Boşanma sürecinde eşler arasındaki malvarlığı uyuşmazlığı, boşanmanın kendisinden ayrı değerlendirilmesi gereken bir konudur. Evlilik sırasında alınan ev, arsa, araç, banka birikimleri, şirket payları veya başka malvarlığı değerlerinin yalnız kimin adına kayıtlı olduğuna bakılarak paylaşım sonucu belirlenemez. Malın ne zaman edinildiği, hangi kaynakla alındığı, kredi kullanılıp kullanılmadığı, eşlerden birinin kişisel malından katkı bulunup bulunmadığı ve mal rejimi sona ermeden önce yapılan devirler birlikte incelenir.
Mal paylaşımı davasında amaç her malı fiziksel olarak ikiye bölmek veya tapuları otomatik olarak yarı yarıya eşlerin üzerine geçirmek değildir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde çoğu uyuşmazlık, tasfiye sonunda eşlerden biri lehine doğabilecek katılma alacağı, değer artış payı veya başka mal rejimi alacaklarının hesaplanması üzerinde toplanır.
Avukat Ayşe Deniz Oral tarafından Samsun’da mal rejiminin tasfiyesi dosyalarında; malvarlığının tespiti, kişisel ve edinilmiş mal ayrımı, katılma ve değer artış payı alacaklarının değerlendirilmesi, mal kaçırma iddiaları, ihtiyati tedbir talepleri ve bilirkişi hesaplamaları dosyanın özelliklerine göre ele alınmaktadır.
Mal Paylaşımı Davasına Başlamadan Önce Dosya Nasıl İncelenir?
Mal paylaşımı dosyasının sağlıklı kurulabilmesi için yalnız mevcut tapu ve araç kayıtlarının çıkarılması yeterli değildir. Öncelikle evlilik tarihi, boşanma davasının açıldığı tarih ve taraflar arasında farklı bir mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığı belirlenir.
Daha sonra dava konusu yapılabilecek her mal yönünden ayrı inceleme yapılır. Bir taşınmazın tapuda hangi eş adına kayıtlı olduğu önemlidir; ancak tek başına sonucu belirlemez. Taşınmazın edinme tarihi, satın alma bedelinin kaynağı, kredi ödemeleri, peşinatın nereden karşılandığı, miras veya bağıştan gelen para kullanılıp kullanılmadığı gibi unsurlar tasfiye hesabını değiştirebilir.
Araçlar, banka hesapları, yatırım hesapları ve şirket ortaklıklarında da aynı yöntem izlenir. Böylece dava açılmadan önce hangi mal bakımından katılma alacağı, hangi mal bakımından değer artış payı veya başka bir talebin gündeme gelebileceği ayrıştırılır.
Mal Paylaşımında Her Malın Yarısı mı Alınır?
Mal paylaşımı denildiğinde en sık karşılaşılan yanlış düşüncelerden biri, evlilik içerisinde alınan her malın boşanmada doğrudan yarı yarıya bölüneceğidir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde esas olan, eşlerden her birinin edinilmiş malları ve bunlara ilişkin borçlar dikkate alınarak artık değerin belirlenmesidir. Şartları oluştuğunda diğer eş bu artık değer üzerinden katılma alacağına hak kazanabilir.
Bu nedenle eşlerden biri adına kayıtlı evin yarısının diğer eş adına tapuda tescil edilmesi, sistemin genel ve otomatik sonucu değildir. Çoğu dosyada sonuç para alacağı şeklinde ortaya çıkar.
Bununla birlikte malın paylı mülkiyette bulunması veya dosyada başka bir ayni hak talebinin söz konusu olması farklı sonuçlara yol açabileceğinden, tapu kaydının ve edinme şeklinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Hangi Mallar Mal Rejimi Tasfiyesinde İncelenir?
Evlilik sırasında emek veya gelir karşılığında edinilen malvarlığı değerleri kural olarak edinilmiş mal niteliği taşıyabilir.
Bu kapsamda somut dosyaya göre konutlar, arsalar, işyerleri, araçlar, banka hesaplarındaki birikimler, yatırım hesapları, şirket hisseleri ve başka ekonomik değerler incelenebilir.
Buna karşılık evlilikten önce sahip olunan mallar ile miras veya karşılıksız kazandırma yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri kural olarak kişisel maldır.
Ancak bir malın başlangıçta kişisel mal olması uyuşmazlığın her durumda bittiği anlamına gelmez. Evlilik içerisinde diğer eşin o malın edinilmesine, korunmasına veya değer kazanmasına yaptığı katkı ayrıca değer artış payı doğurabilir.
Bu nedenle “ev benim üzerime kayıtlı”, “evi evlenmeden önce aldım” veya “parayı ailem verdi” şeklindeki tek bir bilgiyle mal paylaşımı hesabının sonucunu belirlemek çoğu zaman mümkün değildir.
2002 Yılından Önce Evlenen Eşlerde Mal Paylaşımı
1 Ocak 2002 tarihi mal rejimi uyuşmazlıklarında önemli bir sınırdır.
Bu tarihten önce evlenmiş ve farklı bir mal rejimi seçmemiş eşlerde, 1 Ocak 2002 öncesindeki dönem ile bu tarihten sonraki dönem aynı kurallara göre değerlendirilmez.
1 Ocak 2002’den sonraki dönem bakımından kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanırken, önceki dönemde mal ayrılığı rejimi ve yapılan katkılara bağlı katkı payı alacağı gündeme gelebilir.
Özellikle uzun evliliklerde aynı taşınmazın edinme tarihi, yapılan ödemelerin tarihleri ve eşlerin ekonomik katkılarının hangi döneme denk geldiği önem kazanır. Bu nedenle 2002 öncesinde başlayan evliliklerde mal paylaşımının yalnız güncel mal rejimi üzerinden hesaplanması doğru sonuç vermeyebilir.
Katılma Alacağı ile Değer Artış Payı Aynı Şey midir?
Katılma alacağı ile değer artış payı birbirinden farklı hukuki taleplerdir.
Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonucunda ortaya çıkan artık değer üzerinden hesaplanır.
Değer artış payında ise bir eşin diğer eşe ait mala yaptığı katkı ön plana çıkar. Örneğin eşlerden birinin kişisel parasını kullanarak diğer eş adına alınan taşınmazın peşinatına katkıda bulunması veya diğer eşin kişisel malına önemli bir ekonomik katkı yapması hâlinde değer artış payı talebi gündeme gelebilir.
Aynı dosyada hem katılma alacağı hem değer artış payı hesabının bulunması mümkündür. Bu nedenle dava açılmadan önce yapılan ödemenin kaynağı ve hukuki niteliği doğru belirlenmelidir.
Eş Mal Kaçırmak İçin Evi veya Arabayı Satarsa Ne Olur?
Boşanma ihtimalinin ortaya çıkmasından sonra eşlerden birinin taşınmazını, aracını veya başka malvarlığı değerlerini devretmesi uygulamada sık karşılaşılan sorunlardan biridir.
Malın dava tarihinden önce elden çıkarılmış olması, her durumda tasfiye hesabının dışında kalacağı anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içerisinde diğer eşin rızası olmadan yapılan bazı karşılıksız kazandırmalar ile diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirlerin tasfiye hesabına değer olarak eklenmesine imkân tanımaktadır.
Bu noktada satış tarihi, satışın gerçek bedeli, devralan kişinin kim olduğu, bedelin ödenip ödenmediği ve işlemin tarafların normal ekonomik faaliyetleri içerisinde açıklanabilir olup olmadığı önem taşır.
Her devir için otomatik olarak tapu iptal ve tescil davası açılması da gerekmez. Öncelikle işlemin mal rejimi tasfiyesi bakımından nasıl bir sonuç doğurduğu belirlenmelidir.
Mal Kaçırma Riski Varsa Tedbir İstenebilir mi?
Mal paylaşımı davasının sonunda hükmedilecek alacağın tahsilini güçleştirecek bir durum varsa, şartları bulunduğu ölçüde ihtiyati tedbir talebi gündeme gelebilir.
Özellikle dava konusu malın üçüncü kişiye devredilme tehlikesi bulunması, malvarlığının hızla azaltılması veya somut olayda alacağın elde edilmesini zorlaştıracak başka işlemlerin yapılması hâlinde tedbir ihtiyacı ayrıca değerlendirilir.
Ancak “boşanma davası açıldı” denilerek eşin bütün malvarlığına otomatik olarak tedbir konulmaz. Tedbir talebinin hangi mal bakımından, hangi nedenle gerekli olduğu ve korunmak istenen hakla bağlantısı ortaya konulmalıdır.
Aile konutu niteliğindeki taşınmazlar bakımından ise aile konutuna özgü koruma hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Mal Paylaşımı Davası Boşanma Davasıyla Birlikte Açılabilir mi?
Mal rejimi, boşanma kararı kesinleştiği tarihte değil, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
Mal paylaşımı davasının boşanma süreci devam ederken açılması mümkündür. Bununla birlikte mal rejiminin boşanma nedeniyle tasfiye edilebilmesi için boşanmanın gerçekleşmesi gerektiğinden, boşanma dosyasının sonucu mal rejimi davası bakımından önem taşır.
Bu nedenle uygulamada mal paylaşımı davası boşanmayla aynı dönemde açılmış olsa dahi tasfiye hesabına geçilmeden önce boşanma kararının kesinleşmesinin beklenmesi gündeme gelebilir.
Davanın erken açılmasının gerekli olup olmadığı ise özellikle mal kaçırma riski, tedbir ihtiyacı ve dosyadaki malvarlığının niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Mal Paylaşımı Davasında Malların Değeri Nasıl Belirlenir?
Mal paylaşımı davasında yalnız malların hangi eşe ait olduğu değil, hangi değer üzerinden hesaba katılacağı da önemlidir.
Bir taşınmaz yıllar önce düşük bir bedelle alınmış ancak dava sırasında önemli ölçüde değer kazanmış olabilir. Tasfiye hesabında kanunun öngördüğü değerlendirme zamanı dikkate alınır.
Mahkemeler taşınmaz, araç, şirket veya başka malvarlığı değerlerinin niteliğine göre bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Taşınmazlarda sürüm değeri, araçlarda piyasa değeri, şirket ortaklıklarında ise işletmenin mali yapısı ve pay değeri gibi farklı incelemeler gerekebilir.
Bu aşamada yalnız bilirkişinin ulaştığı son rakam değil, hesabın hangi hukuki kabuller üzerine kurulduğu da kontrol edilmelidir. Bir malın kişisel mal olarak kabul edilmesi, kredi borcunun ne şekilde hesaba katıldığı veya yapılan katkının oranı hesap sonucunu önemli ölçüde değiştirebilir.
Krediyle Alınan Ev Mal Paylaşımında Nasıl Değerlendirilir?
Evlilik sırasında kredi kullanılarak alınan taşınmazlarda yalnız tapu tarihi üzerinden hesaplama yapılması yeterli olmayabilir.
Peşinatın hangi kaynaktan karşılandığı, kredi taksitlerinin hangi dönemde ve hangi gelirle ödendiği, mal rejimi sona erdikten sonra kalan borcun kim tarafından ödendiği ve varsa kişisel mal katkısı ayrı ayrı değerlendirilir.
Örneğin eşlerden biri evlilikten önceki birikimini peşinat olarak kullanmış, kalan kredi borcu ise evlilik süresince ödenmiş olabilir. Bu durumda malın tamamını tek kalemde yalnız kişisel veya yalnız edinilmiş mal olarak nitelendirmek yerine kaynakların hesap üzerindeki etkisi incelenir.
Bu nedenle krediyle alınan konut ve araçlar mal paylaşımı dosyalarında ayrıntılı hesap gerektiren kalemler arasındadır.
Bankadaki Para ve Yatırım Hesapları Mal Paylaşımına Girer mi?
Mal rejiminin tasfiyesi yalnız taşınmaz ve araçlarla sınırlı değildir.
Evlilik süresince elde edilen gelirlerden oluşan banka birikimleri, vadeli hesaplar ve yatırım araçları da şartları varsa edinilmiş mal hesabında dikkate alınabilir.
Hesabın boşanma davası açılmadan hemen önce boşaltılmış olması da tek başına incelemeyi sona erdirmez. Para hareketlerinin tarihi, gönderildiği hesap, harcamanın amacı ve işlemin olağan bir ekonomik işlem olup olmadığı araştırılabilir.
Bu nedenle banka hesaplarının bulunduğu dosyalarda yalnız dava tarihindeki bakiye değil, gerekli durumlarda önceki hesap hareketleri de önem taşır.
Şirket Hisseleri ve İşletmeler Mal Paylaşımında Nasıl İncelenir?
Eşlerden birinin şirket ortağı olması hâlinde şirket hisselerinin veya işletmedeki ekonomik değerin mal rejimi tasfiyesindeki niteliği ayrıca belirlenmelidir.
Şirketin ne zaman kurulduğu, hissenin ne zaman ve hangi kaynakla edinildiği, sermaye artırımları, kişisel mal katkıları ve mal rejimi süresince oluşan ekonomik değerler değerlendirmeyi etkileyebilir.
Şirket bulunan mal paylaşımı dosyalarında yalnız şirketin ticaret sicilindeki nominal sermayesine bakılması çoğu zaman yeterli değildir. Gerektiğinde şirket kayıtlarının ve mali verilerinin incelenmesiyle payın ekonomik değeri üzerinde bilirkişi değerlendirmesi yapılabilir.

Düğün Altınlarıyla Ev veya Araba Alındıysa Ne Olur?
Ziynet alacağı ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden ayrı taleplerdir.
Düğünde takılan ziynetlerin daha sonra ev veya araç alınırken kullanıldığı iddia ediliyorsa, ziynetin kime ait olduğu, gerçekten bu malın ediniminde kullanılıp kullanılmadığı ve bunun mal rejimi hesabına etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Ancak aynı ekonomik değerin iki kez tahsil edilmesine yol açacak bir hesaplama yapılamaz.
Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma ve değer artış payı alacaklarında Yargıtay uygulamasında genel on yıllık zamanaşımı süresi kabul edilmektedir.
Boşanma nedeniyle açılacak davalarda sürenin başlangıcının belirlenmesinde boşanma kararının kesinleşmesi önem taşır.
Bu süre bir hak düşürücü süre değildir. Zamanaşımının davaya etkisi, ileri sürülme şekli ve dosyanın özellikleri ayrıca değerlendirilir.
Davanın uzun süre açılmaması yalnız zamanaşımı yönünden değil, banka kayıtlarının, ödeme belgelerinin ve diğer delillerin ulaşılabilirliği bakımından da sorun yaratabileceğinden dosyanın erken değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Samsun’da Mal Paylaşımı Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Boşanma nedeniyle tasfiye söz konusuysa yetkili mahkemenin belirlenmesinde Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimine ilişkin özel yetki düzenlemesi dikkate alınır.
Samsun bakımından yetki koşulları oluşmuşsa mal rejiminin tasfiyesi davaları Samsun Aile Mahkemelerinde görülür.
Taraflardan birinin Samsun dışında yaşaması veya boşanmadan sonra başka şehre taşınması hâlinde ise davanın açılacağı yer ayrıca değerlendirilmelidir.
Samsun Mal Paylaşımı Dosyalarında Çalışma Şekli
Mal paylaşımı dosyasının ilk aşamasında evlilik tarihi, boşanma dosyası ve mevcut malvarlığı kayıtları incelenir. Daha sonra her mal için ayrı bir edinim tablosu oluşturularak malın edinildiği tarih, kayıt sahibi, ödeme kaynağı ve varsa kredi veya kişisel mal katkısı belirlenir.
Mal kaçırıldığı düşünülüyorsa geçmiş devirler ve banka hareketleri ayrıca değerlendirilir. Tedbir ihtiyacı bulunuyorsa korunması istenen mal ve tedbirin hukuki dayanağı belirlenir.
Yargılama sırasında kurum kayıtları toplandıktan sonra taşınmaz, araç, banka hesabı veya şirket gibi malvarlığı unsurlarının niteliğine göre bilirkişi incelemeleri yapılabilir. Düzenlenen raporun yalnız sonuç bölümü değil, katılma alacağı ve değer artış payı hesabında kullanılan veriler de incelenir.
Avukat Ayşe Deniz Oral tarafından Samsun’daki mal rejiminin tasfiyesi uyuşmazlıklarında dava öncesi dosya incelemesi, tedbir talepleri, malvarlığı kayıtlarının toplanması, bilirkişi süreci ve dava takibi somut dosyanın kapsamına göre yürütülmektedir.
Samsun Mal Paylaşımı Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Evlilikte alınan ev eşimin üzerindeyse benim hakkım olmaz mı?
Tapunun yalnız bir eş adına kayıtlı olması, diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı bulunmadığını tek başına göstermez. Edinme tarihi ve finansman kaynağı birlikte incelenir.
Evlenmeden önce alınan ev paylaşılır mı?
Evlilikten önce sahip olunan mal kural olarak kişisel maldır. Ancak diğer eşin evlilik sırasında mala yaptığı ekonomik katkı nedeniyle değer artış payı talebi gündeme gelebilir.
Miras kalan ev mal paylaşımına girer mi?
Miras yoluyla elde edilen mal kural olarak kişisel maldır. Bununla birlikte mala sonradan yapılan katkılar ve kişisel malın başka bir malın ediniminde kullanılması ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanma davası açılmadan eş evi satarsa hakkım kaybolur mu?
Malın devredilmiş olması her durumda mal rejimi hesabının dışında kalacağı anlamına gelmez. Devrin tarihi, niteliği ve amacı incelenmelidir.
Mal paylaşımı davasında evin yarısı benim adıma geçirilir mi?
Genel kural malın tapusunun yarısının diğer eş adına geçirilmesi değildir. Edinilmiş mallara katılma rejimi çoğunlukla para alacağı sonucunu doğurur.
Boşanma devam ederken mal paylaşımı davası açılabilir mi?
Açılabilir. Ancak boşanma nedeniyle mal rejiminin tasfiye edilebilmesi için boşanmanın sonucunun kesinleşmesi önem taşıdığından yargılama buna göre yürütülür.
Mal paylaşımı için 10 yıllık süre hak düşürücü müdür?
Hayır. Yargıtay uygulamasında söz konusu süre zamanaşımı süresi olarak kabul edilmektedir
