltılması talebine konu olabilir.
Nafaka ödemesinin tek taraflı olarak durdurulması yerine, mevcut mahkeme kararının hukuki yoldan değiştirilmesi gerekir.
Nafaka Artırım Davası Ne Zaman Açılır?
Nafaka kararı verildikten sonra ekonomik koşulların veya tarafların durumunun değişmesi mümkündür.
Çocuğun okul giderlerinin artması, sağlık ihtiyacının ortaya çıkması, genel hayat pahalılığının önemli ölçüde değişmesi veya tarafların ekonomik güçlerinde meydana gelen değişiklikler nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat biçimindeki nafakanın artırılmasına veya azaltılmasına imkân vermektedir.
Nafaka artırımı için kanunda “mutlaka iki yıl beklenir” veya “her yıl dava açılır” şeklinde sabit bir süre bulunmamaktadır. Önemli olan önceki kararın verildiği koşullarla dava tarihindeki koşullar arasında nafakanın yeniden belirlenmesini gerektiren bir değişiklik bulunmasıdır.
Nafaka Her Yıl Otomatik Artar mı?
Her nafaka kendiliğinden TÜFE, ÜFE veya başka bir oran üzerinden artmaz.
Mahkeme kararında veya geçerli anlaşmalı boşanma protokolünde sonraki yıllar için artış düzenlemesi bulunuyorsa nafaka bu hükme göre artırılabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi hâkime, talep edilmesi hâlinde gelecek yıllarda ödenecek nafakanın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda olacağını kararlaştırma imkânı vermektedir.
Bu nedenle mevcut nafakanın hangi tarihte ve hangi oranla artırılacağını belirlemek için öncelikle mahkeme kararının hüküm kısmına bakılması gerekir.
Kararda yıllık artış düzenlemesi bulunmasa dahi nafaka zaman içerisinde yetersiz hâle gelmişse şartları bulunduğunda nafaka artırım davası açılabilir.
Nafaka Azaltılabilir mi?
Nafaka borçlusunun ekonomik gücünün önceki karardan sonra önemli ölçüde azalması veya tarafların koşullarında esaslı değişiklik meydana gelmesi hâlinde nafakanın azaltılması istenebilir.
Ancak kişinin sırf nafaka ödememek amacıyla işten ayrılması veya gelirini kâğıt üzerinde azaltması her durumda nafakanın indirilmesini gerektirmez.
Mahkeme değişikliğin gerçek olup olmadığını, sürekliliğini ve tarafların güncel ekonomik koşullarını değerlendirir.
Çocuk için iştirak nafakasında da yalnız nafaka borçlusunun gelirindeki düşüş değil, çocuğun devam eden ihtiyaçları ve diğer ebeveynin mali gücü birlikte ele alınır.
Nafaka Tamamen Kaldırılabilir mi?
Yoksulluk nafakası bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde kaldırma sebepleri ayrıca düzenlenmiştir.
Nafaka alan kişinin yoksulluğunun sona ermesi veya başka biriyle evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması gibi hâllerde nafakanın kaldırılması için dava açılabilir.
Yeniden evlenme hâlinde ise irat biçimindeki yoksulluk nafakası kanun gereği kendiliğinden sona erer.
İştirak nafakasının kaldırılması veya sona ermesi ise çocuğun durumuna göre farklı değerlendirilir. Bu nedenle eş için ödenen yoksulluk nafakasıyla çocuk nafakasının sona erme sebepleri birbirine karıştırılmamalıdır.
Boşanırken Nafaka İstenmemişse Sonradan İstenebilir mi?
Boşanma sırasında yoksulluk nafakası istenmemiş olması bazı durumlarda boşanma sonrasında bağımsız nafaka talebini gündeme getirebilir. Ancak boşanmanın kesinleşmesinden doğan taleplerde Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı ve önceki dava veya protokolde nafakadan feragat edilip edilmediği önem taşır.
Özellikle anlaşmalı boşanma protokolünde “nafaka istemiyorum” veya tarafların birbirlerinden herhangi bir taleplerinin bulunmadığı yönünde hüküm mevcutsa sonradan açılacak davanın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu konu Boşanma Kesinleştikten Sonra Nafaka Davası başlıklı yazıda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Çocuk 18 Yaşına Gelince Nafaka Kesilir mi?
İştirak nafakası ergin olmayan çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılım amacıyla ödenir ve çocuk ergin olduğunda iştirak nafakası kural olarak sona erer.
Ancak çocuğun on sekiz yaşına ulaşması anne ve babanın her durumda artık hiçbir ekonomik yükümlülüğünün bulunmadığı anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 328. maddesine göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa anne ve baba, kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmaya devam eder.
Ergin çocuğun bu dönemde ileri süreceği nafaka talebinin hukuki niteliği iştirak nafakasından farklıdır ve talebin çocuk tarafından ileri sürülmesi gerekir.
Eşim Yurt Dışında Yaşıyorsa Nafaka İsteyebilir miyim?
Nafaka borçlusunun Almanya, Hollanda, Fransa veya başka bir ülkede yaşaması Türkiye’de nafaka talep edilmesine engel değildir.
Yurt dışındaki kişinin gelirinin belirlenmesinde yabancı ülkedeki ücret, vergi ve zorunlu yaşam giderleri önem taşıyabilir. Yabancı ülkede yüksek maaş alınması otomatik olarak belirli miktarda nafaka bağlanacağı anlamına gelmediği gibi, yalnız Türkiye’deki resmî kayıtların bulunmaması da kişinin gelirinin araştırılamayacağı anlamına gelmez.
Nafaka kararının yurt dışında tahsil edilmesi aşamasında ise Türkiye’nin ve borçlunun yaşadığı ülkenin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler ve ilgili merkezi makam prosedürleri gündeme gelebilir.
Yurt dışında yaşayan eşten nafaka alınması ve yabancı ülkede tahsil süreci Yurt Dışı Nafaka başlıklı yazıda ayrıca açıklanmaktadır.
Nafaka Ödenmezse Ne Yapılabilir?
Mahkeme tarafından hükmedilen nafakanın ödenmemesi hâlinde alacaklı icra takibi başlatabilir.
Nafaka borçlusunun maaşı, banka hesapları veya şartları bulunan diğer malvarlığı değerleri bakımından haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Nafaka kararına uyulmaması ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi kapsamında şikâyet ve tazyik hapsi sonucunu doğurabilecek özel bir yaptırıma bağlanmıştır. Ancak tazyik hapsinin uygulanabilmesi için icra takibinin durumu, tebligat, ödenmeyen nafakanın niteliği ve şikâyet süreleri gibi şartların birlikte bulunması gerekir.
Bu nedenle “bir ay ödemezse kesin hapse girer” veya “üç ay ödemezse otomatik hapis çıkar” şeklindeki ifadeler hukuki süreci doğru anlatmaz.
Ödenmeyen nafakanın tahsili ve tazyik hapsi şartları Nafaka Ödenmezse Ne Olur? başlıklı yazıda ayrıntılı olarak incelenmektedir.
Nafaka Borçlusu İşsizse Nafaka Öder mi?
İşsiz olmak her durumda nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Kişinin çalışma gücü, başka gelirleri, malvarlığı ve işsizliğin gerçek sebepleri değerlendirilir. Geçici işsizlik ile kişinin çalışma imkânı bulunmadığı kalıcı bir durum aynı değildir.
Özellikle çocuk nafakasında anne ve babanın çocuğun bakım giderlerine katılma yükümlülüğü bulunduğundan, yalnız SGK kaydının bulunmaması üzerinden sonuca gidilmez.
Bununla birlikte hiçbir geliri ve malvarlığı bulunmayan kişinin ekonomik durumu ile yüksek kazanç elde eden kişinin ödeyeceği nafakanın aynı olması da beklenemez.
Nafaka Davasında Hangi Mahkeme Görevlidir?
Nafaka uyuşmazlıklarında kural olarak aile mahkemeleri görevlidir.
Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, aile mahkemesi sıfatıyla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi davaya bakabilir.
Boşanma davası devam ederken talep edilen tedbir ve iştirak nafakası boşanma dosyası içerisinde değerlendirilir.
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetki bakımından ayrıca özel kurallar bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 177. maddesine göre boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
Davanın nafaka artırımı, kaldırılması, yardım nafakası veya başka bir nafaka türüne ilişkin olması hâlinde görev ve yetkinin somut talebe göre ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Samsun Nafaka Davalarında Avukat Ne Yapar?
Nafaka davasında hukuki takip yalnızca mahkemeden yüksek veya düşük bir rakam istemekten ibaret değildir.
Öncelikle hangi nafaka türünün talep edilebileceği ve mevcut mahkeme kararlarının ne içerdiği incelenir. Tarafların gelir ve giderleri belirlenir; çocuğa ilişkin talepte gerçek giderlerin hangi belgelerle ortaya konulabileceği değerlendirilir.
Karşı tarafın gelirini gizlediği düşünülüyorsa hangi kurum kayıtlarının getirtilmesi gerektiği, şirket veya taşınmaz gelirlerinin bulunup bulunmadığı ve yaşam standardının hangi delillerle ortaya konulabileceği belirlenir.
Nafaka artırımı veya azaltılması davasında ise yalnız bugünkü ekonomik koşullara değil, önceki kararın verildiği tarihteki şartlarla güncel durum arasındaki değişikliğe bakılır.
İcra aşamasına gelmiş nafaka alacaklarında da mevcut karar, ödeme kayıtları ve birikmiş nafaka hesapları incelenerek uygun takip yolu belirlenir.
Samsun Nafaka Avukatı Ayşe Deniz Oral
Samsun’da tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası talepleri; nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması davaları ile ödenmeyen nafakaların icra yoluyla tahsili konusunda hukuki danışmanlık ve dava takibi sağlanmaktadır.
Samsun merkez başta olmak üzere Atakum, İlkadım, Canik, Tekkeköy, Bafra, Çarşamba, Terme, Vezirköprü, Havza, Kavak, Ladik ve Samsun’un diğer ilçelerinde görülen nafaka ve aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sunulmaktadır.
Nafaka konusunda dava açılmadan veya mevcut ödeme tek taraflı olarak durdurulmadan önce mahkeme kararının, tarafların güncel ekonomik koşullarının ve nafakanın türünün birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Avukat Ayşe Deniz Oral
Zafer Mahallesi, Bahariye Caddesi No:52 Kat:3 İlkadım / Samsun
0530 327 37 84
