Trafik kazasında aracın tamir edilmesi, meydana gelen bütün maddi zararın giderildiği anlamına gelmez. Özellikle kaporta parçalarının değişmesi, boya ve onarım işlemleri, aracın hasar geçmişine kayıt düşülmesi veya aracın orijinalliğinin bozulması ikinci el satış değerini etkileyebilir. Kaza öncesinde belirli bir piyasa değerine sahip olan araç, onarım sonrasında teknik olarak kullanılabilir durumda olsa dahi aynı fiyattan alıcı bulamayabilir. Kaza nedeniyle ortaya çıkan bu ekonomik azalma araç değer kaybıdır.
Samsun’da meydana gelen trafik kazaları nedeniyle araç değer kaybı, eksik hasar ödemesi ve sigorta uyuşmazlıklarında yapılacak hukuki değerlendirme yalnızca aracın tamir faturasına göre yapılmaz. Kusur oranı, aracın kaza öncesindeki durumu, geçmiş hasarları, kilometresi, hasarlanan parçalar, onarımın niteliği, sigorta şirketinin yaptığı ödeme ve eksper raporu birlikte incelenmelidir.
1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, araç değer kaybının hesaplanması ve sigorta şirketine başvuru sürecinde önemli değişiklikler getirmiştir.
Araç Değer Kaybı Nedir?
Araç değer kaybı, trafik kazası meydana gelmeden önceki ikinci el piyasa değeri ile araç usulüne uygun biçimde onarıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki azalmadır.
Örneğin aynı marka, model, yaş ve kilometrede iki araçtan biri hiç kazaya karışmamış, diğerinin ise kapısı ve çamurluğu değişmiş olabilir. Her iki araç teknik olarak aynı şekilde kullanılabilse bile ikinci el piyasasında aynı bedelle satılmaları beklenmeyebilir. Kazalı aracın piyasa değerindeki bu azalma, şartları varsa tazmin edilmesi gereken gerçek zararın bir parçasıdır.
Bu zarar, aracın tamir masrafından farklıdır. Tamir bedeli aracın fiziksel hasarının giderilmesine, değer kaybı ise onarım tamamlandıktan sonra araç üzerinde kalan ekonomik değer azalmasına ilişkindir. Bu sebeple sigorta şirketinin tamir bedelini ödemiş olması tek başına araç değer kaybının da tamamen karşılandığı anlamına gelmez.
Araç Değer Kaybı Hesaplaması 1 Temmuz 2026’da Değişti
12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları değişikliği 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yeni düzenlemede değer kaybının; aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gören kısımları, geçmiş hasar durumu ile kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ve onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri dikkate alınarak sigorta eksperi tarafından belirlenmesi öngörülmüştür.
Aynı değişiklikle önceki Genel Şartların değer kaybı hesabına ilişkin Ek-1’i de yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece belirli katsayıların çarpılması üzerine kurulan eski hesaplama sistemi yerine aracın gerçek ikinci el piyasasındaki değer azalmasını esas alan piyasa analiz yöntemi ön plana çıkmıştır.
SEDDK’nın 13 Mayıs 2026 tarihli ve 2026/11 sayılı Genelgesiyle oluşturulan yeni ekspertiz raporu şablonunda da aracın kilometresi, kullanım süresi ve amacı, geçmiş hasarları, orijinalliğini ne ölçüde yitirdiği, hasarın ağırlığı ve hangi bölgelerde meydana geldiği, onarımda kullanılan parçaların niteliği ve gerçek piyasa alış-satış koşulları değerlendirme kriterleri arasında yer almaktadır.
Bu nedenle araç değer kaybı için artık yalnızca “aracın rayiç değeri şu kadar, hasar bedeli bu kadar, katsayı da şu” şeklinde yapılan mekanik bir işlem güncel sistemde yeterli değildir.
Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?
Güncel sistemde temel soru, aracın kaza hiç gerçekleşmemiş olsaydı kaza tarihinde ikinci el piyasasında kaç liraya satılabileceği ve yapılan onarımdan sonra aynı tarihte gerçekçi olarak kaç liraya satılabileceğidir. İki değer arasındaki fark, değer kaybı incelemesinin çıkış noktasını oluşturur.
Bu tespit yapılırken aracın yalnızca marka ve modeli değil, donanım paketi, model yılı, kilometresi, kullanım şekli, önceki kazaları, daha önce boyanan veya değiştirilen parçaları ve yeni kazada hasar gören bölgenin araç piyasasındaki önemi değerlendirilir. Şasi veya taşıyıcı unsurlardaki hasarla kolay giderilebilir yüzeysel bir hasarın ikinci el piyasasına etkisi aynı olmayacağı gibi, daha önce değişmiş bir parçanın tekrar hasarlanması ile tamamen orijinal bir parçanın ilk defa değişmesi de aynı sonucu doğurmayabilir.
Kusur oranı da hesaplamanın sonunda önem taşır. Araçta örneğin 100.000 TL gerçek değer kaybı bulunduğunun belirlenmesi, her durumda 100.000 TL’nin karşı taraftan alınacağı anlamına gelmez. Hak sahibinin kazadaki kusurunun bulunması hâlinde talep edilebilecek miktar kusur oranına göre azalabilir.
Araç Değer Kaybında 165.000 Kilometre Sınırı Var mı?
Güncel düzenlemede “165.000 kilometrenin üzerindeki araç değer kaybı alamaz” şeklinde mutlak bir sınır bulunmamaktadır.
Kilometre, aracın kullanılmışlık düzeyini ve piyasa değerini etkilediği için hesaplamada dikkate alınır. Ancak aracın 165.001 kilometrede bulunması sebebiyle tek başına değer kaybı talebinin reddedilmesi güncel sistemle bağdaşmaz.
Yüksek kilometreli bir aracın kaza öncesindeki piyasa değeri ve kazanın bu araç üzerindeki gerçek ekonomik etkisi incelenir. Çok yüksek kilometre, somut olayda değer kaybı miktarını azaltabilir; ancak kilometre tek başına otomatik bir hak kaybı sebebi değildir.
Eski Araçlarda Değer Kaybı Alınabilir mi?
Aracın yaşı da değer kaybını etkileyen kriterlerden biridir ancak güncel düzenlemede belirli bir yaşın üzerindeki bütün araçları otomatik olarak kapsam dışında bırakan genel bir kural bulunmamaktadır.
On beş yaşındaki ancak iyi korunmuş, düşük kilometreli ve önemli parçaları orijinal kalmış bir araç ile aynı yaştaki çok yüksek kilometreli ve geçmişinde çok sayıda hasar bulunan bir aracın kazadan etkilenme biçimi aynı olmayabilir. Belirleyici olan kazanın somut aracın gerçek ikinci el değerinde bir azalma yaratıp yaratmadığıdır.
Araçta Önceden Hasar Varsa Değer Kaybı Alınabilir mi?
Aracın daha önce kaza yapmış olması da değer kaybı talebini bütünüyle ortadan kaldıran bir durum değildir. Ancak geçmiş hasarın hangi bölgede bulunduğu önemlidir.
Yeni kazada ilk defa hasarlanan ve daha önce orijinal durumda bulunan bir parçanın değiştirilmesi, aracın piyasa değerinde ayrıca azalma yaratabilir. Buna karşılık aynı parçanın daha önce de ağır biçimde hasarlanmış veya değiştirilmiş olması yeni kazanın o parça bakımından yaratacağı ilave değer kaybını azaltabilir veya somut olaya göre ortadan kaldırabilir.
SEDDK’nın güncel eksper raporunda hem SBM kayıtlarına yansıyan geçmiş hasarların hem de araç üzerinde tespit edilebilen diğer eski hasarların incelenmesi öngörülmüştür. Bu sebeple geçmiş hasar kaydı görüldüğünde doğrudan talebin reddedilmesi yerine eski hasarla yeni kazanın aracın piyasa değerine etkisinin ayrıştırılması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15.11.2017 tarihli, 2016/19642 E., 2017/10599 K. sayılı kararında da aracın önceki kazalarının değer kaybı hesabında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay Araç Değer Kaybını Nasıl Hesaplıyor?
Yargıtay’ın değer kaybına ilişkin yerleşik yaklaşımı uzun süredir gerçek piyasa değerindeki azalma üzerine kuruludur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 10.05.2016 tarihli, 2016/966 E., 2016/5728 K. sayılı kararında, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın belirlenmesi gerektiği benimsenmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.09.2016 tarihli, 2016/4690 E., 2016/7983 K. sayılı kararında da aracın modeli, yaşı, özellikleri, hasarın niteliği ve yapılan onarım dikkate alınarak serbest piyasa koşullarındaki değer azalmasının tespit edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme de değer kaybının kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak belirlenmesini açıkça öngörmektedir.
Değer Kaybı İçin Sigorta Şirketine Ayrı Başvuru Yapmak Gerekiyor mu?
1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle önemli bir kolaylık getirilmiştir. Maddi zarar teminatı kapsamında araç hasarı için yapılan başvuru artık değer kaybını da kapsamaktadır. Araç hasarı için başvuran hak sahibi, ayrıca değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.
Bu düzenleme, “sigorta şirketine hiç başvurmadan doğrudan dava veya tahkime gidilebilir” anlamına gelmez.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava yoluna gidilmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerekir. Sigorta şirketinin kanuni süre içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde uyuşmazlık dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu önüne taşınabilir.
Yeni düzenlemeyle kaldırılan husus, maddi hasar başvurusu yapıldıktan sonra değer kaybı için ikinci ve müstakil bir başvuru yapılması gerekliliğidir.
Sigorta Şirketi Değer Kaybını Kendiliğinden Hesaplayacak mı?
Güncel Genel Şartlara göre araç hasarına ilişkin eksper atanması hâlinde aynı eksper değer kaybına ilişkin tespitini de raporuna dahil eder. Maddi hasar başvurusu, değer kaybı talebini de içerdiğinden değer kaybının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Sigorta şirketinin hesaplanan değer kaybı tutarını, nihai eksper raporunun kendisine ulaşmasını takip eden iş günü içinde hak sahibine yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla bildirmesi öngörülmüştür.
Bununla birlikte sigorta şirketinin bir değer kaybı tutarı hesaplamış veya ödeme yapmış olması, hesaplamanın her durumda gerçek zararın tamamını karşıladığı anlamına gelmez. Eksper raporundaki piyasa araştırması, geçmiş hasar kabulü, kusur oranı ve aracın kaza öncesi ve sonrası için belirlenen değerler gerektiğinde ayrıca incelenebilir.
Sigorta Şirketi Değer Kaybını Eksik Öderse Ne Yapılabilir?
Uygulamada uyuşmazlıkların önemli bir kısmı değer kaybının tamamen reddedilmesinden ziyade düşük hesaplandığı iddiasından doğmaktadır.
Böyle bir durumda yalnızca ödenen rakama bakmak yeterli değildir. Eksper tarafından aracın kaza öncesi rayicinin ne kadar kabul edildiği, onarım sonrasındaki değerinin nasıl belirlendiği, hangi emsal araçların kullanıldığı, önceki hasarların hangi gerekçeyle hesaba katıldığı ve kusur oranının doğru uygulanıp uygulanmadığı incelenmelidir.
Gerçek değer kaybının sigorta şirketinin ödediği miktardan daha yüksek olduğu tespit edilirse şartları bulunduğu ölçüde bakiye zarar talep edilebilir.
Sigorta şirketince bir ödeme yapılmış olması da dosyanın hukuken sona erdiğini her durumda göstermez. Ödeme sırasında imzalanan ibraname, sulh veya benzeri belgelerin içeriği ayrıca değerlendirilmelidir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesinde, Kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersizliği ile tazminat miktarına ilişkin açıkça yetersiz veya fahiş anlaşma ve uzlaşmaların belirli şartlarda iptal edilebilmesine ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Araç Değer Kaybı Başvurusu
Sigorta şirketinin talebi reddetmesi, yaptığı ödemenin gerçek zararı karşılamaması veya kanuni şartların oluşması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru değerlendirilebilir.
Tahkim, sigorta şirketiyle hak sahibi arasındaki sigorta uyuşmazlığını mahkeme dışında çözen özel bir yargısal mekanizmadır. Dosyada kusur, değer kaybı, geçmiş hasar, sigorta şirketinin yaptığı ödeme ve ekspertiz değerlendirmesi incelenebilir; gerekli görülürse bilirkişi incelemesi yaptırılabilir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca Komisyona başvuru bakımından önce ilgili sigorta kuruluşuna gerekli başvurunun yapılmış olması gerekir. Talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi veya sigorta kuruluşunun kanunda öngörülen sürede cevap vermemesi üzerine tahkim yolu gündeme gelebilir.
2026’da Sigorta Tahkim Başvurusunda Eksper Raporu Kuralı Değişti
SEDDK’nın 5 Ağustos 2026 tarihli, 1862 sayılı Kurul Kararına dayanan 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri, özellikle ekspertiz süreci devam ederken yapılan tahkim başvuruları bakımından yeni bir uygulama getirmiştir.
Sigorta kuruluşunun mevzuatta öngörülen süre içerisinde eksper ataması yaptığı ve eksper raporunun sigortacıya yüklenemeyen sebeplerle henüz tamamlanamadığı SBM sistemi üzerinden belgelenebiliyorsa, sırf eksper raporu henüz sonuçlanmadığı için talebin olumsuz sonuçlandığı veya sigorta şirketiyle uyuşmazlığın oluştuğu kabul edilmemektedir.
Bu nedenle özellikle 2026 sonrası başvurularda, sigortaya başvuru tarihi kadar eksper atamasının ve ekspertiz dosyasının hangi aşamada bulunduğunun da kontrol edilmesi gerekir.
Araç Değer Kaybı Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Araç değer kaybı davalarında görevli mahkeme, talebin kime yöneltildiğine göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle bütün değer kaybı uyuşmazlıkları için tek bir mahkeme adı vermek doğru değildir.
Zorunlu trafik sigortacısına karşı sigorta ilişkisinden doğan talepler ile yalnızca kazaya sebep olan sürücü veya işletene yöneltilen haksız fiil taleplerinin görev bakımından hukuki niteliği aynı olmayabilir. Sigorta şirketinin de taraf olduğu uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesi, yalnız gerçek kişi sürücü veya işletene yöneltilen taleplerde ise somut olayın özelliklerine göre genel görevli hukuk mahkemesi gündeme gelebilir.
Yetki bakımından da kazanın meydana geldiği yer önem taşır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesindeki özel yetki düzenlemesinin yanı sıra Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki haksız fiil ve genel yetki hükümleri somut dosyaya göre değerlendirilir.
Samsun’da meydana gelen bir trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı uyuşmazlığında bu nedenle dava açılmadan önce hem görev hem de yetki ayrı ayrı belirlenmelidir.
Araç Değer Kaybı Kimden İstenir?
Kazaya kusuruyla sebep olan aracın zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu, poliçe kapsamı ve teminat limiti çerçevesinde gündeme gelir. Somut olayın özelliklerine göre aracın işleteni ve sürücüsü gibi haksız fiilden sorumlu kişiler yönünden de talepte bulunulabilir.
Sigorta şirketinin sorumluluğu ile sürücü veya işletenin sorumluluğu her zarar kalemi bakımından tamamen aynı değildir. Özellikle araç mahrumiyet bedeli ve ticari kazanç kaybı gibi talepler değer kaybından ayrı değerlendirilmelidir.
Kazada Kısmen Kusurlu Olan Araç Değer Kaybı Alabilir mi?
Araç sahibinin veya sürücüsünün kazada tamamen kusursuz olması her durumda zorunlu değildir. Karşı tarafın da kazanın oluşumunda kusuru bulunuyorsa, meydana gelen zarar karşı tarafın kusur oranı ölçüsünde talep edilebilir.
Örneğin değer kaybının gerçek miktarı 80.000 TL olarak belirlenmiş ve karşı tarafın kazadaki kusur oranı yüzde 75 ise, sigorta ve sorumluluk hükümleri çerçevesinde kusur oranının tazminat miktarına etkisi dikkate alınır.
Kazanın oluşumunda yüzde yüz kusurlu olan taraf ise kendi aracında meydana gelen değer kaybını karşı aracın zorunlu trafik sigortasından isteyemez.
Kusur Oranına İtiraz Edilebilir mi?
Kaza tespit tutanağındaki veya sigorta sistemi üzerindeki kusur değerlendirmesi değer kaybının miktarını doğrudan etkileyebilir. Ancak kusur değerlendirmesi her uyuşmazlıkta tartışılmaz ve değiştirilemez nitelikte değildir.
Kaza krokisi, fotoğraflar, kamera kayıtları, araçların çarpışma noktaları, yolun fiziki yapısı, trafik işaretleri ve sürücü beyanları birlikte değerlendirildiğinde kusur oranının hatalı olduğu ileri sürülebilir. Değer kaybı dosyasında ciddi miktar farkı yaratabilecek bir kusur uyuşmazlığı varsa yalnız değer kaybı hesabına değil, kazanın oluş biçimine de bakılması gerekir.
Araç Satılmadan Değer Kaybı İstenebilir mi?
Değer kaybı talep edebilmek için aracın mutlaka satılmış olması gerekmez.
Zarar, aracın ikinci el piyasa değerinin kaza sebebiyle azalmasıyla meydana gelir. Araç sahibinin aracı kullanmaya devam etmesi bu ekonomik azalmanın oluşmadığı anlamına gelmez. Satış yapılmışsa gerçekleşen satış bedeli dosyada değerlendirmeye konu olabilir; ancak satış değer kaybı hakkının doğmasının zorunlu şartı değildir.
Araç Tamir Edilmeden Değer Kaybı İstenebilir mi?
Değer kaybının temelinde aracın onarım sonrasındaki piyasa değerinin belirlenmesi bulunduğundan hasarın niteliğinin, hangi parçaların onarılacağı veya değişeceğinin ve onarımın araç üzerindeki etkisinin tespit edilebilir olması gerekir.
Araç henüz onarılmamışsa somut dosyada ekspertiz kayıtları, hasar fotoğrafları ve belirlenen onarım yöntemi üzerinden değerlendirme yapılması mümkün olabilir. Ancak onarımın kapsamı henüz netleşmemişse sağlıklı değer kaybı tespiti güçleşebilir.
Bu nedenle aracın onarımından önce hasarın fotoğraf ve ekspertiz kayıtlarının korunması önem taşır.
Pert Araçta Değer Kaybı İstenir mi?
Tam hasar veya pert olarak değerlendirilen araçta zarar hesabı, onarılarak kullanılmaya devam edilen araçtaki değer kaybı hesabından farklıdır.
Değer kaybı, esas itibarıyla onarılan aracın kaza öncesindeki ve onarım sonrasındaki ikinci el değerleri arasındaki azalmayı ifade eder. Araç tam hasar kabul edilmişse zarar aracın rayiç değeri ve sovtaj gibi unsurlar üzerinden farklı esaslarla belirlenir. Bu nedenle klasik anlamdaki onarım sonrası değer kaybı ile pert zararının aynı kalem altında ikinci kez talep edilmesi söz konusu olmaz.
Değer Kaybı ile Hasar Farkı Aynı Şey mi?
Değer kaybı ile hasar farkı birbirinden ayrı zarar kalemleridir.
Hasar farkında esas mesele, aracın onarılması için gerçek anlamda gerekli parça ve işçilik giderleriyle sigorta şirketinin karşıladığı hasar bedeli arasındaki farktır. Değer kaybında ise onarım yapılmış olsa bile aracın ikinci el piyasasında meydana gelen kalıcı ekonomik azalma incelenir.
Örneğin sigorta şirketinin 70.000 TL tamir bedeli ödemesi, aracın onarım nedeniyle ikinci el piyasasında ayrıca 100.000 TL değer kaybetmediği anlamına gelmez. Aynı şekilde değer kaybı ödemesi yapılması da eksik bırakılmış onarım veya parça bedelinin kendiliğinden karşılandığını göstermez.
1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Genel Şartlarda hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse kural olarak orijinal parçayla değiştirilmesi esası da yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle eksik hasar ödemesi bulunan dosyalarda kullanılan parçaların ve eksper tarafından kabul edilen bedellerin ayrıca incelenmesi gerekebilir.
Araç Mahrumiyet Bedeli Değer Kaybından Farklıdır
Kaza nedeniyle araç serviste veya tamirde kaldığında araç sahibi belirli bir süre aracını kullanamayabilir. Bu sürede meydana gelen kullanım kaybı, araç değer kaybından farklı bir zarar kalemidir.
Ticari araçlarda ayrıca aracın çalışamaması nedeniyle kazanç kaybı gündeme gelebilir. Hususi araçlarda ise makul onarım süresine ilişkin araç mahrumiyet zararı değerlendirilebilir.
Bu taleplerin trafik sigortası kapsamındaki değer kaybıyla aynı kişiden veya aynı hukuki sebebe dayanılarak isteneceği varsayılmamalıdır. Sorumlu kişiler ve talep edilebilecek zarar miktarı ayrıca belirlenir.
Araç Değer Kaybı İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Değer kaybının sağlıklı biçimde incelenebilmesi için öncelikle kazanın ve aracın geçmişinin belgelenebilmesi gerekir. Kaza tespit tutanağı veya kolluk evrakı, araç ruhsatı, hasar fotoğrafları, sigorta hasar dosyası, eksper raporu, servis ve onarım belgeleri, değişen veya onarılan parçaları gösteren kayıtlar ve sigorta şirketinin yaptığı ödemelere ilişkin bilgiler önem taşır.
Varsa önceki kaza ve hasar kayıtları da değerlendirilmelidir. Çünkü geçmiş hasarların yeni kazanın oluşturduğu değer kaybından ayrıştırılması gerekebilir.
Sigorta şirketinden daha önce değer kaybı veya hasar ödemesi alınmışsa ödeme dekontunun yanında şirketin hangi rapor ve hesaplamaya dayanarak bu miktarı belirlediği de incelenmelidir.
Araç Değer Kaybında Zamanaşımı Ne Kadar?
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Kazanın aynı zamanda ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturması hâlinde, kanunda öngörülen şartlarla daha uzun ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri bakımından da uygulanabilir.
Bu nedenle internette sıkça kullanılan “kazadan sonra iki yılınız var” ifadesi tek başına zamanaşımı düzenlemesinin tamamını açıklamaz. Başlangıç tarihi, mutlak süre ve varsa uzamış ceza zamanaşımı somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Değer Kaybı Dosyasında Avukat Ne Yapar?
Araç değer kaybı uyuşmazlığı yalnızca sigorta şirketine bir dilekçe gönderilmesinden ibaret olmayabilir. Özellikle sigorta şirketinin ödeme yaptığı ancak miktarın düşük olduğu dosyalarda gerçek uyuşmazlık, kullanılan hesaplama yönteminin ve eksper raporunun doğru olup olmadığındadır.
Dosyanın hukuki incelemesinde kaza ve kusur kayıtları, SBM hasar geçmişi, önceki kazalar, hasarlanan parçalar, eksper raporu, sigorta şirketinin ödeme ve ret gerekçeleri ile poliçe teminatı birlikte değerlendirilir. Gerekli şartlar oluştuğunda sigorta şirketi nezdindeki süreç, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu veya dava yolu takip edilebilir.
Değer kaybıyla birlikte hasar farkı, araç mahrumiyet bedeli veya başka zararların bulunması hâlinde bunların aynı hukuki kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği de belirlenmelidir.
Samsun’da Araç Değer Kaybı Başvurusu
Kazanın Samsun’da meydana gelmesi veya araç sahibinin Samsun’da bulunması, değer kaybı başvurusunun yalnızca yerel bir sigorta acentesi üzerinden yürütüleceği anlamına gelmez. Sigorta şirketi nezdindeki hasar ve tazminat süreci şirketin ilgili başvuru kanalları üzerinden yürütülebilir; şartları oluştuğunda Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme yolu kullanılabilir.
Samsun’da gerçekleşen trafik kazalarında özellikle kaza tespit tutanağı, olay yeri ve araç fotoğrafları, servis ve ekspertiz kayıtlarının henüz uyuşmazlık çıkmadan muhafaza edilmesi önemlidir. Araç tamir edildikten veya parçalar değiştirildikten sonra kazanın ilk durumuna ilişkin bazı delillerin yeniden elde edilmesi güçleşebilir.
Avukat Ayşe Deniz Oral tarafından Samsun’da araç değer kaybı, sigorta şirketinin eksik ödeme yaptığı hasar dosyaları ve trafik kazalarından doğan maddi tazminat uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yapılmaktadır.
Samsun Araç Değer Kaybı Avukatı ile Görüşmeden Önce
Sigorta şirketinin yaptığı ödeme düşük görünüyorsa yalnızca ödenen rakamın bildirilmesi yerine mümkünse eksper raporu ve hasar dosyasıyla birlikte değerlendirme yapılması daha sağlıklıdır. Aracın marka-modeli, model yılı, kilometresi, kazadaki kusur oranı, değişen ve boyanan parçalar, geçmiş hasarlar ve sigorta şirketinin yaptığı ödeme birlikte incelendiğinde uyuşmazlığın kapsamı daha açık biçimde belirlenebilir.
Değer kaybının miktarı, dosya ve araç incelenmeden kesin bir rakam olarak söylenemez. Özellikle 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren piyasa analizine dayalı sistemde aracın gerçek ikinci el piyasasındaki değer azalması belirleyicidir.
Araç değer kaybı, sigorta tahkim başvurusu, eksik hasar ödemesi veya trafik kazasından kaynaklanan diğer maddi zararlar hakkında dosyanın hukuki açıdan incelenmesi için büromuzla iletişime geçilebilir.
Avukat Ayşe Deniz Oral
Telefon / WhatsApp: 0530 327 37 84
Samsun
