Boşanma avukatının görevi, hazırlanmış bir dilekçeyi mahkemeye sunmakla sınırlı değildir. Dosyanın başlangıcında yapılacak hukuki değerlendirme; hangi olayların ileri sürüleceğini, bunların hangi delillerle ispatlanacağını, dava sırasında hangi geçici önlemlerin isteneceğini ve boşanmayla bağlantılı taleplerin hangi dosyada görüleceğini belirler.
Boşanma kararı, eşler arasındaki evlilik bağını sona erdirir. Ancak nafaka, velayet, çocukla kişisel ilişki, maddi ve manevi tazminat, ziynet alacağı ve mal rejiminin tasfiyesi aynı hukuki şartlara bağlı değildir. Aynı evlilikten kaynaklanmaları, bu uyuşmazlıkların tamamının tek bir dava içinde ve aynı şekilde çözüleceği anlamına gelmez.
Bu nedenle boşanma davasına hazırlanırken yalnız “Nasıl boşanırım?” sorusuna değil; dava devam ederken barınma ve geçimin nasıl sağlanacağına, çocukların yaşam düzenine, mevcut delillerin korunmasına ve boşanma sonrasında ortaya çıkabilecek malvarlığı uyuşmazlıklarına da bakılması gerekir.
- Boşanma Avukatı Ne Yapar?
- Boşanma Davası Açılmadan Önce Dosya Nasıl Değerlendirilir?
- Anlaşmalı Boşanma ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Fark
- Boşanma Sebebi Nasıl Belirlenir?
- Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
- Dava Dilekçesi, Cevap ve Karşı Dava Neden Önemlidir?
- Boşanma Davasında Deliller Nasıl Kullanılır?
- Boşanma Davasında Geçici Tedbirler
- Boşanma Davasında Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki
- Boşanma Davasında Nafaka
- Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat
- Mal Paylaşımı ve Ziynet Boşanma Davasında Kendiliğinden Çözülür mü?
- Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
- Boşanma Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mudur?
- Aynı Avukat İki Eşi Birden Temsil Edebilir mi?
- Boşanma Avukatı Ücreti Nasıl Belirlenir?
- Boşanma Avukatı Seçerken Nelere Bakılmalıdır?
- Farklı Şehirlerdeki Boşanma Davalarının Takibi
- Sık Sorulan Sorular
- Eşim boşanmayı kabul etmiyorsa dava açabilir miyim?
- Boşanma davası herhangi bir şehirde açılabilir mi?
- Anlaşmalı boşanmada avukat duruşmaya tek başına girebilir mi?
- Boşanma davasını önce açan taraf avantajlı mıdır?
- Boşanma davası açılınca bütün mallara tedbir konulur mu?
- Boşanma davasıyla mal paylaşımı da sonuçlanır mı?
- Delilim yoksa boşanma davası açamaz mıyım?
- Boşanma kararı verildiği gün evlilik sona erer mi?
Boşanma Avukatı Ne Yapar?
Boşanma avukatı öncelikle tarafın anlattığı olayları hukuki bakımdan değerlendirir. Yaşanan her anlaşmazlık boşanma sebebi oluşturmayabileceği gibi, hukuken önem taşıyan bir olayın dava içinde genel ifadelerle anlatılması da yeterli olmayabilir. Olayın zamanı, taraflar arasındaki ilişkiye etkisi ve hangi delille ispatlanabileceği birlikte ele alınmalıdır.
Çekişmeli boşanma dosyasında dava dilekçesinin hazırlanması, karşı tarafın iddialarına cevap verilmesi, gerekiyorsa karşı dava açılması, delillerin zamanında bildirilmesi, tanıkların dinlenmesi ve ara kararların takibi önem taşır. Nafaka, geçici velayet, aile konutunun kullanımı veya malvarlığına ilişkin geçici koruma talepleri de dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir.
Anlaşmalı boşanmada ise çalışma yalnız kısa bir protokol hazırlamaktan ibaret değildir. Protokolde nafaka, velayet, çocukla kişisel ilişki, tazminat, yargılama giderleri ve tarafların diğer malvarlığı haklarına ilişkin kullandığı ifadelerin karar kesinleştikten sonra doğuracağı sonuçlar incelenmelidir.
Avukat ayrıca duruşmaları ve diğer usul işlemlerini takip eder, mahkeme kararını değerlendirir, şartları varsa istinaf veya temyiz başvurusunu hazırlar ve kararın kesinleşme sürecini izler.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Dosya Nasıl Değerlendirilir?
Boşanma kararı veren kişinin ilk eğilimi mümkün olan en kısa sürede dava açmak olabilir. Ancak özellikle çekişmeli boşanmalarda dava açılmadan önce dosyanın hazırlanması, sonradan telafisi güç usul sorunlarını azaltabilir.
İlk değerlendirmede evlilik içinde yaşanan olayların kronolojisi çıkarılmalıdır. Tarafların ne zamandan beri ayrı yaşadığı, daha önce boşanma veya koruma davası açılıp açılmadığı, müşterek çocukların kimle yaşadığı, ekonomik kaynakların nasıl kullanıldığı ve acil bir güvenlik tehlikesi bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Mesajlar, banka kayıtları, sağlık belgeleri, kolluk tutanakları, savcılık dosyaları, fotoğraflar ve tanık olabilecek kişiler de bu aşamada ele alınır. Buradaki amaç mümkün olduğu kadar fazla belge toplamak değildir. Hangi delilin hangi somut olayı açıklayabildiğinin belirlenmesi gerekir.
Dava açılmadan önce ulaşılmak istenen sonuç da açık olmalıdır. Yalnız boşanma mı istenmektedir? Velayet, nafaka veya tazminat talebi bulunmakta mıdır? Eşin mal kaçırma ihtimali var mıdır? Ziynet eşyaları kimdedir? Mal paylaşımı bakımından ayrı bir dava açılması gerekecek midir? Dava stratejisi bu soruların cevaplarına göre şekillenir.
Anlaşmalı Boşanma ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Fark
Anlaşmalı boşanma, eşlerin yalnız boşanma konusunda değil, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında da anlaşmaları hâlinde mümkündür. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi mümkündür.
Mahkeme tarafları bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve hazırlanan düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Bu nedenle tarafların avukatları bulunsa bile anlaşmalı boşanma duruşmasına eşlerin bizzat katılması gerekir.
Protokol imzalanmış olması boşanmanın kesin olarak gerçekleştiği anlamına gelmez. Taraflardan biri duruşmada protokolü kabul etmezse veya hâkimin gerekli gördüğü değişikliklerde anlaşma sağlanamazsa anlaşmalı boşanma şartları oluşmayabilir.
Çekişmeli boşanmada ise taraflar boşanma iradesinde veya boşanmanın sonuçlarında anlaşamamaktadır. Mahkeme, ileri sürülen olayları ve delilleri değerlendirerek boşanma sebebinin ispatlanıp ispatlanmadığına karar verir. Kusur durumu, özellikle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası bakımından önem taşıyabilir.
Evlilik bir yılını doldurmamışsa eşlerin karşılıklı olarak boşanmayı istemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesine göre anlaşmalı boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir. Böyle bir durumda kanunda bulunan bir boşanma sebebine dayanılması ve bu sebebin usulüne uygun biçimde ortaya konulması gerekir.
Boşanma Sebebi Nasıl Belirlenir?
Türk Medeni Kanunu’nda zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı özel boşanma sebepleri olarak düzenlenmiştir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ise uygulamada en sık karşılaşılan genel boşanma sebebidir.
Bir olayın hangi hukuki sebebe dayandırılacağı yalnız başlık seçimi değildir. Özel boşanma sebeplerinin kendilerine özgü şartları ve bazı durumlarda hak düşürücü süreleri bulunmaktadır. Aynı olayın özel boşanma sebebiyle birlikte evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında ileri sürülüp sürülemeyeceği de dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Daha önce açılmış ve reddedilmiş bir boşanma davasının bulunması da ayrıca önemlidir. Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesindeki şartlar kapsamında yeniden boşanma davası açılması gündeme gelebilir. Bunun yanında ret kararından sonra meydana gelen yeni olaylara dayanılarak da yeni dava açılması mümkün olabilir.
Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Ayrı bir aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre belirlenir. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.
Avukatın bürosunun bulunduğu şehir, boşanma davasında yetkili mahkemeyi belirlemez. Dosyanın hangi şehirde açılacağı tarafların yerleşim yerlerine ve kanundaki yetki kurallarına göre tespit edilir. Bir avukatın başka şehirdeki dosyayı takip etmesine engel oluşturan genel bir kural bulunmamakla birlikte duruşmalar, seyahat gereksinimi, dosyanın kapsamı ve çalışma koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava Dilekçesi, Cevap ve Karşı Dava Neden Önemlidir?
Çekişmeli boşanma davasında mahkeme önüne getirilen vakıalar büyük ölçüde tarafların dilekçeleriyle belirlenir. “Eşim bana kötü davrandı” veya “Evlilik birliği yürümüyor” biçimindeki genel ifadeler, olayların somutlaştırılması bakımından yeterli olmayabilir.
Hangi davranışın ne zaman gerçekleştiği, olayın taraflar arasındaki ilişkiye etkisi ve hangi delille ispatlanacağı mümkün olduğunca açıklanmalıdır. Birden fazla olaya dayanılıyorsa bunların birbirinden ayrılması ve kronolojik bütünlük içinde sunulması dosyanın anlaşılmasını kolaylaştırır.
Davalı eşin de dava dilekçesine süresi içinde cevap verme, kendi olay ve delillerini bildirme ve şartları varsa karşı boşanma davası açma hakkı bulunmaktadır. Karşı dava açılması ile yalnız mevcut davanın reddini istemek aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Dilekçeler aşamasından sonra yeni vakıa ve delil ileri sürülmesi usul hukukundaki sınırlamalara tabidir. Bu nedenle önemli olayların ve ulaşılabilir delillerin dosyanın başında gözden geçirilmesi gerekir.
Boşanma Davasında Deliller Nasıl Kullanılır?
Boşanma davasında iddia edilen olayın niteliğine göre tanık anlatımları, mesajlaşmalar, banka hareketleri, sağlık kayıtları, kolluk tutanakları, savcılık veya ceza dosyaları, sosyal medya paylaşımları, fotoğraflar ve kurum kayıtları gündeme gelebilir.
Mahkeme, tarafların özel hayatına veya ekonomik yaşamına ilişkin bütün kayıtları herhangi bir talep olmadan kendiliğinden toplamaz. Getirilmesi istenen kaydın hangi kurumda bulunduğunun ve hangi olayla bağlantılı olduğunun belirtilmesi gerekebilir.
Telefon görüşme trafiği ile konuşma veya mesaj içeriği aynı veri değildir. Benzer şekilde WhatsApp konuşmalarının GSM operatöründen getirilebileceği düşünülmemelidir. Kamera ve otel kayıtlarında ise verilerin sınırlı süre saklanması nedeniyle zamanında hareket edilmesi önem taşıyabilir.
Bir kaydın elde edilmiş olması onun mahkemede mutlaka kullanılabileceği anlamına gelmez. Eşin telefonuna casus program kurulması, özel hesabına izinsiz girilmesi, özel yaşam alanına gizli kamera yerleştirilmesi veya sistematik takip yapılması hukuka aykırı delil ve ceza sorumluluğu tartışmalarına yol açabilir.
Bu nedenle delil değerlendirmesinde yalnız kaydın içeriğine değil, nasıl elde edildiğine ve hangi iddiayı ispatlamak için kullanılacağına da bakılmalıdır.
Boşanma Davasında Geçici Tedbirler
Boşanma davasının sonuçlanması beklenmeden tarafların ve çocukların korunması için geçici önlemler alınabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi kapsamında eşlerin barınması ve geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması hakkında gerekli tedbirler değerlendirilebilir.
Dava devam ederken eş veya çocuk için tedbir nafakası, müşterek çocuğun geçici olarak hangi ebeveyn yanında kalacağı, diğer ebeveynle kurulacak geçici kişisel ilişki ve ortak konutun kullanımı gündeme gelebilir.
Eşin malları devretme veya malvarlığını azaltma tehlikesi bulunuyorsa istenebilecek önlemler, söz konusu malın niteliğine ve açılacak talebin hukuki dayanağına göre belirlenmelidir. Her boşanma davasında eşin bütün malvarlığına kendiliğinden tedbir konulmaz.
Şiddet, tehdit, ısrarlı takip veya güvenlik tehlikesi bulunması hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler ayrıca istenebilir. Bu tedbirler ile boşanma davasındaki geçici önlemler aynı hukuki süreç değildir.
Boşanma Davasında Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki
Velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Anne veya babanın boşanmada daha kusurlu olması, velayet sonucunu tek başına belirlemez.
Mahkeme çocuğun yaşı, eğitim düzeni, sağlık durumu, mevcut yaşam çevresi, bakımını fiilen kimin üstlendiği, ebeveynlerin çocukla ilişkisi ve bakım yeterliliği gibi unsurları birlikte değerlendirir. Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi uygunsa görüşünün alınması da gündeme gelebilir.
Velayet bir ebeveyne bırakıldığında diğer ebeveynle kurulacak kişisel ilişkinin günleri, tatiller, teslim saatleri ve özel dönemler uygulanabilir şekilde düzenlenmelidir. Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesi ebeveynler arasında bir ödül veya ceza aracı olarak kullanılmamalıdır.
Anne ve babanın şartları uygunsa boşanmadan sonra ortak velayet de değerlendirilebilir. Ancak ortak velayet eşit süreli bakım anlamına gelmez ve taraflar arasındaki iletişim ile iş birliğinin somut ailede işleyebilir olması gerekir.
Boşanma Davasında Nafaka
Boşanma davasında “nafaka” adı altında tek bir ödeme türü bulunmamaktadır. Dava devam ederken verilen tedbir nafakası, boşanma sonrasında eş için değerlendirilen yoksulluk nafakası ve çocuk için hükmedilen iştirak nafakası farklı şartlara tabidir.
Tedbir nafakası, yargılama devam ederken ekonomik bakımdan korunması gereken eşin ve çocukların geçimini sağlamaya yönelik geçici bir önlemdir. Bu aşamada mahkeme henüz boşanmadaki nihai kusur durumunu belirlememiştir.
Yoksulluk nafakası bakımından boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme, tarafların ekonomik koşulları ve nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olup olmadığı değerlendirilir. Mahkeme, talep edilmemiş bir yoksulluk nafakasına kendiliğinden karar veremez.
İştirak nafakası ise müşterek çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer giderlerine velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin mali gücü oranında katılmasını amaçlar. Çocuk nafakasında eşlerin boşanmadaki kusuru belirleyici değildir.
Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat
Her boşanma kararı otomatik olarak maddi veya manevi tazminat hakkı doğurmaz. Maddi tazminat bakımından boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen tarafın kusur durumu incelenir.
Manevi tazminat ise boşanmaya neden olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf bakımından gündeme gelebilir. Hakaret, şiddet veya sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışın bulunması tek başına belirli bir miktarda tazminata hükmedileceği anlamına gelmez. Olayların ağırlığı, kusur, tarafların koşulları ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir.
Tazminat isteyen tarafın talebini açıkça ileri sürmesi gerekir. Mahkeme, talep edilen miktarı aşacak şekilde tazminata karar veremez.
Mal Paylaşımı ve Ziynet Boşanma Davasında Kendiliğinden Çözülür mü?
Boşanma kararı verilmesi, eşlerin evlilik içinde edindiği malların kendiliğinden yarı yarıya paylaştırılması sonucunu doğurmaz. Taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, şirket payları ve diğer malvarlığı değerleri bakımından eşler arasındaki mal rejiminin türü, malların edinilme tarihi, finansman kaynakları ve kişisel mal iddiaları incelenmelidir.
Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasından farklı bir malvarlığı uyuşmazlığıdır. Davanın ne zaman açılacağı, hangi değerlerin talep edileceği ve mal kaçırma iddiası varsa hangi hukuki önlemlerin kullanılabileceği ayrıca belirlenmelidir.
Ziynet eşyaları da mal rejiminin tasfiyesiyle aynı talep değildir. Takıların niteliği, kime ait olduğu, kimde kaldığı, bozdurulup bozdurulmadığı ve ne şekilde ispatlanacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde “Tarafların birbirlerinden hiçbir hak ve alacağı kalmamıştır” gibi geniş ifadeler kullanılacaksa bu hükmün mal paylaşımı ve ziynet taleplerine etkisi özellikle incelenmelidir.
Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Boşanma davaları için bütün mahkemelerde geçerli sabit bir süre vermek mümkün değildir. Anlaşmalı boşanma, şartları eksiksiz olarak oluşmuşsa tek duruşmada karara bağlanabilir. Ancak duruşmada karar verilmesi ile boşanmanın hukuken kesinleşmesi aynı aşama değildir.
Çekişmeli boşanmada dilekçelerin tebliği, ön inceleme, tanıkların dinlenmesi, kurum kayıtlarının getirilmesi, velayet hakkında uzman incelemesi yapılması ve dosyanın kapsamı yargılama süresini etkiler. İlk derece kararından sonra istinaf veya temyiz yoluna başvurulması hâlinde kesinleşme süresi uzar.
Bu nedenle yalnız tahmini bitiş tarihine odaklanmak yerine dava sırasında alınması gereken geçici önlemlerin ve delillerin zamanında değerlendirilmesi daha sağlıklı olur.
Boşanma Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mudur?
Boşanma davasının avukat aracılığıyla açılması ve takip edilmesi zorunlu değildir. Taraflar davalarını kendileri açabilir ve yürütebilir.
Buna karşılık boşanma davası; maddi hukuk kuralları, dilekçe ve delil süreleri, geçici tedbirler, nafaka, velayet, tazminat ve ayrı dava gerektiren malvarlığı talepleri nedeniyle birden fazla hukuki konuyu birlikte içerebilir. Yapılan bir usul işleminin sonucu, yalnız boşanma talebini değil bağlantılı hakları da etkileyebilir.
Dava avukat aracılığıyla takip edilecekse vekâletnamede boşanma ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin gerekli özel yetkilerin bulunması gerekir. Anlaşmalı boşanmada ise avukatla temsil edilmek tarafların hâkim tarafından bizzat dinlenmesi şartını ortadan kaldırmaz.
Aynı Avukat İki Eşi Birden Temsil Edebilir mi?
Anlaşmalı boşanmada tarafların ortak bir protokol üzerinde uzlaşmış olması, iki eş arasında hiçbir menfaat farklılığı bulunmadığı anlamına gelmez. Nafaka, velayet, tazminat, ziynet ve mal paylaşımı hükümleri eşler bakımından farklı sonuçlar doğurur.
Bu nedenle bir avukatın menfaatleri karşı karşıya gelebilecek iki eşin birden vekili olarak hareket etmesi meslek kuralları yönünden sakınca doğurabilir. Avukat taraflardan birini temsil ediyorsa diğer eş, protokolün kendi bakımından doğuracağı sonuçları bağımsız olarak değerlendirmelidir.
Boşanma Avukatı Ücreti Nasıl Belirlenir?
Avukatlık ücreti; davanın anlaşmalı veya çekişmeli olması, dosyanın kapsamı, ileri sürülecek talepler, duruşma sayısı, dosyanın görüleceği şehir ve kanun yolu aşamalarına göre belirlenir.
Ücretin kapsamı yazılı avukatlık ücret sözleşmesinde açıkça gösterilmelidir. İlk derece yargılaması, istinaf, temyiz, bağlantılı mal paylaşımı veya ziynet davalarının aynı ücret kapsamında olup olmadığı baştan belirlenmelidir.
Avukatlık ücreti ile mahkeme harçları, gider avansı, tebligat, bilirkişi, keşif ve seyahat giderleri aynı kalem değildir. Ayrıca kararla karşı tarafa yükletilebilecek vekâlet ücreti ile müvekkilin kendi avukatıyla kararlaştırdığı ücret birbirinden ayrılmalıdır.
Boşanma Avukatı Seçerken Nelere Bakılmalıdır?
Boşanma davasında avukat seçimi yalnız internet üzerindeki tanıtım ifadelerine göre yapılmamalıdır. Dosyanın kapsamının nasıl değerlendirildiği, muhtemel risklerin açıklanıp açıklanmadığı, hangi hizmetlerin ücret kapsamında olduğu ve iletişimin nasıl yürütüleceği önemlidir.
Hiçbir avukat bir davanın sonucunu garanti edemez. Mahkemenin delil ve kusur değerlendirmesi dosyanın içeriğine göre yapılır. Bu nedenle kesin sonuç, kesin süre veya garanti edilen tazminat miktarı gibi vaatlere ihtiyatla yaklaşılmalıdır.
İlk görüşmede yalnız karşı tarafın kusurları değil, müvekkilin kendi davranışlarından doğabilecek riskler de değerlendirilmelidir. Sağlıklı hukuki temsil, dosyanın güçlü yönleri kadar zayıf yönlerinin de açıkça konuşulmasını gerektirir.
Farklı Şehirlerdeki Boşanma Davalarının Takibi
Oral Avukatlık Bürosunun çalışma merkezi Samsun’dadır. Başka şehirlerde görülecek boşanma davalarında görevli ve yetkili mahkeme, duruşmalara katılım, seyahat gereksinimi, dosyanın kapsamı ve bağlantılı davalar somut dosya üzerinden değerlendirilir.
İlk dosya incelemesinde tarafların yerleşim yerleri, evlilik içinde yaşanan olaylar, mevcut deliller, müşterek çocukların durumu, ekonomik talepler ve varsa daha önce açılmış davalar birlikte ele alınır. Bunun sonucunda anlaşmalı veya çekişmeli sürecin nasıl yürütülebileceği ve hangi taleplerin boşanma dosyasında ya da ayrı davalarda ileri sürüleceği belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Eşim boşanmayı kabul etmiyorsa dava açabilir miyim?
Evet. Diğer eşin kabulü anlaşmalı boşanma bakımından gereklidir. Kanunda bulunan bir boşanma sebebinin ortaya konulması ve ispatlanması hâlinde diğer eş boşanmayı istemese de çekişmeli boşanma davası açılabilir.
Boşanma davası herhangi bir şehirde açılabilir mi?
Hayır. Boşanma davasında Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesindeki yetki kuralları uygulanır. Avukatın bürosunun bulunduğu yer, tek başına davanın hangi şehirde açılacağını belirlemez.
Anlaşmalı boşanmada avukat duruşmaya tek başına girebilir mi?
Tarafların avukatları bulunabilir; ancak hâkimin boşanma iradelerini bizzat dinlemesi gerektiğinden eşlerin duruşmaya şahsen katılması gerekir.
Boşanma davasını önce açan taraf avantajlı mıdır?
Davayı önce açmak tek başına haklılık veya kusursuzluk sağlamaz. Bununla birlikte acil geçici tedbirler, delillerin korunması ve dilekçenin hazırlanması bakımından dava öncesi planlama önem taşıyabilir.
Boşanma davası açılınca bütün mallara tedbir konulur mu?
Hayır. Tedbir talebinin hukuki dayanağı, ilgili malvarlığı değeri ve korunması gereken hak açıklanmalıdır. Her dosyada eşin bütün mallarına otomatik olarak tedbir konulmaz.
Boşanma davasıyla mal paylaşımı da sonuçlanır mı?
Kural olarak boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi farklı uyuşmazlıklardır. Boşanma kararının verilmesi, ev ve araçların kendiliğinden paylaştırılması anlamına gelmez.
Delilim yoksa boşanma davası açamaz mıyım?
Davanın açılması ile boşanma sebebinin ispatlanması farklı konulardır. Çekişmeli boşanmada dayanılan olayların ispatlanması gerekir. Hangi delillerin bulunabileceği, mahkemeden hangi kayıtların istenebileceği ve tanık anlatımlarının yeterli olup olmayacağı somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
Boşanma kararı verildiği gün evlilik sona erer mi?
Boşanma hükmünün hukuki sonuçlarını doğurabilmesi için kararın kesinleşmesi gerekir. İlk derece mahkemesinin karar vermesi ile kararın kesinleşmesi aynı aşama değildir.