Samsun Sigorta Hukuku Avukatı

Sigorta uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü hasarın meydana gelmesinden sonra başlar. Poliçe yıllarca düzenli biçimde yenilenmiş olmasına rağmen sigorta şirketi ödeme aşamasında zararın teminat dışında kaldığını ileri sürebilir, eksper tarafından belirlenen bedel gerçek zararın altında kalabilir veya tazminatın yalnızca bir kısmı ödenebilir. Kasko, trafik sigortası, yangın ve işyeri sigortaları, sağlık ve hayat sigortaları, tarım sigortaları ile diğer sigorta türlerinde uyuşmazlığın çözümü yalnızca poliçenin varlığına değil; poliçe özel şartlarına, sigorta genel şartlarına, rizikonun gerçekleşme biçimine ve tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerine bağlıdır.

Samsun’da sigorta hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlıkta öncelikle sigorta şirketinin ret veya eksik ödeme gerekçesi incelenmelidir. Sigorta şirketinin yazısında “teminat dışı”, “poliçe özel şartı”, “beyan yükümlülüğüne aykırılık”, “ağır kusur” veya “eksik belge” ifadelerinin bulunması, talebin gerçekten hukuken karşılanamayacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde hasarın poliçe kapsamında bulunması da sigorta şirketinin talep edilen bütün miktarı kendiliğinden ödemek zorunda olduğu anlamına gelmez. Teminatın kapsamı ile gerçek zararın miktarı ayrı ayrı belirlenir.

Sigorta Şirketi Tazminatı Ödemezse Ne Yapılabilir?

Sigorta şirketinin ödeme yapmaması hâlinde ilk olarak ret gerekçesi ile poliçenin ilgili hükümleri karşılaştırılmalıdır. Hasarın meydana geliş şekli, ihbar tarihi, eksper raporu, sigortalının beyanları ve sigorta şirketinin dayandığı genel veya özel şartlar birlikte değerlendirilmeden yalnızca ret yazısındaki ifadeler üzerinden hareket edilmesi sağlıklı değildir.

Bazı dosyalarda uyuşmazlık hasarın poliçe kapsamında olup olmadığına ilişkindir. Bazılarında ise sigorta şirketi teminatı kabul etmekte fakat zararın miktarı konusunda sigortalıyla anlaşamamaktadır. Aracın gerçek piyasa değeri, işyerindeki emtianın miktarı, yangın sonrası binanın onarım gideri veya sağlık hizmetinin poliçe kapsamındaki bedeli konusunda çıkan anlaşmazlıklar bu ikinci gruba girer.

Sigorta şirketine yapılacak ilk başvurunun içeriği de önemlidir. Talep edilen tazminatın neye dayandığı ve hangi belgelerle ispatlandığı açıkça ortaya konulmalıdır. Eksik veya yanlış kurulan ilk başvuru, daha sonra Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkemede yapılacak incelemeyi de etkileyebilir.

Sigorta Şirketi Eksik Ödeme Yaparsa Kalan Tutar İstenebilir mi?

Sigorta şirketinin bir miktar ödeme yapması, sigortalının kalan zararını isteyemeyeceği anlamına gelmez. Ödenen miktarın gerçek zararı karşılamadığı düşünülüyorsa bakiye tazminat talebi gündeme gelebilir.

Araç hasarında onarım bedelinin düşük belirlenmesi, pert aracın rayiç değerinin piyasanın altında hesaplanması, işyeri yangınında zarar gören mal veya makinelerin eksik değerlendirilmesi ya da sorumluluk sigortasında gerçek zararın tamamının dikkate alınmaması bu tür uyuşmazlıklara örnek oluşturur.

Sigorta şirketinin düzenlediği eksper raporu önemli bir delildir; ancak her durumda kesin ve tartışmasız bir zarar hesabı niteliğinde değildir. Dosyanın özelliklerine göre bağımsız ekspertiz, piyasa araştırması, servis kayıtları, faturalar ve bilirkişi incelemesiyle farklı bir zarar miktarına ulaşılması mümkündür.

Kasko Hasarı Reddedilirse

Kasko sigortasında aracın hasar görmüş olması tek başına ödeme yapılması için yeterli değildir. Rizikonun poliçe kapsamında bulunması gerekir. Bununla birlikte sigorta şirketinin her ret gerekçesi de kendiliğinden geçerli kabul edilemez.

Alkollü araç kullanımı, sürücünün ehliyet durumu, aracın kullanım biçimi, anahtarın araç üzerinde bırakılması, hırsızlığın gerçekleşme şekli, hasarın daha önce var olduğu iddiası veya poliçedeki özel şartlar kasko uyuşmazlıklarında sıkça tartışılır.

Örneğin araç sürücüsünün alkollü olması ile meydana gelen hasar arasında hiçbir değerlendirme yapılmadan yalnızca alkol tespitine dayanılması her dosyada yeterli olmayabilir. Kazanın meydana gelmesinde alkolün etkisi ve uygulanacak kasko genel şartları ayrıca incelenmelidir.

Hırsızlık dosyalarında da aracın anahtarının nasıl ele geçirildiği, sigortalının gerekli özeni gösterip göstermediği ve olayın poliçedeki hırsızlık teminatı içinde kalıp kalmadığı somut olay üzerinden belirlenir.

Pert Araçta Sigorta Şirketinin Teklif Ettiği Bedel Düşükse

Aracın onarımının ekonomik olmaması hâlinde tam hasar veya uygulamada kullanılan ifadeyle pert değerlendirmesi yapılabilir. Bu aşamada en önemli uyuşmazlıklardan biri aracın hasar tarihindeki gerçek piyasa değeridir.

Sigorta şirketinin yaptığı rayiç araştırmasında aynı marka ve modelde olmakla birlikte kilometresi, donanımı, bakım geçmişi veya hasar durumu farklı araçların esas alınması düşük tazminata yol açabilir. Aracın model yılı tek başına gerçek piyasa değerini göstermez.

Rayiç bedel belirlenirken aracın hasar tarihindeki kilometresi, donanımı, önceki hasarları, bakım durumu ve piyasadaki emsal araçlar birlikte değerlendirilmelidir.

Pert işlemlerinde sovtaj da ayrıca önem taşır. Hasarlı aracın kimde kalacağı ve hurda veya hasarlı araç değerinin tazminattan nasıl indirileceği açık biçimde ortaya konulmalıdır. Sigorta şirketinin hem aracın hasarlı hâlde sigortalıda kalacağını kabul edip hem de gerçek piyasa değerinin üzerinde bir sovtaj bedeli düşmesi, tazminat miktarı bakımından uyuşmazlık yaratabilir.

Bakiye Hasar Tazminatı Nedir?

Araç tamir edilmiş ve sigorta şirketi servis veya araç sahibine ödeme yapmış olabilir. Ancak yapılan ödeme onarımın gerçek bedelinin altında kalmışsa bakiye hasar alacağı gündeme gelebilir.

Bu uyuşmazlıklarda değişmesi gereken parçaların gerçekten değiştirilip değiştirilmediği, orijinal veya eşdeğer parça kullanımı, işçilik bedeli ve sigorta şirketince uygulanan indirimler incelenir.

Hasar bedelinin hesaplanması araç değer kaybından farklıdır. Hasar bedeli aracın onarılması için gereken gideri, değer kaybı ise onarım sonrasında aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmayı ifade eder. Aynı kazada şartları varsa her iki zarar kalemi de ayrı ayrı gündeme gelebilir.

Trafik Sigortasından Hangi Tazminatlar İstenebilir?

Zorunlu trafik sigortası, sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği ve poliçe kapsamında bulunan zararları teminat limitleri içinde karşılar. Araç hasarı ve değer kaybının yanında yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında bedensel zararlar da sigorta teminatı kapsamında değerlendirilebilir.

Sürekli sakatlık nedeniyle ortaya çıkan zarar, destekten yoksun kalma tazminatı ve poliçe kapsamında bulunan diğer zarar kalemleri kazanın niteliğine göre sigorta şirketinden talep edilebilir.

Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır. Gerçek zarar sigorta limitini aşıyorsa limitin üzerinde kalan bölüm bakımından kazanın sorumlularına başvurulması gerekebilir.

Trafik kazasından doğan her talep sigorta şirketine yöneltilemez. Talep edilen zarar kaleminin zorunlu trafik sigortasının teminatına girip girmediği ayrıca incelenmelidir.

Araç Değer Kaybı Sigorta Şirketinden İstenebilir mi?

Trafik kazası sonrasında araç usulüne uygun biçimde onarılmış olsa bile aracın kaza geçmişine sahip olması ikinci el piyasa değerini azaltabilir. Kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısından şartları varsa araç değer kaybı talep edilebilir.

Değer kaybının hesabında aracın marka ve modeli, kilometresi, hasarın yeri ve niteliği, önceki kazalar ve piyasa koşulları dikkate alınır. Aracın yalnızca yaşına veya kilometresine bakılarak değer kaybı bulunmadığı yönünde otomatik bir sonuca varılması doğru değildir.

Araç değer kaybı ile onarım bedeli aynı zarar değildir. Sigorta şirketinin tamir masrafını ödemiş olması değer kaybı talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yaralanmalı Trafik Kazalarında Sigorta Tazminatı

Trafik kazasında yaralanan kişinin tedavi sonrasında kalıcı fonksiyon kaybı bulunması hâlinde sürekli sakatlık tazminatı gündeme gelebilir. Tazminat hesabında maluliyet oranının yanında kişinin yaşı, geliri, kusur oranı ve diğer aktüeryal unsurlar önem taşır.

Maluliyet oranının yalnızca hastaneden alınan sıradan bir sağlık raporuyla belirlenmesi yeterli olmayabilir. Uygulanacak mevzuata uygun sağlık kurulu raporu ve kazayla mevcut rahatsızlık arasındaki illiyet bağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kazadan önce mevcut olan hastalık veya sakatlıklarla kazanın yol açtığı kalıcı etkilerin birbirinden ayrılması da özellikle yüksek miktarlı tazminat dosyalarında önem taşır.

Ölümlü Trafik Kazasında Sigorta Şirketinden Tazminat

Trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler, şartları varsa destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu talep yalnızca mirasçılık sıfatına bağlı değildir. Esas olan, ölen kişinin hayatta kalması hâlinde talepte bulunan kişiye düzenli ve gerçek bir destek sağlamasının beklenip beklenmediğidir.

Eş ve çocuklar bakımından destek ilişkisi uygulamada önemli bir yer tutmakla birlikte somut olaya göre anne, baba veya başka kişilerin de destekten yoksun kalması mümkündür.

Sigorta şirketinin sorumluluğu yine poliçenin kapsamı ve limitiyle sınırlıdır. Zararın daha yüksek olması hâlinde sürücü ve işleten gibi diğer sorumlular bakımından ayrıca değerlendirme yapılır.

Güvence Hesabına Hangi Durumlarda Başvurulur?

Bazı trafik kazalarında zarara sebep olan aracın zorunlu trafik sigortası bulunmayabilir veya aracı kullanan kişi tespit edilemeyebilir. Kanunda öngörülen şartlar varsa bu durumlarda Güvence Hesabı gündeme gelebilir.

Güvence Hesabının sorumluluğu bütün trafik zararlarını karşılayan sınırsız bir garanti sistemi değildir. Kazanın niteliği, aracın sigorta durumu ve talep edilen zarar kalemi bakımından kanunda aranan şartların mevcut olması gerekir.

Özellikle faili meçhul araçların neden olduğu kazalarda olayın gerçekleşme biçimini gösteren kolluk kayıtları, kamera görüntüleri, tanıklar ve diğer deliller önem kazanır.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Nasıl Başvurulur?

Sigorta uyuşmazlıklarında mahkeme dışında kullanılan önemli yollardan biri Sigorta Tahkim Komisyonudur. Ancak Komisyona doğrudan başvuru yapılmaz. Öncelikle ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurulması gerekir.

Sigorta kuruluşu talebi reddederse veya gerekli süre içinde nihai cevap vermezse Tahkim başvurusu gündeme gelebilir. Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel uygulamasına göre trafik sigortası uyuşmazlıklarında sigorta kuruluşuna başvurudan itibaren 15 gün, diğer sigorta branşlarında ise 15 iş günü geçmesine rağmen nihai cevap alınamaması hâlinde başvuru yapılabilir.

Sigorta şirketine yapılan ilk başvurunun konusu ile daha sonra Tahkimde ileri sürülen talep arasında bağlantı bulunması önemlidir. Sigorta şirketinden hiç talep edilmemiş yeni bir zarar kaleminin doğrudan Tahkim dosyasına eklenmesi usulî tartışma yaratabilir.

2026 Sigorta Tahkim Parasal Sınırları

2026 yılında Sigorta Tahkim Komisyonunda verilen kararlar bakımından parasal sınırlar yeniden belirlenmiştir. 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren uyuşmazlık miktarı 35.000 TL ve üzerindeyse hakem kararına karşı Komisyon bünyesinde itiraz yoluna başvurulabilir. Uyuşmazlık miktarı 122.000 TL ve üzerindeyse dosyanın en az üç hakemden oluşan heyet tarafından görülmesi gerekir. İtiraz hakem heyeti kararlarına karşı Yargıtay nezdinde temyiz sınırı ise 383.000 TL’nin üzeridir.

Hakem dosyaları mevzuatta öngörülen süreler içinde sonuçlandırılır. Komisyonun resmi bilgilendirmesine göre raportör ön incelemesi en geç 15 gün içinde tamamlanır; uyuşmazlığın hakeme gönderilmesi hâlinde hakem veya hakem heyetinin karar süresi kural olarak dört aydır.

Sigorta Tahkim Komisyonu mu Mahkeme mi?

Sigorta uyuşmazlığında Tahkim veya mahkeme seçeneklerinden hangisinin tercih edileceği yalnızca hangi yolun daha hızlı olduğuna bakılarak belirlenmemelidir.

Uyuşmazlığın miktarı, delillerin niteliği, bilirkişi incelemesinin kapsamı, karşı tarafların sayısı ve sigorta şirketi dışında başka sorumlulara da talep yöneltilip yöneltilmeyeceği önemlidir.

Örneğin yalnızca sigorta şirketinden bakiye hasar bedeli istenen bir dosya ile sürücü, işleten, işveren ve sigorta şirketinin birlikte sorumluluğunun tartışıldığı yüksek bedelli bir yaralanmalı kaza dosyasının usul stratejisi aynı olmayabilir.

Sigorta Tahkim başvurusu ile mahkemede açılacak dava öncesindeki zorunlu arabuluculuk da birbirine karıştırılmamalıdır. Tahkim başvurusunun ön şartı, mevzuatta öngörülen şekilde önce sigorta kuruluşuna başvurulmasıdır.

2026 Motorlu Araç Sigortalarında Tahkim Başvurularında Yeni Uygulama

Motorlu araç sigortalarından doğan Tahkim başvurularında 7 Ağustos 2026 tarihinde yeni bir SEDDK sirküleri yayımlanmış, Sigorta Tahkim Komisyonu da 12 Ağustos 2026 tarihinde uyuşmazlık ve itiraz başvurularına ilişkin uygulama kararı duyurmuştur.

Bu değişiklikler nedeniyle özellikle araç hasarı ve değer kaybı dosyalarında sigorta şirketine başvuru, eksper ataması ve başvurunun hangi aşamada gerçek bir uyuşmazlığa dönüştüğü güncel düzenlemeler dikkate alınarak değerlendirilmelidir. 2026 yılında motorlu araç hasar dosyalarında eksper atama sistemine ilişkin yeni kuralların da yürürlüğe girmiş olması, eski başvuru alışkanlıklarıyla işlem yapılmasını riskli hâle getirmiştir.

Sigorta Şirketinin Rücu Talebi

Sigorta şirketleri bazı durumlarda zarar görene ödeme yaptıktan sonra ödedikleri tutarın tamamını veya bir kısmını sigortalıdan isteyebilir. Özellikle zorunlu trafik sigortasında ehliyetsiz araç kullanımı, alkol, olay yerinin terk edilmesi veya poliçe ve genel şartlarda düzenlenen diğer rücu sebepleri uyuşmazlığa konu olabilir.

Sigorta şirketinden rücu talebi gelmesi, talep edilen miktarın mutlaka ödenmesi gerektiği anlamına gelmez. Öncelikle rücunun hangi hukuki sebebe dayandığı, genel şartlardaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ve bazı hâllerde ihlal ile kaza arasında bulunması gereken nedensellik bağı incelenmelidir.

Örneğin yalnızca sürücünün alkollü olduğunun tespit edilmiş olması ile kazanın münhasıran veya gerekli ölçüde alkol etkisiyle meydana gelmiş olması aynı mesele değildir.

Sigorta şirketinin gönderdiği rücu ihtarnamesi veya başlattığı icra takibi karşısında ödeme yapılmadan önce hasar dosyasının tamamının incelenmesi önem taşır.

Yangın Sigortasında Tazminat

Yangın sonrasında uyuşmazlık yalnızca binanın ne kadar zarar gördüğüyle sınırlı kalmayabilir. İşyerindeki emtia, makineler, demirbaşlar ve yangın nedeniyle faaliyet durmasına bağlı zararlar farklı teminatların konusunu oluşturabilir.

Poliçede yalnızca bina teminatı bulunması ile emtia ve makine teminatlarının ayrıca düzenlenmiş olması arasında önemli fark vardır. İşletme sahibinin yangında zarar gören bütün malvarlığının otomatik olarak aynı poliçe kapsamında bulunduğu kabul edilemez.

Hasar sonrasında sigorta şirketinin eksperi gelmeden veya gerekli tespitler yapılmadan bütün zarar görmüş malzemelerin atılması ispat sorunu yaratabilir. Can ve mal güvenliğinin gerektirdiği acil müdahaleler saklı olmak üzere, hasarın fotoğraf ve video ile kayıt altına alınması, envanter ve fatura kayıtlarının korunması önemlidir.

İşyeri Sigortası Hasarı Eksik Ödenirse

İşyeri poliçeleri yangın dışında su baskını, fırtına, hırsızlık, makine kırılması veya poliçede ayrıca teminat altına alınan başka riskleri de kapsayabilir.

Uyuşmazlık sırasında poliçenin yalnızca ön yüzüne bakılması yeterli değildir. Ek teminatlar, muafiyetler, özel şartlar ve sigorta bedelleri birlikte incelenmelidir.

İşyerindeki emtianın gerçek miktarı ile sigorta poliçesinde beyan edilen değer arasında önemli fark varsa eksik sigorta tartışması ortaya çıkabilir. Sigorta bedelinin gerçek değerin altında tutulmuş olması, hasar ödemesinin tamamını etkileyebilir.

DASK Tazminatı Eksik Ödenirse

Zorunlu Deprem Sigortası, deprem ve poliçe kapsamında bulunan doğrudan maddi zararları belirli limitler dahilinde karşılar. Hasar sonrasında bina için belirlenen zarar oranının gerçek hasarı yansıtmadığı düşünülüyorsa teknik inceleme ve tespitler önem kazanır.

DASK tazminatı binanın serbest piyasa satış değerinin tamamını garanti eden bir sistem değildir. Teminatın kapsamı ve hesaplama yöntemi zorunlu deprem sigortasına ilişkin özel mevzuata göre belirlenir.

Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında 21 Ağustos 2026 tarihinde değişiklik yapılmıştır. Bu nedenle yeni hasar dosyalarında güncel genel şartların esas alınması gerekir.

TARSİM Tarım Sigortası Hasarı

Samsun’da tarımsal üretimin ekonomik ağırlığı nedeniyle sigorta uyuşmazlıkları yalnızca araç ve işyeri hasarlarıyla sınırlı değildir. Don, dolu, fırtına, sel ve diğer risklerin ürün üzerinde meydana getirdiği zararlar tarım sigortası dosyalarına konu olabilir.

TARSİM kapsamında hasarın miktarı ve oranı çoğu zaman uyuşmazlığın merkezindedir. Aynı bahçede üreticinin büyük verim kaybı yaşadığını ileri sürmesine rağmen eksper tarafından daha düşük hasar oranı belirlenmesi mümkündür.

Tarım sigortalarında poliçenin konusu, ürünün çeşidi, sigortalı alan, hasarın meydana geldiği dönem ve eksper tespitleri birlikte değerlendirilmelidir. Hasattan veya ürünün mevcut durumunun değişmesinden sonra zararın geriye dönük ispatı güçleşebileceğinden hasar dönemindeki kayıtlar özellikle önemlidir.

TARSİM uyuşmazlıklarında uygulanacak itiraz ve dava yolu, motorlu araç sigortalarındaki süreçle aynı kabul edilmemeli; ilgili tarım sigortasının özel ve genel şartlarına göre belirlenmelidir.

Sağlık Sigortası Tedavi Giderini Karşılamazsa

Özel sağlık sigortasında en sık uyuşmazlık çıkan konulardan biri, hastalığın poliçe kurulmadan önce mevcut olduğu gerekçesiyle tedavi giderinin reddedilmesidir.

Sigorta şirketinin yalnızca hastalığın poliçe döneminde teşhis edilmiş olmasına değil, önceki sağlık kayıtlarına ve poliçe kurulurken sigortalıya yöneltilen sorulara dayanması mümkündür. Sigortalının sözleşme öncesindeki beyan yükümlülüğü ile sigorta şirketinin hangi bilgiyi bilmesi hâlinde sözleşmeyi farklı şartlarla kuracağı birlikte değerlendirilir.

Her geçmiş sağlık kaydı otomatik olarak bütün tedavi giderlerinin kapsam dışı kalmasına yol açmaz. Açıklanmayan hususun niteliği, sigortacının risk değerlendirmesine etkisi ve somut tedaviyle bağlantısı önemlidir.

Poliçede belirli hastalıklar veya tedaviler için özel istisna bulunması hâlinde de ilgili hükmün kapsamı ayrıca incelenmelidir.

Hayat Sigortasında Tazminat Ödenmezse

Hayat sigortasında sigortalının ölümü üzerine lehtara yapılması gereken ödeme konusunda beyan yükümlülüğü, poliçedeki istisnalar veya ölümün gerçekleşme biçimi nedeniyle uyuşmazlık çıkabilir.

Sigorta şirketinin poliçe kurulurken sağlık durumuna ilişkin gerçeğe aykırı veya eksik beyanda bulunulduğunu ileri sürmesi hâlinde hangi soruların sorulduğu, sigortalının hangi bilgileri bildiği ve açıklanmayan durumun sigortacının sözleşme yapma kararına etkisi incelenir.

Lehtarın kim olduğu konusunda da uyuşmazlık yaşanabilir. Poliçede açık lehtar belirlenmiş olması ile herhangi bir lehtar belirtilmemiş olması aynı sonucu doğurmaz.

Nakliyat ve Emtia Sigortaları

Samsun’daki ticari faaliyetler bakımından nakliyat sırasında zarar gören emtia da sigorta uyuşmazlığına konu olabilir. Deniz veya kara taşımacılığı sırasında ürünlerin hasarlanması, kaybolması veya belirli bir risk nedeniyle kullanılamaz hâle gelmesi durumunda poliçenin hangi rizikoları kapsadığı belirlenmelidir.

Taşıyıcının sorumluluğu ile emtia sigortacısının sorumluluğu birbirinden farklı hukuki temellere dayanabilir. Sigorta şirketinin tazminat ödemesinden sonra zarardan sorumlu taşıyıcıya rücu etmesi de mümkündür.

Hasarlı emtianın teslim alınması sırasında düzenlenen tutanaklar, taşıma belgeleri ve hasarın hangi aşamada ortaya çıktığını gösteren kayıtlar bu dosyalarda büyük önem taşır.

Mesleki ve İşveren Sorumluluk Sigortaları

Bazı sigorta sözleşmeleri sigortalının kendi malvarlığındaki zararı değil, üçüncü kişilere karşı doğabilecek hukuki sorumluluğunu teminat altına alır.

İşveren mali sorumluluk, mesleki sorumluluk ve ürün sorumluluk sigortalarında önce sigortalının üçüncü kişiye karşı gerçekten sorumlu olup olmadığı, ardından bu sorumluluğun poliçe kapsamına girip girmediği belirlenmelidir.

Üçüncü kişinin sigortalıya karşı ileri sürdüğü her talebin sigortacı tarafından karşılanacağı düşünülmemelidir. Poliçe limiti, teminat kapsamı, muafiyet ve istisnalar birlikte değerlendirilir.

Eksper Raporuna İtiraz Edilebilir mi?

Eksper raporu sigorta dosyasının en önemli belgelerinden biridir; ancak sigortalının rapordaki bütün tespitleri kabul etmek zorunda olduğu söylenemez.

Araç hasarında yanlış parça bedeli, pert hesabında düşük rayiç, işyerinde eksik emtia miktarı veya bina hasarında yetersiz onarım bedeli belirlenmiş olabilir.

Rapora itiraz edilirken yalnızca “bedel düşük” denilmesi yerine farklı hesabın hangi teknik veya ekonomik veriye dayandığı ortaya konulmalıdır. Piyasa fiyatları, servis teklifleri, faturalar, stok kayıtları, fotoğraflar ve bağımsız teknik incelemeler bu aşamada önem kazanır.

Hasarın mevcut hâli daha sonra değişecekse gerektiğinde delil tespiti de düşünülmelidir.

Sigortalının Beyan Yükümlülüğü

Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortacı, sigortalamayı düşündüğü risk hakkında bilgiye ihtiyaç duyar. Sigorta ettirenin önemli hususları gerçeğe uygun biçimde bildirmesi gerekir.

Sağlık geçmişinin gizlenmesi, aracın gerçek kullanım amacının farklı olması, işyerindeki riskin poliçede olduğundan başka gösterilmesi veya sigortalanan malın niteliğine ilişkin yanlış bilgi verilmesi bu kapsamda uyuşmazlık çıkarabilir.

Beyan yükümlülüğüne aykırılık bulunduğu ileri sürüldüğünde yalnızca herhangi bir yanlış bilginin varlığı değil, bu bilginin sigortacının sözleşmeyi yapma veya hangi şartlarla yapma kararına etkisi de değerlendirilir.

Sigorta şirketinin sözleşme kurulurken bildiği veya bilmesi gereken bir hususu daha sonra gizlenmiş risk gibi ileri sürmesi de ayrıca incelenmelidir.

Sigorta Tazminatında Zamanaşımı

Sigorta uyuşmazlıklarında tek bir zamanaşımı süresi bulunmaz. Talebin hangi sigorta sözleşmesine veya hangi sorumluluk ilişkisine dayandığına göre uygulanacak süre değişebilir.

Türk Ticaret Kanunu’ndaki sigorta sözleşmelerine ilişkin genel zamanaşımı hükümlerinin yanında zorunlu trafik sigortası ve diğer özel sigorta türleri bakımından farklı düzenlemeler bulunabilir.

Bu sebeple poliçenin sona erdiği tarih, rizikonun gerçekleştiği tarih veya zarar ve sorumlunun öğrenildiği tarih her dosyada aynı başlangıç noktasını oluşturmaz. Süre değerlendirmesinin talebin hukuki niteliğine göre yapılması gerekir.

Özellikle ağır bedensel zarar ve ölümle sonuçlanan trafik kazalarında ceza zamanaşımının etkisi de ayrıca gündeme gelebilir.

Sigorta Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Sigorta şirketine karşı mahkemede açılacak davanın ticari dava niteliğinde olması hâlinde konusu para olan belirli talepler bakımından dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.

Buna karşılık Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için aynı şekilde önce arabuluculuk yapılması şartı bulunmaz. Tahkim bakımından gerekli olan, ilgili sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru yapılması ve mevzuatta öngörülen sürecin tamamlanmasıdır.

Mahkeme veya Tahkim tercihi yapılırken bu usul farkının yanında zamanaşımı, deliller ve talebin yöneltileceği diğer kişilerin bulunup bulunmadığı da dikkate alınmalıdır.

Samsun’da Sigorta Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Ticari dava niteliğindeki sigorta uyuşmazlıklarında asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir. Tüketici işlemi niteliğindeki bazı sigorta uyuşmazlıklarında ise tüketici mahkemesinin görev alanı gündeme gelebilir.

Trafik kazasına bağlı tazminat davalarında görev ve yetki değerlendirmesi ayrıca yapılır. Davanın yalnızca sigorta şirketine mi yoksa sürücü ve işletene de mi yöneltildiği önem taşır.

Yetkili mahkeme de yalnızca sigorta şirketinin merkezine göre belirlenmez. Davanın türüne göre rizikonun gerçekleştiği yer, zarar görenin veya sigorta ettirenin yerleşim yeri ve diğer özel yetki hükümleri dikkate alınabilir.

Samsun Sigorta Hukuku Avukatı Desteği

Sigorta uyuşmazlığında talebin değeri kadar başvurunun hangi hukuki sebebe dayandırıldığı önem taşır. Aynı trafik kazasında araç hasarı, değer kaybı ve bedensel zarar farklı hesaplama ve delillere tabi olabilir. Kasko dosyasında sigorta şirketinin ret gerekçesiyle yangın veya sağlık sigortasındaki ret gerekçesinin değerlendirilmesi de aynı yöntemle yapılamaz.

Poliçenin tamamı, özel ve genel şartlar, hasar ihbarı, eksper raporu, sigorta şirketinin ret veya ödeme yazısı ve zararın miktarını gösteren belgeler birlikte incelenmelidir. Sigorta Tahkim Komisyonuna veya mahkemeye başvurulacak dosyalarda, sigorta şirketine yapılan ilk başvurunun talebi doğru şekilde ortaya koyması da sonraki sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından önem taşır.

Sigorta şirketinin tazminat ödememesi, eksik ödeme yapması, kasko hasarını reddetmesi, pert araç için düşük rayiç belirlemesi, yangın ve işyeri zararını eksik hesaplaması, sağlık veya hayat sigortası talebini karşılamaması, TARSİM hasar oranına ilişkin uyuşmazlık çıkması veya daha önce yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu etmesi hâllerinde uyuşmazlığın poliçe ve somut olay üzerinden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Değerlendirme