Samsun Evlat Edinme Avukatı: Küçük, Ergin ve Üvey Çocuğun Evlat Edinilmesi

Evlat edinmek isteyen herkes aynı hukuki süreci takip etmez. Kurum bakımındaki bir çocuğun evlat edinilmesi ile eşin önceki ilişkisinden olan çocuğunun evlat edinilmesi, uzun yıllardır birlikte yaşanan ergin bir kişinin evlat edinilmesi veya tanıdık bir ailenin çocuğuyla hukuken evlatlık ilişkisi kurulması birbirinden farklı şartlara tabidir.

Bu nedenle evlat edinme dosyasında ilk soru yalnızca “Evlat edinme şartlarını taşıyor muyum?” değildir. Çocuğun yaşı, biyolojik anne ve babasıyla mevcut soybağı, kimin rızasının gerektiği, evlat edinenin medeni hâli, eşler arasındaki evlilik süresi, tarafların ne zamandır birlikte yaşadığı ve çocuğun ne zamandır evlat edinmek isteyen kişi tarafından bakılıp eğitildiği birlikte değerlendirilmelidir.

Evlat edinme, tarafların kendi aralarında yapacağı bir sözleşmeyle veya nüfus müdürlüğüne verilecek dilekçeyle kurulmaz. Türk Medeni Kanunu uyarınca evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla meydana gelir. Mahkeme de yalnız şekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmaz; evlat edinmenin özellikle çocuk açısından yararlı olup olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğini ve kanunda aranan diğer koşulları araştırır.

Samsun’da Hangi Evlat Edinme Süreçlerinde Hukuki Destek Alınabilir?

Evlat edinme başlığı altında birbirinden oldukça farklı dosyalar bulunur. Kurum bakımındaki küçüğün evlat edinilmesi, tek kişinin evlat edinmesi, eşlerin birlikte evlat edinmesi, diğer eşin çocuğunun evlat edinilmesi, ergin veya kısıtlı kişinin evlat edinilmesi ve kurulmuş evlatlık ilişkisinin kaldırılması farklı hukuki sorunlar doğurur.

Özellikle eşin çocuğunun evlat edinilmesi ve ergin kişinin evlat edinilmesi, uygulamada kuruma yapılan klasik çocuk evlat edinme başvurusundan farklıdır. Bu dosyalarda taraflar arasında çoğu kez yıllardır süren fiilî bir anne-baba-çocuk ilişkisi zaten bulunmaktadır. Mahkemenin önündeki mesele, bu fiilî ilişkinin kanundaki koşullar gerçekleşmişse hukuki evlatlık ilişkisine dönüştürülmesidir.

Buna karşılık korunma ve bakım altında bulunan bir çocuğun evlat edinilmesinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki idari süreç, yerleştirme ve geçici bakım dönemi ayrıca önem taşır. Bu nedenle “evlat edinme” adı altında bütün başvuruların aynı yol haritasıyla yürütülmesi doğru değildir.

Her Evlat Edinme Başvurusu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden mi Başlar?

Bu ayrım uygulamada özellikle önemlidir.

Korunma ve bakım altında bulunan bir çocuğu evlat edinmek isteyen Türkiye’de yerleşik kişiler bakımından ilk başvuru, ikamet edilen yerdeki Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne veya e-Devlet üzerinden yapılabilir. Bakanlığın güncel sisteminde Evlat Edinme Ön Başvurusu e-Devlet üzerinden de sunulabilmektedir.

Ancak kişi eşinin çocuğunu, akrabasının çocuğunu veya taraflar arasında zaten oluşmuş aile ilişkisi bulunan başka bir küçüğü evlat edinmek istiyorsa mesele yalnız Bakanlığın sıra ve yerleştirme sisteminden ibaret değildir. Evlat edinmenin maddi şartları ve mahkeme süreci ayrıca değerlendirilir.

Dolayısıyla “Önce e-Devlet’ten evlat edinme sırasına girmeden dava açamam” düşüncesi her evlat edinme türü bakımından doğru değildir.

Kurum Bakımındaki Bir Çocuk Nasıl Evlat Edinilir?

Kurum bakımında bulunan her çocuk evlat edinilebilir durumda değildir. Çocuğun koruma altında olmasıyla hukuken evlat edinilmeye uygun olması aynı şey değildir.

Bakanlık da korunma ve bakım altında bulunan çocukların tamamının evlat edinilemeyeceğini; çocuğun hukuki durumunun evlat edinmeye elverişli olması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Biyolojik anne ve babanın rızası veya rızanın aranmayacağı kanuni bir durumun bulunması bu değerlendirmede önem taşır.

Başvurunun uygun bulunmasının ardından sosyal inceleme, eşleştirme ve geçici bakım aşamaları gündeme gelir. Küçüğün evlat edinilebilmesi için ayrıca kural olarak evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması gerekir. Bakanlığın güncel açıklamasında da geçici bakım sözleşmesiyle başlayan bir yıllık dönemin sonunda, diğer hukuki koşullar da gerçekleşmişse evlat edinme davasına geçilebileceği belirtilmektedir.

Burada “bir yıl çocuğa baktım, artık mahkeme mutlaka evlat edinmeye karar vermelidir” sonucu da çıkmaz. Bir yıllık bakım gerekli şartlardan biridir; mahkeme ayrıca çocuğun üstün yararını ve dosyanın bütün koşullarını inceler.

Eşimin Çocuğunu Evlat Edebilir miyim?

Eşin önceki evliliğinden veya ilişkisinden olan çocuğun evlat edinilmesi, uygulamada en sık karşılaşılan özel evlat edinme türlerinden biridir.

Türk Medeni Kanunu m.306’ya göre eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğer eşin çocuğunu evlat edinebilir.

Ancak yalnız bu yaş veya evlilik süresinin gerçekleşmiş olması yeterli değildir. Küçüklerin evlat edinilmesindeki bir yıllık bakım ve eğitim koşulu, çocuğun yararı, gerekli rızalar ve çocuğun ayırt etme gücüne sahip olması hâlinde kendi rızası da değerlendirilir.

Özellikle biyolojik diğer ebeveynin hayatta olduğu dosyalarda uyuşmazlık çoğu kez burada çıkmaktadır. Örneğin anne yeni eşiyle uzun yıllardır çocukla birlikte yaşıyor ve yeni eş fiilen babalık yapıyor olabilir; ancak nüfusta biyolojik baba hâlen kayıtlıdır. Biyolojik babanın yalnız çocukla görüşmüyor olması nedeniyle rızasının her durumda otomatik olarak gereksiz hâle geldiği söylenemez. TMK m.311’deki rızanın aranmayacağı koşulların gerçekten oluşup oluşmadığı araştırılır.

Samsun’da Eşin Çocuğunun Evlat Edinilmesine İlişkin Yargıtay Kararı

Samsun’dan çıkan yakın tarihli bir dosya bu konuda oldukça güzel bir örnektir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.02.2024 tarihli, 2023/4464 E., 2024/1195 K. sayılı kararına konu olayda dava Samsun 4. Aile Mahkemesinde görülmüştür. Davacı, eşinin ilk evliliğinden olan ve uzun süredir birlikte büyüttüğü küçüğü evlat edinmek istemiştir. İlk derece mahkemesi evlat edinme talebini kabul etmiş; küçüğün nüfus kaydındaki baba adıyla ilgili ayrıca ileri sürülen talebi ise nüfus idaresinin görev alanındaki sonuçlardan biri olarak değerlendirmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin esastan ret kararından sonra dosya Yargıtay’a gitmiş ve karar onanmıştır.

Biyolojik Anne veya Babanın Rızası Olmadan Evlat Edinme Mümkün mü?

Kural olarak küçüğün evlat edinilmesi anne ve babasının rızasını gerektirir.

Rıza, küçüğün veya ana-babanın oturduğu yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir. Ayrıca bu rıza çocuğun doğumundan itibaren ilk altı hafta içerisinde verilemez. Verilmiş rızanın da kanunda düzenlenen şekilde geri alınabilmesi mümkündür.

Fakat kanun bazı hâllerde anne veya babanın rızasını aramamaktadır. TMK m.311 uyarınca kişinin kim olduğunun veya uzun süreden beri nerede bulunduğunun bilinmemesi, sürekli biçimde ayırt etme gücünden yoksun bulunması ya da çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi bu kapsamda değerlendirilir.

Ancak özellikle “çocukla ilgilenmiyor” iddiasının somut dosyada ispatlanması gerekir. Bir ebeveynle çocuk arasındaki ilişkinin zayıf olması tek başına her olayda rızanın kaldırılması sonucunu doğurmaz.

Çocuğuyla Hiç İlgilenmeyen Biyolojik Babanın Rızası Aranır mı?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2023 tarihli, 2023/8404 E., 2023/6462 K. sayılı kararı bu konuda önemli bir örnek oluşturmaktadır.

Kararda küçüğün uzun yıllardır dayısı tarafından bakılıp büyütüldüğü, biyolojik babanın çocuğu görmeye gitmediği, kişisel ilişki hakkını kullanmak için girişimde bulunmadığı ve sosyal inceleme raporunda çocuğun babasını tanımadığının anlaşıldığı olay değerlendirilmiştir.

Yargıtay bu şartlarda biyolojik babanın çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediğini kabul ederek TMK m.311 uyarınca babanın rızasının aranmaması ve diğer koşullar oluştuğundan evlat edinme talebinin kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Bu karar “çocuğu birkaç ay aramamak rızayı ortadan kaldırır” şeklinde okunmamalıdır. Yargıtay somut dosyadaki uzun süreli ilgisizliği, bakım ilişkisini, kişisel ilişki kurulmamasını ve sosyal inceleme bulgularını birlikte değerlendirmiştir.

Çocuk Evlat Edinilmeyi İstemiyorsa Ne Olur?

Evlat edinme yalnız yetişkinlerin iradesine bağlı değildir.

TMK m.308’e göre ayırt etme gücüne sahip olan küçük, kendi rızası bulunmadıkça evlat edinilemez. Vesayet altındaki küçük bakımından da vesayet makamlarının izin süreci gündeme gelir. Ayrıca evlat edinilecek kişi ile evlat edinen arasında en az on sekiz yaş farkı bulunmalıdır.

Mahkemenin çocuğun görüşünü yalnız formalite olarak değerlendirmemesi gerekir. Özellikle yaşı ilerlemiş çocuklarda taraflar arasındaki gerçek ilişki, çocuğun yaşam düzeni ve evlat edinmeye yaklaşımı çocuğun üstün yararı değerlendirmesinin önemli parçalarıdır.

Evli Olmayan Bir Kişi Tek Başına Çocuk Evlat Edebilir mi?

Evli olmayan kişinin evlat edinmesi mümkündür; ancak otuz yaşını doldurmuş olması gerekir.

Evli olmayan iki kişi ise birlikte evlat edinemez. Birlikte evlat edinme hakkı kanunda eşlere tanınmıştır. Eşlerin birlikte evlat edinmesinde ise en az beş yıldır evli olmaları veya her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir.

Evli bir kişinin tek başına başka bir çocuğu evlat edinmesi de ancak kanunda öngörülen özel şartlarda mümkündür. Diğer eşin sürekli ayırt etme gücünden yoksun olması, uzun süredir nerede olduğunun bilinmemesi veya mahkeme kararıyla uzun süredir ayrı yaşanması gibi istisnalar ayrıca düzenlenmiştir.

Tanıdığım Bir Ailenin Çocuğunu Evlat Edebilir miyim?

Evlat edinilecek çocuğun mutlaka bir çocuk kuruluşunda bulunması gerekmez.

Akraba veya tanıdık bir aile içinde yetişen çocuğun da kanuni koşullar gerçekleşmişse evlat edinilmesi mümkündür. Ancak biyolojik anne ve baba ile evlat edinmek isteyen kişinin kendi aralarında “çocuğu sana veriyoruz” şeklinde anlaşmaları evlatlık ilişkisi kurmaz.

Bir yıllık bakım ve eğitim koşulu, gerekli rızalar, çocuğun yararı ve evlat edinecek kişinin kanuni şartları taşıyıp taşımadığı yine mahkeme tarafından değerlendirilir.

Bu tip dosyalarda özellikle yıllardır fiilen devam eden bakım ilişkisinin belgelenmesi, çocuğun kimlerle yaşadığı, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının kim tarafından karşılandığı ve biyolojik ebeveynlerin çocukla ilişkisi önem kazanabilir.

Ergin Bir Kişi Evlat Edinilebilir mi?

Evet, fakat ergin kişinin evlat edinilmesi küçüğün evlat edinilmesinden farklı ve daha sınırlı koşullara bağlanmıştır.

TMK m.313’e göre evlat edinenin altsoyunun açık muvafakati gerekir. Bunun yanında kanunda üç temel ihtimal düzenlenmiştir: Ergin kişinin bedensel veya zihinsel engeli nedeniyle sürekli yardıma muhtaç olması ve en az beş yıldır evlat edinen tarafından bakılıp gözetilmesi; küçükken en az beş yıl evlat edinen tarafından bakılıp eğitilmiş olması veya diğer haklı sebeplerle en az beş yıldır evlat edinenle aile hâlinde birlikte yaşamış olması. Evlat edinilecek kişi evliyse eşinin rızası da aranır.

Dolayısıyla “30 yaşındaki kişiyi yıllardır öz çocuğum gibi görüyorum” denilmesi tek başına yeterli değildir. Dosyanın TMK m.313’teki hangi hukuki ihtimale girdiğinin belirlenmesi gerekir.

Üvey Çocuk Ergin Olduktan Sonra Evlat Edinilebilir mi?

Çocuk artık ergin olmuşsa küçüğün evlat edinilmesi hükümlerine doğrudan dayanmak yerine TMK m.313’teki ergin evlat edinme koşullarının incelenmesi gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli, 2024/9818 E., 2024/10438 K. sayılı kararında, evlat edinilmek istenen ergin kişinin küçük yaşlarından itibaren davacı ve biyolojik babasıyla aynı aile içerisinde yaşadığı, davacı tarafından uzun süre bakılıp gözetildiği bir olay değerlendirilmiştir. Yargıtay, somut olaydaki uzun süreli aile ve bakım ilişkisinin kanuni şartları karşıladığı hâlde sosyal inceleme raporundaki soyut gerekçelerle talebin reddedilmesini doğru bulmamıştır.

Bu karar, özellikle ikinci evliliklerden sonra yıllardır fiilen anne veya baba rolünü üstlenmiş kişinin üvey çocuk ergin olduktan sonra yapmak istediği evlat edinmeler bakımından önemlidir.

Samsun’da Ergin ve Kısıtlı Kişinin Evlat Edinilmesine İlişkin Yargıtay Kararı

Bu konuda da Samsun’dan çıkan doğrudan bir Yargıtay dosyası bulunmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2023 tarihli, 2023/7161 E., 2023/6460 K. sayılı kararında dava Samsun 4. Aile Mahkemesinde açılmıştır. Davacı, Gürcistan uyruklu eşinin ergin ve ağır engelli çocuğunu evlat edinmek istemiş; dava sırasında evlat edinilmek istenen kişi vesayet altına alınmıştır.

İlk derece mahkemesi yanlış kişiye husumet yöneltildiği gerekçesiyle davayı doğrudan usulden reddetmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi de kararı yerinde bulmuştur. Yargıtay ise giderilebilir dava şartı eksikliği bulunduğunda davacıya doğru tarafa yönelmek üzere kesin süre verilmesi gerektiğini, doğrudan ret kararının yanlış olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Karar, evlat edinme dosyasında yalnız maddi şartların değil doğru taraf teşkilinin de önemli olduğunu gösterir.

Evlat Edinme ile Tanıma Aynı Şey midir?

Bu iki kurum özellikle “çocuğu nüfusuma almak istiyorum” denildiğinde birbirine karıştırılmaktadır.

Biyolojik baba, anne ile evli değilse ve çocuğun başka bir erkekle hukuki soybağı bulunmuyorsa tanıma yoluyla kendi soybağını kurabilir. Burada biyolojik babalık söz konusudur.

Evlat edinmede ise evlat edinenin çocuğun biyolojik babası veya annesi olması gerekmez. Mahkeme kararıyla kanunda öngörülen özel bir soybağı ilişkisi kurulur.

Örneğin bir erkek eşinin önceki evliliğinden olan ve biyolojik olarak kendisinden olmayan çocuğu yıllardır büyütüyorsa, yapacağı işlem “tanıma” değildir; şartları varsa eşin çocuğunu evlat edinme yoludur.

Buna karşılık kişi gerçekten çocuğun biyolojik babasıysa meseleyi evlat edinme üzerinden çözmeye çalışmak çoğu zaman yanlış başlangıç noktası olur. Bu durum babalık ve soybağı hükümleri kapsamında değerlendirilmelidir.

Tanımanın İptali Evlat Edinmenin İptali midir?

Kavram benzerliği yanıltıcıdır.

Tanımanın iptali, bir erkeğin yaptığı tanıma işlemiyle kurulmuş baba-çocuk soybağının ortadan kaldırılmasına ilişkin soybağı davasıdır.

Evlat edinmenin kaldırılması ise daha önce mahkeme kararıyla kurulmuş evlatlık ilişkisinin, TMK m.317 ve devamındaki özel sebeplerle ortadan kaldırılmasıdır.

Dolayısıyla “evlatlık ilişkisinden vazgeçmek istiyorum” diyen kişinin açacağı dava tanımanın iptali değildir. Tanıma ve tanımanın iptali konuları soybağı ve babalık uyuşmazlıkları içerisinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Evlat Edinmenin Nüfus Kaydına Etkisi Nedir?

Evlat edinme mahkeme kararıyla soybağı doğuran bir kişisel hâl işlemidir. Kararın kesinleşmesinden sonra nüfus sicilinde de buna bağlı işlemler gerçekleştirilir.

TMK m.314 uyarınca ana ve babaya ait hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer. Küçük evlatlık evlat edinenin soyadını alır. Birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücü bulunmayan küçüklerin nüfus kaydına evlat edinen eşlerin adları ana ve baba adı olarak yazılır. Evlat edinmeye ilişkin kayıtların gizliliğine yönelik ayrıca koruyucu hükümler vardır.

Ancak nüfus kaydındaki her talebin doğrudan evlat edinme kararının hüküm fıkrasında ayrıca karara bağlanacağı sonucuna ulaşılmamalıdır. Samsun 4. Aile Mahkemesinden çıkan 2023/4464 E., 2024/1195 K. sayılı Yargıtay dosyası da bu ayrım bakımından önemlidir.

Evlat Edinilen Çocuğun Miras Hakkı Var mıdır?

Evlat edinmenin önemli sonuçlarından biri mirasçılıktır.

TMK m.500 uyarınca evlatlık ve onun altsoyu, evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olur. Ayrıca evlatlığın biyolojik ailesindeki mirasçılığı da devam eder.

Buna karşılık sistem karşılıklı değildir: Evlat edinen ve onun hısımları, yalnız evlat edinme ilişkisinden hareketle evlatlığa mirasçı olmazlar.

Bu nedenle kişinin “evlat edindim ama artık mirasçı olmasını istemiyorum” şeklindeki talebi ile evlatlık ilişkisinin kaldırılması aynı hukuki konu değildir. Miras hukukundaki tasarruf imkânları ile evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebepleri ayrı değerlendirilmelidir.

Evlat Edinmenin İptali Mümkün müdür?

Günlük dilde “evlat edinmenin iptali” denilse de Türk Medeni Kanunu bu konuyu evlatlık ilişkisinin kaldırılması başlığı altında düzenlemektedir.

Evlat edinme sonrasında tarafların kavga etmesi, görüşmemesi, evlatlığın evlat edinene ilgisiz davranması veya evlat edinenin daha sonra yaptığı işlemden pişman olması tek başına evlatlık ilişkisinin kaldırılması için yeterli değildir.

TMK m.317 uyarınca kanunen gerekli rıza alınmadan evlat edinme gerçekleşmişse rızası alınması gereken kişi, çocuğun menfaatinin ağır biçimde zedelenmemesi şartıyla ilişkinin kaldırılmasını isteyebilir. TMK m.318 ise evlat edinmenin esasa ilişkin başka önemli bir noksanlıkla sakat olması hâlinde Cumhuriyet savcısına ve ilgililere dava hakkı tanımaktadır.

Bu nedenle kurulmuş evlatlık ilişkisi tarafların basit bir anlaşmasıyla sona erdirilemez.

Evlat Edinmenin İptali Davasında Süre Ne Kadardır?

Burada eski internet içeriklerinde önemli bir hata bulunmaktadır.

TMK m.319’un ilk hâlinde dava hakkının kaldırma sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde evlat edinme işleminden itibaren beş yıl içinde kullanılacağı yazılıydı.

Ancak Anayasa Mahkemesi 27.12.2012 tarihli, E.2012/35, K.2012/203 sayılı kararıyla “her hâlde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl” ibaresini iptal etmiştir. İptal 2014 yılında yürürlüğe girmiştir.

Güncel durumda TMK m.319’da kalan süre, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıldır. Dolayısıyla bugün hâlâ “evlat edinmenin iptali her durumda beş yıl içinde açılır” şeklinde yapılan açıklamalar güncel değildir.

Biyolojik Anne Evlat Edinilen Çocuğu Sonradan Geri Alabilir mi?

Evlat edinmenin kesinleşmesinden sonra biyolojik annenin yalnız fikrini değiştirmiş olması evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını sağlamaz.

Biyolojik anne “çocuğumu özledim”, “şimdi kendim bakabilecek durumdayım” veya “evlat edinmeye artık razı değilim” diyerek geçmişte usulüne uygun kurulmuş evlatlık ilişkisini kendiliğinden sona erdiremez.

Ancak kanunen alınması gereken rızanın hiç alınmadığı veya hukuken geçerli olmadığı ileri sürülüyorsa TMK m.317 çerçevesinde farklı bir değerlendirme yapılabilir. Aynı şekilde evlat edinmede esasa ilişkin ciddi bir noksanlık varsa TMK m.318 gündeme gelebilir.

Çocuğun üstün yararı bu aşamada da önemini korur.

Evlat Edinme ile Koruyucu Aile Aynı Şey midir?

Hukuki sonuçları oldukça farklıdır.

Evlat edinmede mahkeme kararıyla evlat edinen ile çocuk arasında soybağı ilişkisi kurulur; ana ve babaya ait hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer ve çocuk evlat edinenin mirasçısı olur.

Koruyucu ailelikte ise amaç koruma altındaki çocuğun aile ortamında bakımının sağlanmasıdır. Koruyucu aile ile çocuk arasında evlat edinmedeki gibi soybağı ve mirasçılık ilişkisi kurulmaz. Bakanlık da iki hizmet arasındaki bu farkı açık biçimde ayırmaktadır.

Dolayısıyla koruyucu aile olarak uzun yıllar bir çocuğa bakmış olmak da çocuğun kendiliğinden ailenin evlatlığı olduğu anlamına gelmez. Evlat edinme için ayrı hukuki şartların gerçekleşmesi gerekir.

Samsun’da Evlat Edinme Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Evlat edinme aile hukukuna ilişkin bir uyuşmazlıktır ve görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. 4787 sayılı Kanun m.4, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukundan doğan dava ve işleri aile mahkemelerinin görev alanına bırakmaktadır.

Yetki bakımından TMK m.315 özel bir düzenleme içerir. Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede ise eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir.

Bu nedenle tarafların nüfusa kayıtlı oldukları il ile fiilen oturdukları yerin birbirinden farklı olduğu dosyalarda yetki ayrıca değerlendirilmelidir.

Evlat Edinme Davasında Mahkeme Neleri Araştırır?

Evlat edinme davası yalnız belgelerin tamamlandığı bir tespit işlemi değildir.

TMK m.316, mahkemeye kapsamlı araştırma yükümlülüğü getirir. Evlat edinen ile evlatlığın kişiliği ve sağlık durumu, ekonomik koşulları, karşılıklı ilişkileri, evlat edinmek istemelerinin nedeni, bakım ilişkisinin gelişimi ve evlat edinenin çocuğu yetiştirme imkânları incelenir. Evlat edinenin altsoyu bulunuyorsa onların evlat edinmeye ilişkin tavır ve düşünceleri de değerlendirilir.

Bu nedenle sosyal inceleme raporu uygulamada önemli olmakla birlikte mahkemenin bütün dosyayı değerlendirme görevinin yerini tutmaz.

Nitekim Yargıtay’ın 2024/9818 E., 2024/10438 K. sayılı kararında kanuni bakım ve aile ilişkisi somut biçimde mevcut olduğu hâlde sosyal inceleme raporundaki soyut değerlendirmelere dayanılarak davanın reddedilmesi isabetli bulunmamıştır.

Evlat Edinme Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?

Gerekli belgeler evlat edinmenin türüne göre değişir. Kurum aracılığıyla yapılan başvuruda Bakanlık tarafından istenen resmi belgeler ve sosyal inceleme dosyası ön plandayken, eşin çocuğu veya ergin kişinin evlat edinilmesinde fiilî aile ilişkisini gösteren başka deliller daha önemli hâle gelebilir.

Mahkeme nüfus kayıtlarını, evlilik ve doğum bilgilerini, çocuğun velayet durumunu, varsa vesayet kararlarını, biyolojik anne ve babanın hukuki durumunu ve tarafların birlikte yaşamına ilişkin araştırmaları değerlendirebilir.

Özellikle bir yıllık veya ergin evlat edinmede beş yıllık bakım/aile ilişkisi tartışılıyorsa, bu ilişkinin yalnız tanıkla değil mümkün olduğunca objektif verilerle de desteklenmesi dosyayı güçlendirir.

Evlat Edinme Davası Ne Kadar Sürer?

Bütün evlat edinme davaları için sabit bir süre vermek mümkün değildir.

Kurum üzerinden yürüyen küçük evlat edinmelerde, dava öncesinde zaten bir yıllık bakım ve izleme dönemi bulunmaktadır. Eşin çocuğunun veya ergin kişinin evlat edinilmesinde ise biyolojik ebeveynin rızası, sosyal inceleme, tarafların dinlenmesi, yabancı uyrukluluk, vesayet veya kanun yoluna başvurulması davanın süresini etkileyebilir.

Örneğin Samsun’dan çıkan 2023/7161 E., 2023/6460 K. sayılı dosyada evlat edinilmek istenen kişinin dava devam ederken vesayet altına alınması taraf teşkili sorununu doğurmuş ve dosya bu usul meselesi nedeniyle Yargıtay’a kadar ulaşmıştır.

Dolayısıyla yalnız “mahkeme kaç ayda karar verir?” sorusundan önce, dava açılmadan evvel bütün maddi ve usuli şartların doğru kurulması önemlidir.

Samsun Evlat Edinme Davası Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?

Evlat edinme dosyalarının kapsamı birbirinden farklıdır. Kurum süreci tamamlanmış ve rıza problemi bulunmayan bir küçüğün evlat edinilmesiyle; biyolojik babanın rızasının aranıp aranmayacağının tartışıldığı, yabancı uyruklu tarafların bulunduğu veya ergin-kısıtlı kişinin evlat edinilmesinin istendiği dosyanın kapsamı aynı değildir.

Avukatlık ücreti bu nedenle dosyanın hukuki niteliği, yapılacak işlemler, dava ve varsa kanun yolu aşamalarının kapsamı ile yürürlükteki mesleki düzenlemeler dikkate alınarak belirlenir.

Mahkeme giderleri, tebligat ve diğer yargılama masraflarının ise avukatlık ücretinden farklı kalemler olduğu ayrıca gözetilmelidir.

Evlat Edinme Sürecinde Ne Zaman Hukuki Destek Alınmalıdır?

Evlat edinmede hukuki değerlendirmeyi yalnız dava dilekçesi hazırlanacağı zamana bırakmak her dosyada doğru değildir.

Özellikle eşin çocuğunun evlat edinilmesi düşünülüyorsa biyolojik diğer ebeveynin rızasının gerekli olup olmadığı, bir yıllık bakım süresinin hangi tarihten itibaren oluştuğu ve çocuğun hukuki statüsü önceden değerlendirilmelidir.

Ergin kişinin evlat edinilmesinde de beş yıllık bakım veya aile hâlinde yaşama şartının hangi hükme dayanacağı ve evlat edinenin altsoyunun muvafakatinin gerekip gerekmediği dava öncesinde belirlenmelidir.

Evlat edinmenin kaldırılması isteniyorsa durum daha da önemlidir. Çünkü bu konuda öğrenmeden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır.

Bu nedenle evlat edinme uyuşmazlığında ilk yapılması gereken şey yalnız “dava açalım” demek değil; mevcut aile ve nüfus ilişkisinin hangi hukuki kurala tabi olduğunu doğru belirlemektir.

5/5 - (1 vote)