Samsun Sulh Hukuk Mahkemesi; kira ilişkisinden doğan davalar, ortaklığın giderilmesi, zilyetliğin korunması, kat mülkiyeti, vesayet ve bazı miras işlemleri başta olmak üzere kanunun özel olarak görevlendirdiği uyuşmazlıkları inceler. Sulh hukuk mahkemesinin görevi dava konusunun parasal değerine göre belirlenmez. Milyonlarca lira değerindeki hisseli bir taşınmazın ortaklığının giderilmesi davası sulh hukuk mahkemesinde görülebilirken, daha düşük değerli bir tapu iptal ve tescil davası asliye hukuk mahkemesinin görevine girebilir.
Bu nedenle mahkemenin adındaki “sulh” sözcüğü, yalnızca küçük veya kolay davalara bakıldığı anlamına gelmez. Görevli mahkeme, ileri sürülen talebin adıyla değil, uyuşmazlığın dayandığı hukuki ilişki ve davada istenen sonuçla belirlenir. Yanlış mahkemede açılan dava esası incelenmeden görevsizlikle sonuçlanabileceği gibi, dava öncesinde tamamlanması gereken zorunlu arabuluculuğun atlanması da davanın usulden reddine yol açabilir.
Samsun Sulh Hukuk Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesi, sulh hukuk mahkemelerinin temel görev alanını belirlemektedir. Buna göre kira ilişkisinden doğan davalar, taşınır veya taşınmaz malların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi davaları ile yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Aynı mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ve diğer kanunların özel olarak sulh hukuk mahkemesine bıraktığı dava ve işleri de inceler.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 383. maddesi uyarınca, aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde de sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Bununla birlikte bir işlemin miras, taşınmaz veya aile hukukuyla ilgili olması tek başına sulh hukuk mahkemesini görevli hâle getirmez. Kanundaki özel görev kuralı ve talebin çekişmeli olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Kira ve Tahliye Davaları
Kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların büyük bölümü sulh hukuk mahkemesinde görülür. Kiracının gereksinim, yeniden inşa ve imar, iki haklı ihtar, tahliye taahhüdü veya Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen diğer nedenlerle tahliyesi; kira bedelinin tespiti ve uyarlanması; kira alacağı, depozito, yan giderler ve kiralananın sözleşmeye aykırı kullanılması nedeniyle ileri sürülen talepler bu kapsamdadır.
Kira ilişkisinden doğan tahliye davası ile İcra ve İflas Kanunu’na göre başlatılan ilamsız tahliye takibi birbirinden ayrılmalıdır. Bazı durumlarda doğrudan sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açılırken bazı durumlarda icra takibi, ödeme veya tahliye emri ve icra mahkemesi aşaması gündeme gelir. Tarafın dilediği yolu yalnızca daha kısa süreceğini düşünerek seçmesi mümkün değildir; kullanılabilecek yol, tahliye sebebine ve eldeki belgelere göre belirlenir.
Kiracının taşınmazdan çıkmış olması da kira ilişkisinden kaynaklanan bütün uyuşmazlıkları sona erdirmez. Anahtarın ne zaman ve nasıl teslim edildiği, ödenmeyen kira bedelleri, depozitonun iadesi, kiralanandaki hasar ve erken tahliye nedeniyle doğan makul süre tazminatı sonradan dava konusu olabilir. Bu uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin belirlenmesinde talebin kira sözleşmesinden doğup doğmadığı önem taşır.
Samsun’daki kira uyuşmazlıkları hakkında ayrıntılı bilgiye Samsun kira hukuku avukatı ve kiracı tahliye davası sayfalarından ulaşılabilir.
Ortaklığın Giderilmesi Davaları
Bir taşınır veya taşınmaz üzerinde birden fazla kişinin paylı ya da elbirliği mülkiyetine sahip olması ve ortakların paylaşma konusunda anlaşamaması hâlinde ortaklığın giderilmesi davası açılabilir. Uygulamada izale-i şuyu davası olarak da bilinen bu dava, malın değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Mahkeme öncelikle malın aynen bölünerek paylaştırılmasının mümkün olup olmadığını değerlendirir. Taşınmazın niteliği, yüzölçümü, imar durumu, pay ve paydaş sayısı aynen paylaşmaya elverişli değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilebilir. Satış sonucunda elde edilen bedel, tapudaki paylar veya mirasçılık belgesindeki oranlar esas alınarak hak sahipleri arasında dağıtılır.
Taşınmazın Samsun’da bulunması her durumda merkezdeki Samsun Sulh Hukuk Mahkemelerini görevli ve yetkili kılmaz. Taşınmazın bağlı bulunduğu adli yargı çevresi ayrıca belirlenmelidir. Taşınmaz merkez adliyesinin yargı çevresindeyse dava Samsun Sulh Hukuk Mahkemesinde; başka bir ilçe adliyesinin yargı çevresindeyse ilgili ilçenin sulh hukuk mahkemesinde açılır.
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabuluculuk son tutanağı alınmadan doğrudan dava açılması hâlinde dava şartı eksikliği gündeme gelir. Ortaklığın giderilmesi süreci hakkında ayrıntılı açıklamalar Samsun ortaklığın giderilmesi avukatı sayfasında yer almaktadır.
Kat Mülkiyeti ve Apartman Uyuşmazlıkları
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda kural olarak sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Kat malikleri kurulu kararının iptali, ortak gider ve avans borçları, yönetici atanması, yöneticinin görev ve sorumlulukları, ortak yerlerin kullanımı, mimari projeye aykırı müdahaleler ve kat maliklerinin birbirlerine karşı yükümlülükleri bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ancak apartmanda veya sitede meydana gelen her uyuşmazlık yalnızca tarafların kat maliki olması nedeniyle Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi olmaz. Talep bir eser, hizmet veya sigorta sözleşmesine dayanıyorsa; tapu kaydının iptali isteniyorsa ya da uyuşmazlık doğrudan mülkiyet hakkının varlığına ilişkinse farklı bir mahkeme görevli olabilir. Taşınmazın kat mülkiyetine mi, kat irtifakına mı yoksa paylı mülkiyete mi tabi olduğu ve yönetim planının içeriği dava açılmadan önce incelenmelidir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan ve komşuluk hukukundan doğan uyuşmazlıklarda da 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuk uygulanmaktadır. Bununla birlikte uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olup olmadığı ve talebin hangi kanuna dayandığı somut olay üzerinden belirlenmelidir.
Zilyetliğin Korunması Davaları
Sulh hukuk mahkemesi, taşınır veya taşınmaz bir malda yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalara bakar. Buradaki inceleme, mülkiyet hakkının kesin olarak kime ait olduğunu belirlemekten farklıdır. Zilyetliğin gaspı veya saldırıya uğraması nedeniyle açılan davalarda fiilî hâkimiyetin hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı ya da kullanımın engellenip engellenmediği değerlendirilir.
Davacı tapu kaydına, miras hakkına veya başka bir ayni hakka dayanarak mülkiyetin tespitini, tapunun iptalini, müdahalenin önlenmesini ve ecrimisil talep ediyorsa uyuşmazlık kural olarak asliye hukuk mahkemesinin görevine girer. Aynı olayda kullanılan kavramların birbirine benzemesi, görev ayrımını ortadan kaldırmaz. Dilekçede istenen hukuki korumanın zilyetliğe mi yoksa ayni hakka mı dayandığı açık biçimde kurulmalıdır.
Mirasçılık Belgesi ve Tereke İşleri
Mirasçılık belgesinin verilmesi, aksine bir durum bulunmadıkça çekişmesiz yargı işidir ve sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Noterlerin de belirli koşullarda mirasçılık belgesi düzenleme yetkisi bulunmaktadır. Nüfus kayıtlarının yeterli olmaması, yabancılık unsurunun bulunması veya noter tarafından işlemin gerçekleştirilememesi hâlinde sulh hukuk mahkemesine başvurulması gerekebilir.
Mirasçılık belgesinin verilmesi ile daha önce düzenlenmiş mirasçılık belgesinin iptali aynı işlem değildir. Mevcut belgedeki mirasçıların veya payların gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla açılan iptal davası çekişmeli yargı işidir ve kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.12.2012 tarihli, 2012/14417 E., 2012/14849 K. sayılı kararında, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi isteminin tarafların miras paylarını değiştirecek çekişmeli bir dava olduğu, bu nedenle asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğu kabul edilmiştir.
Terekenin korunması, terekeye temsilci atanması, terekenin tespiti, vasiyetnamenin açılması ve kanunda sulh hâkimine bırakılan diğer koruma işlemleri de koşulları varsa sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Terekenin tespiti, ölüm tarihinde mirasbırakana ait mal, hak, alacak ve borçların belirlenmesine yönelik koruyucu bir işlemdir; tek başına malların mirasçılar arasında paylaştırılması veya mülkiyetin bir mirasçı adına geçirilmesi sonucunu doğurmaz.
Miras uyuşmazlıklarının görev yönünden birbirinden ayrılması önemlidir. Miras paylaşımı, muris muvazaası, tenkis, vasiyetnamenin iptali, tapu iptal ve tescil ile ortaklığın giderilmesi aynı miras ilişkisi içinde ortaya çıkabilse de aynı mahkemenin görevine girmeyebilir. Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklar hakkında ayrıntılı bilgi Samsun miras avukatı sayfasında bulunmaktadır.
Mirasın Gerçek Reddi ile Hükmen Reddi Arasındaki Görev Farkı
Mirasın gerçek reddi, mirasçının mirası kayıtsız ve şartsız reddettiğini Türk Medeni Kanunu’ndaki süre içinde mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine bildirmesidir. Bu işlemde mahkeme, süresinde yapılan ret beyanını özel kütüğe kaydeder. Ret beyanının vekil aracılığıyla yapılması hâlinde vekâletnamede özel yetki bulunması gerekir.
Mirasın hükmen reddi ise farklıdır. Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras kanun gereğince reddedilmiş sayılabilir. Terekenin borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti çekişmeli bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarihli, 2016/11514 E., 2019/4967 K. sayılı kararında da terekenin borca batık olduğunun tespiti isteminde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu benimsenmiştir.
Bu nedenle “mirasın reddi sulh hukuk mahkemesinde yapılır” ifadesi tek başına yeterli değildir. Talebin üç aylık süreye tabi gerçek ret beyanı mı, yoksa ölüm tarihindeki borca batıklığa dayanan hükmen ret tespiti mi olduğu belirlenmelidir.
Vesayet İşleri
Türk Medeni Kanunu’na göre vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, bağımlılık, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim, özgürlüğü bağlayıcı ceza ya da kişinin kendi isteği gibi kanunda belirtilen nedenlerle kısıtlama ve vasi atanması gündeme gelebilir.
Vasi atanmasıyla süreç sona ermez. Vasinin malvarlığına ilişkin bazı işlemleri yapabilmesi için vesayet makamından izin alması, belirli işlemlerde ise denetim makamının da onayının bulunması gerekebilir. Vasinin hesap verme yükümlülüğü, görevden alınması, değiştirilmesi ve vesayetin sona erdirilmesi de ilgili dosya kapsamında değerlendirilir.
Vesayet işlerinde yetkili mahkeme kural olarak vesayet altına alınacak kişinin yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir. Kişinin yalnızca bir hastanede, bakım merkezinde veya yakınının yanında geçici olarak Samsun’da bulunması, yerleşim yeri Samsun’a taşınmamışsa merkezdeki Samsun Sulh Hukuk Mahkemesini kendiliğinden yetkili hâle getirmez.
Sulh Hukuk Mahkemesinin Bakmadığı Başlıca Davalar
Sulh hukuk mahkemesinin kira, miras ve taşınmazlarla ilgili birçok işi incelemesi, bu alanlardaki bütün davaların aynı mahkemede görüleceği anlamına gelmez. Tapu kaydının yolsuz veya geçersiz olduğu iddiasıyla tapu iptal ve tescil talep edilen davalarda kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Hisseli taşınmazın satılarak veya aynen bölünerek ortaklığının sona erdirilmesi isteniyorsa görev sulh hukuk mahkemesine aittir.
Mirasçılık belgesinin verilmesi sulh hukuk mahkemesinden istenebilirken belgenin iptali asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olur. Mirasın gerçek reddi sulh hukuk mahkemesine yapılan bir beyanla gerçekleşirken hükmen reddin tespiti asliye hukuk mahkemesinde görülür. Zilyetliğin korunması sulh hukuk mahkemesinin; mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali, müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil talepleri ise kural olarak asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır.
Tapu kaydına ve taşınmaz mülkiyetine ilişkin davalar hakkında Samsun tapu avukatı sayfasından bilgi alınabilir.
Sulh Hukuk Davalarından Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
Sulh hukuk mahkemesinde görülen her dava veya iş arabuluculuğa tabi değildir. Bununla birlikte 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesi uyarınca, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesinde, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan ve komşuluk hukukundan doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
İcra ve İflas Kanunu’na göre kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu düzenlemenin dışında bırakılmıştır. Bununla birlikte icra takibinden sonra açılacak davanın veya ileri sürülecek talebin hukuki niteliğine göre arabuluculuk şartının ayrıca incelenmesi gerekebilir.
Mirasçılık belgesinin verilmesi, mirasın gerçek reddi, vesayet ve diğer çekişmesiz yargı işleri ise tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği klasik bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığından dava şartı arabuluculuk kapsamında değerlendirilmez. Arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkla tabi olmayan başka bir talebin aynı dilekçede ileri sürülmesi hâlinde her talep yönünden dava şartı ayrı ayrı incelenir.
Hangi Sulh Hukuk Mahkemesinde Dava Açılır?
Görev, uyuşmazlığa hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise davanın hangi yerdeki mahkemede görüleceğini belirler. Sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunun tespit edilmesi, davanın mutlaka Samsun merkezde açılabileceği anlamına gelmez.
Kira davalarında davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri; ortaklığın giderilmesinde taşınmazın bulunduğu yer; mirasın gerçek reddinde mirasbırakanın son yerleşim yeri; vesayet işlerinde vesayet altına alınacak kişinin yerleşim yeri önem taşır. Birden fazla taşınmazın, birden fazla davalının veya farklı yargı çevrelerinin bulunduğu dosyalarda özel yetki ve kesin yetki kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
Samsun ili içinde farklı adliyelerin yargı çevreleri bulunduğundan yalnızca kişinin Samsun’da yaşaması veya taşınmazın Samsun il sınırları içinde bulunması merkezdeki mahkemeleri her zaman yetkili kılmaz. Görev ve yetki kamu düzenine veya kesin yetkiye ilişkin olduğu ölçüde mahkemece kendiliğinden de incelenebilir.
Samsun Sulh Hukuk Mahkemeleri Nerede?
Samsun Adliyesinin güncel mahkeme yapılanmasında 1. Sulh Hukuk Mahkemesinden 7. Sulh Hukuk Mahkemesine kadar yedi ayrı sulh hukuk mahkemesi bulunmaktadır. Mahkemeler Samsun Adliye Sarayında, Kılıçdede Mahallesi Muhittin Özkefeli Bulvarı No: 5 İlkadım/Samsun adresinde faaliyet göstermektedir.
Yeni açılacak dava veya çekişmesiz yargı talebi, özel bir tevzi düzeni bulunmadıkça belirli bir mahkeme numarası seçilerek açılmaz. Dilekçe “Samsun Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine” hitaben hazırlanır ve dosya tevzi sistemi tarafından ilgili mahkemeye dağıtılır. Daha önce açılmış bir dosyaya sunulacak dilekçede ise dosyanın görüldüğü mahkemenin numarası ve esas bilgisi yazılır.
Adliye binasına ulaşım, ek hizmet binası ve diğer birimlerin konumu hakkında Samsun Adliyesine nasıl ulaşılır? sayfası incelenebilir.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Yargılama Nasıl Yürür?
Sulh hukuk mahkemelerinde kural olarak basit yargılama usulü uygulanır. Dava dilekçesinin davalıya tebliğinden sonra cevap süresi iki haftadır. Basit yargılama usulünde cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi aşamaları bulunmadığından tarafların vakıalarını, savunmalarını ve delillerini ilk dilekçelerinde düzenli biçimde sunmaları önem taşır.
Uyuşmazlığın niteliğine göre mahkeme tapu ve nüfus kayıtlarını getirir; keşif yapabilir, bilirkişi raporu alabilir, tanık dinleyebilir ve ilgili kurumlara müzekkere yazabilir. Ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazın aynen paylaşılabilirliği ve değeri; kira davalarında sözleşme, ihtarlar, ödeme kayıtları ve taşınmazın durumu; tereke işlerinde ölüm tarihi itibarıyla malvarlığı; vesayet dosyalarında ise kişinin sağlık ve sosyal durumu incelenebilir.
Sulh hukuk mahkemesinin kararına karşı başvurulabilecek kanun yolu, kararın niteliğine ve varsa yıllık parasal sınırlara göre belirlenir. İstinafa tabi kararlarda başvuru süresi kural olarak gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Her sulh hukuk kararının mutlaka istinaf veya temyiz incelemesine açık olduğu varsayılmamalıdır.
Samsun Sulh Hukuk Mahkemesi Davalarında Hukuki Yardım
Sulh hukuk mahkemesinde görülen uyuşmazlıklar farklı hukuk alanlarını aynı dosyada bir araya getirebilir. Miras kalan taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi talebi, kira sözleşmesine dayalı tahliye, apartman yönetimi uyuşmazlığı veya vesayet işlemi bakımından uygulanacak görev, yetki, arabuluculuk ve delil kuralları birbirinden farklıdır.
Dava açılmadan önce talebin hukuki niteliğinin belirlenmesi; arabuluculuğun zorunlu olup olmadığının incelenmesi; doğru adli yargı çevresinin seçilmesi ve eldeki belgelerin dava sonucuna elverişli biçimde sunulması gerekir. Avukat Ayşe Deniz Oral, Samsun Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine giren kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, miras ve vesayet uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Samsun Sulh Hukuk Mahkemesinde hangi davalar görülür?
Kira ilişkisinden doğan tahliye, kira tespiti, uyarlama ve alacak davaları; taşınır veya taşınmazların ortaklığının giderilmesi; zilyetliğin korunması; Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklar; mirasçılık belgesi, terekenin korunması ve tespiti; mirasın gerçek reddi ile vesayet işleri başlıca dava ve işlemlerdir. Talebin özel bir kanunla başka mahkemeye bırakıldığı durumlar saklıdır.
Dava değerinin yüksek olması Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini değiştirir mi?
Sulh hukuk mahkemesinin görevi dava konusunun değerine göre belirlenmez. Taşınmaz çok değerli olsa bile ortaklığın giderilmesi davası sulh hukuk mahkemesinde görülür. Buna karşılık daha düşük değerli bir tapu iptal ve tescil davasında asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir.
Kira davasından önce arabuluculuk zorunlu mudur?
İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması kural olarak zorunludur. Tahliye sebebi ve izlenen yol, arabuluculuk şartının kapsamını etkileyebilir.
Ortaklığın giderilmesi davası doğrudan açılabilir mi?
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde dava açılabilir.
Veraset ilamı için mahkemeye başvurmak zorunlu mudur?
Noterler de kanuni koşulların bulunduğu durumlarda mirasçılık belgesi verebilir. Nüfus kayıtlarının yeterli olmadığı, yabancılık unsurunun bulunduğu veya noterlikçe belgenin düzenlenemediği hâllerde sulh hukuk mahkemesine başvurulması gerekebilir.
Mirasçılık belgesinin iptali Sulh Hukuk Mahkemesinde mi istenir?
Mirasçılık belgesinin verilmesi sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Daha önce düzenlenmiş belgenin iptali ve miras paylarının yeniden belirlenmesi ise çekişmeli bir dava olduğundan kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Mirasın reddi Samsun Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılabilir mi?
Mirasın gerçek reddi, mirasbırakanın son yerleşim yeri Samsun merkez adliyesinin yargı çevresindeyse Samsun Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilebilir. Mirasçının Samsun’da yaşaması tek başına yeterli değildir. Hükmen ret iddiası ise sulh hukuk mahkemesinde değil, görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesinde ileri sürülür.
Tapu iptal ve tescil davasına Sulh Hukuk Mahkemesi bakar mı?
Tapu kaydının iptali ve hak sahibi adına tescili talep edilen davalarda kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Sulh hukuk mahkemesi hisseli taşınmazın ortaklığının aynen paylaşma veya satış yoluyla giderilmesine karar verebilir; ancak bu dava tapu iptal ve tescil davasıyla aynı değildir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ile Sulh Ceza Hâkimliği aynı mıdır?
Sulh hukuk mahkemesi kira, ortaklığın giderilmesi, vesayet ve kanunda belirtilen diğer özel hukuk işlerine bakar. Sulh ceza hâkimliği ise ceza soruşturması sırasında tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi hâkim kararlarını inceleyen farklı bir yargı merciidir.
Dilekçeye hangi numaralı Samsun Sulh Hukuk Mahkemesi yazılmalıdır?
Yeni açılacak bir dosyada kural olarak “Samsun Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine” hitabı kullanılır ve dosya tevzi sistemiyle ilgili mahkemeye dağıtılır. Devam eden dosyalarda ise mahkemenin numarası ile dosyanın esas numarası belirtilmelidir.
Sulh Hukuk Mahkemesinde avukat tutmak zorunlu mudur?
Tarafların sulh hukuk mahkemesinde kendilerini avukatla temsil ettirmeleri zorunlu değildir. Bununla birlikte yanlış görev veya yetki seçimi, zorunlu arabuluculuğun atlanması, hak düşürücü sürelerin geçirilmesi ve delillerin zamanında sunulmaması davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
